Theses supervised by Prof. Dr. Özgen Korkmaz
13 theses · Amasya University
Proje tabanlı Arduino eğitsel robot uygulamalarının öğrencilerin bilgisayarca düşünme becerileri ve temel STEM beceri düzeyleri algılarına etkisi
Bu araştırmada proje tabanlı arduino eğitsel robot uygulamalarının öğrencilerin bilgisayarca düşünme becerileri ve STEM beceri düzeyleri algılarına etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, iki farklı ortaokuldaki 6.Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında sınıflar tarafsız bir şekilde deney ve kontrol gruplarına atanmıştır. Kontrol grubunda 15 öğrenci, deney grubunda ise 18 öğrenci yer almaktadır. Deneysel çalışma her iki grupta da 11 hafta devam etmiştir. Deney grubunda öğrencilere proje tabanlı arduino eğitsel robot uygulamaları yaptırılırken, kontrol grubunda ise blok tabanlı programlama aracı ile proje geliştirme etkinlikleri yaptırılmıştır. Araştırma verileri Bilgisayarca düşünme beceri düzeyi ölçeği (α=0.809) ve Temel STEM Beceri Düzeyleri ölçeği (α=940) kullanılarak toplanmıştır. Toplanan veriler üzerinde ortalama, standart sapma, en az, en çok, bağımsız ölçümler için Mann-Withney U, ilişkili ölçümler için ise Wilcoxon işaretli sıralar testleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda blok tabanlı robotik programlama aracına dayalı etkinliklerin öğrencilerin hem STEM becerileri toplam puanları hem de faktörlere ilişkin puanları arasında anlamlı bir farklılaşma olmadığı fakat bilgisayarca düşünme becerilerine bakıldığında, blok tabanlı programlama aracına dayalı etkinliklere göre toplam puan ve problem çözme faktöründe anlamlı düzeyde daha fazla katkı sağladığı görülmüştür.
Uluslararası literatürde son 20 yılda yapılan yayınlara göre eğitim teknolojilerindeki yönelimler
Bu araştırma, 2000-2019 yılları arasında Web of Science Çekirdek veritabanında Eğitim/Eğitim Araştırmaları alanında yayınlanan Eğitim Teknolojisi üzerine hazırlanan makalelerin bibliyometrik analizini sunmak amacıyla yapılmıştır. Bu çerçevede 2000-2019 yılları arasında yayınlanan eğitim teknolojisi ile ilgili makalelerin bibliyometrik incelenmesi yapılmıştır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme kullanılmıştır. Yapılan ön inceleme sonucunda eğitim teknolojisi alanında en çok kullanılan 96 temaya ulaşılmıştır. Bu temalar 5 ana başlık altında toplanmıştır. Bu başlıklar; Uygulama, Tasarım ve Ortamlar, Ölçme ve Değerlendirme, Pedagoji ve Öğretme ve Öğrenim olarak belirlenmiştir. Daha sonra bu 5 ana başlık altındaki 96 tema yardımıyla 2000-2019 yılları arasında Web of Science çekirdek veritabanında bulunan makaleler aratılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda her ana başlık altında bulunan en çok makale sayısına sahip 5 tema bulgusu için toplam 25 temanın bibliyometrik analizleri yapılmıştır. Bu analizler sırasında her tema için yıllara göre makale dağılımları, tema ile birlikte en çok kullanılan kavramlar, dergi bağlamında atıf analizi ve ülke bağlamında atıf analizi yapılmıştır. Analizler için Nees Jan van Eck and Ludo Waltman (2019) tarafından geliştirilen VOSViewer 1.6.13. versiyonu ve MS Excel kullanılmıştır. Yapılan bibliyometrik analiz sonucunda son 20 yılda Web of Science da eğitim teknolojisi alanında yayınlanan makale dağılımlarına bakıldığında 60 temanın artış gösterdiği görülmektedir. Artış gösteren bu temalar genellikle bilim ve teknolojideki gelişmeler ile ilişkili temalarla ilgili olduğu görülmektedir. Bunlar teknolojinin etkisiyle yeni çıkan öğrenme araçları (AR, simülasyon, MOOC, VR, sosyal medya) olarak örneklendirilebilir. Aynı şekilde teknolojik gelişmeler çerçevesinde ortaya çıkan pedagojik yöntemlerde de artışlar bulunmaktadır. Ölçme ve değerlendirme ve öğretme ve öğrenme yöntemleri eğitim alanında sürekli olarak kullanılan yöntemler olduğu için bu ana başlıklar altında bulunan temalarla ilgili makale sayılarıda zaman içerisinde artmiştir. Artış gösteren temalara rağmen 20 yılık süreçte herhangi bir yönelim göstermeyen (yayın sayıları değişken olan) temalara da ulaşılmıştır. Makale dağılımları açısından yıllara göre değişkenlik gösteren tema sayısı 32 olarak bulunmuştur. Bunların ise eğitim alanında sürekli varlıklarını koruyan ve genel kabul görmüş konu başlıklarıdır. Bununla birlikte 20 yıllık süreçte yıllara göre azalan temalara ulaşılmıştır. Makale dağılımları açısından yıllara göre azalma eğilimi gösteren tema sayısı ise 4 olarak bulunmuştur. Her tema ile birlikte en çok kullanılan kavram ise temanın kendisidir. Fakat, "yükseköğrenim", "değerlendirme", "mobil öğrenme", "laboratuvar talimatı", "oyun tabanlı öğrenme", "online öğrenme", "etkileşimli öğrenme", "sosyal medya", "uzaktan öğrenme", "ciddi oyunlar" en çok bahsi geçen kavramlardır. Bununla birlikte, "Second Life", "sanal gerçeklik", "öğretmen eğitimi", "mesleki öğrenme toplulukları", "uygulama toplulukları" ve "mesleki gelişim" kavramları popüler konulardır. Son olarak, "akran geribildirimi", "öğrenme çıktıları", "okuduğunu anlama" ve "dil öğrenme stratejileri" en yaygın konulardır. Bu temalar çerçevesinde yayın yapan ve atıf alışverişi olan dergilerde oran olarak en çok eğitim teknolojisi alanındaki yayın yapan dergilerin isimleri bulunmuştur. Ülke bağlamında atıf analiz bulgularında ise ABD kökenli makale sayısı ve atıf sayısı olarak açık ara farkla lider olmuştur. WoS veritabanı ile birlikte Scopus, Google Scholar veya ERIC gibi diğer veri tabanlarını da tarayıp uluslararası karşılaştırmalar yapabilir. Gelecekte çalışma yapacak araştırmacıların lider konumda yer alan dergi, atıf ve makale sayıları yüksek olan kavram ve anahtar kelimeler ile ilgili çalışmalar yapmaları önerilir. Türkiye'nin atıf alışverişi bakımından gerilerde kalmasının nedenleri ayrıca bir çalışma konusu olarak önerilir.
Ortaokul öğrencilerinin akademik başarılarının düşünme ve problem çözme becerileri ile yordanması
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin Fen Bilgisi, Türkçe, Matematik ve Sosyal Bilgiler derslerine ilişkin dönem sonu başarı notlarından oluşan akademik başarılarının bilgisayarca düşünme, eleştirel düşünme ve problem çözme becerileri tarafından yordanma derecesini belirlemektir. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Amasya'da bulunan ortaokul öğrencileri, örneklemini ise bir ortaokulda bulunan öğrencilerden 5,6,7 ve 8. kademenin her birinden ikişer şube olmak üzere 240 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında öğrencilere "Bilgisayarca Düşünme Beceri Düzeyi Ölçeği (BDBD α=0,856)", "California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği (The California Critical Thinking Disposition Inventory) (CCTDI α=0,722)" ve "Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri (α=0,872)" olmak üzere toplam 3 adet ölçek uygulanmıştır. Öğrencilerin akademik başarı puanlarını belirlemek için ise 2019–2020 eğitim-öğretim yılı 1. Dönemde almış oldukları Türkçe, Matematik, Fen ve Teknoloji ve Sosyal Bilgiler ders notlarına e-okul sistemi üzerinden ulaşıldıktan sonra ortalamaları alınarak çalışma kapsamına dahil edilmiştir. Verilerin analizinde IBM AMOS ortamında yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda ulaşılan sonuçlara göre akademik başarı ile bilgisayarca düşünme, eleştirel düşünme ve problem çözme becerileri arasında bir ilişki olduğu ve bu üç becerinin hem birbirlerini hem de akademik başarıyı pozitif ve anlamlı bir düzeyde yordadığı belirlenmiştir.
Eğitsel robot eğitiminin öğretmenlerin kabul, hizmet içi eğitime dönük tutum ve BT kullanımı öz-yeterliliklerine etkisi
Son yıllarda eğitsel robot uygulamalarına sıklıkla rastlanmaktadır. Bu eğilim doğrultusunda da eğitsel robot uygulamalarına dönük pek çok ürün ortaya konmuştur. Alan yazında eğitsel robot ürünlerinin eğitim süreçlerine dahil edildiği ve birçok değişkenin ölçüldüğü çalışmalar mevcuttur. Ancak eğitsel robot uygulamalarının başarılı olabilmesi için öğretmen yeterliliklerinin göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Çünkü öğretmenlerin yeterlilik düzeylerinin, öğrenmeyi etkilediği belirtilmektedir. Alan yazında öğretmenlerin bu konudaki yeterliliklerine ilişkin yeterince kanıta rastlanamamıştır. Bu nedenle araştırmanın amacı, eğitsel robotlarla blok tabanlı kodlama kursu hizmet içi eğitimine katılan öğretmenlerin hizmet içi eğitime yönelik tutum düzeylerini, eğitimde bilgi teknolojileri kullanımı öz-yeterlilik düzeylerini ve sınıf içi eğitsel robot kullanımı kabul düzeylerini belirlemektir. Araştırma desenini, karma yöntem araştırma desenlerinden gömülü (içe yerleşik) karma desen oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunda veri toplama araçları olarak "Hizmet İçi Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği (HİEYT)", "Eğitimde Bilgi Teknolojileri Kullanımı Öz-Yeterliliği Öğretmen Değerlendirme Formu (EBTKÖ-ÖDF)", bu araştırma kapsamında geliştirilen "Sınıf İçi Eğitsel Robot Kullanımı Kabul Ölçeği (SERK)" kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise araştırmacı tarafından hazırlanan, 9 adet açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda gönüllülük esasına dayalı 9 öğretmenden veri toplanmıştır. Nitel veriler NVivo 12 programına aktarılarak içerik analizi yöntemi ile kodlanmıştır. Girilen kodlar gruplanarak model oluşturulmuştur. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 akademik yılı bahar döneminde Amasya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen Eğitsel Robotlarla Blok Tabanlı Kodlama Kursu hizmet içi eğitimine ve Scratch ile Blok Tabanlı Kodlama Kursu hizmet içi eğitimine katılan farklı branşlardan öğretmenler oluşturmaktadır. Ulaşılabilir örneklem yöntemi ile oluşturulan örneklemin deney grubunda 48 ve kontrol grubunda 25 öğretmen bulunmaktadır. Deney grubuna Lego Mindstorms Ev3 ve mBot ürünleri ile eğitim verilmiştir. Kontrol grubuna Scratch 3 programlama aracı ile eğitim verilmiştir. Normallik analizi için çarpıklık ve basıklık değerleri incelenmiştir. Veriler aritmetik ortalama, standart sapma ve bağımsız örneklem t testi kullanılarak incelenmiştir. Deneysel sürecin etkililiğini belirleyebilmek için deney ve kontrol gruplarının deneysel süreç öncesinde benzerliği araştırılmıştır. Sonuç olarak eğitsel robot uygulamaları Scratch'a göre öğretmenlerin hizmet içi eğitime yönelik tutum düzeylerine daha fazla katkı sağlamamaktadır. Eğitsel robot uygulamaları Scratch'a göre öğretmenlerin eğitimde bilgi teknolojileri kullanımı öz-yeterlilik düzeylerine daha fazla katkı sağlamamaktadır. Ancak faktörler açısından bakıldığında Temel Beceri ve teknoloji faktörleri açısından eğitsel robot uygulamaları anlamlı düzeyde daha fazla katkı sağlamaktadır. Eğitsel robot uygulamaları Scratch'a göre öğretmenlerin sınıf içi eğitsel robot kullanımı kabul düzeylerine daha fazla katkı sağlamamaktadır. Kursa katılan öğretmenlerin eğitsel robot uygulamaları hakkında fikir sahibi oldukları, bu uygulamaları yararlı buldukları için kullanılması gerektiğini düşündükleri belirlenmiştir. Eğitsel robot uygulamaları sürecinde özellikle kodlama sürecinde zorluklar yaşadıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin sınıf içi eğitsel robot kullanımına olumlu baktıkları ve maliyetlerinin yüksek olmasına rağmen kendi branşlarında kullanmak istedikleri belirlenmiştir. Kursa katılan öğretmenlerin eğitsel robotlarla blok tabanlı kodlama kursu hizmet içi eğitimini içerik ve ürünler bakımından yeterli buldukları fakat zaman bakımından yetersiz buldukları belirlenmiştir. Kursun, öğretmenlerin programlama becerisi kazanmalarına ve BT kullanımı öz-yeterliliklerine olumlu katkılarının olduğunu düşündükleri belirlenmiştir. Öğretmenlerin hizmet içi eğitimlere kişisel ve mesleki gelişim için katıldıkları belirlenmiştir.
Bilgisayarca düşünme becerilerinin ölçülmesinde alternatif bir yaklaşım: Performans tabanlı ölçüm
Bilgisayarca düşünme becerileri, günümüz dünyası için ihtiyaç duyulan birey niteliklerinin bir parçası haline gelmektedir. İhtiyaç duyulan birey niteliklerinin belirlenmesi kadar, öğretilmesi ve ölçülmesi de tartışılan önemli konuların başında gelmektedir. Bu sebeple, gerçekleştirilen bu çalışmayla birlikte bilgisayarca düşünme becerilerinin ölçülmesine yönelik çevrimiçi, interaktif, geçerli, güvenilir ve kullanışlı performans tabanlı ölçüm aracı geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, betimsel tarama yöntemi kullanılarak yürütülmüştür. Bundan dolayı geliştirilen performansa dayalı ölçüm aracı olan interaktif web uygulaması ve daha önce geçerliği ve güvenirliği gösterilmiş bir psikometrik ölçek ile eş değer sorulardan oluşan beceri testi kullanılarak nicel veriler toplanmıştır. Web uygulamasının geçerlik ve güvenirlik analizleri, araştırma içerisinde kullanılan psikometrik ölçekten ve beceri testinden elde edilen veriler ile yapılmıştır. Beceri testinde yer alan sorular, çevrimiçi platform için hazırlanan sorular ile eş değer özelliklere sahip olacak şekilde hazırlanmıştır. Web uygulamasında yer alan sorular ile beceri testindeki sorular birbirinden tamamen farklı olmasına rağmen aynı becerileri ölçmesi öngörülmüştür. Geliştirilen performans tabanlı ölçüm aracında 7 farklı beceriyi kapsayan 12 soru bulunmaktadır. Sorular, katılımcıdan beklenen cevaba göre farklı şekillerde cevaplanabilmektedir. Başka bir ifadeyle, katılımcılar sorular yanıtlama aşamasında sürükle-bırak, çevir ve işaretle gibi bir takım interaktif işlemler yapması gerekmektedir. Soruların hazırlanması aşamasında uzman görüşleri ve literatürden edinilen kaynaklar önemli bir konuma sahip olmuştur. Farklı zorluk seviyelerinden oluşan soruların her biri 10 puan üzerinden otomatik değerlendirilmiştir. Bu nedenle, geliştirilen performans tabanlı ölçüm aracında yer alan tüm soruları doğru yanıtlayan bir katılımcı en fazla 120 puan alabilmektedir. Bununla beraber verilerin toplanma süreci iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada, 156 lise öğrencisi psikometrik ölçekte yer alan ifadeleri tamamladıktan sonra performans tabanlı ölçüm aracı olan web uygulamasında bulunan sorulara cevap vermiştir. İkinci aşamada ise 47 lise öğrencisi psikometrik ölçeği tamamladıktan hemen sonra kağıt-kalem formunda bulunan beceri testindeki çoktan seçmeli soruları cevaplamıştır. Bununla beraber web uygulamasında yer alan 12 soruyu yanıtlandırmıştır. Diğer bir ifadeyle çalışma grubu 203 lise öğrencisinden oluşmaktadır. Bu kapsamda, üç farklı veri toplama aracından elde edilen veriler ile istatiksel analizler yapılmıştır. Elde edilen veriler üzerinde yapılan normallik analizleri sonucunda, verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Ancak ikinci aşamada yer alan her bir kategoride örneklem sayısı parametrik testlerdeki varsayımları karşılamadığı için parametrik olmayan testler yapılmıştır. Parametrik testler için bağımsız örneklem T-Testi, tek yönlü ANOVA testi ve Tukey HSD yapılmıştır. Parametrik olmayan testler için ise Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney U testleri yapılmıştır. Bununla beraber geliştirilen interaktif web uygulamasının açımlayacı faktör analizi için Velicer'in MAP testi ve Horn'un Paralel Analiz testi yapılmıştır. Güvenirlik çalışmalarına yönelik Cronbach's Alpha testi ve Spearman-Brown testi uygulanmıştır. Ölçüt geçerliliği bağlamında ise iki değişkenli korelasyon (Bivariate Correlation) testi yapılmıştır. Yapılan tüm analizler neticesinde bilgisayarca düşünme becerilerini ölçmeye yönelik geçerli ve güvenilir bir performans tabanlı çevrimiçi ortam geliştirilmiştir. Analizlerde elde edilen bulgulara göre ise çalışma grubunda yer alan lise öğrencilerinin bilgisayarca düşünme beceri düzeylerinin orta seviyede olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte öğrencilerin bilgisayarca düşünme seviyeleri, cinsiyet, sınıf seviyesi ve okul türü değişkenleri üzerinden incelenmiştir. İnceleme sonucunda öğrencilerin bilgisayarca düşünme beceri düzeyleri cinsiyete göre web uygulaması ve beceri testi araçları bağlamında farklılık göstermezken, psikometrik ölçekten elde edilen bulgularda erkek öğrenciler lehine anlamlı farklılık göstermiştir. Sınıf seviyeleri özelinde incelendiğinde ise psikometrik ölçek ve web uygulaması yönünden anlamlı bir farklılık saptanmazken, beceri testinden toplanan verilerde 12. sınıflar lehine anlamlı farklılık saptanmıştır. Son olarak okul türü bağlamında yapılan analizler sonucunda, web uygulaması ve beceri testi ölçme araçları için anlamlı farklılık gözlemlenirken, psikometrik ölçek için okul türüne göre bir fark bulunamamıştır. Ayrıca performans tabanlı ölçme aracının psikometrik ölçekten daha iyi bir ölçme yaptığı sonucuna varılmıştır.
Mobil alıştırma uygulamasının uzaktan eğitimde öğrencilerin akademik başarılarına derse dönük tutumlarına ve öğrencilerin teknolojiyle birlikte kendi kendilerine öğrenme düzeylerine etkisi
Bu araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler dersinde mobil alıştırma uygulaması kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına, derse yönelik tutumlarına ve öğrencilerin teknolojiyle birlikte kendi kendilerine öğrenme düzeylerine etkisini belirlemektir. Araştırmada ön test – son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu nitel kısım için Ankara Merkez Kahramankazan ilçesinde bir ortaokulda öğrenim görmekte olan öğrencilerden rastgele belirlenen deney grubunda 25, kontrol grubunda 23 olmak üzere toplam 48 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında deneysel süreç toplam 6 hafta sürmüştür. Bu süreçte belirlenen 6.sınıf Sosyal Bilgiler dersine ait Biz ve Değerlerimiz ünitesine ilişkin konular 6 hafta boyunca deney ve kontrol gruplarında uzaktan eğitim yoluyla ve uygun platformlar aracılığı ile öğrencilere aynı şekilde anlatılmış, deney grubu öğrencilerine hazırlanan mobil alıştırma uygulaması ile işlenen konuları pekiştirme imkanı sunulurken, kontrol grubunda mobil alıştırma uygulaması kullanılmamıştır. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği, Teknolojiyle Kendi Kendine Öğrenme Ölçeği ve Akademik Başarı Testi kullanılmıştır. Toplanan verileri parametrik testlerden aritmetik ortalama, standart sapma ve t testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında şu sonuçlara ulaşılmıştır: Uzaktan eğitimde mobil alıştırma uygulaması ile pekiştirilmiş sosyal bilgiler dersi öğrencilerin derse yönelik tutumlarına anlamlı düzeyde katkı sağlamaktadır. Mobil alıştırma uygulaması ile desteklenen sosyal bilgiler dersi öğrencilerin akademik başarılarına da anlamlı düzeyde katkı sağlamaktadır. Ayrıca sosyal bilgiler dersinde mobil alıştırma uygulamasını kullanan öğrencilerin teknoloji ile beraber kendi kendilerine öğrenme düzeylerinde de mobil alıştırma uygulamasını kullanmayan öğrencilere göre anlamlı düzeyde katkı sağlamaktadır.
Üstün yetenekli ilkokul öğrencilerinde STEM uygulamalarının etkisi
Bu araştırmanın amacı Stem uygulamalarının özel yetenekli ilkokul öğrencilerinin temel Stem becerilerine, Steme dönük tutumlarına ve problem çözme becerilerine etkisini belirlemektir. Araştırma karma araştırma desenlerden sıralı açıklayıcı desen kullanılarak tasarlanmıştır. Bu doğrultuda nitel veriler ve nicel veriler bir arada toplanmış fakat analizleri ayrı ayrı yapılmıştır. Çalışmanın nicel kısmında kontrol grupsuz ön test-son test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nitel kısmı ise durum çalışması şeklinde yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu her biri genel yetenek alanında tanılanmış ve Bilim ve Sanat Merkezinden faydalanan 20 üstün yetenekli ilkokul öğrencisi oluşturmaktadır. Bu araştırmada uygulanan Stem etkinlikleri proje tabanlı öğrenme yaklaşımına göre tasarlanmıştır. Proje tabanlı öğrenme yaklaşımına göre tasarlanan stem etkinlikleri 10 haftalık eğitim planı dahilinde 9 etkinlik olarak planlanmıştır. Her hafta için grup etkinliği olarak bir Stem etkinliği planlanırken, 8. ve 9. haftalarda tek bir Stem etkinliği planlanmıştır. Eğitim planında ilk 7 haftadaki etkinlikler, öğrencilerin takım çalışması yapma, günlük hayattan problemleri keşfetme, problemlere örnek çözümler geliştirme, çözümlerinin modellerini Legolarla gösterme şeklinde tasarlanırken son 3 haftadaki etkinlikler ise öğrencilerin grup olarak kendi özgün ürünlerini oluşturma ve sunma yönünde tasarlanmıştır. Uygulama sürecinde veri toplama araçları olarak; İlköğretim Düzeyindeki Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri (α=0.85), Stem Beceri Düzeyleri Algı Ölçeği (α=0,940), STEM Tutum Ölçeği (α=0.89) ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde, frekans ve parametrik testlerden Bağımlı Örneklem t-Testi analizleri, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak STEM uygulamalarının üstün yetenekli öğrencilerin STEM becerilerinde, STEM'e dönük tutumlarında, problem çözme becerilerinde anlamlı düzeyde katkı sağladığı belirlenmiştir. Elde edilen öğrenci görüşmelerine göre, üstün yetenekli öğrencilerin STEM uygulamalarına dönük düşüncelerinin olumlu olduğu belirlenmiştir.
Son 10 yılda eğitsel robot setlerinin etkililiğine dönük yapılan tezlerin incelenmesi: Bir meta analiz çalışması
Bilim kurgu romanları ve filmlerinde gördüğümüz hayal ötesi gibi görünen teknolojilerin şimdilerde hayatımızda olduklarını görmekteyiz. Robotlar, sensörler yardımı ile çevresini algılayabilen, elektronik ve mekanik birimlerden oluşan, programlanabilir cihazlardır. Bu cihazlar teknolojinin gelişimi ile birlikte endüstri, sanayi, uzay eğitim gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Eğitimde robot kullanımı ilk olarak 1980'li yılların başında görülmektedir (Papert,1980). Eğitimde birçok alanda kullanımı artan bu setlere yatırımlar yapılmakta ve bu nedenle öğrenme üzerindeki etkilerinin çok yönlü araştırılması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı eğitsel robot setlerin öğrencinin problem çözme, akademik başarı ve bilimsel süreç becerilerine olan genel etkisinin incelenmesidir. Çalışmada literatür tarama yöntemlerinden biri olan meta-analiz yöntemi kullanılmıştır. Meta analiz yöntemi, benzer alanda yapılmış çalışmaların belirlenmiş kriterler doğrultusunda gruplandırıldıktan sonra elde edilen nicel verilerden genel bir sonuç oluşturma yöntemidir (Dinçer, 2021). Bu araştırmada çalışmaya dâhil edilme kriterleri olarak belirlenmiş ölçütler şunlardır: Çalışmanın 2010-2021 yılları arasında olması, Türkçe dilinde yazılmış yüksek lisans tezi ve doktora tezi olması, eğitsel robot setlerin sadece eğitim alanında kullanılmış olması, çalışmanın deneysel-yarı deneysel olması. Verileri analizinde etki büyüklükleri hesaplanmıştır. Etki büyüklüğü hesaplanırken çalışmalarda yer alan aritmetik ortalama, standart sapma, t, F ya da r gibi istatistik değerlerin belirli formüllerle standart bir ölçüm değerine dönüşümleri kullanılmıştır. Dâhil edilme kriterlerine göre araştırmaya 6 adet doktora tezi, 26 adet yüksek lisans tezi olmak üzere toplam 32 adet çalışma dâhil edilmiştir. Veriler incelendiğinde, araştırmaya dâhil edilen çalışmaların %48.8 oranında akademik başarıyı, %19.5 oranında bilimsel süreç becerileri ve %31.7 oranında problem çözme becerilerinin ele alındığı görülmektedir. Akademik başarı bağlamında Cohen ve arkadaşlarının (2007) etki düzeyleri sınıflandırmasına göre dâhil edilen çalışmaların %0 oranında (n=0) zayıf düzeyde, %30 oranında (n=6) küçük düzeyde, %25 oranında (n=5) orta düzeyde ve %45 oranında (n=9) güçlü düzeyde etki büyülüklerinin olduğu saptanmıştır. Öte yandan bilimsel süreç becerilerine olan etki incelendiğinde çalışmaların %12,5 oranında (n=1) zayıf düzeyde, %37,5 oranında (n=3) küçük düzeyde, %12,5 oranında (n=1) orta düzeyde ve %37,5 oranında (n=3) güçlü düzeyde etki büyülüklerinin olduğunu görülmektedir. Problem çözme becerilerine olan etki incelendiğinde çalışmaların %7,69 oranında (n=1) zayıf düzeyde, %7,69 oranında (n=1) küçük düzeyde, %38,46 oranında (n=5) orta düzeyde ve %46,15 oranında (n=6) güçlü düzeyde etki büyülüklerinin olduğu görülmüştür.
Eğitsel robot setleri ile gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin matematik dersi başarılarına, problem çözme becerilerine ve STEM beceri düzeylerine etkisi
Araştırmanın amacı eğitsel robot setleri ile gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin, ortaokul matematik dersi başarılarına, problem çözme becerilerine ve STEM beceri düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ön-test, son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2021-2022 eğitim öğretim yılı 2. döneminde Ordu ili Aybastı ilçesindeki Atatürk Ortaokulunda eğitim alan 2 tane 5. Sınıf oluşturmaktadır. Kontrol ve deney gruplarında 20'şer öğrenci bulunmaktadır. Çalışma grubu seçilirken seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama araçları, öğrencilerin başarıları ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan 20 sorudan oluşan "Temel Geometrik Kavramlar ile Üçgenler ve Dörtgenler Başarı Testi", öğrencilerin problem çözme becerilerini ölçmek için 24 maddeden oluşan "Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri" ve öğrencilerin STEM beceri düzeylerini ölçmek için 23 maddeden oluşan "Temel STEM Beceri Düzeyleri Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS programı kullanılarak aritmetik ortalama, standart sapma ve bağımsız örneklem t testi analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda eğitsel robot setleri ile gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin matematik dersi başarı düzeylerine olumlu yönde etki sağladığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin problem çözme becerilerine toplam puanında ve alt faktörlerinde olumlu yönde etki sağladığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin STEM beceri düzeylerine toplam ve fen alt faktörleri açısından katkı sağlamadığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin STEM beceri düzeylerine Matematik ile Mühendislik ve Teknoloji alt faktörü açısından olumlu yönde katkı sağladığı sonucuna varılmıştır.
Ortaokul öğrencilerinin dijital okuryazarlıkları, dijital ortamda ahlaki değerlerine dönük algıları ve siber zorbalık düzeyleri
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin dijital okuryazarlıklarının, dijital ortamdaki ahlaki değerlere dönük algılarının ve siber zorbalık düzeylerinin belirlenmesidir. Araştırma betimsel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir ve çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında ortaokulda okuyan toplam 553 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama araçları; dijital okuryazarlık ölçeği, ortaokul öğrencilerinin dijital ortamda ahlaki değerlere dönük algıları ölçeği, siber zorbalık ölçeğidir. Toplanan verilerden ölçeklerin Cronbach's Alpha değerleri; dijital okuryazarlıkta 0,905, ortaokul öğrencilerinin dijital ortamda ahlaki değerlere dönük algılarında 0,861, siber zorbalıkta 0,979 olarak hesaplanmıştır. Verilerle aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız örneklem t-testi, One-Way ANOVA, korelasyon testi ve regresyon analizi yapılmıştır. Ortaokul öğrencilerinin dijital okuryazarlık düzeylerinin yüksek, dijital ortamda ahlaki değerlere dönük algı düzeylerinin orta ve siber zorbalık düzeylerinin düşük; kız ve erkek öğrencilerin dijital okuryazarlık düzeylerinin benzer olduğu ancak kızların siber zorbalık düzeylerinin erkeklere göre düşük olduğu ve kızların erkeklere göre dijital ortamda ahlaki değerlere dönük algı düzeylerinin daha yüksek olduğu; dijital okuryazarlık, dijital ortamda ahlaki değerlere dönük algı ve siber zorbalık düzeylerinin, farklı sınıf düzeylerinde anlamlı farklılık gösterdiği; dijital okuryazarlıklarının dijital ortamda ahlaki değerlere dönük algıları ile pozitif yönde anlamlı bir ilişkilerinin olduğu ancak siber zorbalık ile istatistiki olarak anlamlı bir ilişkilerinin olmadığı; dijital ortamda ahlaki değerlere dönük algıları ile siber zorbalıkları arasında negatif yönde istatistiki olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dijital ortamda ahlaki değerlere dönük algı ve siber zorbalık değişkenlerinin birlikte dijital okuryazarlık ile düşük düzeyde; dijital okuryazarlık ve siber zorbalık değişkenlerinin birlikte dijital ortamda ahlaki değerlere dönük algı ile orta düzeyde; dijital okuryazarlık ve dijital ortamda ahlaki değerlere dönük algı değişkenlerinin birlikte siber zorbalık ile orta düzeyde anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu ve bunların sırasıyla toplam varyansın yaklaşık %11 ; %25 ; %18'ini açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ortaokul öğrencilerinin bilgisayarca düşünme becerileri, problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri ve araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algılarının incelenmesi
Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin bilgisayarca düşünme beceri düzeyleri, problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri ve araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Amasya ilinde bulunan 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma 239'u kız ve 200'ü erkek olmak üzere toplamda 439 öğrenci katılmıştır. Bu öğrencilerden 79'u 5. sınıf, 120'si 6. sınıf, 121'i 7. sınıf ve 119'u 8. sınıf öğrencileridir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Bilgisayarca Düşünme Beceri Düzeyleri Ölçeği", "Araştırma Sorgulamaya Dönük Öz Yeterlilik Algı Ölçeği" ve "Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Becerisi Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçekler google form aracılığıyla öğrencilere ulaştırılmış ve veri toplama süreci tamamlanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler betimsel istatistik, t testi, anova, korelasyon ve regrasyon analizleri kulanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda ortaokul öğrencilerinin genel olarak bilgisayarca düşünme beceri düzeyleri, araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algıları ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinin yüksek olduğu görülmüştür. Cinsiyet faktörü açısından öğrencilerinin problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri ve araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algıları için kız öğrencilerin lehine fark varken bilgisayarca düşünme beceri düzeyleri için anlamlı bir faklılaşma yoktur. Sınıf düzeylerine göre incelendiğinde öğrencilerin bilgisayarca düşünme beceri düzeyleri ve araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algılarında anlamlı bir farklılık varken, problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinde fark görülmemektedir. Öğrencilerin bilgisayarca düşünme beceri düzeyleri, araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algıları ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri ve araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algılarının bilgisayarca düşünme becerilerini yordadığı bulunmuştur. Daha sonra bilgisayarca düşünme becerileri ve araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algılarının problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerini yordadığı sonucu elde edilmiştir. Son olarak bilgisayarca düşünme becerileri ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinin araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algılarını yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Matematiksel modelleme öğretiminin özel yetenekli ortaokul öğrencilerinin bilgisayarca düşünme becerileri, yaratıcı problem çözme özellikleri ve araştırma sorgulamaya dönük özyeterliliklerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, Matematiksel Modelleme eğitiminin özel yetenekli ortaokul öğrencilerinin Bilgisayarca Düşünme Becerileri, Yaratıcı Problem Çözme Özellikleri ve Araştırma Sorgulamaya dönük özyeterliliklerine etkisini incelemektir. Araştırmada karma araştırma desenlerinden iç içe geçmiş araştırma deseni kullanılmaktadır. Nicel kısımda kontrol grupsuz ön test-son test yarı deneysel desen kullanılmış olup nitel kısımda olgu bilim araştırma deseni kullanılmıştır. Çalışmada seçkisiz olmayan örnekleme türlerinden uygun örnekleme ile özel yetenek tanısı almış 6 ve 7. sınıf öğrencilerinden 40 özel yetenekli öğrenci çalışma grubunu oluşturmaktadır. Deneysel uygulamada, model oluşturma süreçleri dikkate alınarak oluşturulan altı adet matematiksel modelleme etkinliği 8 haftalık bir eğitimle uygulanmıştır. Bu araştırma kapsamında matematiksel modelleme öğretiminin özel yetenekli ortaokul öğrencilerinin: bilgisayarca düşünme becerilerini ne ölçüde etkilediğini belirlemek amacıyla "Bilgisayarca Düşünme Beceri Düzeyleri Ölçeği (α=0,809)"; yaratıcı problem çözme düzeylerine etkisini ölçmek amacıyla "Yaratıcı Problem Çözme Özellikleri Envanteri (α=0,73 ile 0,88 aralığında)" ve araştırma sorgulamaya dönük tutumlarını ne ölçüde etkilediğini ölçmek amacıyla "Araştırma Sorgulamaya Dönük Tutum Ölçeği (α=0,756)" uygulanmıştır. Ayrıca özel yetenekli ortaokul öğrencilerinin matematiksel modelleme eğitimine yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde Bağımlı Örneklem t-testi analizi; nitel verilerin analizi için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak, matematiksel modelleme eğitimi, özel yetenekli ortaokul öğrencilerinin bilgisayarca düşünme beceri algılarını ve yaratıcı problem çözme özelliklerini geliştirmede etkili bir araçtır. Bu etkinin, öğrencilerin problem çözüm süreçlerini daha eğlenceli ve anlamlı bulmalarına, gerçek hayatla bağlantı kurabilmelerine ve grup çalışmasından keyif almalarına bağlandığı görülmektedir. Ayrıca, öğrencilerin araştırma ve sorgulama becerilerinde özellikle "merak duyma" boyutunda anlamlı bir gelişim sağlanmıştır.
Kodlama öğretimi yaklaşımlarının özel yetenekli öğrencilerin 21. yüzyıl becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, farklı kodlama yaklaşımlarının özel yetenekli öğrencilerin öğrenme ve yenilikçilik becerileri ile bilgi, medya ve teknoloji becerileri üzerindeki etkisinin incelemektir. Bu amaçla bu çalışmada karma yöntem araştırmasının sıralı açıklayıcı deseni kullanılmıştır. Nicel kısımda yarı deneysel desen, nitel kısmında temel nitel araştırma kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, 45 özel yetenekli öğrenciden oluşmaktadır. Öğrenciler robotik kodlama ve bilgisayarsız kodlama grubu olmak üzere seçkisiz atama yöntemiyle iki gruba atama ayrılmıştır. Bilgisayarsız kodlama grubu 22, robotik kodlama grubu 23 özel yetenekli öğrenciden oluşmaktadır. Aynı kazanımlara yönelik iki grup için ayrı ayrı etkinlikler hazırlanmıştır. Katılımcılara sekiz hafta boyunca, haftada üç saat olmak üzere toplam 24 saat eğitim verilmiştir. Veri toplamak amacıyla bu çalışma kapsamında geliştirilen 30 maddelik ve dört faktörlü öğrenme ve yenilikçilik becerileri öz yeterlik ölçeği, 17 maddelik ve üç faktörlü bilgi, medya ve teknoloji becerileri öz yeterlik ölçeği ile sekiz sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Bilgisayarsız kodlama ve robotik kodlama etkinliklerinin etkinliğini belirlemek amacıyla bağımlı örneklem t-testi yapılmıştır. Grupların son test puanları arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını incelemek için çok değişkenli kovaryans analizi, alt boyutlar arasında anlamlı farklılıkları belirlemek amacıyla ise bağımlı örneklem t-testi yapılmıştır. Nitel analiz için içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda bilgisayarsız kodlama etkinlikleri ile robotik kodlama etkinliklerinin özel yetenekli öğrencilerin öğrenme ve yenilikçilik becerileri öz yeterlikleri ile alt boyutlarına ve bilgi, medya ve teknoloji becerileri öz yeterlikleri ile alt boyutlarına olumlu katkıda bulunduğu belirlenmiştir. Ayrıca robotik kodlama etkinlikleri ile bilgisayarsız kodlama etkinliklerinin özel yetenekli öğrencilerin öğrenme ve yenilikçilik becerileri öz yeterlikleri ile alt boyutlarına ve bilgi, medya ve teknoloji becerileri öz yeterlikleri ile alt boyutlarına benzer düzeyde katkı sağladığı belirlenmiştir. Buna ilaveten katılımcılar kodlama etkinliklerinin, kodlama becerisi, iş birlikli çalışma becerisi, eleştirel düşünme ve problem çözme becerisi, teknoloji becerisi, iletişim becerisi ile yenilikçilik ve yaratıcılık becerilerinin gelişmesine katkı sağladığını belirtmişlerdir. Araştırmanın bulguları, farklı programlama öğretimi yaklaşımları kullanılsa da özel yetenekli öğrencilerin 21. yüzyıl becerileri açısından denk çıktılar elde edilebileceğini göstermiştir. Elde edilen bu sonuçlara göre gelecek araştırma ve uygulamalara öneriler sunulmuştur.