Theses supervised by Prof. Dr. Salih Paşa Memişoğlu
16 theses · Bolu Abant İzzet Baysal University
Ortaokul öğretmenlerinin iş yaşam kalitesi ile iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişki
İş yaşam kalitesi, çalışanların çalışma ortamı ve şartları ile işyerinden sağlanan hizmetlerin memnuniyet düzeyindeki algılarını ifade etmektedir. İş doyumu ise çalıştığı ortamda hissettiği olumlu duygular sonucu işinden duyduğu mutluluğudur. Bu araştırma, ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin iş yaşam kalitesi ile iş doyum düzeyleri arasındaki ilişkiyi tespit etmek ve demografik özelliklerinin farklılıklarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma evreni 2023-2024 eğitim-öğretim yılı Bolu ili merkez ilçesinde bulunan kamuya ait ortaokullarda görev yapan 792 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma uygun örnekleme yöntemi kullanılarak, 12 farklı ortaokulda görev yapan 278 ortaokul öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Nicel bir araştırma olup ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplamak amacıyla 6 boyuttan oluşan İş Yaşam Kalitesi Ölçeği ve 2 boyuttan oluşan Minnesota İş Doyum Ölçeği kullanılmıştır. Veriler bağımsız değişkenlerde normal dağılım göstermediği için Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H Testi ile analiz edilmiştir. Korelasyon analizleri ise ölçeklerin geneli normal dağılım sağladığından Pearson testi ile analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda iş yaşam kalitesi ve iş doyumu düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. İş yaşam kalitesinde cinsiyete göre anlamlı farklılıklar tespit edilirken, medeni durum, eğitim düzeyi ve mesleki kıdeme göre anlamlı farklılıklar tespit edilememiştir. İş doyumunda ise cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi ve mesleki kıdeme ilişkin anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Öğretmenlerin iş yaşam kalitesi ile iş doyum düzeyleri arasında yüksek düzeyde, pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir.
Ortaokul müdürlerinin kullandıkları etkileme taktikleri ile öğretmenlerin örgütsel güven düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı ortaokul müdürlerinin kullandıkları etkileme taktikleri ile öğretmenlerin örgütsel güven düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Bolu ili merkez ilçede bulunan kamu ve özel ortaokullarında görev yapan 780 ortaokul öğretmeni oluşturmuş olup 432 öğretmenden katılım sağlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; öğretmenlerin demografik özelliklerini belirleyebilmek için kişisel bilgi formu, Yukl, Seifert ve Chavez (2008) tarafından geliştirilen ve Gözü (2012) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan "Etkileme Taktikleri Ölçeği", Yılmaz (2005) tarafından geliştirilen "Örgütsel Güven Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi, Sperman Rho korelasyonu ve basit doğrusal Regresyon analizi testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin okul müdürlerinin kullandıkları etkileme taktiklerine yönelik algılarının; kişisel yakınlığı kullanma, karşılık verme, başkaları ile koalisyon kurma ve baskı yapma taktiklerini çok nadir kullandıkları, kurallara uygunluk, akıl yoluyla ikna, iş birliği yapma, takdir etme, istişarede bulunma, teşvik edici talepte bulunma ve bilgilendirme taktiklerini ise zaman zaman kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Örgütsel güvene yönelik öğretmen algılarının ise çalışanlara duyarlılık, yöneticiye güven, yeniliğe açıklık ve iletişim ortamı alt boyutları ile ölçek genelinde orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Etkileme taktiklerine ve örgütsel güvene yönelik öğretmen algılarının bazı demografik özelliklere göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği sonucu bulunmuştur. Öğretmenlerin etkileme taktikleri ölçeği ve örgütsel güven ölçeğine yönelik algıları arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Ayrıca etkileme taktiklerinin anlamlı biçimde örgütsel güveni yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Mesleki ve teknik anadolu liselerinde okul yöneticilerinin uyguladığı algı yönetimi ile öğretmenlerin örgütsel iklim algıları arasındaki ilişki: Batı Karadeniz Örneği
Bu araştırmanın amacı, Batı Karadeniz Bölgesi'ndeki beş ilde bulunan mesleki ve teknik anadolu liselerinde görev yapan öğretmenlerin algılarına göre, yöneticilerin algı yönetimi ile öğretmenlerin örgütsel iklim algıları arasındaki ilişkinin tespitini yapmaktır. Araştırmanın evrenini Bartın, Bolu, Düzce, Karabük ve Zonguldak illerinde yer alan mesleki ve teknik anadolu liselerinin öğretmenleri oluşturmuştur. Nicel, ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada, kişisel bilgi formu, yönetici algı yönetimi ölçeği ve örgütsel iklim ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS Statistics 22 Paket Programı ve Microsoft Excel Tablo Programı kullanılmıştır. Betimsel analizlerin ardından yapılan normallik analizleri neticesinde; verilerin normal dağılmadığı tespit edildiğinden parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U, Kruskal Wallis H ve Spearman Brown Sıra Farkları Korelasyon testleri uygulanmıştır. Bulgulara göre; okul yöneticilerinin algı yönetimi ve boyutlarına yönelik öğretmen algıları "çoğu zaman"; örgütsel iklim, destekleyici müdür, kısıtlayıcı müdür, samimi öğretmen ve meslektaşlararası işbirlikçi öğretmen davranışları algıları "genellikle"; emredici müdür ve umursamaz öğretmen davranışı algıları "bazen" düzeyindedir. Okuldaki kıdem, okulun konumu, öğretmen sayısı ve yönetici sayısı bakımından yönetici algı yönetimi boyutlarına ilişkin algı düzeylerinde; cinsiyet, branş, mesleki tecrübe, okuldaki kıdem, öğretmen sayısı ve yönetici sayısı bakımından örgütsel iklim boyutlarına ilişkin algı düzeylerinde, anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Algı yönetimi ile örgütsel iklim arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde ilişki tespit edilirken, algı yönetimi boyutları ile destekleyici müdür davranışı arasında kuvvetli, samimi öğretmen ve meslektaşlararası işbirlikçi öğretmen davranışları arasında orta düzeyli ilişki bulunmuştur. Algı yönetimi boyutları ile kısıtlayıcı müdür ve umursamaz öğretmen davranışları arasında olumsuz ilişki tespit edilmiştir.
Ortaöğretim kurumlarında görevli öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin iletişim yeterlilikleri (Düzce il örneği)
Araştırmanın amacı ortaöğretim kurumlarında görevli öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin iletişim yeterlilik düzeylerini tespit etmektir. Bu amaç çerçevesinde betimsel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini 2020/2021 eğitim-öğretim yılında Düzce il merkez ve ilçelerinde MEB resmi ortaöğretim kurumlarında görevli 1159 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma sürecinde 329 öğretmene ulaşılmış, evrenden örneklem alınmamıştır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Topluer'in (2008) Türkçeye uyarladığı İletişim Yeterlilikleri Ölçeği; verileri çözümlemek için SPSS 20.0 programı kullanılmıştır. Araştırmanın birinci alt probleminden elde edilen sonuçlara göre, öğretmenler iletişim yeterlilikleri "destekleme, empati, sosyal rahatlık" alt boyutlarında ve ölçek toplamında okul yöneticilerini "çoğu zaman" katagorisinde değerlendirmiştir. Öğretmen algılarına göre okul yöneticilerinin yüksek düzeyde iletişim yeterliliklerine sahip olduğu tespit edilmiştir. Okul yöneticileri iletişim yeterliliklerinin en yüksek aritmetik ortalaması "destekleme", en düşük aritmetik ortalaması "sosyal rahatlık" yeterliliği boyutundadır. Araştırmanın ikinci alt probleminden elde edilen sonuçlara göre, öğretmen algılarının "cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, yaş, kıdem, görev yeri" değişkenlerine göre okul yönetcileri iletişim yeterliliklerinin tüm alt boyutlar ve ölçek genelinde anlamlı düzeyde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Öğretmen algılarının "müdürle çalışma süresi ve okul türü" değişkenlerine göre, okul yönetcileri iletişim yeterliliklerinin tüm alt boyutlar ve ölçek genelinde anlamlı düzeyde farklılaştığı bulunmuştur
Ortaöğretimde görev yapan öğretmenlerin iş doyumları ile mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki (Bolu ili örneği)
Bu araştırmanın amacı; Bolu ili ve ilçelerinde ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin iş doyumları ile mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmamızın çalışma evrenini; 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Bolu ili ve ilçelerinde kamu ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmaya 360 öğretmen katılmıştır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Minnesota İş Doyum Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmenlerin cinsiyeti, medeni durumu, yaşı, branşı, mesleki kıdemi, eğitim durumu, çalıştığı kurum türü ve mesleğini kendi isteğiyle seçip seçmeme durumuna göre iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerinin farklılaşma durumu parametrik olmayan Mann-Whitney U ya da Kruskal Wallis testleriyle analiz edilmiştir. Öğretmenlerin iş doyumu ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek için Sperman Rho Korelasyon tekniği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen istatistiksel bulguların anlamlılığı .05 düzeyinde sınanmıştır. Araştırma sonucunda; öğretmenlerin duygusal tükenme düzeyinin ölçeğin geneli, duyarsızlaşma ve kişisel başarı düzeylerinden; içsel doyum düzeyinin genel doyum ve dışsal doyum düzeylerinden görece yüksek olduğu bulunmuştur. Öğretmenlerin iş doyumu düzeylerinde; cinsiyet, çalıştığı kurum türü ve mesleğini isteyerek seçme değişkenine göre anlamlı farklılık bulunurken; medeni durum, yaş, branş, mesleki kıdem ve eğitim durumu değişkenlerinde anlamlı farklılık bulunmamıştır. Öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinde; yaş, çalıştığı kurum türü, mesleğini isteyerek seçip seçmeme değişkenine göre anlamlı farklılık bulunurken; cinsiyet, medeni durum, branş, mesleki kıdem ve eğitim durumu değişkenlerinde anlamlı farklılık bulunmamıştır. İş doyum ölçeği ile mesleki tükenmişlik ölçeği arasında negatif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: İş Doyumu, Mesleki Tükenmişlik, Öğretmen
Öğretmenlerin duygusal emeği ile örgütsel özdeşleşmeleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı; Bolu ili Gerede ilçesinde devlet okullarında çalışan öğretmenlerin duygusal emek ve örgütsel özdeşleşme düzeylerini ortaya koymak, bazı demografik özelliklere göre duygusal emek ile örgütsel özdeşleşme arasındaki ilişkiyi incelemektir. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılan bu araştırmanın evrenini, Bolu ili Gerede ilçesinde görev yapan ilkokul, ortaokul ve liselerde çalışan 495 öğretmen oluşturmaktadır. Bu çalışmada örneklem seçilmemiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, "Duygusal Emek Ölçeği" ve "Örgütsel Özdeşleşme Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçekler için normallik testleri uygulanmıştır. Uygulama sonucunda dağılımın normal olmadığı tespit edilmiş olup analizlere parametrik olmayan yöntemlerle devam edilmiştir. İkili grup karşılaştırmaları için Mann-Whitney U ve ikiden fazla grup karşılaştırmaları için ise Kruskal-Wallis testleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin duygusal emeği ile örgütsel özdeşleşmeleri arasındaki ilişkiyi tespit etmek için Spearman Rho korelasyon analiz testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; öğretmenlerin en yüksek derinden rol yapma ve doğal duygular alt boyutuna yönelik duygusal emek düzeyine sahip oldukları, ardından yüzeysel rol yapma alt boyutuna yönelik duygusal emeğin takip ettiği belirlenmiştir. Öğretmenlerin cinsiyetlerine, mesleki kıdemlerine, okuldaki çalışma sürelerine, görev yaptıkları okul kademesi ve mezuniyet durumlarına göre farklılaşmanın olduğu görülmüştür. Çalışmada öğretmenlerin yüksek düzeyde örgütsel özdeşleşmeye sahip oldukları, öğretmenlerin cinsiyet dışında görev yaptığı okul kademesine, mesleki kıdemlerine, eğitim durumuna ve okuldaki çalışma sürelerine göre örgütsel özdeşleşme düzeylerinde farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Duygusal emek ve örgütsel özdeşleşme arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla yapılan korelasyon analizine dair Spearman Rho katsayılarına göre derinden rol yapma alt boyutu ile örgütsel özdeşleşme ölçeği ve alt boyutları incelendiğinde; pozitif yönlü ve zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Doğal duygular alt boyutu ile örgütsel özdeşleşme ölçeği ve alt boyutları incelendiğinde; negatif yönlü ve zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Sosyal bilimler liselerinde görev yapan okul yöneticilerinin yönetim biçimleri ile öğretmenlerin iş doyumları arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilimler Liselerinde görev yapan yöneticilerin yönetim biçimleriyle öğretmenlerin iş doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini Türkiye genelinde Sosyal Bilimler Liseleri'nde görev yapan 785 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Sosyal Bilimler Liseleri'nde görev yapan öğretmenlerin demografik değişkenlerini belirlemek için Kişisel Bilgi Formu, Yönetim Biçimleri Ölçeği ve Minessota İş Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Betimsel İstatistikler, Mann Whitney U, Kruskal Wallis testleri ile Spearman Sıra Farkları Korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Sonuç olarak Sosyal Bilimler Liseleri'nde yer alan öğretmenlerin görüşlerine göre okul yöneticilerinin daha çok Destekçi Yönetim Biçimi'ne sahip oldukları görülmüştür. Bunun yanında okul yöneticilerinin yönetim biçimlerinin cinsiyet, eğitim durumu, mesleki kıdem değişkenlerine göre değişmediği, öğretmenlerin bulundukları okuldaki hizmet süresi ve yaş değişkenlerine göre ise görüşler arasında anlamlı fark bulunmuştur. Araştırmanın bir diğer sonucu Sosyal Bilimler Liseleri'nde görev alan öğretmenlerin iş doyumlarının genel anlamda yüksek seviyede olduğu, içsel doyumlarının ise dışsal doyuma oranla daha yüksek olduğudur. Cinsiyet ve eğitim durumu değişkenlerine göre öğretmenlerin iş doyumlarında anlamlı bir farklılık yoktur. Yaş, mesleki kıdem, bulundukları okuldaki hizmet süreleri değişkenlerine göre ise öğretmenlerin görüşleri arasında anlamlı bir fark bulunmaktadır. Analiz sonuçları incelendiğinde yönetim biçimi ile iş doyumu arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunduğu, yönetim biçimlerinin öğretmenlerin iş doyumunu etkilediği görülmektedir.
Mesleki ve teknik anadolu liselerinde görevli yöneticilerin yönetim becerileri ile örgüt sağlığı arasındaki ilişki (Bolu ili örneği)
Bu çalışmada Mesleki ve Teknik Anadolu liselerinde görev yapan yöneticilerin yönetim becerileri ile örgüt sağlığı arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada genel tarama modellerinden betimsel nitelikte ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Bolu ilindeki mesleki ve teknik Anadolu liselerinde 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılında görev yapmakta olan 210 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırma için gerekli olan veriler, araştırmanın değişkenlerine ilişkin maddeleri ve araştırmaya katılan katılımcılarla ilgili soruları içeren veri toplama aracı ile toplanmıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, katılımcıların sosyo-demografik özellikleri yer almaktadır. İkinci bölümde katılımcılara yönetim becerileri ölçeği üçüncü bölümde ise örgüt sağlığı ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler bağımlı ve bağımsız değişkenler dikkate alınarak, bilgisayar ortamında SPSS 22. 0 (Statistical package for the Social Sciences) paket programı kullanılarak veri tabanı oluşturularak analiz edilmiştir. Öğretmenlerin Yönetim becerileri algıları ile ilgili olarak cinsiyet değişkeni açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Lisans eğitimi almış öğretmenlerin yönetim becerileri algı puanlarının yüksek lisans eğitimi almış öğretmenlere göre daha yüksek çıkmıştır. Mesleki kıdem değişkeni açısından kıdemi az olan öğretmenlerin, kıdemi fazla olan öğretmenlere göre daha düşük puanlı olduğu gözlemlenmiştir. Yönetim becerileri algıları hizmet içi eğitim almamış öğretmenlerde hizmet içi eğitimi almış öğretmenlere göre yüksek çıkmıştır. Öğretmen algılarına göre örgüt sağlığı ile ilgili olarak cinsiyet değişkeni açısından anlamlı bir fark gözlemlenmemiştir. Örgütsel sağlık ölçeği tüm alt boyutlar ve ölçeğin bütünü için lisansüstü mezunu öğretmenleri puanları, lisans mezunlarından daha yüksektir. Kıdem değişkeni açısından öğretmenlerin toplam algı puanları kıdemi az olan öğretmenlerde düşükken kıdemi fazla olan öğretmenlerde yüksektir. Hizmet içi değişkeni açısından öğretmenlerin örgüt sağlığı algı puanlarına bakıldığında hizmet içi eğitim almamış öğretmenlerin puanları hizmet içi eğitim almış öğretmenlere göre daha yüksektir. Araştırma sonucunda, öğretmen algılarına göre okul yöneticilerinin yönetim becerileri ile örgüt sağlığı arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar çerçevesinde önerilerde bulunulmuştur.
Okul yöneticilerinin otantik liderlik rolleri ile öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı okul yöneticilerinin öğretmenler tarafından algılanan otantik liderlik rolleri ile öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Pendik ilçesindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 7170 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise orantılı tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenen 30 okulda görev yapan 610 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma verileri bir anket ve iki ölçek kullanılarak elde edilmiştir. Anket ve ölçekler 610 katılımcıya yüz yüze olarak uygulanmış ve uygun olarak doldurulan 593 anket ve ölçek analiz edilmek üzere araştırmaya dahil edilmiştir. Katılımcılara dağıtılan anket, katılımcıların cinsiyet, kıdem, öğrenim durumu, görev yapılan okul kademesi, yaş, medeni durum, kariyer basamağı ve istihdam şekli ile ilgili sorular içermektedir ve araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Kişisel bilgileri içeren anketin devamında araştırmacılara Walumbwa vd. (2008) tarafından geliştirilen ve Tabak vd. (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan "Otantik Liderlik Ölçeği" ile Erdoğan ve Dönmez (2019) tarafından geliştirilen "Örgütsel Sosyalleşme Ölçeği" uygulanmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler, SPSS 24 ve LISREL 12 programları kullanılarak betimsel istatistik teknikleri ile analiz edilmiştir. Araştırmada okul yöneticilerinin öğretmenler tarafından algılanan otantik liderlik rollerinin "sık sık" düzeyinde; öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin "çok" düzeyinde olduğu ve okul yöneticilerinin öğretmenler tarafından algılanan otantik liderlik rolleri alt boyutlarıyla birlikte öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeyleri üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Erciyes Üniversitesi paydaşlarının kurumsal itibara ilişkin algılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Erciyes Üniversitesi paydaşlarının kurumsal itibara ilişkin algılarını belirlemek ve bu paydaşların algılamış oldukları itibar düzeylerinde anlamlı bir farklılık olup olmadığını tespit etmektir. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla konuya ilişkin alanyazın taraması yapılmış; araştırma hedeflerine uygun olduğu düşünülen ve Çillioğlu (2010) tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Ölçme aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcılar için kişisel bilgi formu; ikinci bölümde ise yönetim ve liderlik, çalışanlar, iş yeri ortamı, kurum kültürü, ürün ve hizmetler ile toplumsal sorumluluk boyutlarının yer aldığı altmış dört maddelik bir ölçek formu yer almaktadır. Araştırmanın evreninde Erciyes Üniversitesi iç paydaşları olarak 2251 akademik personel, 2749 idari, işçi ve diğer personel ve 54,997 öğrenci bulunmaktadır. Üniversitenin dış paydaşları olarak ise Erciyes Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı ve Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı ile yapılan görüşmeler sonucunda üniversite ile doğrudan ilişki içerisinde olan pek çok kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütü çalışanları yer almaktadır. Araştırma örneklemini iç paydaşlar olarak öğrenciler (N=419), akademisyen (N=320) ve idari, işçi ve diğer personel (N=344); dış paydaşlar olarak kamu kurumu yetkilileri (N=7), yerel yönetim çalışanları (N=13), sivil toplum örgütü yöneticileri (N=9), Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) yetkilileri (N=9), Kayseri Ticaret Odası yöneticileri (N=12), diğer üniversite (N=23), bazı basın yayın kuruluşu çalışanları (N=7) ve diğer (esnaf vd.) (N=31) oluşturmaktadır. 1083'ü iç paydaş, 111'i dış paydaş olmak üzere toplam 1194 katılımcıdan veri toplanmıştır. Araştırmada toplanan verilerin çözümlenmesi açık kaynak istatistik programı olan R 3.2.0 yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma alt problemlerine ilişkin olarak Erciyes Üniversitesi iç ve dış paydaşları, üniversiteye ilişkin itibar konusunda eşik değer kabul edilmiş 3,41'in çok az altında 3.31 ile "Kararsızım" görüşüne sahiptirler. Ayrıca iç ve dış paydaşların kendi aralarında ve her grubun kendi içerisinde çeşitli demografik özelliklere göre anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların üniversitenin itibarına ilişkin iş yeri ortamı boyutu en yüksek ortalamaya sahip tek boyut olarak tespit edilmiştir. Toplumsal sorumluluk boyutu ise en düşük ortalamaya sahip boyut olmuştur. Bunu sırasıyla yönetim ve liderlik, ürün ve hizmetler boyutları takip etmektedir. Ölçek boyutları arasında pozitif yönde güçlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir. En yüksek ilişki toplumsal sorumluluk ile ürün ve hizmetler boyutları arasında (.76) görülmektedir. En düşük ilişki ise iş yeri ortamı ve çalışanlar boyutları (.68) arasındadır. Bir diğer ifadeyle, Erciyes Üniversitesi kurumsal itibarına ilişkin olarak, iş yeri ortamını yüksek itibarı alanı, toplumsal sorumluluk ise düşük itibar alanı olarak algılanmaktadır.
Türkçe ve Türk kültürü dersi öğretmenlerinin örgütsel sosyalleşme ve iş yaşamında yalnızlık düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, Almanya'nın Baden Württemberg eyaletinde görev yapan Türkçe ve Türk Kültürü Dersi öğretmenlerinin örgütsel sosyalleşme ve iş yaşamında yalnızlık düzeyleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesi ve bu düzeylerin demografik değişkenlere göre anlamlı bir fark gösterip göstermediğini belirlemektir. İlişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilen araştırmanın evreni 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olarak Almanya'nın Baden Württemberg Eyaletinde 1442 okulda görev yapan 246 Türkçe ve Türk Kültürü Dersi öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Örgütsel Sosyalleşme Ölçeği (ÖSÖ) ve İş Yaşamında Yalnızlık Ölçeği (İYYÖ) kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel çözümlemeleri, SPSS 20 paket programı ile bilgisayar ortamında yapılmıştır. Verilerin analizinde frekans (f), aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde (%), parametrik testlerden İlişkisiz örneklemler T Testi (Independent Samples t Test), tek faktörlü varyans analizi (One-Way-ANOVA), Tukey ve Pearson Kolerasyonu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre: Öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeyleri iş doyumu ve motivasyon boyutlarında 'ara sıra'; bağlılık ve kabullenme boyutlarında ise 'büyük ölçüde' düzeyindedir. Örgütsel sosyalleşme ölçeğinin alt boyutları iş doyumu, motivasyon, bağlılık ve kabullenme puanlarının; mesleki kıdem, branş ve eğitim durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılaştırma oluşturmazken, cinsiyet değişkenine göre iş doyumu boyutunda erkek öğretmenler lehine anlamlı bir fark oluşturduğu görülmüştür. İş yaşamında yalnızlık ölçeğinin verileri incelendiğinde öğretmenlerin duygusal yoksunluk ve sosyal arkadaşlık algılarının "orta düzeyde" olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. İş yaşamında yalnızlık ölçeği duygusal yoksunluk ve sosyal arkadaşlık alt boyutlarının, öğrenim durumu ve branş değişkeni ile aralarında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Ölçeğin alt boyutları ile cinsiyet değişkenine göre öğretmenlerin duygusal yoksunluk algıları arasında erkek öğretmenler lehine anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Analiz sonuçlarına göre 16 yıl ve üstü çalışanların hem duygusal yoksunluk hem de sosyal arkadaşlık boyutlarında daha az mesleki kıdeme sahip çalışanlardan pozitif yönde farklılaştığı sonucuna varılmıştır. İş yaşamında yalnızlık ölçeğinin örgütsel sosyalleşme ölçeği ve alt boyutları ile ilişkisi incelendiğinde; iş yaşamında yalnızlık ölçeğinin alt boyutları duygusal yoksunluk ve sosyal arkadaşlık boyutlarının örgütsel sosyalleşme ölçeği alt boyutları iş doyumu, motivasyon, bağlılık ve kabullenme ile negatif yönlü orta düzey bir ilişkisi olduğu belirlenmiştir. Buna göre örgütsel sosyalleşme arttıkça iş yaşamında yalnızlığın düşeceği, örgütsel sosyalleşme azaldıkça iş yaşamında yalnızlığın artacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe ve Türk Kültürü Dersi Öğretmeni, Anadil Öğretmeni, Örgütsel sosyalleşme, İş yaşamında yalnızlık
Okul müdürlerinin yönetim tarzına ilişkin öğretmen görüşleri
Araştırmanın amacı, okul müdürlerinin yönetim tarzına ilişkin Bolu il merkezinde görev yapan resmi ortaöğretim kurumu öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek; okul türü, branş, cinsiyet, kıdem ve öğrenim durumu değişkenleri açısından incelemek ve buradan hareketle öneriler geliştirmektir. Nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli ile gerçekleştirilen araştırmanın evrenini 2018-2019 Eğitim-öğretim yılında Bolu il merkezinde ortaöğretim kurumlarında görev yapan 680 öğretmen oluşturmuştur. Evren kapsamında 19 ortaöğretim kurumunda görevli 471 branş öğretmenine ölçek dağıtılmış, bunlardan 15 tanesi eksik ya da hatalı doldurma yüzünden araştırmadan çıkarılmıştır. Bu nedenle evren kapsamında 456 branş öğretmenine ulaşılmıştır. Veriler kişisel bilgi formu ve "Okul Müdürleri Yönetim Tarzı Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verileri SPSS programında çözümlenmiş, Normallik inceleme sürecinde değişkenlerin her birinin alt kategorilerindeki kişi sayısı 50'den büyük olduğu için Kolmogorov Smirnov testi sonuçlarından faydalanılmış, yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, Mann Whitney U ve Kruskall Wallis H testi aracılığı ile analizleri yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre ortaöğretim kurumlarında görevli öğretmenlerin okul müdürlerinin yönetim tarzının alt boyutlardaki görüşleri en yüksek ortalama ile işbirlikçi yönetim tarzını, en düşük ortalama ile karşı koyucu yönetim tarzını sergilediklerini göstermiştir. Ortaöğretim okulu öğretmenlerinin okul müdürlerinin yönetim tarzına ilişkin görüşleri öğrenim durumu değişkenine göre anlamlı fark göstermezken, kıdem yılı değişkenine göre sadece toplam puan düzeyinde anlamlı fark göstermektedir. Ortaöğretim okulu öğretmenlerinin okul müdürlerinin yönetim tarzına ilişkin görüşleri; cinsiyet, branş ve okul türüne göre anlamlı fark göstermektedir. Anahtar sözcükler: Öğretmen, Yönetici, Yönetim, Yönetim Tarzı
Demokratik tutum ve davranışlar açısından ortaöğretim kurumu müdürlerinin değerlendirilmesi (Bolu ili örneği)
Bu araştırmanın amacı; Bolu ili ortaöğretim kurumlarında görev yapan müdürlerin demokratik tutum ve davranış düzeylerinin tespit edilmesi, bu davranış ve tutumların öğretmenlerin ve müdürlerin demografik değişkenlerine ve öğretmen ve müdür görüşlerine göre anlamlı bir fark gösterip göstermediğini belirlemektir. Betimsel tarama modeliyle gerçekleştirilen araştırmanın evrenini 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Bolu ili merkezi ve ilçelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 42 ortaöğretim kurumunda görev yapmakta olan 1006 öğretmen ve 42 müdür oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 450 öğretmen ve 24 okul müdürü oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve Demokratik Tutum ve Davranış Düzeyi Anketi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel çözümlemeleri, SPSS 23.0 paket programı ile bilgisayar ortamında yapılmıştır. Verilerin analizinde frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde, parametrik testlerden İlişkisiz örneklemler t testi (Independent Samples t Test), Kruscal Wallis testi, Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre öğretmen ve müdürlerin çoğunluğu müdürlerin çok yüksek demokratik tutum ve davranış sergilediklerini düşünmektedir. Müdürlerin demokratik tutum ve davranışlarının değerlendirilmesinde öğretmenlerin yaş, mesleki kıdem, bulunduğu kurumdaki çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılaşma oluşmazken, cinsiyet ve eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir fark oluştuğu görülmüştür. Müdürlerin cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, eğitim durumu değişkenlerine göre demokratik tutum ve davranış düzeyleri arasında anlamlı bir farklılaşma görülürken, bulunduğu kurumda çalışma süresi değişkeninin farklılaşmaya sebep olmadığı görülmüştür. Ortaöğretim kurumu müdürlerinin demokratik tutum ve davranışlarına yönelik bu kurumlarda görev yapan öğretmen ve müdür görüşleri arasında manidar bir farklılık bulunmuştur. Sıra ortalamaları incelendiğinde ortaöğretim kurumu müdürlerinin demokratik tutum ve davranışlarına ilişkin puanlama düzeylerinin öğretmen görüşlerine göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim kurumu, müdür, demokratik tutum ve davranış.
Okul yöneticilerinin iletişim yeterlikleri ile takım liderlik davranışları arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin iletişim yeterlikleri ve takım liderlik davranışlarının düzeyini öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda tespit etmek; bu görüşlerin öğretmenlerin cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, alan durumu, yaş, mesleki kıdem, okulun mevcut yöneticisiyle çalışma süresi, görev yapılan ilçe değişkenlerine göre anlamlı fark gösterip göstermediğini belirlemek ve iletişim yeterlikleri ile takım liderlik davranışları arasındaki ilişkinin derecesini ve yönünü ortaya koymaktır. Bu araştırmanın evreni, 2018-2019 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Bağcılar, Başakşehir ve Esenyurt ilçelerindeki resmî ortaokullarda görevli öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırma evreninde yer alan ilçelerdeki öğretmenler basit tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda Bağcılar'da 408, Başakşehir'de 361, Esenyurt'ta 398 öğretmene, toplamda 1167 öğretmene ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Kişisel Bilgi Formu", "İletişim Yeterlikleri Ölçeği" ve "Takım Liderliği Ölçeği"; elde edilen verileri çözümlemek için SPSS 22 ve Lisrel 8.7 programları kullanılmıştır. Öğretmen görüşlerine göre okul yöneticilerinin iletişim yeterlik düzeylerine ilişkin sonuçları sırasıyla destekleme yeterliği, empati yeterliği ve sosyal rahatlık yeterliği boyutlarında yüksekten düşüğe sıralanmaktadır. Öğretmen görüşlerine göre okul yöneticilerinin takım liderlik davranış düzeylerine ilişkin sonuçları sırasıyla güçlendirme ve motive etme, etkili iletişim ile uzlaştırma ve iş birliği sağlama boyutlarında yüksekten düşüğe sıralanmaktadır. İletişim yeterlikleri ile takım liderlik davranışları arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı ilişki bulunmuştur. Yordayıcı değişken iletişim yeterliklerinin, takım liderlik davranışları üzerinde anlamlı yordayıcı olduğu belirlenmiştir.
Bilim ve sanat merkezlerindeki öğretmenlerin yöneticilerinin liderlik yeterlilikleri kurum etkililiği ve kurum kültürüne yönelik algıları arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı; Bilim ve Sanat Merkezleri'nde (BİLSEM); yöneticilerin liderlik yeterliliklerinin, kurum etkililiğinin, kurum kültürünün çeşitli değişkenler açısından öğretmen algılarına göre anlamlı bir fark gösterip göstermediğini incelemek ve liderlik yeterliliği, kurum etkililiği, kurum kültürü arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını araştırmaktır. Bu amaçla; 2016 yılında Türkiye'deki 72 BİLSEM de 364 öğretmene; "Okul Yöneticilerinin Liderlik Yeterliliklerini Değerlendirme Ölçeği", "Okul Etkililiği Ölçeği" ve Okul Kültürü Ölçeği uygulanmıştır. Araştırma betimsel ve ilişkisel tarama modelinden oluşmaktadır. Veriler, SPSS 15 paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Normal dağılım gösteren veri gruplarında t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Tukey testi ve ortalamalar kullanılmış olup, değişkenler arasındaki ilişki düzeyinin belirlenebilmesi için Pearson korelasyon tekniği ve kısmi korelasyon tekniği ile analizler yapılmıştır. Sonuçların anlamlı olup olmadığı .05 ve .01 düzeylerinde test edilmiştir. Öğretmenlerin yöneticilerinin liderlik yeterlilikleri alt boyutlarına ilişkin algılarının "Çok yeterli" düzeyinde olduğu bulunmuştur. Öğretmenlerin kurum etkililiği alt boyutlarına ilişkin algılarının; öğretmenlerin, güvenli ve düzenli çevre alt boyutunda "Pek çok" düzeyinde, açık okul misyonu ve amaçları, yüksek beklentiler, öğrenme fırsatları ve gelişimin gözlenmesi, okul aile ilişkileri ve öğretimsel liderlik alt boyutlarında ise "Çok" düzeyinde kurumlarını etkili buldukları görülmüştür. Öğretmenlerin kurum kültürü alt boyutlarına ilişkin algılarının "Tamamen katılıyorum" düzeyinde olduğu bulunmuştur. Öğretmenlerin; yöneticilerinin liderlik yeterliliklerine ilişkin algıları ile öğretmenlerin mesleki kıdem durumu, BİLSEM'e atanma şekli, yöneticilerinin BİLSEM'e atanma şekli değişkenleri arasında anlamlı farklılıklar bulunmasına rağmen, cinsiyet durumu ve öğrenim durumu değişkenleri arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Öğretmenlerin; kurum etkililiğine ilişkin algıları ile öğretmenlerin mesleki kıdem durumu, BİLSEM'e atanma şekli, yöneticilerinin BİLSEM'e atanma şekli değişkenleri arasında anlamlı farklılıklar bulunmasına rağmen, cinsiyet durumu ve öğrenim durumu değişkenleri arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Öğretmenlerin; kurum kültürüne ilişkin algıları ile öğretmenlerin BİLSEM'e atanma şekli, yöneticilerinin BİLSEM'e atanma şekli değişkenleri arasında anlamlı farklılıklar bulunmasına rağmen, cinsiyet durumu, mesleki kıdem durumu ve öğrenim durumu değişkenleri arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Öğretmenlerin; yöneticilerinin liderlik yeterlilikleri ile kurum etkililiği ve yöneticilerinin liderlik yeterlilikleri ile kurum kültürüne ilişkin algıları arasında orta düzeyde pozitif anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin, kurum etkililiği ile kurum kültürüne ilişkin algıları arasında yüksek düzeyde pozitif anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin; kurum kültürüne ilişkin algıları sabit tutulduğunda, yöneticilerinin liderlik yeterlilikleri ve kurum etkililiğine ilişkin algıları arasında düşük düzeyde pozitif anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Öğretmenlerin; kurum etkililiğine ilişkin algıları sabit tutulduğunda, yöneticilerinin liderlik yeterlilikleri ve kurum kültürüne ilişkin algıları arasında düşük düzeyde pozitif anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Öğretmenlerin; yöneticilerinin liderlik yeterliliğine ilişkin algıları sabit tutulduğunda, kurum etkililiği ve kurum kültürüne ilişkin algıları arasında yüksek düzeyde pozitif anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Özel yetenekli, Liderlik, Etkililik, Kültür.
Ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin okul yönetimine katılma ile örgütsel sessizlik algıları arasındaki ilişki (Tekirdağ ili örneği)
Yönetime katılma, yönetsel kararların alınması sürecinde ilgilileri söz sahibi kılarak, alınacak kararları etkilemelerinin sağlanmasıdır. Örgütsel sessizlik ise iş görenlerin örgütsel sorunlar hakkındaki görüşlerini ve endişelerini esirgemesidir. Bu araştırmanın amacı; 2014-2015 öğretim yılında Tekirdağ il ve ilçe merkezlerindeki resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin yönetime katılma ve örgütsel sessizlik hakkındaki algılarına ilişkin elde edilen veriler kullanılarak öğretmenlerin okul yönetimine katılma hakkındaki algıları ile örgütsel sessizlik algıları arasındaki ilişki durumunu ortaya koymaktır. Bu amaca yönelik Tekirdağ il ve ilçe merkezlerindeki resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan toplam 501 öğretmenden veri toplanmıştır. Var olan durumu ortaya koymayı amaçladığından bu betimsel araştırmada veriler toplanırken nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler, öğretmenlerin cevap verdikleri kişisel bilgi formu, Öğretmenlerin Okul Yönetimine Katılma Ölçeği ve Örgütsel Sessizlik Ölçeğinden oluşmakta olup, betimsel istatistik yoluyla analiz edilmiştir. Analiz sürecinde Bağımsız İki Örneklem t Testi ile Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way ANOVA) testi uygulanmıştır. ANOVA testinde gruplar arasında anlamlı farklılık görüldüğünde farkın hangi iki grup arasında olduğunu belirlemek amacıyla LSD Post Hoc testinden yararlanılmıştır. Ölçek ve alt boyut puanları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearson Korelasyonu kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, araştırmaya katılan öğretmenlerin, okul yönetimine katılıma yüksek düzeyde olumlu görüş belirttikleri (Okul Yönetimine Katılım Ölçeği puan ortalaması 3,71±0,39) görülmüş, örgütsel sessizlik davranışı algılarının da orta düzeyde olduğu (Örgütsel Sessizlik Ölçeği puan ortalaması 3,38±0,75) bulunmuştur. Okul Yönetimine Katılım ile Örgütsel Sessizlik arasındaki ilişkinin incelenmesine ait bulgular, genel olarak öğretmenlerin okul yönetimine katılması ile örgütsel sessizlik davranışları arasında negatif yönlü ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca genel olarak Okul Yönetimine Katılım ile Okul Ortamı, Duygu ve Sessizliğin Kaynağı alt boyutları arasında ve Yönetime Katılma Durumu alt boyutu ile Yönetici ve İzolasyon alt boyutları arasında da negatif yönlü ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu; Yönetime Katılma Durumu alt boyutu ile Okul Ortamı, Duygu, Sessizliğin Kaynağı alt boyutları ve genel olarak Örgütsel Sessizlik arasında negatif yönlü ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Bununla birlikte Yönetime Katılmanın Yararları alt boyutu ile Yönetici alt boyutu arasında ve Katılımı Arttırıcı Öneriler alt boyutu ile Duygu, Yönetici ve xii İzolasyon alt boyutları arasında pozitif yönlü ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu, Katılımı Azaltan Etkenler alt boyutu ile Okul Ortamı, Duygu, Sessizliğin Kaynağı, Yönetici, İzolasyon alt boyutları ve genel olarak Örgütsel Sessizlik arasında ise pozitif yönlü ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, Yönetime Katılma, Örgütsel Sessizlik