Theses supervised by Prof. Dr. Suphi Ural

16 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

SEVESO II kapsamında kabul edilebilirlik (ALARP) seviyesi değerlendirme metodolojileri

1960-1985 yılları arasında meydana gelen büyük endüstriyel kazalar sonrasında, AB ülkelerinde uygulanması zorunlu olan ve kaza önleme üzerine sistematik bir çalışmayı hedefleyen SEVESO Direktifleri yayınlanmıştır. AB müktesebatına uyum çerçevesinde ülkemizde de ilgili direktif 18.08.2010 tarihli ve 27676 sayılı Resmi Gazete?de Büyük Endüstriyel Kazaların Kontrolü Hakkında Yönetmelik adı altında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu çalışma, ilgili yönetmeliğin öngördüğü düzenlemeler kapsamında, ihtiyaç duyulan kabul edilebilirlik (ALARP) seviyesinin hesaplanması ve uygulanması ile ilgili kaynak doküman niteliğinde hazırlanmış olup kabul edilebilirlik seviyesinin AB ülkelerindeki kullanım amaçları ile arazi kullanım planlaması uygulamalarını da içermektedir. Ayrıca ülkemizde Büyük Endüstriyel Kazaların Kontrolü Hakkında Yönetmelik kapsamında belirlenmiş üst seviyeli kuruluşların hazırlamak zorunda olduğu güvenlik raporunda, proses riskleri ile ilgili kantitatif risk değerlendirme yapılması ve değerlendirme sonucunda elde edilen güvenlik seviyelerine dayalı olarak çizilecek izorisk haritaları için kabul edilebilir risk (ALARP) seviyesinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, Türkiye İstatistik Kurumundan elde edilen veriler değerlendirilmiş olup uygulanabilecek ALARP seviyesi için uygun teorik bir değer önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: SEVESO, COMAH, Risk, Risk değerlendirme, ALARP

Zübeyde Burcu Mercan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Açık kömür ocaklarında iş güvenliği açısından risk değerlendirmesi

Bu çalışmada Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ) Yeniköy Linyit İşletmesi (YLİ) ile Elektrik İletim, Üretim AŞ (EÜAŞ)/Afşin Elbistan Linyit İşletmesi (AEL) için iş güvenliği açısından risk değerlendirmesi yapılmıştır. Her iki açık kömür ocağına ilişkin 1997-2007 yıllarına ait iş kazası kayıtları derlenerek bir veri tabanı oluşturulmuştur. Öncelikle iş kazası kayıtları, istatistiksel analiz yöntemleri kullanılarak; kazanın nedeni, gün kayıplı kaza, kaza oranı vb. bilgilere göre sınıflandırılmıştır. Haftalık iş kazası olma olasılığı ve hasar dağılımları ortaya çıkarıldıktan sonra @RİSK yazılımı kullanılarak, yıllık iş kazası dağılımı ile iş günü kaybı dağılımları elde edilmiştir. Son olarak, kabul edilebilir risk seviyesi belirlenerek YLİ ve AEL açık kömür ocakları için risk değerlendirmesi yapılmıştır. Her iki işletmede yüksek riskli işletmeler olup, sürekli açık işletme tekniği ile üretim yapan AEL'ye göre kesintili üretim tekniğini kullanan YLİ işletmesindeki riskler iki kat fazla olup, kabul edilemez düzeydedir. Risklerin azaltılması için her iki işletmeye önerilerde bulunulmuştur.

Ferat Yüksel
Çukurova University
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İş kazası nedenlerinin kök sebep analizi ile incelenmesi

Bu çalışmada meydana gelen iş kazalarının Kök Sebep Analizi Metodu ile incelenerek, delillerin toplanması, ilgili kişilerle görüşülmesi ve bilgilerin analizinin yapılarak sistematik hataların tespiti konusu incelenmiştir. Kök Sebep Analizi Metodu'nun, Bakü Tiflis Ceyhan Boru Hattı Türkiye kısmı işletmecisi olan Botaş International Limited şirketinin Erzurum'da bulunan pompa istasyonunda meydana gelen bir proses kazasına uygulanması sonucu bulunan kök sebepler irdelenmiş ve aynı veya benzer kazaların meydana gelmesini engellemek amacı ile şirket yönetimince alınması gereken aksiyonlara ışık tutmak amacı ile tavsiyeler hazırlanmıştır. Ülkemizde pek bilinmeyen ve doğal olarak kullanılmayan Kök Sebep Analizi metodu ile yapılan inceleme sonucunda, kazanın neden kritik faktör olarak UPS kart sisteminin devre dışı kalarak ve haberleşme sisteminde arıza oluşması olarak belirlenmiştir. Görünür sebep olarak sistemin yedekli olmadığı, yapılan HAZOP çalışmasında bu arızanın öngörülmediği ve ayrıca HAZOP çalışması hakkında işletme ekibinin bilgilendirilmediği sonucuna varılmıştır. Bu gibi tesislerin planlama, inşaat ve işletme faaliyetlerinin bir bütün olarak görülmesi gerekliliği vurgulanmış, her bir birim arasında veri akışının sağlanması gerekliliği belirtilmiştir. Kök Sebep Analizi tekniği, iş güvenliği alanında görev almak isteyen kişilerin eğitiminde kullanılarak, kazaların sebeplerinin tespitinde farklı bir bakış açısı ve teknik sağlanması amacı ile daha önce ülkemizde yapılmayan bu çalışma planlanmış ve yapılmıştır.

İş kazaları
Özcan Özçatalbaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Açık ocaklarda kullanılan delik delme makinelerinin performansını etkileyen parametrelerin araştırılması

Açık ocak madenciliğinde üretimi artırmanın en önemli unsurlarından biri yüksek kapasiteli delik delme makinelerinin tercih edilmesidir. Delinebilirlik mekanik araçları kullanarak kayayı kırmak veya delmek için bir dizi faktör tarafından yönetilmektedir. Bunlardan bazıları kayaç oluşumu ile ilgili olup, bazıları da uygulanan kuvvetler ve delik delme ekipmanları ile alakalıdır. Kayaç özellikleri, kaya kırma mekanizmalarını ve delme parametreleri delinebilirlik ile ilgilidir ve delme verimliliğinin değerlendirilmesi ve kesici performansını belirlemek için oldukça önemli parametrelerdir. Bu çalışmanın amacı; açık ocaklarda kullanılan delik delme makinalarının tanıtımı ve performansını etkileyen parametrelerin belirlenmesi, her türlü hava şartlarına karşı direnç gösterebilecek makinaların seçilmesi, işletmede maksimum emniyetin sağlanması ve maliyetlerin azaltılması için gerekli parametrelerin belirlenmesidir. Kayaç özellikleri kaya mekaniği deneyleri ile belirlenmiş ve bu özelliklerin delme performansına etkisi değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Delik Delme Makinaları, Kayaç Özellikleri, Kaya Mekaniği, Delme Performansı, Açık Ocak Madenciliği.

Amir Mohammadian Balkabad
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Sivas altın yatağına krıgıng ve jeoistatistiksel simülasyon yöntemlerinin uygulanması

Bu çalışmada Evliya Tepe (Sivas) altın yatağının altın (Au) ve gümüş (Ag) rezervlerinin ve tenörlerinin kriging yöntemiyle tahmin edilmesi ve jeoistatistik simülasyon yöntemiyle tenör modelinin oluşturulması amaçlanmıştır. Veri tabanı oluşturmak için sahada önceden yapılmış jeolojik ve kimyasal analiz çalışmaları derlenmiştir.Au ve Ag veri analizleri sonucunda sondaj verileri 4 m aralıklı kompozitlere dönüştürülerek jeostatistik analize hazır hale getirilmiştir. Sondaj loglarını içeren kesitler çizilerek kafes sistemi oluşturulmuş ve bu sistem içerisine blok model tanımlanmıştır. Kriging tahmini için tenör verilerinin variogram analizi yapılmış, her iki grupta da anizotropibulunmamıştır. Variogrammodellerinin uygunluğu ve yeterliliği çapraz doğrulama yöntemiyle test edilmiştir. Ordinary Kriging ile blok model içerisinde Au ve Ag tahmini yapılmıştır. Belirli sınır tenör (cut-off) aralıklarında rezerv ve tenör hesaplanmıştır. Gerçek ve tahmin edilmiş verilerin istatistikleri ve grafikleri karşılaştırılarak, tahminler doğrulanmıştır. Ardışık Gauss Simülasyonu (AGS) ile tanımlanan model parametreleri kullanılarak iki ve üç boyutlu tenör modeli oluşturulmuştur. Histogram, variogram ve özet istatistiklerinin geri üretimi ile simülasyon modellerinin doğruluğu test edilmiştir. Ordinary Kriging ve AGS uygulaması sonunda, cevher dağılımının geometrik pozisyonları üç boyutlu ve iki boyutlu haritalar ile temsil edilmiştir. AGS sonuçları için ayrıca standart sapma haritaları hazırlanarak, modeldeki belirsizlikler ortaya konmuştur.

Ayten Eser
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Riske Maruz Değer Yöntemi ile İSG Risklerinin Yönetimi

Risk yönetimi işletmelerin faaliyetlerini sürdürmesi esnasında meydana gelebilecek beklenmedik tehlikelerin önceden önlenmesi için gerekli faaliyetlerin tümünü içermektedir. İş sağlığı ve güvenliği açısından risk yönetimi ise iş kazalarının ve meslek hastalıklarının çalışma ortamından ve insan hatalarından kaynaklı olarak önlenmesini içermektedir. Bu çalışmada risk yönetimi araçlarından Riske Maruz Değer yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem (RMD) son zamanlarda finansal risklerin ölçülmesinde ve risk yönetiminde karar vericiler açısından yoğun olarak kullanılan bir yöntemdir. Çalışmada, Riske Maruz Değer (RMD) hesaplama yöntemleri arasında doğrusal olmayan ilişkileri ve gelecekte meydana gelebilecek olası değişimlerin etkilerini de içermesi nedeniyle en kapsamlı ve güçlü RMD hesaplama yöntemi olarak kabul edilen Monte Carlo Simülasyon Yöntemi kullanılmıştır. Riske Maruz Değer yöntemi kullanılarak yürütülen bu çalışmada, üretim miktarlarının ve kapasite kullanım miktarının iş kazalarına bağlı olarak nasıl bir değişim izlediği araştırılmıştır.

Burkay Karadayı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay kuruyer mevkiindeki taş ocaklarında iş güvenliği açısından taş tozu riskinin araştırılması

Ülkemiz maden çeşitliliği açısından oldukça zengindir. Maden üretimi ülkemiz endüstrisinde çok önemli yeri olan bir sektördür. Madenin çıkartılması esnasında meydana gelen kazaların yanı sıra maden tozuna maruziyet nedeniyle bazı sağlık sorunları ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle tozun sebep olduğu meslek hastalıkları göz ardı edilmeyecek kadar önemlidir. Bu çalışmada; solunabilir toz ölçümleri (3 adet), kişisel toz ölçme cihazı ile yapılmıştır. Her 3 ölçüm için sonuçlar, sırasıyla; 4,53 mg/m3, 2,22 mg/m3, 3,92 mg/m3'tür ve bu değerler, TWA (5 mg/m3) değerinin altındadır. Bunun yanında kayaç ve toz numunelerinin fiziksel, kimyasal ve mineralojik özellikleri incelenmiştir. İnceleme sonucunda kayacın, %100 kireçtaşı olduğu ve içerisinde zararlı sayılabilecek mineraller bulunmadığı tespit edilmiştir.

Ayten Miçooğulları
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kontrollü basamak patlatmalarından kaynaklanabilecek iş sağlığı ve güvenliği risklerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada Gaziantep İlinde işletilen bir taş ocağında delme – patlatma yöntemi ile yapılan üretimlerde, patlatma işlerinde kullanılan malzemeler ve uygulama yöntemleri göz önünde bulundurularak, iş güvenliğinin arttırılması ve çevresel etkilerinin azaltılmasına yönelik araştırmalar yapılmıştır. Gecikmeli elektriksiz kapsüller ile ateşlemenin yapıldığı ocakta yer titreşimi problemlerinin oluştuğu bir bölgede, gecikmeli elektriksiz kapsüller ile yapılan verimsiz patlatmaların yerine, günümüz teknolojisinde geliştirilen elektronik kapsüllerin kullanımı ile yer titreşim miktarının azaltılarak, bir seferde patlatılan delik sayısının arttırılması üzerine çalışılmış, delik sayısının arttırılması ile beraberinde patlatma verimliliği de artmıştır. Ayrıca patlatmalarda oluşan taş savrulmaları açısından elektronik kapsüller, gecikmeli elektriksiz kapsüller ile karşılaştırılmış, bir dizi gecikmeli elektriksiz kapsül patlatması da karşılaştırılarak, taş savrulmaları, kullanılan malzeme, delik dizaynı ve ocak yapısı farklılıklarına göre irdelenmiştir.

Can Dovan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki bazı linyit kömürü tozlarının patlama tehlikesinin analizi ve kamera görüntüsü tabanlı patlayabilirlik ölçme sistemi ile kontrolü

Bu çalışmanın amacı, yeraltı kömür madenlerinin, süreç ve depolama tesislerinin güvenli tasarımı ve işletilmesi için Afşin-Elbistan/Kahramanmaraş, Soma/Manisa ve Tunçbilek/Kütahya bölgelerinden temin edilen linyit kömür tozu örneklerinin patlayabilirlik özelliklerini belirleyerek iş güvenliği açısından toz patlamalarını önleyecek önerilerde bulunmaktır. Linyit kömürü toz örneklerinin patlama özelliklerinin incelenmesi 20-L Siwek küre test cihazı ile yapılmıştır. Maksimum Patlama Basıncı (Pmax), Alt Patlama Limiti (LEL), Maksimum Patlama Basıncı Yükselme Oranı (dp/dt)max ve Toz Patlayabilirlik Sabiti (KSt) değerleri ölçülmüştür. Sonuçlar, incelenen linyit tozlarının uygun koşullar altında patlayabileceğini ortaya koymaktadır. Ayrıca bu çalışma kapsamında, kömür tozlarının patlamalarını engellemek üzere uygulanmakta olan şistleme tekniğinin etkinliğini doğru ve hızlı bir şekilde ölçebilecek bir yöntem ve cihaz geliştirilmiştir. Geliştirilen kamera görüntüsü tabanlı sistemle yapılan deneylerden elde edilen sonuçlarla laboratuvarda elde edilen taş tozu-kömür tozu karışımlarının sonuçları karşılaştırılmıştır. Cihaz %0,57 hassasiyetle taş tozu/kömür tozu oranını en geç beş dakika içinde belirleyebilmektedir.

Abdulkadir Ürünveren
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Atık ısı kazanlarında akışla hızlandırılmış korozyon için uygulama esaslı kritik kalınlık kestirimi

Bu çalışmanın amacı; Termik Santral Atık Isı Kazanlarında Akışla hızlandırılmış Korozyonun azaltılması ve analizinin yapılmasıdır. Çalışmalar aynı işletmenin, ERZIN9FB modelinde yeni kurulan Dogalgaz Çevrim Santrali ile 1997 yıllarında kurulmuş Dogalgaz Çevrim Santrali bünyesinde 2011- 2015 yılları arasında meydana gelen Korozyon vakalarının incelenmesi, burada tutulan Mekanik Planlı Bakım, Arıza kaydı, Duruş Raporları, Kaza Raporları tarafından yapılan çalışma raporlarına dayandırılmıştır. Yeni kurulan Çevrim Santralinde ve eski Doğalgaz Çevrim Santrali bünyesinde Atık Isı kazanlarında, daha çok Ekonomizer düşük basınç (LP) boru ve bağlantı elemanlarında yapılmıştır. Santral bünyesinde tutulan belge ve kayıtlar (Mekanik Planlı Bakım, Arıza kaydı, Duruş Raporları, Kaza Raporları ve Fyfield Consulting Ltd. tarafından yapılan çalışma raporları) incelenmiş, bu vakalardan toplanan parçalanmış korozyona ugranmış hasarlı parçalar analiz edilmiştir. Bu tesisden elde edilen veriler benzer materyal ve proses şartlarına sahip olan Şirketin diğer tesislerinde rahatlıkla riski azaltıcı bir etmen ve Mekanik Duruş ve Randıman kaybı gibi sebepleri azaltıcı bir tedbir olarak faydalı olmuştur. Wang / Duan 'ın Korozyon Teorisine göre hesaplanan kritik yırtılma incenlendi ve bu tip tesisler için yeni yırtılma oranları bulundu. Duruş ve Kazalara yol açmaması için yeni öneriler geliştirildi.

Akın Avşaroğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Açık maden işletmelerinde sayısal görüntü işleme yöntemi ile patlatma veriminin analizi

Bu çalışmanın amacı; kontrollü patlatma uygulamaları sonucunda elde edilen cevher veya pasa yığınlarının kamera görüntülerinden açık kodlu olan ImageJ versiyon 1.52a yazılımı kullanılarak tane boyut dağılımlarını hızlı bir şekilde tahmin edebilme imkanı sağlamak için madenciliğe uygun bir işlem sırası belirlenebilmesidir. Bu amaç doğrultusunda, ImageJ versiyon 1.52a yazılımı ile daha önceden laboratuvarda elek analizi yapılmış referans görüntü üzerinde bir işlem sırası geliştirilmiştir Geliştirilen bu işlem Adana'nın Karaisalı bölgesinde bulunan kireçtaşı ocağında uygulanmış ve patlatmanın verim analizi gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak yığındaki taneciklerin %50'sinin 25 mm'den daha küçük boyutlu olduğu anlaşılmış olup Kırma-eleme tesisinden çıkan nihai ürünün %50'sinin boyutunun 5 mm'den küçük olması istenilmektedir. Bu durumda kırma-eleme tesisi öncesinde elde edilen ürünün tane boyutunun 5 kat düşürülmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Rifat Derman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek basınçlı bir doğal gaz boru hattı montajında iş güvenliği bakımından risk değerlendirmesi

Bu çalışmanın amacı; Yüksek basınçlı bir doğal gaz boru hattı yapım işinde elektrik ark kaynağı uygulamalarında iş güvenliği bakımından risk analizini yaparak alınması gereken önlemlerin bu riskleri matematiksel olarak hangi ölçekte minimize edeceğini göstermektir. Toplamda 60 km boyunca ve iki buçuk yıl süresince yapımı devam eden projenin en önemli aktivitesi olan kaynak aktivitesinin insan sağlığına etkileri ve yapım aşamasında yaşanan iş kazaları, iş kayıpları ve çalışmaların durdurulmasının nedenleri incelenmiştir. Bu kapsamda yıl ve ay bazında kaza olma ihtimalleri değerlendirilmiş ve çözüm önerilerinin bu durumları sayısal olarak hangi boyutta düşürebildiği izah edilmiştir.

Boru hatlarıDoğal gazDoğal gaz boruları+4
Veysel Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Makine öğrenmesi yöntemleri ile dinamik risk analizinde insan tecrübesine olan bağımlılığın azaltılması

Risk yönetimi işletmelerin karar verme ve süreçlerini yönetme konusunda başvurdukları yöntemlerden birisidir. Enerji sektörü, özellikle son dönemlerde dünya genelinde yaşanan arz problemlerinden kaynaklı olarak risk yönetiminin verimli şekilde yürütülmesi elzem sektörlerdendir. Risk yönetiminin önemli aşamalarından olan risk analizi geçmişten günümüze farklı yöntemlerle gerçekleştirilmiştir. Son dönemde teknolojinin gelişmesiyle birlikte pek çok alanda olduğu gibi risk analizi alanında da makine öğrenmesi yöntemlerinden yararlanılmaktadır. Makine öğrenmesi yöntemlerinin risk analizinde kullanılmaya başlamasıyla birlikte uzmana olan bağlılığın azaltılması bu tez çalışmasında hedeflenmiştir. Bu amaçla, bir rüzgâr enerji santralinin SCADA sisteminden temin edilen operasyon ve alarm verileri incelenmiştir. Alarm verileriyle ileriye yönelik alarm tahmini ve sistemin arıza yapma riski ekonomik kayıp üzerinden modellenmeye çalışılmıştır. Riske etki eden parametreler makine öğrenmesi yöntemleriyle otomatik olarak modele dahil edilmiş ve uzmana olan bağlılığın azaltılması hedeflenmiştir. Çalışmanın sonucunda hem gerçek zamanlı hem de ileriye yönelik risk tahminlerinin yüksek tutarlılık oranlarında gerçekleştirildiği görülmüştür.

Hasar riskiMakine öğrenmesiMakine öğrenmesi yöntemleri+1
Burkay Karadayı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Işık sensörlü 1 litrelik toz patlama küresinin geliştirilmesi

Bu çalışmada, toz taneciklerinin patlama karakteristiğinin ve kalorifik değerinin aynı anda belirlenmesini sağlayan kompakt bir cihaz geliştirip doğrulaması gerçekleştirilmiştir. Mevcut 20 L'lik Siwek küresindeki basınç sensörüne ilaveten bu patlama küresinde ışık sensörü kullanılarak patlama anı ve süresi hassas olarak ölçülebilmiştir. Işık sensörü ile patlama kürelerinde patlama hızı tayini ilk defa denenen bir çalışma olmuştur. Işık yayılımı toz patlaması anında oluşan basınç dalgalarının yayılım hızından çok daha hızlı olduğu için ışık sensörü tarafından patlamanın algılanması zaman kaybı olmadan gerçekleşmektedir. İlk andaki patlamayı algılayabilen bir sensör patlama küresi içerisindeki olayların daha iyi anlaşılması sağlamıştır. 1 L'lik toz patlama küresi kullanılarak ölçülen maksimum basınç (Pmax) değerleri 20 L'lik Siwek kullanılarak elde edilen Pmax değerleri arasında lineer bir orantı olduğu saptanmıştır. İki veri arasındaki ilişki lineer eğri uydurma yöntemiyle formülüze edilmiştir. Böylece, 1 L'lik toz patlama küresinde elde edilen sonuçların bu çalışmada geliştirilen lineer eğri ile birlikte mühendislik uygulamalarında güvenli bir şekilde kullanılabilirliğinin mümkün olduğu görülmüştür. 1 L'lik ve 20 L'lik toz patlama kürelerinde aynı kömür için ölçülen Pmax değerleri arasındaki belirleme (determinasyon) katsayısı, R2=0.903 olarak hesaplanmıştır. 1 L'lik patlama küresi ile ölçülen Pmax değerleri ve bu değerlere bağlı olarak hesaplanan patlama indeks katsayısı bu çalışmada geliştirilen lineer eğri yardımıyla 20 L'lik Siwek küresi kullanılarak ölçülen Pmax değerlerine yaklaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Toz patlaması, patlama küresi, patlama indeksi, maksimum patlama basıncı

Kömür tozuPatlamaSensörler+1
Fatma Bilirgen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Mars/Gale kraterinde uzaktan algılama ve yer gözlemleri ile hematit minerali dağılımının araştırılması

Bu çalışmanın amacı Mars'ın tamamını gözlemleyebilen uydu verilerinin daha hassas yer verileri ile kalibrasyonunu yaparak daha hassas verilerin üretilebilmesini sağlamaktır. Çalışmada, ABD tarafından 2006 yılında Mars yörüngesine yerleşen MRO uydusu üzerinde bulunan CRISM algılayıcısının FRT görüntüleme tipi ile yine ABD tarafından 2012 yılında Mars'da Gale Krateri bölgesine indirilen Curiosity keşif aracı üzerinde bulunan Mastcam algılayıcısı kullanılarak, kraterin kuzeybatı kanadında ve kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanan topografik bir yükselti olan VRR bölgesinde mineral araştırması yapılmıştır. Uydu verisi ön işlemi için gerekli olan düzeltmeler IDL/ENVI programı üzerinde çalışan CAT modülü kullanılarak yapılmış, düzeltmeleri yapılmış uydu verisine Bant Derinliği yöntemi uygulanmıştır. Çıkan sonuçlar MICA kütüphanesindeki mineraller ile karşılaştırılmış, VRR bölgesinde hematit minerali (Fe2O3) tespit edilmiştir. Aynı bölgede Mastcam verilerinin analiziyle hematit minerali tespit edildiği gibi CRISM algılayıcısının hematit tespit edemediği piksellerde de Mastcam hematit tespit etmiştir. CRISM verisine getirilmesi gereken düzeltmenin hesaplanması için çalışma alanında 40 adet CRISM pikseline isabet eden Curiosity keşif aracının 78 sol gününe ait 273 hematit örneği kullanarak bir model geliştirilmiştir. Pearson korelasyon katsayısı (r) % 86 ve MAE % 1.5 olarak bulunan modelin regresyon katsayıları kullanılarak hematit mineralini tespit eden BD860_2 indisi ModBD860_2 olarak modifiye edildiği gibi bu indis CRISM verisine uygulanarak çalışma alanındaki hematit minerali dağılımı haritası da güncellenmiştir. Çalışma alanında hematit minerali dağılımı BD860_2 indisi kullanılarak % 46 olarak tespit edilmesine rağmen ModBD860_2 indisi kullanılmasıyla bu oran % 74 olarak bulunmuştur.

Gediz DeltasıHematitHiperspektral görüntüleme+1
Mehmet Ali Akgül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Altın kaynak kestiriminde dinamik arama elipsoidinintenör ve tonaj üzerindeki etkisinin incelenmesi

Maden kaynaklarının doğru şekilde modellenmesi ve tahmin edilmesi, madencilik faaliyetlerinin ekonomik ve teknik başarısı açısından kritik öneme sahiptir. Altın sahalarında kaynak kestiriminde kullanılan arama elipsoidi, veri noktalarının etkili olduğu yön ve mesafeleri belirleyerek blok modellemeyi doğrudan etkiler. Geleneksel olarak kullanılan sabit arama elipsoidi, tüm alana sabit bir geometri uygular bu da özellikle yapısal olarak karmaşık altın sahalarında modelleme hatalarına yol açabilir. Dinamik arama elipsoidi ise, her konumda jeolojik yapıya uygun olarak yönelim ve boyutlarını değiştirerek daha gerçekçi ve doğru bir kestirim imkânı sunar. Bu çalışmada temel araştırma problemi, dinamik arama elipsoitlerinin tenör ve tonaj tahminlerine etkisinin ne ölçüde anlamlı olduğunun ortaya konmasıdır. Böylece, kaynak modellemede daha doğru ve güvenilir sonuçlara ulaşılması hedeflenmektedir.

Elnur Shahbazov
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00

Other supervisors