Theses supervised by Prof. Dr. Sezgin Vuran

14 theses · Anadolu University

DoctorateOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara sosyal beceri öğretiminde teknoloji destekli etkileşimli ortam tasarımı ve etkililiği

Otizm Spektrum bozukluğu (OSB) olan bireyler iletişim başlatma, sürdürme, sosyal ipuçlarını anlama, sosyal bağlama uygun tepki verme gibi sosyal becerilerde önemli ölçüde yetersizlikler göstermektedirler. Bu nedenle bu bireylerin eğitim programlarında sosyal becerilerin geliştirilmesi öncelikli amaçlardan birisidir. OSB olan bireylerde sosyal beceri öğretiminde pek çok yöntem kullanılmaktadır. Önemli olan hedeflenen sosyal becerilerin öğretiminde etkililiği ortaya konmuş kanıt temelli uygulamaların kullanılıyor olmasıdır. OSB olan bireylerde sosyal beceri öğretiminde kullanılan kanıt temelli uygulamalardan biri de sosyal öykülerdir. Sosyal öyküler sosyal ipuçlarını anlama ve bu duruma uygun tepki vermeyi açıklayan kısa bireyselleştirilmiş öykülerdir. Dolayısıyla bir kurguya sahiptir ve bu bağlamda Çoklu Ortam Öğrenme Yaklaşımı, farklı içerik sunum biçimlerini destekleyerek sosyal öykülerin dijital ortamlardan verilmesi için uygun bir yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmanın amacı OSB olan ergenlere sosyal beceri öğretiminde etkileşimli ve etkileşimli olmayan ortamlarda hazırlanan sosyal öykülerin tasarımlanması ve etkileşimli ve etkileşimli olmayan sosyal öykülerin etkililik ve verimliliklerinin karşılaştırılmasıdır. Ayrıca, çalışmada deneklerin hedef sosyal becerileri öğretim sona erdikten sonra sürdürmeleri ve bu becerileri farklı ortamlara genellemeleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi de amaçlanmıştır. Aynı zamanda annelerin, öğretmenlerin ve akranların görüşleri de değerlendirilerek, çalışmanın sosyal geçerliği incelenmiştir. Araştırma, OSB tanısı olan 12-14 yaş aralığında kaynaştırma eğitimine devam eden dört ergen katılımcı ile yürütülmüştür. Araştırmanın yöntemi karma araştırma yöntemidir. Araştırmada tasarım tabanlı araştırma ve tek denekli araştırma desenlerinden biri olan uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli birlikte kullanılmıştır. Bulgular; etkileşimli sosyal öykülerin "etkileşimli, seçim yapma ve karar verme" özelliklerini barındırması nedeniyle etkileşimli olmayan sosyal öykülere göre daha ilgi çekici ve eğlenceli olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte her iki uygulamanın da kolay uygulanabilir ve amaca hizmet ettiği belirtilmektedir. Her iki öğretim uygulaması ile deneklerin sosyal becerileri edindikleri ve edindikleri bu becerileri öğretim bittikten sonra da sürdürdükleri, farklı ortam ve kişilere genelledikleri görülmüştür. Araştırmada sosyal becerilerin ediniminde etkileşimli sosyal öykü uygulaması ile etkileşimli olmayan sosyal öykü uygulamasının çok az bir farkla hemen hemen eşit düzeyde etkili olduğu, kalıcılık ve genelleme aşamalarında ise her iki öğretim uygulaması arasında dört katılımcıda da bir farklılık olmadığı görülmektedir. Bulgular verimlilik açısından değerlendirildiğinde ise her dört denekte ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleştirilen oturum/deneme sayısı ve hata sayısı açısından etkileşimli sosyal öykü uygulamasının etkileşimli olmayan sosyal öykü uygulamasına göre daha verimli olduğu görülmüştür. Ancak, hedef becerilerde ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleşen toplam öğretim süresi açısından değerlendirildiğinde bir denek haricinde üç denekte etkileşimli olmayan sosyal öyküler etkileşimli sosyal öykülere göre daha verimlidir. Sosyal geçerlik bulgularına göre anneler, öğretmenler her iki uygulama için olumlu sonuçlardan söz etmişlerdir. Bununla birlikte etkileşimli sosyal öykülerin etkileşimli olmayan sosyal öykülere göre daha eğlenceli, aktif ve keşfedici bir öğrenme ortamı oluşturduğunu; bu nedenle çocuklarının becerileri daha hızlı öğrenmiş olabileceklerini belirtmişlerdir. Akranlar ise çalışmaya katılmak ve bu çalışmanın bir parçası olmaktan dolayı kendilerini çok mutlu hissettiklerini, arkadaşları için çalışmanın yararlı olduğunu ifade etmişlerdir. Ek olarak birlikte oyun oynamak, vakit geçirmek, grup etkinliklerine katılmak, zor durumlarda ne yapmaları gerektiğini öğrenmek gibi becerilerde çalışmanın hem kendileri, hem arkadaşları, hem de tüm sınıf için yararlı olduğunu dile getirmişlerdir. Anahtar Sözcükler: OSB, Sosyal beceri, Sosyal öyküler, Teknoloji destekli etkileşimli ortam tasarımı.

Ortam tasarımıOtistik bozukluklarOtistik çocuklar+5
Sunagül Sani Bozkurt
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu tanılı öğrencilerin stereotip davranışlarına ilişkin öğretmen deneyimleri

Otizm spektrum bozukluğu (OSB) tanısı almış bireyler sözel ve sözel olmayan iletişimde yetersizlik, bir takım sosyal sınırlılıklar ile sınırlı ve tekrarlayan davranışlar gibi belli başlı bir takım özelliklere sahiptirler. Tekrarlayan, diğer bir adıyla stereotip davranışlar ise OSB ilk kez 1943 yılında Amerikalı psikiyatrist Leo Kanner tarafından tanımlandığından beri bu bozukluğun değişmeyen temel tanı ölçütlerinden biri olmuştur. Bu nedenle, OSB tanısı almış bireylerle çalışan öğretmenlerin stereotip davranışlarla karşılaşması neredeyse kaçınılmaz bir durum olmaktadır. İlgili alanyazın incelendiğinde ise OSB tanılı bireylerle çalışan öğretmenlerin bu davranışları ne kadar tanıdıkları, nasıl müdahale ettikleri gibi bilgiler sunan bir araştırma olmadığı dikkat çekmektedir. Bu gerekçe ile bu araştırmanın genel amacı, OSB tanılı öğrencilerle çalışan öğretmenlerin karşılaştıkları stereotip davranışlarla ilgili deneyimlerinin derinlemesine incelenmesidir. Bu bağlamda, araştırmanın katılımcıları, uygulamalı davranış analizi (UDA) temelli eğitim veren bir kurumda OSB tanılı öğrencilerle çalışan 20 öğretmendir. Fenomenolojik olarak desenlenen bu araştırmanın verileri, nitel veri toplama yöntemlerinden yarı-yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Veri analizi sonucunda elde edilen beş tema araştırmanın bulgularını oluşturmuştur. Bulgular, görüşme yapılan öğretmenlerin çalıştıkları kurumun sistemi nedeniyle stereotip davranışları, bu davranışlara müdahale yöntemlerini tanıdıklarını göstermiştir. Öğretmenler ayrıca stereotip davranışların hem stereotip davranışı sergileyen öğrencinin kendisini, hem sınıftaki diğer öğrencileri hem de öğretmeni olumsuz yönden etkilediğini ve müdahale edilmesi gereken davranışlar olduğunu ifade ederken, stereotip davranış problem davranış mıdır, değil midir? ikilemi yaşamaktadırlar. Araştırmanın bulguları öğretmenlerin müdahale etmekte ve azaltmakta zorlandıkları için sözel stereotip davranışlarla baş etmede diğer davranışlara göre daha çok zorlandıklarını göstermiştir. Öğretmenlerin bu davranışlarla baş etmede ayrımlı pekiştirme, izlerlik sözleşmesi, tepkiyi kesme ve yeniden yönlendirme gibi bir takım davranışsal müdahale yöntemleri kullandıkları belirlenmiş, içlerinde en etkili buldukları yöntemin ise ayrımlı pekiştirme olduğu tespit edilmiştir. Bir eğitim koordinatörü ve süpervizör eşliğinde bu davranışlarla baş eden ve sürekli eğitim gören öğretmenler sağlanan bu destekden çok memnunken; konu ile ilgili daha çok araştırma yapılması, eğitim ve seminerler düzenlenmesi, kendi kurumları gibi kurumların çoğalması, ailelerle işbirliği yapılması gibi çeşitli görüş ve önerilerini belirtmişlerdir.

Otistik bozukluklarOtistik çocuklarStereotipik davranış+2
Hande Cihan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Özel gereksinimli öğrenciler için yetişkinliğe geçiş becerileri ölçme aracının geliştirilmesi

Bu araştırmanın amacı, özel gereksinimli öğrencilerin yetişkin rollerine hazırlanıp toplumda bağımsız ve kaliteli bir yaşam sürdürebilmeleri için bu bireylere gerekli olan toplumsal/ bağımsız yaşam becerilerinin kazandırılmasını hedefleyen Bireyselleştirilmiş Geçiş Planlarında (BGP) yer alması gereken hedefleri belirlemeye yarayan bir geçiş ölçeği geliştirmektir. Araştırmanın evrenini 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkez'lerinin 11. ve 12. sınıflarındaki gönüllü özel gereksinimli öğrencilerle oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklem gurubunu amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen İstanbul, Ankara ve Eskişehir illerinde bulunan Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkez'lerinde 2014-2015 eğitim-öğretim yıllarında öğrenim gören 413 gönüllü öğrenci oluşturmaktadır. Yetişkinliğe geçiş becerileri ölçme aracının oluşturulması aşamasında mevcut geçiş modelleri ve ölçekleri incelenerek, İngilizce dilinde 6 faktör ve 40 bileşenli madde havuzu oluşturulmuştur. Devamında ise Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye'de geçiş alanında uzman akademisyen, öğretmen ve ölçme değerlendirme uzmanlarından oluşan toplam 23 kişiden ölçme aracının maddeleri hakkındaki görüşleri alınmıştır. Uzman görüşleri sonucunda ölçme aracının, 7 faktör ve 43 madde olmak üzere 3'lü likert tipine dönüştürülmüştür. Pilot uygulama 38 özel gereksinimli öğrenci ile gerçekleştirilmiş, gerekli düzenlemelerden sonra ise geçiş becerileri ölçme aracı toplamda 413 özel gereksinimli öğrenciye uygulanmıştır. Aracın geçerlik ve güvenirlik kanıtlarını elde etmek amacıyla açımlayıcı faktör analizi yapılmış, ardından faktör yapısına göre Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı (.77) ve ayrı bir uygulama ile test-tekrar test güvenilirliği (.77) hesaplanmıştır. Sonuç olarak; bu çalışmada geliştirilen yetişkinliğe geçiş becerilerini ölçmek için 29 madde ve yedi faktörden oluşan, varyansın %46.5'ini açıklayan bir ölçme aracı hazırlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Yetişkinliğe geçiş becerileri ölçme aracı, Bireyselleştirilmiş geçiş planı (BGP), Özel gereksinimli öğrenci, Toplumsal/Bağımsız yaşam becerileri,Bağımsız/Kaliteli yaşam

Yaşam becerileri programıYetişkinliğe geçiş becerileri ölçme aracıÖzel gereksinimli çocuklar
Gülay Cesur Yakaboylu
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara kavram öğretiminde sıklaştırılmış ve dağıtılmış denemelerle öğretimin etkililik ve verimliliklerinin karşılaştırılması

ADÖ genellikle sıklaştırılmış denemelerle öğretim (SDÖ), dağıtılmış denemelerle öğretim (DDÖ) ve serpiştirilmiş denemelerle öğretim (SEDÖ) olmak üzere üç yolla sunulmaktadır. Bu araştırmada OSB olan çocuklara kavram öğretiminde SDÖ ve DDÖ'nün etkililiği ve verimliliği karşılaştırılmıştır. Ayrıca çalışmaya katılan çocukların devam ettiği uygulama birimindeki öğretmenlerin, bu çalışmada belirlenen hedef davranışlara, kullanılan yöntemlere ve elde edilen bulgulara ilişkin görüşleri belirlenmiştir. Araştırmada uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları yaşları 4-5 arasında değişen ve OSB tanısı olan dört erkek çocuktur. Araştırmanın bulguları; dört öğrencide de DDÖ'nün SDÖ'ye göre daha etkili olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin hiçbiri SDÖ ile öğretilen kavramlarda ölçütü karşılar düzeyde performans sergilememiştir. DDÖ oturumları tamamlandıktan 8, 9 ve 10 hafta sonra toplanan izleme verileri öğrencilerden ikisinin edindikleri kavramları koruduklarını göstermektedir. Öğrencilerin devam etmekte olduğu uygulama biriminde görev yapan öğretmenlerden toplanan sosyal geçerlik verileri, öğretmenlerin dağıtılmış denemelerle öğretime ilişkin daha olumlu görüşleri olduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Otizm Spektrum Bozukluğu, Ayrık Denemelerle Öğretim, Sıklaştırılmış Denemelerle Öğretim, Dağıtılmış Denemelerle Öğretim

Ayrık eğitimDağıtılmış denemelerle öğretimKavram öğretimi+6
Hüsne Öz Alkoyak
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin yetersizliği olan çocuklarda kendiliğinden sayıya odaklanmanın artırılmasında pekiştirme sürecinin etkililiği

Çocuklarda çeşitli görevler kullanılarak ölçümlenen kendiliğinden sayıya odaklanma erken matematiksel becerilerle yakından ilişkilidir ve ileriki yıllarda gözlenen matematik becerilerinin kestirimcisidir. Bu araştırmanın amacı zihin yetersizliği olan çocuklarda kendiliğinden sayıya odaklanmanın artırılmasında ayrımlı pekiştirmenin etkililiğini incelemektir. Ayrıca araştırmada artırılan kendiliğinden sayıya odaklanmanın kalıcılığını belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın katılımcıları zihin yetersizliğine sahip üç çocuktur. Katılımcıların KSO'larını artırmada yapılandırılmış oyunlar ve ayrımlı pekiştirmenin kullanıldığı öğretim oturumları düzenlenmiştir. Tek denekli araştırma desenlerinden katılımcılar arası gecikmiş çoklu başlama modeli kullanılarak gerçekleştirilen araştırmada katılımcıların taklit görevlerindeki ve model görevlerindeki kendiliğinden sayıya odaklanmalarına ilişkin veri toplamak üzere başlama düzeyi, yoklama ve izleme oturumları düzenlenmiştir. Etkililik verilerinin grafiksel analizi yapılmıştır. Etkililik bulguları pekiştirme uygulamasıyla zihin yetersizliği olan çocuklarda kendiliğinden sayıya odaklanmanın artırılabildiğini ortaya koymuştur. Ayrıca katılımcıların kendiliğinden sayıya odaklanmalarındaki artışın uygulama bittikten 10 gün sonra da gözlendiği belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Zihin yetersizliği, Kendiliğinden sayıya odaklanma, PekiĢtirme

MatematikMatematik eğitimiMatematik öğretimi+7
Muhammet Yasin Yassıkaya
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuğa sahip ailelerin katıldıkları aile eğitimi programı sonrasındaki yaşam döngüsüne ilişkin görüşleri

Araştırmanın genel amacı aile eğitim programlarına katılan ebeveynlerin çocuklarına, aile içi ve toplumsal etkileşimlerine ve katıldıkları aile eğitimi programına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın katılımcılarını, OSB'li çocuğa sahip altı anne ve iki baba oluşturmaktadır. Fenomenolojik desenle yürütülen bu araştırmanın verileri, nitel veri toplama yöntemlerinden yarı-yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Veriler içerik analizi tekniğiyle analiz edilmiştir. Veri analizi sonucunda sekiz tema elde edilmiştir. Elde edilen temalar araştırmanın bulgularını oluşturmuştur. Araştırmanın bulgularına göre, aileler sıklıkla çocuklarında problem davranışlarla karşılaştıklarını belirtmektedirler. Aileler, aile eğitim programlarına katılmadan önce kullandıkları davranış problemleri ile başa çıkma yöntemlerinin katıldıkları aile eğitim programı sonrası farklılaştığını ifade etmektedirler. Aileler OSB'li çocuklarıyla iletişim kuramadıklarını, ancak katıldıkları aile eğitimi programı sonrası çocuklarına fırsat sunarak iletişim kurmayı başardıklarını ifade etmişlerdir. Bulgular, ailelerin çocuklarının OSB'li olması nedeniyle eşleriyle olan etkileşimlerinde, toplumsal yaşama katılımlarında çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını göstermektedir. Katıldıkları aile eğitimi programı sonrası eşlerin birbirlerine karşı daha anlayışlı oldukları, birçok problemi atlattıkları ve sosyalleşmeye başladıkları gibi olumlu gelişmelerden söz etmişlerdir. ise kendilerini akraba ortamından soyutlamayı tercih ettikleri izlenimi edinilmiştir. Aileler katıldıkları aile eğitimi programıyla ilgili genel görüşlerinin olumlu olduğunu ve yüksek düzeyde yarar sağladıklarını, ancak aile eğitim programlarının daha uzun süreli planlanması gerektiğini belirtmektedirler. Anahtar Kelimeler: OSB'li çocuğu olan aileler, aile eğitimi, aile eğitimi programları, anne-baba görüşleri, yarı-yapılandırılmış görüşme.

Aile eğitimiEğitim programlarıOtistik bozukluklar+4
Selin Gökçe
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Özel gereksinimli bireylerin eğitiminde paydaşlar arası iş birliği: Model önerisi

Bu araştırmanın amacı özel gereksinimli öğrencinin eğitiminden sorumlu paydaşların mevcut iş birliğine yönelik görüşlerinin belirlenmesi, paydaşların görüşleri doğrultusunda paydaşların iş birliğini sağlamak için bir çevrimiçi platformun ihtiyaç analizinin yapılması, çevrimiçi platformun tasarım ilkelerinin belirlenmesi, bu ilkelere göre çevrimiçi platformun tasarlanması, geliştirilmesi ve paydaşlar arasında kullanılabilirliğinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırma tasarım tabanlı araştırma yaklaşımıyla gerçekleştirilmiştir. Tasarım tabanlı araştırma sürecinde ihtiyaç analizinin ardından birinci prototipin değerlendirilmesi, ikinci prototipin değerlendirilmesi ve son ürünün değerlendirilmesi aşamalarından oluşan üç döngüsel süreçte araştırma süreci tamamlanmıştır. Araştırmanın ihtiyaç analizi aşamasında 26 katılımcı, birinci prototipin değerlendirilmesinde 5 katılımcı, ikinci prototipin değerlendirilmesi aşamasında pilot uygulamaya 12 katılımcı ve değerlendirme aşamasına 11 katılımcı, son ürünün değerlendirilmesi aşamasında uygulama aşamasına 11 katılımcı ve değerlendirme aşamasında 97 katılımcı yer almıştır. Araştırma toplam 151 katılımcıyla tamamlanmıştır. Araştırmada veriler yarı yapılandırılmış görüşmelerle ve Web Sitesi Kullanılabilirlik Ölçeği ile Sistem Kullanılabilirlik Ölçeği ile toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ve betimsel istatistikler yoluyla çözümlenmiştir. İhtiyaç analizi ve döngüsel değerlendirme süreçlerinin ardından çevrimiçi platformun tasarım ilkeleri belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar özel gereksinimli öğrencilerin eğitiminden sorumlu paydaşların iş birliği için hazırlanan çevrimiçi platformun iş birliği sürecinde kullanılabilir olduğunu ortaya koymuştur.

Halil Öztürk
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara sosyal beceri öğretiminde uzmandan ebeveyne, ebeveynden ebeveyne sunulan eğitimin etkililiği

Bu araştırmada uzmandan ebeveyne, ebeveynden ebeveyne sunulan eğitimlerin annelerin uygun ve uygun olmayan davranış örnekleriyle öğretimi (U/UODÖÖ) yüksek uygulama güvenirliği ile uygulamalarında, genellemelerinde ve uygulama tamamlandıktan 2, 4 ve 8 hafta sonra da sürdürmelerinde etkililiğini belirlemek amaçlanmıştır. Ayrıca annelerin U/UODÖÖ aracılığıyla sundukları öğretimin Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklarının sosyal becerileri edinmeleri, genellemeleri ve uygulama tamamlandıktan 2, 4 ve 8 hafta sonra da sürdürmeleri üzerindeki etki düzeyini belirlemek de amaçlanmıştır. Araştırmada annelerin, araştırma sürecine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla sosyal geçerlik görüşmeleri de gerçekleştirilmiştir. İki aşamadan oluşan araştırmanın birinci aşamasına yaşları 35-40 arasında olan üç anne ve yaşları 12-14 arasında olan çocukları, ikinci aşamaya ise yaşları 30-45 arasında olan üç anne ve yaşları 6-10 arasında olan çocukları katılmıştır. Uzman ve eğitmen ebeveynin sunduğu eğitimlerin ve annelerin çocuklarına sunduğu sosyal beceri öğretimlerinin etkililiğini belirleyebilmek amacıyla her iki aşamada da çiftler arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, uzman ve eğitmen ebeveyn tarafından sunulan eğitimlerin, annelerin U/UODÖÖ'yü yüksek uygulama güvenirliği ile uygulamalarında, farklı becerilere genellemelerinde ve uygulama tamamlandıktan 2, 4 ve 8 hafta sonra da sürdürmelerinde etkili olmuştur. Annelerin, U/UODÖÖ aracılığıyla sundukları öğretimlerin çocukların hedef sosyal becerileri edinmeleri, farklı kişilere genellemeleri ve uygulama tamamlandıktan 2, 4 ve 8 hafta sonra da sürdürmeleri üzerinde de etkili olduğunu göstermektedir. Sosyal geçerlik bulguları annelerin araştırma sürecinden, öğrendikleri uygulamadan ve uygulamayı kullanmaktan memnun olduklarını göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Otizm Spektrum Bozukluğu, Ebeveyn eğitimi, Ebeveynden ebeveyne eğitim, Sosyal beceriler

Volkan Şahin
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul dönemindeki üstün yetenekli öğrencilerin sosyal yeterliklerinin geliştirilmesi: Eylem araştırması

Üstün yetenekli bireylerin bazı sosyal yeterlik sorunları yaşadıkları bilinmektedir. Bu sosyal yeterlik sorunlarının bir bölümü de öz-düzenleme becerilerinin eksikliği nedeniyledir. Bu araştırmada ortaokul dönemindeki üstün yetenekli öğrencilerin sahip oldukları ve olmadıkları sosyal yeterlikler belirlenerek, elde edilen veriler doğrultusunda okullarında onlara öz düzenleme becerilerinin öğretilmesi yoluyla sosyal yeterliklerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bir ortaokulda destek eğitim sınıfına katılan dokuz üstün yetenekli ergen araştırmanın katılımcılarını oluşturmaktadır. Bu katılımcılardan üçü odak öğrenci olarak belirlenmiştir. Araştırma sürecinde öz-düzenleme becerilerinin öğretimi için eylem planları yapılmış uygulanmış ve her ders içinde toplanan veriler sürekli analiz edilerek yeni alınan kararlar ile eylem planları düzenlenerek uygulandığından araştırmanın deseni eylem araştırmasıdır. Ortaokula devam eden üstün yetenekli öğrencilere yirmi oturumluk öz düzenleme ile ilişkili sosyal yeterliği geliştirme programı uygulanmış ve programın öğrencilere nasıl katkı sağladığı incelenmiştir. Üstün yetenekli öğrencilerin sosyal yeterliklerini geliştirmek amacıyla oluşturulan programın tasarı aşamasında öz düzenleme ile ilişkili sosyal yeterliklerinin geliştirilmesi gerektiği belirlenmiştir. Programın uygulama sürecinde, öz düzenleme becerilerinde gelişim gereksinimi olduğu belirlenen katılımcı odak öğrencilerin, sınıf içinde ders düzenini aksatacak davranışlarda bulundukları, arkadaşlık ilişkilerinde sorun yaşadıkları ve beklenmedik düşük başarı sergiledikleri ortaya konulmuştur. Programın uygulanmasının ardından öğrencilerin duygularını düzenleme ve iletişim becerilerinde iyileşmenin olduğu, okul ve sınıf içerisinde daha az problem davranış sergiledikleri belirlenmiştir. Katılımcı odak öğrencilerin ebeveynlerinin ise çocuklarına dair beklentilerinin değiştiği ve sosyal beceri öğretiminde yaptıkları hataları fark ettikleri bulguları elde edilmiştir.

Esranur Dülger
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Yapay zekâ destekli araçlarla öğretim materyali hazırlama eğitiminin özel eğitim öğretmenlerine yüz yüze ve çevrimiçi sunumlarının karşılaştırılması

Yapay zekânın (YZ) günümüzde tüm eğitim alanlarında olduğu gibi özel eğitimde de önemli dönüşümleri başlattığı söylenebilir. YZ özellikle tanılama, değerlendirme, öğretimi bireyselleştirme ve materyal hazırlama amacıyla özel eğitimde kullanılabilir. Bu araştırmada amaçlanan özel eğitim öğretmenlerine yönelik hazırlanan YZ destekli araçlar ile materyal hazırlama eğitim paketinin yüz yüze ve çevrimiçi sunumlarının etkililiğini karşılaştırmak ve özel eğitim öğretmenlerin bu araçları nasıl kullandıklarını veya kullanmama nedenlerini belirlemektir. Ayrıca eğitim paketinin sunulmasının ardından öğretmenlerin eğitim paketine ve öğrencilere yansımaları ile ilgili görüşlerini derinlemesine incelemektir. Bu araştırma, iç içe karma yöntem deseni ile desenlenmiştir. Araştırmanın nicel bölümü tam deneysel desen olan Solomon Dört Grup tasarımıyla, nitel bölümü ise fenomenoloji deseni ile yürütülmüştür. Elde edilen nicel ve nitel bulgular birleştirme desenine uygun olarak bütünleştirilmiştir. Araştırmada YZ destekli araçlar ile materyal hazırlama eğitiminin yüz yüze ve çevrimiçi sunumlarının her iki grupta da etkili olduğu ancak yüz yüze ve çevrimiçi eğitimlerin arasında anlamlı fark olmadığı bulunmuştur. Nitel bulgulara göre, özel eğitim öğretmenlerinin eğitimden memnun kaldıkları, bu araçlara ilişkin bilgi sahibi oldukları, YZ destekli araçlar ile öğrenciler için materyal hazırladıkları ulaşılan temalar arasında yer almaktadır. Ayrıca eğitimden bir ay sonra araştırmaya katılan özel eğitim öğretmenlerinin YZ destekli araçları kullanarak sınıfları ve öğrencileri için çeşitli materyaller hazırladıkları ve bu materyalleri öğrencilerine sundukları görülmüştür. Araştırmaya katılan öğretmenler tarafından öğrencilerin sunulan bu materyallere karşı ilgi duydukları vurgulanmıştır. Bu araştırmada nicel ve nitel bulgular birlikte değerlendirilmiş ve eğitimin öğrencilere yansımaları tartışılmıştır. Araştırma sonucunda araştırmacılara, uygulamacılara ve politika yapıcılara çeşitli öneriler sunulmuştur. Anahtar Sözcükler:Yapay zekâ, Özel eğitim öğretmenleri, Materyal hazırlama, Özel gereksinimli bireyler.

Baran Yaşar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de zihin yetersizliğine sahip bireylerin sanal ortamda karşılaşabilecekleri tehlikeli durumların ve bu durumlardan korunma becerilerinin ebeveynlerin gözünden incelenmesi

Bu çalışma, zihin yetersizliği olan bireylerin (ZYOB) sanal ortamda karşılaşabilecekleri tehlikeli durumların ve bu durumlardan korunma becerilerinin ebeveynlerinin bakış açısından öğrenmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden betimsel model kullanılarak tasarlanmıştır. Araştırmanın katılımcılarını zihin yetersizliği olan bireylerin ebeveynleri oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama aracı soru formudur. Veri toplama aracı Ågren, Kjellberg ve Hemmingsson (2020), tarafından hazırlanan anketin Türkçeye çevrilerek uzman görüşleri altında yeniden düzenlenmesiyle hazırlanmıştır. Araştırma verileri 2022 yılının Ocak-Nisan aylarında internet ortamında sosyal medya platformları aracılığıyla toplanmıştır. ZYOB'ların interneti, daha çok dizi/film izlemek, müzik dinlemek, oyun oynamak, sosyal medya kullanmak amaçlarıyla kullanıldıkları belirlenmiştir. Ebeveynler internetin ZYOB'lar için eğlenceli olduğunu, fakat çocuklarının interneti bazı durumlarda fazla kullandığını düşünüyorlar. ZYOB'ların %6'sı (7) internet ortamında tacize uğrarken, %7.8'i (9) internet ortamında tehdit edilmiş, %8.4'ü (10) daha önce dolandırılmaya çalışılmıştır. Araştırmada ebeveynler siber zorbalık durumlarında zihin yetersizliği olan çocuklarının kendilerini koruma becerilerine sahip olmadıklarını belirtmişlerdir.

Güvenli davranışGüvenli iletişimPotansiyel tehlike+7
Ulkar Asgarzade
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin yetersizliği olan bireylere dijital vatandaşlık becerilerinin öğretiminde doğrudan ve video-modelle öğretimin karşılaştırılması

Zihin Yetersizliği (ZY) olan bireylerin dijitalleşen dünyaya dahil olmalarını ve bağımsız yaşamlarını desteklemek için onlara dijital okuryazarlık becerilerinin öğretilmesinde yarar vardır. Bu çalışmada, ZY olan bireylere devletin dijital ortamlarda sunduğu hizmetlere erişme ve bu hizmetlerin nasıl kullanılacağını öğretmede model-rehberlik-test (MRT) ve video model (VM) yöntemlerini etkililikleri ve verimlilikleri açısından karşılaştırmak amaçlanmıştır. Tek denekli araştırma yöntemlerinden uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modelinin kullanıldığı çalışmaya ZY olan dört birey katılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcılara dijital vatandaşlık becerilerinin kazandırılmasında iki yöntem de etkili bulunmuştur. Becerilerin korunmasında ve farklı cihaza genellemesinde yöntemlerin etkililikleri farklılaşmamıştır. Tüm katılımcılar için oturum sayısı ve öğretim süresi açısından MRT daha verimli olmuştur. Hata yüzdesi açısından katılımcılardan üçü için MRT, biri için VM daha verimli olmuştur. Çalışmada, dijital vatandaşlık unsurlarıyla ilgili hedeflenmeyen bilgi sunumuna da yer verilmiştir. Katılımcılar hedeflenmeyen bilgi sorularına ön-testte ortalama %10 düzeyinde doğru cevap verirken doğru cevapların oranı son-testte ortalama %56,75 düzeyine yükselmiştir. Katılımcıların MRT uygulamasında sunulan hedeflenmeyen bilgileri ortalama %13,25 daha yüksek düzeyde edindiği görülmüştür. Sosyal geçerlik bulgularını oluşturan katılımcıların ve ebeveynlerin görüşleri, kazanılan becerilerin katılımcılar tarafından günlük hayatta işlevsel olarak kullanıldığını, farklı cihazlara ve ortamlara genellendiğini, bireylerin özgüvenine olumlu katkı sağladığını göstermiştir.

Dijital vatandaşlıkMobil uygulamaRehberlik+5
Funda Ulugöl
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2023
10
DoctorateOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara robot görünümüyle sunulan öğretimin ortak dikkat becerileri üzerindeki etkililiği

Araştırma dört aşamalı olarak gerçekleşmiştir. Araştırmanın her bir aşamasında izleyen amaçlara yer verilmiştir; (1) otizm spektrum bozukluğu olan katılımcıların farklı robot görünümlerine tepkileri, (2) robot görünümlü uygulamacının sunduğu öğretim sürecinin katılımcılara ortak dikkat girişimine tepkide bulunma becerilerini öğretmedeki etkililiği ve uygulamacının (kostümsüz) sunduğu öğretim sürecinin katılımcılara ortak dikkat girişimine tepkide bulunma becerilerini öğretmedeki etkililiği, (3) robot görünümlü uygulamacı ve uygulamacının (kostümsüz) sunduğu öğretim uygulamaları arasında katılımcıların ortak dikkat girişimine tepkide bulunma becerisinin gelişimi açısından anlamlı bir fark olup olmadığı incelenmiş ve (4) araştırmaya katılan anne/babaların ve özel eğitim öğretmenlerinin araştırma hakkındaki görüşleri alınarak, araştırmanın sosyal geçerliği belirlenmiştir. Araştırma 5-6 yaşlarındaki on katılımcı ile yürütülmüştür. Araştırma çok yöntemli olarak tasarlanmıştır. Araştırma bulgularına göre OSB olan katılımcılar robot görünümlü uygulamacıya daha fazla tepkide bulunurken kostümsüz uygulamacıya daha az tepkide bulunmuşlardır. Araştırmanın etkililik bulguları robot görünümlü uygulamacının ve uygulamacının (kostümsüz) aşamalı yardımla sunduğu öğretim sürecinin katılımcıların ortak dikkat girişimine tepkide bulunma becerisini edinim ve genellemesinde etkili olduğunu göstermektedir. Bulgulara göre OSB olan katılımcıların ortak dikkat girişimine tepkide bulunma becerilerini geliştirmede robot görünümlü uygulamacının sunduğu öğretim süreci ile uygulamacının (kostümsüz) sunduğu öğretim süreci arasında robot görünümlü uygulamacının sunduğu öğretim lehine anlamlı fark bulunmuştur. Katılımcıların anne-babaları ve özel eğitim öğretmenleri araştırmaya ilişkin olumlu görüşler ifade etmişlerdir.

DikkatOrtak dikkatOtizm spektrum bozukluğu+2
Özlem Dalgın Eyiip
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün zekâlı otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocukların özellikleri, davranışları ve eğitim gereksinimlerinin temellendirilmiş teoriyle belirlenmesi

Temellendirilmiş teori olarak desenlenen bu çalışmanın amacı, üstün zekâlı OSB olan çocukların iki kere farklılıktan kaynaklanan özelliklerini ve davranışlarını ortaya çıkarma, iki kere farklılığın birbirine olan etkilerini derinlemesine inceleme, bu çocuklarda tanı ölçütlerine katkı sağlayabilecek özellikler, davranışlar ve eğitim gereksinimlerini ortaya koyacak bir öncü model oluşturmaktır. Araştırmaya üstün zekâlı OSB olan üç erkek çocuk ve ebeveynleri katılmıştır. Araştırmanın verileri, retrospektif (geri dönük) ebeveyn görüşmeleri, bebeklikten veri toplama sürecine kadar olan sosyal ortam videoları, tıbbi, eğitsel ve gelişimsel raporlarını içeren dökümanlar ve bir yıllık sosyal ortam gözlemleri ile toplanmıştır. Araştırma verileri açık, eksen ve seçici kodlama kullanılarak sürekli karşılaştırmalı çözümleme tekniğiyle çözümlenmiş ve her bir araştırma sorusunu cevaplayacak sırada raporlaştırılmıştır. Araştırma sonucunda üstün zekâlı OSB olan çocukların OSB ve üstün zekâlarından kaynaklı olarak tanı karmaşası yaşadıkları, özellikleri ve davranışlarının anlaşılmadığı, bilişsel profillerinin önemsenmediği, sınırlılık yaşadıkları alanlarda desteklendikleri, fakat bilişsel isteklerinin karşılanmadığı ortaya konmuştur. Üstün zekâlı OSB olan çocukların OSB ve üstün zekâlarından dolayı yapabildikleri ve yapamadıkları belirli beceriler sosyal çevrelerinde yanlış anlaşılmalarına ve üstün zekâlı olarak tanılanamamalarına neden olmaktadır. Üstün zekâlı OSB olan çocuklar zekâlarını OSB davranışlarını ödünleme amacıyla kullanmaktadırlar. Üstün zekâlı OSB olan çocukların zekâ düzeyi arttıkça OSB ve üstün zekâ davranışlarını gizleme eğilimleri artmaktadır. Anahtar Sözcükler: İki kere farklılık, OSB, Üstün zekâ, Üstün zekâlı OSB olan çocuklar, Temellendirilmiş teori.

Eğitim ihtiyaçlarıGömülü teoriKişilik özellikleri+6
Neslişah Ömür
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2019
00

Other supervisors