Theses supervised by Prof. Dr. Suat Yıldırım

11 theses · Sakarya University, Erzincan Binali Yıldırım University

Master'sOpen AccessTR

Kur`an`a göre hikmet kavramı

Bu çalışmada Kur'an'ın temel kavramlarından bir tanesi olan hikmet kavramı ele alınıp incelenmiştir. Birinci bölümde hikmetin lügat manaları verildikten sonra, hikmet kavramının Kur'an'daki ifadesi ve beraber kullanıldığı terimler ve bu terimlerle birlikte ifade ettiği manalar üzerinde durulmuştur. Kelimenin Kur'an'daki anlam örgüsünü tam olarak ortaya koymak için yakın ve zıt anlam çerçevesi de incelenmiştir. Neticede görülmüştür ki, hikmet kelimesi Kur'an'ın kelime hazinesine dahil olmak suretiyle yeni ve büyük bir mana zenginliğine kavuşmuştur. Kur'an'da hikmet: nübüvvet, sünnet, vahiy, düşünme kabiliyeti, sözde ve fiillerde isabet, eşyanın hakikatim keşfetme manalarına gelmektedir. İkinci bölümde ise, hikmet sahibi anlamına gelen "Hakîm" isminin Kur'an'daki kullanışları üzerinde durulmuş, hikmetin Allah, Kur' an, Peygamberler ve insanlar hakkında kullanıldığında ifade ettiği manalarla ilgili bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde, Kur'an'da hikmete verilen altı temel anlam ele alınıp genel değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Sonuçta şu anlaşılmıştır ki hikmet âmm bir lafızdır. Geçtiği âyetlerde siyak ve sibak bütünlüğü içerisinde herhangi bir sınırlandırmaya gitmeden açıklanmalıdır, ikinci fasılda ise, Kur'an'da Nahl sûresinin 125. âyetinde geçen "Rabbinin yoluna hikmetle davet et.." emrindeki, hikmetle davet ifadesi üzerinde önemine binaen durulmuştur. Neticede şu ortaya çıkmıştır ki, klasik tefsir kaynaklarında hep davetin muhtevasıyla irtibatlı anlaşılan bu âyet, aslında davetin metot ve üslûplarını da içermektedir. Yine bu bölümde son olarak hikmetin nazarî ve amelî olarak ikiye ayrılması meselesi incelenmiş; aslında bunun çok doğru olmadığı kanaatine de varılmıştır. Zira hikmetin ilim ve amel bütünlüğü içinde anlaşılması gerektiği, tek başına ilme veya ilimsiz amele hikmet denemeyeceği anlaşılmıştır. Dolayısıyla bu tür bir kullanım ancak mecaz olarak kabul edilebilir. xı

Hikmetİslam dini
Selman Kuzu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Kur`an-ı Kerim açısından tarihselci yaklaşım

Bu çalışmada Kur'an'ın, tarihselci yöntemlerle anlaşılmasını öneren düşünceler Kur' an' in özellikleri dikkate alınarak incelendi. Araştırma üç ana bölümden meydana geldi. Birinci bölümde, tarihselcilikle ilgili kavramlar, olayların zaman boyutunu oluşturması açısından tarih ve tarih üzerine gelişen felsefeler incelendi. Kısaca belirtilecek olursa tarih felsefeleri ve bu felsefelerden doğan tarihselci yöntem ortaya konulmaya çalışıldı. Tarihselci yöntem ve tarih felsefeleri ele alınırken eleştirmek yerine bu felsefelerin birbirine yönelttiği eleştirileri aktarmakla yetinildi. Bu bölümün amacı, Kur'an'nm tarihselci yöntemle okunması nasıl olabilir? sorusunu, yöntemi açıklayarak cevap vermekle sınırlı tutuldu. ikinci bölüm de Kur'an'ın tarihselliği ve bazı özellikleri incelendi. Bu bölümde cevabı aranan temel soru şu idi: Kur' an yedinci asrın ürünü olabilir mi? Yedinci asır düşüncesi ve kültürel vasatı Kur' an' ı ortaya çıkartacak durumda mıydı? Tezin başlangıçtaki hipotezi bu soruya olumsuz cevap vermeyi öngörüyordu. Bu sebeple Kur'an'ın vahiy edilmiş olması gibi insan yönü de bu bölümde incelendi. Ayrıca, ilk muhataplarım ne kadar dikkate aldığını anlamak için sebeb-i nüzul konusu ve nesh konusuda bu bölümde incelendi. Üçüncü bölümde tarihselciliği önerenler ve tarihselciliğe karşı çıkanların görüşlerine yer verildi. Tarihselciliği öneren, Fazlur Rahman daha yakından incelendi. Özellikle Kur'an'ı anlamaya yönelik teori geliştirmiş olduğundan daha özel bir yer tuttu. Ayrıca tarihselliği insan açısından ele alan iki görüş incelendi. Yedullah Kazmî'nin iman temelli bir felsefe geliştirme çabası farklı bir bakış açısı ile yaklaştığı için Fazlur Rahman' a karşı bir görüş olarak yer aldı.

Kur'an-ı KerimTarihsel gelişimTarihçilik+3
Hamdullah Bayram Öztürk
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Kur`an'da akıl

Anahtar Kelimeler: Kur'an, Akıl, İnsan, İslam, Vicdan Akıl hakkındaki tartışmalar, düşünce tarihi kadar eskiye dayanır. Zira o, insanla beraber olan bir özelliktir. Bununla birlikte biz, konuya Kur'an'ın bakış açısını anlayabilmek için onun ifadelerinde yoğunlaşarak meseleyi ele almaya ve bunun için de, tarihte yaşanılan tartışmalardan ziyade, konuya Kur'an açısından bakmaya çalıştık. Gördük ki Kur'an, aklın ne anlama geldiğinden daha ziyade ne işe yaraması gerektiği üzerinde durmakta ve meselelerini fanteziler yerine fayda üzerine bina etmektedir. Zira o, aklı olmayanı muhatap almaz. Onun olmadığı yerde teklif ve mükellefiyetten bahsetmeye de imkan yoktur. Ona göre akıl, imana ulaştıran en önemli dinamiktir ve iman nimetinden mahrum olanları Kur'an, açık bir şekilde 'akılsız olarak nitelemektedir. Konuyu ele alırken Kur'an'ın kullandığı diğer kelimelerle birlikte aklın ne olduğu konusu, bütüncül manada ele alındığında görülmektedir ki o, sadece bir veya birkaç organın fonksiyonu değil, beyinden kalbe ve duyulardan duygulara kadar bir çok unsurun müşterek bir faaliyetidir. Aynı zamanda Kur'an'ın akla yüklediği görev ve fonksiyonlar açısından konuya bakıldığında da görülecektir ki o, sürekli faaliyet halindeki bir aklı nazara vermektedir ve onu faal hale getirebilmek için her fırsatta kevnî ayetlerden örnekler verip aklı, sürekli bir aktiviteye ve faaliyete davet etmektedir. Ancak akıl, iradeyle canlı tutulması gereken bir faaliyettir ve bu yönüyle Kur'an, hem onu besleyen amiller açısından, hem de aklı perdeleyen unsurlar bakımından hassasiye tini ortaya koymakta; her birisi, bir maksat için verilmiş olan duyu veya duyguların, dengesizleşerek insanı yönlendirmesine mani olmak için gizli ve açık bir çok engele dikkat çekmekte ve insanları intibaha davet etmektedir. Kur'an'ın akıl konusundaki hassasiyeti, Kur'an sonrasına da yansımış ve belli başlı yo rum farklılıklarının doğmasını netice vermiştir. Bilhassa Tefsir, Hadis, İslam Hukuku. Kelam ve Tasavvuf gibi ilimlerde, her ilmin hassasiyetleri açısından ele alındığı, düşün celerin bu açılardan temellendirilmeye çalışıldığı ve bilhassa Kelam ilminde yoğun tartışmaların yaşanmasını beraberinde getirdiği bir realitedir.

Reşit Haylamaz
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Kesir`in Kur`an-ı, Kur`an`la tefsiri

Kur'an, bir bölümü diğer bölümünü açıklayarak tahriften korunan yegane semavi kitaptır. Bundan dolayıdır ki Peygamber efendimiz (s) ve ashabı, Kur' anı Kur' anla tefsir ettikleri gibi bir çok islam alimi de onu bu yolla açıklamaya çalışmıştır. Bu konunun önemini vurgulayıp Kur'anı tefsir edenlerin önde gelenlerinden birisi de Ebu'1-Fida' İbn Kesir' dir. İbn Kesir bir ayeti tefsir ederken Kur'anı Kur' anla tefsirine öncelik tanıyıp açıklayıcı olarak bir çok ayeti zikreder. Kur' anın Kur' anla tefsiri konusunda bazı bilgiler ortaya konmuş, konunun önemini bildiren vurgulamalarda bulunulmuşsa da, bu bilgilere uygulamada yeterince yer verilmemiştir. Oysa, bu metodun Kur' an tefsirinde gerçekçi bir yer alabilmesi için söz konusu bilgilerin uygulamada da yer almaları gerekir. İşte İbn Kesir' in Kur' anı Kur' anla tefsiri çalışması bu konuda teoriler ortaya koymak için değil Kur'anı Kur'anla tefsiri metodunu fonksiyonel olarak tatbik edilmesi için hazırlanmıştır. Onun için çalışmada, müellifin metodundan ziyade tek tek ayetlerin tefsiri üzerinde durulmuş ve ifade yerinde ise, Tefsiru'l-Kur'ani'l-Azim'in bu alanla ilgili bir nevi fihristi çıkarılmıştır. Çalışmada, Ebul Fida' İsmail İmadu'd-Din b. Ömer b. Kesir'in; M. İbrahim El-Benna, M. Ahmed Aşögr ve Abdu'1-Aziz Ganim tarafından tahkik edilip Kahraman yayınlannca neşredilen Tefsiru'l Kur' ani '1- Azim adlı eseri esas alınmıştır. Tefsir edilen ayetler (:), tefsir eden ayetler ise (;) ile birbirinden ayrılmış olup ayetlerin muhtevaları parantez içinde verilmiştir.

Tefsirİbn Kesirİslamiyet
Atik Aydın
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Bediüzzaman Said Nursi ve İşaratü`l-i`caz tefsiri

TÜRKÇE ÖZET îediüzzaman'm İşârâtü'l-İ'câz adlı tefsirinin en ayırıcı özelliği, tefsirini yazdığı ortamın çok farklı olmasıdır. Savaş şartlarında ve yanında hiçbir ıcaynak olmadan ağır şartlar altında bu eserini yazmış ve tamamını bitirmesi nasip olmamıştır. Tefsirine başlamadan nasıl bir Kur'ân tefsiri yazılması gerektiğini izah eder. Bu zamanda ilmi, kabiliyeti sınırlı olan bir ferdin değil, daha az hata yapması muhtemel olan, umumun kabulüne daha çok mazhar olabilecek bir heyetin Kur'ân'a tefsir yazması gerektiği üzerinde durur. Bu tefsiriyle öyle bir heyetin çalışmasına hazırlık yapmış olduğunu belirtir. Biz bu mütevazi çalışmamızla Bediüzzaman'm bu tefsirini tanıtmaya, nasıl bir tefsir olduğunu izah etmeye gayret ettik. Bediüzzaman'm bu eserinde en çok üzerinde durduğu ve önem verdiği yön, Kur'ân'm i'câz yönleri üzerinde durmasıdır. Bu zamanda Kur'ân'a yapılan hücumlara karşı Kur'ân'm i' cazının çelik bir zırh olduğunu belirtir. Yazdığı eserleriyle bu gayeye hizmet ettiğini, bunun kendisinin en büyük ideali olduğunu söyler. Bediüzzaman i'câz yönleri üzerinde dururken en çok önem verdiği mesele onu nazım yönü olmuştur. Kur'ân'm nazım yönüyle mucize olduğunu belirtir ve âyetlerden getirdiği örneklerle bunu ispatlar. Nazım yönünden sonra üzerinde durduğu diğer önemli meseleler Kur'ân'a hücum yönlerinden biri olan, Kur'ân'daki tekrarların hikmetini ve gayesini izah etmek, Kur'ân'daki tekrarların lüzumsuz olmadığını ispat etmektir. Yine bu tefsirinde huruf-u mukattaanm mahiyetini ve önemini değişik yönlerden izah eder. Eserinin diğer yönü, âyetleri izah ederken zaman zaman cümle yapıları üzerinde durur. Her âyeti kendinden öncesi ve sonrası ile mühim bir irtibatı olduğunu, bunun da Kur'ân'm önemli bir özelliği olduğunu belirtir.Kelimeleri lügat yönünden izah ederken en yeni ve orijinal mânâları seçer, diğer tefsirlerde olmayan özelliklerinden bahsetmeye çalışır. Bediüzzaman bu tefsirinde fazla olmamakla birlikte fıkhî meseleler üzerinde durur ve kendine mahsus orijinal tespitler yapar. Kelamî ve itikadî meselelere de zaman zaman işaret eder, önemli gördüğü meselelerin izahını yapar. Bediüzzaman tefsirinde Kur'ân'm müsbet ilimlere bakışını izah eder, Kur'ân'm müsbet ilimlerle muarız olmadığını, Kur'ân'm bütün ilimler ihtiva ettiğini ve işaret ettiğini belirtir. "Kur'ân'm bütün ilimleri anası" olduğunu söyler. Diğer bütün eserlerinde de din ilimleri ile fen ilimlerinin beraber olması ve okutulması gereğini belirtir. Yine eserinde toplumun psikolojik ve sosyolojik yönlerine önem vererek izahlarını bu şekilde yapar. vı

Said NursiTefsirİslamiyet
Osman Abidin Paksu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal yönetim ışığında şirketlerin şeffaflık düzeyleri: BIST mali kuruluşlar örneği

Son zamanlarda yaşanan finansal krizler ve şirket skandalları altında yatan sebeplerden birisi kurumsal yönetim ilkelerinden şeffaflığın yeterli düzeyde olmamasıdır. Şeffaflık, şirket hakkındaki önemli bilgilerin istenilen zamanda, anlaşılır ve güvenilir olarak menfaat sahipleri tarafından erişilebilir olmasıdır. Günümüzde yatırımcılar şirketlerin sadece finansal performansına bakmayıp aynı zamanda şirketlerin kurumsal yönetim uygulamalarını da dikkate almaktadırlar. Çünkü Kurumsal Yönetim ilkelerinden şeffaflık sayesinde şirket ile ilgili tüm bilgiler menfaat sahipleri tarafından bilinir ve yatırımcılar açısından güven ortamı oluşur. Bu çalışmanın amacı; Borsa İstanbul'da kayıtlı olan mali kuruluşların şeffaflık düzeylerinin belirlenmesidir. Çalışmanın amacına uygun olarak mali kuruluşlara anket yapılarak elde edilen verilerin frekans dağılımları SPSS 22 programı aracılıyla ortaya konulmuştur. Sonuç olarak araştırma kapsamındaki mali kuruluşların şeffaflık ortalaması %81 olarak tespit edilmiştir.

Borsa İstanbulFinans kurumlarıKamuyu aydınlatma+3
Erhan Daştan
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Türev finansal araçların sermaye yapısına etkisi: Türkiye'deki bankalar örneği

Bu tezin amacı türev finansal araç kullanımının bankaların sermaye yapısı üzerine etkisinin araştırılmasıdır. Bu amaçla öncelikle sermaye yapısı ve türev finansal araçlar ile ilgili kavramsal çerçeve ele alınmıştır. Daha sonra bankacılık sektöründe sermaye yapısı, BASEL düzenlemeleri ve bankacılık sektöründe türev araçların yeri ile ilgili inceleme yapılmıştır. Tezin uygulama bölümünde, Türkiye'deki bankaların türev ürün kullanımlarının sermaye yapılarına etkisi incelenmiştir. Yöntem olarak panel veri analizi yöntemi kullanılmıştır. Bağımlı değişken olarak sermaye yapısı değişkenleri, bağımsız değişken olarak aktifteki türev kullanımı ve pasifteki türev kullanımı, kontrol değişken olarak ise varlık yapısı, karlılık, büyüklük, risk, büyüme olanakları ve likidite değişkenleri kullanılmıştır. Aktifteki ve pasifteki türev kullanımlarının sermaye yapısı üzerine etkisinin analiz edilmesi için toplam 12 model kurulmuştur. Analiz sonucunda türev ürün kullanımının borçlanmaya etkisi 8 modelde anlamlı, 4 modelde anlamsız bulunmuştur. Anlamlı bulunan tüm modellerde ilişki pozitif yönlü olarak tespit edilmiştir. Ayrıca türev ürün kullanan bankalarda, karlılık ve likidite değişkenleri borçlanma ile negatif ilişkili, varlık yapısı, büyüklük, risk ve büyüme olanakları değişkenleri ise borçlanma ile pozitif ilişkili bulunmuştur.

BankalarPanel regrasyon analiziPanel veri modelleri+4
Bilal Akkaynak
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Safha maliyet sistemi ve bir tuğla fabrikasında uygulama

Yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmeler işletmeler arasında rekabetin artmasına neden olmuş ve artan rekabet ortamı üreticiler için kaliteyi ve maliyeti önemli hale getirmiştir. Sanayiinin önemli bir kolu olan tuğla sanayide 1950'li yıllardan sonraki sanayileşme hareketleri ve şehirleşmenin artmasına bağlı olarak hızlı bir şekilde gelişme göstermiş ve bu gelişmelere bağlı olarak işletmeler arasında rekabet artmış ve maliyet kavramı ön plana çıkmıştır. Böyle bir ortamda maliyet muhasebesinin önemi artmış ve işletmeler ürettikleri ürünün yapısına, üretim biçimine ve kullandıkları teknolojiye göre farklı maliyet sistemleri uygulamaya başlamışlardır. Üretim işletmelerinde doğru seçilen maliyet sistemi sadece maliyet hesaplamada değil, yöneticilerin gelecekle ilgili kararlar almasında, planlama yapmasında yol gösteren bir araç olmaktadır. Tuğla üretimi, seri halde ve tek tip mamul üretimi şeklinde yapıldığı için, maliyet sistemlerinden safha maliyet sistemi maliyet hesaplamada en uygun yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada öncelikle safha maliyet sistemi ve tuğla sanayi hakkında genel bilgi verilmiştir. Daha sonra tuğla sanayinde faaliyet gösteren Ağaoğlu Toprak AŞ'ye ait bilgiler nicel yöntemler kullanılarak elde edilerek işletmenin nisan ayına ait toplam ve birim maliyetleri hesaplanmış ve muhasebe kayıtları yapılmıştır.

MaliyetMaliyet analiziMaliyet sistemleri+3
Kübra Okumuş
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Bağımsız denetime hazırlanma sürecinde kurumsal risk yönetimi sisteminin oluşturulması: İmalat işletmelerine yönelik model önerisi

Kurumsal risk yönetimi, kurum bütününde uygulanmakta olan finansal tablolara ilişkin risk yönetim etkinliğinin, bağımsız denetçiler aracılığıyla makul güvence verilerek tespit edilmesini, sistemin kurulmasını ve uygulanma aşamasında bağımsız denetçilerin danışmanlık hizmetinde bulunmasını gerektirmektedir. Bu bağlamda tezin temel amacı, bağımsız denetime tabi veya bağımsız denetime ilk defa hazırlanacak olan imalat sektöründeki işletmelerin, bağımsız denetim süreci paralelinde kurumsal risk yönetimi sistemini oluşturmalarına yönelik model önerisi geliştirerek bağımsız denetim odaklı kurumsal risk yönetimi sistemine katkı sağlamaktır. Çalışmanın hedef kitlesini; Türkiye'de faaliyette bulunan, bağımsız denetime tabi veya bağımsız denetime ilk defa hazırlanacak olan imalat sanayi işletmeleri oluşturmaktadır. Model önerisinin geliştirilmesinde; nitel araştırma kapsamında sözel model yöntemi kullanılmıştır. Sözel modeller, gerçek sistem ya da süreçleri sözle anlatırlar. Bu tür modellerde bileşenler ve ilişkiler sözcüklerle tanımlanmaktadır. Sözel modellerde doğrulamalar ancak yaklaşık olarak, nitel ifade açıklamalarla sağlanabilmektedir. Geliştirilen model, genel uygulama önerisi olup, imalat sanayi işletmelerinde kullanılabilecek bir nitelik taşımaktadır. Kurumsal risk yönetimi modelleri; işletmelerin yapısına, ihtiyaçlarına, faaliyet süreçlerine, hedeflerine, ürün ve hizmet çeşitliliğine göre farklılık gösterebilmektedir. Bu çalışmada imalat sanayi işletmelerinde, bağımsız denetim odaklı en iyi kurumsal risk yönetimi uygulamalarını gerçekleştirmek için gerekli teorik ve uygulama bileşenleri tanımlanarak araştırmalar yapılmıştır. Araştırmalar sonucunda, bağımsız denetim odaklı kurumsal risk yönetimi sisteminin oluşturulmasına yönelik, tavsiye niteliğinde yedi ana aşama ve bu ana aşamalara ait 60 alt aşama belirlenerek model önerisi geliştirilmiştir. Geliştirilen modelin ana ve alt aşamalarına yönelik detaylı açıklamalar yapılarak önerilerde bulunulmuştur.

Bağımsız denetimKurumsal risk yönetimiÜretim işletmeleri+2
Hüseyin Özyiğit
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

TRA1 bölgesindeki organize sanayi-imalat işletmelerinin iç kontrol sistemlerinin coso modeli çerçevesinde incelenmesi

Gelişen ve değişen dünya, işletmelerde işlem sayılarını arttırmakta ve işletmelerde karmaşıklık hakim olmaktadır. Son zamanlarda meydana gelen muhasebe skandalları ve usulsüzlükler de işletmelerde güvensiz bir ortam yaratmıştır. Bu ortamda işletme yönetiminin doğru ve güvenilir bilgiye ulaşması zor olmaktadır. Tüm bu olumsuz durumlar işletmelerde iç kontrol sistemine olan ihtiyacı arttırmıştır. İç kontrol işletmelerde varlıkların korunmasını, faaliyetlerin etkin ve verimli olmasını, yasal düzenlemelere ve işletme politikalarına uygun olarak faaliyetlerin yürütülmesini, hile ve hatanın önlenmesini, doğru ve güvenilir bilgiye zamanında ulaşılmasını sağlamaktadır. Bu çalışmada amaç TRA1 bölgesindeki organize sanayi-imalat işletmelerinin iç kontrol sistemlerinin COSO Modeli çerçevesinde incelemektir. Bu amaç doğrultusunda veri elde etmek için TRA1 Bölgesi organize sanayi imalat işletmelerine anket formu uygulanmıştır. Anket formunun uygulandığı tarihte TRA1 bölgesi organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren 157 imalat işletmesi bulunmaktadır. Bu işletmelerin 121'inden geri dönüş alınmıştır. Bu %77'lik bir geri dönüş oranına tekabül etmektedir. TRA1 Bölgesinde bulunan organize sanayi imalat işletmelerine uygulanan ankette beş iç kontrol bileşeni ile işletmenin faaliyette bulunduğu süre, personel sayısı, hukuki yapısı, sektör ve il arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı ortaya konmuştur. Araştırma sonucunda işletmelerin faaliyette bulunduğu süre, personel sayısı, hukuki yapısı, sektör ile iç kontrol bileşenleri arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Yalnızca işletmenin faaliyette bulunduğu il ile iç kontrol bileşenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur.

COSO tabanlı denetim tekniğiOrganize sanayi bölgeleriTR 1 Bölgesi+2
Hilal Almalı
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çağrı merkezi sektöründe çalışanların kurumsal yönetime ilişkin algılarının iş tatmini düzeyi ile ilişkisi: Erzincan ili örneği

Bu çalışma ile çağrı merkezi sektöründe çalışan bireylerin kurumsal yönetime ilişkin algılarının iş tatmini ile ilişki düzeyini belirlemek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda demografik faktörlere göre kurumsal yönetim algısının ve iş tatmininin farklılık gösterip göstermediği tespit edilmeye çalışılmıştır. Anket ile elde edilen verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiş ve bu bağlamda parametrik olmayan istatistik metotların kullanılması uygun görülmüştür. Kurumsal yönetim algısı demografik faktörler açısından incelendiğinde; sendika hakları alt boyutunun çalışanların yaş gruplarına göre anlamlı bir farklılık gösterdiği, iç paydaş, dış paydaş ve sendika hakları alt boyutlarının çalışanların eğitim düzeylerine göre anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. İş tatmini verileri demografik faktörler açısından değerlendirildiğinde, örgütsel iş tatmini ve bireysel iş tatmini alt boyutlarının hem eğitim düzeylerine göre hem de medeni duruma göre anlamlı farklılık gösterdiği, aynı zamanda bu iki alt boyutunun kurumdaki görev bakımından da farklılık gösterdiği ve bu farklılığı yaratanların çağrı yönlendiricisi görevini yerine getirenlerin olduğu ayrıca çalışma yılı açısından 10 yıldan fazla çalışanların iş tatmininin diğer çalışanlara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Kurumsal yönetim ile iş tatmini arasındaki ilişkinin tespiti için faktör analizi, ki-kare ve Spearman Korelasyon analizlerinden yararlanılmıştır. Bu çalışma kapsamında beklendiği gibi kurumsal yönetim ile iş tatmini arasında anlamlı bir ilişki olduğu, kurumsal yönetim algısı arttıkça iş tatmininin de arttığı görülmüştür.

ErzincanKurumsal yönetimÇalışanlar+2
Selçuk Sümer
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Other supervisors