Theses supervised by Prof. Dr. Süleyman Serdar Karaca

13 theses · Tokat Gaziosmanpaşa University, Malatya Turgut Özal University

DoctorateOpen AccessTR

Firmalarda nakit akış profilleri ve firma performansı arasındaki ilişki: Fortune 500 firmaları üzerine bir uygulama

Firmaların finansal anlamda temel konularından bir tanesi faaliyetlerini karlı bir şekilde sürdürme amacıdır. Firmaların bu amacını uluslararası ticaretteki yeni eğilimleri, uluslararası pazarlardaki küresel rekabet gücü ve ayrıca devletlerin, ulusların ekonomileri gibi konular doğrudan etkilemektedir. Küreselleşme sonucunda, firmaların bu rekabetçi ortamından dolayı, en büyük 500 firmanın listelendiği Fortune 500 yayınlanmıştır. Fortune 500 dergisinde firmalar, ilgili mali yıllara ve yıllık gelirlerine göre sıralanmaktadır. Bu çalışmanın amacı; nakit akışlarının sağlandığı faaliyetler modeli ile Fortune 500'de yer alan ilk 50 ulusal ve uluslararası firmaların nakit akış oranlarının (Varlık Yönetimi Oranı ve Kârlılık Verimlilik Oranı, Likidite Oranı, Yeterlilik Oranı ve Yatırım ve Finansman Oranı) hesaplanması ve sonrasında Nakit Akış Modellerinden Başarılı firma (Model 2)'ya ilişkin hangi nakit akış oranlarının etkisi olup olmadığını ve etkisi varsa hangi yönde etki ettiğini incelemektir. Bu amaçla çalışmanın önemi: Bir firmanın nakit akışlarının sağladığı faaliyetler modeli yöntemi ile Başarılı Firma ( Model 2)' ya girmesinin nakit akış oranları açısından önemi nedir sorusuna cevap bulmaktır. Bu çalışmada, Panel Binary Lojistik Regresyon modeli kullanılmıştır. Çalışmada, Fortune 500' de yer alan, ilk 50 ulusal ve uluslararası firmanın, 2010-2020 yıllarına ait finansal tablo verileri kullanılmıştır. İlk olarak, bu firmalara ait nakit akış tablolarındaki verilere göre nakit akış profilleri tespit edilmiştir. Bu tespit edilen nakit akış profillerinden verilerin ağırlıklı kümelendiği, Büyüyen Firma ( Model 4), Gerileyen veya Yeniden Yapılanan Firma (Model 3), Hızlı Büyüyen Genç Firma (Model 6) ve Başarılı Firma (Model 2) profilleri gruplandırılmıştır. Panel veri lojistik regresyon analizi için, Başarılı Firma (Model 2) ye giren firmalar 1 değerini alırken Başarılı Firma( Model 2)^ye girmeyen firmalar 0 değerini almaktadır. Sonrasında her bir firmanın, nakit akış tablosu kullanılarak, yıllar itibariyle belirlenen 9 adet finansal nakit akış rasyo sonuçları panel logistik regresyon analizi ile tespit edilmiştir. Bağımlı Değişken, Model2' ye Giren Firmalar= Başarılı Firma (Y ( 1 veya0)) olarak belirlenirken, Bağımsız değişkennler; Varlık Yönetimi Oranı (X1), Kârlılık / Verimlilik Oranı (X2), Kârlılık / Verimlilik Oranı (X3), Likidite Oranı (X4), Likidite Oranı (X5), Yeterlilik Oranı (X6), Yeterlilik Oranı (X7), Yeterlilik Oranı (X8), Yatırım/Finansman Oranı (X9) olarak belirlenmiştir. Araştırmanın sonucuna göre; Varlık ve Verimlilik oranı (X1) , Likidite Oranı (X4), Likidite Oranı (X5) ve Yatırım ve Finansman Oranı (X9) uluslararası firmalar için istatistiksel olarak anlamlı sonuç çıkarken, Karlılık oranı (X6) ulusal firmalar için istatistiksel olarak anlamlı sonuç çıkmıştr. Uluslararası firmalar için, X1, X4, X5 ve X9 değişkenleri ise tüm katsayısı tahmincilerde %1 düzeyinde istatistiki açıdan anlamlı sonuçlar verirken, ulusal firmalar için, X6 katsayısı tahmincilerde %1 düzeyinde istatistiki açıdan anlamlı sonuçlar vermiştir. Panel regresyon clogit analiz sonuçlarına göre X5,X6 ve X9 değişkenleri, Bağımlı Değişken (Y = Başarılı Firma (Model 2) üzerinde etkisi vardır. X5 değişkeninde meydana gelen bir birimlik artış 1'i kabul etme olasılığını 0.07132203 kadar artırmaktadır. X6 değişkeninde meydana gelen bir birimlik artış 1'i kabul etme olasılığını 2.264927 kadar artırmaktadır ve X9 değişkeninde meydana gelen bir birimlik bir birimlik artış 1'i kabul etme olasılığını 0.1594315 kadar artırmaktadır.

Firma performansıFirmalarFortune 500+4
Seda Aldemir
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal tabloların yayınlanma süresinin belirleyicileri: Borsa İstanbul'da bir uygulama

Finansal bilgi kullanıcıları işletmeler tarafından sunulan finansal tablolardan elde edilen bilgileri kullanarak finansal kararlar almaktadırlar. Finansal bilgi kullanıcılarının doğru finansal kararlar alabilmesi için sunulan bu bilgilerin ihyaca ve gerçeğe uygun olması gerekmektedir. Aynı zamanda sunulan bilgiler anlaşılabilir, doğrulanabilir, karşılaştırılabilir ve zamanlı olmalıdır. Finansal tabloların sunum sürelerinde yaşanacak gecikmeler yatırım kararlarındaki belirsizliği artırmaktadır. Bu çalışmanın amacı işletmelerin finansal raporlama yayınlama sürelerini etkileyen faktörleri belirlemektir. Araştırmanın veri setini 2009-2021 yılları arasında Borsa İstanbul (BİST)'da aralıksız işlem görmüş 121 işletme oluşturmuştur. Bu kapsamda çalışma dönemini kapsayan 13 yıla ait 1.573 işletme-yıl verisi kullanılmıştır. Araştırmanın analizi veri setinin özelliği dikkate alınarak panel veri analizi modellerinden biri olan Esnek Genelleştirilmiş En Kareler (Feasible Generalize Least Square (FGLS)) modeli ile yapılmıştır. Analizde finansal raporlama yayınlama süresini etkileyen faktörleri tespit etmek üzere dokuz bağımsız değişken kullanılmıştır. Yapılan analizlerdeki bulgular değerlendirildiğinde bağımsız değişkenler arasında yer alan işletme büyüklüğü, cari dönemde kar/zarar açıklama, mali sektörde faaliyet gösterme, Kurumsal Yönetim Endeksi'nde yer alma, aktif karlılık ve özsermaye karlılığı değişkenlerinin finansal raporlama yayınlanma süresini etkileyen faktörler olduğu ortaya konulmuştur. Bu bağlamda Kurumsal Yönetim Endeksi'nde yer alan işletmelerin, büyük işletmelerin, cari dönemde kar açıklayan işletmelerin, mali sektörde faaliyet gösteren işletmelerin, aktif karlılığı ve özsermaye karlılığı yüksek olan işletmelerin daha kısa sürede finansal tablolarını yayınladıkları tespit edilmiştir.

Borsa İstanbulFinansal raporlamaFinansal tablolar+2
Doğan Demirci
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal kriz dönemlerinde finansal gevşeklik unsurlarının firma performansına etkisi: BİST sınai endeksi örneği

Bu araştırmanın amacı, BİST Sınai Endeksinde yer alan 110 firmanın 2008 krizi boyunca finansal gevşekliklerinin finansal performanslarına olan etkisini incelemektir. Bu kapsamda araştırma dönemi; 2005-2007 yılları kriz öncesi dönem, 2008-2009 yılları kriz dönemi, 2010-2014 yılları ise kriz sonrası dönem olmak üzere üç bölüme ayrılmıştır. Her üç dönem ve tüm dönem (2005-2014) için firmaların finansal gevşeklikleri ile performansları arasındaki ilişki doğrusal ya da eğrisel olarak incelenmiştir. Ayrıca kriz öncesi gevşeklik türleri ile kriz dönemi performans değişkenleri arasındaki ilişki de incelenmiştir. Araştırmanın amacı ve veri seti doğrultusunda veriler, Panel Veri Analiz modellerinden FGLS modeli ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, ele alınan tüm dönemlerde (kriz öncesi, kriz sırası, kriz sonrası, tüm dönem ve kriz öncesi ile kriz dönemi ilişkisi) mevcut gevşeklik ile firma performansı arasında ters U şeklinde eğrisel ilişki bulunmuştur. Bu çıktı, mevcut gevşekliğin belli bir seviyeye kadar artması performansı artırırken, belli bir seviyeden sonra ise azaltması şeklinde yorumlanabilmektedir. Geri kazanılabilir gevşeklik ile performans arasında; kriz döneminde ve tüm dönemde U şeklinde eğrisel ilişki bulunmuştur. Bu sonuca göre, geri kazanılabilir gevşekliğin belli bir seviyeye kadar artması performansı azaltmakta, belli bir seviyeden sonra ise artırmaktadır. Potansiyel gevşeklik ile performans arasında; kriz öncesi dönemde ve tüm dönemde ters U şeklinde eğrisel ilişki bulunmuştur. Bu sonuç, borçlanmanın belli bir seviyeye kadar artmasının (potansiyel gevşekliğin azalmasının) performansı artırdığını, belli bir seviyeden sonra ise azalttığını göstermektedir. Kriz döneminde ise U şeklinde eğrisel ilişki bulunmuştur. Bu sonuç ise, borçlanmanın belli bir seviyeye kadar artmasının (potansiyel gevşekliğin azalmasının) performansı azalttığını, belli bir seviyeden sonra ise artırdığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Finansal Gevşeklik, BİST, Mevcut Gevşeklik, Geri Kazanılabilir Gevşeklik, Potansiyel Gevşeklik, FGLS

Borsa İstanbulFinansal gevşeklikFinansal kriz+1
Emrah Şahin
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Hisse senedi getiri oynaklığı ile işlem hacmi oynaklığı arasındaki nedensellik ilişkisi: Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke karşılaştırması

Bu araştırmanın amacı, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hisse senedi getiri oynaklığıyla işlem hacmi oynaklığı arasındaki nedensellik ilişkisini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda araştırmada S&P 500, Tayvan Ağırlıklı, Hang Seng, Nikkei 225, FTSE 100, Şangay Kompozit, SET, Jakarta Borsası Kompozit, BİST 100 ve S&P BMV IPC Endeksleri'nin 04.01.2010-28.08.2019 dönemlerine ilişkin günlük dolar cinsinden kapanış fiyatları ile günlük miktar cinsinden işlem hacimleri dikkate alınmıştır. Araştırmada ilk olarak, serilerin varyansındaki yapısal kırılmalar Sanso vd.(2004)'nin varyansta kırılma testiyle araştırılmıştır. Daha sonra varyansta kırılma testinden elde edilen bulgular doğrultusunda getiri ve işlem hacmi serilerine ilişkin en uygun GARCH, EGARCH ve GJR-GARCH modeli student t ve çarpık student dağılımlarıyla araştırılmış, elde edilen modeller içerisinden en uygun oynaklık modeli ise Kupiec LR ve beklenen kayıp testleriyle tespit edilmiştir. Araştırmada son olarak, hisse senedi getiri oynaklığı ile işlem hacmi oynaklığı arasındaki nedensellik ilişkisi Hafner ve Herwartz (2006)'ın varyansta nedensellik testi ile araştırılmıştır. Yapılan analizlerden (Tayvan hariç) genel olarak gelişmiş ülkelerde işlem hacmi oynaklığından hisse senedi getiri oynaklığına doğru tek yönlü nedensellik ilişkisinin var olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular, gelişmiş ülkelerde Karışık Dağılımlar Hipotezi'nin geçerli olduğunu ortaya koymaktadır. Gelişmekte olan ülkelere ilişkin yapılan analizlerden ise (Çin ve Meksika hariç) genel olarak ilgili ülkelerde hisse senedi getiri oynaklığı ile işlem hacmi oynaklığı arasında çift yönlü nedensellik ilişkisinin var olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular gelişmekte olan ülkelerde Ardışık Bilgi Akışı Hipotezi'nin geçerli olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Hisse Senedi Getiri Oynaklığı, İşlem Hacmi Oynaklığı, Oynaklık Modelleri, Kupiec LR Testi, Beklenen Kayıp Testi

BorsaBorsa işlemleriFiyat hareketi+7
Selim Güngör
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Akademisyenlerin davranışsal önyargıları ile finansal okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişki: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi akademik personelinin davranışsal önyargıları ile finansal okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Ayrıca örneklemde yer alan üniversitenin fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarında görevli akademik personelin davranışsal önyargıları ile finansal okuryazarlık düzeylerinin benzer ve farklı noktalarının neler olduğunu ortaya koymaktadır. Bunlara ek olarak, akademik personelin cinsiyet, unvan ve gelir durumu gibi demografik özellikleri ile davranışsal önyargıları ve finansal okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi tespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi akademik personeline online anket uygulanmıştır. Anketler üniversitenin tüm akademik personeline yönlendirilmiş olup 379 katılımcıya ulaşılmıştır. Uygulanan anket ile elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Anket yolu ile elde edilen veriler öncelikle frekans analizine tabi tutulmuştur, daha sonra ankette yer alan değişkenlerin aritmetik ortalamaları hesaplanmıştır. Anketin güvenilirliği Cronbach Alfa katsayısı ile ölçülmüş olup, Bağımsız İki Örneklem T-Testi, Tek Yönlü Varyans (ANOVA) Analizi, Korelasyon ve Regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre ankete katılan akademik personelin yüksek düzeyde finansal okuryazar olmasına rağmen yine de orta düzeyde davranışsal önyargıların etkisi altında kaldığı tespit edilmiştir. Ayrıca akademisyenlerin, davranışsal önyargıları ile yaş, cinsiyet, görev yaptıkları birim ve akademik unvan arasında farklılık olduğu, finansal okuryazarlık düzeyleri ile yaş, cinsiyet ve görev yaptıkları birim arasında farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunlara ek olarak, akademisyenlerin davranışsal önyargıları ile finansal okuryazarlık düzeyi arasında pozitif yönlü ve çok zayıf bir ilişki tespit edilmiş olup akademisyenlerin finansal okuryazarlık düzeyleri davranışsal önyargılarını %21,3 oranında etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Davranışsal Finans, Finansal Okuryazarlık, Davranışsal Önyargılar, Finansal Okuryazarlık Boyutları

AkademisyenlerDavranışsal finansFinansal okuryazarlık+1
Elif Güler
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kar payı dağıtım kararlarının hisse senedi performansına etkisi: Borsa İstanbul 100-endeksinde bir uygulama

Firmalar tarafından gerçekleştirilen kar payı ödeme kararı, firma değerini etkileyen bir unsurdur. Çünkü hisse senedi yatırımcıları düzenli olarak kar payı dağıtımı yapan firmaları yatırım için tercih etmektedirler. Bu nedenle, firmaların kar payı dağıtacağını kamuya duyurması, hisse senedi yatırımcılarının ilgili firmanın hisse senedine olan talebi artıracağı ve dolayısıyla da hisse senedinin piyasa değerini yükseltebileceği anlamına gelmektedir. Etkin piyasalar hipotezi ise "yarı güçlü formda etkin" bir piyasada kamuya açıklanan bilgilerin, firmaların hisse senetlerinde anormal bir getiriye neden olmayacağı görüşünü ifade etmektedir. Yani kar payı dağıtımı gibi önemeli bir olayın dahi hisse senedi fiyatını etkilemeyeceğini savunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, BİST-100 Endeksinde işlem gören firmaların kar payı dağıtım olayına yatırımcıların tepkisini belirlemek ve söz konusu firmaların hisse senedi değerine etkisini/etkisizliğini olay çalışması yöntemi ile ölçmektir. Uygulamada, 2016-2020 yılları arasında BİST-100 endeksinde istikrarlı olarak kar payı dağıtımı yapan firmaların verileri ışığında analiz yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda kar payı dağıtma döneminde yatırımcıların olaya tepkisinin pozitif, negatif ve ilişkisiz olduğu sonucuna varılmıştır. Firmaların kümülatif ortalama anormal getiri elde ettikleri ve dolayısıyla firma hisse senedi fiyatlarını ve değerini etkilediği sonucuna varılmıştır. Bunun yanı sıra etkin piyasalar hipotezine göre hisse senedi piyasalarının yarı güçlü formda bile etkin olmadığı tespit edilmiştir.

Borsa İstanbulFirma değeriHisse senedi değeri+5
Gülay Çelik
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Firmaların finansal performansında kurumsal sürdürülebilirlik endeksine dâhil olmanın etkisi

Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi 4 Kasım 2014 tarihinden itibaren XUSRD koduyla fiyat ve getiri olarak hesaplanmaya başlanmıştır. Borsa İstanbul'da işlem gören ve kurumsal sürdürülebilirlik performansları üst seviyede olan şirketlerin yer aldığı endekstir. Sürdürülebilirlik endeksine girebilmek için çevre, ekonomik ve sosyal boyutlar olmak üzere üç kıstas tamamlamak gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı; kurumsal sürdürülebilirlik endeksine dâhil olan işletmelerin endekse dâhil olmadan önceki durumları göz önüne alındığında finansal performanslarındaki değişimin ele alınmasıdır. Bu sebeple 2014-2020 yılları arasında kurumsal sürdürülebilirlik endeksinde düzenli olarak yer alan 24 işletmenin 2009-2014 ve 2014-2020 yılları arasındaki finansal performansları göz önüne alınarak Kurumsal Sürdürülebilirlik Endeksinin işletmeler üzerindeki etkisinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya kurumsal sürdürülebilirlik endeksinde yer alan banka dışı faaliyet gösteren işletmeler dahil edilmiştir. Araştırmada Hisse getiri oranı (HGO), Aktif karlılık (ROA), Özsermaye karlılığı (ROE), Net kar marjı (NKM), Cari oran (CO), Kaldıraç oranı (KO), Aktif devir hızı (ADH), Fiyat/Kazanç (F/K) ve Piyasa değeri/Defter değeri (PD/DD) değişkenlerinden yararlanılmıştır. Araştırma yöntemi olarak Panel regresyon yöntemi kullanılmıştır. Araştırma iki modelden oluşmaktadır. Model 1. Firmaların endekse dâhil olamadan önceki 6 yılın, Model 2. ise firmaların endekse dâhil olduktan sonraki altı yılın finansal verilerini kapsamaktadır. Araştırma sonucunda Model 2. incelendiğinde, Hisse senedi getiri oranı değişkenini tahmin edebilecek panel regresyon yönteminde Özsermaye karlılığı (ROE), Aktif devir hızı (ADH), ve Piyasa değer/ Defter (PD/DD) değeri değişkenlerinin tahminde anlamlı değerlere sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Sürdürülebilirlik Endeksi, Finansal Performans, Panel Regresyon Analizi

Finansal performansFirmalarKurumsal sürdürülebilirlik+4
Erenay Atar Kaya
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kredi temerrüt takası primlerinde (CDS) uzun dönem hafıza ve etkin piyasa hipotezi – fraktal piyasa hipotezi sınaması: G-20 ülkelerinden örnekler

Bu çalışmanın amacı, G-20 ülkelerinin CDS primlerinde uzun hafıza bağlamında Etkin Piyasa Hipotezi (EPH) ve Fraktal Piyasa Hipotezi koşullarının sağlanıp sağlanmadığını incelemektir. G-20 ülkeleri arasında uzun hafıza modelleri geçerli sonuç veren örneklemler 4 Ocak 2010 – 17 Ocak 2022 dönemi için incelenmiştir. Çalışmada serilerin zaman serisi özellikleri belirlenmiş ve ön uzun hafıza testleri (GPH - GSP ve R/S Analizi) ile getiri düzeyinde örneklemlerin genelinde kısa hafızaya yakın, volatilite düzeyinde ise uzun hafıza bulguları elde edilmiştir. Uygun ARFIMA (ARMA) yapısı belirlendikten sonra simetrik ve asimetrik uzun hafıza modelleri ile ikili uzun hafıza sürecine devam edilmiştir. Durağanlık yapısı araştırılmış ve varyanstaki yapısal kırılmalar Sanso vd., (2004)'nin varyansta kırılma testi ile belirlenip volatilite düzeyinde dikkate alınmıştır. G-20 ülkeleri arasında yer alan Arjantin, Brezilya, Çin Halk Cumhuriyeti, Güney Afrika, Rusya ve Türkiye'nin CDS primleri ile denemelerde uzun hafıza modellerinin geçerli sonuçlar verdiği gözlenmiştir. Simetrik ve asimetrik ikili uzun hafıza sonuçlarında getiri düzeyinde Türkiye'de uzun hafızaya yakın özellik bulunurken İtalya'da hafıza etkisi bulunmamıştır. Diğer örneklemlerde kısa hafıza ile kısa hafızaya yakın özellikler bulunmuştur. Koşullu ortalama serisi için tüm ülkelerde zayıf formda etkinliğin geçerli olmadığı belirlenmiştir. Volatilite düzeyinde ise Arjantin'de zayıf formda etkinliğin geçerli olduğu belirlenirken diğer örneklemlerde uzun hafıza olgusu ile zayıf formda etkinliğin geçerli olmadığı ve fraktal piyasa koşullarının geçerli olduğu belirlenmiştir. Diğer G-20 ülkelerinin veri setiyle yapılan denemelerde uzun hafıza modellerinin geçerli sonuçlar vermediği görülmüştür. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar EPH'nin en zayıf formunun bile gerçek hayatta yer almadığına dair bir eleştiri olarak kabul edilebilir.

CDSEtkin piyasa teorisiFraktal piyasa hipotezi+4
Mustafa Çevik
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel ve katılım bankacılığında finansal performans analizi

Bu çalışma, Türkiye'de faaliyet gösteren geleneksel ve katılım bankalarının 2018–2024 dönemine ait finansal performanslarını Entropi ve WASPAS yöntemleriyle analiz etmektedir. Analize geleneksel bankalardan Ziraat, İş Bankası, Garanti BBVA, Yapı Kredi, VakıfBank, Halkbank ve Akbank; katılım bankalarından ise Albaraka Türk, Kuveyt Türk, Türkiye Finans, Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Emlak Katılım dâhil edilmiştir. Bankaların yıl sonu finansal tablolarından elde edilen ROA, ROE, Özkaynaklar/Toplam Varlıklar, fon kullandırım ve toplama oranları ile döviz ve TL varlık yapısını gösteren göstergeler kullanılmıştır. Çalışmada kriter ağırlıkları Entropi yöntemiyle nesnel olarak belirlenmiş; WASPAS yöntemiyle bankaların dönemsel performans düzeyleri hesaplanmıştır. Bulgular, farklı bankacılık modellerinin finansal göstergeler üzerinde etkili olduğunu ve makroekonomik koşulların kârlılık, fon yapısı ve aktif kalitesini önemli ölçüde şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Çalışma, Türkiye'de geleneksel ve katılım bankalarının performans dinamiklerine ilişkin kapsamlı bir bakış sunmaktadır.

Faizsiz bankacılıkKatılım bankacılığıKonvansiyonel bankacılık+1
Anıl Kaya Özdemir
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Firmaların finansal performansını etkileyen iç faktörlerin araştırılması: MSCI Türkiye Endeksi üzerine bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, MSCI Türkiye endeksinde yer alan firmaların finansal performansını etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Bu endekse dahil 68 firmanın 2010 1Q – 2024 3Q arasındaki dönemi kapsayan çeyrek veriler kullanılarak 59 gözlem yer almaktadır. Ancak veri setinde çalışma dönemine ait verileri tam olan 35 firma analiz kapsamına alınmıştır. Çalışmada bağımlı değişken olarak üç farklı finansal performans göstergesi kullanılmıştır: Firma değerini temsilen, Firma Değeri / Defter Değeri Oranı (FD/DD), firma kârlılıklarını temsilen Aktif Kârlılık (ROA) ve Özsermaye Kârlılığı (ROE); bağımsız değişkenler ise Finansal Kaldıraç Oranı (FKO), Cari Oran (CO), Alacak Devir Hızı (ADH), Stok Devir Hızı (SDH), Aktif Büyüklük (AKBÜY) ve Özsermaye Büyüklüğü (ÖZBÜY) olarak belirlenmiştir. Veri seti üzerinde uygulanan analizlerde, uzun dönemli ilişkilerin test edilmesi amacıyla Westerlund (2007) Eşbütünleşme Testi yapılmış, değişkenler arasındaki katsayıların tahmininde ise MGE Katsayı Tahmincisi ve Driscoll-Kraay Dirençli Katsayı Tahmincisi yöntemleri kullanılmıştır. Analiz sonucu olarak uzun vadede değişkenler arasında eşbütünleşik ilişkinin olduğu görülmektedir. Ayrıca; ADH, FKO ve SDH'nin FD/DD üzerinde anlamlı etkisi vardır. FKO, CO, SDH, AKBÜY ve ÖZBÜY' ün ROA üzerinde anlamlı etkisi vardır. CO, ADH, AKBÜY ve ÖZBÜY' ün ROE üzerinde anlamlı etkisi vardır. Bu yöntemler aracılığıyla, firmaların finansal performansını etkileyen değişkenlerin istatistiksel anlamlılık düzeyleri ortaya konmuş ve elde edilen bulgular doğrultusunda yatırımcılar, finansal analistler ve karar vericiler için yönlendirici çıkarımlar yapılması hedeflenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Finansal Performans, MSCI Türkiye Endeksi, Eşbütünleşme testi, Katsayı tahmincileri

MSCIPanel eşbütünleşme
Funda Savaş
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal okuryazarlık düzeyine etki eden demografik faktörlerin belirlenmesi: Malatya Turgut Özal Üniversitesi personeli üzerine bir araştırma

Bu çalışma ile Malatya Turgut Özal Üniversitesi personelinin finansal okuryazarlık düzeyine etki eden demografik özellikler belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada Malatya Turgut Özal Üniversitesi'nde görev yapan 280 akademik ve idari personel örneklem olarak belirlenmiştir. Anket yapılan kişi sayısı 280'den 320'ye çıkarılmıştır. Elde edilen verilen Bağımsız Örneklem T-testi ve Kruskall Wallis ve Mann Whitney U testine tabi tutulmuştur. Yapılan analizler sonucunda finansal okuryazarlık ile cinsiyet arasında anlamlı bir farlılık olmadığı, yaş ile finansal bilgi, finansal davranış, finansal tutum ve finansal okuryazarlık anlamlı bir farklılık olmadığı, cinsiyet ile finansal bilgi, finansal davranış, finansal tutum ve finansal okuryazarlık anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca eğitim düzeyi ile finansal okuryazarlık arasında anlamlı bir farklılık olduğu, kadro türü ile finansal okuryazarlık arasında anlamlı bir farklılık olduğu, gelir durumu ile finansal davranış arasında anlamlı bir farklılık olduğu, medeni durum ile finansal davranış arasında anlamlı bir farklılık olduğu, görülmüştür.

Şeyma Salman
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Firma performansını etkileyen faktörler: MSCI Türkiye Endeksine giren imalat sektörü firmaları üzerine bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, firma performansını etkileyen faktörler ile bu performans göstergeleri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Firma performansının göstergeleri olarak verimlilik, kârlılık, büyüme ve piyasa performansı ölçütleri ele alınmış; bu göstergelere etki eden faktörler ise mali yapı oranları, faaliyet oranları ve likidite oranları olarak belirlenmiştir. Araştırmada, MSCI Türkiye Endeksi'nde yer alan firmaların zamana ve birimlere göre analiz edilmesi için Panel Veri Analizi kullanılmış ve uygun modeli belirlemek adına Hausman testi uygulanmıştır. Hausman testi sonuçlarına dayanarak Sabit Etkiler Modeli'nin en uygun model olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırma bulgularına göre, alacak devir hızı, FVAÖK marjı ve nakit oranı değişkenlerinin katsayıları istatistiksel olarak anlamsız bulunmuştur. Ancak, brüt kâr marjı ve öz sermaye kârlılığı arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Cari oran ve öz sermaye kârlılığı arasında negatif bir ilişki gözlemlenmiştir. Ayrıca, hisse başına kâr ile öz sermaye kârlılığı arasında pozitif bir ilişki olduğu, kaldıraç oranı, kısa vadeli borçlar ve likidite oranı gibi değişkenlerin öz sermaye kârlılığı üzerindeki etkilerinin sırasıyla negatif ve pozitif yönde olduğu ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, çalışma, firma performansı üzerinde etkili olan değişkenlerin farklı performans göstergelerine nasıl etki ettiğini analiz ederek literatüre katkı sağlamaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Performans, Firma Performansı, İmalat Sektörü, Aktif Kârlılık, Öz Sermaye

Azize Tanır
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kripto varlık piyasalarında sürü davranışının test edilmesi

Bitcoin'in kullandığı teknoloji ve kazandığı değerden dolayı, araştırmacıların incelediği bir araştırma alanı, kripto varlıkların oluşumuna önemli katkıları olmuştur. 2008 yılında Bitcoin'in tanıtılmasıyla kripto varlıkların oluşum süreci başlamıştır. Kripto varlıkların kullandığı temel teknoloji blok zincir teknolojisidir. Bu teknoloji günlük yaşantıda ve gelecekte radikal değişiklikler getireceği düşünülmektedir. Kripto varlıkların nasıl hareket ettikleri, ne oldukları üzerine yorum yapabilmek için Davranışsal Finans ile açıklanmaya çalışılmıştır. Davranışsal finans alanı finans disiplini içinde yapılan çalışmalarla 19.yy. sonunda ön plana çıkmıştır. Davranışsal finans alanı yatırımcıların her zaman rasyonel davranmayacaklarını yatırım kararlarını alırken çeşitli eğilimlerin etkisiyle hareket edecekleri bilgisini vermektedir. Çalışma sonucunda davranışsal finans alanı eğilimlerinden sürü davranışının kripto varlık piyasasında var olup olmadığı tespit edebilmek üzere kesitsel mutlak sapma (CSAD) analizi gerçekleştirilmiştir. Analize dahil edilen değişkenler ilk 11 kripto varlığın 8 tanesidir, bunlar kripto varlık piyasasının %80'ini temsil etmekteler. Çalışmada 01.01.2018 – 27.11.2023 tarihlerini kapsayan dönemdeki analize konu edilen varlıkların günlük açılış değerleri kullanılmıştır. Gerçekleştirilen analizin sonucunda formülde yer alan sürü varlığının ölçümünde baz alınan ( Rm,t2) katsayısı (α2) sıfırdan büyük ve istatistiksel olarak anlamlı çıkmıştır. Dolayıyla kripto varlık piyasasında belirtilen dönemde sürü karşıtı davranış sergilendiği sonucuna ulaşılmıştır.

Blok zinciri sistemiDavranışsal finansKripto varlık
Süleyman Erhan Ancarlı
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2024
00

Other supervisors