Theses supervised by Prof. Dr. Talip Karakaya
13 theses · Kütahya Dumlupınar University
Popüler kültür bağlamında okuma: lise öğrencilerinin popüler kültüre karşı tutumları ile okumaya karşı tutumlarının karşılaştırılması (Tavşanlı örneği)
Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline getirilen popüler kültürün kitle kültürüne dönüşmesi, okuma alışkanlığının azalmasına dolayısıyla da halkın anlam üretimlerinin kaybolmasına neden olur. Halkın popüler kültür düzeylerinin okuma ile ilişkilendirilerek irdelenmesi, günümüz modern toplumundaki bireyin anlam dünyasını anlamaya yardımcı olur. Popüler kültür kavram olarak halkın çoğunluğu tarafından benimsenen kültürel beğenilerini ifade eder. Günümüzde bu beğeniler, haz ve isteklerin kolayca doyurulması ile şekillenir. Halk, kendisi için üretilen hazır kültür içeriklerini tercih ederek yani sadece tüketerek popüler kültürü şekillendirir. Popüler kültür içerikleri kitle iletişim araçlarıyla dağıtılır ve bireyler bu metinleri yazılı, görsel ve işitsel olarak okurlar. Okuma bilinen anlamıyla, kitapla etkileşim süreci olarak okuyucu ve metin arasındaki iletişimdir. Okuyanın okuduğu metni anlamlandırabilmesi, onu etkin bir şekilde değerlendirebilmesi zihinsel bir beceriyi gerektirir. Popüler kültürün bireyi pasifleştirmesi sonucu okuma becerileri de bundan etkilenir. Bireyin kendine sunulan popüler metinleri edilgin bir biçimde değil de etkin bir biçimde okuyabilmesi toplumu ve popüler kültürü sorgulamasına neden olur. Bu nedenle toplumların popüler kültürden etkilenmeleri ile okuma alışkanlıkları arasında bir etkileşim vardır. Bu çalışmada, popüler kültüre ilişkin öğrenci tutumları ile okumaya ait öğrenci tutumları arasında karşılaştırma yapılmaktadır. Bu karşılaştırma yapılırken popüler kültüre karşı olumlu tutum geliştirenlerin okumaya ait tutumlarının olumsuz olacağı varsayımından hareket edilmektedir.
Aile içi iletişime Facebook'un etkisi: Kütahya örneği
Aile toplumun izdüşümü olan son derece önemli sosyal bir kurumdur. Geleceğin toplumunu oluşturacak çocuklar, aile içinde doğup büyümekte ve içinde bulunduğu aileye göre şekillenmektedir. Günümüzde Facebook?un insanlar ve toplumsal hayat üzerinde bir çok farklı etkisi olmakla birlikte bu çalışmada farklı bir perspektif getirilerek Facebook?a aile içi iletişime etkisi yönüyle bakılmıştır.Bu araştırmada, bilgisayar ve internet kullanımının yaygınlaşmasıyla toplumsal ortamların yerini sanal toplumsal ağlara bırakması konusu üzerine odaklanılmıştır. İnternetin bir ürünü olan sosyal medya kullanımının yaygınlaşması, tüm dünyada etkili olduğu gibi Türkiye?de de bireylerin sosyal yaşantısı ve iletişim becerilerinde değişime neden olmuştur. Bu noktada Türkiye?de en fazla kullanıcı kitlesine sahip bir toplumsal paylaşım sitesi olan Facebook ve aile içi iletişime etkisi incelenmiştir. Araştırmada Facebook?un bireylerin sosyalleşmesinde nasıl bir etkiye sahip olduğu, Facebook kullanıcılarının siteyi daha çok ne amaçla kullandığı, sitede geçirilen zamanın ne kadar olduğu, Facebook üzerinden aldatma olgusu ve bunların aile içi iletişime etkisi ele alınmaktadır. Anahtar Kelimeler: Aile İçi İletişim, Sosyal Medya, Facebook, Sosyalleşme, Sözsüz İletişim, Sanal İletişim, Sosyal Paylaşım.
Lezgi topluluğunun sosyolojik boyuttan incelenmesi: Azerbaycan örneği
Bu tezde ben, Lezgi toplumunun tarihsel, sosyo-kültürel, ekonomik ve siyasi yapısını çok yönlü bir biçimde ele alarak, toplumsal dinamiklerini ve gelecekteki perspektiflerini (nasıl gelişebileceğini) incelemekteyim. Bu çalışmamda, Lezgi toplumunun tarihini, sosyal ve kültürel yapısını, ekonomik durumunu ve siyasi özelliklerini kapsamlı bir şekilde inceliyorum. Ayrıca, Lezgi toplumunun toplumsal dinamiklerini (yani nasıl değiştiğini, geliştiğini veya etkilendiğini) analiz ederek, gelecekte nasıl bir yön izleyeceğini, nasıl gelişebileceğini (gelecekteki perspektiflerini) değerlendiriyorum. Birinci bölümde, Lezgi toplumunun tarihsel gelişimi ve demografik özellikleri üzerinde durulmakta; kültürel mirası, gelenekleri, inançları, sanat ve edebiyatı gibi unsurlar detaylı bir şekilde analiz edilmektedir. Ayrıca, iklim değişikliği, sağlık hizmetleri ve teknoloji kullanımının topluma etkileri de değerlendirilmektedir. İkinci bölüm, Lezgi toplumunun ekonomik ve siyasi durumunu ele almakta, demografik ve sosyo-ekonomik yapının yanı sıra eğitim, ekonomik faaliyetler ve siyasi katılım konularını incelemektedir. Sınır ticareti ve Azerbaycan ile Dağıstan arasındaki ekonomik ilişkilerin toplumsal yansımaları da önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle Lezgi kadınlarının sosyal ve siyasi mücadeleri ile uluslararası tanınma çabaları gibi konular, toplumsal dinamiklerin derinlemesine anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Üçüncü bölümde ise Lezgi toplumunun geleceği sosyolojik bir bakış açısıyla ele alınmakta; küreselleşme, kültürel sürdürülebilirlik, gençlerin rolü ve dijitalleşmenin etkileri incelenmektedir. Diasporanın kimlik koruma çabaları, çevresel farkındalık ve sosyal uyum konuları da ele alınarak, Lezgi toplumunun çeşitli zorluklar ve fırsatlar karşısındaki konumu değerlendirilmektedir. Bu çalışma, Lezgi toplumunun dinamik yapısını ve gelecekteki olasılıklarını anlamak için önemli bir kaynak sunmaktadır.
Girişimcilik sürecinde kadın ve girişimci ev hanımları: Kütahya ili örneği
Kadın girişimciliği erkek egemen anlayışlarla şekillenen ekonomi piyasasında kadının varlığını arttırması, finansal bağımsızlık kazanarak yaşamı üzerindeki hakimiyeti eline alması, kendisine yönelik toplumda inşa edilen cinsiyetçi inanışları ve kalıplaşmış önyargıları değiştirmesi, toplumsal alandaki konumunu yükseltmesi ve statü kazanması açısından önem taşımaktadır. Ancak kültürel normlar ve geleneksel anlayışlar kadını sınırlamakta ve kadın girişimciliğinin gelişimine engel olmaktadır. Bu sınırlamalar, ev hanımları üzerinde kendisini daha yoğun şekilde göstermektedir. Toplumsal konumunun ev içi mekanla özdeşleştirilmesi ve çalışma yaşamına dahil olmasının toplum tarafından yadırganması nedeniyle görece daha dezavantajlı bir konumda yer alan ev hanımlarının, kadın iş gücüne katılım sağlaması ve toplumsal alanda görünürlüklerini arttırması adına girişimcilik süreçlerinin incelenmesi önem taşımaktadır. Araştırmada girişimcilik ve kadın girişimciliğine yönelik literatür taraması yapılmış ve kadın girişimciliğini ev hanımları özelinde incelemeye yönelik 22 girişimci ev hanımı ile derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda girişimci ev hanımlarının çoğunlukla hayallerini gerçekleştirme ve kendini kanıtlama isteğiyle girişimci oldukları, girişimlerini kurarken öz birikimlerini kullandıkları, girişimcilik süreçlerinde en fazla eşlerinden destek gördükleri, sermaye temini ve bürokratik işlemler noktasında sorun yaşadıkları, girişimcilik faaliyetleriyle beraber yaşamlarında meydana gelen en belirgin değişimin kişisel tatmin ve özgüven artışı olduğu bulgularına ulaşılmıştır.
Coronavirüs (Covid–19) pandemisinin sağlık çalışanları üzerindeki etkileri: Aksaray örneği
Yeni coronavirüs/Covid–19 pandemisi ilk olarak Çin sınırları içerisinde kendisini gösterdi. Ardından çok hızlı bir şekilde tüm dünyayı etkisi altına aldı. İnsanlar öldü, hastaneler hastalarla doldu ve sağlık çalışanları sağlık hizmet sunumuna yetişemez duruma geldi. Hastaların bazıları solunum cihazı desteğiyle nefes alabilecek derecede ağır seyretmekteydi. Zira bu hastalık solunum yollarına tutulmakta ve kişinin nefes almasını güçleştirmekteydi. Hastalığın bulaşma hızı alışılmadık derecede fazla idi. Dünya genelinde gelişmiş ülkelerde de entübasyon cihazı ve yatak sayısının yetersiz kaldı. Sağlık uzmanları yaşama ihtimali yüksek olan ile düşük olan hastalar arasında tercih yapmak zorunda kaldığı zamanlar oldu. Bu çalışma, pandemi sürecinde ilk safta yer alan sağlık çalışanlarının pandemi karşısındaki durumlarını araştırmak amacını taşımaktadır. Bu konudan önce çalışmanın sağlık alanıyla ilgili olması nedeniyle sağlık olgusunun tarihsel gelişimine değinilmiştir. Bununla birlikte sağlık hizmetleri kapsamında uygulanan tıp modelleri hakkında bilgiler aktarılmıştır. Bu tıp modellerine getirilen eleştirilere yer verilmiştir. Küreselleşme ve modernleşmenin sonuçlarından biri olan risk toplumu kuramı hakkında değerlendirmeler yapılmıştır. Covid–19 ve diğer salgın hastalıklar hakkında ve geçmişte büyük yıkımlara sebep olmuş olan veba salgınlarına değinilmiştir. Yaşanan bütün pandemilerde en büyük mücadelenin sağlık çalışanları tarafından verilmesi gerekçesiyle salgınla mücadelede en ön safta yer alan sağlık çalışanlarının, salgın hastalık karşısındaki durumlarının sosyolojik olarak irdelenmesi gerekli görülmüştür. Anahtar kelimeler: Covid–19, Sağlık, Pandemi, Salgın ve Sağlık Personeli.
Gelenek ve modernite ikileminde aile: Kütahya örneği
Toplum, dinamik bir varlık olarak sürekli bir değişim ve dönüşüm içerisindedir. Toplumun en temel birimi olan aile de bu değişim ve dönüşüm sürecinden etkilenmektedir. İnsanlık tarihi açısından son iki yüzyıl, toplumsal değişimin hızlı yaşandığı zaman dilimi olarak nitelendirilmektedir. Bu dönemde gerçekleşen sanayileşme, köyden kente göç, kentleşme, teknolojik gelişmeler, kadının iş hayatına atılması, soysal medya gibi faktörler ailenin yapısını, türlerini, fonksiyonlarını vb. etkilemektedir. Bu etkinin ne yönde olduğunu anlamak da çalışmamızın amacını oluşturmaktadır. Bu çalışma, ne tam anlamıyla geleneksel aile kodlarını taşıyabilen, ne de modern hayata tamamen entegre olabilmiş bir aile modelini, yani gelenek ve modernite ikileminde kalmış aileyi inceleyen bir alan çalışmasıdır. Çalışmamız giriş ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın konusu, amacı ve önemi yer almaktadır. Çalışmamızın birinci bölümü olan kavramsal çerçevesinde sırasıyla; sosyolojik olarak aile, aile türleri, ailenin işlevleri, aileye kuramsal yaklaşımlar ve ailenin tarihsel gelişimi konuları açıklanmıştır. İkinci bölüm, Türkiye'de aile yapısı ve değişim serüvenini konu edinmektedir. Bu bölümde, öncelikle geleneksel yaşam biçiminde aile konusu incelenmiştir. Devamında modernite bağlamında ailenin değişim ve dönüşümü açıklanarak modern aileye dönüşümün dinamikleri ele alınmıştır. Üçüncü bölüm olan alan araştırmasında ise, araştırmanın metodolojisi açıklanmış, anket verileri, çalışmanın kavramsal çerçevesi ışığında değerlendirilmiş ve bulgular yorumlanmıştır. Çalışmamızda veri toplama aracı olarak, ilgili çalışmalar ve yazılı kaynaklar taranarak elde edilen anket formu kullanılmıştır. Anket sorularımız, Kütahya ilinde ikamet eden bireyler arasında tesadüfi örneklem yoluyla seçilen, gönüllülük esası ile belirlenen 180 kişiye uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS'den (Statistical Packag for the Social Sciences) yararlanılarak, çalışmanın teorik çerçevesi ışığında değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aile, Gelenek, Modernite, Değişim, Dönüşüm
Kentsel dönüşüm bağlamında sosyal dönüşüm: Kütahya İnköy Mahallesi İnköy Toplu Konutları örneği
Kentler toplum tarafından oluşturulmuş aynı zamanda toplumu değiştirmiş ve uzun süreçte toplumun dönüşmesine neden olmuş bir toplumsal yerleşme birimidir. Kentler tarihsel süreçte sosyo-kültürel, ekonomik ve fiziksel anlamda değişmeler yaşamış ve bu süreç zarfında bazı kentsel alanlar yıpranmıştır. Bu yıpranmalar karşısında dünyada İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Türkiye'de ise 1980'ler sonrasında önem kazanan Kentsel Dönüşüm Projeleri, kentlerin yeniden planlanmasını, yapılanmasını ve halkın ihtiyaçlarına göre şekil almasını sağlayarak, gereksinim haline gelmiştir. Türkiye'de Kentsel Dönüşüm Projesinin sadece gecekondu alanlarını hedef aldığı ve genellikle başarısız olduğu algısı oluşmuştur. Bu çalışmanın amacı, kentsel dönüşüm uygulanmasının toplumun ihtiyacına göre değişerek kentleri daha yaşanılır hale getirdiği ve aynı zamanda hem kenti hem de toplumu dönüştürerek yeni bir yaşam alanı oluşturduğunu iddia ederek, irdelemeye çalışmaktır. Araştırmada, Kütahya İnköy Mahallesi İnköy toplu konutlarında ikamet eden 30 kişi ile derinlemesine mülakat görüşmesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarında, mahallede yaşayan bireylerin şehir hayatından daha sakin, refah bir yaşam kalitesine sahip olduğuna, şehirden uzak olmanın dezavantajlarının yaşandığı, apartmanlaşma ve site hayatının mahalle ve komşuluk kültürünü etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kent, Kentleşme, Kentsel Dönüşüm, Sosyal Dönüşme, Sosyal Yapı
Toplumsal bir sorun olan uyuşturucu bağımlılığı ile mücadele çalışmaları: Kütahya Belediyesi "Umer" örneği
Daha Madde bağımlılığı toplumları etkileyen çok yönlü, karmaşık ve önemli bir konudur. İnsanlık tarihinde binlerce yıldır var olan uyuşturucu maddeler toplumlar tarafından çeşitli amaçlarla kullanılmış. Günümüzde ise uyuşturucu, uyarıcı ve halüsinasyon etkilere sahip olan maddeler toplum yapısını sosyal, ekonomik, psikolojik, kültürel, sağlık ve hukuki anlamda etkilemektedir. Madde bağımlısı bireyin toplumsal olumsuzluklara sebebiyet verdiği gibi sosyolojik sebeplerden kaynaklanan sorunlarda bağımlılığa neden olmaktadır. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de birçok uyuşturucu bağımlılığına ve bağlantılı suçlara tanıklık etmesi dolayısıyla madde bağımlılığı olgusundan pay alan ülkeler arasında bulunmaktadır. Ülkemizde de uyuşturucu bağımlılığının artması sonucu kurumlar önleme ve mücadeleye yönelik çalışmalar gerçekleştirmeye başlamıştır. Önleme ve mücadele çalışmaları yapan kurumların en başında halkla iç içe olan ve kolayca halka ulaşabilecek ve sorunlara ilk elden müdahale edebilen yerel yönetimler gelmektedir. Bu çalışma Kütahya'da 2019 yılında Kütahya Belediyesinin sosyal belediyecilik kapsamında hayata geçirilen önleme projesi olan UMER (Uyuşturucu ile Mücadele Merkezi) uyuşturucu bağımlılığına karşı önleme çalışmaları ele alınmaktadır. Yapılan alan araştırmasında UMER'in uyuşturucu bağımlılığını karşı önleme ve mücadele aşamasında bağımlılık riski taşıyan kişilere yönelik eğitim ve bilinçlendirme, farkındalık çalışmaları, danışmanlık ve yönlendirme hizmetleri kapsamında ne tür çalışmalar yaptığı, amaçları ve hedefleri açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın verileri Kütahya Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren UMER (Uyuşturucu ile Mücadele Merkezi) çalışmalarının incelenmesi ile elde edilmiştir. onra doldurulacaktır.
Çağdaş Fransız sosyoloji ve felsefesinde Pierre Bourdieu'nun yeri ve önemi
Bu çalışma, yirminci yüzyılın önemli düşünürlerinden biri olan Pierre Felix Bourdieu'nün yaşamını, temel kavramlarını ve sosyoloji bilimine katkılarını açıklayarak kavramsal bir zemin oluşturmayı hedeflemiştir. Bourdieu'nün önemli düşünürler arasında yer almasının başlıca sebeplerinden biri, onun felsefe temelli bir sosyoloji ile zıtlıkları aşma girişiminde bulunmasıdır. Sosyoloji tarihine bakıldığı zaman; birey-toplum, eylem-yapı veya özne-nesne gibi düalizmlerin uzun yıllar boyunca varlığını koruyarak devam ettiği görülmektedir. Tüm bu düalizimler sonuçta sosyal bilimcileri ikiye ayırmış ve kutuplaştırmıştır. Bourdieu ise kendi geliştirdiği kavramsal repertuarı ile tüm bu ikilikleri aşmayı hedeflemiştir. Başta habitus, alan, sermaye ve reflexive (düşünümsellik) olmak üzere birçok önemli kavramı kendi sosyolojisi dahilinde şekillendirmiş ve bu kavramlara yeni anlamlar kazandırmıştır. O, yaptığı kavram açıklamaları ile söz konusu zıtlıkların farklı kutuplarda bulunmasının sosyoloji bilimine bir katkı sağlamadığını belirtmiş, bunun yerine zıtlıkların birlikteliğini savunmuştur. Nesnenin özne ile birlikte, bireyin toplum ile birlikte ya da eylemin yapı ile birlikte daha anlamlı olduğunu ve bu kavramların sosyoloji bilimine birliktelik içerisinde katkı sağlayacağını vurgulamıştır. Bu sebeple bu çalışma, Bourdieu'nün kavramlarını odağına alarak onun açıklayıcı repertuarını ayrıntılı olarak ele almaktadır.
Din adamlarının toplum hayatına etkileri: Emet örneği (1923 -1999)
Bu çalışmada, medreselerde yetişmiş din adamları ile onların gayri resmi olarak yerel imkânlarla yetiştirmiş olduğu din adamlarının toplum içinde oynadıkları rolleri, toplum hayatına etkilerini tespit edebilmek amacıyla niteliksel bir yaklaşım sergilenmiştir. Bu amaca ulaşabilmek için 1923 – 1999 yılları arasında Kütahya'nın Emet ilçesinde dini ve sosyal hayatta etkili olmuş 12 kişi mercek altına alınmıştır. Birinci bölümde, bu kişilerin yetişmesini sağlayan sosyal kaynakları anlayabilmek amacıyla, ulemanın Osmanlı Toplumu içindeki işlevi irdelenmiş, sosyoekonomik alt yapısı ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Toplumumuzun dini hayatında 1951'den itibaren imam hatip liseleri yaygınlaşıp, Tevhid-i Tedrisat Kanunu çerçevesinde, din görevlisi eğitimine başlanmasına kadar etkili olan din adamlarının, dini bilgileri öğrenebilecekleri bir eğitim kurumu olmaksızın yetişme kaynaklarını devralmış olduğu Osmanlı toplum yapısı içinde ilmiyenin konumu üzerine bir okuma yapılmıştır. İkinci bölümde, Emet ilçesinin tarihine, coğrafi, sosyal, dini hayatını besleyen eğitim kurumları olarak camilerine, Kur'an kurslarının yapısına genel olarak yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, ise çalışmamızın konusu olan din adamlarının ve hoca hanımların hayatta olan yakınları, öğrencileri ile mülakatlar yapılmış, sözel olarak elde edilen bilgiler resmi belgelere yansımış bilgilerle karşılaştırılmıştır. Sonuç bölümünde ise. 1923 ile 1999 yılları arasında dini ve toplumsal hayatta etkili olan bu kişilerin toplum üzerindeki işlevleri ile Osmanlı ulemasının toplum üzerindeki işlevleri, Cumhuriyet'in modernleşme hamleleriyle olan uyumları üzerine yorumlamalarda bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ulema, Medrese, Emet, Gündelik Yaşam Pratikleri, Dini Hayat.
Karakoyunlu Yörüklerinin kültürel ögesi olan Döşemealtı halısının sanayileşme bağlamında ele alınması: Antalya Döşemealtı örneği
Bu çalışmada, Yörük kollarına ait olan Karakoyunlu Yörük Aşireti'nin kültür unsurları ve Kovanlık Mahallesi'nde Yörük Miraslarından olan Döşemealtı halıcılığı'nın Sanayileşme süreci üzerindeki etkileri incelenmiştir. Antalya'nın Kovanlık Mahallesi'nde saha araştırması yapılarak 18 görüşmeci ile mülakat yapılarak yarı yapılandırılmış mülakat soruları ile derinlemesine veriler elde edilmiştir. Araştırmamızda Kültür, Yörük Kültürü başta olmak üzere Karakoyunlu Yörükleri konuları üzerinde durularak Döşemealtı Yörük mirası olan Döşemealtı Halısı'nın sanayileşme süreci ile olan ilişkisi ele alınmıştır. Bunun yanı sıra araştırmamızın hipotezi, araştırma yöntemi, sınırlılıkları üzerine temel bilgiler verilmiştir. Birinci Bölümde; Kültür Sosyolojisi bağlamında ele aldığımız temel kavramlara yer verilmiştir. Kültür, Alt Kültür, Maddi Kültür gibi konular hakkında bilgiler verilerek araştırmamızın temel dinamiği üzerinde durulmuştur. Literatür taraması ile elde edilen bilgiler ışığında kültürün birey ve toplum üzerindeki etkileri değerlenirilmiştir. İkinci Bölümde; Yörük kollarından olan Karakoyunlu Yörükleri hakkında temel bilgiler verilerek kültürel özellikleri hakkında bilgiler verilmiştir. Üçüncü Bölümde ise, Döşemealtı bölgesinde yaşayan Karakoyunlu Yörüklerinin kültürel miraslarından olan Döşemealtı halılarının şekil, kültürel motif unsurları, Döşemealtı halılarını diğer halılardan ayıran temel özelliğine dair bilgiler verilerek Sanayileşme sürecindeki etkisi üzerine değerlendirme yapılmıştır. Sonuç olarak tezimizde, Karakoyunlu Yörük kültürüne mensup olan Döşemealtı Halıcılığı, sanayileşme sürecinin toplumdaki ekonomik ve sosyal değişimlerle unutulmaya yüz tuttuğunu görmekteyiz.
Toplumsal hareketler bağlamında Gezi Parkı olaylarının medyaya yansımaları
'Toplumsal Hareketler Bağlamında Gezi Parkı Olaylarının Medyaya Yansımaları' adlı bu çalışmamda sosyolojinin önemli bir konusu olan toplumsal hareketlerin Türkiye'deki etkisi ve Gezi Parkı Olaylarının Türkiye'yi nasıl etkilediği üzerinde durulmuştur. Yeni toplumsal hareketler yeni iletişim teknolojileri sayesinde örgütlenmekte ve yayılmaktadır. Yaşadıkları olaylar karşısında toplumlar tepkilerini farklı yollarla ortaya koymaktadırlar. Miting, protesto, sosyal medya örgütlenmeleri vb. Sosyolojinin önemli konularından biri Toplumsal hareketlerdir. Toplumsal Hareketleri birçok sosyolog farklı şekilde tanımlamıştır. Toplumlar yaşamış oldukları hadiseler karşısında tepkilerini çeşitli yollarla ortaya koymaktadırlar. Miting, protesto ve sosyal medya örgütlenmeleri gibi. Gezi Parkı Olayları yeni toplumsal hareketlerin eylemsel tanımlamasına uygun görüntü sergilemiştir. Bu eylemler sadece meydanlarda gerçekleşmemiştir. Yine bu eylemler, siyasal partilerden ziyade, hareketlerin amaçları doğrultusunda kamuoyu ve medya desteği sağlamaya çalışmıştır. Dünya çapında ve Türkiye'de sayıları her geçen gün artan toplumsal hareketlerin birliği sağlama, haberleşme ve organize olma gibi faaliyetlerini kolaylaştırma amacıyla sosyal medyayı kullanma önemi daha da artmaktadır. Özellikle bilgisayar ve bilgisayar donanımıyla internet, iletişim serüvenini ontolojik bir dönüşüme uğratmakla kalmayıp, toplumsal yapının bütün unsurlarına dokunarak yatay ve dikey bütün geçişlerin yönünü değiştirmektedir. Bu yönüyle insanlık tarihinde varlığının çok yeni olmasına karşın internet, hiçbir alan ve konuyla sınırlandırılamayan, bütün dünyanın sınırlarını aşarak yepyeni bir ortamın oluşmasını sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Gezi Parkı, Toplumsal Hareket, Kitle, İdeoloji, Sosyal Medya
Pandemi sürecinde e-ticaret tüketici davranışları: Beyaz yakalı gençlerin tüketim alışkanlıklarında kalıcı değişimler
Teknolojik ilerlemelerin etkisiyle tüketici davranışlarında belirgin değişimler gözlemlenmektedir. Bu değişim sürecinde, alışveriş algısı zaman içinde tüketici algısını dönüştürmüştür. Pandemi, Covid-19'un yayılmasıyla küresel düzeyde derin etkilere neden olmuştur. Bu etkiler, sosyal ve ekonomik alanlarda belirgin bir şekilde görülmüştür. Kapanmaların yaşandığı bu dönem, birçok sektörü olumsuz etkilemiş ve tüketiciler yeni toplumsal koşullara uyum sağlamakta zorlanmıştır. Pandemi sürecinde, küçük ve orta ölçekli işletmeler de dâhil olmak üzere online satış yapma zorunluluğuyla karşı karşıya kalınmıştır, bu da e-ticaretin bir dönüm noktası olduğunu göstermektedir. Yapılan bu çalışmada pandemi sürecinde e-ticaret tüketicilerinin tüketim alışkanlıklarında yaşanan değişimlerin neler olduğu, bu süreçte değişime uğrayan hangi tüketici davranışlarının kalıcı olabileceği, yine pandemi sonrası dönemde e-ticaret tüketicilerinin tüketim alışkanlıklarında nasıl bir değişim gerçekleştiği sorularına cevap aranmıştır. Bu bağlamda 21-31 yaş aralığında, eğitim düzeyi yüksek ve beyaz yakalı yirmi katılımcı ile yarı-yapılandırılmış görüşme yürütülmüştür. Kartopu tekniği ile ulaşılan katılımcılarla online ve yüz yüze olarak görüşülmüştür. Yüz yüze planlanan görüşmeler Eskişehir ilinde yapılmıştır. Veri toplama yöntemi olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde nitel veri analizi yöntemlerinden içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular temalandırılmış ve yorumlanmıştır. Çalışmanın önemli bir kısıtlılığı, katılımcı sayısının 20 kişiyle sınırlı olmasıdır. Yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve çeşitli demografik özelliklere sahip katılımcılarla etkileşim sağlanmıştır. Araştırmanın geçerliliği ve etik yönleri, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü tarafından verilen etik kurul onayı ile sağlanmıştır. Çalışmanın temel çıktısı, pandemi sürecinde e-ticaret tüketicilerinin tüketim alışkanlıklarında belirgin değişimlerin olduğunu göstermektedir. Özellikle ev ihtiyaçları, kişisel bakım ürünleri, giyim, yemek ürünleri, elektronik ihtiyaçlar, kitap, hobi ürünleri gibi belirli ürün ve kategorilerde artışlar yaşanmıştır. Ayrıca, online alışverişin ve sağlık ürünlerine olan talebin artması, dijital içerik tüketiminin yükselmesi, evde yemek hazırlama ve pişirme alışkanlığında belirgin artış gibi faktörlerin tüketici davranışlarını kalıcı olarak etkileyebileceği belirtilmektedir.