Theses supervised by Prof. Dr. İskender Işık
20 theses · Kütahya Dumlupınar University
Yapılarda ısı yalıtımı için geopolimer malzeme üretimi ve karakterizasyonu
Bu doktora tezinde, aktive edici olarak potasyum hidroksit (KOH) ve sodyum metasilikat ile hazırlanan çözeltiler içersine baz malzeme olarak geri dönüşüm ve atık değerlendirme bakımından Kütahya Seyit Ömer Termik Santrali uçucu külü (UK) ve toz alüminyum oksit katılarak karışımlar hazırlanmıştır. Çamur karışımları içersine, köpürtücü ajan olarak metalik alüminyum toz ve çeşitli miktarlarda fumed silika (FS) katılarak farklı kür süreleriyle sertleşmeleri sağlanmıştır. Tüm numunelerin XRD paternlerinde, çözelti malzemelerin çözünerek oluşturduğu yeni kristal yapılar izlenmektedir. Na2SiO3/KOH aktiveli ve D10 kodlu numunelerin SEM görüntülerinde farklı kristal yapılar izlenmektedir. Bu kristal yapılar, EDX analizinden elde eldilen bilgilerinde teyit ettiği alümina silikat jel yapıların içerisinde oluşan 20-300 mikrometre boyutlarındaki gözeneklerin içlerinde geliştiği görülmektedir. Potasyum hidroksit (KOH) aktiveli numunelerde gözenek hacim değerleri, Vtoplam 0,02-0,013 cm3, yüzde olarak mikro gözenek 0,08-0,84 ve mezo gözenek 99,16-99,92 aralığındadır. Sodyum silikat/potasyum hidroksit aktiveli (Na2SiO3/KOH) numunelerde gözenek hacim değerleri, Vtoplam 0,04-0,007 cm3, yüzde olarak mikro gözenek 0,32-1,10 ve mezo gözenek 98,90-99,68 aralığındadır. D10 kodlu numunede gözenek hacim değeri, Vtoplam 0,45 cm3, yüzde olarak mikro gözenek 0,37 ve mezo gözenek 99,63'dır. Gözenek boyut dağılımı KOH aktiveli numunelerde 1,3-8,3 nm Na2SiO3/KOH aktiveli numunelerde 3,2-4,8 nm aralığında ve D10 kodlu numunede ise ortalama 3,8 nm'dir. Yüzey alanı değerilerine baktığımızda, KOH aktiveli numunelerde çok nokta yüzey alanı 1,52-19,14 m2/g aralığında, tek nokta yüzey alanı 1,54-19,06 m2/g aralığında, toplam özgül yüzey alanı 1,52-19,14 m2/g aralığındadır. Na2SiO3/KOH aktiveli numunelerde çok nokta yüzey alanı 1,83-10,20, tek nokta yüzey alanı 1,85-10,11, toplam özgül yüzey alanı 1,83-10,20 m2/g'dır. D10 kodlu numunenin çok nokta yüzey alanı 25,80, tek nokta yüzey alanı 25,84, toplam özgül yüzey alanı 25,80 m2/g'dır. Arşimed prensibinden hareketle kuru numunenin havadaki ağırlığı, su emdirilmiş numunenin su içindeki asılı ağırlığı, suya doymuş numunenin havadaki ağırlığı ölçülmüştür. Ölçüm verileri kullanılarak, Na2SiO3/KOH aktiveli numunelerde kuru birim ağırlıkları 1219-2073 kg/m3 aralığında, su emme % 5,7-33,3 aralığında, görünür açık gözeneklilik % 11,8-40,6 aralığında, kapalı gözeneklilik % 6,7-16,5 aralığında, toplam gözeneklilik ise % 18,5-52,3 aralığında hesaplanmıştır. D10 kodlu numunede, kuru birim ağırlıkları 571 kg/m3, su emme % 83,9, görünür açık gözeneklilik % 47,9, kapalı gözeneklilik % 29,3, toplam gözeneklilik ise % 77,2 olarak bulunmuştur. FT-IR analizlerine baktığımızda tüm numunelerde görünenen 950-1100 cm-1 aralığında bulunan bantlar, geopolimerizasyon reaksiyonuna ve UK'nın çözünerek yeni amorf silika jel oluşturduğuna atfedilen Si-O-M bağlardan (M = Si, Al, K, Na) kaynaklanan asimetrik gerilme titreşimlerini gösterir. Ayrıca, XRD analizinde görülen kristal yapıları teyit edecek şekilde yarı kristall alümina silikat malzemelerin amorf oluşumuna atfedilen Si-O-Si ve Al-O-Si simetrik gerilim titreşimlerini gösteren (~760-560 cm-1) bantlar, UK'ün yeniden yapılanmasını göstermektedir. Na2SiO3/KOH aktiveli numunelerde ısı iletim katsayısı (λ) 0,190 W/m ºK değeri ile NK342 kodlu numune en iyi sonucu vermiştir. D10 kodlu numunenin ısı iletim katsayısı ise 0,085 W/m ºK'dir. Ayrıca D10 kodlu numunenin su buharı geçirgenliği 3 μ ve basınç dayanımı 0,6 N/mm2 bulunmuştur. TS EN ISO 11925-2 küçük alev testine (SFI) benzer bir yöntem ile yapılan testte, ürün üzerinde alev yürümemiştir ve alev kaynağı yüzeyden uzaklaştırıldığında alevin kesildiği görülmüştür. Alev kaynağı uzaklaştırıldıktan sonra malzeme yanmaya devam etmediği için, Alman standardı DIN 4102'ye göre B2 yanmazlık sınıfında olduğunu söyleyebiliriz. Aynı zamanda, test numunemiz 30 sn süre ile açık aleve maruz bırakılarak yanan kısmının yüksekliği yaklaşık 9 cm ölçülmüş ve "B2 sınıfı" olarak değerlendirilmiştir. Testere, maket bıçağı veya benzeri aletlerle kolaylıkla ve düzgünce kesilebildiği için hızlı işlenebilen bir malzemedir. Silikon yapıştırıcı ve çimento esaslı ısı yalıtım levhası yapıştırma harcına tepkisi çok olumlu olmuştur. Ayrıca ısı yalıtım levha sıva harcı ile yapılan uygulamada sıva tutma sıkıntısı yaşanmamış, yüzeyde çatlama ve yırtılma oluşmamıştır. Dolayısıyla adezyon özelliğinin çok iyi olduğu söylenebilir. Sonuç olarak, Kütahya Seyit Ömer termik santrali atık uçucu küllerinin (UK) yapılarda ısı yalıtımı için geopolimer malzeme üretiminde kullanılması ekonomi ve teknolojik özellikler bakımından mümkün olacağı saptanmıştır. Elde edilen polimerik ısı yalıtım malzemesine gerek yapılan karakterizasyon çalışmaları ve gerekse ekonomik analiz sonuçları, bu malzemenin ticari olarak satılan benzerlerinden üstünlüklerini ortaya koymaktadır. Böylece temiz çevreye, düşük karbon salınımına, yerli kaynak esaslı ve ekonomik üretime, ayrıca cari açığa katkıda bulunacak olması bakımından inşaat sektörü için tercih edilen nitelikli bir polimerik ısı yalıtım malzemesi laboratuvar şartlarında üretilmiştir denilebilir.
Hidrolik pres ile üretilen 5754 malzemesinin aısı 4140 ve 6061 t6 kalıplarında deneysel ve sayısal olarak avantajlarının incelenmesi
Havacılık, uzay, otomotiv vb. gibi endüstrilerde hafif araçlar üretmek her geçen gün önemini arttırmaktadır. Bu bağlamda endüstride hafif malzemenin kullanımı kadar, bu malzemelerin şekillendirme yöntemlerinin hızı önem kazanmaktadır. Sac levhalar şekillendirilirken belirli kurallara ve kabullere göre şekillendirilmekte ve belirli bir süreçten geçmektedir. Bu çalışmada savunma sanayi, beyaz eşya, uzay ve havacılık gibi sektörlerde de kullanılabilecek olan sac metal levhaların şekillendirilmesi işleminin daha kısa sürede, daha az maliyetle ve daha uzun ömürlü ürünler elde edilebilmek için çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmada kullanılan yöntem; hidrolik preslerde bir levhanın şekillendirilebilmesi için gerekli olan kalıp tasarımı, üretimi ve işletme koşullarındaki basınca uygun olarak analizinin yapılarak diğer metotlara göre avantajlarının belirlenmesidir. Yapılan analizler ile parça üretimine en yakın basınçlar seçilmiştir. Daha sonra bu basınçlarda iki farklı kalıpta üretilen parçaların CMM ile ölçümü yapılmıştır. Ölçümü yapılan parçalar asıl parça ile karşılaştırılarak yüzde olarak benzerlik oranı ifade edilmiştir. Sac levha olarak 2 mm kalınlığında 5754 alüminyum, kalıp malzemesi olarak ise 6061 T6 ve AISI 4140 çelik malzemeler kullanılmıştır. Yapılan ölçümler sonucunda en uygun kalıbın 6061 T6 ve en uygun basıncın 200 bar olduğu görülmüştür.
Atık Silis'in seramik sektöründe kullanım alanlarının araştırılması
Bu çalışmada %93,8 oranında SiO2 içeren Çimstone atık malzemesinin yer karosu üretiminde kullanımı araştırılmıştır. Atık malzemenin karakterizasyonu (mineralojik ve kimyasal analizleri) yapılmıştır. Hazırlanan yer karosu reçetelerinde, kuvars yerine %5, %10, %15, %20 ve %25 oranlarında atık malzeme ilave edilmiştir. Elde edilen reçetelerin termal analizleri yapılmıştır. Tüm numunelerde, su emme, mukavemet ve pişme küçülmesi değerleri ölçülmüştür. Pişirilen numunelerin faz analizleri X-ışınları difraktometresi ile mikroyapı analizleri taramalı elektron mikroskop (SEM) görüntüsü ile incelenmiştir. Yapılan çalışmada örneklerden elde edilen veriler sonucu yüksek silis içerikli atık çamurun seramik yer karosu bünyelerinde hammadde olarak kullanılabileceği saptanmıştır.
Slip döküm ile şekillendirilen sofra seramiklerinde tasarım hatalarının üretime etkisi
Seramik endüstrisinde imal edilen ürünler; ilk olarak tasarlama sürecinde hayat bulurlar. Üretime alınacak bir seramik mamul, öncelikle iki boyutlu ortamda eskiz çizimleri ve daha sonra üç boyutlu model yapımıyla yön bulur.Endüstriyel anlamda üretim yapan seramik firmalarının en çok tercih ettikleri şekillendirme prosesi ise; ekonomik, kolay şekil verilebilir, pürüzsüz yüzeye sahip olması ve su emme özelliği sebebiyle alçıdır. Bu çalışmadaki amaç, endüstriyel seramik model tasarımının incelenmesi, alçı ile şekillendirilen sofra seramiklerinde tasarımlarından kaynaklanan mevcut hataların üretim aşamalarını nasıl etkilediğini tespit etmektir. Araştırma kapsamında, model tasarımı için gerekli teorik bilgiler irdelenmiş, sofra seramiklerinin genel özellikleri ele alınmış ve alçı ile seramik şekillendirme proseslerinde izlenilmesi gereken yöntemler değerlendirilmiştir.Araştırma konusu ile ilgili olarak, Kütahya'da alçı ile şekillendirme yöntemiyle sofra seramikleri üretimi yapan Keramika Seramik A.Ş. firması yetkilileri ve çalışanları ile bu alanda uzmanlaşmış akademisyenlerden görüş alınmıştır. Ayrıca, Keramika firmasının kendi tecrübesi ile oluşturduğu kalite standartları, kontrol yöntemleri ve bu alanlarda belirledikleri görev, yetki ve sorumluluk kriterleri (Ek 4, Ek 5, Ek 6) incelenmiştir.Araştırmanın sonuçlanmasıyla, bu alanda faaliyet gösteren firmaların, ekonomik ve üretim sürecini aksatmayacak çözüm önerileri geliştirmesine yardımcı olacağı ön görülen bilgilere ulaşılmıştır. Araştırmanın sona ermesi ile birlikte, endüstriyel seramik alanında hizmet veren kişi, kurum ve kuruluşlar ile tasarım ve endüstriyel tasarım eğitimi alan öğrencilere kaynak niteliğinde bilgi verilirken, Türkiye'de alçı kalıba slip döküm yöntemi ile şekillendirme yapan seramik üreticilerinin, kalite, estetik ve maliyet değerlerinde önemli iyileştirmeler yapmalarına katkı sağlanacağına inanılmaktadır.Anahtar Sözcükler: Alçı, Endüstriyel Tasarım, Keramika Seramik A.Ş., Slip Döküm, Sofra Seramikleri.
Kütahya çiniciliğinin üretim ve pazarlama sorunları
Çiniciliğin Kütahya açısından özel bir önem ve anlamı vardır. Bu bağlamda çinicilik, yüklenmiş olduğu sanatsal değerler yanında ekonomik ve kültürel değerlerle de ön plana çıkmıştır. Geçmişten beri süregelen sanatsal, ekonomik ve kültürel açıdan çiniciliğin gelişmesinde hammaddeden, ürünün işlenmesine, pazarlanmasına ve dağılışına kadar çeşitli aşamaların etkisi vardır.Bu çalışmada, Kütahya'nın asırlar boyunca önemli bir yönetim merkezi olmasında birinci derecede etkili olan yol sisteminin değişmesi, Kütahya'nın bir yönetim merkezi olarak değer yitirmesine karşılık şehrin başta ayakta kalmasını sağlayan, daha sonra kalkınmasında, önemli bir değer yaratan, aynı zamanda adını dünya çapında duyurmasında önemli bir yere sahip olan çinicilik üzerinde durulmuştur.Çini sektörü için toplam kalite yönetimi anlatılmış ve çini üretiminde yaşanan üretim ve pazarlama sorunları yapılan çalışmalarla ortaya konulmuş, bu sorunların çini sektörüne etkileri araştırılmış ve sektöre yönelik çözüm önerileri açıklanmıştır.Anahtar Kelimeler: Çini, Çini Üretim Sorunları, Kalite, Kütahya,
Galvanizli atıların vitrifiye bünyelerde kullanımının araştırılması
Bu tezde, galvanizleme işlemi sonucu oluşan galvanizli atıklar, kimyasal ve mineralojik olarak karakterize edilerek, sağlık gereçleri bünye reçetelerinde kullanımının ürünün yaş mukavemet, kuru çekme, toplam çekme, su emme, deformasyon, renk ve mikroyapı özelliklerine etkileri incelenmiştir.Galvanizli atık kullanımının sinterleme sıcaklığı üzerindeki etkisini incelemek amacıyla galvanizli atık içeren bünyeler 1150 ºC de pişirilirken , standart bünyelerin sinterlenmesinde standart bünye pişirim sıcaklığı olan1250 ºC ön görülmüştür.Deneysel çalışmalar sonucunda, sağlık gereçleri bünye reçetelerinde, albit ve kaolen bileşimi yerine optimum seviyelerde galvanizli atık kullanımının, 1150 ºC `de su emme değerini 1250 ºC `de pişirilen standart ürün değerine getirdiği, deformasyon değerini düşürdüğü, ürün beyazlığını arttırdığı tespit edilmiştir.Pişirim sıcaklığının 100 ºC düşürülmesi ile yaklaşık olarak %25 oranında enerji tasarrufu sağlanacağı ön görülmektedir. Seramik sağlık gereçleri üretiminde, uluslararası ticarette önemli bir girdi olan enerji tüketiminin azaltılması, rekabet gücünün arttırılması ve çevre kirliliğine olan zararın azaltılması açısından büyük önem taşımaktadır.Anahtar Kelimeler: Sağlık gereçleri, galvanizli atıklar, sinterleme sıcaklığı
Farklı deflokulantların yumuşak porselen döküm çamuru reolojisi üzerindeki etkileri
FARKLI DEFLOKULANTLARIN YUMUŞAK PORSELEN DÖKÜM ÇAMURU REOLOJİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Selçuk ÖZKAN Seramik Mühendisliği Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, 2014 Tez Danışmanı: Prof. Dr. İskender IŞIK ÖZET Yumuşak porselen döküm çamurunda işletmemizde sodyum silikat kullanılmakta olup, kullanılan killerin fiziksel ve kimyasal özelliklerine bağlı olarak aynı reçete için farklı oranlarda kullanılmaktadır. Buda her hazırlanan çamurda farklı reolojik davranışlara yol açmakta işletme çamur kriterlerinin sağlanmasını zorlaştırmaktadır. Yapılan çalışmada sodyum silikata alternatif olarak işletmemizde farklı çamur proseslerinde kullanılan sentetik polielektrolit (DOLAPIX SPC-7) ve polykarboksilik asit (DOLAPIX PC 67) deflokulantları kullanılarak döküm çamuru hazırlanmıştır. Çıkarılan akış eğrileri doğrultusunda % 0,2 – 0,4 ve 0,6 oranlarında deflokulant kullanılarak üç farklı çamur hazırlanmıştır. Hazırlanan çamurlar işletme kriterlerinde fiziksel ve kimyasal olarak test edilerek, yine işletme şartlarında döküm yapılmış ve mevcut sodyum silikatlı çamur ile karşılaştırılmıştır. Polykarboksilik asit (DOLAPIX PC 67) işletme şartlarında seçilen minimum oran olan %0,2 oranında olumlu sonuç vermiştir. Çıkarılan akış grafiğinde %0,1 ile çalışmada seçilen maximum oran olan %0,8 oranına kadar kararlı bir akış gösterdiği ve geniş bir çalışma aralığına sahip olduğu görülmüştür. Döküm aşamasında kalınlık almanın hızlı olmasından dolayı döküm zamanı kısaltılabileceği düşünülmektedir. Diğer taraftan kuruma ve pişirim esnasında gerilmelerden oluşabilecek çatlak ve deformasyon hatalarını azaltma açısından düşük çekme özelliği faydalı olacaktır. Döküm mamullerinde ağırlıklı el işçiliğine dayalı bir üretim söz konusu olduğundan göstermiş olduğu ham mukavemet ile kalıptan alma, rötuşlama, kurutma ve fırına yükleme aşamalarında zaiyatlarda azalma beklenmektedir. Sonuç olarak üç deflokulant için yapılan çalışmada polykarboksilik asit (DOLAPIX PC 67)'nin değerlendirelebilir olduğu fakat kullanılmakta olan sodyum silikat fiyatı (0,26 TL/kg) ile dolapıx PC-67 fiyatı (4,92 TL/kg) arasında işletme giderleri açısından büyük fark olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Deflokulant, Sodyum Silikat, Tiksotropi, Yumuşak Porselen.
Sağlık gereçleri döküm çamurunda tane boyutu değişiminin fiziksel ve pişme özelliklerine olan etkisi
SAĞLIK GEREÇLERİ DÖKÜM ÇAMURUNDA TANE BOYUTU DEĞİŞİMİNİN FİZİKSEL VE PİŞME ÖZELLİKLERİNE OLAN ETKİSİ Volkan TİRYAKİ Seramik Mühendisliği, Yüksek Lisans Tezi, 2014 Tez Danışmanı: Prof. Dr. İskender IŞIK ÖZET Bu tezde, ülkemizde önemli bir yere sahip olan sağlık gereçleri üretiminde kullanılan özsüz (plastik olmayan) hammaddeler olan kuvars ve feldispatın tane boyutunun değiştirilerek bu değişimin deformasyon, mukavemet ve küçülme gibi önemli fiziksel özelliklere olan etkisi incelenmiştir. Kuvars ve feldispatın normal şartlar altında kullanılan 63 mikron altı tane boyutu, bu boyutun altında olan 10 mikron ve 32 mikron kombinasyonları aynı reçete üzerinde denenerek kuru ve 1200 oC 'de pişmiş özellikleri belirlenmiştir. Deneysel çalışmalar sonucunda, viskozite ve tiksotropi sabit tutularak kuvars ve Na-feldispat tane boyutları küçüldükçe kalınlık alma değişmemekte, deflokülant kullanımı %9 artmakta, kuru mukavemet %18,4 artmakta ve pişmiş mukavemet değerleri %7,25 yükselmekte, deformasyon % 22,5 yükselmekte, % su emme değeri % 58,78 azalmaktadır. Seramik karo üretiminin tersine yarı mamül için hareketin fazla olduğu seramik sağlık gereçleri yarı mamüllerinde kuru mukavemetin yüksek olması üretim verimliliğinin artmasına fayda sağlamaktadır. Yüksek deformasyon değerlerinden ve düşük % su emme değerlerinden yola çıkılarak üretim maliyetlerinin önemli bir basamağı olan enerji giderlerinin daha düşük sıcaklıklarda pişirim yoluna gidilerek düşürülmesi mümkün kılınabilir. Rekabetin dünya çapında arttığı vitrifiye sektöründe, bu duruma bağlı olarak şekillendirmesi daha zor ürünler üreticilerin kataloglarına girmiştir. Üreticiler kullandıkları hammaddelerin tane boyutu gibi özelliklerini değiştirerek yüksek üretim verimliliğini ve düşük üretim giderleri sağlamaya çalışmaktadır. Anahtar Kelimeler: Deformasyon, Küçülme, Mukavemet, Sağlık Gereçleri, Su Emme, Tane Boyut Dağılımı.
Mat ve transparan sır için aynı duvar karosu masse reçetesinin oluşturulması ve uygulanabilirliğinin araştırılması
Bu çalışmada, mat ve transparan sır için aynı duvar karosu masse reçetesininoluşturulması ve uygulanabilirliği araştırılmıştır. Yüksek genleşmeli masse üzerine uygulananyüksek genleşmeli mat sırda sır bünye uyuşmazlığı olmamasına rağmen bisküvi mukavemetlerinispeten düşük çıkmaktadır. Düşük genleşmeli masse üzerine uygulanan yüksek genleşmeli matsırda ise sır-bünye uyuşmazlığı yaşanmaktadır. Üretimdeki bu sorun üretim zamanını, iş gücüverimliliğini ve üretim maliyetlerini olumsuz etkilemektedir.Çalışma beş aşamada yapılmıştır.Birinci aşamada; sıra göre nispeten düşük genleşmeye sahip massenin bisküvimukavemetleri artırılmaya çalışılmıştır. Bu amaçla reçete içerisindeki kil oranı %5 ile % 15arasında artırılmış ve kuvars oranı ise % 45 ile % 63 arasında azaltılmıştır. Yapılan dörtreçetede ulaşılan en yüksek bisküvi mukavemet değeri 159 kgf/cm2'dir. Bisküvi mukavemetişletme standardı olan 212 kgf/cm2 değerine ulaşılamadığından dolayı bu aşamada olumlu sonuçalınamamıştır.BAZ 1 ve BAZ 2 reçetelerine XRD ile yapılan mineralojik analiz sonuçlarıincelendiğinde BAZ 1 reçetesinde BAZ 2 reçetesine göre SiO2 miktarının azaldığı görülmüştürve plajioklasların Ca ağırlıklı değil de Na ağırlıklı olduğu tahmin edilmektedir. Bu sonuçlardanyola çıkılarak ikinci ve üçüncü aşamalara geçilmiştir.İkinci aşamada; BAZ 1 reçetesinin genleşme katsayısını düşürmek amacıyla reçeteye% 5, % 10 ve % 15 oranlarında kuvars kumu ilave edilmiştir. Artan kuvars kumu oranlarıylatoplam küçülme değerleri % 0,44, % 0,47 ve %0,47, ham mukavemet değerleri sırasıyla 16,6kgf/cm2, 12,1 kgf/cm2 ve 12,78 kgf/cm2, bisküvi mukavemet değerleri sırasıyla 202,25 kgf/cm2,198,9 kgf/cm2 ve 210 kgf/cm2, su emme değerleri sırasıyla % 16,25, % 16,56 ve % 16,83 olarakhesaplanmıştır. Mat sırla sırlanmış karolar harkort testinde 205oC'de çatlamıştır.vÜçüncü aşamada; BAZ 1 reçetesinin içerisine sırasıyla % 5, % 10 ve % 15 oranlarındaham albit girilmiştir. Artan albit oranlarıyla toplam küçülme değerleri % 0,44, % 0,47 ve%0,39, ham mukavemet değerleri sırasıyla 14,33 kgf/cm2, 14,83 kgf/cm2 ve 10,3 kgf/cm2,bisküvi mukavemet değerleri sırasıyla 180,20 kgf/cm2, 182,32 kgf/cm2 ve 177,32 kgf/cm2, suemme değerleri sırasıyla %16,83, %18,49 ve % 16,17 olarak hesaplanmıştır. % 5 ve % 10 albitiçeren mat sırla sırlanmış karolar harkort testinde 175 oC'de, %15 albit içeren mat sırla sırlanmışkarolar ise 205 oC'de çatlamıştır.Dördüncü aşamada; her bir oksidin en iyi sonuç verdiği mol oranları bulunmayaçalışılmıştır. CaO-MgO, Na2O-SiO2, Al2O3-K2O oksitleri gruplandırılarak bu aşama üçbölümde çalışılmıştır. Tüm çalışmaların sonucunda en yüksek bisküvi mukavemet değeri 248,88kgf/cm2 olarak hesaplanmıştır. Bu değerdeki toplam küçülme değeri % 0,94, ham mukavemet9,52 kgf/cm2 ve su emme değeri %16,74 olarak tespit edilmiştir. Mat sırla sırlanmış karolarharkort testinde 155 oC'de çatlamıştır.Beşinci aşamada; reçeteye yüksek miktarda kalsiyum içeren Bilecik yöresi OsmaneliK4 kili sırasıyla % 7 ve % 10,5 oranlarında ilave edilmiştir. Grup içindeki en iyi fizikomekaniksel sonucu veren DOM 20 reçetesinin toplam küçülme değeri % 0,50, ham mukavemetdeğeri 14,12kgf/cm2, bisküvi mukavemet değeri 240,16 kgf/cm2 olarak tespit edilmiştir. Matgereken 200oC'desırla sırlanmış karolar harkort testinde standartlara göre dayanmasıçatlamamıştır.Sonuç olarak beş aşamadan oluşan bu çalışmada, dört aşamada mevcut hammaddelerkullanılarak TSE EN 159 ve fabrika standartlarına uygun reçeteler yapılmaya çalışılmış fakatkabul edilebilir değerlere ulaşılamamıştır. Son aşamada Bilecik yöresinin Osmaneli kilikullanılarak TSE EN 159 ve fabrika standartlarına uygun bir reçete oluşturulmuştur. Sonuçolarak oluşturulan reçete işletme şartlarında denenmiş ve fabrika reçetesi olarak kullanılmasınakarar verilerek üretime geçilmiştir.Ayrıca yapılan hesaplarda, fabrika bu reçete ile üretime geçerek önceki reçete ilekarşılaştırıldığında karo üretiminde yıllık 17.000 YTL'lik bir tasarruf sağlanacaktır.Anahtar Kelimeler : Duvar karosu, reçete, sır bünye uyumu, termal genleşme
Malatya yöresi pirofillitinin karakterizasyonu ve vitrifiye bünyede kullanımının araştırılması
Bu çalışmada; Malatya yöresi pirofillit hammaddesinin karekterizasyonu yapılmış ve hazırlanan deneysel çalışmalarla vitrifiye sektöründe kullanımı araştırılmıştır. Deneysel çalışmalar kapsamında 7 adet reçete hazırlanmıştır. Pirofillit hammaddesi R1 ve R2 reçetesinde mevcut vitrifiye massesine katkı amaçlı, R3, R4 ve R5 reçetelerinde kullanılan kuvarsa alternatif amaçlı, R6 ve R7 reçetesinde ise mevcut vitrifiye massesinde kullanılan kaolene alternatif amaçlı denenmiştir. Kullanılan tüm hammaddelerin XRD, tane boyu ve kimyasal analizleri ile deneysel çalışmaların fiziksel, rasyonel ve XRD analizleri yapılmıştır. Çalışma neticesinde pirofillit hammaddesinin vitrifiye bünyede kullanıma uygun olduğu görülmüştür. Yapılan deneysel çalışma sonucunda; pirofillit hammaddesinin vitrifiye sektöründe başta katkı olarak kullanılmasının mümkün olacağı, yüksek silis içeriğinden dolayı da kuvarsa ve kimyasal olarak benzer olduğu kaolene alternatif olabileceği görülmüştür. Pirofillit kullanımı neticesinde, sinterleşme sonrası daha yoğun yapılar elde edilmiştir. Yapılan XRD analizleri neticesinde nihai massede kuvars ve mullit faz oluşumlarında standart masseyle aynı sonuçlar elde edilmiştir. Çalışma neticesinde hazırlanan reçetelerin fiziksel analizlerinde (mukavemet, su emme, küçülme ve deformasyon) standart masseye göre farklı sonuçlar çıkmamış olup, massenin reolojik özellikleri bozulmamıştır. %5 ve %10 katkı (R1,R2) ile %10 (R4) kuvarsa alternatif olarak yapılan deneysel çalışmalarda istenen sonuçlar elde edilmiştir. Pirofillitin düşük maliyetinden dolayı vitrifiye massesinde kullanılması ile masse maliyetinin düşürülebileceği görülmüştür. Özellikle nispeten düşük olan sertliği sayesinde hammadde hazırlama (masse) esnasında enerji ve zaman tasarrufu sağlayabileceği, pirofillitin kendine has beyaz pişme rengi sayesinde ise seramik sektöründe kullanımının mümkün olacağı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kuvars, Pirofillit, Reoloji, Vitrifiye
Endüstriyel atık kuvarsın taş çini üretiminde kullanılabilirliğinin araştırılması
Üretim aşamasından tüketim aşamasına kadar meydana gelen, tüketici tarafından artık istenmeyen ve işe yaramayan malzemeler atık olarak tanımlanmaktadır. Atıklar katı, sıvı ve gaz şeklinde üç ayrı formda oluşabilmektedir. Çevreye zarar veren atıklar yararlı bir şekilde değerlendirildiğinde çeşitli avantajlar elde edilmektedir. İçerik açısından seramik malzemeye benzer olan atıklar çini ve seramik üretiminde değerlendirilebilmektedir. Çini kendisine özgün bir bünyesi bulunan, geleneksel desenler ile dekorlanan ve ardından sırlanarak pişirilen bir sanat ürünüdür. Taş Çini olarak da bilinen eski dönem çinileri incelendiğinde bünyesinde çok yüksek oranda kuvars olduğu görülmektedir. Bu bünye yapısının 10. yy.'da Mısır'da geliştiği, daha sonra Selçuklular tarafından kullanıldığı ve böylece Anadolu'ya giriş yaptığı bilinmektedir. Kuvarslı çamur veya firitli çamur olarak da bilinen bu bünye çeşidi günümüzde ticari olarak taş çini olarak isimlendirilmektedir. Bu çalışmada % 93,80 SiO2 içeriğine sahip İzmir Çimstone fabrikasından çıkan atık kuvars çamurunun taş çini bünyesi üretiminde kullanılabilirliği araştırılmıştır. Öncelikle atık malzemenin karakterizasyonu yapılmıştır. Daha sonra taş çini reçeteleri geliştirilmiş ve atık malzeme reçetelere ağırlıkça % 70 ve % 90 oranlarında ilave edilmiştir. Reçetelerde üç farklı kil çeşidi ve alkali firit yer almıştır. 850, 900 ve 950 oC'de pişirimi yapılan numunelerin su emme, mukavemet ve pişme küçülmesi değerleri ölçülmüş ve faz analizleri yapılmıştır. Çalışmanın son aşamasında üretilen taş çini karolar dekorlanarak sırlanmış ve sırlı pişmiş ürünler elde edilmiştir. Yapılan çalışma ile elde edilen veriler neticesinde yüksek kuvars içerikli atık çamurun taş çini bünyesi üretiminde hammadde olarak kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Atık Kuvars, Karakterizasyon, Taş Çini
Yapay sinir ağları ile seramik sır özelliklerinin tahmin edilmesi
Türk seramik sektörünün bugünkü durumu incelendiğinde sürekli teknolojiye yatırım yaptıkları ve en son yeniliklere uyumlu bir yapı sergiledikleri görülür. Bu kapsamda seramik üretim sektöründe mevcut sırın iyileştirilmesi veya yeni bir sır tasarımında çok sayıda prototipin hazırlanması gerekmektedir. Bu araştırma-geliştirme süreçlerinde işçilik kaybı, zaman kaybı ve bunlara bağıntılı olarak maliyetin artması, dolayısıyla da ürün maliyetlerine bir yansıması olmaktadır. Yaşanan bu olumsuzlukları azaltmak düşüncesiyle, üretim prosesinden alınan bazı veriler kullanılarak sırdaki parlaklık ve uygun sır bileşenlerinin tahmin edilmesi hedeflenmiştir.Bu çalışmada yıkanmış Uşak kaolini, sülyen ve kuvars üçlü diyagramı kullanılarak reçeteler hazırlanmış ve iki farklı sıcaklıkta (950 0C ve 1150 0C) numuneler pişirilmiştir. Sıcaklık, yüzey gerilim ve genleşme katsayı verileri yapay sinir ağları (YSA) giriş değişkenleri olarak kullanılmıştır. YSA'nın çıkış değişkenleri olarak da sırın bileşen değerleri ve camlaşma değeri alınmıştır. Yapay sinir ağları modeli MatLab 2009 paket programının Toolbox'ı kullanılarak oluşturulmuştur.Eğitim sonuçları ve test sonuçları gerçek değerlerle karşılaştırılarak ağ performansına bakılmıştır. Eğitim sonucunda camlaşma için regresyon R2=0,7856 % hata 7,02, sır bileşenleri için R2=0,8588 ile R2=0,9894, % hata 8,63x10-3 ile 0,63 arasında yüksek bir performans göstermiştir. Test sonucunda camlaşma için regresyon R2=0,8167 % hata 7,02, sır bileşenleri için R2=0,9996 ile 0,9986, % hata 8,63x10-3 ile 0,63 arasındaki değerleriyle eğitimde olduğu gibi ağ performansının yüksek olduğu ortaya konulmuştur.Sonuç olarak, geliştirilen yapay sinir ağları modelinin, seramik sektöründe sır ile bünye uyumunun sağlanmasında başarılı bir şekilde kullanılabileceği saptanmıştır. Aynı zamanda Ar-Ge çalışmalarında maliyeti düşürerek sonuca hızlı bir şekilde ulaşılabileceğini göstermiştir.
Sırlı porselen karo bünyesinde albit yerine nefelinli siyenitin kullanılabilirliğinin araştırılması
Bu çalışmada, sırlı porselen karo reçetesinde kullanılan Aydın/Çine Bölgesi albitinin yerine, Kırşehir/Tatarilyasyayla Bölgesi nefelinli siyeniti kullanılmıştır. Hazırlanan reçeteler öğütülüp çamur halinde yoğunluk ve elek bakiye değerleri ölçülmüştür. Kurutulan çamurlar toz haline getirilip sırlı porselen karo üretiminde uygun olan % 5-6 granül nem içeriğine getirilmiştir. Granüller laboratuvar presinde 360 kg/cm2 spesifik basınç ile şekillendirilmiştir. Şekillendirilmiş numuneler etüvde kurutulup Sudio Uno marka roller fırınında 1186 oC'de 50 dk'da pişirilmişlerdir. Pişirilen numunelerin su emme, pişme küçülmesi, eğilme dayanımı ve renk değerleri ölçülmüştür. Daha sonra pişirilen numunelerin mikroyapı özellikleri taramalı elektron mikroskopu ile incelenmiş ve faz analizleri XRD ile belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; yeni bünyenin su emme ve eğilme dayanımı değerleri işletme standartları içinde standart bünyeye göre daha iyi sonuçlar vermiştir. Bunun yanı sıra yeni bünyenin beyazlık değerinde kabul edilebilir miktarda düşüş gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, Aydın/Çine Bölgesi albitinin yerine, Kırşehir/Tatarilyasyayla Bölgesi nefelinli siyeniti kullanılması sırlı porselen karo hammadde maliyetini yıllık 112 615 TL artırdığı; yalnız yeni bünyenin su emme ve eğilme dayanımı değerlerinden dolayı üretim yapılan fırın 3 dk hızlanıp yıllık üretimin 30 750 m2 artacağı ve üretilecek olan karonun birim maliyetinin 0,788 TL/m2 düşeceği öngörülmektedir.
Porselen karolarda kalınlık inceltilmesi ve uygulanabilirliğinin araştırılması
Bu tezde, dünyada önemli bir pazara ve rekabete sahip olan porselen karoların kalınlıklarının inceltilerek üretilebilmesi araştırılmıştır. Bu amaçla; porselen karo bünyelerinin karakterizasyonu yapılarak daha ince ve çevreye duyarlı karo yapabilme olanakları hedeflenmiştir. Bünye içerisinde İstanbul killeri yerine sırası ile ağırlıkça %0,5, %1, %1,5, %2, %2,5 oranlarında Çanakkale bölgesi bentoniti kullanılmıştır. Çalışmalar endüstriyel koşullarda Çanakkale Seramik karo fabrikalarında gerçekleştirilmiştir. Standart porselen karo bünyesi referans alınarak, yeni kompozisyonlar çalışılmıştır. Hazırlanan bünye reçeteleri standart kalınlıkta ve 0,5 mm inceltilerek endüstriyel olarak pişirilmiştir. Çalışılan kompozisyonların küçülme miktarı, mukavemeti, su emme, renk ve deformasyon değerleri ölçülmüştür. Geliştirilen yeni bünyelerin bentonit miktarı ağırlıkça %1 kullanıldığında mukavemetlerin arttığı renklerin bozulmadığı görülmüştür. Geliştirilen bu bünye ile karo kalınlıkları düşürülerek mukavemet, su emme, deformasyon ve renk kriterleri sağlanmıştır. Bentonitin ağırlıkça %1 oranından fazla kullanımlarında akma davranışının bozulduğu ve küçülmenin arttığı saptanmıştır. Başarı ile gerçekleştirilen bu inceltme işlemi ile bu ürünlerin nakliyatında yaklaşık %6 tasarruf sağlanmıştır. Sonuç olarak; İstanbul killeri yerine ağırlıkça %1 oranında bentonit kullanılarak porselen karo kalınlıklarının %5 azaltılmasının mümkün olduğu saptanmıştır. İstanbul kili yerine Sarıbeyli bentoniti kullanılarak hazırlanan reçetede, karo kalınlıklarının %5 inceltilmesiyle porselen karo hammadde maliyetinde %8,1 oranında tasarruf edilmiş olacaktır. Hem nakliyattaki ve hem de hammadde maliyetindeki tasarruflar üretimi yapan firmaya bilhassa ihracatta ve iç piyasada önemli pazar avantajları sağlayacaktır. Ayrıca bentonit hammaddesinin nakliyatının yaklaşık on kat daha kısa mesafeden olması; başta CO2 salınımı olmak üzere çalışmanın çevre koruma ve dostu olma özelliği bakımından da önemini vurgulamaktadır.
Seramik sağlık ürünlerinin kesit alanın inceltilerek üretilmesi
Bu çalışmada vitrifiye sektöründe genel reçete olarak kullanılan VC ve FFC döküm çamurları ve deneme Al2O3 REÇ referans alınmıştır. VC, FFC ve alümina içeren Al2O3 REÇ çamurları ile 6 mm – 8 mm – 10 mm ve referans olan 12 mm kesit alanında laboratuar denemeleri yapılmıştır. Bu deneme sonuçlarında mamul fiziksel özelliklerine olan etkisi incelenmiş ve çalışma sonucuna hammadde, doğalgaz ve CO2 emisyon kazanımlarına yer verilmiştir. Laboratuar denemelerinde VC, FFC ve Al2O3 REÇ'de farklı kesitler için küçülme sonuçlarında önemli sayılacak değişim görülmemiştir. Bu çamurlar için, deformasyon ve ham mukavemet kesit inceldikçe artmıştır. Deneme ürünlerin kesit alanın inceltilmesi sebebiyle kütlesi azalacaktır. Referans olarak alınan 12mm kesit alanlı ürüne göre, kütle ile orantılı olarak hammadde, doğalgaz ve CO2 emisyonlarında 10mm kesit alanı için %16,67 ve 8mm kesit alanı için % 26,67 kazanç sağladığı görülmüştür. Klasik ve basınçlı döküm için kesit alanı inceltme çalışmalarında çamur reolojisi ile döküm kriterleri, kurutma şartlarının optimizasyonun önemi ortaya çıkmıştır. Mevcut işletme şartlarında ince kesit ürünler için reçete tasarımı ile mümkün olabileceği ve yeni bir reçete çalışılması gerekli olduğu görülmüştür.
Porselen karo bünyesinde Aydın Çine bölgesi sodyum feldspatının yerine Çankırı Kalfat yöresi feldspatlarının kullanılabilirliğinin araştırılması
Bu çalışmada porselen karo reçetelerinde kullanılan Aydın – Çine Bölgesi Sodyum Feldspatının yerine, sırası ile %5, %10,%15,%20 ve %25 oranlarında Çankırı – Kalfat Yöresi Feldspatı kullanılmıştır. Hazırlanan reçeteler öğütülmüş, çamur halinde yoğunluk ve elek bakiyeleri ölçülmüştür. Kurutulan çamurlar toz haline getirilip porselen karo üretiminde uygun olan %5,5 granül nem içeriğine getirilmiştir. Granüller laboratuvar presinde 460 kg/cm² spesifik basınç ile şekillendirilmiştir. Numunelerin porselen karo üretim şartlarında pişirimleri yapılmıştır. Pişmiş numunelerin küçülme yüzdesi, eğilme dayanımı, su emme ve renk değerleri ölçülmüştür. Çalışmada Çankırı Kalfat Yöresi Feldspatının oranı arttıkça aynı öğütme sürelerinde çamur tane boyutunun arttığı, pişmiş numunelerin küçülme yüzdesinin arttığı, eğilme dayanımının düştüğü, su emme değerlerinin yükseldiği ve beyazlığının da azaldığı görülmüştür. Ölçülen değerlerin standart numuneye göre değişimine rağmen, tüm değerler TSE standartları içinde kalmaktadır ve Çankırı Kalfat Yöresi Feldspatı'nın kullanılabilir olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, Çankırı Kalfat Yöresi Feldspatlarının Aydın-Çine Bölgesi Sodyum Feldspatının yerine ağırlıkça %25 oranında kullanımı porselen karo hammadde maliyetini %11,1 azaltıp, tahmini yıllık 25 milyon TL tasarruf sağlanmış olacaktır. Anahtar Kelimeler: Aydın-Çine, Çankırı-Kalfat, Feldspat, Porselen karo.
Vitrifiye sektörü fırın atıklarının metal döküm sektörü için mullit ve kordiyerit mullit filtre üretiminde kullanımı
Bu araştırmada, seramik sağlık gereçleri sinterleme fırını atıkları ile kordiyerit mullit metal döküm filtresi yapılabilirliği araştırılmıştır. Küresel ve lamel grafit dökme demir üretimi yapan firmalarda kullanılan kordiyerit mullit filtrelere alternatif ürün üretimi yapılmıştır. Araştırmada kullanılan atık malzemeler Ece Banyo A.Ş. üretim tesisinde kullanılan tünel ve roller tip fırınlara ait atıklardır. Bu atıklar 250 mikron altında öğütülmüştür. Hazırlanan atıklar ve diğer hammaddelerin XRF sonuçları tespit edilerek 10 farklı reçete seger çalışması yapılmıştır. Seger çalışmaları Çin Halk Cumhuriyeti'nden temin edilen filtre baz alınarak yapılmıştır. Plaka ve rulo atıkları farklı oranlarda reçete içerisinde kullanılmıştır. Hazırlanan reçeteler 1230 °C, 1250 °C, 1270 °C ve 1290 °C'de sinterlenmiştir. Reçete denemelerinin karakterizasyon analizleri Çin filtresi ile karşılaştırılmıştır. Denemeler sonucunda 9 numaralı reçetenin 1250 °C'de sinterlendiği durumda Çin filtresine en yakın özelliklere sahip filtre reçetesi olduğu tespit edilmiştir. 9 numaralı reçete malzemeleri hazırlanıp köpük ve bal peteği filtre üretimleri gerçekleştirilmiştir. Üretilen mullit kordiyerit tabanlı bal peteği filtre ile metal döküm sektöründe 1386 °C'de döküm denemesi yapılmış ve filtre başarılı bir performans göstermiştir. Sonuç olarak, söz konusu atıklardan mullit kordiyerit filtre yapımı laboratuar ölçeğinde üretilmiş olup, sektörde hali hazırda kullanılan filtrelere göre kimyasal bileşim ve faz içeriği bakımından aynı, performans bakımından benzer özellikler gösterdiği, piyasada satılan eşdeğerlerine göre yaklaşık %80 oranında üretim maliyetlerini azalttığı ve çevre dostu olduğu saptanmıştır. Yapılan bu filtrenin seri üretiminin yapılabilmesi ve pazarda yerini alabilmesi için gerekenler önerilerde maddeler halinde belirtilmiştir. Ayrıca bu araştırmada; seramik sağlık gereçleri sektöründe sürekli oluşan bu atıkların katma değerli ürün(ler)e dönüşümü ve ithal malzeme yerine ikame edilecek yerli ve milli ürün yapılabilirliği gösterilmiştir.
Mazıdağı fosfatının karakterizasyonu ve kemik porselen üretiminde kullanımının araştırılması
Kemik porseleni günümüzde kalite, ışık geçirgenliği ve görsel görünümüyle diğer porselen ürünlere göre tercih edilmektedir. Normal porselenden daha ince ve zarif bir görüntüye sahiptir. Yumuşak veya kemik porseleni adını; bileşiminde % 50–65 oranlarında bulunan kemik tozu veya fosfattan almaktadır. Kalan % 15–30'u ise çoğunlukla kuvars ve feldspattan oluşmaktadır. Bu tez çalışmasında, kemik porselen üretiminde kullanılan kemik külü maliyetlerinin düşürülmesi ve ışık geçirgenliği ana hedefleri doğrultusunda Mazıdağı Fosfatı kullanılarak kemik porselen üretilebilirliği incelenmiştir. Kemik külünün yerine kullanılacak olan apatit Mardin Mazıdağı'ndan temin edilmiştir. Öncelikle Mazıdağı yöresi fosfatının XRD, XRF, TG/DTA, Optik Dilatometre, FT-IR, SEM ve tane boyut dağılımı analizleri gerçekleştirilmiştir. Daha sonra reçete araştırmaları yapılarak uygun reçete belirlenmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda bünyede Ukrayna kaoleni ve nefelin siyenitin kullanılması uygun bulunmuştur. Üretimi gerçekleştirilen porselen bünyesi XRD, XRF, DTA, Optik Dilatometre, FT-IR ve SEM gibi tekniklerle karakterize edilmiştir. Ayrıca tane boyut dağılımı, su emme, renk, yoğunluk ve ışık geçirgenliği gibi temel analizler gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, %25 Mazıdağı fosfatı kullanılarak laboratuar ortamında döküm metodu ile yapılan kemik porselenin ışık geçirgenlik (şeffaflık), sırlanma ve renk tonu bakımından kabul edilebilir olduğu saptanmıştır. Ancak yapılan büyük ebatlardaki örneklerde deformasyon ve renk tonu bozukluğu görülmüştür. Ayrıca presle şekillendirme ile olumlu sonuç alınamamıştır. Maliyet açısından değerlendirildiğinde Mazıdağı fosfatı katkılı kemik porselenin pazarda satılan ticari kemik porselenlere göre 4 kat daha ekonomik olduğu tespit edilmiştir.
Züccaciye camı üretim verimliliğinde doğru refrakter malzeme seçiminin etkileri
Cam üretim sanayisinin gelişmesiyle birlikte daha kaliteli ve maliyet avantajlı cam üretmek en önemli hususlar olmuşlardır. Sektörün gelişmesiyle birlikte cam ergitme fırınlarında kullanılan refrakter malzemelerin seçimi ve refrakter sanayisindeki gelişmeleri takip etmek de kaçınılmaz bir gerekliliktir. Bilindiği üzere, bir cam üretim sürecinde ergitme havuzu, çalışma havuzu ve forehearth denilen bölgeler temeli oluşturur. Bu araştırmanın amacı; cam üretiminde çeşitli hataların oluşmasına ve verim kaybına neden olan çalışma havuzu ve forehearthlarda kullanılan Alümina Zirkon Silikat (ER1618) refrakter yerine, daha az cam hatasına neden olacağı ve verimlilik artışında katkısı olacağı düşünülen Alfa Beta Yüksek Alümina (JARGAL®) refrakter kullanımını araştırmaktır. Amaçlanan çalışmada öncelikle alümina zirkon silikat ve alfa beta yüksek alümina refrakter tuğlaların ve iki ayrı züccaciye fırınına ait cam numunelerinin karakterizasyonları XRF ve XRD ile belirlenmiştir. Daha sonra bağıl yoğunluk, sert kırma mukavemeti ve yük altında refrakterlik kıyaslama testleri refrakter malzemelerin fiziksel özelliklerinin değerlendirilebilmeleri için yapılmıştır. Temel refrakter kıyasları yapılması sonrasında refrakter tuğla ile cam arasındaki ilişkiyi ortaya koyabilmek adına eksüdasyon testi, taş dökme indeksi ve blistering testleri uygulanmıştır. Bu aşamalarda SEM mikro yapı analizleri ile ilgili ara yüzlerdeki durumlar görüntülü olarak karakterize edilmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda, züccaciye camı üretiminde AZS refrakter yerine, alfa beta yüksek alumina refrakter kullanımı ürünlerdeki hataları minimize ederek verimliliği olumlu etkileyecek ve uzun vadede de daha ekonomik olacaktır.
Pres ve döküm ile şekillendirilen seramik ürünlerinde oluşan hatalar ve çözüm önerileri
Seramik endüstrisinde üretilen ürünleri ıskartasız üretmek mümkün değildir. Belliproseslerde ve belli oranlarda hata oluşturabilecek pek çok etken vardır. Bu çalışmadaki amaçseramik üretimi esnasında şekillendirme prosesinde meydana gelen hataların saptanması ve buhataların oluşmaması için uygulanan çözüm yollarını belirlemektir.Şekillendirme prosesinde meydana gelen hataları oluşturabilecek değişkenler veetkenler ile bu hataları engellemek için uyulması gereken parametreler hakkında detaylı bilgilerverilmiştir. Ayrıca Altın Çini ve Seramik Sanayi A. Ş. 'de bu konu ile ilgili araştırmalaryapılmış ve fabrikaya bu konu ile ilgili yapılan uygulamalar önerilmiştir.Anahtar Sözcükler: Seramik Hataları, Hataların Önlenmesi, Şekillendirme Prosesleri