Theses supervised by Prof. Dr. Yaşare Aktaş Arnas

14 theses · Çukurova University, Hasan Kalyoncu University

Master'sOpen AccessTR

Drama etkinliklerinin okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 5-6 yaş grubu çocukların sosyal becerileri üzerine etkisi

Yarı-deneysel bu çalışmada, drama etkinliklerinin okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 5-6 yaş grubu çocukların sosyal becerileri üzerine etkisi incelenmiştir.Çalışma, 2009-2010 eğitim öğretim yılı birinci döneminde Adana ili Yüreğir İlçesinde bulunan orta sosyo-ekonomik düzeydeki bir okul öncesi eğitim kurumunda yapılmıştır. Çalışma grubunu 21' i deney, 22' si kontrol olmak üzere toplam 43 çocuk oluşturmaktadır. Aynı sınıfı ters devre olarak kullanan iki sınıftan sabahçı devre deney, öğlenci devre ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Kontrol grubu olarak belirlenen öğlenci devreye çalışma süresince eğitim programında drama etkinliklerine kesinlikle yer verilmeden normal eğitim süreci sınıf öğretmeni tarafından uygulanmaya devam etmiştir. Drama etkinliklerinin okul öncesi kuruma devam eden 5-6 yaş grubu çocukların sosyal becerileri üzerine etkisini inceleyen bu çalışmada, geliştirilen ölçme araçları (İBSSB Veli Anketi, İBSSB Öğretmen Anketi), Sosyometrik Testler, Kimdir Bu? tekniği ve veli görüşmeleri deney ve kontrol gruplarına öntest olarak uygulanmıştır. Daha sonra ilişkiyi başlatma ve sürdürme sosyal becerisini geliştirmeye yönelik hazırlanan 22 yaratıcı drama etkinlik planı, ilk 6 haftası hazırlık ve ısınma çalışmalarından oluşan toplam 15 hafta boyunca deney grubuna uygulanmıştır. Uygulamanın bitiminden sonra aynı ölçme araçlarının sontest uygulamaları yapılmıştır.Sonuç olarak İlişkiyi başlatma ve sürdürme sosyal becerisi kontrol grubu ve deney grubu veli anketi öntest - sontest toplam puanları arasındaki değişime ilişkin istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>.05). İlişkiyi başlatma ve sürdürme sosyal becerisi kontrol grubu ve deney grubu öğretmen anketi öntest - sontest toplam puanları arasındaki değişime ilişkin istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<.05). Deney ve kontrol grubunu oluşturan çocukların akranlarından elde edilen öntest ? sontest sosyometrik analizler sonucunda belirlenen sosyal statülerinde deney grubu lehine bir farklılık gözlenmiştir. Velilerin, çocuklarının sosyal becerilerindeki değişime ilişkin görüş ve algıları incelendiğinde, deney grubu velilerinin daha çok sosyal beceri alt boyutlarında değişimler gözledikleri, çocuklarının diğer insanlarla olan etkileşimlerinin olumlu yönde geliştiğini belirtmişlerdir. Kontrol grubu velileri ise öncelikle çocuklarında akademik değişimler gözledikleri ve diğer insanlarla etkileşimlerinin olumlu yönde geliştiğini belirtmişlerdir.

AdanaBeceriBeceri kazandırma+7
İnanç Eti
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

3-6 yaş çocuklarda kategorizasyon, çapraz sınıflandırma ve çıkarım yapma becerilerinin incelenmesi

Kategorizasyon, çapraz sınıflandırma ve çıkarım yapma becerileri, çevremizi tanıma ve anlamlandırmada son derece önemli becerilerdir. Bu araştırma, üç?altı yaş grubu çocuklarda bu becerilerin gelişimini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, 2008?2009 öğretim yılı bahar döneminde Adana ili merkezinde bulunan bir üniversiteye ait anaokuluna devam eden üç?altı yaş grubundan toplam 100 çocuk üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunun seçiminde öncelikle uygulamanın yapılacağı anaokuluna devam etmekte olan tüm çocuklara (toplam 268 çocuk) Denver II Gelişim Tarama Envanteri uygulanmıştır. Çalışma grubunda yer alan toplam 100 çocuk, normal gelişim gösteren çocuklar arasından seçilmiştir. Çocuklar, her yaş grubunda 25 çocuk yer alacak şekilde yansız numaralar kullanılarak oranlı tesadüfî örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmada, veri toplama aracı olarak da uyuşma, uyuşmazlık, çapraz sınıflandırma ve çıkarım yapma üçlüleri kullanılmıştır.Çalışma sonunda, çocukların çoğunda taksonomik, bağlamsal ve yargısal kategorizasyon becerilerinin rastlantısal düzeyin üzerinde olmasına karşın bu becerileri henüz edinme aşamasında oldukları saptanmıştır. Ayrıca, üç yaşındaki çocukların taksonomik, bağlamsal ve yargısal kategorizasyon yaparken daha çok kategorik olmayan ilişkileri temel alırken, dört, beş ve altı yaşındaki çocukların çoğunlukla kategorik özellikleri temel aldıkları belirlenmiştir. Çocukların yaptıkları kategorizasyon hatalarında ise kategorik olmayan özellikleri temel almalarının önemli rol oynadığı belirlenmiştir. Çapraz sınıflandırma ve tümevarımsal çıkarımda çocukların çoğunun, tümevarımsal seçicilikte ise bazılarının rastlantısal düzeyin üzerinde olmasına karşın, bu becerileri henüz edinme aşamasında oldukları saptanmıştır. Tüm bu becerilerin ediniminde yaşla birlikte anlamlı bir artış meydana geldiği belirlenmiştir.

BeceriBeceri kazandırmaKategori+10
Durmuş Aslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimde aile katılımı etkinliklerinin uygulanmasında karşılaşılan sorunlar ve aile katılımı etkinliklerinin dil-matematik becerilerinin geliştirilmesine etkisi

Bu araştırma, öğretmenlerin ve ebeveynlerin okul-aile iletişimini nasıl sürdürdüklerini, aile katılımı etkinliklerini nasıl değerlendirdiklerini, aile katılımına ilişkin karşılaştıkları sorunları nasıl algıladıklarını ve aile katılımı etkinliklerinin çocukların dil ve matematik becerilerinin gelişimini nasıl etkilediğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem deseninde bir çalışmadır. Araştırmanın nicel verileri, 2010-2011 eğitim öğretim yılında, Adana ili merkez Çukurova ilçesinde orta sosyoekonomik düzeye sahip karma yaş uygulamasının yapıldığı bir bağımsız anaokulunun iki sınıfındaki altı yaş (60-72 ay) grubu 22 çocuk ve ebeveynlerinden toplanmıştır. Kontrol ve deney grubundaki çocuklar belirlenirken sınıflardaki 60-72 ay arası çocuk sayısı ve TEMA-3 öntest puanlarının denkliği ölçüt alınmıştır. Nitel veriler, deney ve kontrol grubu öğretmenleri ile bu iki sınıftaki tüm çocukların ebeveynlerinden gönüllü ve koşulları uygun olan 28 ebeveynden toplanmıştır. Uygulama toplam 10 hafta sürmüştür. Deney grubunda dil ve matematik becerilerine yönelik ev etkinlikleri gönderilmiştir, kontrol grubunda ise mevcut program uygulanmıştır. Deney grubunda araştırmacı tarafından dil ve matematik becerilerine yönelik ev etkinlikleri gönderilmiş, hem deney hem de kontrol grubunda öğretmenlerin aile katılımı uygulamalarına müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak hikaye kitabı, Erken Matematik Yeteneği Testi-3 (TEMA-3), kontrol listeleri, yarı yapılandırılmış görüşme formları, gözlem ve doküman incelemesi kullanılmıştır. Hikaye kitabı ve TEMA-3 deney ve kontrol grubu çocuklarına öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Araştırmada nicel veriler üzerinde Wilcoxon Sıralı İşaretler Testi ve Mann Whitney U Testi analizleri yapılmış, analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Nitel veriler üzerinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada, deney ve kontrol grubu öğretmenlerinin aile katılımının önemi, aile katılımının planlanması, uygulanması ve arttırılması, aile katılımı engelleri, aile katılımı açısından okul-aile iletişiminde kendilerine düşen sorumluluklar ile ebeveynlerle aile katılımı açısından yaşadıkları sorunlar hakkında yeterli bilgi ve farkındalığa sahip olmadıkları görülmüştür. Hem deney ve kontrol grubu öğretmenlerinin hem de ebeveynlerin aile katılımı etkinliklerini çocuğun eğitim etkinliklerine katılım olarak değerlendirdikleri belirlenmiştir. Ebeveynlerin aile katılımı açısından bazı engellerinin olduğu, okulla iletişim kurmaya ve çocuklarının eğitimlerine katılmaya istekli oldukları ancak nasıl katılımda bulunabilecekleri hakkında bilgilerinin olmadığı, okul ve öğretmen tarafından yeterince desteklenmedikleri ve okul yönetimi ve öğretmenlerle aile katılımı açısından iletişim sorunları yaşadıkları saptanmıştır. Araştırmada dil becerilerine yönelik aile katılım etkinliklerinin uygulandığı deney grubu ile etkinliklerin uygulanmadığı kontrol grubunun cümle başına düşen yargı sayısı, sözcük sayısı ve sözcük türleri sayısı öntest-sontest fark (erişi) puanları arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Matematik becerilerine yönelik aile katılım etkinliklerinin uygulandığı deney grubu ile etkinliklerin uygulanmadığı kontrol grubunun TEMA-3 öntest-sontest fark puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: okul öncesinde aile katılımı, dil becerileri, matematik becerileri

Aile katılımıDil becerileriMatematiksel beceri+2
Raziye Günay Bilaloğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin okul bahçesini eğitsel amaçlı kullanımına yönelik görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırma, resmi ve özel okul öncesi eğitim kurumlarında görevli, okul bahçe donanımı ve güvenliği düşük, orta ve yüksek olmak üzere birbirinden farklı özelliklere sahip okullarda çalışan öğretmenlerin, okul bahçesi kullanımına ilişkin görüşlerinin, okul bahçesini kullanma durumlarının, okul öncesi eğitim programında yer alan eğitim etkinliklerinin okul bahçesinde uygulamasına yönelik görüşlerinin ve öğretmenlerin okul bahçesi kullanımında karşılaştığı engellerin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma modellerinden durum çalışması olarak tasarlanan araştırmanın katılımcılarını 2014-2015 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili merkez Şahinbey ve Şehitkâmil ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı ve Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı, bahçe donanımı ve güvenliği yüksek, orta ve düşük düzeyde olan okullarda çalışan 49 öğretmen oluştur. Katılımcılar, araştırmanın amacına bağlı olarak bilgi açısından zengin olduğu düşünülen durumların seçilmesi ve derinlemesine araştırılmasına olanak sağlayan amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yoluyla belirlenmiştir. Araştırmada öncelikle yüksek, orta ve düşük bahçe donanımı ve güvenliğine sahip okullar belirlenmiş, daha sonra bu okullarda görev yapan öğretmenlere ulaşılmıştır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında, öğretmenlerin görev yaptığı okulların bahçe donanımı ve güvenliğini belirlemek amacıyla bu okulların bahçe donanımı ve güvenlik özellikleri araştırmacı tarafından oluşturulan kontrol listesine göre değerlendirilmiştir. Bu okullarda görev yapan 49 öğretmen araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Bu araştırmanın veri toplanma sürecinde nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analiz edilmesi için nitel veri analizlerinden içerik ve betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonuçları öğretmenlerin okul öncesi eğitim kurumlarında bahçe düzenlemesinin, iç mekânlar ile aynı önemde düşünmediği saptanmıştır. Öğretmenlerin okul bahçesinde bulunmasını belirttikleri donatıların çocukların gelişim ve öğrenmelerini tam anlamıyla destekler nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin, okul bahçesini; enerji harcama, gelişimi destekleme, hava değişimi, materyal toplama, oyun oynama, yaşayarak öğrenme amacıyla kullandıkları saptanmıştır. Düşük donanım ve güvenliğe sahip okullarda çalışan öğretmenlerin bahçeyi haftada bir veya hiç kullanmadıkları, orta ve yüksek donanım ve güvenliğe sahip okullarda çalışan öğretmenlerin ise haftada birkaç defa ve daha fazla kullandıkları belirlenmiştir. Bahçede kullanılan alanlar ile ilgili olarak bahçe donanımı ve güvenliği orta ve yüksek olan okullarda çalışan öğretmen görüşlerinin benzer, düşük olan okullarda çalışan öğretmen görüşlerinin farklı olduğu tespit edilmiştir. Bahçe donanımı ve güvenliği orta ve yüksek düzeyde olan okullarda çalışan öğretmenlerin tamamına yakınının (47) oyun parkı ve boş alanları sıklıkla kullanması, öğretmenin okul bahçesini öğrenme ortamı olarak değerlendirmediğini ortaya koymuştur. Öğretmenlerin okul bahçesinde en çok uyguladığı etkinliğin oyun etkinliği olduğu saptanmıştır. Bilişsel gelişimi destekleyici etkinliklerin (matematik vs.) okul bahçesinde oldukça az uygulandığı, okuma yazmaya hazırlık çalışmalarının ise hiç uygulanmadığı saptanmıştır. Fiziksel donanımı ve güvenliği düşük olan okullarda görev yapan öğretmenlerin okul öncesi eğitim etkinliklerinde bahçeyi neredeyse hiç kullanmadığı, fiziksel donanımı ve güvenliği orta ve yüksek olan okullarda çalışan öğretmenlerin ise okul bahçesini etkili ve verimli bir şekilde kullanamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Açık hava ortamı, açık hava etkinlikleri, okul öncesi öğretmeni

Açık alanlarDış mekanEğitim faaliyetleri+7
Derya Tepebağ
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi çocukları toplama ve çıkarmaya ilişkin sözel problemleri nasıl öğrenir?: Araştırmacı-öğretmen eylem araştırması

Bu araştırma, okul öncesi dönem çocuklarına toplama ve çıkarmaya ilişkin sözel problemleri büyük grup, küçük grup ve bireysel etkinlikler yoluyla nasıl öğretileceğini incelemek amacıyla araştırmacı öğretmen eylem araştırması deseninde yapılmıştır. Araştırma birbirini takip eden üç döngüden meydana gelmiştir. Birinci döngüde büyük grup matematik oyun etkinliği, ikinci döngüde küçük grup matematik etkinlikleri ve üçüncü döngüde bireysel matematik etkinlikleri kullanılmıştır. Her bir döngü gerçekleştikten sonra döngü; araştırmacı ve çocuk bakımından değerlendirilmiştir. Ek olarak, çocukların toplama ve çıkarmaya ilişkin sözel problemleri çözme becerilerinde anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amacıyla sözel problem testi öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmaya Adana ilinin Yüreğir ilçesinde yer alan bir köyde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okulunun anasınıfında yer alan 15 okul öncesi çocuğu ve öğretmeni katılmıştır. Öğretmen aynı zamanda araştırmacının kendisidir. Araştırma verileri nitel veri toplama yöntemlerinden görüşmeler, gözlemler ve dokümanlar yoluyla toplanmıştır. Elde edilen verilerin tümevarımsal bir bakış açısıyla içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sürecinde araştırmacının eylem planlarını uygularken öğrenmeyi destekleyici, problem çözme basamaklarını işleten ve öğrenmeyi kısıtlayan davranış ve söylemleri ortaya çıkmıştır. Sözel problem çözmeye yönelik matematik etkinliklerini uygulama aşamasında araştırmacının kendisinden ve dış etkenlerden kaynaklı bazı sorunlar yaşadığı belirlenmiştir. Bu sorunlardan birçoğu yapılan eylem araştırmasında araştırmacının kendi ürettiği çözümlerle giderilmiştir. Araştırmacının süreçte kullandığı büyük grup, küçük grup ve bireysel etkinliklerin okul öncesi dönem çocuklarının matematiksel sözel problemleri çözme becerilerinin gelişmesine katkı sağladığı sonucuna ulaşmıştır. Buna ek olarak, yapılan Wilcoxon İşaretli Sıralar testi sonucunda çocukların sözel problem çözme becerilerinde anlamlı fark olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmacı süreç sonunda toplama ve çıkarmaya ilişkin sözel problemlerin okul öncesi dönemde uygulanabilir olduğu sonucuna ulaşmıştır.

Eylem araştırmasıMatematik eğitimiMatematik öğretimi+6
Şule Sarıbaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Artırılmış gerçeklik destekli öğretim uygulamalarının okul öncesi çocukların erken geometri becerisine etkisi

Bu araştırmanın amacı, artırılmış gerçeklik destekli öğretim uygulamalarının, 60-72 aylık düşük sosyoekonomik düzeydeki okul öncesi çocukların erken geometri becerisine etkisini incelemektir. Araştırmada, öntest-sontest-kalıcılık ölçümlerini içeren 4x3 karışık ölçümler desenine sahip, kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. 2024-2025 eğitim öğretim yılında Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı, bünyesinde anasınıfı olan ilkokullar ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Bu ilkokullarda yer alan anasınıfları arasından gönüllülük esasına dayalı olarak deney ve kontrol grupları uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini AR-EGOP'un araştırmacı tarafından uygulandığı deney1 (n=22), AR-EGOP'un öğretmen tarafından uygulandığı deney2 (n=13), EGOP'un öğretmen tarafından uygulandığı deney3 (n=13) ve kontrol grubu (n=14) oluşturmaktadır. Veriler, bu çalışmada geliştirilen Dijital Erken Geometri Testi (DEGT) aracılığıyla toplanmıştır. Kontrol grubuna AR-EGOP'un kazanımları, göstergeleri ve kavramları haftalık çizelge oluşturularak verilmiştir. AR-EGOP ve EGOP tüm deney gruplarına haftada üç gün dokuz hafta olmak üzere 27 oturumda uygulanmıştır. DEGT, uygulama öncesinde (öntest), uygulama sonrasında (sontest) ve uygulamadan iki hafta sonra (kalıcılık testi) olmak üzere üç kez uygulanmıştır. Elde edilen fark puanları üzerinden gerçekleştirilen analizlerde, grup değişkeninin (deney1, deney2, deney3 ve kontrol) bağımlı değişken üzerindeki etkisini incelemek amacıyla tek faktörlü varyans analizi (One-Way ANOVA) uygulanmıştır. Araştırma bulguları, çocukların DEGT fark puanı ortalamalarında anlamlı bir artış olduğunu ortaya koymuştur. Bu artışın, kontrol grubuna kıyasla deney1, deney2 ve deney3 gruplarında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur. Deney grupları arasında yapılan karşılaştırmalarda ise, deney1 ve deney3 grupları arasında deney 1 grubu lehine anlamlı bir fark bulunurken, deney2 ile deney3 grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ayrıca, etki büyüklüğü değerleri incelendiğinde; AR-EGOP'un ve EGOP'un uygulandığı gruplarda etki büyüklüğü geniş düzeydedir. Kalıcılık testi fark puanlarına dayalı analiz sonuçları ise, programların etkisinin zaman içinde sürdüğünü ortaya koymuştur. Sonuç olarak hem AR-EGOP'un hem de EGOP'un düşük sosyoekonomik düzeydeki okul öncesi çocukların erken geometri becerisinin gelişiminde etkili olduğu; AR-EGOP ile EGOP arasında da AR-EGOP lehine anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur.

Dijital teknolojilerEğitim teknolojisiGerçekçi matematik eğitimi+1
Büşra Bilir Çevik
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ev ortamında uygulanan eğitsel dijital matematik etkinliklerinin 60-72 ay çocukların erken matematik becerilerine etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, okul öncesi eğitim almamış çocuklara yönelik geliştirilen eğitsel dijital matematik etkinliklerinin, çocukların erken dönem matematik becerileri üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışma, 60–72 ay aralığında bulunan çocuklardan oluşan, 8'i deney ve 7'si kontrol grubunda yer alan toplam 15 çocuk ile yürütülmüş; araştırma sürecinde yarı deneysel bir yaklaşım benimsenmiştir. Yarı deneysel desen çerçevesinde kurgulanan araştırmada, ön test-son test kontrol gruplu model kullanılmış; deney grubuna dijital matematik etkinlikleri uygulanırken, kontrol grubuna herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Veri toplama sürecinde Güncellenmiş Erken Aritmetik Testi (GEAT) kullanılarak, çocukların erken matematik becerilerindeki değişim ön test ve son test ölçümleri aracılığıyla değerlendirilmiştir. Uygulanan dijital etkinlikler, aritmetik becerileri hedefleyen kısa süreli ve etkileşimli içeriklerden oluşmakta olup, ebeveynlerin katılımıyla ev ortamında birebir olarak gerçekleştirilmiştir. Uygulama süreci boyunca araştırmacı, ebeveynlerle düzenli iletişim kurmuş ve gerekli durumlarda teknik ve içeriksel destek sağlamıştır. Elde edilen bulgular, deney ve kontrol gruplarının ön test puanları açısından benzer düzeyde olduklarını ortaya koyarken; son test ölçümleri, deney grubundaki çocukların erken matematik becerilerinde istatistiksel olarak anlamlı bir gelişim gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu durum, eğitsel dijital matematik etkinliklerinin, çocukların temel düzey matematiksel becerilerini desteklemede etkili bir araç olduğunu göstermektedir. Araştırma bulgularının, erken çocukluk döneminde ev temelli dijital müdahalelerin etkililiğini ortaya koyması bakımından önemli katkılar sunduğu; özellikle sosyoekonomik açıdan dezavantajlı gruplarda erken eğitim fırsatlarının genişletilmesine yönelik uygulama ve politikalara ışık tutabileceği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, ebeveyn eğitsel süreçte aktif roller üstlenmelerine olanak tanıyan bu tür müdahalelerin, erken çocukluk eğitimine yönelik bütüncül yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlayabileceği öngörülmektedir.

Fatma Türkmen
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi çocuklarının ebeveynleri, öğretmenleri ve arkadaşları ile ilişkilerinde sahip oldukları zihinsel temsillerinin okula uyumla ilişkisi

Okul öncesi dönemde çocukların okula karşı tutumları ve okulda yaşadıkları deneyimler, gelecekteki sosyal ve akademik başarıları için temel oluşturmaktadır. Çocukların ebeveynleriyle, öğretmenleriyle ve arkadaşlarıyla kurdukları ilişkilerin niteliği onların tüm okul deneyimlerini etkileme potansiyeline sahiptir. Bu araştırmada ebeveyn-çocuk bağlanması, öğretmen-çocuk ilişkileri ve arkadaşlık ilişkilerinde çocukların sahip oldukları zihinsel temsillerinin okula uyum üzerindeki etkisini ekolojik ve bağlanma kuramları temelinde incelemek ve sistemler kuramı çerçevesine dayanan yapısal bir model ile test etmek amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modeli olarak planlanan araştırmada, gözlenen ve gizil değişkenler arasındaki ilişkileri modellemek amacıyla yapısal eşitlik modellemesi (YEM) kullanılmıştır. Araştırmaya Osmaniye il merkezinde okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden ve uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiş 91 çocuk katılmıştır. Çocukların yaşları 60-72 ay arasında değişmektedir. Araştırmada, çocukların yakın çevresindeki yetişkinler ve arkadaşlarıyla ilişkileri öykü tamamlama prosedürü kullanılarak değerlendirilmiştir. Tüm veriler, çocuklarla yapılan yüz yüze görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Ebeveyn-çocuk bağlanmasını değerlendirmek amacıyla Bağlanma Öykü Tamamlama Testi ve bu testin daha sistematik ve ayrıntılı bir değerlendirmesini sağlamak amacıyla Q–Sıralama kodlama prosedürü kullanılmıştır. Çocuklar ayrıca Öğretmen-Çocuk İlişkileri Öykü Tamamlama Testi, Arkadaşlık İlişkileri Öykü Tamamlama Testi ve Türkçe Erken Dil Gelişim Testi'ni tamamlamışlardır. Çocukların okula uyumları ise çocukların algılarına dayalı Okulu Sevme ve Okuldan Kaçınma Ölçeği aracılığıyla belirlenmiştir. Araştırmanın verileri 17 Eylül 2018 – 21 Aralık 2018 tarihleri arasında araştırmacı tarafından çocuklarla yapılan görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Dört farklı oturumda planlanan araştırmada toplam 364 oturum gerçekleştirilmiştir. Ebeveyn, öğretmen ve arkadaşlık ilişkilerinin niteliğini değerlendirmek amacıyla, çocuklarla görüşmelerden elde edilen ve kamera ile kayıt altına alınan veriler araştırmacı ve araştırmacı dışındaki kodlayıcılar tarafından kodlanmıştır. Araştırmanın tüm verileri bilgisayar ortamına aktarılmış ve YEM analizinin varsayımları test edilmiştir. Ebeveyn çocuk bağlanma boyutlarından güvenli ve kaygılı bağlanma yüksek derecede korelasyon gösterdiğinden kaygılı bağlanma analizlere dahil edilmemiştir. Aynı zamanda kaçınan bağlanmanın okula uyumun anlamlı yordayıcısı olmadığı belirlenmiş ve bu nedenle kaçınan bağlanma da analizlere alınmamıştır. Bu işlemlerin ardından araştırmanın hipotezleri doğrultusunda oluşturulan modellerin uyum indeksleri incelenmiş ve verilerin modellerle iyi uyum gösterdikleri belirlenmiştir. Geliştirilen modeller güvenli ebeveyn-çocuk bağlanması, öğretmen-çocuk ilişkileri ve arkadaşlık ilişkileri niteliğinin okula uyum üzerinde önemli etkileri olduğunu göstermektedir. Güvenli ebeveyn-çocuk bağlanması, hem öğretmen-çocuk ilişkileri hem de arkadaşlık ilişkileri niteliğini etkilemektedir. Benzer şekilde öğretmen-çocuk ilişkileri niteliğinin, arkadaşlık ilişkileri niteliği üzerinde önemli etkileri olduğu belirlenmiştir. Ayrıca ebeveynle bağlanma, öğretmen-çocuk ilişkileri ve arkadaşlık ilişkileri niteliği düzeylerine dolaylı etkileri aracılığıyla da çocukların okula uyumunu etkilemektedir. Bulgular ilgili literatür dikkate alınarak ekolojik model, bağlanma ve sistemler kuramı çerçevesinde tartışılmıştır.

Akran ilişkileriEbeveyn-çocuk ilişkisiOkul öncesi eğitim+4
İmray Nur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğuna sahip bir çocuğun okul öncesi kaynaştırma sınıfındaki akran ilişkilerinin incelenmesi

Okul öncesi dönemde kaynaştırma sınıflarındaki akran ilişkileri, normal gelişim gösteren çocuklar ve özel eğitime ihtiyacı olan çocukların hayatında kritik rol oynamaktadır. Özellikle sosyal beceri yetersizlikleriyle bilinen otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuklar, kaynaştırma ortamlarında kurdukları akran ilişkileri ile gelişebilmekte ve ya tam tersi olumsuz sonuçlarla karşılaşabilmektedirler. Bu araştırmada otizm spektrum bozukluğuna sahip bir çocuğun okul öncesi kaynaştırma sınıfındaki akran ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel yaklaşımlardan durum araştırması olarak planlanan çalışmada, çocukların akran ilişkileri kapsamında; sınıf içerisinde akran kabul, ret ve zorbalık davranışları araştırılmış, normal gelişim gösteren çocukların otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuğa ilişkin tanımları ve otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuğun sınıf içerisinde sosyal konumu incelenmiştir. Araştırmaya Adana ili Yüreğir ilçesinde bir okul öncesi eğitim kurumuna devam eden, yaşları 60-72 ay arasında olan ve amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenmiş bir kaynaştırma sınıfında, 22 normal gelişim gösteren çocuk ve 1 otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuk katılmıştır. Veri toplama aracı olarak gözlem ve görüşme (çiz-anlat, sosyometri uygulaması) kullanılmıştır. Araştırmada, çocukların akran ilişkilerine dair davranışları 2019 güz dönemi boyunca serbest oyun etkinlikleri sırasında sınıf içi gözlemler ile incelenmiş, 2019 güz dönemi başı ve sonu olmak üzere ikişer kez çiz-anlat ve sosyometri uygulaması ile çocuklarla görüşmeler yapılmıştır. Sınıf içi gözlemler ve görüşmelerle çocuklardan elde edilen tüm veriler, araştırmacı tarafından bilgisayar ortamına aktarılmış ve içerik analizi ile kodlanmıştır. Araştırma sonucunda, otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuğun sınıf içerisinde akran kabulüne dair davranışlarının oldukça çeşitli olduğu, pozitif tutumlar ve davranışlar sergileyebildiği ve etkileşimlerde bulunabildiği görülmüştür. Otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuk akranlarına karşı sözlü iletişim başlatma davranışı göstermesine rağmen, bu iletişimde devamlılık sağlanamamıştır. Otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuğun akran kabulü davranışlarının çok olmasına rağmen, aynı zamanda akran reddi ve zorbalığı davranışları da yoğun olarak görülmüştür. Sınıfta fiziksel şiddet iki taraftan da dönem başında gözlenmezken, diğer aylarda ortaya çıkmıştır. Sözel şiddet ise dönem başında otizm spektrum bozukluğuna sahip çocukta görülmezken, normal gelişim gösteren akranları tarafından ilk aydan itibaren uygulanmıştır. Bunlara ek olarak normal gelişim gösteren çocuklarda süreç içerisinde prososyal davranışlar geliştiği saptanmıştır. Normal gelişim gösteren çocuklarla görüşmelerde otizm spektrum bozukluğuna sahip arkadaşlarını küçük görme ve yetersiz görme tanımları dikkat çekmiş, çocuklar otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuğun kendilerinden küçük yaşta olduğunu düşündükleri ortaya çıkmıştır. Normal gelişim gösteren çocukların akran kabulü tanımları ile davranışları arasında tutarsızlık gözlenmiştir. Otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuğun, okulun başında arkadaşlar arasındaki sosyal gruplardan hiçbirine girmedikleri ve diğer kategorisinde yer aldığı süreç sonunda ise dışlanan-ihmal edilen çocuk kategoride yer aldığı saptanmıştır. Bulgular, ilgili literatür ve ekolojik kuram çerçevesinde tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Otizm spektrum bozukluğu, akran ilişkileri, okul öncesi kaynaştırma, akran kabulü, akran reddi

Akran ilişkileriKaynaştırma eğitimiOkul öncesi dönem+5
Hazel Sıla Menteş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Somut ve sanal manipülatif destekli matematik eğitim programının 48-72 ay grubu çocukların erken aritmetik becerilerine etkisi

Araştırmanın amacı, okul öncesi dönemde somut ve sanal manipülatif destekli matematik eğitim programının 48-72 ay çocukların erken aritmetik becerisine etkisini incelemektir. Araştırmanın katılımcılarını 2019-2020 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili merkez Şahinbey ilçesinde düşük sosyo-ekonomik bir çevrede yer alan ilkokulun üç anasınıfındaki 60 çocuk oluşturmaktadır. Araştırma problemlerine yanıt aramak amacıyla, nicel araştırma tasarımlarından öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Model çerçevesinde araştırmanın amacına uygun olarak iki deney ve bir kontrol grubu oluşturulmuştur. Uygulama 14 Ekim 2019-22 Şubat 2020 arası 15 haftayı kapsamaktadır. Her üç gruba da bu süreçte haftalık takip edecekleri aynı beceri ve kazanım çizelgesi verilmiştir. Deney-1 grubu; somut ve sanal manipülatif destekli eğitimle, Deney-2 grubu somut manipülatif destekli eğitimle, Kontrol grubu ise herhangi bir manipülatif kullanmadan süreci tamamlamıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kaçıra (2019) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Güncellenmiş Erken Aritmetik Testi (GEAT) kullanılmıştır. Verilerin analizinde normallik testi, bağımlı örneklem t-testi, tek yönlü ve iki faktörlü ANOVA testi ile post-hoc testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; çocukların GEAT öntestinden aldıkları puanların analizleri sonucunda gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı ve puan ortalamaları açısından denk oldukları anlaşılmıştır. Uygulamalar sonrası yapılan sontest puanlarına göre deney grupları ile kontrol grubu arasında deney grupları lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Deney grupları arasında ise istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir. Her çalışma grubu kendi içinde değerlendirildiğinde her üç grubun da öntest sontest puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur. Grup değişkeni ve GEAT öntest-sontest puanlarının birlikte değerlendirildiği iki faktörlü ANOVA testi sonuçlarına göre yalnızca deney-1 grubu ve kontrol grubu arasında anlamlı fark tespit edilmiştir. Deney-1 ve deney-2 grubu ile deney-2 ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Çocukların en yüksek başarı sağladığı erken aritmetik becerisi "karşılaştırma" olurken, en düşük başarı "tahmin" becerisinde görülmüştür. Sonuç olarak, somut ve sanal manipülatif destekli matematik eğitim programının 48-72 ay grubu çocukların erken aritmetik becerilerinin artmasında olumlu etkisi olduğu anlaşılmıştır. Somut ve sanal manipülatiflerin birlikte kullanılması çocukların bu beceride daha yüksek başarı yakalamasını sağlamıştır.

AritmetikErken çocuk eğitimiMatematik eğitimi+5
Muhammed Yusuf Gök
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi çocukların matematik gelişimlerinin ev ve okul matematik çevresi bağlamında incelenmesi

Erken matematik becerileri, çocukların daha sonraki okul hayatındaki matematik başarılarını önemli ölçüde etkilemektedir. Çocukların örgün eğitime başladığında sahip oldukları matematik becerileri birbirinden farklıdır ve bu farklılık çocuğun ilkokul ve ortaokulda matematik başarısını yordamaktadır. Çalışmalar bu farklılığın kaynağı olarak çocuğun bireysel özelliklerinin dışında; ebeveynleriyle evde yaptıkları etkinlikler, ebeveyn-çocuk etkileşimi ve okuldaki etkileşimleri gibi çocuğun erken dönemdeki deneyimlerine işaret etmektedir. Bu araştırmanın amacı, okul öncesi dönem çocuklarının kullandıkları matematik dilinin ve matematik yeteneğinin; annelerin kullandıkları matematik dili, annelerin evde matematik etkinliklerine katılımı, ev matematik çevresi ve öğretmenlerin kullandıkları matematik dili tarafından ne oranda yordandığını belirlemektir. Bu araştırmanın örneklemini, 2017-2018 öğretim yılında Adana il merkezinde yer alan Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi anaokullarına devam eden 49-60 ay aralığındaki (M = 56.35 ay) 40 çocuk, onların anneleri (40 anne) ve öğretmenleri (16 öğretmen) oluşturmaktadır. Araştırmada ilk olarak yaşlarına uygun gelişim gösterip göstermediklerine karar vermek için çocuklara Gazi Erken Çocukluk Değerlendirme Aracı uygulanmış, normal gelişim gösteren çocuklar araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada verileri toplama amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Ev Matematik Çevresi Değerlendirme Aracı, Anne Babaların Matematik Etkinliklerine Katılımı Ölçeği ve Erken Matematik Yeteneği Testi-3 (TEMA-3) kullanılmıştır. Ölçme araçları, araştırmacı tarafından katılımcılara yüz yüze görüşmeler yoluyla uygulanmıştır. Ayrıca çocukların, annelerin ve öğretmenlerin konuşmalarında kullandıkları matematik dilini tespit edebilmek amacıyla dil örnekleri alınmıştır. Dil örnekleri, katılımcılara takılan ses kayıt cihazı ve yaka mikrofonu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın pilot çalışması 2017 yılının Mayıs ve Haziran aylarında, veri toplama süreci ise Ekim 2017- Haziran 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Çocuklar, anneler ve öğretmenlerden elde edilen dil örnekleri, çalışma kapsamında oluşturulan kodlama şeması kullanılarak analiz edilmiştir. Ardından, her katılımcının her bir kategoride kullandığı matematik sözcüklerinin sayısı hesaplanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler, Korelasyon ve Regresyon analizleri kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan Korelasyon, Regresyon ve Hiyerarşik Regresyon analizi sonucunda, annelerin kullandıkları matematik dilinin, her bir kategoride çocukların kullandıkları matematik dili ile istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönde ilişkili olduğu bulunmuştur. Ayrıca öğretmenlerin konuşmalarında zaman kavramına yer vermesi ile çocukların konuşmalarında zaman kavramına yer vermesi arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan, öğretmenlerin konuşmalarında sınıflandırma kavramına yer vermesi ile çocukların konuşmalarında sınıflandırma kavramına yer vermesi arasında istatistiksel olarak anlamlı ancak negatif yönlü bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca çocukların kullandıkları matematik dilinin yordayıcılarını tespit etmek amacıyla yapılan istatistiksel analizler sonucunda; annelerin kullandıkları matematik dili, annelerin evde matematik etkinliklerine katılımı, çocukların ev matematik çevresi ve öğretmenlerin kullandıkları matematik dili değişkenleri arasından yalnızca annelerin kullandıkları matematik dilinin, çocukların kullandıkları matematik dilini anlamlı şekilde yordadığı bulunmuştur. Çocukların yaşları kontrol edildiğinde annelerin matematik etkinliklerine katılımının, annelerin kullandıkları matematik dili ile birlikte çocukların matematik yeteneğini anlamlı şekilde yordadığı ve varyansın %39'unu açıkladığı belirlenmiştir. Değişkenlerin hiyerarşik regresyon modeline katkısı ayrı ayrı incelendiğinde, çocukların matematik yeteneğini yordamada annelerin matematik etkinliklerine katılımının, annelerin matematik dili kullanmasından daha önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Ana-çocuk etkileşimiAnnelerMatematik başarısı+6
İrem Gürgah Oğul
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital hikâye anlatımının, iki dilli olan 48-60 ay çocukların ifade edici dil becerilerine etkisinin incelenmesi

Araştırmanın amacı dijital hikâye anlatımının 48- 60 aylık iki dilli çocukların ifade edici dil becerilerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerindenön test – son test kontrol gruplu yarı deneysel desende gerçekleştirilmiştir. Araştırmagrubunu Kilis il Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı bir anaokulu ve bir ana sınıfında bulunan 48-60 aylık, normal gelişim gösteren 16 kız 14 erkek olmak üzere toplam 30 (Deney grubu 15, Kontrol grubu 15 ) iki dilli çocuk oluşturmuştur. Araştırmanın uygulama sürecinde 36 farklı hikâyeden yararlanılmıştır. Uygulama süreci 12 haftada tamamlanmıştır. Hikâyeler 2 farklı anlatım yöntemi ile gruplara anlatılmıştır. Deney grubuna dijital hikâye anlatımı yapılırken, kontrol grubuna geleneksel hikâye kitabı ile anlatım yapılmıştır. Çocukların ifade edici dil gelişimleri; kullanılan sözcük türlerine, toplam cümle sayısına, bir cümlede kullandıkları toplamsözcük sayısına ve bir cümledekullandıkları ortalama sözcük sayısına göre incelenmiştir. Hem ön test hem de son test verilerinin toplanmasında sessiz/sözsüz hikâye kitabı kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 istatistik programı ilenon-parametrik testlerden, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testive Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Sonuç olarak dijital hikâye anlatımının 48-60 ay grubundaki iki dilli çocuklarının ifade edici dil becerilerini üzerinde anlamlı düzeyde etkiye sahip olduğu görülmüştür. Dijital hikâye anlatımının deney grubundaki çocukların fiil, zamir, zarf, bağlaç türü sözcük kullanımlarında anlamlı bir artış sağladığı ve çocukların kullandıkları toplam cümle sayısı,iki ve üç kelimeli cümle sayısı,cümledeki toplam sözcük sayısı ve bir cümlede yer alan ortalama sözcük sayısında daartışa katkısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İki Dillilik, Dijital Hikâye Anlatımı, İfade Edici Dil, Okul Öncesi Eğitim

Dil becerileriHikaye anlatmaOkul öncesi dönem+5
Seda Can Canlı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı kitap okuma tekniklerinin 60-72 aylık çocukların dil edinimine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, farklı kitap okuma tekniklerinin 60-72 aylık çocukların dil edinimine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu Gaziantep il merkezindeki bir anaokuluna devam eden 60-72 ay aralığındaki her sınıftan 15 çocuk olacak şekilde toplam 45 çocuktan oluşturmaktadır. Sınıfların dil edinim düzeylerini eşitleyebilmek için Türkçe Erken Dil Gelişimi Testi (TEDİL) kullanılmış ve buna göre gruplardaki çocukların dil gelişim puanları belirlenmiştir. TEDİL testi sonucunda üç sınıftaki çocukların ön test puanlarının eşit olduğu saptanmıştır. Daha sonra her üç sınıftaki çocukların dil edinim düzeylerini belirlemek amacıyla sessiz kitap uygulanmış ve çocukların kitapta gördüğü resimlere bakarak hikâye anlatması istenmiş ve anlattıkları hikâyeler kaydedilmiştir. Öntest verileri toplandıktan sonra her bir sınıfta farklı hikâye okuma teknikleri kullanılarak 6 hafta süresince haftada 3 kitap olmak üzere toplam 18 hikâye kitabı okunmuştur. Uygulama sürecinde 3 sınıfın her birinde farklı kitap okuma tekniklerinden dijital kitap okuma, etkileşimli kitap okuma ve geleneksel (düz) kitap okuma teknikleri kullanılmıştır. Uygulama sonrası çocukların dil örneklerine ilişkin sontest verileri TEDİL ve sessiz kitap aracılığıyla toplanmıştır. TEDİL aracılığıyla toplanan veriler ölçeğin hesaplanma yöntemine göre değerlendirilmiştir. Sessiz kitap aracılığıyla toplanan veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiş ve SPSS 22.0'a taşınmıştır. SPSS 22.0'da non-parametrik testlerden, Kruskal-Wallis testi ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Öntest ve sontestte toplanan veriler kıyaslanarak bulgulara ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda farklı kitap okuma tekniklerinin 60-72 aylık çocukların dil edinimlerine etkisi olduğu görülmüştür. Dijital kitap okumanın geleneksel kitap okuma tekniğinden daha etkili bir teknik olduğu saptanmıştır. Aynı zamanda dijital kitap okuma ile etkileşimli kitap okuma karşılaştırıldığında çocukların dil ediniminde iki okuma tekniği açısından anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bu nedenle, sınıf içi ve sınıf dışı ortamlarda dijital kitap okuma tekniğinin geleneksel kitap okuma tekniğine göre daha fazla tercih edilmesi önerilebilir.

Dil edinimiElektronik kitapEtkileşimli elektronik kitap+5
Eda Nazlı Gaspik
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitim dönemi çocuklarının erken liderlik özellikleri ile sosyal becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 5 yaş çocuklarının erken liderlik özellikleri ile sosyal beceri düzeyleri ve aralarındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada korelasyonel (ilişkisel) tarama modeli kullanılmaktadır. 5 yaş grubu 250 çocuk araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırmada 'Demografik Bilgi Formu, Erken Çocukluk Dönemi Liderlik Ölçeği (EÇDLÖ) ,Okul Öncesi Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği (OSBED) Öğretmen Formu" kullanılmıştır. Yapılan bu araştırmada öğretmen algılarına göre; çocukların liderlik düzeyleri yüksek, çocukların az bir kısmının sosyal becerileri yaşıtlarına göre normal ve yeterli düzeyde olarak belirlenmiştir. Çocukların başlangıç, akademik destek, arkadaşlık becerileri ile liderlik özellikleri arasında yüksek düzeyde pozitif yönde; duygularını yönetme becerileri ile liderlik özellikleri arasında orta seviyede ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Regreasyon analiz sonuçlarına göre çocukların sosyal becerileri ile çocukların liderlik özellikleri arasında pozitif yönde orta seviyede anlamlı bir ilişkinin olduğu, başlangıç ve arkadaşlık becerilerinin, çocukların liderlik özelliklerinin anlamlı yordayıcısı olduğu görülmüştür. Toplam varyansın %61'inin sosyal beceriler tarafından açıklandığı belirlenmiştir.

LiderlikLiderlik modelleriOkul öncesi dönem+3
Hülya Dirlik
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00

Other supervisors