Theses supervised by Prof. Dr. Ömer Faruk Emeksiz
14 theses · Çukurova University
Türkiye?de soya üretimi, tüketimi ve pazarlaması
Bu çalışmada Türkiye soya piyasası, üretimi, tüketimi, dış ticareti, talebi, fiyatları ve pazarlaması değerlendirilmiştir. Artış ve azalışlar ile dalgalı bir seyir izleyen soya üretimi Türkiye?de istikrarlı bir yapıda değildir. 1987 yılında 250 bin tona yükselen soya üretimi 2009 yılında bu miktarın %15 seviyesi olan 38 bin tona kadar düşmüştür. Soya üretimindeki azalma sebepleri üzerinde durulmadığı takdirde, bitkisel yağ açığı ve hayvan beslenmesinde protein kaynağı olarak kullanılan küspe açığı büyük boyutlara ulaşacaktır. Böylece pek çok bölgede yetişme ortamı bulunan soya ekim alanları önümüzdeki yıllarda daha da azalacaktır. 2000-2009 yılı verileri incelendiğinde Türkiye soya fiyatları reel olarak artış göstermiştir ve aynı dönemde genellikle dünya piyasa fiyatlarından yüksektir. Bu durumun en önemli nedeni yüksek girdi fiyatlarıdır. Türkiye?de soya pazarlama organizasyonu etkin bir yapıya sahiptir. Ancak mevcut sorunların çözümü ile birlikte pazarlamanın etkinliği daha da artırılabilir.
Gıda ürünleri pazarlamasında yeşil pazarlama kavramı ve tüketici yaklaşımı: Adana ili örneği
Yeşil Pazarlama kavramı, tek başına ürüne odaklanmayan bununla birlikte diğer pazarlama karması elemanlarını da kapsayan geniş bir kavramdır. Bu nedenle Yeşil Pazarlamanın, üretim ve tüketimin tüm süreçlerine entegre edilmesi gerekir. Bu çalışmada Yeşil Pazarlama kavramının teorik çerçevesi, tüketicilerin tutum ve davranışları açısından literatürdeki benzer çalışmalar referans alınarak incelenmiş ve Adana ilindeki tüketicilerin bu konu ile ilgili tutumlarını ölçmek amacıyla bir alan çalışması yapılmıştır. 410 tüketici ile yapılan anket çalışmasında elde edilen verilerin analizi için bağımsız t-testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Çalışmada, tüketicilerin çevreye olan tutumlarının cinsiyet, yaş ve sahip oldukları çocukların yaşları bakımından farklılık göstermediği saptanmıştır. Bunlara ek olarak yaş ortalaması yüksek olanların gençlere göre çevresel tahribata karşı daha bilinçli ve çevre için çaba göstermeye daha gönüllü oldukları tespit edilmiştir.
Hatay ilinde meyve fidancılığı yapan işletmelerin ekonomik analizi
Bu çalışmada, Hatay İlinde meyve fidanı üreten işletmelerin ekonomik yapıları incelenerek, işletmelerin fidan üretim faaliyetleri, ekonomik üretim değerleri ile sorunları ortaya konulmuştur. Tarımsal işletmelerden elde edilen veriler 2013 üretim dönemine ait olup; yüz-yüze görüşerek tam sayım yöntemi ile elde edilmiştir. Buna göre 1-50.000 adet fidan üreten işletmeler l., 50.001-100.000 adet fidan üreten işletmeler ll., 100.000'den fazla fidan üreten işletmeler lll. grup tarım işletmesi olarak tanımlanmıştır. İşletmelerde aile işgücü kullanım oranı %50,71' dir. Fidan üretiminin %68,92'si mülk arazilerde gerçekleşmektedir. Meyve fidanı yetiştiriciliği, işletmelerin GSÜD' nin %75,38' ini oluşturmaktadır. Meyve fidanı türü bakımından da en fazla narenciye meyve fidanları(%46,20) ile zeytin fidanları (%35,29) üretilmektedir. İşletmelerde fidan başına maliyet ortalama 1,87 TL olup ortalama fidan satış fiyatı 3,36 TL'dır. Her bir fidan için ortalama 1,49 TL kar sağlanmaktadır. Bölgede işletmelerin en fazla karşılaştıkları sorunlar; girdi fiyatları yüksekliği, birliğe üyelik için bürokratik işlemlerin çok olması, destek miktarının yetersiz olması, kalifiye eleman bulmada karşılaşılan zorluklar ile bölgede fidan üretimini tehdit eden hastalıklardır. Sonuç olarak, meyve fidanı üretim kapasitesi yüksek olan işletmelerin kar marjının daha yüksek olduğu ve fidan üretiminin karlılığının GSH, GSÜD, BK, SH, SK gibi ekonomik ölçütlere bakıldığında üçüncü grup işletmelerde daha yüksek olduğu, bu nedenle kapasite arttıkça başarının artacağı gözlenmekte olup, meyve fidanı üretim kapasitenin arttırılması önerilmektedir.
Dünya ve Türkiye baklagil piyasaları ve ihracat rekabeti açısından Türkiye'nin konumu
Bir zamanların en büyük nohut ve mercimek ihracatçısı olan Türkiye'de, TMO'nun baklagil alımını durdurmasıyla birlikte baklagil ekim alanları ve üretimi hızla azalmıştır. İhracatçılar ürün temini için dış ülkelere yönelmiş ve yerli üretimin iç talebi karşılamadığı kimi dönemlerde yurt içi tüketimi amacıyla da ithalat yapılmaya başlanmıştır. Son yıllarda fiyatları rekor seviyelere çıkmış ve kamunun ilgisi bir kez daha baklagillere yönelmiştir. Yüksek üretim maliyeti, tekniğine uygun yapılmayan üretim, yetersiz sertifikalı tohumluk kullanımı ve düşük örgütlülük düzeyi gibi nedenlerden ötürü ülkemizde baklagil üreticileri yeterli gelir elde edememektedir. Ayrıca, standart ebat, renk ve kalitede olmayan yerli ürünlerin fiyatlarının yüksek olması ve ürün temininde yaşanan kesintiler nedeniyle dış piyasada rekabet güçlüğü yaşanmaktadır. Öncelikle, üretim maliyetlerini azaltarak ucuz, hedef pazar isteklerini karşılayacak kalite, standart ve miktarda ürün temin etmeye yönelik tedbirler alınmalı ve üretim cazip hale getirilmelidir. Baklagil politikalarında önemli değişimlerin yaşandığı böylesi bir dönemde yürütülen bu çalışmada, Türkiye ve dünya baklagil üretimi, tüketimi, ticareti, fiyatları, pazarlanması ve politikası ayrıntılı olarak incelenerek geleceğe yönelik tahminlerde bulunulmuştur. Ayrıca, Sabit Pazar Payı ve Karşılaştırmalı Üstünlükler Analizleriyle Türkiye baklagil ticaretinin geçmiş ve günümüzdeki durumu ile rekabet gücü incelenmiştir.
Kırsal alanda üretici örgütlenme modeli olarak üretici birlikleri: Mersin örneği
Bu çalışmada Türkiye'de 2004 yılında çıkarılan 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Yasası ile kurulan Tarımsal Üretici Birliklerinin mevcut durumunun değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Buna bağlı olarak, Dünya, ABD, AB ve Türkiye'deki kırsal alan üretici örgütlenme modelleri ve özellikle Üretici Birlikleri yasal çerçeveleriyle birlikte incelenmiştir. Çalışmada birliklerden tesadüfi seçilen 124 üye ve 37 yönetici ile anket ve bireysel görüşmeler yapılmıştır. Üye sayısı fazla olan birliklerde işletme büyüklükleri referans alınarak orantısal gruplandırılmış gelişigüzel örneklem uygulanmıştır. Anket ve görüşmeler sonucunda birlik yönetici ve üyeleri birlik hizmetlerinin yetersiz olduğunu, birlik faaliyetlerinin beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu belirtmişlerdir. Üye ve yöneticiler birliklerin maddi anlamda ve yasal yetki anlamında güçsüz olmasından dolayı sağladığı hizmetlerin de yetersiz olduğunu, yasal çerçevenin değişmesi/geliştirilmesi gerektiğini, birliklerin devlet desteğine ihtiyaç duyduğunu ifade etmişlerdir. Sonuç olarak; Üretici Birliklerine ilişkin yasal mevzuat güçlendirilmeli; ürün pazarlamasında birliklerin rolleri geliştirilmeli; üye ve yöneticiler eğitim çalışmaları ile bilinçlendirilmelidir.
Mersin Toroslar ilçesi dağlık alanlarında şeftali üretimi ve pazarlaması
Mersin Toroslar İlçesi uygun ekolojik koşulları dolayısıyla şeftali üretimi için büyük bir potansiyele sahiptir. Mersin Türkiye şeftali üretiminin %17,7'si ile ilk sırada almaktadır. Araştırma bölgesi olan Toroslar ilçesi de bu üretimin %43'lük payını gerçekleştirmektedir. Gerçekleşen üretim miktarı, potansiyelin çok gerisinde bulunmaktadır. Bu çalışma, şeftali yetiştirilen işletmelerin yapılarını incelemek, pazarlama organizasyonunun etkinliğini değerlendirmek, bölgede şeftali üretim ve pazarlamasını geliştirmek amacıyla yapılmış olup, şeftali üretim potansiyelinin daha iyi değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın ana materyalini, üreticilerden anket yoluyla toplanan veriler oluşturmaktadır. Araştırmada yapılan SWOT analiziyle, şeftali üretiminin zayıf ve güçlü yönleri ile pazardaki tehdit ve fırsatlar incelenerek, üretim ve pazarlama aşamalarında yapılacak bazı iyileştirmelerle, bölgede üretim ve pazarlamanın hızlı bir şekilde geliştirilebileceği sonucuna varılmıştır.
Türkiye'de pirinç üretimi, tüketimi ve pazarlaması
Bu çalışmada Türkiye çeltik ve pirinç piyasası, üretimi, dış ticareti, talebi, fiyatları, pazarlama yapısı ve uygulanan politikalar değerlendirilmiştir. Türkiye'de çeltik ve pirinç üretimi son yıllarda artmaktadır. 1990 yılında 230 bin ton çeltikten 138 bin ton pirinç üretilirken 2017 yılına gelindiğinde 900 bin ton çeltikten 540 bin ton pirinç elde edilmiştir. Bununla birlikte, aynı yıllar arasında ekim alanı ve verim artmıştır. Çeltik tarımına yönelik yapılan devlet destekleriyle birlikte üretim artarken buna paralel olarak tüketimde artmıştır. 2008 yılında 557 bin ton olan yurtiçi tüketim 2017 yılında 750 bin ton'a yükselmiştir. Türkiye'de çeltik ve pirinç üretimi artan yurtiçi tüketimi karşılayamamakta ve ihtiyaç duyulan miktar yurtdışından alınmaktadır. Yani Türkiye çeltik ve pirinçte dışa bağımlı ülke konumunda bulunmaktadır. Bu durumun en önemli nedenleri ise, yüksek girdi fiyatları ve maliyetlerdir. Diğer yandan, pirinç üretimindeki en önemli sorun sulama suyu yetersizliğidir. Türkiye, çeltik-pirinç piyasasındaki sorunların daha etkin yöntemlerle çözülmesi ile birlikte gelecekte kendine yetebilen bir ülke konumuna gelebilir. Bu çalışmada, Türkiye çeltik-pirinç piyasasını değerlendirmek için SWOT analizi uygulanmıştır. Ayrı
Adana ilinde zeytin, zeytinyağı, sofralık zeytin üretimi ve pazarlaması
Adana ilinde zeytin dikim alanlarının hızlı şekilde artması sonucu önemli üretim artışlarının olması beklenmektedir. Önümüzdeki yıllardan itibaren meyve vermeyen ağaçalardan verim alınmasıyla birlikte zeytin ağaçlarından elde edilen üretimin daha da artması beklenmektedir. Bu sebeple zeytin üretim ve pazarlama yapısının ortaya konularak gelecekte karşılaşabilecek aksaklıkların belirlenmesi ve çözüm önerisi sunulması gerekmektedir. Bu çalışmada zeytincilik sektörü bir bütün halinde incelenmiş üretim ve pazarlama aşamalarındaki mevcut sorunları belirlenmiş ve bu sorunların çözümüne yönelik öneriler getirilmiştir. Araştırmanın ana materyalini, Adana ilinde zeytin, zeytinyağı ve sofralık zeytin üreticileri ve bu ürünlerin pazarlamasında faaliyet gösteren aracılarla yapılan anketler sonucunda elde edilen birincil veriler oluşturmaktadır. Çalışma sonucunda, zeytin üretiminde ve pazarlama organizasyonunda etkinliği azaltıcı bazı aksaklıların olduğu belirlenmiştir. Önümüzdeki yıllarda artması beklenen zeytin üretiminin pazarda etkin olarak değerlendirebilmesi için pazarlama organizasyonundaki aksaklıkların giderilmesi, üretim tekniğinin iyileştirilmesi, markalaşma çalışmalarına hız verilmeli ve pazarlama stratejileri oluşturulmalıdır.
Türkiye'nin tarım ürünleri üretim ve dış ticaretinde gelişmeler
Bu çalışma Türkiye'nin 2010 – 2019 dönemi (10 yıllık) tarım ürünleri üretim ve dış ticaretindeki gelişmeleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ikincil veriler kullanılmıştır. Dış ticarette rekabet gücünü ölçmek amacıyla "Dış Ticaret Endeksi" (TDI) hesaplaması yapılmıştır. İncelenen dönemde tarımsal üretim ve dış ticaret artarak, yıllık ortalama 16,2 milyar $ ihracat, 11,3 milyar $ ithalat ve 4,9 milyar $ dış ticaret fazlası saptanmıştır. Tarım ürünleri dış ticareti, ürünler düzeyinde incelendiğinde, bazı ürünlerde olumlu, bazı ürünlerde ise olumsuz gelişmeler görülmüştür. TDI endeks hesaplamasına göre, inceleme kapsamındaki toplam 45 tarifenin (ürün/ürün grubu) 24'ünde net ihracatçı, 21'inde ise net ithalatçı olduğumuz saptanmıştır. Elde edilen bulgular ışığında ilerleyen dönemlerde tarımsal üretimde kendi kendine yetebilen, uluslararası piyasalarda rekabet gücü daha yüksek bir ihracatçı ülke olabilmek için kısa, uzun ve orta vadeli politikalar belirlenmeli ve uygulanmalıdır.
Adana ve Mersin illerinde örtü altı sebze yetiştiriciliğinde tarımsal kredi kullanımı
Adana ve Mersin illerinde örtü altı sebze üretimi yapan üreticilerin sosyo-ekonomik durumu, işletme giderleri, finansman ihtiyaçları ve kredi kullanımı, arazi tasarruf şekli vb. unsurları belirlemek amacıyla yürütülen bu araştırmada Örtü Altı Kayıt Sistemi'nde kayıtlı 106 üreticiye yüz yüze bireysel görüşme tekniği kullanılarak anket uygulaması yapılmıştır. 1 Kasım 2021 -31 Ocak 2022 dönemini kapsayan araştırma sonuçlarına göre üreticilerin Kamu Bankaları ve Tarım Kredi Kooperatiflerini tercih ettikleri, tercih sebeplerinin düşük faiz oranları olduğu, alternatif finansman araçları ve krediler konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları belirlenmiştir. İlave olarak, maliyetlerdeki artışın ve pandemi koşullarının finansmana duyulan ihtiyacı artırdırdığı fakat yapılandırma işlemlerinin faiz oranlarındaki yükseklik sebebiyle tercih edilmediği görülmüştür.
Türkiye piliç eti üretimi, tüketimi ve pazarlaması
Bu çalışma Türkiye'nin 2000-2019 dönemi (20 yıllık) piliç eti üretimi, tüketimi, pazarlaması ve dış ticaretindeki gelişmeleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ikincil veriler kullanılmıştır. İncelenen dönemde Türkiye'de kanatlı hayvan varlığı artarak, 2019 yılında 348,8 milyona ulaşmış olup, bunun %63,6'sı (229,5 milyon adet) et tavuğudur. Türkiye'de et tavuğu varlığı Doğu Marmara, Ege, Batı Marmara, Akdeniz bölgelerinde yoğunlaşmış olup, başlıca üretici iller Manisa, Balıkesir, Bolu, Sakarya ve Mersin'dir. Tavuk eti üretimi ise 2019 yılında 2,1 milyon tona ulaşmıştır. Türkiye'de 2019 yılı tavuk eti tüketimi kişi başı ortalama 19,1 kg'dır. 2019 yılı kanatlı hayvan ihracatının %95,2'si (544,2 milyon $) tavuk eti ihracatıdır. Türkiye tavuk eti ihracatında en önemli ülkelerin Irak, Hong Kong, Libya ve Kongo olduğu sonucu bulunmuştur. Araştırma sonucunda gelecekte piliç eti üretiminde düzenli bir büyüme sağlamak ve uluslararası piyasalarda rekabet gücü daha yüksek bir ihracatçı ülke olabilmek için üretim ve pazarlama aşamalarında kısa, orta ve uzun vadeli politikalar belirlenerek uygulanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Piliç Eti Üretimi, Piliç Eti Tüketimi, Piliç Eti Pazarlaması
Adana ilinde, seçili yaş sebze ve meyve türlerinde pazarlama marjlarının analizi
Tarımsal üretimin, ülke nüfusun beslenmesindeki önemi, nüfusa istihdam sağlaması, sanayinin hammadde ihtiyacını karşılaması, diğer sektörlere sermaye aktarması, dış ticarete ve milli gelire olan katkısı nedeniyle ülke ekonomisi açısından önemi yadsınamaz. Tarım sektöründe sağlıklı fiyat oluşumu, üretimin devamlılığı ve ülke içi refahın gerçekleştirilmesi için zorunluluk oluşturmaktadır. Tarım sektöründe ürün fiyatlarına etki eden üretim maliyeti dışındaki pazarlama marjları da en az üretim sürecindeki girdiler kadar ürünün fiyatının belirlenmesinde etkili olmaktadır. Bu doğrultuda yaş sebze ve meyve sektöründe Adana ilinde yetiştirilen seçili ürünlerde pazarlama marjlarını belirlemek ve fiyat oluşumundaki etkisini ortaya koymak bu çalışmanın temel hedefidir. Bu çalışmada Adana ilinde seçili yaş sebze ve meyve ürünlerinde, üreticiden nihai tüketiciye kadar geçen pazarlama sürecindeki pazarlama marjları hesaplanmıştır. Bu kapsamda en yoğun kullanılan semt pazarı ve market perakende pazarlama kanallarındaki mutlak ve nispi pazarlama marjları hesaplanmıştır. Pazarlama marjlarının belirlenmesinde üretici fiyatları, toptancı fiyatları ve perakende fiyatları birincil veri olarak kullanılarak çalışmanın ana materyalini oluşturmuştur. Çalışma sonucunda, toplam pazarlama marjının önemli oranda perakende aşamasında yükseldiği; ayrıca market pazarlama kanalında, semt pazarı pazarlama kanalına göre marjların daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bu süreçte üreticiden nihai tüketiciye kadarki yaş sebze ve meyve pazarlama süreci, pazarlama safhaları, pazarlama organları, fiyat oluşumları gibi faktörler de gözlemlenerek, tespit edilen sorunlar ve çözüm önerileri ile sektördeki eksiklik ve olumsuzlukların giderilmesine katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fiyat, Marj, Pazarlama
Adana ili saimbeyli ilçesinde kırsal kalkınma açısından kiraz üretimini ve pazarlamasını geliştirme olanaklarının araştırılması
Dünya'da ve Türkiye'de kirazın hem üretim alanı hem de üretim miktarı artmaktadır. Bir ürünün bir bölgenin kalkınmasına etkisini, gelecekteki üretim potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmek; ancak mevcut sorunların doğru tespit edilerek çözümü ve geleceğe yönelik aksiyonların bugünden alınması ile mümkün olacaktır. Çalışmanın temel amacı, Saimbeyli İlçesinde kiraz üretiminin ve pazarlama organizasyonunun ayrıntılı yapısal analizlerinin yapılarak, belirlenen yetersizliklere çözüm önerilerinin sunulması, kiraz üreticilerinin gelirlerinin artırılması ve ilçenin kırsal kalkınmasına katkı sağlanması olanaklarını araştırmaktır. Bu çalışmada Adana ili Saimbeyli ilçesinin kiraz üretimi ve pazarlaması incelenerek, var olan sorunlar tespit edilmiş ve bu sorunların giderilmesine yönelik çözümler geliştirilmiştir. Çalışmanın ana materyalini Saimbeyli ilçesinde kiraz üretimi yapan üreticiler ve bölgede faaliyette bulunan aracılar (tüccar/ihracatçı/komisyoncu) ile yapılan bireysel görüşmelerden elde edilen birincil veriler oluşturmaktadır. Çalışmanın sonucunda kirazın üretim tekniğinin iyileştirilmesi, pazarlama organizasyonlarındaki eksikliklerin giderilmesi ve pazar hedeflerinin yeniden gözden geçirilerek yeni pazarlama stratejilerinin oluşturulması gerekliliği vurgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kiraz, Kiraz Pazarlaması, Kırsal Kalkınma, Pazarlama Organizasyonu, Saimbeyli.
Turunçgil üreticilerinin bitki besleme ürünlerini satın alma davranışları ve bu davranışlarüzerindeki sosyal medya etkisi: adana ili örneği
Bu çalışmanın amacı, Adana ili turunçgil üreticilerinin bitki besleme ürünü tercih ederken tüketici davranışlarının neler olduğu, bu davranışlarda dijital pazarlama yönteminin ve sosyal medyanın etkisinin olup olmadığını belirlemektir. Son yıllarda tüm dünyada yaşandığı gibi ülkemizde de pazarlama alanı birçok gelişmeye sahne olmuştur. Değişen tüketici profili, satın alma davranışlarını ve alışkanlıklarını fazlasıyla etkilemiştir. Bunun sonucu olarak yeni pazarlama stratejilerinin geliştirilmesi kaçınılmaz olmuştur. Bununla birlikte geleneksel pazarlama anlayışı yerine, tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarına göre belirlenen stratejilerden oluşan modern pazarlama anlayışı piyasaya hakim olmuştur. Bu çalışma, Adana ili Turunçgil üreticileri ile yüz yüze anket yöntemi ile yapılmıştır. Çalışma sonucunda sosyal medyanın, bitki besleme ürünlerinin tercih edilmesinde etkisinin olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Adana, Turunçgil üreticileri, Satın alma davranışları