Theses supervised by Prof. Dr. Z. Fulya Temel

12 theses · Gazi University

Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 4-6 yaş çocukların kişilerarası problem çözme becerileri ve bakış açısı alma becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 4- 6 yaş grubu çocuklarının Okul Öncesi Kişiler Arası Problem Çözme Becerileri (OKPÇ) ve Bakış Açısı Alma Becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2010- 2011 eğitim- öğretim yılı Ankara ili alt- orta- üst sosyo ekonomik düzeyde bulunan, 4, 5 ve 6 yaş grubundaki 180 çocuk oluşturmuştur. Her yaş grubundan 20 şer, her sosyo ekonomik düzeyden ise 60 ar çocuk ile çalışılmıştır. Çalışmada, Okul Öncesi Kişiler Arası Problem Çözme Becerileri (OKPÇ) (Dinçer, 1995) ve Bakış Açısı Alma Becerisi (Şener, 1996) ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde, çocukların OKPÇ Becerileri ve Bakış Açısı Alma Becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi için, Pearson Korelasyon kullanılmıştır. Çocukların yaş ve sosyoekonomik düzeylerinin, OKPÇ Becerileri ve Bakış Açısı Alma Becerileri ile ilişkisine, tek yönlü varyans analizi ile bakılmıştır. Çocukların cinsiyet ve kardeşi olma durumlarının, OKPÇ Becerileri ve Bakış Açısı Alma Becerileri ile ilişkisi ise T Testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, çocukların Okul Öncesi Kişiler Arası Problem Çözme Becerileri ile Bakış Açısı Alma Becerileri (Algısal, Bilişsel, Duygusal) puanları arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki görülmüştür (p<.05).

Bakış açısı alma becerisiEmpatiOkul öncesi çocuklar+5
Özlem Bal
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

2-6 yaşları arasında çocukları olan ceza infaz kurumlarında kalan annelerin benlik saygısı ve çocuk yetiştirme tutumları arasındaki ilişkinin ceza infaz kurumunda kalmayan anneler ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, 2-6 yaşları arasında çocukları olan ceza infaz kurumlarında kalan annelerin benlik saygıları ile çocuk yetiştirme tutumları arasındaki ilişkinin ceza infaz kurumlarında kalmayan annelerin benlik saygıları ve çocuk yetiştirme tutumları ile karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Araştırmada var olan durum olduğu gibi betimlenmek istenildiğinden ve değişkenler arasında anlamlı ilişkinin olup olmadığı sınandığından genel tarama modellerinden biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara Kadın Kapalı, Aksaray Kapalı ve Konya E Tipi Kapalı Ceza İ nfaz Kurumlarında kalmakta olan 2-6 yaşları arasında çocuğu olan 95 anne ile ceza infaz kurumlarında kalmayan Konya İ li merkez Karatay, Meram ve Selçuklu ilçelerinde ikamet eden 206 anne olmak üzere,toplamda 301 anne oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Şubat 2013-Nisan 2013 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırmada annelerin benlik saygılarını ölçmek amacı ile Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanılırken, 2-6 yaşları arasındaki çocuklarını yetiştirirken benimsedikleri tutumlarını ölçmek amacı ile Karabulut Demir ve Şendil (2008) tarafından geliştirilen Ebeveyn Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan annelere ait demografik bilgiler araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formları yardımı ile toplanmıştır. Yapılan istatistiksel işlemler neticesinde elde edilen araştırmanın bulguları, ceza infaz kurumlarında kalan annelerin benlik saygıları ile demokratik tutumları arasında düşük düzeyde pozitif, otoriter tutumları arasında orta düzeyde negatif, izin verici tutumları arasında düşük düzeyde negatif anlamlı bir ilişki olduğuna işaret ederken, aşırı koruyucu tutumları arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığını ortaya koymaktadır. Karşılaştırma grubundaki annelerin benlik saygıları ile çocuk yetiştirme tutumları arasındaki ilişkilere bakıldığında ise ceza infaz kurumlarındaki annelerin benlik saygıları ile çocuk yetiştirme tutumları arasındaki ilişkilerden oldukça farklılık gösterdiği bulunmuş olup, karşılaştırma grubundaki annelerin benlik saygıları ile sadece otoriter tutumları arasında düşük düzeyde negatif anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Karşılaştırma grubundaki annelerin benlik saygıları ile demokratik, aşırı koruyucu ve izin verici tutumları arasında varlığından bahsedebilecek anlamlı bir ilişkinin olmadığı görülmüştür. Ayrıca her iki gruptaki annelerin benlik saygıları ile çocuk yetiştirme tutumları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu bulunmuş, bu farklılığın yerine göre ceza infaz kurumlarındaki anneler lehine olduğu yerine göre de karşılaştırma grubundaki annelerin lehine olduğu saptanmıştır.

K. Büşra Kaynak
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Erken çocukluk dönemi fen ve matematik eğitimi içerik standartları değerlendirme araçlarının geliştirilmesi

Yapılan bu araştırmada, fen ve matematik eğitiminin planlı ve programlı yürütülebilmesini destekleyecek bir standartın oluşturulması amaçlanmaktadır. Bu amaca ulaşabilmek için ?Erken Çocukluk Dönemi Fen Eğitimi İçerik Standartları Ölçeği ? FİSÖ? ve ?Erken Çocukluk Dönemi Matematik Eğitimi İçerik Standartları Ölçeği ? MİSÖ? geliştirilmiştir.Araştırmanın çalışma grubunu; 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Antalya ili merkez ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi anaokulları ile resmi ilköğretim okullarına bağlı anasınıflarına devam eden 60-72 aylık çocuklar oluşturmaktadır. Ölçeklerin deneme uygulamasına ait çalışma grubunda toplam 486 çocuğa ait veri yer almaktadır. 3 hafta arayla gerçekleştirilen nihai formun test-tekrar test güvenirliği çalışmasında ise 88 çocuğa ait veri yer almaktadır.Ölçeklerin geçerliğine ilişkin; yapı geçerliğine yönelik olarak açımlayıcı faktör analizi yapılmış ve açımlayıcı faktör analizi sonucunda, FİSÖ'nün 3 alt boyutunun ve MİSÖ'nün 4 alt boyutunun ortaya konulduğu ve bu boyutların kendi içinde beklenen uyumu verdiği tespit edilmiştir. Bu sonuçlar ölçeklerin yapı geçerliğinin yeterli düzeyde olduğu ortaya koymaktadır. Ayrıca çesitli üniversitelerden alanında doktora derecesine sahip 6 akademisyenin uzman görüşleri doğrultusunda FİSÖ ve MİSÖ'nün kapsam geçerliğine sahip olduğu belirlenmiştir. Ölçeklerin güvenirliğine ilişkin; FİSÖ ve MİSÖ'ye ait alt boyutlara bakıldığında Cronbach alfa katsayılarının oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Bu bulgular her alt boyutun maddelerinin birbiriyle tutarlı olduğunu göstermektedir. Ölçeklerin zamana bağlı tutarlı ölçümler verip vermediğini belirlemek amacıyla yapılan test-tekrar test analiz sonuçları; güvenirlik katsayılarının FİSÖ için yeterli, MİSÖ içinse kabul edilebilir bir düzeyde olduğunu ortaya koymuştur. Ölçeklerin zaman ve maliyet açısından ekonomik olması, uygulamasının kolay ve puanlamasının pratik olması kullanışlı olduğunu göstermektedir.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, 60-72 aylık çocuklara yönelik uygulanacak olan fen ve matematik eğitimi içerik standartları için FİSÖ ve MİSÖ'nün geçerli ve güvenilir bir değerlendirme aracı olarak kullanılabileceğini göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Erken çocukluk dönemi, fen eğitimi, matematik eğitimi, içerik standartları.

Erken çocuk eğitimiEğitimFen bilgisi eğitimi+7
Taşkın Taştepe
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı eğitim modelleri kullanılarak uygulanan aile eğitim ve aile katılım programlarının okul öncesi öğretmenlerinin uygulamalarına ve ebeveynlerin görüşlerine etkisinin incelenmesi

Okul öncesi eğitim kurumlarında, aile katılım etkinliklerinin tam olarak gerçekleştirilebilmesi için, öğretmenlere ve öğretmenler aracılığıyla ebeveynlere yönelik olarak araştırmacı tarafından hazırlanarak uygulanan aile eğitim ve aile katılımı programının etkililiğini deneysel olarak araştırarak, öğretmen eğitiminde en etkili modeli saptamak amacı ile yapılmıştır.Araştırmada, tek denekli, yarı deneysel, ön test-son test kontrol gruplu desende nitel ve nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntem uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara'daki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarının anasınıflarında görev yapan toplam üç öğretmen ve bu öğretmenlerin sınıfına devam eden çocukların ebeveynleri oluşturmaktadır (n=52). Araştırmanın nicel ve nitel boyutuna yönelik çalışma grubunun seçilmesinde amaçlı örnekleme yönteminden ölçüt örnekleme kullanılmıştır.Araştırmada nicel ve nitel yöntemler bir arada kullanılmıştır. Nicel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ?Ebeveyn İçin Öğretmen ve Okula Yönelik Görüş Formu?, ?Ebeveyn İçin Aile Katılımını Değerlendirme Formu?, yolu ile nitel veriler ise, öğretmen ve ebeveynlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, doküman inceleme ve gözlem yolu ile toplanmıştır..Nicel verilerin analizinde Kruskall Wallis, Wilcoxon sıralı işaretler testi kullanılmıştır.Deney1 ve deney 2'ye araştırmacı tarafından Öğretmen Eğitim Programı uygulanmıştır. Eğitim programı üç hafta, haftada üç gün olmak üzere toplam 10 saat sürmüştür. Araştırmanın kontrol grubunu oluşturan öğretmene eğitim verilmemiştir. Ö.E.P. katılan öğretmenlerden ebeveynlere Ebeveyn Eğitim Programını uygulamaları istenmiştir. E.E.P.'ı beş hafta, hafta da iki gün olmak üzere toplam 10 saat sürmüştür. E.E.P. sırasında deney 1'e araştırmacı tarafından yüz yüze rehberlik, deney 2' ye ise uzaktan rehberlik sağlanmıştır. Kontrol grubunda yer alan ebeveynlere eğitim verilmemiştir.Araştırmanın nicel verilerine ilişkin sonuçlar; Deney 1 de yer alan ebeveynlerin, öğretmenlere yönelik görüşlerinde olumlu oldukları ancak okula yönelik görüşlerinde fark olduğu, karşılaştıkları aile katılım etkinliklerinin çeşitliliğinde artış olduğu saptanmıştır.Deney 2 de yer alan ebeveynlerin, öğretmen ve okula yönelik görüşlerinde son test lehine fark olduğu, karşılaştıkları aile katılım etkinliklerinde ?Ebeveyn için Aile Katılımını Değerlendirme Formu? unda son test lehine farklılığın olduğu, ancak görüşlerinin bu sonucu desteklemediği sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmanın nitel verilerine ilişkin sonuçlar; Deney 1 için elde edilen sonuçlar, öğretmen a'nın, Öğretmen Eğitim Programı sonrasında aile eğitimi ve aile katılımı konusunda bilgi düzeyinin arttığı, yüz yüze rehberlik sağlanması ile aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarını uyguladığı, aile katılım çalışmalarına ilişkin dokümanlarının olduğu saptanmıştır.Deney 1de yer alan ebeveynlerin, aile katılımının gerekliliğine inandıkları, aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarına katılmada istekli oldukları sonucuna ulaşılmıştır.Deney 2 için elde edilen sonuçlar, öğretmen b'nin, Ö.E.P. sonucunda aile eğitimi ve aile katılımı konusunda bilgi düzeyinin arttığı, uzaktan eğitim modeli ile rehberlik sağlanmasına rağmen aile eğitimini uygulamadığı, aile katılımına yönelik dokümanlarının olmadığı saptanmıştır.Deney 2 de yer alan ebeveynlerin, aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarının gerekliliğine inandıkları, aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarına katılmada istekli oldukları sonucuna ulaşılmıştır.Kontrol grubunda yer alan öğretmen ve ebeveynlerin görüşlerinde nicel ve nitel verilere göre herhangi bir değişikliğin olmadığı saptanmıştır.

Aile eğitimiAile katılımıEğitim yöntemleri+2
Gülhan Güven
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Montessori yönteminin çocukların kavram edinimi, sosyal uyumları ve küçük kas motor becerileri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı Montessori eğitim yönteminin 4-6 yaş arası çocukların kavram edinimleri (okula hazırlık seviyeleri, yön/konum, bireysel/sosyal farkındalık, yapı/materyal, miktar ve zaman/sıralama), sosyal uyumları (iletişim, günlük yaşam, sosyalleşme ve motor becerileri) ve küçük kas motor becerileri üzerindeki etkisini incelemektir.Bu çalışmada araştırma modeli olarak ön test, son test ve deney-kontrol gruplu deneysel desen tercih edilmiştir. Araştırmada deney grubundaki 4-6 yaş arası çocuklara verilen Montessori eğitiminin etkisini ölçmek amacı ile ön test-son test çalışması yapılmış ve Montessori eğitim yönteminin deney grubu üzerindeki etkisini karşılaştırmak amacı ile kontrol grubu oluşturulmuştur. Örneklemin oluşturulmasında deney grubunu Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Eğitimi Bölümü Uygulama Anaokuluna devam eden ve Montessori eğitimi alan 4-6 yaş arasındaki 24 çocuk, kontrol grubunu ise Ankara Üniversitesi Uygulama Anaokulu ve Çocuk Kulübüne devam eden MEB Okul Öncesi Eğitim Programının uygulandığı okul öncesi eğitimi alan 24 çocuk oluşturmuştur. Araştırmanın 1. deneyini gerçekleştirmek için deney grubuna Montessori yönteminde belirtilen öğrenme görevlerinden oluşan eğitim programı Eylül 2008 - Ocak 2009 tarihleri arasında uygulanmış, Kontrol grubuna ise MEB Okul Öncesi Eğitim Programı uygulanmıştır. Bununla birlikte araştırmanın 2.deneyini gerçekleştirmek için deney grubuna Ocak-Haziran 2009 tarihleri arasında Montessori eğitim yönteminde bulunan duyu alanı materyalleri ile duyu eğitimi verilmiş, Kontrol grubu ise MEB Okul Öncesi Eğitim Programı kapsamındaki okul öncesi eğitimine devam etmiştir.Araştırmada veri toplama araçları olarak; çocukların kavram edinimleri (okula hazırlık seviyeleri, yön/konum, bireysel/sosyal farkındalık, yapı/materyal, miktar ve zaman/sıralama) için Bracken Temel Kavram Ölçeği Gözden Geçirilmiş Formu (Bracken Basic Concept Scale-Revised), çocukların sosyal uyumları için; (iletişim, günlük yaşam, sosyalleşme ve motor becerileri) Vineland II Uyum Davranış Ölçeği ve çocukların küçük kas motor becerileri için; Küçük Kas Motor Becerileri Gözlem Formu kullanılmıştır.Bulgular, grupların Bracken Temel Kavram Ölçeğinin alt ölçeklerinden aldıkları ön test-son test aritmetik ortalama puanları karşılaştırıldığında, deney ve kontrol grubu arasındaki istatistiksel farkların deney grubu lehine olduğunu göstermektedir. Montessori eğitimi alan çocuklar ve Montessori eğitimi almayan çocuklar karşılaştırıldığında okula hazırlık seviyeleri, yön/konum, bireysel/sosyal farkındalık, yapı/materyal, miktar ve zaman/sıralama gibi kavram alanlarında istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur. İletişim, günlük yaşam, sosyalleşme ve motor becerileri gibi sosyal uyum becerileri yönünden Montessori eğitimi alan çocuklar lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar yapılan analizler sonucunda bulunmuştur. Küçük kas motor becerileri alanında da iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu bulunmuş ve bu farklılığın deney grubu lehine olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak Montessori eğitim yönteminin çocukların kavram edinimleri, sosyal uyumları ve küçük kas motor becerileri üzerinde olumlu etkisinin olduğu söylenebilir.

Kavram gelişimiKavram öğretimiMotor beceriler+4
Mehmet Toran
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye ve Amerika'da anasınıfına devam eden çocukların oyun davranışlarının incelenmesi "kültürler arası bir çalışma"

Bu araştırma, Türkiye'de ve Amerika Birleşik Devletlerinde anasınıfına giden çocukların serbest zaman oyun davranışlarını ve oyun davranış özelliklerini incelemek amacı ile yapılmıştır.Araştırmanın çalışma grubu Konya'da anasınıfına devam eden beş yaş grubu iki kız, iki erkek çocuğu ile Arizona'da anasınıfına devam eden beş yaş grubu iki kız, iki erkek çocuğu, çocukların öğretmenleri ve anneleri oluşturmuştur. Araştırma nitel bir araştırma yöntemi olan gömülü teori kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada bilgi toplamak için her iki anasınıfına devam eden çocukların serbest zaman oyun etkinlikleri video ile kayıt altına alınmıştır. Video kayıtları izlenerek çalışmanın önce davranış kategorileri ve alt boyutları belirlenmiştir. Daha sonra çocukların serbest zaman oyun davranışları oyun alanı, oyuncak tercihi, oyun türü, oyun dışı davranışlar ve oyun davranış özellikleri boyutlarında incelenmiştir. Anne ve öğretmenler ile yapılan görüşmelerden elde edilen bulgular, bu boyutlar içerisinde kullanılmıştır. Elde edilen veriler frekans ve yüzde değerleri ile gösterilmiştir.Analiz sonuçları, aynı gelişim özelliklerine sahip farklı kültürdeki çocuklar arasında uygulanan program ve cinsiyete bağlı olarak oyun alanı kullanımı, oyuncak tercihleri, oyun türleri, oyun dışı davranışları ve oyun davranış özellikleri arasında farklılıklar olduğunu göstermiştir. Araştırmaya katılan bütün çocuklar, oyun alanlarını ve oyuncakları birbirinden farklı oran ve şekillerde kullanmışlardır. Çocukların oynamak istedikleri oyunlar ve oynayış şekilleri farklı olduğundan, oynadıkları oyun türlerinin oranları da değişmektedir. Bu değişen oranlar, aynı yaş grubunda yer alan her bir çocuğun, benzer gelişim özelliklerine sahip iken, oyuna farklı bireysel özelliklerini yansıttığını göstermektedir.Çocukların gelişim dönemi özellikleri, oyun davranış özellikleri ile örtüşmektedir. Bu çalışma içerisinde çocukların sosyal oyun, sosyal ilişki ve oyun içerisindeki tutumlarının gelişim dönemi özelliklerine uygun olarak, daha çok sosyal oyun oynadıkları, olumlu sosyal ilişki ve tutum geliştirdikleri bulunmuştur. Oranlar ise, çocukların bireysel özelliklerine ve sınıfta uygulanan öğretim yöntemlerine göre değişmektedir. Oranlardaki değişimlerin yönü ve etkileyen faktörler, oyun alanı kullanımı, oyuncaklar, oyun türü ve oyun davranış özellikleri içerisinde açıklanmıştır.Bu bulgular sonucunda çocukların oyun davranışlarının farklı oyun alanı, oyun materyalleri ile desteklenerek ve oyun fırsatlarının amaç ve kazanımlar doğrultusunda önceden planlanarak, oyunun bir öğretim yöntemi olarak kullanılmasını sağlayacak modellerin uygulamaya konulması önerilmektedir.

Amerika Birleşik DevletleriAnasınıflarıKültürlerarası farklılıklar+6
Gökhan Duman
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlığı okul öncesi eğitim programına uyarlanmış GEMS (great explorations in math and science) fen ve matematik programının anaokuluna devam eden altı yaş grubu çocukların kavram edinimleri ve okula hazır bulunuşluk düzeyleri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programına uyarlama çalışması yapılmış GEMS (Great Exploration in Math and Science) Fen ve Matematik Programının anaokuluna devam eden altı yaş grubu çocukların kavram edinimleri ve ilköğretime hazır bulunuşluk düzeyleri üzerine etkisinin incelenmesi bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır.Araştırmanın örnekleminin, deney grubunu İSTEK Özel Bilge Kağan Anaokulu'na devam eden ve Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programına uyarlama çalışması yapılmış olan GEMS Programı uygulanan altı yaş grubundaki 40 çocuk; kontrol grubunu ise Özel Beykent Anaokulu'na devam eden altı yaş grubu GEMS Programı uygulanmayan 40 çocuk oluşturmaktadır. Yarı deneysel nitelikte olan bu araştırmada deney grubuna ön test-uygulama-son test deseni uygulanırken kontrol grubuna sadece ön test- son test verilmiştir. Örneklemi oluşturan 80 çocuğa (doğum tarihi, cinsiyet, kardeş sayısı, doğum sırası, okul öncesi eğitim deneyimi ve süresi ) ve anne-babalarına ait bilgileri ( yaşam durumu, yaş, eğitim düzeyi, çalışma durumu ve meslek) içeren kişisel bilgi formu doldurulmuştur. Deney grubuna Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programına uyarlama çalışması yapılmış GEMS Fen ve Matematik Programı 12 hafta boyunca toplam 81 saat olarak uygulanmıştır. Uygulamalar sona erdikten sonra son testler yapılmıştır. Verilerin toplanmasında Bracken Temel Kavram Ölçeği (BTKÖ), Marmara İlköğretime Hazır Bulunuşluk Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır.Verilerin analizinde, deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilere ait demografik bilgilerin analizi için betimsel istatistikler yapılmıştır. Deney ve kontrol grubun arasında ön test ve son test ölçümleri arasındaki farkın manidar olup olmadığını test etmek için İlişkisiz (Bağımsız) Örneklemler t-testi yapılmıştır. Deney grubunda ve kontrol grubunda ön test son test puanları arasındaki farkın anlamlı olup olmadığını test etmek için İlişkili Örneklemler için t-testi (Paired Samples t-test) yapılmıştır.Proje temelli etkinliklerle Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programına uyarlama çalışması yapılarak yeniden düzenlenen GEMS Fen ve Matematik Programının BTKÖ sonuçlarına göre; sayı, boyut, karşılaştırma, şekil, yön/konum, bireysel/sosyal farkındalık, yapı/materyal, miktar, zaman, toplam kavram test puanlarında ve okula hazırlık bulunuşluk (OHS) üzerinde etkili olduğu, ancak renk kavramının kazanılmasında deney ve kontrol grubunun ön test ve son test sonuçlarında fark olmadığı bulunmuştur. Bu sonucun öğrencilerin daha önce renk kavramını kazanmış olmalarından kaynaklandığı düşünülmektedir.Marmara İlköğretime Hazır Bulunuşluk Ölçeği sonuçlarına göre ise, MEB Okul Öncesi Eğitim Programına uyarlanmış GEMS Fen ve Matematik Programı; çocukların matematik/fen kavramlarını kazanmalarında ve uygulama formu toplam puanlarında etkili olduğu; ses, çizgi, labirent gibi alt testlerde yani okuma ve yazmaya becerilerin gelişiminde etkili olmadığı görülmüştür. Ölçeğin gelişim formu sonuçlarına göre de, MEB Okul Öncesi Eğitim Programına uyarlanmış GEMS Fen ve Matematik Programının çocukların tüm gelişimin alanlarında (zihinsel/dil, sosyal/duygusal, fiziksel, öz bakım) etkili olduğu görülmüştür.Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programına Uyarlama çalışması yapılmış GEMS Fen ve Matematik Programı uygulanan deney grubu çocukların BTKÖ toplam kavram puanı, okula hazır bulunuşluk (OHS), BTKÖ alt test puanları ile Marmara İlköğretime Hazır Bulunuşluk Ölçeği Uygulama ve Gelişim Formu Toplam ve Alt test puanları cinsiyete ve okula devam süresine göre karşılaştırılmıştır.Çocukların kavram gelişimleri üzerinde cinsiyet faktörü anlamlı bir fark oluşturmazken, okula devam etme süresinin renk kavramının kazanılmasında anlamlı bir fark oluşturduğu bulunmuştur. Çocukların okula hazır bulunuşluklarında BTKÖ'nün (OHS) puanlarında cinsiyet ve okula devam etme süresine göre bir fark bulunmamıştır. Marmara İlköğretime Hazır Bulunuşluk Ölçeği sonuçlarına göre ise fen, matematik, ses, çizgi, labirent, zihin/dil, sosyal/duygusal gelişim, fiziksel ve öz bakım gelişimlerinde cinsiyete göre bir farklılık bulunmazken, okula devam etme süresine göre fiziksel ve öz bakım gelişiminde bir yıl okula gidenlerle, bir yıldan fazla okula gidenler arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Bir yıldan fazla okula devam eden çocuklar fiziksel ve öz bakım gelişimi alt testlerinden daha yüksek puanlar almışlardır.Okul öncesi eğitim programının önemli etkinliklerinden biri olan fen ve matematik çalışmaları; çocukların ilgi ve meraklarını harekete geçirecek etkinlikler kullanılarak, bilgiye kendi kendilerine ulaşmaları sağlanarak ve gözlem, araştırma, soru sorma, tartışma gibi bilimsel süreçler kullanılarak gerçekleştirildiğinde çocukların kavram edinimlerinin yanı sıra okula hazır bulunuşluk düzeylerinin geliştirilmesinde de etkili olacaktır. Okul öncesi dönemde proje yaklaşımı bu yöntem ve süreçlerin tümünü içermektedir. Ayrıca proje yaklaşımı, okul öncesi eğitim programında yer alan etkinliklerin (sanat, müzik, drama, oyun ve hareket, okuma yazmaya hazırlık, serbest zaman, fen ve matematik, Türkçe) pek çoğunu kapsamaktadır.BTKÖ ve Marmara İlköğretime Hazır Bulunuşluk Ölçeğinden elde edilen bulgular; Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programı'na proje temelli etkinliklerle uyarlama çalışması yapılan GEMS Fen ve Matematik Programının, altı yaş çocuklarının kavram edinimleri ve okula hazır bulunuşluk düzeylerinin geliştirilmesinde etkili bir program olduğunu desteklemiştir.

FenKavram gelişimiKavram öğretimi+5
Reyhan Sarıtaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilim ve sanat merkezine devam eden üstün yetenekli çocukların ailelerine verilen bilgisayar temelli eğitimin aile bireylerinin aile ilişkilerini algılamalarına ve çocukların mükemmeliyetçilik düzeylerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı Bilim ve Sanat Merkezine devam eden üstün yetenekli çocukların ailelerine verilen Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitim Programı'nın aile bireylerinin aile ilişkilerini algılamalarına ve çocukların mükemmeliyetçilik düzeylerine etkisini incelemektir.Bu araştırmada Bilim ve Sanat Merkezine devam eden üstün yetenekli çocukların ailelerine dört oturumluk yüzyüze grup eğitimi ve sekiz oturumluk web sayfası üzerinden Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitim Programı uygulanmıştır. Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitim Programı ?İletişim, Çocukla Konuşma ve Dinleme, Empati Kurma, Anne Babaların Kullandıkları Disiplin Yöntemleri, Üstün Yetenekli Çocukların Gelişim Özellikleri, Üstün Yetenekli Çocukların Eğitim Uygulamaları, Üstün Yetenekli Çocukların Ailelerinin Yaşadıkları Güçlükler, Aile ve Kardeşler Arası İlişkiler, Üstün Yetenekli Çocuklarda Stres, Üstün Yetenekli Çocukların Mükemmeliyetçilik Özellikleri ve Üstün Yetenekli Çocuklara Meslek Seçiminde Rehberlik Etme? konularını içermektedir.Araştırma, Yasemin Karakaya Bilim ve Sanat Merkezi (Ümit Bilim ve Sanat Merkezi) ve Ankara Bilim ve Sanat Merkezi'nde yürütülmüştür. Araştırmada Bilim ve Sanat Merkezine devam eden 20 çocuk ve ebeveyn deney, 20 çocuk ve ebeveyn ise kontrol grubunu oluşturmaktadır.Araştırma kapsamında Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitim'in deney grubu üzerindeki etkililiğini değerlendirmede; ebeveynlerin üstün yetenekli çocuklarına karşı davranışlarını ve ebeveynlik davranışlarını değerlendirmek amacı ile araştırmacı tarafından geliştirilen ?Ebeveynlerin Davranış Değerlendirme Formu? kullanılmıştır. Çalışma kapsamında ebeveynlerin ve çocukların aile ilişkilerini değerlendirmek amacı ile Gülerce (1996) tarafından geliştirilen ?Aile Yapı/Sistemini Değerlendirme Aracı (AYDA)? kullanılmıştır. Üstün yetenekli çocukların mükemmeliyetçilik davranışlarını değerlendirmek amacı ile Mısırlı Taşdemir ve Özbay (2003) tarafından geliştirilen ?Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği? kullanılmıştır. Ayrıca programın kalıcılığını ölçmek amacı ile ön test-son test olarak uygulanan ?Ebeveyn Davranış Değerlendirme Formu?, ?Aile Yapı/Sistemini Değerlendirme Aracı (AYDA)? ve Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği? deney grubundaki ebeveynlere ve çocuklarına izleme çalışması olarak tekrar uygulanmıştır.Ebeveynlere verilen Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitim sonucunda deney grubundaki ebeveynlerin ?Ebeveynlerin Davranış Değerlendirme Formu? puan ortalamaları incelendiğinde, son test ve izleme puanlarının, ön test puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur (p<0,005). Deney grubundaki ebeveynlerin ?Ebeveyn Davranış Değerlendirme Formu? Puan Ortalamalarının son test puanlarının sıra ortalaması 30,4, kontrol grubundaki ebeveynlerin son test puan ortalaması 10,6'dır. Bu bulgulara göre deney grubundaki ebeveynlerin ?Ebeveyn Davranış Değerlendirme Formu? son test puanlarının ön test puanlarına göre anlamlı derecede yükseldiği görülmektedir (p<0,05). Bu yükselişin Grup Destekli Bilgisayar Temelli Eğitimin etkisinden kaynaklandığı düşünülmektedir.Deney ve kontrol grubundaki ebeveynlerin ön test-son test puan ortalamaları incelendiğinde; son testlerde deney grubunun puan ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Buna göre deney grubundaki ebeveynlere verilen bilgisayar temelli eğitimin ebeveynlerin AYDA toplam puan ortalamaları üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğunu görülmektedir. Deney grubundaki ebeveynlerin ve çocukların Aile Yapı/Sistemini Değerlendirme Aracı (AYDA) İletişim, Birlik, Yönetim, Yetkinlik ve Duygusal Bağlam alt ölçek son test puanlarının ön test puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,005). Deney ve kontrol grubu AYDA İletişim, Birlik, Yönetim, Yetkinlik ve Duygusal Bağlam Alt Ölçekleri son test puanları incelendiğinde; Ayda son test İletişim, Yetkinlik, Birlik, Yönetim, ve Duygusal Bağlam Alt boyutunda deney grubunda değerler anlamlı derecede yüksek görülmektedir (p<0,05).Deney ve kontrol grubundaki çocukların ön test-son test puan ortalamaları incelendiğinde; son testlerde deney grubunun puan ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Buna göre deney grubundaki ebeveynlere verilen bilgisayar temelli eğitimin çocukların AYDA toplam puan ortalamaları üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğunu görülmektedir. Deney ve Kontrol Grubundaki Çocukların AYDA Çocuk Formu İletişim, Birlik, Yönetim, Yetkinlik, Duygusal Bağlam Alt Boyutlarında Son Test Puan Ortalamalarına İlişkin Farkın Önemlilik Testi Sonuçları incelendiğinde tüm alt boyutlarda deney grubu puanlarında kontrol grubuna göre yükselme olduğu görülmektedir (p<0,05).Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği Son Test Puan Ortalamalarına İlişkin Farkın Önemlilik Testi Sonuçları incelendiğinde; Hatalara Aşırı İlgi, Davranışlardan Şüphe, Aile Beklentileri, Ailesel Eleştiri ve Kişisel Standartlar alt ölçeklerinde deney grubu son test puanlarında pozitif yönde anlamlı düşme görülmektedir (p<0,05) (Düzen alt boyutu hariç). Kontrol grubundaki çocukların ise Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği puanlarında olumsuz yönde artış görülmektedir (p<0,005).Araştırma bulgularına göre Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitimin aile bireylerinin aile ilişkilerini algılamalarına ve çocukların mükemmeliyetçilik düzeyine olumlu yönde etkide bulunduğu saptanmıştır.Anahtar kelimeler: Üstün Yetenekli Çocuk, Üstün Yetenek, Aile Eğitimi, Bilim ve Sanat Merkezi, Bilgisayar Temelli Eğitim, Grup Destekli Eğitim.

Aile eğitimiAile içi ilişkilerBilgisayar destekli eğitim+4
Zeynep Kurtulmuş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Yapılandırmacı yaklaşıma göre okulöncesi öğretmenlerine verilen hizmet içi eğitimin öğretmen-çocuk ve öğretmen-ebeveyn ilişkilerine etkisi

Bu araştırma, yapılandırmacı yaklaşıma göre okulöncesi öğretmenlerine verilen hizmet içi eğitimin öğretmen-çocuk ve öğretmen-ebeveyn ilişkilerine etkisini incelemek amacı ile yapılmıştır.Araştırmanın örneklemini Kastamonu ilinde bulunan 44 anaokulu-ana sınıfı öğretmeni, 176 okulöncesi eğitime devam eden 4-6 yaş arası çocuk ve 352 (176 anne-176 baba) ebeveyn oluşturmuştur. Araştırmada bilgi toplamak için (a) ?Kişisel Bilgi Formu?, (b) ?Öğretmen Görüşleri Belirleme Anketi?, (c) ?Öğretmen-Çocuk İlişkileri Ölçeği?, (d) ?Öğretmen-Ebeveyn İlişkileri Ölçeği?, (e) ?Ebeveyn-Öğretmen İlişkileri Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu model kullanılarak bir deneysel uygulama gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler kovaryans (ANCOVA) ile analiz edilmiştir.Deney ve kontrol grubundaki katılımcıların demografik özelliklerine göre ölçek puanları arasındaki farkların anlamlılığını test etmede, iki grup söz konusu ise Mann Whitney U testi, üç ya da daha fazla grup var ise Kruskal Wallis testi uygulanmıştır.Analiz sonuçları, hizmet içi eğitim programının sonucunda Öğretmen-Çocuk İlişkileri Ölçeği sontest ortalama puanları arasında anlamlı farkın olmadığını (p>.05) buna karşın hizmet içi eğitim programı sonucunda Öğretmen-Ebeveyn İlişkileri Ölçeği sontest ortalama puanları arasındaki farkın (p<.05), Ebeveyn (Anne)-Öğretmen İlişkileri Ölçeği sontest ortalama puanları arasındaki farkın (p<.01), Ebeveyn (Baba)-Öğretmen İlişkileri Ölçeği sontest ortalama puanları arasındaki farkın (p<.05) ve Öğretmen Görüşleri Belirleme Anketi sontest ortalama puanları arasındaki farkın anlamlı olduğu saptanmıştır (p<.05).Bu bulgular sonucunda bu tür hizmet içi eğitim programlarının farklı modellerle desteklenerek yaygınlaştırılması ve eğitim programlarına ailelerin de dahil edilmesi önerilmektedir.

Hizmet içi eğitim
A. Oğuzhan Kıldan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Empatik iletişim eğitiminin okulöncesi çocuğa olan annelerin empatik beceri düzeylerine etkisi

ÖZET Empatik İletişim Eğitiminin Okulöncesi Çocuğu Olan Annelerin Empatik Beceri Düzeylerine Etkisi Bu araştırma, okulöncesi çocuğu olan annelere verilen "Empatik İletişim Eğitimi"nin annelerin empatik beceri düzeylerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır Araştırmanın örneklemi, 2002-2003 Öğretim yılında Ankara İli Yenimahalle İîçesi'nde ME.B.'na bağlı Müjgan Karaçalı İlköğretim Okulu ile İstiklal İlköğretim Okulu Anasınıfı'na devam eden çocukların annelerinin listesinden tesadüfi yolla seçilmiştir. Deney grubu 17, kontrol grubu 17 olmak üzere toplam 34 anneden oluşmuştur. Araştırmada Ön test, son test ve kontrol gruplu araştırma deseni içinde çalışılmıştır. Bu çalışmada, deneysel işlemde kullanılmak üzere araştırmacı tarafından "Empatik İletişini Eğitimi" programı hazırlanmıştır. Bu program çerçevesinde, deney grubu ile haftada iki gün 90 'ar dakikalık 10 oturumluk eğitini sürdürülmüştür. Kontrol grubuna ise herhangi bir eğitim verilmemiştir. Araştırmaya katılan annelerin empatik beceri düzeylerini belirlemek için "Eıripatik Beceri Ölçeği B- Formu (EBÖ-B Formu)" (Dökmen 1988) kullanılmıştır. EBÖ - B Formu, ''Empatik İletişim Eğitimi" öncesinde, deney grubuna ön test, eğitim sonrasında ise son test, eğitimden bir ay sonra da tekrar test olarak uygulanmıştır. Aynı form kontrol grubuna ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Araştırmada, deneysel işlemden elde edilen verilerin analizinde, tiki Ortalama Arasındaki Farkın Önemlilik Testi", 'iki Eş Arasındaki Farkın Önemlilik Testi", 'Mann-Whitney Ü Testi", "Basit Korelasyon Analiz"inden Pearson Korelasyon Katsayısı" ve **Ki - Kare Testi" kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının son test sonuçlarına göre^ deney grubunun empatik beceri düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir gelişme olduğu11 saptanmıştır (p<(W)l). {Control grubunda ise bir gelişme izlenmemiştir. Deney grubuna uygulanan tekrar test sonucunda da eğitimin etkisinin devam ettiği saptanmıştır. Araştırma bulgularına göre, deney ve kontrol grubunda bulunan annelerin yaş ve eğitim düzeyleri ile empatik beceri puanları arasındaki ilişkinin istatistiksel açıdan önemli olmadığı görülmüştür (p>0.05). Anahtar Kelimeler : Empati, Empatik Beceri, Ernpati Eğitimi, Empatik İletişim, Empatik Dinleme ve Cevap Verme.

AnnelerEmpatiEmpatik beceri+5
Fatma Ünal
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul dışı öğrenme ortamlarında gerçekleştirilen etkinliklerin 60-72 aylık çocukların sosyal beceri düzeylerine etkisi

Okul Dışı Öğrenme Ortamlarında Gerçekleştirilen Etkinliklerin Çocukların Sosyal Becerilerine Etkisini test etmek amacıyla hazırlanan araştırma, nicel ve nitel araştırma yöntemlerini birlikte içeren karma yöntem araştırması (mix method) olarak planlanmıştır. Araştırmada "İç İçe Karma Desen (The Embedded Design)" kullanılarak nicel paradigmalardan deneysel desen nitel paradigmalardan ise durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Deneysel desende ön test-son test-izleme testi kontrol gruplu yarı deneysel desen, durum çalışma türlerinden ise "Gözleme Dayalı Durum Çalışması (Observational Case Study)" kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunda, 2020-2021 eğitim-öğretim güz yarıyılında, Kocaeli İli İzmit ilçesinde bulunan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı iki farklı Kreş ve Gündüz bakımevine devam eden, yaşları 60-72 aylar arasında değişen deney grubunda 11, kontrol grubunda 11 olmak üzere toplam 22 çocuk yer almıştır. Araştırma kapsamında, okul öncesi dönemde deney grubu için doğa (tabiat), okul bahçesi ve sokak gibi okul dışı öğrenme ortamlarında gerçekleştirilecek olan "Okul Dışı Öğrenme Ortamlarında Etkinlikler İçeren Sosyal Beceri Eğitim Programı" çocukların sosyal becerilerini geliştirmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Programın deney grubunda uygulanması öncesinde seçilen her iki grubun ön test değerlendirmeleri yapılmış olup sosyal beceri düzeylerinin benzer olduğu sınıflar deney ve kontrol grubu olarak atanmıştır. Atanan deney grubuna araştırmacı ve sınıf öğretmeni tarafından 8 hafta süreyle haftada iki gün program uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise Millî Eğitim Bakanlığı 2013 Okul Öncesi Eğitim Programı'nın uygulanmasına devam edilmiştir. Araştırmanın ölçme aracı olarak hem deney hem kontrol grubuna; Özbey ve Alisinanoğlu (2009) tarafından geliştirilen "Sosyal Beceri Ölçeği", araştırmacı tarafından geliştirilen "Hikâyelerle Oluşturulmuş Sosyal Beceri Görüşme Formu" ve Türk Psikologlar Derneği (1998) tarafından geliştirilen "Okul Öncesi Çocuklar İçin Psiko-sosyal Gözlem Formu" uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında, okul dışı öğrenme ortamlarında gerçekleştirilen sosyal beceri etkinliklerinin çocukların sosyal becerilerini pozitif yönde desteklediği görülmüştür. "Sosyal Beceri Ölçeği" nden ve alt boyutlarından elde edilen puanlara göre, grupların son test puanları arasında anlamlı farklılaşmanın olduğu, deney grubunun son test puanlarının kontrol grubunun puanlarından yüksek olduğu; izleme testinde de deney grubu lehine farklılık olduğu görülmüştür. Deney ve kontrol grubu çocukların son test puanları ile "Hikâyelerle Oluşturulmuş Sosyal Beceri Görüşme Formu" arasında korelasyon değerleri arasında yüksek düzeyde ilişki gözlenmiştir. Deney grubu çocukların uzun süreli "Okul Öncesi Çocuklar İçin Psiko-sosyal Gözlem Formu" sonuçlarına bakıldığında gözlemlenen çocukların sosyal beceri davranışlarında yüksek düzeyde artış gözlemlendiği; kontrol grubunda ise süreçte artış gözlendiği fakat deney grubu kadar artış olmadığı görülmektedir. Bu bulgular doğrultusunda, araştırmacılara ve uygulayıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Okul dışı etkinliklerOkul dışı öğrenmeOkul öncesi eğitim+4
Esra Betül Kölemen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

60-72 ay arası çocukların matematik becerilerinin desteklenmesinde duyu temelli matematik eğitimi programının etkisi

Bu araştırmanın amacı, çoklu duyuya dayalı Matematik Becerilerini Destekleyici Duyu Temelli Okul Öncesi Matematik Eğitimi Programı'nın okul öncesi eğitime devam etmekte olan çocukların matematik becerileri üzerinde etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Antalya il merkezinde 2 vakıf/özel anaokulunda eğitim görmekte olan 5-6 (60-72 aylık) yaş aralığındaki çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmada deneme modellerinden öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen, araştırmaya katılan çocuklarla ilgili demografik özellikleri, okul öncesi eğitime devam etme durumunu, aile ve ebevyn özelliklerini belirlemeye ilişkin soruların yer aldığı Çocuk Aile Bilgi Formu ile çocukların matematik becerilerini ölçmek için Sarama ve Clements (2011) tarafından geliştirilen ve araştırmacı tarafından Türkçe uyarlama çalışması yapılan Tools for Early Assessment in Math (TEAM) ölçme aracı kullanılmıştır. Deney ve Kontrol grubuna ön uygulamada çocukların matematik becerilerini ölçmek amacıyla TEAM ölçme aracının Türkçe versiyonu olan TR-TEAM uygulanmıştır. Ön uygulamadan sonra deney grubuna, araştırmacı tarafından hazırlanan ve 24 etkinlikten oluşan "Matematik Becerilerini Destekleyici Duyu Temelli Okul Öncesi Matematik Eğitimi Programı" 12 hafta süreyle haftada 2 oturum olarak uygulanmıştır. Programın uygulanması tamamlandığında her iki grupta yer alan çocuklara TR-TEAM tekrar uygulanarak son uygulama yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, verilen eğitim sonunda, Matematik Becerilerini Destekleyici Duyu Temelli Okul Öncesi Matematik Eğitimi Programı'nın çocukların matematik becerileri üzerinde olumlu etkiye sahip olduğunu göstermiştir.

AnaokullarıDuyu temelli eğitimEğitim programları+4
Nilay Ölekli Sönmez
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2021
00

Other supervisors