Theses supervised by Prof. Rahmi Atalay

13 theses · Anadolu University

Master'sOpen AccessTR

Heykel sanatında üç boyutlu baskı teknolojilerinin kullanımı

Heykel Sanatı tarih öncesi çağlardan itibaren üretim tekniklerinin dönemlere uygun olarak değiştiği aşamalara sahiptir. Zaman içerisinde değişen ve evrimleşen teknikler, hey-kelin tasarım ve yapılma sürecine etki etmektedir. Tekniklerde ve kullanılan malzemelerde yaşanan en büyük değişiklikler, Antik Yunan döneminde ve Sanayi devrimi sonrasında oluşan toplum düzeninde sanat kavramının özerkleşmesinden sonra yaşanan Modernizm döneminde gerçekleşmiştir. Sanayi devriminden sonra üretim sistemlerinin de-ğişmesi ve 19. Yüzyıl'dan itibaren yaşanan makineleşme, 20. Yüzyıl'daki teknolojik gelişmelere temel oluşturmuştur. 1970'li yıllarda üç boyutlu yazıcıların ortaya çıkışı ve 2000'li yıllarda ticarileşip insan yaşamına adapte olmaya başlaması ile birlikte heykel sanatında kullanımlarının görülmesi tarihsel süreçte heykele eklemlenen tekniklerin en sonuncusu olarak göze çarpmaktadır. Bu araştırma kapsamında, üç boyutlu baskı teknolojilerinin heykel sanatında tasarım, üretim tekniklerine etkileri sanatçıların eserleri üzerinden sorgulanmaktadır.

Baskı teknikleriHeykelHeykel sanatı+2
Ozan Uygan
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Heykel sanatında hazır nesne kullanımı

Heykel sanatı, insanlığın varoluşundan itibaren toplumların yaşam koşullarındaki değişimler doğrultusunda maddesel, biçimsel ve düşünsel dönüşümler geçirmiştir. İnsanlık tarihinde her çağın kendi dinamikleri içerisinde yaşamı oluşturan etkenler vardır. Bu etkenlerin birey üzerinde yarattığı etkiler sanata da kaçınılmaz bir biçimde yansır. 20. Yüzyılın başları hızlı gelişen endüstri, sanayi ve üretim ekonomisi, toplumda yeni bir kültür inşa etmeye başlamıştır. Sanayi ve üretim ekonomisinin yaşamın dinamiklerini belirlediği bu çağda, heykel sanatı da bu dönüşümden etkilenmiş ve tarihindeki en büyük kırılmalardan birini yaşamıştır. Modern çağın insanının sorunlarına yeni malzeme ve teknikler ile cevap verme ihtiyacı gündelik yaşamdan nesnelerin heykel sanatına dâhil olmasını gerektirmiştir. Heykel sanatında hazır nesne kullanımı, 20. Yüzyılın başlarında Dada akımı ile başlamıştır. Marcel Duchamp'ın 1913 yılında ilk kez gündelik bir nesneyi sanat nesnesine dönüştürmesinden günümüze geçen süreçte sanatçılar, seri üretim nesnelerin sanattaki olasılıklarını incelemiştir. Endüstri nesnelerinin düşünsel ve biçimsel bağlamda heykel sanatında kullanılması, yeni malzeme, üslup ve tekniklerin gelişmesini sağlamıştır. Heykel sanatında, sanat nesnesini estetik yargı ve değerler açısından dış biçime dayalı alışılmış retinal bir zevk olmaktan çıkaran hazır nesneler, sanat yapıtı kavramının içsel olgularını ele alan çalışmalar ortaya konmasında kullanılmıştır. Bu araştırma kapsamında, hazır nesnenin ortaya çıkmasını sağlayan tarihsel süreç ve heykel sanatında malzeme olarak gündelik nesnelerin sanat nesnesine dönüşümü ana hatlarıyla sanatçıların yapıtları üzerinden incelenerek ele alınmıştır.

Hazır nesneHeykelHeykel sanatı+1
Ufuk Güneş Taşkın
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2017
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Tasarlanan dünya düzeni ve 20. yüzyıl'da mekân/sanat/heykel ilişkisi

Tarihsel süreçte mekân, hem fiziksel olarak coğrafya, geometri ve matematik gibi bilimlerin hem de toplumsal olarak sosyoloji, antropoloji ve tarih gibi bilimlerin ilgi alanına girmiştir. 18. yüzyıl modernizm düşüncelerinin olgunlaşmaya başladığı süreçte mekân, kapitalist sermayenin kontrolünde planlanmaya başlamıştır. Bu doğrultuda Avrupa'da ilk kez Fransa'nın başkenti Paris, sistematik şekilde tasarlanarak dünyaya örnek model olarak sunulmuştur. Bu dönemde eski geleneksel yapılar yerini, ulus devletin ve kapitalist stratejilerin işlerliğini sürdüreceği daha işlevsel yapılara bırakmıştır. Bunun sonucunda toplumsal yapıda birtakım kırılmalar gerçekleşmiş, eski zaman ve mekân algısı değişmiştir. 20. yüzyılın başlarında Dadaizm, Sürrealizm ve Konstrüktivizm gibi avangard akımlar, modernist stratejilerle organize edilen bu mekânı ve savaşın etkisiyle kaybolan toplumsal hayatı, sanatsal çalışmalarıyla eleştirmişlerdir. Bu süreçte heykel sanatı bilinen geleneksel anlayışlardan koparak, bambaşka biçimlere bürünmüştür. Katı bir kütle olan heykel, gündelik nesnelerle oluşturulmuş taşınabilir, mekâna monte edilebilir formlara dönüşmüştür. Diğer taraftan tarihsel avangardistlerin, toplumsal kırılmalara neden olan olguları, sanat alanına taşıyıp, tartışıp eleştirmeleri, 20. yüzyıl boyunca farklı avangard hareketler tarafından sürdürülmeye devam etmiştir. Bu çalışma Dadaizm, Konstrüktivizm ve Sürrealizm ile başlayan, günümüze kadar etkileri devam eden avangard hareketlerin, zaman içerisinde geçirmiş olduğu evrelere ve toplumsal kırılma dönemlerinde heykelin biçimsel olarak değişimlerine odaklanmaktadır.

Mehmet Hakan Bitmez
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Modernist soyut heykelden hareketle jeneratif sanat yöntemlerinin sanat üretimindeki araçsallığının gösterilmesi

Bu çalışmada sanat eserinin kurallarla tanımlanması ve üretilmesi durumuna işaret eden jeneratif sanat kavramı ile modernist soyut heykel sanatının temelleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu bağlamda, soyut sanat eserlerinin sayısal ve kurallı olarak tanımlanabilmesi ve bilgisayarların kurallı sistemler ile sanat üretebilme olanağı araştırılmıştır. Tarihsel süreçte 'Jeneratif Sanat' adı altında bir sanat alanı olarak işaret edilen jeneratif olma özelliğinin, geleneksel sanat üretimlerinde dahi özsel bir süreç olduğunu, dolayısıyla bu türden bir özelliğin ayrı bir sanat alanı olarak işaret edilemeyeceğinin gösterilmesi hedeflenmiştir. Bu temelden hareketle de, Jeneratif Sanat adı altında belirtilen dijital jeneratif üretim yöntemlerinin sanat üretiminde ancak ve ancak üretim sürecine açıklık sağlayabilecek, üretimi hızlandırabilecek ve sanatçının stilsel ilerleyişini destekleyebilecek birer araç olarak ele alınabileceği görülmüştür.

Elektronik sanatEvrimsel algoritmalarHeykel+5
Kutlu Alican Düzel
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Antik Mısır heykel sanatında sembolik ifade biçimi

Bugün sanat dallarından biri olarak ele aldığımız heykel kavramı; Antik Mısır kültürü düşünüldüğünde pek karşılık bulmamaktadır. Antik Mısır heykeli çoğunlukla dini fonksiyonları olan bir araçtı. Bu fonksiyonlarını yerine getirebilmek adına antik sanatçılar heykel içerisinde barınan ögelere sembolik anlamlar katıyor ya da doğrudan kültürlerinde barınan sembolleri kendilerine özgün bir şekilde kullanıyorlardı. Antik Mısır dönemleri arasında üslup farklılıkları olmasına karşın, sembolizm gereği bir çeşit heykel üslubu belirlemeleri ve bu üslubu sürdürmeleri elzemdi. Üslup küçük değişimler geçirse de sembolik anlatı biçimi antik Mısır uygarlığında bir ortak bir dil yarattı. Bazı araştırmacılar 19.yy. erken dönemlerinden itibaren bu ortak anlatıya, ikonografi olarak ele aldılar. Bugün temel sanat ögeleri ve plastik ögeleri bir ifade biçimi olmasının dışında bunlar ile sembolik bir dil kurdular ve asırlar boyunca bu geleneği bir sonraki nesille aktarmayı başardılar. Bugün araştırmacılar, antik Mısırı tarihini ele alırken birbiri ile bütünlük sağlayan benzerlikleri göz önünde tutarak antik Mısır dönemlerini ortaya çıkarmışlardır. Bu araştırma boyunca antik Mısırda heykel, heykeltıraş kavramları, dönemler arası üslup farkları; Sembolik anlatıyı anlayabilmek adına anlatılmış. Sembol, ikonografi ve sembolizm kavramlarına ana konuya açıklık getirecek kadar değinilmiştir. Son bölüm olarak, sembolik ifade biçimi; önceki bölümlerin verdiği bilgiler doğrultusunda okunması adına kompoze edilmiştir.

HeykelHeykel sanatıMısır+2
Aslan Selçuk Arık
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

20. yüzyıl ile gelişen edüstriyel metallerin heykel üzerindeki etkisi ve renk kavramının yeni kazanımları

Tezin birinci bölümünde, madenlerin keşfi ile hayatın içerisine giren ve aynı zamanda çağlara isimlerini veren Bakır, Bronz ve Demirin işlenmesi, ilk uygarlıklardaki gelişmeleri ve Heykel Sanatına etkisi irdelenmiştir. İkinci bölümde, Sanayi Devrimi sonrası gelişen teknoloji ve bilimin toplum ile sanatın içerisinde uğrattığı yeni gelişimler, aynı zamanda metallerin yeni endüstriyel halleri ve hazır, atık, buluntu metal nesnelerin Heykel Sanatına girmesiyle oluşan etkiler, akımlar ve sanatçılar incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Heykel Sanatında, özelikle 20. Yüzyılın ortalarında yaşanan gelişmeler bağlamında renk kavramının metal heykellere uygulanması ve etkileri, sanatçılar ve işleri ile ele alınmıştır.

MadenlerMetal endüstrisiMetal parçacıkları+2
Seren Karabıyık
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2022
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Dijital sanatın gösterim yöntemlerine heykel perspektifinden bakış ile üç boyutlu sanal sanat yapıtlarının sergilenme olanaklarının incelenmesi

Heykel sanatı 20. yy'da modern sanat ve ardından gelen postmodern dönemde, biçim ve içerik bağlamlarında büyük değişiklikler geçirmiştir. Heykel, insanın görme duyusunun yarattığı üç boyutlu algıya dayanan, uzamsal bir sanattır. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren hızla gelişen bilgisayar ve elektronik teknolojilerinin kullanımı önceki medya araçlarını katlayan bir hızla artmış, 1990'larda internet gündelik yaşamda sıklıkla kullanılmaya başlanmış ve bu gelişmeler sanata da etki etmiştir. Önce bilgisayar sanatı, sonra dijital sanat kendilerine has özellikleri ile ayrı bir kategori olarak ortaya çıkmış ve bu sanat alanları, diğer sanat mecraları ile etkileşime girmiştir. Dijital sanat yapıtlarının satılma, sergilenme, arşivleme, konservasyon faaliyetleri geleneksel-den farklı olduğundan, başlangıçta ana akım sanat dünyası ile mesafeli olmuş fakat, dijital sanat üreticileri, kendi topluluklarını ve kurumlarını yaratmış ve bu mecrayı geliştirmiştir. Bilgisayar ve benzeri cihazların görüntüleme arabirimleri olan ekranlar-da insan bilgisayar arayüzlerinin geliştirilmesi, bu cihazları görsel bir yapıya bürün-dürmüştür. Bilgisayar grafiklerinde üç boyutlu nesnelerin görüntülenmesine dair araştırmalar ve üç boyutlu uzamsal algıyı sağlayan görüntüleme sistemleri, heykelde tasarım ve üretime katkı sağlamasının yanında, dijital ortamlarda yaratılan uzamlarda üç boyutlu sanat yapıtlarının yapılabilmesine olanak tanıyarak, tamamen fiziksel olarak görülen heykel sanatının, yalnızca sanal ortamlarda üretilip izleyiciye sunulabilmesine olanak tanımıştır. Anahtar Sözcükler: Dijital Heykel, Dijital Sanat, Sanal Gerçeklik, Sergileme, Bilgisayar

GösterimHeykel sanatıSanal gerçeklik+6
Ozan Uygan
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2022
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Kamusal sanatta zaman ve geçicilik kavramları: Münster Heykel Projeleri örneği

Bu tez, yirminci yüzyılın toplumsal ve felsefi gelişmeleri ışığında değişen zaman ve ge-çicilik kavramlarının kamusal sanattaki kullanım şekillerini incelemeyi amaçlamaktadır. En-düstri devrimi sonrasında yaşanan gelişmeler toplumun temel değerlerinde köklü bir kaymaya ve zaman-mekân algısının değişmesine neden olmuştur. Bu dönemde sanatın da yeni bir an-lam arayışına girdiği gözlemlenir. Yüce, ebedi ve sonsuz gibi öte dünyanın terimleri yerlerini, bedenin öznel deneyimine odaklanan duyusal, değişken ve geçici gibi kavramlara bırakır. Top-lum ve kültür hayatının merkezinde yer alan kamusal sanat da bu değişimlerden aynı doğrul-tuda etkilenmiştir. Anıt geleneğinden uzaklaşarak süreci, şimdiyi ve deneyimi öne çıkarır. Ka-lıcı olmayan yapıtlar, kısa süreli varlığının farkındalığıyla, kent mekânında cesur ve yenilikçi söylemlerde bulunmaları için sanatçılara deneysel bir alan açmıştır. Bu bağlamda 'geçici ve mekâna özgü çağdaş kamusal heykel projelerine' odaklanan Münster Heykel Projeleri, Avru-pa'daki en önemli üç çağdaş sanat etkinliğinden biri olarak, bu araştırma için değerli bir çer-çeve sunmaktadır. Çeşitli disiplinlere ait bilimsel yayınlar, kitaplar, sergi katalogları ve örnek eserlerin incelenmesi ile ortaya çıkan bu çalışmanın kent mekanı, zaman ve geçicilik ile ilgile-nen sanatçı ve araştırmacılara bir kaynak oluşturması amaçlanmıştır.

GeçicilikHeykelHeykel sanatı+4
Hasan Çimenci
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2023
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Duygulanım ve çağdaş sanatın estetik değerleri ile ilişkisi

İzleyicinin sanat eserlerine verdiği şaşkınlık, heyecan, ürküntü, ıstırap, utanma, sıkıntı gibi istemsiz anlık tepkileri, eserden aldığı estetik hazzı belirler. Sanat eserlerinin estetik uyarımlarının tetiklediği bu tepkiler, izleyicinin bedeninde hissettiği haz ve hoşnutsuzluğu ifade eden duygulanımların birer sonucudur. Bir eserin ifadesi, estetik açıdan ne denli güçlüyse yaşattığı duygulanımların yoğunluğu o denli artar ve izleyicinin estetik deneyimine duygusal bir boyut katar. Çağdaş sanat eserlerinin estetik ifadelerindeki çokseslilik, izleyicinin duygulanım yaşantısı için belirgin bir çeşitlilik sunar. Her biri birer duyum kompozisyonu olan sanat eserlerinin yaşattığı duygulanımları çeşitlendiren öznel ve kültürel dinamiklerle de ilişkili olan güzel, çirkin, iğrenç, komik, sevimli, tekinsiz, mizah, yüce, grotesk ve trajik gibi estetik değerleri, sanat eserinin nesnelliğini aşarak izleyicinin algıladığı dünyaya dair kişisel anlamın zenginleşmesini sağlayan estetik deneyimlere olanak tanırlar. Duygulanımların kaynağı, geçmiş ve şimdiki deneyimler arasındaki nöral bağlantıları inşa eden bellek kayıtları ile yakından ilişkilidir. Çocukluk çağından itibaren şekillenen bellek, kişisel anlamın ve duygusal yaşantının içeriğini belirler. Dolayısıyla her algı deneyiminde olduğu gibi estetik deneyimde de açığa çıkan duygulanımları etkiler. Okumakta olduğunuz tez çalışması, heykel sanatının çağdaş örneklerini içeren üç boyutlu eserlere dair estetik değerlerin, izleyiciye hissettirdiği duygulanımlara odaklanmaktadır. Çağdaş eserlere yönelik izleyici duygulanımlarının nedenleri, bellek ve benlik gelişimi üzerinden ele alınarak, izleyicinin anımsayamadığı çocukluk çağının arkaik zamanlarında şekillenen bilinçdışı mekanizmalar vasıtasıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Çağdaş sanat, İzleyici, Estetik değer, Duygulanım, Heykel.

Çağdaş sanat
Gökçe Hiçyılmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sonsuzluk kavramının heykel sanatındaki biçimsel karşılıkları

Sonsuzluk, insanın başını yıldızlı gökyüzüne kaldırdığından beri ilgisini çeken ve günümüzde de bir merak kaynağı olma özelliğini sürdüren bir kavram olagelmiştir. Zaman ya da mekânın sınırsızlığına gönderme yapan sonsuzluk, zamansal olarak ele alındığında ölümsüzlük ve ebediyet gibi kavramlar dolayısıyla ilahi bir nitelik barındırırken; uzamsal olarak ise çokluk ve ölçülemezlik gibi niceliksel olarak ele alınıp daha çok matematiğin konusu olmuştur. Eski Yunandan günümüze pek çok düşünürün ilgilendiği bir konu olmuş olan sonsuzluk, yukarıda değinilen iki ayrım üzerinden farklı değerlendirilmiştir. Birinci bölümde sonsuzluk kavramını konu alan düşünürlerin yaklaşımları ele alınmıştır. Antik Yunan filozoflarının düşünceleriyle başlayan ve Rönesans Avrupasının din eksenli yaklaşımıyla Tanrı ile ilişkilendirilmiş sonsuzluk kavramı, bu dönemde İslam düşünürlerinin de ilgilendiği bir konu olmuştur. 'Aydınlanma Çağı ve Modern Dönemde Sonsuzluk Fikri' alt başlığıyla da aydınlanma dönemi düşünürlerinden günümüze kadar sonsuzluk kavramı hakkındaki fikirler açıklanmıştır. 'Sonsuzlukla İlgili Teoriler ve Paradokslar' adlı ikinci bölümde ise sonsuzluğun matematiksel ve mantıksal açıdan açıklanma çabalarını ve ulaşılan farklı sonuçlar anlatılmıştır. Sonsuzlukla ilgili çok bilinen paradokslara da bu bölümde yer verilmiştir. Tarih boyunca sonsuzluğu tanımlamak için kullanılmış olan biçim, sembol ve görsel öğeler de üçüncü bölümün konusu olmuştur. Son bölümde ise formunu oluştururken sonsuzluk kavramının da işin içine girdiği heykeller üç alt başlıkta açıklanmıştır. Bunlar, sonsuzluğun simgesel olarak yansıdığı heykeller, formun sonsuza dek devam ettiği önermesine dayalı çalışmalar ve yansıtıcılar kullanılarak oluşturulmuş sonsuzluk yanılsamalarından oluşan çalışmalardır.

HeykelHeykel sanatıSonsuzluk
Soner Özdemir
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Modern heykel sanatında kompozisyonun tanımı, öğeleri ve modern akımlar dahilinde soyut sanat

Tarih öncesi çağlardan beri var olan heykel sanatı, bulunduğu dönemle kurduğu bağlam neticesinde gelişim gösterdiği plastik üslubu ile uygarlıktan uygarlığa değişiklik gösterir. Birçok dönemde toplumların kültür yapısına bağlı olarak farklı yansıtılır ve algılanır. 19. yüzyılın ortalarına kadar figüratif ve doğanın model alındığı çalışmalar görülür. Sanayinin gelişmesi sonucu yeni materyallerin devreye girmesi ile beraber heykelin biçim dili değişiklik göstermeye başlar. Plastik öğelerin kullanımı ile figürden uzaklaşılmasıyla ekleme, çıkartma, bölme, parçalama vb. gibi deformasyonlar ile soyut kompozisyonlar oluşturularak şekil verme sürecine geçilir. Modern heykel sanatında kompozisyonun tanımı, öğeleri ve modern akımlar dahilinde soyut sanat başlıklı bu araştırmanın birinci bölümünde plastik sanatlarda ve heykelin biçiminde uygulandığı görülen plastik öğelerin açıklamaları tanımlamalarıyla beraber yapılmaktadır. İkinci bölümde tarihsel süreç boyunca Mezopotamya heykel sanatından Barok heykel sanatına kadar olan dönemlerde kompozisyonun oluşumunda ki öğelerin kullanımları, konumları ve değişimleri irdelenmektedir. Araştırmanın üçüncü bölümünde kompozisyon unsurlarının Soyut sanat dahilinde nasıl yer aldığı, Soyut ve Soyutlama kavramlarının tanımı ve modern akımlar dahilinde Soyut sanat akımlarında kompozisyon öğelerinin nasıl geliştiği ve kurgulandığı incelenmektedir.

HeykelHeykel sanatıKompozisyon+3
Mert Kaan Burnaz
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Heykel sanatında bronz düküm tekniği ve yöntemleri

İnsanoğlu varoluşundan beri yaratma güdüsüyle, çevresinde bulduğu taş, ahşap, kil gibi doğal malzemelerden oluşan objeler yapmışlardır. Düşünce ve ifadelerini bu malzemeleri biçimlendirerek, primitif formlar eşliğinde, somut bir anlatım aracı olarak kullanmışlardır. İlk heykellerin oluşturulduğu Paleolitik Çağ sonrası, insanların yerleşik hayata geçmesiyle, diğer kullanılan doğal malzemelere alternatif olarak keşfedilen ilk metal maden, bakır olmuştur. Ham bakırın ateşle olan etkileşiminden metalürji doğmuş ve bakırın yeni özellikleri keşfedilip daha kullanışlı objeler üretme imkânına erişildiği görülmüştür. Madencilik sanatındaki bu gelişim süreci, dökümcülükle birlikte metallerin eritilip, bakır – kalay alaşımından oluşturulan bronzun kullanılmasıyla devam etmiştir. Bu yeni güçlü alaşımın kullanım olanakları büyüdükçe, uygarlıklardaki yaşamın çoğu alanında kullanılmaya başlanmıştır. Tunç Çağı'nda kullanılan kap-kacak ve savunma aletlerinin yanı sıra, som döküm olarak dinsel temalı heykellerin yapımında da sıklıkla bronzun kullanıldığı görülmektedir. Antik Yunan'a kadar üretilen küçük ölçekli som heykelcikler, yerini gerçek boyutlu, içi boş ve daha detaylı yapısıyla, bronz heykel dökümcülüğünün son evresine ulaşmıştır. Bu bağlamada bronz döküm tekniği, eski çağlardan beri ilk uygulanılan klasik temelini günümüze kadar sürdürmüştür. Sanayi devrimi sonrası, ilerleyen teknolojik gelişmelere dayanarak, günümüz bronz heykel döküm tekniğindeki yöntemlerin gelişmesini ve en modern şekliyle heykel sanatındaki vazgeçilmezliğini sürdürmektedir.

BronzDöküm yöntemleriHeykel+2
Ergün Arslan
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2019
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sanatçının kendiliği ve yaratıcı etkinliğine travma üzerinden bir bakış

Sanat her ne açıdan ele alınacak olursa olsun insansız bir düşünme geliştirmek mümkün değildir. Duyu, duygu ve aklını kullanan insan, sanat vasıtasıyla öznel gerçekliklerini ifade eder. Bu öznel gerçekliklerin ifade edilişi 'Ben' kavramının tanrısal bir düzenin içinden ayrışıp özerkliğini kazandığı, insanın insanlığa yüzünü dönmesiyle mümkün olabilmiştir. Özne artık 'kendilik'i üzerinde çalışmalı ve geliştirdiği bireysel yöntemlerle yaşamını anlamlı kılmakla sorumludur. Bireyin bakışını ve eylemini kendisine çevirmesi anlamına gelen kendilik kaygısı, kişinin kendini tamamlama ya da biçimlendirme amacı taşıyan etkinlikler bütünüdür. Sanat eseri nesnel özelliklerinin yanı sıra, sanatçının ruhsal süreç ve etkinliklerinin sonucunda şekillenen içe alınmış nesnelerden oluşturulur. Dış dünya ile olan ilişkide yaşanılan travmatik olaylar iç dünyadaki yaşantıları etkiler. İçsel durum ve hayal gücünden beslenen yaratıcılık, dış dünya nesneleri ile iç dünyayı sembolize eder. Bu çalışmada sanatçının yaşadığı travmatik olayların, sanatsal üretimi aracılığıyla nasıl ve neden görünür kılındığı verilen sanatçı örnekleriyle de desteklenerek açıklanmaya çalışılmıştır.

Güzel sanatlarKendilikKendini gerçekleştirme+5
Yeliz Cantekin
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2020
00

Other supervisors