Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Ali Yıldız

13 theses · Yıldız Technical University

Master'sOpen AccessTR

Tanzimattan II. meşrutiyete Türk edebiyatında biyografi

Tanzimat dönemi, Türk Edebiyatında Batı edebiyatının tesiriyle yeni edebî türlerin ortaya çıktığı, önceden beri var olan türlerin de değiştiği bir dönemdir. Bu dönemde değişim gösteren edebî türlerden biri de biyografidir. Biyografi hakkında yapılan çalışmalarda genellikle bu edebî türün Eski Türk Edebiyatındaki tezkire geleneğinden etkilendiği ancak Tanzimat döneminden itibaren yavaş yavaş Batı edebiyatı etkisine girdiği anlatılır. Fakat bu çalışmalar söz konusu gelişimin seyrini gösterecek yapıda değildir. Elinizdeki tez çalışması, söz konusu eksikliği gidermek amacıyla yapılmıştır ve 1860-1908 yılları arasında biyografi türünde yayınlanan matbu eserlerin incelenmesinden müteşekkildir. Böylece Tanzimat döneminden II. Meşrutiyet dönemine kadar geçen zaman içinde biyografik eserlerin tezkire geleneğinden ayrılarak Batılı anlamda biyografi türüne nasıl yaklaştığı gösterilmek istenmiştir. Çalışmamızın 'Giriş' bölümünde öncelikle 'Türk Edebiyatı'nda Biyografi Türünün Gelişimi' üzerinde durulmuştur. Bu bölümde Tanzimat Dönemi Edebiyatından önce farklı adlar altında var olan biyografi geleneğinden bahsedilmiştir. İkinci olarak ise 'Tanzimattan İkinci Meşrutiyete Biyografi' başlığı altında türün, araştırdığımız dönemdeki gelişimi kısaca anlatılmıştır. Çalışmamızın ana bölümünü Tanzimattan II. Meşrutiyete kadar yazılan biyografi türündeki eserlerin incelemeleri oluşturur. Bu bölümde söz konusu dönemde Türk Edebiyatında yazıldığı ve yayınlandığı tespit edilen eserlerle ilgili incelemeler yer almaktadır. Bu incelemelerden hareketle varılan sonuçlar, çalışmamızın 'Sonuç' bölümünde dile getirilmeye çalışılmıştır.

BiyografiEdebiyatMeşrutiyet II+2
Gül Ayşe Akar
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ali Kemal'in Ricâl-i İhtilâl'i (İnceleme-metin)

Fransız İhtilali, 18. yüzyılda dünya tarihini belirleyen mühim olaylardan biridir. Bu olay, Batı ve Doğu toplumları üzerinde kısa ve uzun vadede birçok gelişmeye yol açmıştır. Bu gelişmelerin esasını oluşturan fikir ise millet olabilme şuurudur. İhtilal ile birlikte kendini hür bir şekilde ifade edebilen Fransız halkı, diğer toplumların hak ve hürriyetlerini talep etmelerine ve dünya üzerinde farklı milletlerin ortaya çıkmasına sebep olur. Bu durum Osmanlı Devleti gibi çok uluslu bir yapıya sahip olan devletleri olumsuz etkiler. 17. yüzyıldan itibaren kötü bir sürecin içerisine giren Osmanlı Devleti, Fransız İhtilali ile yayılan fikirlerin de etkisiyle âdeta bir varlık mücadelesi verir. Özellikle bu fikirleri benimseyen Jön Türkler'in faaliyetleri, devletin bu olumsuz gidişatını hızlandırır. Gençlik yıllarında Jön Türkler'e katılan Ali Kemal, başlangıçta fikren bir yakınlık duysa da esasında onlardan çok farklı bir konumda yer almıştır. Nitekim sonraları Jön Türkler'e muhalefet eden bir çizgide ilerler. Fakat Ali Kemal, çelişkili fikir ve eylemlerle dolu hayatında Batı medeniyetine ve Batı medeniyetinin tarihinde önemli bir dönüm noktası olan Fransız İhtilali'ne, ihtilalin açığa çıkardığı düşüncelere bağlılığını sürdürür. Fransız İhtilali'ni Türk okuyucusuna anlatmak için kaleme aldığı Ricâl-i İhtilâl'de, ihtilal döneminde yaşanan olayların sebep ve sonuçlarını ihtilal önderlerinin biyografik bilgileri içerisinde verir. Bu eserde, milletlerin parlak bir gelecek oluşturabilmeleri için aşması gereken zorluklar ve vermesi gereken mücadeleler devlet ve milletlere bir ders oluşturması bakımından tarafsız bir bakış açısıyla aktarılır. Ayrıca eserin ortaya çıktığı dönemin her muhtevayı işlemeye müsait olmayan siyasi yapı, bu tür bir muhtevayı işleyen eserlerin sayısını yok denecek kadar azaltır. Bu bakımdan döneminde ilk ve tek olan bu eserin aydınlığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu maksatla Ricâl-i İhtilâl'in inceleme konusu yapıldığı bu tez çalışmasında, eser Latin harfleriyle aktarılmış ve Ali Kemal'in Fransız İhtilali'ne yönelik bakış açısı aydınlatılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fransız İhtilali, Ali Kemal, Ricâl-i İhtilâl.

Ali KemalBiyografiEdebiyat+3
Nursel Çakmak
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Tanzimattan II. meşrutiyete Türk edebiyatında biyografi

Tanzimat dönemi, Türk Edebiyatında Batı edebiyatının tesiriyle yeni edebî türlerin ortaya çıktığı, önceden beri var olan türlerin de değiştiği bir dönemdir. Bu dönemde değişim gösteren edebî türlerden biri de biyografidir. Biyografi hakkında yapılan çalışmalarda genellikle bu edebî türün Eski Türk Edebiyatındaki tezkire geleneğinden etkilendiği ancak Tanzimat döneminden itibaren yavaş yavaş Batı edebiyatı etkisine girdiği anlatılır. Fakat bu çalışmalar söz konusu gelişimin seyrini gösterecek yapıda değildir. Elinizdeki tez çalışması, söz konusu eksikliği gidermek amacıyla yapılmıştır ve 1860-1908 yılları arasında biyografi türünde yayınlanan matbu eserlerin incelenmesinden müteşekkildir. Böylece Tanzimat döneminden II. Meşrutiyet dönemine kadar geçen zaman içinde biyografik eserlerin tezkire geleneğinden ayrılarak Batılı anlamda biyografi türüne nasıl yaklaştığı gösterilmek istenmiştir. Çalışmamızın 'Giriş' bölümünde öncelikle 'Türk Edebiyatı'nda Biyografi Türünün Gelişimi' üzerinde durulmuştur. Bu bölümde Tanzimat Dönemi Edebiyatından önce farklı adlar altında var olan biyografi geleneğinden bahsedilmiştir. İkinci olarak ise 'Tanzimattan İkinci Meşrutiyete Biyografi' başlığı altında türün, araştırdığımız dönemdeki gelişimi kısaca anlatılmıştır. Çalışmamızın ana bölümünü Tanzimattan II. Meşrutiyete kadar yazılan biyografi türündeki eserlerin incelemeleri oluşturur. Bu bölümde söz konusu dönemde Türk Edebiyatında yazıldığı ve yayınlandığı tespit edilen eserlerle ilgili incelemeler yer almaktadır. Bu incelemelerden hareketle varılan sonuçlar, çalışmamızın 'Sonuç' bölümünde dile getirilmeye çalışılmıştır.

BiyografiEdebiyatMeşrutiyet II+2
Gül Ayşe Akar
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Cadı romanı etrafındaki edebi tartışmalar

Servet-i Fünun, Fecr-i Ati, Milli Edebiyat ve Cumhuriyet Edebiyatı dönemlerinde eser veren Hüseyin Rahmi Gürpınar, Türk edebiyatında egemen olan hiçbir akıma bağlanmamış ve "halk için sanat" ilkesini benimseyerek Ahmed Midhat Efendi'nin romancılık anlayışını devam ettirmiştir. Gürpınar, bu tutumundan dolayı bazen takdir görmüş bazen de eleştirilmiştir. Türk edebiyatının en üretken sanatçılarından olan yazar, daha çok romanlarıyla tanınmış ve romanları dolayısıyla da çeşitli edebi tartışmalara konu olmuştur. Cadı romanı etrafında cereyan eden tartışmalar yüzlerce sayfaya ulaşan geniş bir içeriğe sahip olması bakımından ayrı bir öneme sahiptir. Bu çalışmada Cadı romanı dolayısıyla yazara ne tür eleştiriler yöneltildiği ve bu eleştirilere kendisi ve onu savunan sanatçılar tarafından nasıl cevap verildiği gösterilmeye çalışılacaktır. Bu çalışmaya konu olan edebi tartışmalar Cadı romanı üzerine başlamıştır. Bu edebi tartışmalar esnasında Gürpınar, onu eleştiren sanatçılar tarafından eserlerinde toplumun her kesimine hitap ettiği için "avam" romancısı olarak nitelendirilmiştir. Yazar, hakkındaki eleştirilere cevap vermek amacıyla iki eser kaleme almıştır. Bu çalışmanın asıl kısmını, Gürpınar'ın Cadı romanı hakkındaki eleştirilere cevap vermek amacıyla yazdığı Zamâne Münekkitlerine Cevap: Cadı Çarpıyor ve Şekâvet-i Edebiyye isimli eserlerinin incelenmesi ve Latin harflerine aktarılması oluşturmaktadır. Tartışmanın sadece Hüseyin Rahmi Gürpınar cephesini göstermek yetersiz olacağı için bu iki eserle birlikte konuyla ilgili yazılmış üç kitap, on bir makale, çeşitli sanatçıların görüşlerine yer veren bir anket ve Abdülhak Hamit Tarhan tarafından yazılan bir şiir de değerlendirilecektir. Gürpınar'ın lehinde ve aleyhinde yazılan bu makale ve kitaplardan yapılan alıntılarla tartışmanın nasıl bir seyir izlediği ve daha çok hangi meselelerin tartışıldığı gösterilmeye çalışılacaktır. Son olarak ise Hüseyin Rahmi Gürpınar'a karşı en ağır eleştirileri yapan Ali Naci Karacan'ın tartışmalar bittikten yirmi beş sene sonra İkdam gazetesinde yazardan özür dilemek maksadıyla yazdığı "Suya Sabuna Dokunmadan Bir Roman Münasebetiyle" adlı yazısına yer verilecektir. Anahtar Kelimeler: Hüseyin Rahmi Gürpınar, Cadı Çarpıyor, Şekâvet-i Edebiyye, edebi eleştiri

CadıEdebiyatGürpınar, Hüseyin Rahmi+2
Serpil Demirkaya
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Cadı romanı etrafındaki edebi tartışmalar

Servet-i Fünun, Fecr-i Ati, Milli Edebiyat ve Cumhuriyet Edebiyatı dönemlerinde eser veren Hüseyin Rahmi Gürpınar, Türk edebiyatında egemen olan hiçbir akıma bağlanmamış ve "halk için sanat" ilkesini benimseyerek Ahmed Midhat Efendi'nin romancılık anlayışını devam ettirmiştir. Gürpınar, bu tutumundan dolayı bazen takdir görmüş bazen de eleştirilmiştir. Türk edebiyatının en üretken sanatçılarından olan yazar, daha çok romanlarıyla tanınmış ve romanları dolayısıyla da çeşitli edebi tartışmalara konu olmuştur. Cadı romanı etrafında cereyan eden tartışmalar yüzlerce sayfaya ulaşan geniş bir içeriğe sahip olması bakımından ayrı bir öneme sahiptir. Bu çalışmada Cadı romanı dolayısıyla yazara ne tür eleştiriler yöneltildiği ve bu eleştirilere kendisi ve onu savunan sanatçılar tarafından nasıl cevap verildiği gösterilmeye çalışılacaktır. Bu çalışmaya konu olan edebi tartışmalar Cadı romanı üzerine başlamıştır. Bu edebi tartışmalar esnasında Gürpınar, onu eleştiren sanatçılar tarafından eserlerinde toplumun her kesimine hitap ettiği için "avam" romancısı olarak nitelendirilmiştir. Yazar, hakkındaki eleştirilere cevap vermek amacıyla iki eser kaleme almıştır. Bu çalışmanın asıl kısmını, Gürpınar'ın Cadı romanı hakkındaki eleştirilere cevap vermek amacıyla yazdığı Zamâne Münekkitlerine Cevap: Cadı Çarpıyor ve Şekâvet-i Edebiyye isimli eserlerinin incelenmesi ve Latin harflerine aktarılması oluşturmaktadır. Tartışmanın sadece Hüseyin Rahmi Gürpınar cephesini göstermek yetersiz olacağı için bu iki eserle birlikte konuyla ilgili yazılmış üç kitap, on bir makale, çeşitli sanatçıların görüşlerine yer veren bir anket ve Abdülhak Hamit Tarhan tarafından yazılan bir şiir de değerlendirilecektir. Gürpınar'ın lehinde ve aleyhinde yazılan bu makale ve kitaplardan yapılan alıntılarla tartışmanın nasıl bir seyir izlediği ve daha çok hangi meselelerin tartışıldığı gösterilmeye çalışılacaktır. Son olarak ise Hüseyin Rahmi Gürpınar'a karşı en ağır eleştirileri yapan Ali Naci Karacan'ın tartışmalar bittikten yirmi beş sene sonra İkdam gazetesinde yazardan özür dilemek maksadıyla yazdığı "Suya Sabuna Dokunmadan Bir Roman Münasebetiyle" adlı yazısına yer verilecektir. Anahtar Kelimeler: Hüseyin Rahmi Gürpınar, Cadı Çarpıyor, Şekâvet-i Edebiyye, edebi eleştiri

CadıEdebiyatGürpınar, Hüseyin Rahmi+2
Serpil Demirkaya
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Cadı romanı etrafındaki edebi tartışmalar

Servet-i Fünun, Fecr-i Ati, Milli Edebiyat ve Cumhuriyet Edebiyatı dönemlerinde eser veren Hüseyin Rahmi Gürpınar, Türk edebiyatında egemen olan hiçbir akıma bağlanmamış ve "halk için sanat" ilkesini benimseyerek Ahmed Midhat Efendi'nin romancılık anlayışını devam ettirmiştir. Gürpınar, bu tutumundan dolayı bazen takdir görmüş bazen de eleştirilmiştir. Türk edebiyatının en üretken sanatçılarından olan yazar, daha çok romanlarıyla tanınmış ve romanları dolayısıyla da çeşitli edebi tartışmalara konu olmuştur. Cadı romanı etrafında cereyan eden tartışmalar yüzlerce sayfaya ulaşan geniş bir içeriğe sahip olması bakımından ayrı bir öneme sahiptir. Bu çalışmada Cadı romanı dolayısıyla yazara ne tür eleştiriler yöneltildiği ve bu eleştirilere kendisi ve onu savunan sanatçılar tarafından nasıl cevap verildiği gösterilmeye çalışılacaktır. Bu çalışmaya konu olan edebi tartışmalar Cadı romanı üzerine başlamıştır. Bu edebi tartışmalar esnasında Gürpınar, onu eleştiren sanatçılar tarafından eserlerinde toplumun her kesimine hitap ettiği için "avam" romancısı olarak nitelendirilmiştir. Yazar, hakkındaki eleştirilere cevap vermek amacıyla iki eser kaleme almıştır. Bu çalışmanın asıl kısmını, Gürpınar'ın Cadı romanı hakkındaki eleştirilere cevap vermek amacıyla yazdığı Zamâne Münekkitlerine Cevap: Cadı Çarpıyor ve Şekâvet-i Edebiyye isimli eserlerinin incelenmesi ve Latin harflerine aktarılması oluşturmaktadır. Tartışmanın sadece Hüseyin Rahmi Gürpınar cephesini göstermek yetersiz olacağı için bu iki eserle birlikte konuyla ilgili yazılmış üç kitap, on bir makale, çeşitli sanatçıların görüşlerine yer veren bir anket ve Abdülhak Hamit Tarhan tarafından yazılan bir şiir de değerlendirilecektir. Gürpınar'ın lehinde ve aleyhinde yazılan bu makale ve kitaplardan yapılan alıntılarla tartışmanın nasıl bir seyir izlediği ve daha çok hangi meselelerin tartışıldığı gösterilmeye çalışılacaktır. Son olarak ise Hüseyin Rahmi Gürpınar'a karşı en ağır eleştirileri yapan Ali Naci Karacan'ın tartışmalar bittikten yirmi beş sene sonra İkdam gazetesinde yazardan özür dilemek maksadıyla yazdığı "Suya Sabuna Dokunmadan Bir Roman Münasebetiyle" adlı yazısına yer verilecektir. Anahtar Kelimeler: Hüseyin Rahmi Gürpınar, Cadı Çarpıyor, Şekâvet-i Edebiyye, edebi eleştiri

CadıEdebiyatGürpınar, Hüseyin Rahmi+2
Serpil Demirkaya
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sabah gazetesinin (1876-1877) inceleme açıklamalı indeks ve seçilen metinlerin Latin harflerine aktarımı

Bu tez çalışmasında 1876-1877 yılları arasında yayımlanmış olan Sabah gazetesinin 1-309. sayıları incelenmiş ve konulara göre açıklamalı indeksi yapılmıştır. İmtiyaz sahibi Papadopulos isimli bir Rum olan Sabah'ın ilk 256 sayısının muharriri ve iltizam sorumlusu Türk dili ve edebiyatındaki çalışmalarıyla tanınmış olan Şemseddin Sami'dir. Sabah, 309 sayıda bir kez Matbuat İdaresi tarafından kapatılmış ancak 10 gün sonra affedilerek kaldığı yerden yayım hayatına devam etmiştir. Temel prensibi açık ve anlaşılır bir lisanla okurları sıkmayacak uzunlukta haberler yayımlamak ve ucuz olmak olan Sabah gazetesinin maddi sıkıntılar yüzünden iki kez yayımına ara verdiği görülmüştür. Şemseddin Sami'nin gazeteden ayrılması ile Sabah'ı kimin çıkardığı bilinmemekte ancak sahib-i imtiyazının yine Papadopulos olduğu anlaşılmaktadır. Matbuat tarihinde önemli bir yere sahip olan yayıncı Mihran ise 123. sayıya kadar Sabah'ın müdürüdür. 93 harbi öncesi Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu koşullar, Balkanlarda başlayan bağımsızlık mücadelesi, Avrupa Devletleri ile Osmanlı Devleti'nin siyasi ilişkileri, Rusya ile Osmanlı Devleti'ni savaşa sürükleyen nedenler ve olaylar hakkında detaylı bilgileri Sabah gazetesinde bulabiliyoruz. İndekste 14.000'den fazla haber birkaç cümle ile açıklanarak o dönem hakkında bilgi edinmek isteyen araştırmacılar için bir kaynak olmak amaçlanmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise gazetede sanat, polemik, tenkit, basın, dil ve edebiyat gibi konulardaki yazıların günümüz Türkçesine aktarılmış hali yer almaktadır. Dönemin eğlence hayatını gösterir tiyatro ve konser ilanları da son bölüme eklenmiştir.Anahtar Kelimeler: Şemseddin Sami, Sabah, Papadopulos, 93 harbi, Basın, Hersek İhtilali, İstanbul Konferansı.

19. yüzyılBasınGazeteler+4
Filiz Ferhatoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sabah gazetesinin (1876-1877) inceleme açıklamalı indeks ve seçilen metinlerin Latin harflerine aktarımı

Bu tez çalışmasında 1876-1877 yılları arasında yayımlanmış olan Sabah gazetesinin 1-309. sayıları incelenmiş ve konulara göre açıklamalı indeksi yapılmıştır. İmtiyaz sahibi Papadopulos isimli bir Rum olan Sabah'ın ilk 256 sayısının muharriri ve iltizam sorumlusu Türk dili ve edebiyatındaki çalışmalarıyla tanınmış olan Şemseddin Sami'dir. Sabah, 309 sayıda bir kez Matbuat İdaresi tarafından kapatılmış ancak 10 gün sonra affedilerek kaldığı yerden yayım hayatına devam etmiştir. Temel prensibi açık ve anlaşılır bir lisanla okurları sıkmayacak uzunlukta haberler yayımlamak ve ucuz olmak olan Sabah gazetesinin maddi sıkıntılar yüzünden iki kez yayımına ara verdiği görülmüştür. Şemseddin Sami'nin gazeteden ayrılması ile Sabah'ı kimin çıkardığı bilinmemekte ancak sahib-i imtiyazının yine Papadopulos olduğu anlaşılmaktadır. Matbuat tarihinde önemli bir yere sahip olan yayıncı Mihran ise 123. sayıya kadar Sabah'ın müdürüdür. 93 harbi öncesi Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu koşullar, Balkanlarda başlayan bağımsızlık mücadelesi, Avrupa Devletleri ile Osmanlı Devleti'nin siyasi ilişkileri, Rusya ile Osmanlı Devleti'ni savaşa sürükleyen nedenler ve olaylar hakkında detaylı bilgileri Sabah gazetesinde bulabiliyoruz. İndekste 14.000'den fazla haber birkaç cümle ile açıklanarak o dönem hakkında bilgi edinmek isteyen araştırmacılar için bir kaynak olmak amaçlanmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise gazetede sanat, polemik, tenkit, basın, dil ve edebiyat gibi konulardaki yazıların günümüz Türkçesine aktarılmış hali yer almaktadır. Dönemin eğlence hayatını gösterir tiyatro ve konser ilanları da son bölüme eklenmiştir.Anahtar Kelimeler: Şemseddin Sami, Sabah, Papadopulos, 93 harbi, Basın, Hersek İhtilali, İstanbul Konferansı.

19. yüzyılBasınGazeteler+4
Filiz Ferhatoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sabah gazetesinin (1876-1877) inceleme açıklamalı indeks ve seçilen metinlerin Latin harflerine aktarımı

Bu tez çalışmasında 1876-1877 yılları arasında yayımlanmış olan Sabah gazetesinin 1-309. sayıları incelenmiş ve konulara göre açıklamalı indeksi yapılmıştır. İmtiyaz sahibi Papadopulos isimli bir Rum olan Sabah'ın ilk 256 sayısının muharriri ve iltizam sorumlusu Türk dili ve edebiyatındaki çalışmalarıyla tanınmış olan Şemseddin Sami'dir. Sabah, 309 sayıda bir kez Matbuat İdaresi tarafından kapatılmış ancak 10 gün sonra affedilerek kaldığı yerden yayım hayatına devam etmiştir. Temel prensibi açık ve anlaşılır bir lisanla okurları sıkmayacak uzunlukta haberler yayımlamak ve ucuz olmak olan Sabah gazetesinin maddi sıkıntılar yüzünden iki kez yayımına ara verdiği görülmüştür. Şemseddin Sami'nin gazeteden ayrılması ile Sabah'ı kimin çıkardığı bilinmemekte ancak sahib-i imtiyazının yine Papadopulos olduğu anlaşılmaktadır. Matbuat tarihinde önemli bir yere sahip olan yayıncı Mihran ise 123. sayıya kadar Sabah'ın müdürüdür. 93 harbi öncesi Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu koşullar, Balkanlarda başlayan bağımsızlık mücadelesi, Avrupa Devletleri ile Osmanlı Devleti'nin siyasi ilişkileri, Rusya ile Osmanlı Devleti'ni savaşa sürükleyen nedenler ve olaylar hakkında detaylı bilgileri Sabah gazetesinde bulabiliyoruz. İndekste 14.000'den fazla haber birkaç cümle ile açıklanarak o dönem hakkında bilgi edinmek isteyen araştırmacılar için bir kaynak olmak amaçlanmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise gazetede sanat, polemik, tenkit, basın, dil ve edebiyat gibi konulardaki yazıların günümüz Türkçesine aktarılmış hali yer almaktadır. Dönemin eğlence hayatını gösterir tiyatro ve konser ilanları da son bölüme eklenmiştir.Anahtar Kelimeler: Şemseddin Sami, Sabah, Papadopulos, 93 harbi, Basın, Hersek İhtilali, İstanbul Konferansı.

19. yüzyılBasınGazeteler+4
Filiz Ferhatoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yusuf Neyyir'in tiyatroları

Yusuf Neyyir, on dokuzuncu yüzyılda yaşamış ve eserlerini de bu dönemin ışığında yazmıştır. Yusuf Neyyir'in bir telif romanı, dört adet tiyatro metni ve bir adet tercüme romanı vardır. Telif ve tercüme romanı hakkında kısaca bilgi verdiğimiz bu çalışmada asıl, tiyatro metinleri ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Yazarımız, tiyatro metinlerinde dönem insanının yaşadığı günlük meselelere değinmiştir. Tasvîr-i Sebât oyununda erkeğin karısını bir Frenk kadını ile aldatması konusu işlenir. Aldatma, bu oyunda ana olaydır. Bununla birlikte oyunda pek çok ara konu da işlenir. Esrâr-ı Aşk'ta bir yanlış anlaşılmadan dolayı felakete sürüklenen iki gencin dramı anlatılır. Sıdk-ı Canân oyununda ise düşman iki ailenin birbirine âşık iki çocuğunun başına gelenler gözler önüne serilir. Bu anlamda Tasvîr-i Sebât, Esrâr-ı Aşk ve Sıdk-ı Canân birer dramdır. Tedbirsizlik oyunu ise bu anlamda diğerlerinden ayrılır. Tedbirsizlik'te yaşlı ve çocuklu dul bir adamın genç ve güzel cariyesiyle evlenme isteği ve bu istek üzerine ailenin yaşadığı olaylar anlatılır. Anlaşılacağı üzere, Yusuf Neyyir, eserlerinde farklı konulara değinmiş, farklı konular için çizdiği karakterlerle renkli bir dünya yaratmıştır. Bu çalışmada Giriş ve Sonuç bölümleri dışında esas konunun ele alındığı iki ayrı bölüm daha vardır. Bunlardan biri, tiyatro metinlerinin incelendiği bölüm, diğeri ise tiyatro metinlerinin Latin harflerine aktarıldığı bölümdür. Anahtar Kelimeler: Yusuf Neyyir, Türk Tiyatrosu, Tasvîr-i Sebât, Esrâr-ı Aşk, Sıdk-ı Canân, Tedbirsizlik.

Neyyir, YusufTiyatroTiyatro oyunları+1
Buket Ülger
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Yusuf Neyyir'in tiyatroları

Yusuf Neyyir, on dokuzuncu yüzyılda yaşamış ve eserlerini de bu dönemin ışığında yazmıştır. Yusuf Neyyir'in bir telif romanı, dört adet tiyatro metni ve bir adet tercüme romanı vardır. Telif ve tercüme romanı hakkında kısaca bilgi verdiğimiz bu çalışmada asıl, tiyatro metinleri ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Yazarımız, tiyatro metinlerinde dönem insanının yaşadığı günlük meselelere değinmiştir. Tasvîr-i Sebât oyununda erkeğin karısını bir Frenk kadını ile aldatması konusu işlenir. Aldatma, bu oyunda ana olaydır. Bununla birlikte oyunda pek çok ara konu da işlenir. Esrâr-ı Aşk'ta bir yanlış anlaşılmadan dolayı felakete sürüklenen iki gencin dramı anlatılır. Sıdk-ı Canân oyununda ise düşman iki ailenin birbirine âşık iki çocuğunun başına gelenler gözler önüne serilir. Bu anlamda Tasvîr-i Sebât, Esrâr-ı Aşk ve Sıdk-ı Canân birer dramdır. Tedbirsizlik oyunu ise bu anlamda diğerlerinden ayrılır. Tedbirsizlik'te yaşlı ve çocuklu dul bir adamın genç ve güzel cariyesiyle evlenme isteği ve bu istek üzerine ailenin yaşadığı olaylar anlatılır. Anlaşılacağı üzere, Yusuf Neyyir, eserlerinde farklı konulara değinmiş, farklı konular için çizdiği karakterlerle renkli bir dünya yaratmıştır. Bu çalışmada Giriş ve Sonuç bölümleri dışında esas konunun ele alındığı iki ayrı bölüm daha vardır. Bunlardan biri, tiyatro metinlerinin incelendiği bölüm, diğeri ise tiyatro metinlerinin Latin harflerine aktarıldığı bölümdür. Anahtar Kelimeler: Yusuf Neyyir, Türk Tiyatrosu, Tasvîr-i Sebât, Esrâr-ı Aşk, Sıdk-ı Canân, Tedbirsizlik.

Neyyir, YusufTiyatroTiyatro oyunları+1
Buket Ülger
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmed Kâmil'in (Selim Nüzhet Gerçek) Canvermezler Tekkesi isimli romanı (İnceleme-metin)

Türk edebiyatı farklı dönemlerde farklı milletlerin edebiyatlarıyla etkileşim içine girmiş, bu edebiyatları etkilediği gibi aynı zamanda da onlardan etkilenmiştir. Bu etkilenmenin bir sonucu olarak da adapte, bir diğer ismiyle uyarlama eserler ortaya çıkmıştır. Adapte eserler, Türk edebiyatının her döneminde önemli bir yer tutmuştur. Daha çok yaptığı bibliyografya çalışmalarıyla bilinen, ilk derleme müdürümüz olan Selim Nüzhet Gerçek'in de Fransız yazar Claude Farrère'den adapte ettiği Canvermezler Tekkesi isimli bir eseri vardır. Selim Nüzhet'in Ahmed Kâmil müstearıyla neşrettiği bu roman 1921 yılında İleri gazetesinde tefrika edilmeye başlanmış, 1922 yılında ise kitap olarak basılmıştır. Yaptığımız bu çalışmayla Selim Nüzhet Gerçek'in pek bilinmeyen bu eserini eski harflerden yeni harflere aktardık. Bu çalışmamızla Türk edebiyatının unutulmuş bu değerli eserini gün yüzüne çıkarmayı amaçladık. Eski harflerden yeni harflere aktardığımız metin hakkında yaptığımız incelemeyle de eserin değerini ortaya çıkarmayı amaçladık. Çalışmamızın 'Giriş' bölümünde 'Selim Nüzhet Gerçek'in Hayatı ve Eserleri' başlığı adı altında Selim Nüzhet'in aile, çalışma ve eğitim hayatı hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca bu bölümde eserlerinin içeriğine de kısaca değinilmiştir. Bu bölümden sonra ise çalışmamızın ana bölümlerinden birini oluşturan Canvermezler Tekkesi romanının incelemesi ve bu incelemeden elde edilen sonuçlar yer almaktatır. Tezimizin son bölümünde çalışmamızın ana bölümlerinden bir diğerini oluşturan Canvermezler Tekkesi romanının Latin harflerine aktarılmış hali yer almaktadır.

EdebiyatGerçek, Selim NüzhetRoman+1
Sümeyye Tural Çivici
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmed Kâmil'in (Selim Nüzhet Gerçek) Canvermezler Tekkesi isimli romanı (İnceleme-metin)

Türk edebiyatı farklı dönemlerde farklı milletlerin edebiyatlarıyla etkileşim içine girmiş, bu edebiyatları etkilediği gibi aynı zamanda da onlardan etkilenmiştir. Bu etkilenmenin bir sonucu olarak da adapte, bir diğer ismiyle uyarlama eserler ortaya çıkmıştır. Adapte eserler, Türk edebiyatının her döneminde önemli bir yer tutmuştur. Daha çok yaptığı bibliyografya çalışmalarıyla bilinen, ilk derleme müdürümüz olan Selim Nüzhet Gerçek'in de Fransız yazar Claude Farrère'den adapte ettiği Canvermezler Tekkesi isimli bir eseri vardır. Selim Nüzhet'in Ahmed Kâmil müstearıyla neşrettiği bu roman 1921 yılında İleri gazetesinde tefrika edilmeye başlanmış, 1922 yılında ise kitap olarak basılmıştır. Yaptığımız bu çalışmayla Selim Nüzhet Gerçek'in pek bilinmeyen bu eserini eski harflerden yeni harflere aktardık. Bu çalışmamızla Türk edebiyatının unutulmuş bu değerli eserini gün yüzüne çıkarmayı amaçladık. Eski harflerden yeni harflere aktardığımız metin hakkında yaptığımız incelemeyle de eserin değerini ortaya çıkarmayı amaçladık. Çalışmamızın 'Giriş' bölümünde 'Selim Nüzhet Gerçek'in Hayatı ve Eserleri' başlığı adı altında Selim Nüzhet'in aile, çalışma ve eğitim hayatı hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca bu bölümde eserlerinin içeriğine de kısaca değinilmiştir. Bu bölümden sonra ise çalışmamızın ana bölümlerinden birini oluşturan Canvermezler Tekkesi romanının incelemesi ve bu incelemeden elde edilen sonuçlar yer almaktatır. Tezimizin son bölümünde çalışmamızın ana bölümlerinden bir diğerini oluşturan Canvermezler Tekkesi romanının Latin harflerine aktarılmış hali yer almaktadır.

EdebiyatGerçek, Selim NüzhetRoman+1
Sümeyye Tural Çivici
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Other supervisors