Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Leyla Ercan

16 theses · Gazi University

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de öğrenim gören yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin kişisel epistemolojileri ile öz değerlendirme ve öz yeterlik algılarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Türkiye?de öğrenim gören yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin kişisel epistemolojileri, öz değerlendirmeleri ve öz yeterlik algıları arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bu amaçla öncelikle, öğrencilerin kişisel epistemolojilerinin, öz değerlendirmelerinin ve öz yeterlik algılarının belirlenmesi; daha sonra, öğrencilerin kişisel epistemolojileri, öz değerlendirmeleri ve öz yeterlik algılarının yaş, sınıf, akademik başarı düzeyi değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi; son olarak çoklu regresyon analizleri yapılarak kişisel epistemolojiler, öz değerlendirmeler ve öz yeterlik algıları arasında anlamlı ilişki olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma verileri, Ankara ilinde bulunan özel ve devlet üniversitelerinde öğrenim görmekte olan çeşitli ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu öğrencilerden (N=180) kolaylıkla bulunabileni örnekleme yöntemi ile gönüllülük esasına dayalı olarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında Kıncal, Şahin ve Kartal (2010) tarafından uyarlama çalışması yapılan ?Epistemolojik İnançlar Anketi? (Chan ve Elliot, 2002, 2004), Gürbüz, Akkuş ve Sığrı (2010) tarafından uyarlama çalışması yapılan ?Temel Öz Değerlendirme Ölçeği? (Judge, Erez, Bono ve Thoresen, 2003), Yeşilay (1996) tarafından uyarlama çalışması yapılan ?Genel Öz Yeterlik Ölçeği? (Jerusalem ve Schwarzer, 1981) ve araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Verilerin analizinde Tek Yönlü Varyans Analizi ve Çoklu Regresyon Analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin bilgi ve bilme hakkındaki düşünce ve inançlarının (kişisel epistemolojilerinin) henüz tam olarak gelişmemiş/olgunlaşmamış çoğulcu aşamada olduğu, duruma göre olumlu ya da olumlu olmayan farklı epistemolojik anlayışlara sahip oldukları; öz değerlendirmelerinin duyuşsal faktörlerde olumlu düzeyde olmadığı, yeterlik ve kontrolün kendisinde olduğu boyutunda olumlu değerlendirmelere sahip oldukları; öz yeterlik algısında ise genel olarak orta düzeyin üstünde olumlu algılara sahip oldukları görülmüştür. Öğrencilerin, kişisel epistemolojilerinin yaş, sınıf ve akademik başarı düzeyi değişkenlerine göre farklılaştığı; öz değerlendirmelerin yaş düzeyi değişkeninde farklılaşmadığı, sınıf ve akademik başarı düzeyi değişkenlerinde farklılaştığı; öz yeterlik algılarının ise yaş ve sınıf düzeyi değişkenlerinde farklılaşmadığı, akademik başarı düzeyi değişkeninde farklılaştığı bulgularına ulaşılmıştır. Yapılan çoklu regresyon analizi sonucunda kişisel epistemoloji, öz değerlendirme ve öz yeterlik algıları arasında anlamlı ilişkiler olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kişisel epistemoloji, öz değerlendirme, öz yeterlik.

EpistemolojiEğitim psikolojisiYabancı uyruklu öğrenciler+6
Murat Erol
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin kişilerarası ilişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmaları ve başkalarını bağışlama davranışlarının incelenmesi

Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin ilişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmaları ile öğrencilerin başkalarını bağışlayabilmeleri arasında bir ilişki olup incelemeyi amaçlamıştır. Araştırma verileri, Gazi Üniversitesinin Gazi Eğitim Fakültesi?nde öğrenim görmekte olan çeşitli bölümlerdeki üniversite öğrencilerinden erişilebilir örnekleme yöntemi ile gönüllülük esasına dayalı olarak toplanmıştır. Çalışma grubu, 194?ü kız ve 126?si erkek olmak üzere toplam 320 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma verileri, ?İlişkiler ile ilgili Bilisel Çarpıtma Ölçeği?, ?Heartland Bağışlama Ölçeği? uygulanarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS (18.00) programı kullanılarak çözümlenmiştir. Öğrencilerin ilişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmalarının ve başkalarını bağışlamalarının cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla ilişkisiz grup t testi kullanılmıştır. Öğrencilerin ilişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmaları (zihin okuma, gerçekçi olmayan ilişki beklentisi, yakınlıktan kaçınma alt boyutları ile birlikte) ile başkalarını bağışlama puanları arasındaki ilişkilerin tespiti için Pearson Momentler Korelasyon Katsıyısı Analizi yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar ise özetle; ilişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmalar toplam puanlarında erkek öğrencilerin toplam puanları kız öğrencilere göre anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Kız öğrencilerin başkalarını bağışlama puanları erkek öğrencilere göre anlamlı düzeyde daha yüksektir. İlişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmalar toplam puanları ile başkalarını bağışlama puanları arasında düşük düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Öğrencilerin zihin okuma bilişsel çarpıtmaları ile başkarını bağışlama puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Öğrencilerin gerçekçi olmayan ilişki beklentisi bilişsel çarpıtmaları ile başkalarını bağışlama puanları arasında düşük düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Öğrencilerin yakınlıktan kaçınma bilişsel çarpıtmaları ile başkarını bağışlama puanları arasında orta düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırma sonucunda ilişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmalar ile başkalarını bağışlama davranışları arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Özellikle yapılacak olan çalışmalara ışık tutarak bireylerin bağışlama ve kişilerarası bilişsel çarpıtmaların farkındalığını arttırıcı müdahale programlarının yapılandırılmasına ve bağışlama davranışlarının ilişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmalar ile arasındaki ilişkinin ele alınmasına yeni bir boyut kazandırmıştır. Anahtar Kelimeler: İlişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmalar, bağışlama.

İclal Çivan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de öğrenim gören yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin yaşam doyumları ve psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de öğrenim gören yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin yaşam doyumları ve psikolojik yardım alma tutumlarının belirlenmesi: daha sonra yaşam doyumu ve psikolojik yardım alma tutumunun; sınıf düzeyi, akademik başarı, ikamet edilen yer, sınıfta kalma ve daha önce psikolojik yardım alma değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Araştırma verileri, Ankara ilinde bulunan özel ve devlet üniversitelerinde öğrenim görmekte olan çeşitli ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu öğrencilerden (N=170) kolaylıkla bulunabileni örnekleme yöntemi ile gönüllülük esasına dayalı olarak toplanmıştır. Araştırma değişkenlerine ilişkin verilerin toplanmasında üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarını ölçmek amacıyla Türküm (1997) tarafından geliştirilen Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği, yaşam doyumlarını belirlemek üzere Diener, Emmons, Larsen ve Griffin (1985) tarafından geliştirilen Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Tek Yönlü Varyans Analizi ve Basit Regresyon Analizi teknikleri kullanılmıştır. Öğrencilerin, yaşam doyumlarının sınıf düzeyi ve ikamet edilen yer değişkenlerine göre farklılaşmadığı; akademik başarı düzeyi, sınıf tekrarı ve daha önce psikolojik yardım alma değişkenlerine göre ise anlamlı şekilde farklılaştığı, psikolojik yardım alma tutumunda ise psikolojik yardım almaya yönelik olumsuz tutumun sınıf düzeyinde anlamlı şekilde farklılaştığı görülmüştür. Araştırma bulgularına göre yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin yaşam doyumu ve psikolojik yardım alma tutumu arasında pozitif yönde ve düşük bir ilişki bulunmuştur.

Yasin Göker
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin aşka ilişkin tutumları ve ilişki doyumlarının kişilik özellikleri ile ilişkisi

Bu araştırmanın iki temel amacı vardır. Birincisi üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri ve aşka ilişkin tutumlarının, romantik ilişki doyumlarını yordayıp yordamadığını incelemektir. İkincisi ise üniversite öğrencilerinin aşka ilişkin tutumlarının ve romantik ilişki doyumlarının, cinsiyete, ilişki sayısına ve ilişki süresine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir.Araştırmaya, 2009-2010 eğitim yılında Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesinin çeşitli bölümlerine devam eden ve romantik ilişki yaşayan, 250 kız, 87 erkek, 337 öğrenci katılmıştır. Araştırmada, verileri toplamak için, Aşka İlişkin Tutumlar Ölçeği (Kısa Form) , Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi, İlişki Doyumu Ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Veri analizinde SPSS 17.0 programı kullanılmış ve t testi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu regresyon analizi yapılmıştır.1.Üniversite öğrencilerinin kişilik özelliklerinden Dışadönüklük ile Yumuşak Başlılık, Sorumluluk, Nevrotizm, Deneyime Açıklık kişilik özellikleri, birlikte Romantik İlişki Doyumuna ilişkin varyansın %11'ini açıklamıştır. Yordayıcı değişkenlerden deneyime açıklık romantik ilişki doyumunun en güçlü yordayıcısı olurken bunu dışadönüklük kişilik özelliği izlemiştir.2.Üniversite öğrencilerinin aşk tutumlarından, Özgeci Aşk, Arkadaşça Aşk, Tutkulu Aşk, Mantıklı Aşk, Oyun Gibi Aşk, Sahiplenici Aşk tutumları, Romantik İlişki Doyumuna ilişkin varyansın %58'ini açıklamıştır. Yordayıcı değişkenlerden tutkulu aşk romantik ilişki doyumunun en güçlü yordayıcısı olurken bunu sırasıyla özgeci aşk, sahiplenici aşk ve oyun gibi aşk izlemiştir.3.Üniversite öğrencilerinin aşka ilişkin tutumları cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermiştir. Erkeklerin kadınlara göre özgeci ve oyun gibi aşk tutumları puanlarının daha yüksek olduğu ve kadınların erkeklere göre mantıklı ve arkadaşça aşk tutumu puanlarının daha yüksek olduğu bulunmuştur.4.Üniversite öğrencilerinin romantik ilişki doyumları cinsiyete ve ilişki sayısına göre anlamlı farklılık göstermemiştir.5.Üniversite öğrencilerinin aşka ilişkin tutumları ilişki sayısına ve ilişki süresine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Üniversite öğrencilerinin yaşanılan ilişki sayısı arttıkça oyun gibi aşk tutumu puanlarının yükseldiği, arkadaşça aşk tutumu puanlarının ise düştüğü bulunmuştur. Üniversite öğrencilerinin yaşanılan ilişki süresi uzadıkça tutkulu aşk tutumu puanlarının yükseldiği bulunmuştur6.Üniversite öğrencilerinin romantik ilişki doyumları ilişki süresine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Üniversite öğrencilerinin ilişki süresi arttıkça romantik ilişki doyumlarının yükseldiği bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Aşk Tutumları, Kişilik Özellikleri, Romantik İlişki Doyumu

AşkCinsiyet farklarıEğitim psikolojisi+7
Beyhan Budak
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde salırganlık ve problem çözme

Bu araştırmanın amacı, cinsiyetlere, okul türlerine, sınıf düzeylerine, ailelerinin ekonomik gelir düzeylerine ve anne-babalarının eğitim seviyelerine göre ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık düzeyleri ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir.Veriler SPSS 11.5 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veri toplamak amacıyla Ankara ili Çankaya ilçesinde ortaöğretime devam eden 542 (217 kız ve 325 erkek) öğrenciye ölçme araçları uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak ?Kişisel Bilgi Formu?, ?Saldırganlık Ölçeği? ve ?Problem Çözme Envanteri? kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde; cinsiyetlere göre saldırganlık puanlarının farklılaşıp farklılaşmadığı t-testi kullanılarak, okul türlerine, sınıf düzeylerine, ailelerin ekonomik gelir düzeylerine, anne-babalarının eğitim seviyelerine göre saldırganlık puanlarının farklılaşıp farlılaşmadığı tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılarak yapılmıştır. Tek yönlü varyans analizi sonucunda, ailelerinin ekonomik gelir düzeylerine göre ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık puanları açısından ortaya çıkan farkın kaynağını bulmak amacıyla Tukey testi yapılmıştır. Ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık ve problem çözme toplam puan ve alt ölçekleri (Aceleci Yaklaşım, Düşünen Yaklaşım, Kaçıngan Yaklaşım, Değerlendirici Yaklaşım, Kendine Güvenli Yaklaşım ve Planlı Yaklaşım) arasındaki korelasyon değerleri hesaplanmıştır. Analizlerde hata payı üst sınırı .05 olarak hesaplanmıştır.Araştırmanın bulguları:1) Cinsiyetlere göre ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinde anlamlı bir farklılaşma olduğu bulunmuştur. Erkek öğrencilerin saldırganlık düzeylerinin, kız öğrencilerin saldırganlık düzeylerinden daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.2) Devam edilen okul türlerine göre ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinde, anlamlı bir şekilde farklılaşma olmadığı bulunmuştur.3) Sınıf düzeylerine göre ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinde anlamlı bir farklılaşma olmadığı bulunmuştur.4) Ailelerin ekonomik gelir düzeylerine göre ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmuştur. Bu farkın daha çok ailelerinin ekonomik gelir düzeyleri yüksek olan grup ile ailelerinin ekonomik gelir düzeyleri orta olan grup arasında olduğu tespit edilmiştir. Ailelerinin ekonomik gelir düzeyleri yüksek olan ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık düzeyleri de yüksek çıkmıştır.5) Annelerinin eğitim seviyelerine göre ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık düzeyleri incelendiğinde anlamlı bir ilişki olmadığı bulunmuştur. Bu durum annelerin eğitim seviyelerinin, çocuklarının saldırgan davranışlarını kontrol etmede çok fazla etkili olmadığını ortaya koymuştur.6) Babalarının eğitim seviyelerine göre ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinde anlamlı bir ilişki olmadığı bulunmuştur.7) Ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık düzeyleri ile problem çözme becerileri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki vardır. Diğer bir ifadeyle, ortaöğretim öğrencilerinin problem çözme becerileri arttıkça, saldırganlık düzeylerinin azalmakta olduğu bulunmuştur.

ErgenlerErgenlikErgenlik problemleri+3
Seyhan Cengiz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde saldırganlığın madde bağımlılığı ve diğer değişkenlerle ilişkisi

Bu çalışma, ergenler arasında saldırganlığın, madde bağımlılığı ile ilişkisini incelemek amacıyla yapılmış bir araştırmadır. Bununla beraber, cinsiyet, SED, eğitim düzeyi, örgün eğitimde öğrenci olma veya cezaevinde bulunma durumu ile kullanılan madde türleri arasındaki ilişkiler de incelenmiştir. Araştırmada kullanılan Saldırganlık Ölçeği (Aggression Questionnaire) Buss ve Perry (1992) tarafından geliştirilmiştir.Araştırmanın evrenini, 2007-2008 yıllarında, ortaöğretim çağında örgün eğitim kurumundaki 160 öğrenci ile cezaevinde bulunan 100 hükümlü-tutuklu ergen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi hem ortaöğretim okullarında hem cezaevinde bulunan ergenlerden tesadüfî örneklem yöntemi ile seçilmiştir. Veriler, SPSS 15.0 istatistiksel çözümleme programı aracılığıyla analiz edilmiştir ve aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.Araştırmada kullanılan madde türlerinin dağılımı incelendiğinde; ergenlerin en fazla esrar kullandıkları ortaya çıkmıştır. Madde bağımlılığı ile saldırganlık, cinsiyet, saldırganlık alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki olduğu; buna karşın madde türü, SED, eğitim düzeyi, örgün eğitimde ya da cezaevinde bulunma durumu arasında anlamlı bir ilişki olmadığı; madde türü ile bütün değişkenler arasında anlamlı bir ilişki olmadığı; saldırganlık alt boyutları ile eğitim düzeyi, madde türü arasında anlamlı bir ilişki olmadığı; ancak SED, cinsiyet, örgün eğitimde ya da cezaevinde bulunma durumu ve madde kullanımı arasında anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.Anahtar Sözcükler: Madde Bağımlılığı, saldırganlık, ergenler, cezaevi

Ceza infaz kurumlarıErgenlerMadde bağımlılığı+1
Cansu Karataş Terzi
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin bağlanma stilleri ve yaşam doyumlarının incelenmesi

Bu araştırmada lise öğrencilerinin bağlanma stilleri ile yaşam doyumu arasındaki ilişki incelenmiştir. Bağımsız değişken olarak cinsiyet, sınıf, kardeş sayısı, doğum sırası, annenin eğitim düzeyi, babanın eğitim düzeyi, anne ve babanın çalışma durumları, 0-6 yaş arasında bakım veren kişi ele alınmıştır.Uygulama 2008 ? 2009 eğitim ? öğretim yılında Niğde ili sınırları içerisinde bulunan ve araştırmaya gönüllü olarak katılan 220 kız, 182 erkek olmak üzere toplam 402 lise öğrencisi üzerinde yapılmıştır.Araştırmada yaşam doyumunu ölçmek için Yaşam Doyumu Ölçeği, bağlanma stillerini ölçmek için İlişki Ölçekleri Anketi ve bağımsız değişkenlerle ilgili bilgileri toplamak için Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır.Araştırma kapsamında kullanılan anket ile toplanan verilere ilişkin frekans ve yüzdelik dağılımlar bulunmuş, elde edilen sonuçlar tablolaştırılarak bulgular bölümünde yorumlanmıştır.Bilgi formu ve ölçeklerden elde edilen verilerin analizi, SPSS for Windows 13.0 istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Betimsel istatistikler için frekans ve yüzdeler kullanılmıştır. Gruplar arası farklılıkları belirlemek için ?t? testi ve ?tek yönlü varyans analizi? kullanılırken , değişkenler arası ilişkilere bakmak için ?korelasyon? tekniklerinden yararlanılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlar, öğrencilerin bağlanma stilleri ile yaşam doyumları arasında anlamlı bir ilişkinin olduğunu göstermektedir. Erkek öğrencilerin yaşam doyumları kızlara göre, dokuzuncu ve onuncu sınıf öğrencilerinin yaşam doyumları on birinci sınıf öğrencilerine göre, annesi üniversite mezunu olan öğrencilerin yaşam doyumları annesi okur yazar olmayanlara göre daha yüksektir. Öğrencilerin yaşam doyumları ebeveynlerinin çalışma durumundan, babalarının eğitim düzeylerinden, kardeş sayısı ve doğum sırasından etkilenmemektedir.Buna ek olarak erkekler daha çok güvenli ve saplantılı bağlanma stillerine sahipken kızlar daha çok korkulu bağlanma stiline sahiptir. Onuncu sınıf öğrencileri dokuzuncu sınıf öğrencilerine göre, annesi okur yazar olmayan öğrenciler annesi ilkokul mezunu olanlara göre daha fazla korkulu bağlanma stiline sahiptir. Öğrencilerin bağlanma stilleri ebeveynlerinin çalışma durumlarından, babalarının eğitim düzeyinden, kardeş sayısı ve doğum sırasından etkilenmemektedir.

BağlanmaBağlanma stilleriEğitim psikolojisi+3
Gülhan Başer Şeker
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin mükemmeliyetçi kişilik özelliği ile empati düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin mükemmeliyetçi kişilik özelliği ile empati düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi ve ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu amaçla araştırma Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi, sosyal ve fen- matematik programlarında öğrenimlerini sürdüren, rastgele seçilen 430 kız ve erkek üniversite öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği Özbay ve Mısırlı-Taşdemir (2003); Kişiler Arası Tepkisellik Ölçeği Davis (1980) tarafından geliştirilen ve Özbay ve Yıldırım (2003) tarafından geliştirilen ve araştırmacı tarafından da geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır ve araştırmanın verileri elde edilmiştir. Araştırmada Manova, Person Momentler Çarpımı Korelâsyon, t-testi, Anova ve scheffe testi Tekniği kullanılmıştır.Cinsiyete göre mükemmeliyetçilik alt boyutları ile empati alt boyutları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Mükemmeliyetçilik alt boyutları ( hatalara aşırı ilgi, aile beklentileri ve kişisel standartlar) ile empati alt boyutu (bakış açısı alma) arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yaşa göre mükemmeliyetçilik alt boyutları ile empati alt boyutları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Fakat yaşa göre, empati alt boyutuna (kişisel strese) göre anlamlı bir fark bulunmuştur. Mükemmeliyetçilik alt boyutları ile empati alt boyutları arasında öğrenim gördükleri alan ve sınıf değişkenine göre anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ama sınıfa göre, mükemmeliyetçilik alt boyutu olan davranışlardan şüphe'ye göre anlamlı bir fark bulunmuştur.

Ahmed A. Yaoar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin algılanan sosyal destek ve yalnızlık düzeyleri ile stresle başa çıkma düzeyleri arasındaki ilişki

Arastırmada lkögretim 8. sınıf ögrencilerinin algılanan sosyal destek ve yalnızlık düzeyleri ile stresle basaçıkma düzeyleri arasındaki iliski incelenmistir. Ayrıca, ögrencilerin stresle basaçıkma, yalnızlık ve algılanan sosyal destek düzeyleri cinsiyet, anne babanın evli ya da bosanmıs olması, anne babanın hayatta olup olmaması, anne babanın öz veya üvey olması, anne ve babanın çalısıp çalısmaması, anne ve babanın ögrenim durumu, ailelerin ekonomik durumu, ögrencilerin kardes sayısı, ögrencilerin akademik basarı durumu ve algılanan anne baba tutumları gibi degiskenler açısından da incelenmistir. Arastırma betimsel olarak hazırlanmıstır. Arastırmanın çalısma grubunu 2005-2006 egitim-ögretim yılında, Ankara ili Sincan ilçesinde Milli Egitim Bakanlıgına baglı olarak görev yapan Altınordu Layıka Akbilek lkögretim Okulunun 8. sınıf ögrencileri (230 kisi) olusturmustur. Arastırmada verileri toplamak için, arastırmacı tarafından gelistirilen ?Kisisel Bilgi Formu?; Özbay, Ercan ve Tertemiz (2005) tarafından gelistirilen ?Ergenlerde Stresle Basaçıkma Envanteri?; Russell, Peplau ve Fergusan (1978) tarafından gelistirilen ve daha sonra Russell, Peplau ve Cutrona (1980) tarafından tekrar

Ayşe Sibel Demirtaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde stresle başa çıkma tarzlarının atılganlık düzeyi ve bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, ergenlerin kullandıkları stresle başa çıkma tarzları ile atılganlıkdüzeylerinin birbiriyle olan ilişkisi ve cinsiyet, sınıf düzeyi ve anne-baba eğitimdüzeyi değişkenlerinin stresle başa çıkma tarzlarına ve atılganlık düzeylerine etkisiaçısından incelenmesi amaçlanmaktadır.Araştırma, 2005-2006 öğretim yılında Ankara il merkezinde bulunan AyrancıGenel ve Ayrancı Anadolu Liselerinde öğrenim gören lise 1, lise 2 ve lise 3. sınıföğrencilerinden 416'sı kız 301'i erkek toplam 717 ergen üzerinde yapılmıştır.Ergenlik döneminde oldukları kabul edilen lise öğrencilerinin stresle başa çıkmatarzları Özbay (1993) tarafından geliştirilen ?Stresle Başa Çıkma Ölçeği (SBTÖ)?ile; atılganlık düzeyleri ?Rathus Atılganlık Envanteri (RAE)? ile ölçülmüştür.Verilerin analizi için, öncelikle ergenlerin stresle başa çıkma tarzları ölçeğindenaldıkları puanların atılganlık ölçeğinden aldıkları puanla ilişkisine Pearson-Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı (r) kullanarak bakılmıştır. Bunun yanındacinsiyet ve atılganlık düzeyi değişkenlerinin stresle başa çıkma tarzları üzerindekibireysel ve etkileşimsel etkilerine bağlı olarak anlamlı farklılıklar gösteripgöstermediğinin belirlenmesi amacıyla İlişkisiz Örneklemler İçin İki FaktörlüANOVA kullanılmıştır. Gruplar arasında anlamlı farkların çıkması durumunda,hangi gruplar arasında anlamlı farklılıkların olduğunu belirlemek amacıylaBenferroni Çoklu Karşılaştırma Testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, ergenlerin stresle başa çıkmatarzlarıyla atılganlık düzeyi arasında anlamlı ilişki olduğu ve cinsiyet, sınıf düzeyi,anne ve baba eğitim düzeyi değişkenlerinin ergenlerin başa çıkma tarzları veatılganlık düzeyleri üzerinde etkili olduğu yönündedir.ii

Seda Tan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesinde okuyan polis koleji kaynaklı ve lise kaynaklı öğrencilerin mesleki yetenekleri, ilgi ve değerleri yönünden incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi'nde okuyan 1. ve 4. sınıf kolej ve lise kaynaklı öğrencilerin yetenek, ilgi ve değerlerini saptayarak sınıf düzeyine ve geliş kaynaklarına (lise/kolej) göre farklılaşıp farklılaşmadığını saptamaktır. Bu amaçla, iki farklı grubun yetenek, ilgi ve değerlerini tespit etmek için "Kendini Değerlendirme Envanteri" uygulanmıştır. Araştırmanın evreni Ankara ili Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi'nde 1. ve 4. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi'nin 1. sınıf öğrencilerinden 58 Kolej kaynaklı, 63 lise kaynaklı 121, 4.sınıf öğrencilerinden 40 kolej kaynaklı, 41 lise kaynaklı 81 öğrenciden oluşan toplam 202 öğrenci araştırma kapsamına alınmıştır. Öğrencilerin Polis Akademisi' ne geliş kaynaklarına göre (lise/kolej) Kendini Değerlendirme Envanterinin alt boyutlarından ve toplamda alman puanlarının karşılaştırılması, Tek Yönlü Varyans Analizi ile yapılmıştır. Anlamlı çıkan varyans analizi sonuçları için gruplar arası farkın kaynağım bulmak üzere çoklu karşılaştırma testlerinden LSD uygulanmıştır. Kaynak ayrımı yapılmaksızın birinci ve dördüncü sınıfların alt puan ve toplam puanlarının karşılaştırılmasında ise bağımsız (ilişkisiz) örneklemler için (t) testi kullanılmıştır. Araştırmada Kendini Değerlendirme Envanteri yoluyla elde edilen verilere göre, 1. ve 4. sınıf öğrencileri toplu olarak değerlendirildiğinde; en yüksek yetenek alam, "sözel yetenek", en yüksek ilgi alam "ikna", en fazla önem verilen değer ise "yeteneği kullanma" olarak; en düşük yetenek alam olarak "şekil-uzay", en az ilgi alam "müzik", en az önem verilen değer ise "kazanç" elde etme olarak bulunmuştur. Yetenek alanında lise ve kolej kaynaklı iki grubun "sözel ve sayısal yetenek"leri arasında istatistiksel yönden anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ancak "şekil-uzay" yeteneğinde gruplar arası anlamlı düzeyde farklılık bulunmamıştır. Polis Akademisi kolej ve lise kaynaklı 1. ve 4. sınıf öğrencilerine uygulanan Kendini Değerlendirme Envanteri sonucu elde edilen verilere göre, lise ve kolejii kaynaklı bu iki grubun "ticaret" ve "iş ayrıntıları" ilgilerinde anlamlı düzeyde fark bulunmuş olup; "temel bilim", "sosyal bilim", canlı varlık", "mekanik", "ikna", "edebiyat", "güzel sanatlar", "müzik" ve "sosyal yardım" ilgi alanlarında ise anlamlı düzeyde farklılıklar bulunmamıştır. Mesleki değerler konusunda bu lise ve kolej kaynaklı iki grubun "değişiklik", "liderlik", kazanç", ve "ün sahibi olma" değerleri arasında istatistiksel yönden anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Araştırma bulgularında "değişiklik", "liderlik", "kazanç", ve "ün sahibi olma" değerleri 4. sınıf kolej kaynaklı öğrencilerin 1. sınıf kolej ve lise kaynaklı öğrencilerden ayrıca 4. sınıf lise kaynaklı öğrencilerde daha yüksek düzeyde olduğunu göstermiştir. Yine kendini değerlendirme envanterindeki "yeteneği kullanma", "yaratıcılık", "yarışma", "işbirliği" ve "düzenli yaşam" değerlerinde bu gruplar arasında anlamlı farklılıklar bulunmamıştır. Testin sonuçları, araştırma grubundaki bütün öğrencilerin değer alt ölçeklerinden en yüksek puanı yeteneği kullanmada, en düşük puanları ise kazanç alt ölçeğinden aldıklarım göstermektedir.

Esra Öztürk
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Grup rehberliği programının ilköğretim II. kademede okuyan boşanmış aile çocuklarının uyum düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, grup rehberliği programının ilköğretim II. kademede okuyan boşanmış aile çocuklarının uyum düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma, 2003-2004 öğretim yılında Ankara İli, Kızılcahamam îlçesi'ndeki ilköğretim okullarının 6. 7. ve 8. sınıflarında okuyan 30 boşanmış aile çocuğu üzerinde yapılmıştır. Araştırmada, deney grubu 15, kontrol grubu 15 boşanmış aile çocuğundan oluşmuştur. Araştırmanın deseni, öntest, sontest, deney ve kontrol gruplu desendir. Boşanmış aile çocuklarının uyum düzeylerini ölçmek için Özgüven (1992) tarafından geliştirilen "Hacettepe Kişilik Envanteri" kullanılmıştır. Ayrıca boşanmış aile çocukları ile ilgili bilgi edinmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Deney grubundaki boşanmış aile çocuklarına, haftada l'er saat olmak üzere 10 hafta süreyle araştırmacı tarafından grup rehberliği programı uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise herhangi bir uygulama yapılmamıştır. Deneysel işlemin etkililiğini test etmek amacıyla, toplanan veriler bağımlı ve bağımsız gruplar için "t testi" ile çözümlenmiştir. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 11.0 paket programından yararlanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p< 0.05'e göre değerlendirilmiştir. Araştırmada uygulanan grup rehberliği programının amacı, çocukların boşanma ile ilgili duygularım tanımalarına ve ifade etmelerine, boşanmanın ne anlama geldiğini kavramalarına, boşanmanın olumsuz etkileriyle başaçıkma becerilerini tanımalarına, kendisi ve ailelerine karşı olumlu bakış açısı geliştirmelerine yardımcı olmaktır. Araştırma bulguları, uygulanan grup rehberliği programının, boşanmış aile çocuklarının uyum düzeylerini geliştirmede etkili olduğunu ortaya koymuştur. Türkiye'de boşanmış aile çocuklarına yönelik araştırmaların yaygınlaştırılabileceği bu araştırmanın önerileri arasındadır. Araştırmacıların ve psikolojik danışmanların bu alanda yapacağı çalışmalara ihtiyaç vardır. iii

Bekir Erol
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Lise türü farklı öğrencilerin denetim odaklarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada lise türü farklı öğrencilerin anne-baba tutumlarıyla denetim odağı ilişkisinin düzeyi ile cinsiyet, lise türü, annenin öğrenim durumu, babanın öğrenim durumu, sosyo-ekonomik düzey, ailenin tümünü ilgilendiren kararların kim tarafından alındığı, öğrenciyi ilgilendiren kararların kim tarafından alındığı, sorunları çözerken kimlerden yardım aldığı, anne-babanm meslek seçmedeki yaklaşımı, öğrencilerin nasıl bir meslek istedikleri, öğrencilerin en iyi mesleğin ne olduğuna yönelik görüşleri açısından denetim odaklarının farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırma evrenini 2003-2004 Eğitim Öğretim yılı ikinci yarısında Ankara il merkezinde fen lisesi, anadolu lisesi, süper lise ve genel lise 2. sınıfta okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklemin seçiminde küme örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Genel toplam olarak 400 öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmada ölçme araçları olarak Nowicki - Strickland Denetim Odağı Ölçeği ve Anne-Baba Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamındaki süreksiz değişkenlerle ilgili bilgiler araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formundaki maddelerle elde edilmiştir. Veriler SPSS 1 1.0 for Windows paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada t testi, tek yönlü varyans analizi, pearson-momentler çarpım korelasyon katsayısı tekniği kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p< 0.05'e göre değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda denetim odaklarının cinsiyet, öğrencilerin nasıl bir meslek istedikleri ve en iyi mesleğin ne olduğuna yönelik görüşlerine göre farklılaşmadığı bulunmuştur. Denetim odağının anlamlı olarak farklılaştığı değişkenler, lise türleri, annenin öğrenim durumu, babanın öğrenim durumu, sosyo ekonomik düzey, ailenin tümünü ilgilendiren kararların kim tarafından alındığı,öğrenciyi ilgilendiren kararların kim tarafından alındığı, sorunları çözerken kimlerden yardım alındığı, anne-babanın meslek seçmedeki yaklaşımlarıdır. Anne tutumları ve öğrencilerin denetim odağı puanları arasında; denetim odağı ile demokratik anne tutumu p <.001 düzeyinde negatif ve anlamlı bir ilişki, denetim odağı ile koruyucu-istekçi anne tutumu p <.001 düzeyinde pozitif ve anlamlı bir ilişki, denetim odağı ile otoriter anne tutumu p <.001 düzeyinde pozitif ve anlamlı bir ilişki vermektedir. Denetim odağmdaki toplam varyansm, %14'ünün demokratik anne tutumundan, %10'nun koruyucu-istekçi anne tutumundan, %25'inin otoriter anne tutumundan kaynaklandığı açıklanmaktadır. Baba tutumları ve öğrencilerin denetim odağı puanları arasında; denetim odağı ile demokratik baba tutumu p <.001 düzeyinde negatif ve anlamlı bir ilişki, denetim odağı ile koruyucu-istekçi baba tutumu p <.001 düzeyinde pozitif ve anlamlı bir ilişki, denetim odağı ile otoriter baba tutumu p <.001 düzeyinde pozitif ve anlamlı bir ilişki vermektedir. Denetim odağmdaki toplam varyansm, %14'ünün demokratik baba tutumundan, %13'nun koruyucu-istekçi baba tutumundan, %25'inin otoriter baba tutumundan kaynaklandığı açıklanmaktadır.

Ana-baba tutumuDenetim odağıLise öğrencileri
Selin Doğan Özcan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Grup rehberliği etkinliklerinin ilköğretim çağındaki çocukların kendine saygı düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı; ilköğretim 6. sınıf öğrencilerine uygulanacak Grup Rehberliği Etkinliklerinin Kendine Saygı Düzeyini yükseltmedeki etkisini ortaya koymaktır. Bunun için araştırma; ön-test son-test kontrol gruplu deneysel desen olarak hazırlanmıştır. Araştırmada ilk olarak, bir ilköğretim okulunda okuyan 6. smıf öğrencilerinden 100 tanesine Kendine Saygı Ölçeği uygulanarak bu öğrencilerin içinden kendine saygı düzeyi düşük olanlar belirlenmiştir. Belirlenen öğrencilerin 15 tanesi deney, 15 tanesi de kontrol grubuna eşleştirilerek atanmıştır. Deney grubundaki öğrencilere haftada bir gün ortalama 90 dakika olmak üzere 8 haftalık bir grup rehberliği etkinlikleri programı uygulanmıştır. Bu süre boyunca kontrol grubuna bir işlem uygulanmamıştır. Grup Rehberliği Etkinlikleri Programı sona erdiğinde her iki gruba da kendine saygı ölçeği tekrar uygulanmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 10.0 programı ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde tekrarlanmış ölçümlere uygun bağımlı t testi ile varyans analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları deney ve kontrol grubunun homojen olduğunu, deney grubunun ön-test son-test puan ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak Grup Rehberliği Etkinliklerinin ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin Kendine Saygı Düzeylerine olumlu etkisi vardır,denilebilir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara yönelik öneriler sunulmuştur. n

Benlik saygısıEğitim psikolojisiGrup rehberliği+3
Hayriye Gerger Altıner
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin sınav kaygısı ile baş etmelerinde akran rehberliğinin katkısı

Bu araştırmada, lise öğrencilerinin sınav kaygısı ile baş etmelerinde akran rehberüğinin katkısı incelenmiştir. Araştırma 2002-2003 eğitim-öğretim yılında Kırşehir İli Kırşehir Lisesi Lise 3 (11. sınıf) öğrencilerinden 6'sı kız 6'sı erkek toplam 12 akran rehberli (akran danışmanı) ve bunların yardım hizmeti 120 deney ve 120 kontrol gruplu toplam 240 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Öğrencilerin sınav kaygısı düzeyleri Öner (1990) tarafından Türk Kültürüne uyarlanan Sınav Kaygısı Envanteri (SKE) ile ölçülmüştür. Akran rehber grubuna 7 haftalık sınav kaygısı ile baş etme beceri si eğitimi verilmiş ve eğitim süreci öncesi ve sonrası sınav kaygısı tutum düzeyleri SKE ile ölçülmüştür. Öntest-sontest ölçümlerinden elde edilen veriler "Wilcoxson işaretli Sıralar Testf ' ile analiz edilmiştir. Daha sonra sınav kaygısı ile baş etme beceri eğitimini tamamlayan akran rehberleri tarafından deney grubundaki öğrencilere sınav kaygısı ile baş etme konusunda 7 hafta süreyle yardım sunulmuştur. Bu yardım sürecinin öncesinde ve sonrasında öğrencilerin sınav tutum düzeyleri SKE ile ölçülmüştür. Öntest ve sontest ölçümlerinden elde edilen veriler "t Testf ile analiz edilmiş ve şu bulgular elde edilmiştir; 1. Akran rehberliği, lise öğrencilerinin sınav kaygı ile baş etmelerinde kuruntusal boyuttaki kaygılarının azalmasında etkili olmuştur. 2. Akran rehberliği, lise öğrencilerinin sınav kaygı ile baş etmelerinde duyuşsallık boyuttaki kaygılarının azalmasında etkili olmuştur. 3. Akran rehberliği, lise öğrencüerinin sınav kaygı ile baş etmelerinde tüm test boyuttaki kaygılarının azalmasında etkili olmuştur. u

Akran danışmaEğitim psikolojisiLise öğrencileri+3
Gazanfer Kürşat Pehlivan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Çevik kuvvet polisinin iş stresi ve depresyon düzeninin azaltılmasında grupla psikolojik danışmanın etkisi

Bu çalışmanın amacı " Çevik Kuvvet Polisinin iş Stresi ve Depresyon düzeylerinin azaltılmasında Grupla Psikolojik Danışmanın etkisini" ortaya koymaktır. Araştırma Ankara Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görev yapmakta olan polis memurlarıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada deneysel model kullanılmıştır. Bu araştırmada veri toplama araçları olarak A. Beck tararından geliştirilen ve N. Şahin tarafından Türkçe'ye uyarlanan Beck Depresyon Envanteri(BDE) ile S. Haynes tarafından geliştirilen ve Aktaş(1996) tarafından Türkçe'ye uyarlanan İş Stres Düzeyi Ölçeği(İSDÖ) kullanılmıştır. Ön-Test Son-Test uygulamalı deney grubuna katılan polis memurlarıyla on haftalık grupla psikolojik danışma uygulaması yapılmıştır. İş Stres Düzeyi Ölçeği ile Beck Depresyon Envanteri, grup oturumlarının öncesinde ve sonrasında uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS for Windows programında değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde "Bağımlı T Testi" kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları aşağıdaki gibidir: 1 -Çevik Kuvvet Polisinin depresyon düzeyinin azaltılmasında grupla psikolojik danışma etkilidir. 2- Çevik Kuvvet Polisinin iş stresi düzeyinin azaltılmasında grupla psikolojik danışma etkilidir. Bu sonuçlara göre; "Grupla Psikolojik Danışmanın Polis Memurlarının İş Stresi ve Depresyon Düzeylerinin Azaltılmasında Etkili" olabileceği belirlenmiştir. Ve Emniyet Müdürlükleri bünyesinde psikolojik danışmanların görevlendirilmesi önerilmiştir. m

DepresyonGrupla psikolojik danışmaPolis+7
Sema Öçalan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2003
00

Other supervisors