Theses supervised by Doç. Dr. Ayhan Erol
11 theses · Dokuz Eylül University, Afyon Kocatepe University
İşitme engelli koklear implant kullanıcısı çocukların [re]habilitasyonunda müziğin pragmatik kullanımı
Bu çalışmanın amacı, koklear implantlı (Kİ) çocukların rehabilitasyonunda müzikten yararlanmanın yöntemlerini ve belli başlı sonuçlarını incelemektir. Bu çerçevede araştırma öncelikle Kİ alıcılarının müzik algılaması ile ilişkili en son çalışmaların bazılarını gözden geçiriyor ve koklear implantasyonun çocukların müzik algılamasında nasıl bir etkiye sahip olduğunu inceliyor. Müzik kimi zaman sadece bir şey söylemekten çok bir şey yapmaya yöneliktir, bu da müziği temelde pragmatik yapar. Dolayısıyla burada sunulan çalışmanın en önemli amaçlarından biri koklear implantlı çocukların rehabilitasyonlarında müziğin pragmatik rolünü kanıtlamak olmuştur. Bu çerçevede İzmir'de özel bir rehabilitasyon merkezi olan Duy-Kon'da bir müzik öğretmeni olarak hizmet verilerek katılımcı-gözlem yöntemine dayalı bir örnek çalışma gerçekleştirilmiştir. Duy-Kon'da yaşları 9 ila 14 arasında olan 6 doğuştan işitme engelli Kİ kullanıcısı çocuk seçilmiştir. Çocuklar ritim ayırt etme, perde algılama, çalgı tanıma ve bildik bir ezgiyi kavrama testine tabi tutulmuştur.Mevcut bulgular Kİ kullanıcısı çocukların, perde algılaması, çalgı tanımlaması ya da ezgiyi anlama gibi görevler açısından müzik testlerinde normal olarak işiten çocuklardan önemli derecede zayıf olduğunu gösterirken, benzer araştırmalar içinde Kİ kullanıcılarının da olduğu koklear işitme kaybı olanların normal işiten çocuklar ile eşit derecede zamansal ayrım becerisine sahip olduğuna işaret etmektedir. Bu durumun Duy-Kon'daki çocuklar açısından da aynı olduğunu hemen söyleyelim. Deneyimimiz bize göstermiştir ki, müzik öğretilen implantlı çocuklar müziği çok eğlenceli bulmuşlardır. Rehabilitasyonun sıkıcı süreci böylece çocuklar açısından bir eğlence zamanına dönüşmüştür. Çocukların tümü müziği anlamada, en azından müziğin kimi bileşenlerini anlamada kayda değer ilerleme göstermiştir. Sözgelimi ritmi sorunsuz anlamak hecelerin anlaşılmasında daha iyi sonuçlar alınmasına yardımcı olmakta, kelimelerin uzunluğu ve sesbirimlerin sayısının anlaşılmasına katkıda bulunmaktadır. Sonuç olarak Duy-Kon'da verilen müzik dersleri Koklear implantlı çocukların rehabilitasyonunda müziğin önemli bir pragmatik rolü olduğunu kanıtlamıştır.
Mekan-müzik ilişkisi açısından Türkiye'de ?taverna?
Bu inceleme, alan çalışmasından toplanan etnografik gerecin teorik irdelemeye tabi tutulduğu bir popüler müzik araştırmasıdır. Dolayısıyla birinci bölüm, metodolojk prensip gereği kuramsal tartışmaya ayrılmıştır. İkinci bölümde birer ?temsil mekanı? olan Türkiye'deki eğlence mekanlarının kısa bir tarihçesi verilmiştir. Üçüncü bölümün ilk kesiminde birinci bölümde ayrıntılarıyla gerçekleştirilen kuramsal tartışma ile çalışmanın odağı olan taverna arasında ilişki kurulmuş ve bağlamlaştırılması yapılmıştır. Üçüncü bölümün ikinci kesiminde ise Türk popüler müzik tarihi yazımcılığında öne çıkan kaynaklar gözden geçirilmiş ve kesimin sonunda yine bir etnografi ağırlıklı çalışma olan gazino incelemesinin içindeki taverna betimlemelerine yer verilmiştir. Böylece bu çalışmanın `vaka incelemesi' (case study) kesimine daha yumuşak bir geçiş yapılmıştır.Bu bağlamda `taverna'; mekan, müzik, müzisyen ve izlerkitle/müşteri üzerinden analiz edilmeye çalışılmıştır. Müzisyenler, işletmeciler ve mekan çalışanları ile yapılan görüşmeler bu mekanlarda gerçekleştirilen gözlemlerle birleştirilmiş ve teorik irdelemeye tabi tutulmuştur. Bu çalışmada gerek genel olarak müzik aracılığı ile inşa edilen eğlence mekanları, gerekse `özgül' bir eğlence mekanı olarak taverna, ?temsil mekanı? olarak kavramlaştırılmıştır. Taverna müziği, bir eğlence yaşamı geleneğininin olduğu özgül bir kentsel mekanda (İstanbul ve Türkiye'nin diğer büyük şehirleri) bu mekanın (kent) sürekliğine ve değişimine görünürlük kazandıracak şekilde bir başka alt mekanda (taverna) belli bir dönemde (1980'ler) ortaya çıkmış bir türdür. Üstelik burada gerçekleştirilen müziksel pratiklerin niteliği (üslup, repertuar, çalgılama vb) ayırdedici bir ?toplumsal pratik? olarak mekanı inşa ederken, bu mekanın ?temsil gücü? de bir popüler müzik tarzı olarak tavernanın ortaya çıkıp olgunlaşmasını sağlamıştır. Taverna müziği, belki müzik endüstrisinin verdiği isimle, belki de konuşlandırıldıkları fiziksel yerlemlerin eskiden ?Yunan taverna? geleneğinin sürdürüldüğü yerler olması sebebiyle, taverna denilen yerlerde klavye çalan ve şarkı söyleyen bir piyanist-şantörün hakimiyetinde ?karma? bir repertuarın seslendirildiği müziktir.
Müziksel üretim bağlamında rock otantisitesi: Mor ve Ötesi örnek olayı
Bu çalışmanın amacı, müziksel üretim bağlamında rock otantisitesini, Türkiye'de ünlü bir rock grubu olan Mor ve Ötesi'nin müziksel pratikleri ve söylemlerinden hareketle tartışmaktır. Çalışmada teorik bir çerçeve oluşturmak için birinci olarak popüler müzik incelemelerinin üretim, tüketim ve metin gibi temel analiz kategorileri gözden geçirildi. İkinci olarak öncelikle felsefe ve sosyal bilimler gibi çalışma alanlarına daha sonra kültürel çalışmalara konu olmuş ve sonucunda popüler müziğin önemli analiz gereçlerinden biri haline gelmiş olan otantisite kavramı ele alındı ve Mor ve Ötesi'nin müziksel ve müzik dışı söylemleriyle ilişkilendirildi.Çalışma mahiyeti itibariyle bir vaka (casestudy) incelemesi olduğu için Mor ve Ötesi'nin müziksel üretim pratiklerine odaklanır. Müziksel üretim çerçevesinde enformasyon toplayıp bunu analiz etmek için gerekli en önemli yollardan birisi müzisyenlerin kendi söylemlerinden yansıyan ve metinlerine de yansıttıklarını söyledikleri argümanları dikkate almaktır.Müziksel üretim pratiklerinin gerçekleştirildiği mekanlarda yapılan gözlemler, Mor ve Ötesi üyeleriyle yapılan görüşmeler ve hatta müzik endüstrisi ile bağlantılı olarak yapımcılarla yapılan görüşme ve müzakerelerle birlikte oluşturulan enformasyon, çalışmanın üçüncü bölümündeki metin analizine bağlanmaktadır. Kısacası hem müziksel üretim koşullarının müzik dışı bileşenleri hem de müziğin üretimi içerisinde grubun düşüncülerini metne yansıttıkları stratejiler, görüşmeler yoluyla ele alınmıştır. Dolayısıyla müziksel üretim süreci içerisinde grubun yaptığı müziğin özelliğine ilişkin toplanmış olan enformasyon, genel olarak rock müziğe özel olarak ise Mor ve Ötesi'ne ilişkin bir dizi söylemsel biçimleniş ortaya çıkarmıştır. Bu söylemsel formasyonu denetim altına almak için ise temel olarak otantisite kavramlaştırılması kullanılmıştır. Sonuç olarak çalışmada, grubun üretim-tüketim-metin üçgenine dayalı otantisite işaretleyicileri irdelenmiş ve anlaşılmaya çalışılmıştır.
Alevi müzik uyanışı bağlamında İzmir Limontepe Alevi göçmenlerinin "müzik pratikleri"
Bu çalışmada, Orta ve Doğu Anadolu'dan İzmir'in Limontepe Mahallesi'ne göç eden Alevilerin ritüel içi-ritüel dışı müzik pratikleri, `Alevi müzik uyanışı' (music revival) çerçevesinde ele alındı. Ekonomik ve politik etkenlerden dolayı İzmir'in Limontepe Mahallesine göç eden Alevi cemaati, 1994'te, içinde cem evi de bulunan `Ehl-i Beyt İnanç Eğitim ve Kültür Vakfı'nı kurdu. Bu çalışma, dört yıl süren inceleme, alan araştırması, gözlem ve görüşmelere dayanmaktadır.Aleviler, karma etnik topluluklardan oluşmuş, Ortodoks Müslümanlardan oldukça farklı inanç pratiklerine sahip Heterodoks Müslümanlardır. Hilafette Hz. Ali'nin yanını tutmaktadırlar, soydan gelen dini liderlere (dede) sahiptirler ve şiir, müzik ve dansla (cem) ibadet etmektedirler.Çalışma üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde, Aleviliğin tarihsel gelişimi, Alevi kültürü ve Alevi kültürel kimliği, ikinci bölümde ise Alevi müziği ve Alevi müzik uyanışı ele alındı. İlk iki bölümde verilen malumatın amacı, durum çalışmasıyla elde edilen üçüncü bölümdeki cem içi-cem dışı müzik pratiklerine ilişkin verileri daha net olarak gösterebilmektir.`Müzik uyanışı (music revival)', kaybolmaya yüz tutmuş gibi görünen bir müzik türü ya da üslubunun birden bire görünürlük kazanarak popülarize olmasıdır. Alevi müzik uyanışına endüstrileşmenin yanı sıra, Türkiye'nin değişen siyasi koşulları da yol açmıştır. Sonuç olarak, Alevi diasporasında ve Türkiye'de 1980'lerin sonundan bugüne kadar artarak devam eden Alevi kültür ve müzik uyanışı, İzmir Limontepe Alevi cemaatinin cem içi ve cem dışı müzik pratiklerine de fazlasıyla yansımıştır. Popüler dağar, yeni bağlama teknikleri (şelpe, çekme, tarama vb.), yeni müzik teknolojileri (amplifikatör, eşik altı ve gitar burguluğu vb.), bölgedeki cem içi ve cem dışı müzik pratiklerinde uygulanmaktadır.
İstanbul Ermenileri ve müzik pratikleri
İstanbul sınırları içinde, birbirlerinden farklı Ermeni etnisiteleri aynı cemaat içinde bir arada yaşamaktadırlar. Bu çalışma, İstanbul'da yaşayan Ermenileri tanımlanmaya ve müzik pratikleri üzerinden Ermeni etnisitesini analiz etmeye çalışmaktadır. Birbirinden farklı Ermeni etnisiteleriyle, bu etnisitelerin akışkanlığı bağlamında Ermeni müziksel kimliklerindeki benzerlik ve farklılıkların inşası ortaya konulmaktadır.Literatürde bulunan Ermeni müziği tanımlamaları ile alan araştırmalarında elde edilen bulgular karşılaştırılarak teoride tanımlanan Ermeni müziği ile pratikte icra edilen Ermeni müziği arasındaki farklar öne çıkarılmaya çalışılmaktadır. Tarihsel süreçte değişime uğrayan Ermeni müzik pratiklerinin, topluluğun bu süreçte yaşamsal pratikleriyle doğru orantıda değişim gösterdiği saptanmaktadır.Odak topluluk olarak İstanbul Ermenileri üzerinde durulan çalışmada, yoğun olarak alan araştırmaları gerçekleştirilmiştir. Katılımcı gözlem ve görüşmeler ile yapılan araştırmalarda elde edilen bulgular, etnomüzikoloji disiplininde etnik grup ve etnisite hakkında öne sürülen teoriler üzerinden analiz edilerek bir kuramsal çerçeveye oturtulmuştur.Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde Ermenilik kavramı üzerinde durularak, birbirinden farklı Ermeni tanımlamaları farklı bağlamlarda ele alınmıştır. Dinsel açıdan Ermeni tarihi incelenmiştir. Türkiye Ermenileri hakkında tarihsel bilgi verilmiş ve çalışmanın odağı olan İstanbul Ermeni cemaatinin profili çizilmiştir.İkinci bölümde, Ermeniler bir etnik grup olarak ele alınmış, kavramsal boyutta etnik grup, etnisite, kimlik, kolektif kimlik, etnik kimlik ve kültürel kimlik kavramları açıklanmıştır. Ermeni kimliği kavramsallaştırılması üzerinde, kimlik ve kimlik türleri üzerinde durulmuştur.Çalışmanın üçüncü bölümünde, Ermeni müziği tanımlamaları ele alınmıştır. Alanda gözlemlenen İstanbul Ermenilerinin pratikleri, yaşamsal pratikler içerisinde müziğin yerini görebilmemiz açısından dinsel ve dünyasal ana başlığı altında sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırmayla, pratiklerde öne çıkan müziksel unsurlar ve müziksel kimliklerin rolü ortaya konmaya çalışılmıştır.
Türk halk müziği uyanışının kitle medyası bileşeni olarak "türkü radyo"
Bu çalışmanın amacı, THM Uyanışının kitle medyası bileşeni olan `Türkü Radyo'nun analiz edilebilmesini mümkün kılan ?uyanış? (revival) ya da ?müzik uyanışları? (music revivals) kavramının ?vaka incelemesi? (case study) olarak ?Türkü Radyo? olgusunu tartışmaktır.Çalışmanın teorik olarak temel dayanağı olan Tamara Livingston'ın (1999.67) makalesi, yapılan kavramsal tanımlamalar açısından çalışmanın pek çok yerinde kullanılmıştır.Çalışmanın ilk bölümünde Türk Halk Müziği Uyanışı, temel karakteristikleri ve kitle medyası bileşeni olarak `türkü radyo' olgusu ele alınmış, ikinci bölümde kitle iletişim araçları içerisinde radyonun konumlandırılması ve `müzik radyosu' olarak da `türkü radyo'su üzerinde çalışılmıştır.Çalışma içeriği itibariyle bir vaka incelemesi olduğu için müzik yayınlarında THM'ni ağırlıklı olarak kullanan Can Radyo ve Demokrat Radyo'nun yayın misyonu, genel profili, internet teknolojisi ile uyumlanma, gelir kaynakları ve söz ve müzik programları ele alınmıştır. Radyo kuruluşlarının yayın yaptığı mekânlarda yapılan gözlemler, radyocularla yapılan görüşme ve müzakerelerle birlikte, program analizleri ile oluşturulan enformasyon `müzik uyanışı' kavramı çerçevesinde anlamlandırılmıştır.Sonuç olarak çalışmada, ?müzik uyanışları? (music revivals) kavramının?vaka incelemesi? (case study) kısmını oluşturan ?Türkü Radyo? olgusuna `örnek olay' olarak Demokrat Radyo ve Can Radyo üzerine yapılan alan çalışmasında, bu iki örnek olaydan yola çıkarak ve eşdeğerde olan ulusal ve yerel radyolar da gözden geçirilir. THM uyanışının kitle medyası bileşeni olarak Türkü Radyo'nun, uyanış bağlamındaki önemi ve uyanışın diğer bileşenleri ile karmaşık ilişkisi, çalışmanın sonuçları kısmında ifade edilir.
Hemşin kültürel kimliğinin müziksel dinamikleri
Bu çalışma Hemşin kültürel ve müziksel kimliğini birlik ve farklılıkdiyalektiği bağlamında araştırmaktadır. Kültürel kimlik kavramının yanı sıraotantisite terimi de bu çalışmada analitik bir araç olarak işlev görmektedir.Dolayısıyla çalışmanın amacının Hemşin müziksel kimliğini otantisite, kültürelkimlik ve temellük gibi bir dizi analitik kavramla incelemek olduğu söylenebilir.Müziğin sosyal değişim bağlamında pek az değişmeden kalabildiğinisöylemeye bile gerek yok. Göç, müziğin kentli Hemşin toplumu içindeki üretimi,desteklenmesi ve tüketim kalıpları üzerinde derin bir etki bırakmıştır. Bu çerçevedeçalışma Hemşin müzik pratiklerini, özellikle de horon icrasını, sadece `yuva'da(Çamlıhemşin) değil aynı zamanda `gurbet'te ( bir örnek çalışma olarak İzmir) elealmaktadır.
Türk askeri müzik geleneğinde değişim ve süreklilik
Bu çalışmada, resmi ideolojinin yerel kültürle karşılaşma anı, bu mekân ve zamanda devletin davranış biçimleri ve kullandığı önemli araçlardan biri olarak askeri bandoyu kullanma şekli, Türkiye Cumhuriyeti özelinde ele alındı. 1980'lerden itibaren ülke içi ve dışında meydana gelen önemli olaylar neticesinde ordu, halkla olan diyalogunu geliştirme ihtiyacı hissetmiş, bunun neticesinde o güne kadar ısrarla savunduğu kimi değerlerden vazgeçme eğilimi göstermiştir. Bu durum kendisini en açık biçimde askeri bando müziği alanında hissettirmektedir. Ordunun, çok seslilik gibi temalardan vazgeçme temayülüne girmesiyle birlikte köylerde ve okullarda yapılan karnavalvari organizasyonlarda bu düşüncesini uygulamaya koyduğu, bunun da Mikhail M. Bakhtin'in ?Diyaloji? ve ?Karnavalesk? kavramlarıyla ilişkili olduğu görülmektedir.Bakhtin'e göre diyalog, bir çoksesliliktir; birbiriyle etkileşim, dilleri ve insanları diğerine karşı hareketli kılar, diyalog kurmaya iter. Karnaval ise karşılaşmanın zaman ve mekânını tespit ederken, resmi kültüre karşı bir halk kültürünü, sosyal ve psikolojik boyutuyla gülmeyi ve toplumsal meşruiyeti ortaya çıkartır.Alan araştırması, katılarak gözlem, inceleme ve kaynak taramaya dayanan ve üç yıldan biraz fazla bir zamana yayılan bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde, dünyada ve Türkiye'de askeri müziğin gelişiminden bahsedilmektedir. Devletlerin resmi müzik politikalarının ve ordusal müzik kurumlarının oluşum biçimleri ile buralardaki değişim ve gelişimler tarihsel perspektifi oluştururken, bazı kavramları daha iyi anlamaya yardımcı olacaktır. İkinci bölüm, devletin yeniden inşasında yani Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu ve biçimlenmesinde müziğin rolünü ya da başka bir deyişle müziğe verilen rolü ortaya koymaktadır. Bu iki bölüm, kavramsal çözümlemeyi sağlayacak ipuçlarını gösterirken, üçüncü bölüm olan devletin ulusla diyalogunda M. M. Bakhtin'in Diyaloji ve Karnavalesk gibi bazı kavramlarında belirttiği biçimde, ordunun ve devletin yurttaşlarla kurmaya çalıştığı ilişki sonucunda askeri bando geleneğinde meydana gelen değişim, böylece devletin sürekliliğinin sağlanması çabaları durum çalışmasıyla incelenmektedir.
Ti-Cr-Co esaslı diş implantı üretimi ve karakterizasyonu
Bilindiği üzere bir malzemenin biyomalzeme olarak sınıflandırılabilmesi için biyouyumlu olması gerekmektedir. Malzemelerin biyouyumlu olması için de in vivo ve in vitro testlerden geçmelidir. Aşınma, basma, çekme, korozyon dayanımı gibi mekanik ve kimyasal testlerin yanı sıra vücut-malzeme uyumu, malzemenin vücut içinde davranışları bu testlerin kapsamındadır. Bu çalışmada Ti-Cr-Co esaslı biyometallerin üretimi ve karakterizasyonu incelenmiştir.
Geleneksel Türk sanat müziğinin eğlence atmosferindeki dönüşümü İzmir Fasıl mekanları örnek olayı
Müziksel temellükün her yerde aşikar olduğu postmodern bir dünyada,artık herhangi bir müzik kültürünün varsayılan arılığını koruduğunu söylemekbugün eskisinden daha güçtür. Dolayısıyla geleneksel Türk sanat müziğiningerçek bir özü olduğu iddiasındaki herhangi bir sav pratikte, ampirik açıdandoğru olmayacaktır, çünkü yüzyıllar boyunca yeni koşullara uyum sağlamakiçin bu müzik çok karmaşık biçimler almıştır. Bu çalışma genel olarakgeleneksel Türk sanat müziğinin 19.yüzyıldan günümüze geçirdiği dönüşümüinceler. Geleneksel Türk sanat müziğinin geleneksel bağlamlar içindekideğişimleri, incelenmesi gereken olgulardan biri ise, bunların kentsel eğlenceortamlarındaki mevcut yorumlarındaki farklılıklar, incelenmesi gereken diğerbir olgudur. Geleneksel Türk sanat müziğinin eğlence atmosferleri içindekirolü, Osmanlı ve Modern Türkiye tarihi boyunca farklı anlayışlara geniş biralan bırakarak farklı şekillerde algılanmıştır. Son yirmi yıldaki müzik tarzlarınınayrışıklığı göz önüne alındığında durumun daha karmaşık olduğu çok açıktır.Fasıl mekanlarındaki müzik pratiklerini anlamak, bugün için gelenekselTürk Sanat Müziği ve eğlence mekanları arasındaki ilişinin kendine özgüniteliklerine olduğu kadar, sosyo-kültürel ve müziksel değişimle ilişkili genelgörüşlerin belirtilmesine bağlıdır. Bu yüzden birinci bölüm sosyokültürel vemüziksel değişimle ilgili kuramları gözden geçirir. kinci bölüm gelenekselTürk sanat müziğinin 19.yüzyıldan günümüze geçirdiği değişimin dinamikleriüzerinde durur. Üçüncü bölüm ise, önceki bölümlerde zikredilen teorikyaklaşım ile tarihsel perspektif temelinde bir vaka incelemesidir. Bu bölümeğlence dünyasının son on yıldaki en önemli fenomenlerinden biri olan FasılMekanlarına odaklanır. Türkiye'nin büyük kentlerinde bugün çok sayıda bumüzik mahallerinden bulunmaktadır. Gerçi geleneksel Türk sanat müziğinintarih içindeki değişimi pek çok araştırmacının ilgisini çekmişse de, son onyılın özgül bir fenomen olarak Fasıl mekanlarının açıklaması yolunda pek azgirişim olmuştur.Bu çalışmanın bir vaka incelemesi olarak yürütüldüğü zmir'de çoksayıda Fasıl Mekanı vardır. Fasıl mekanları, kendilerini öteki hakim eğlencemahalleri içinde ifade edememiş olan insanların eğlence mekanları olarakanlaşılabilir. Fasıl Mekanlarında icra yapan müzisyenlerin oldukça farklı sosyalve müziksel deneyimleri olmasına karşın, icra prosedürün repertuar ve makamtercihleri açısından pek çok özelliği tüm gruplarda ortaktır. Eski şarkılar Fasılmekanlarında merkezi bir öneme sahiptir. Ancak bununla birlikte Fasılmekanlarındaki dağar yalnızca geleneksel ya da eski şarkılara ait değildir.Geleneksel repertuarın dışında kalan pek çok şarkı popüler müzik parçalarıdır.Popüler müzik şarkılarının insanların eğlenceye ilgisini çeken bir gösterininparçası olarak hizmet edebileceği düşünülebilir.Fasıl mekanlarının karakteristiklerini birbirinden kesin çizgilerleayrılmayan beş özelliğe indirgemek mümkündür.1) Fasıl mekanları kentsel eğlence anlayışlarıyla dönüşüm geçiren kimlikmekanlarından biridir.2) Fasıl mekanları geleneksel Türk sanat müziği yoluyla inşa edilen bir`mekan'dır, ve bu yüzden farklılık ve toplumsal sınır nosyonları içermektedir.3) Fasıl mekanları bir müzik pratiğinin üretim ve tüketiminin buluşmanoktasıdır.4) Başka müzik türü ile yapılandırılan diğer mekanlardan (rock-bar, türkü-bar,club, vb.) ayrılır. Yapısal ve maddi koşullarla kendisini ayırt eder.5) Fasıl mekanları geleneksel Türk sanat müziğini teşvik eden sürekliliği olanbir canlı performans mahalidir.Sonuç olarak bu çalışmanın eğlence atmosferlerinde icra edilen kentselmüzik pratiklerine katkıda bulunacağı umulmaktadır.
Iron, cobalt, chrome plating electroless nickel powders electrical and mechanical properties of composite manufacturing investigation
In this study, two different samples prepared by the method of sample preparation in the sintered composite were produced five different temperatures. Examining mechanical properties of the composites produced with the most appropriate preparation method, and the composite having good properties were determined. In the study, iron (Fe), cobalt (Co) and chromium (Cr) powders, which were electroless nickel plating method was user for prepared in first method. In the second method, Fe, Co, Cr powder with Ni powders were at by homogeneously mixed after pressingis powders 800,900,1000,1100,1200 º C were sintered under Argon. Sintered densities of the samples were calculated and measuring the hardness. Electroless nickel plating is the most appropriate method and mechanical properties obtained in the samples sintered at 1200 ° C as the metallographic, Edx and mechanical tests have been proved.