Theses supervised by Doç. Dr. Atalay Gacar
11 theses · Fırat University
Spor merkezi üyelerinin egzersiz bağımlılıkları ile ortoreksiya nervoza (sağlıklı beslenme takıntısı) belirtilerinin incelenmesi
Bu araştırmada, spor merkezi üyelerinin egzersiz bağımlılık düzeyleri ile ortoreksiya nervoza belirtilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmamıza, Elazığ ilinde faaliyet gösteren spor merkezlerine üye olan 126 kadın, 196 erkek, toplam 322 gönüllü birey katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, tarafımızca geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", üyelerin egzersiz bağımlılık düzeylerinin belirlenmesi için "Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği" ve üyelerde Ortoreksiya Nervoza yaygınlığını incelemek için "Orto-15 Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen verilerin istatistiksel analizi, SPSS 25.0 paket programında yapılmıştır. İstatistiki analize geçmeden önce yapılan testlerde, verilerin normal dağılım gösterdiği görülmüştür. Bu nedenle, verilerin analizinde parametrik testler tercih edilmiştir. İki grubun karşılaştırılmasında bağımsız örneklem t testi, ikiden fazla grupların karşılaştırılmalarında ANOVA testi ve değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. İstatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Katılımcıların, egzersiz bağımlılık seviyelerine ilişkin yapılan sınıflamaya göre, %4'ü az riskli grup, %32,3'ü risk grubu, %54'ü bağımlı grup, %9,6'sı yüksek düzeyde bağımlı grupta yer almıştır. Katılımcıların egzersiz bağımlılıkları incelendiğinde; egzersiz yılı, haftalık egzersiz süresi, cinsiyet ve fiziksel görünüm memnuniyeti değişkenlerinde anlamlı farklılıklar bulunurken, yaş, medeni durum ve eğitim durumu değişkenlerinde anlamlı sonuçlar bulunmamıştır. Katılımcıların, takıntılı yeme davranışlarına göre %18,3'ünün ortorektik, %81,7'sinin ise ortorektik olmayan kişilerden oluştuğu belirlenmiştir. Üyelerin ortoreksiya nervoza durumları incelendiğinde; egzersiz yılı, haftalık spor yapma süresi ve cinsiyet değişkenlerinde anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Katılımcıların, egzersiz bağımlılıkları ile ortoreksiya nervoza düzeyleri arasındaki ilişki anlamlı bulunmamıştır. Sonuç olarak, spor merkezlerine üye bireylerin egzersiz bağımlılık düzeylerinin yüksek, ortoreksiya nervoza yaygınlığının ise düşük düzeyde olduğu görülmüştür.
Doğa sporları ile ilgilenen bireylerin ekorekreasyonel tutumu
Doğada yapılan sporların doğal kaynaklara zarar vermeden bir sorumluluk içinde gerçekleştirilmesi gerektiği önem arz etmektedir. Bu düşüncelerden yola çıkarak araştırmamızda; doğa sporcularının ekorekeasyona yönelik tutumlarının ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırmada TRB1 bölgesinde bulunan bisiklet, dağcılık, yamaç paraşütü ve oryantring spor kulüplerine ve derneklerine bağlı sporculardan oluşan toplam 742 doğa sporcusundan 243 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Veri toplama aracı olarak tarafımızca hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' ve Durhan tarafından geliştirilen, 'Ekorekreasyona Yönelik Tutum Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 23 paket programından yararlanılmıştır. Araştırma bulgularında alt boyut değişkenine göre anlamlı farklılıklara bakıldığında; cinsiyet değişkenine göre antipatik tutum, eğitim düzeyi değişkenine göre davranışsal tutum, medeni durum değişkenine göre davranış ve antipati, spor branşı değişkenine göre bireysel ve toplumsal, spor yapma yılı değişkenine göre davranış ve doğayla iletişim, doğa sporuna ayrılan süre açısından toplumsal ve davranış, ailesinde kendisinden başka doğa sporu ile ilgilenen bireylerin davranışsal, bireysel, antipati, çevresel duyarlılık ve ekorekeasyona yönelik tutumlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu gözlenmiştir. Sonuç olarak doğa sporcularının ekorekreasyona yönelik tutumlarının yüksek olduğu, aile içerisinde doğaya olan ilgi diğer aile bireylerini de etkilediği ve doğa içinde geçirilen zaman artıkça, sporcuların davranış, doğayla iletişim ve çevresel duyarlılıklarının artığı görülmekte olup buna karşılık antipati alt boyutunda alınan puan ortalamalarının göz ardı edilememesi gerektiği görülmektedir.
Spor merkezi üyelerinin sağlık algısı durumları ile depresyon, anksiyete ve stres düzeylerinin incelenmesi
Spor merkezlerinde fiziksel aktivite yapan bireylerin algılanan sağlık durumlarını ve ruhsal sağlık düzeylerini bilmeleri gerektiği bilinçli spor yapma ve sağlığı iyileştirme konusunda önem arz etmektedir. Bu bağlamda spor merkezi üyelerinin ve sağlık algısı durumları ve depresyon, anksiyete ve stres düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmamıza, Mardin ilinde spor merkezlerine üye olan 155 kadın, 178 erkek, toplam 333 gönüllü birey katılmıştır. Araştırma nicel (kantitatif) araştırma yöntemlerinden olan tarama (survey) modelinde bir çalışmadır. Veri toplama aracı olarak, tarafımızca geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" üyelerin sağlık algı durumlarını belirlenmesi için "Sağlık Algısı Ölçeği" ve depresyon, anksiyete ve stres düzeylerini incelemek için "Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği – 21" kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen verilerin istatistiksel analizi, SPSS 23.0 paket programında yapılmıştır. İstatistiksel analizler yapılmadan önce yapılan normallik testlerinde, verilerin normal dağılım gösterdiği görülmüştür. Bu nedenle, verilerin analizinde parametrik testler tercih edilmiştir. İkili değişkenlerde ki farklılığı saptamak için T- testi, iki değişkenden daha fazla değişkene sahip olan verilerdeki farklılığı saptamak için ANOVA testi kullanılmıştır. İstatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgularda katılımcıların "Sağlık algısı ölçeği" toplam ve alt boyut puanları incelendiğinde; medeni durum, yaş, eğitim, egzersiz yapma yılı ve egzersiz süresi değişkenlerinde anlamlı farklılıklar bulunurken cinsiyet değişkeninde anlamlı farklılık bulunmamıştır. Katılımcıların "depresyon, anksiyete ve stres ölçeği – 21" toplam ve alt boyut ölçek puanları incelendiğinde; eğitim ve egzersiz yılı değişkenlerinde anlamlı farklılıklar bulunmuş, cinsiyet, medeni durum, yaş, egzersiz süresi değişkenlerinde anlamlı farklılık bulunmamıştır. Son olarak; her iki ölçeğin alt ölçek puan ortalamaları arasındaki ilişkiye yönelik korelasyon analizi sonuçlarında "Sağlık Algısı Ölçeği" ve "Depresyon, Anksiyete ve Stres ölçeği – 21" arasında negatif yönde zayıf ilişki bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Spor merkezi, sağlık algısı, depresyon, anksiyete, stres
T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı gençlik merkezlerinde çalışan gençlik liderlerinin yaşam kalite düzeylerinin incelenmesi
1. ÖZET Bu araştırmanın amacı; Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı 81 il ve ilçelerinde bulunan 278 "Gençlik Merkezi"nde çalışan "Gençlik Liderleri" nin yaşam kalitesi düzeylerini belirlemektir. Araştırma evrenini GSB Gençlik Merkezlerinde çalışan 796 gençlik liderleri oluşmaktadır. Örneklem grubu ise çalışmamamıza gönüllü olarak katılmış 347 gençlik lideri oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak "SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği" ile kişisel bilgi formundan oluşan anket formu kullanılmıştır. Veriler SPSS 22.0 (Statistical Package for the Social Sciences 22.0) programı ile analiz edilmiştir. Tüm testler için anlamlılık düzeyi (p<.05) olarak alınmıştır. Verilerin analizinde bağımsız gruplar t testi (Independent Samples t-testi) ve "Anova" testi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında; kadın gençlik liderlerinin yaşam kalitelerinin erkeklerinkinden yüksek çıkmıştır. 23-26 yaş arası liderlerin genel sağlık düzeylerinin yüksek çıkmış buda bu yaş guruplarının yaşam kalitelerinin yüksek göstermiştir. 1-3 yıl arası çalışan liderlerin yaşam kaliteleri 4 ve üzeri çalışanlardan yüksek çıkmıştır. Hanelerinde ücretli çalışan sayısı 1 olanların yaşam kaliteleri birden fazla olanlardan yüksek çıkmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda gençlerle iç içe çalışan gençlik liderlerinin genel sağlık ve enerji düzeylerinin ortalamanın üzerinde olduğu görülmüştür. Kadın gençlik liderlerinin yaşam kalite düzeyleri erkeklerden fazla olduğu görülmüş, hanelerinde çalışan birey sayısı "1" olanların yaşam kaliteleri 2 ve üzeri olanlardan yüksek çıkmıştır. Çalışma yılı 1-3 olanların 4 ve üzeri olanlardan yüksek yaşam kalitesine sahip olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Gençlik, Liderlik, Gençlik Merkezleri, Gençlik Liderliği, Yaşam Kalitesi
Kadın sporcuların sportmenlik yönelimlerinin etik duruşa etkisi
Bu araştırma ile aktif olarak spor yapan kadın sporcuların kişisel etik duruşları ile sportmenlik davranışları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeli olup, veriler anket yöntemiyle elde edilmiştir. Sporcuların sportmenlik yönelimleri ve etik eğilimlerinin incelendiği çalışmanın örneklem grubu 2017/2018 sezonu Futbol, Voleybol, Basketbol, Hentbol branşlarında kadın Sporcular oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak birinci bölümde kişisel bilgileri sorgulayan ifadelere verilirken ikinci bölümde "Etik Duruş Ölçeği", üçüncü bölümde ise "Çok Yönlü Sportmenlik Eğilimleri Ölçeği" kullanılmıştır. Etik Duruş Ölçeği'nin idealizim ve görecelilik alt boyutlarında inceleme yapılırken, Çok Yönlü Sportmenlik Eğilimleri ölçeğinde sosyal değerlere saygı, spora adanma, kurallara ve görevliye saygı ve rakibe saygı alt boyutları incelenmiştir. Anket formundan elde edilen verilerin analizleri, SPSS 22.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır.Demografik bilgilerin belirlenmesinde frekans ve yüzdelik hesaplamalar yapılmıştır. Verilerin analizine geçilmeden önce uygulanacak testi belirlemek için Kolmogorov- Simirnov testi ile verilerin normal bir dağılım gösterip göstermediğine bakılmış ve bu dağılımların normal bir dağılım göstermediği belirlenmiştir. Bu yüzden ikili grup karşılaştırmalar için Non-parametrik test grubunda yer alan Mann-Whitney U testi, çoklu karşılaştırmalar için Kruskal Wallis testi ile verilerin analizi yapılmıştır. Ayrıca, ÇYSÖ ve EDÖ ölçeklerinin alt boyutlarında herhangi bir ilişkinin olup olmadığını belirlemek için korelasyon analizi yapılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmamız sonucunda elde ettiğimiz verilere göre; Kadın sporcuların branş değişkeni için yapılan ikili ve üçlü grup karşılaştırmalarında ÇYSÖ ve EDÖ'nin alt boyutlarında anlamlı düzeyde bir fark bulunmuşken, kadın sporcuların öğrenim durumu değişkeni için yapılan ikili ve üçlü grup karşılaştırmalarında ise ÇYSÖ ve EDÖ envanterlerinde anlamlı düzeyde bir fark bulunmamıştır. Spor yılı değişkeni açısından kadın sporcuların ÇYSÖ envanterinde anlamlı bir fark varken, EDÖ envanterinde anlamlı düzeyde bir fark yoktur. Yaş değişkeni açısından kadın sporcuların, ÇYSÖ envanterinde anlamlı düzeyde bir fark varken EDÖ envanterinde anlamlı düzeyde bir fark yoktur. Son olarak, kadın sporcuların ÇYSÖ ile EDÖ ölçeklerinin alt boyutlarında korelasyon analizi sonucunda önemli düzeyde ve pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Sportmenlik,Etik DuruĢ,Kadın ,Spor.
Taekwondo sporcularının zihinsel dayanıklıklarının incelenmesi
Bu araştırma da kapsamında 2017/2018 sezonu Büyükler kategorisinde Büyükler Türkiye Şampiyonasına katılan taekwondocuların zihinsel dayanıklılık durumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeli olup, veriler anket yöntemiyle elde edilmiştir. Sporcuların zihinsel dayanıklılık durumlarının incelendiği çalışmanın örneklem grubunu 2017 / 2018 sezonu Büyükler kategorisinde taekwondo branşında müsabakalara katılan sporcular oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak birinci bölümde kişisel bilgileri sorgulayan ifadelere verilirken ikinci bölümde "Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri " kullanılmıştır. SZDE' nin ' Güven, Kontrol ve Devamlılık' alt boyutları incelenmiştir. Anket formundan elde edilen verilerin analizleri, SPSS 22.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Demografik bilgilerin belirlenmesinde frekans ve yüzdelik hesaplamalar yapılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi (p<0.05) olarak kabul edilmiştir. Araştırmamız sonucunda elde ettiğimiz verilere göre; Yaş, cinsiyet, antrenörle çalışma yılı değişkeni açısından sporcuların SZDE' nin 'Güven, Kontrol, Devamlılık' alt boyutlarında anlamlı bir fark bulunamamışken, katılımcıların öğrenim durumu değişkeni açısından SZDE'nin alt boyutlarından olan "Kontrol" alt boyutunda ve katılımcıların lisans yılı değişkeni açısından SZDE' nin alt boyutlarından olan "Devamlılık" alt boyutunda anlamlı bir fark gözlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak taekwondo sporcularının zihinsel dayanıklılık puan ortalamalarının istenilen düzeyde yüksek bulunmuştur. Sporcuların performansı' nın arttırımında psikolojik düzeyinde önemli olduğunu gösteren çalışmamız, benzer çalışmalarda literatür bilgi olarak yardımcı olacak bir araştırma olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sporcu, Taekwondo, Zihinsel Dayanıklılık.
Gençlik ve Spor İl müdürlürlüklerinde çalışan antrenörlerin iş doyumu ve örgütsel bağlılıklarının incelenmesi (Doğu Anadolu bölgesi örneği)
Bilim ve teknolojide yaşanan değişimlerle birlikte daha kolay ve hızlı bir şekilde bilgiye ulaşılabilmektedir. Bu durum hayatın her alanını etkilediği gibi ekonomik alanı da önemli ölçüde etkilemiştir. Teknolojik gelişmelerle birlikte küresel boyuta ulaşan rekabet koşulları daha da zorlaşmıştır. Örgütlerin zorlu rekabet koşullarına uyum sağlamaları ve varlıklarını sürdürebilmeleri açısından insan kaynakları önem arz etmektedir. Örgütler, varlıklarını devam ettirebilmek ve zorlu rekabet koşullarında etkili bir konuma gelebilmek için sahip oldukları insan kaynaklarına önem vermelidirler. Bu çalışmanın amacı gençlik ve spor il müdürlüklerinde görev yapan antrenörlerin iş doyumu ve örgütsel bağlılık düzeylerinin incelenmesidir. Bu amaçla 2019-2020 yıllarında Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan Elazığ, Bingöl, Muş, Erzurum, Malatya, Van, Erzincan, Kars, Iğdır, Ardahan, Hakkari, Ağrı, Bitlis, Tunceli olmak üzere toplam 14 ilde görev yapan antrenörlerin iş doyumu ve örgütsel bağlılık düzeyleri belirlenerek, antrenörlerin iş doyumu ile örgütsel ölçekleri alt boyutları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma modellerinden olan tarama (survey) modeli kullanılmıştır. Antrenörlerin sosyo-demografik özelliklerini belirleyebilmek amacıyla kişisel bilgi formu; iş doyum düzeylerini belirleyebilmek amacıyla "Minnesota İş Doyum Ölçeği" ve bağlılık düzeylerini belirleyebilmek amacıyla da "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Anket formlarından elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programına aktarılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda antrenörlerin örgütsel bağlılık ve iş doyumlarının yüksek düzeyde olduğu, antrenörlerin sosyo-demografik özellikleri ile iş doyumları ve örgütsel bağlılıkları arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgüt, örgütsel bağlılık, iş doyumu, antrenör, spor
Doğu Anadolu Bölgesi Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlükleri bünyesinde çalışan antrenörlerin öfke ve öfke ifade tarzlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Doğu Anadolu Bölgesi Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüklerinde görev yapan antrenörlerin öfke ve öfke ifade tarzlarının bazı demografik özellikler açısından araştırılmasıdır. Araştırma grubunu; Ağrı, Ardahan, Bitlis, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Tunceli, Van illeri Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüklerinde çalışan 38 kadın (%24.2), 119 erkek (%75,8) antrenör oluşturmaktadır. Araştırmanın sonucuna ulaşmak için Spielberg (1983) tarafından geliştirilmiş olan, güvenirlilik ve geçerliliği Özer (1994) tarafından yapılan 34 soruluk likert tipi ölçek ve demografik bilgilerin elde edilmesi amacıyla ''Kişisel Bilgi Formu'' kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin hesaplanmasında Pearson Korelasyon, iki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Mann-Whitney U testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Kruskall Whallis testi kullanılmıştır. Kruskall Whallis testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı olarak Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular istatistiksel olarak p<0.05 düzeyinde anlamlılık ile test edilmiştir. Sonuç olarak; kadro, yaş, kilo, cinsiyet, medeni durum, branş, antrenörlük yılı, eğitim durumu değişkenleri açısından antrenörlerin öfke düzeylerinin farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Ancak antrenörlerin sürekli öfke puanları ortalamalarında yaşanılan yer değişkenine göre anlamlı bulgular elde edilmiştir (Mann Whitney U=1 814,00; p=0,012<0,05). İlde yaşamını sürdürenlerin büyükşehirde yaşayanlara göre öfke düzeyinin yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Yapılan çalışma; günlük hayatta kaçınılmaz olarak artan rekabetin beraberinde getirdiği öfkenin saldırganlık boyutuna geçmeden kontrolün sağlanması ve düzgün ifade edilmesi konusunda önem taşımaktadır.
Taekwondocuların vücut farkındalık düzeyleri ve sağlıklı beslenme takıntıları
Bu çalışmada taekwondo sporcularının vücut farkındalığı ve sağlıklı beslenme takıntı durumlarının çeşitli değişkenlere göre değerlendirmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya büyükler ve gençler kategorisinde yarışan, 383 (erkek) 254 (kadın) olmak üzere toplam 637 sporcu katılmıştır. Bu sporculara konu kapsamında kişisel bilgi formu,Vücut Farkındalık ve Orto-15 ölçekleri uygulanmıştır. İstatistik analizler SPSS programında ve anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak değerlendirilmiştir. Bu çalışmada katılımcıların cinsiyet, medeni durum, fiziksel görünüm memnuniyeti, yaş ve eğitim düzeyi değişkenleri incelendiğinde vücut farkındalığında anlamlı farklılık görülürken ( p<0,05) milli sporcu, spor yapma yılı ve millik düzeyi değişkenlerinde vücut farkındalığında anlamlı farklılık görülmemektedir (p>0,05). Katılımcıların cinsiyet, milli sporcu, fiziksel görünüm memnuniyeti ve millik düzeyi değişkenleri incelendiğinde sağlıklı beslenme takıntısında anlamlı farklılık görülürken (p<0,05) medeni durum, yaş, eğitim düzeyi ve spor yapma yılı değişkenlerinde anlamlı farklılık görülmemektedir (p>0,05). Sonuç olarak, taekwondocuların vücut farkındalık düzeylerinin yüksek olduğu ve ON (sağlıklı beslenme takıntısı) durumlarının ise normal yeme davranışına sahip olduğu görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Taekwondo, Spor, Vücut Farkındalığı, Sağlıklı Beslenme Takıntısı
Diyet ve egzersiz yapan kadınların kendilik algısı ve sosyal fiziki kaygılarının mutluluk düzeylerine etkisi
Tarih süresince ve günümüz koşullarında beden imgesi hayatımızı etkileyen bir kavramdır. Bireyler kendi beden imgelerini ne kadar olumlu yorumlarsa mutluluk düzeyleri de olumlu şekilde artacaktır. Diyet ve egzersiz yapan kadınlarında kendilik algısı ve sosyal fiziki kaygı durumlarının mutluluk düzeylerini etkilediği düşünüldüğünden Elazığ il merkezinde bulunan diyet merkezlerine üye olan diyet ve egzersiz yapan kadınların kendilik algısı ve sosyal fiziki kaygı durumlarının mutluluk düzeylerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2022 yılında Elazığ il merkezinde bulunan diyet merkezlerine üye diyet ve egzersiz yapan 270 kadın üye, örneklemini ise 148 kadın oluşturmaktadır. Katılımcılara 6 soruluk kişisel bilgi formu (Yaş, Boy, Kilo, Medeni Durum, Eğitim Durumu, Diyet Yapma Süresi) ile sosyal karşılaştırma ölçeği, sosyal fiziki kaygı ölçeği ve Oxford mutluluk ölçeği kısa formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.00 programına aktarılarak çalışma doğrultusunda belirlenen değişkenlerin yüzde ve frekans değerleri belirlenmiştir. Verilerin analizi için independent simples t-testinden ve tek yönlü varyans (Anova) testinden yararlanılmıştır. Sosyal karşılaştırma ölçeği, sosyal fiziki kaygı ölçeği ve Oxford mutluluk ölçeği arasındaki ilişkiyi belirlemek için pearson kolerasyon testi kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki etkinin tespit edilmesi için ise linear regresyon testinden yararlanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerde gruplar arasındaki farklılığın tespiti için anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Diyet ve egzersiz yapan kadınların; Sosyal karşılaştırma ölçeği ile diyet yapma süresi değişkeni arasında anlamlı farklılık tespit edilirken, yaş, boy, kilo, eğitim durumu, medeni durum değişkenleri arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Sosyal fiziki kaygı ölçeği ile kilo değişkeni arasında anlamlı farklılık tespit edilirken, yaş, boy, eğitim durumu, medeni durum, diyet yapma süresi değişkenleri arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Oxford mutluluk ölçeği ile kilo değişkeni arasında anlamlı farklılık tespit edilirken, yaş, boy, eğitim durumu, medeni durum, diyet yapma süresi değişkenleri arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Bunun yanı sıra yapılan pearson kolerasyon analizi sonucunda çalışmaya katılan kadınların Oxford mutluluk ölçeği ile sosyal fiziki kaygı ölçeği arasında negatif yönde orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Aynı zamanda Oxford mutluluk ölçeği ile sosyal karşılaştırma ölçeği arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Sosyal fiziki kaygı ölçeği ile sosyal karşılaştırma ölçeği arasında ise negatif yönde zayıf bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Linear regresyon testine göre ise kadınların Oxford mutluluk düzeyinin sosyal karşılaştırma düzeyi ile bir ilişki olduğu saptanmıştır. Diyet ve egzersiz yapan kadınların mutluluk düzeylerinin sosyal karşılaştırma düzeyini olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir.
Antrenör adaylarının sportif performansında müziğin etkisi
Sportif performansı oluşturan bileşenler göz önünde bulundurulduğunda, geliştirilmesi zor ve zaman alan birçok faktör vardır. Müziğin hem psikolojik hem de fizyolojik etkilerinin sportif performansı arttırabileceğini düşünerek gerçekleştirdiğimiz bu çalışmamızda; antrenör adaylarının sportif performansında müziğin etkisi araştırılmıştır. Araştırmaya Doğu Anadolu illerinde bulunan spor bilimleri fakültesi ve spor bilimleri meslek yüksekokullarında 2021-2022 eğitim yılı içerisinde öğrenim gören toplam 2979 antrenör adayından 638'i gönüllü olarak katılmıştır. Veri toplama aracı olarak katılımcılara tarafımızca hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu', Sportif Uygulamalarda Müziğin Etkisi Ölçeği (SUMEÖ) ve Mükemmel Performans Ölçeği (MPÖ-YS) kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 22.0 paket programı ile yapılmış olup, istatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma bulguları incelendiğinde yaş, sınıf, branş türü, müzik türü, ses düzeyi değişkenleri ile motivasyon, fiziksel güç ve performans alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu gözlemlenirken cinsiyet değişkeninde anlamlı bir fark görülmemiştir. Sonuç olarak; antrenör adaylarının sportif performansında müziğin etkisinin yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Antrenör, Sportif Performans, Müzik