Theses supervised by Doç. Dr. Aydın Alp
11 theses · Dicle University
Diyarbakır koşullarında ana ve ikinci ürün tane mısır tarımında bazı tarımsal ve teknolojik özellikler üzerine araştırmalar
Mısır, dünyada olduğu gibi ülkemizde de sosyo-ekonomik öneme sahip bir bitkidir. Farklı türleri ve geniş adaptasyon özelliği ile yeryüzünde farklı ekolojilerde geniş ekim alanlarına sahiptir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi mısır tarımının gelişmesi için, öncelikle çevre koşullarına uyumlu, yüksek verimli ve iyi kalite özelliklerine sahip mısır çeşitlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Verim ve kalitesinde düşüş olmadan iki farklı dönemde mısır yetiştirme imkanlarının araştırılmasının bölge mısır tarımına katkı sağlayacağı şüphesizdir. Bu çalışma, GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü araştırma ve uygulama alanında 2014-2015 yıllarıında tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Güneydoğu Anadolu Bölgesi iklim koşullarına uyumlu olduğu düşünülen ve farklı vejetasyon süresine sahip olan 15 adet tane mısır çeşidi farklı tohumluk kuruluşlarından temin edilmiş ve araştırmada materyal olarak kullanılmıştır. Araştırmada 24 tarımsal karakter ve 6 adet teknolojik özellik incelenmiştir. Ana üründe incelenen özellikler yönünden; tepe püskülü çıkarma süresi (75.7-80.3 gün), koçan püskülü çıkarma süresi (79.7-84.5 gün), bitki boyu (233.9-277.3 cm), ilk koçan yüksekliği (79.8-125.1 cm), sap kalınlığı (18.9-23.7 mm), bitkide yaprak sayısı (13.6-15.7 adet), klorofil miktarı (48.5-56.4), koçan sayısı (50.33-55.50 adet), koçan uzunluğu (18.8-23.1 cm), koçan kalınlığı (43.92-48.55 mm), koçanda tane sayısı (489.2-621.7 adet), bitkide koçan sayısı (0.975-1.071 adet), tane/koçan oranı (% 83.63-88.00), 1000 tane ağırlığı (287.1-378.6 g), hasatta tane nemi (% 13.16-16.75), hektolitre ağırlığı (77.09-81.76 kg), ham yağ oranı (% 3.19-4.57), ham protein oranı (% 7.96-8.62) ve nişasta oranı (% 71.51-72.95) bakımından çeşitler arasında % 1 düzeyinde önemli farklılıklar bulunmuştur. Tane verimi yönünden çeşitler arasında % 5 düzeyinde önemli farklılıklar bulunmuş, verim 1580.2 kg/da (PR31D24) ile 1278.7 kg/da (Ada 95.16) arasında değişmiş olup, deneme ortalaması 1388.8 kg/da olarak bulunmuştur. İkinci üründe incelenen tüm özellikler yönünden çeşitler arasında % 1 düzeyinde önemli farklılıklar bulunmuş, verimler 1502.3 kg/da (Katone) ile 1082.2 kg/da (Breaker) arasında değişmiş olup, deneme ortalaması 1266.0 kg/da olarak bulunmuştur. Çalışmadan elde edilen veriler ışığında; ana üründe PR31D24, Sy Radioso, Suerto, 72May80, P.31G98, Katone ve Sy Lucroso çeşitleri, ikinci üründe ise Katone, PR31D24 ve Kerbanis çeşitlerinin Diyarbakır şartlarında çiftçilere önerilebileceği sonucuna varılmıştır.
Bazı mısır çeşitlerinin tane verimleri ile silaj ve kalite özelliklerinin belirlenmesi
Ülkemiz hayvancılığının en önemli sorunu, kaliteli kaba yem açığımızın fazla olmasıdır. Türkiye'de hayvancılıkta ve tarla tarımı içinde önemli bir paya sahip olan mısır, geniş adaptasyon yeteneği ile ana ürün ve ikinci ürün olarak yetiştirilebilen bir kültür bitkisidir. Mısır bitkisinin yüksek birim alan verimi, silaj kalitesi ve besin değeri gibi özelliklerinden dolayı ülkemizde mısır üretimi giderek yaygınlaşmaktadır. Bu çalışmada Diyarbakır ekolojik koşullarında ikinci ürün silajlık mısır olarak yetiştirilebilecek bazı mısır çeşitlerinin tane ve silaj verimlerinin ve silaj kalitelerinin saptanarak üreticilerin taleplerini karşılayacak mısır çeşitlerinin önerilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada materyal olarak 3 farklı tescilli silajlık mısır çeşidi (Pioneer-1921, KWS Klips ve Syngenta Lucroso) kullanılmıştır. Deneme, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak Diyarbakır İli Bismil İlçesi 2017 yılı ana ürün buğday sonrası ikinci ürün çiftçi tarlalarında yürütülmüştür. Araştırmada yetiştirilen mısır bitkilerinde tane verimi ve verim unsurları ile yeşil ot verimi ve silaj kalitesi gibi karakterler incelenmiştir. Bu araştırmada silajlık mısır çeşitlerinin; bitki boyu (243.7-299 cm),bitki sap çapı (2.17-2.40 cm), yeşil ot verimi (3800.0-4213.3 kg/da), tepe püskülü çıkarma süresi (62.7-81.0 gün), koçan püskülü çıkarma süresi (90.7-110.7 gün), koçan sayısı (1.67-2.00 Adet),koçan çapı(2.43-4.50cm), bin tane ağırlığı (0-189.73 g), koçan tane verimi (0-889 g) gibi tarımsal karakterler ile silaj pH değeri (4.05-4.28), Asit deterjanda çözünmeyen lif oranı (ADF) (% 30.92-33.90), Nötral Deterjanda çözünmeyen lif oranı (NDF) (% 56.91-59.91) ve ham protein oranı (% 6.52-7.48) gibi silaj kalitesini belirleyen karakterler istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Sygenta.Lucroso çeşidinin yukarıda bahsedilen verim unsurları yönünden üstün değerler gösterdiği ve tepe püskülü ve koçan püskülü çıkarma gün sayısı yönünden daha erkenci olması ayrıca hayvan besleme öğesi olan önemli kalite unsuru ham protein bakımından da diğer çeşitlere oranla üstün değerler gösterdiği sonucuna varılmıştır.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi buğday çeşitlerinin kuraklığa dayanıklılıklarının bazı tarımsal ve fizyolojik parametreler ile belirlenmesi
Güneydoğu Anadolu Bölgesinde buğday verimini sınırlayan en önemli etkenlerin başında yağışların yetersizliği ve yıl içi dağılımındaki düzensizliğin neden olduğu kuraklık gelmektedir. Araştırmada materyal olarak bölgede yaygın yetiştiriciliği yapılan 4 farklı ekmeklik ve makarnalık buğday çeşidi (Sarıçanak-98, Fırat-93, Pehlivan, Ceyhan-99) kullanılmıştır. Deneme, tesadüf blokları bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırma sera koşullarında, 18 kg toprak hacimli saksılarda yürütülmüştür. Sulu koşullar (K0), erken kuraklık (K1), geç kuraklık (K2) ve tam kuraklık (K3) olmak üzere 4 farklı kuraklık uygulamalarının buğday gelişimi, verim ve bitki mineral madde içeriği üzerine olan etkileri araştırılmıştır. Uygulanan farklı kuraklık uygulamalarında; yaprak alanı (31.36 cm K0), bitki yeşil alanı (138.73cm2, K0), fertil sap oranı(% 93.72, K0), bitki boyu(69.93,cm K0), başaktaki başakçık sayısı (17.12 adet, K0), bin tane ağırlığı(42.71 g , K0), tane verimi(560.59 kg/da, K0), hasat indeksi(% 30.14, K0), yeşil alan fotosentez etkinliği (2.17, K0), klorofil içeriği (% 61.10, K0) ve başaktaki tane sayısı (35.01 adet, K0) gibi karakterler arasındaki farklılığın istatistiki olarak önemli bulunduğu gözlenmiştir. Yaprak alanı indeksi, yeşil alan indeksi, başak sayısı gibi karakterlerin ise istatistiki olarak önemli çıkmadığı sonucuna varılmıştır. Araştırma sonucunda farklı kuraklık uygulamalarında elde edilen veriler ışığında sulu koşullar baz alınarak klorofil içeriğinde kuraklık uygulamasında % 9.12 oranında kayıplar gözlenmiştir. Yaprak alanında %21.68, bitki yeşil alanı değerinde %28.98, başaktaki başakçık sayısında % 31.19, bitki boyu değerinde % 52.09 oranında düşüşler kaydedilmiştir. Tam kuraklık koşullarında fertil sap oranı, bin tane ağırlığı, tane verimi, hasat indeksi, yeşil alan fotosentez etkinliği ve başakta tane sayısı yönünden %100'e varan kayıplar ortaya çıktığı gözlenmiştir. Farklı kuraklık uygulamalarına çeşitlerin tepkilerini ölçmek amacıyla yapılan değerlendirmeler sonucunda; Pehlivan ekmeklik buğday çeşidinin, bitki yeşil alan değeri, yaprak alanı indeksi, metrekaredeki başak sayısı ve bin tane ağırlığı yönünden diğer çeşitlerden daha üstün değerler gösterdiği gözlenmiştir. Sarıçanak-98 çeşidinin bütün kuraklık uygulamaları yönünden en iyi ortalama gösterdiği karakter sadece bitki boyu olmuştur. Fırat-93 çeşidinin kuraklık uygulamalarında en iyi ortalama gösterdiği iki karakter başaktaki başakçık sayısı ve klorofil içeriğidir. Ceyhan-99 çeşidinin kuraklık uygulamaları yönünden en iyi ortalama gösterdiği yedi karakterler sırasıyla; yaprak alanı, yeşil alan indeksi, fertil sap oranı, başaktaki tane sayısı, tane verimi, hasat indeksi, yeşil alan fotosentez etkinliği olduğu sonucuna varılmıştır. Bitki kök aksamlarında ölçülen kuraklık seviyeleri yönünden potasyum (K) miktarı ortalaması 8.82 mg (K2) ile 10.31 mg (K3) arasında değiştiği, kalsiyum (Ca) miktarının 7.15 mg (K3) ile 17.20 mg (K2) arasında değiştiği ve sodyum (Na) miktarının ise 9.10 mg (K2) ile 14.51 mg (K0) arasında değiştiği gözlenmiştir. Bitki gövde aksamlarında kuraklık seviyeleri yönünden potasyum (K) miktarı ortalaması 13.09 mg (K0) ile 18.71 mg (K1) arasında değiştiği, kalsiyum (Ca) miktarının 10.63 mg (K2) ile 13.47 g (K3) arasında değiştiği ve sodyum (Na) miktarının ise 3.35 mg (K1) ile 18.90 mg (K3) arasında değiştiği gözlenmiştir.
Güneydoğu Anadolu bölgesi bazı ekmeklik ve makarnalık buğday çeşitlerinin tuza toleranslarının belirlenmesi
Araştırmada materyal olarak bölgede yaygın yetiştiriciliği yapılan 4 farklı ekmeklik ve makarnalık buğday çeşidi (Sarıçanak-98, Fırat-93, Pehlivan, Ceyhan-99) kullanılmıştır. Deneme, tesadüf blokları Faktöriyel deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırma sera koşullarında, saksılarda yürütülmüş, (0, 25, 50 ve 100 g/Saksı NaCl) farklı dozlarda tuz uygulamalarının buğday gelişimi ve verimi üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Uygulanan farklı tuzluluk seviyelerinde bin tane ağırlığı (38.19 g T0), hektolitre ağırlığı (72.88 kg T0), klorofil miktarı (61.42 T0), yaprak alanı (29.90 cm2 T0), fertil sap oranı (% 41.21 T3), hasat indeksi (% 27.58 T2), başakta tane sayısı (22.03 Adet T2), başakta tane ağırlığı (4.26 g T3), biyolojik verim (130.89 g T0) karakterleri yönünden istatistiki olarak önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Bitki boyu ve başakta başakcık sayısı, karakterleri yönünden tuzluluk uygulamaları arasında istatistiki olarak bir farklılık gözlenmemiştir. Kök ve gövde aksamlarında sodyum (Na) miktarı 2.81 mg ile 24.29 mg arasında değiştiği; potasyumun (K) 6.95 mg ile 22.11 mg arasında değiştiği; ve kalsiyum (Ca) oranlarının ise 5,65 mg ile 17.29 mg arasında değiştiği gözlenmiştir. Araştırmada kullanılan buğday türlerinin farklı tuzluluk koşullarında gösterdikleri performansları değerlendirildiğinde; Pehlivan ekmeklik buğday çeşidinin 1000 tane ağırlığı (46.05 g), klorofil miktarı (63.16 SPAD), başakta başakcık sayısı (17.63 adet) ve biyolojik verim (148.20 g) karakterleri yönünden tuzluluk koşullarından fazla etkilenmeyip en yüksek değerler gösterdiği ve ayrıca kök ve gövde aksamlarında Sodyum (Na) düzeyinin düşük düzeyde bulunduğu saptanmıştır. Ceyhan-99 çeşidinin ise 1000 tane ağırlığı (11.80 g), hektolitre ağırlığı (40.40 kg), klorofil miktarı (50.05), yaprak alanı (14.39 cm2), hasat indeksi (% 4.95), başakta tane sayısı (10.94 adet) ve biyolojik verim (30.52 g) yönünden tuzluluk koşullarında en düşük değerler göstererek en fazla etkilenen çeşit olduğu saptanmıştır.
Diyarbakır Sulu koşullarında ileri kademe ekmeklik buğday hatlarının verim ve kalite özelliklerinin bölge çeşitleriyle karşılaştırılması
Bu araştırma,CIMMYT-ICARDA ıslah programları tarafından geliştirilen ileri kademe ekmeklik buğday hatlarının Diyarbakır ekolojik şartlarında verim ve kalite özellikleri açısından incelenmesi ve bölge standart çeşitleriyle karşılaştırılarak üstün hatların ileri generasyonlarda değerlendirilmesi amacıyla yürütülmüştür.Araştırmada materyal olarak 79 adet ileri kademe ekmeklik buğday hattı ve kontrol olarak 7 adet tescilli ekmeklik buğday çeşidi (Pehlivan, Gerek-79, Karahan, Sönmez, Müfitbey, Bayraktar-2000, Nacibey) kullanılmıştır. Deneme 2017-2018 yetiştirme döneminde Tesadüf Blokları Deneme desenine göre 2 tekerrürlü olarak Diyarbakır sulu koşullarında yürütülmüştür.Araştırmada bitki boyu, başak uzunluğu, başakta tane sayısı, başaklanma süresi, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, parsel verimi, Zeleny sedimantasyon değeri, tanede protein oranı, tanede gluten (öz) oranı gibi verim ve kalite özellikleri incelenmiştir. Araştırmada kullanılan hatların bitki boyu 56.5-97.8 cm; başak uzunluğu 5.4-11.1 cm; başakta tane sayısı 1.3-29.6 adet; başaklanma süresi 141-159 gün; bin tane ağırlığı 25.5-53.7 g;hektolitre ağırlığı 65-81.9 kg; parsel verimi ise 68.6-969.5 kg/da arasında değerler gösterdiği saptanmıştır. Araştırmada en yüksek parsel verimine sahip olan 10 ekmeklik buğday hattında Zeleny sedimantasyon değeri, tanede protein oranı ve tanede gluten (öz) oranı gibi kalite özellikleri incelenmiştir. Zeleny Sedimantasyon değerleri 22-53 ml; protein oranı %12.9-13.7; gluten(öz) oranı ise %29.2-42.3 arasında değiştiği tespit edilmiştir. Araştırma sonunda tarımsal ve kalite özellikleri yönünden üstün bulunan hatların Diyarbakır ekolojik koşullarına uyumlu olduğu ve ileri araştırmalar tamamlandıktan sonra bölge buğday üretim alanlarında çeşit adayı olarak değerlendirilebileceği sonucuna varılmıştır.
Diyarbakır koşullarında ileri kademe ekmeklik buğday (Aestivum L.) hatlarının verim ve kalite özellikleri belirlenmesi
Diyarbakır ekolojik şartlarında 2017–2018 yetiştirme yılında yürütülen bu araştırmada, 35 ekmeklik buğday hattı ile 7 adet tescilli ekmeklik buğday çeşidinde (Bezostaya, Kınacı-97, KATE A-1, Konya 2002, Tosunbey, Saggitaro ve Ceyhan-99) verim ve kalite özellikleri incelenmiştir. Bu araştırmada kullanılan hatların bitki boyu 64.3 – 88.45 cm; başak uzunluğu 6.35 – 9.7 cm; başakta tane sayısı 24.5 - 59 adet; başaklanma süresi 142 - 154 gün; bin tane ağırlığı 29.49 – 48.81 g;hektolitre ağırlığı 81.91 – 88.04 kg/hl; birim alan verimi ise 300.17 – 611.78 kg/da arasında değerler gösterdiği saptanmıştır. Araştırmada en yüksek birim alan verimine sahip olan 10 ekmeklik buğday hattında; tanede protein oranı ve tanede gluten (öz) oranı gibi kalite özellikleri incelenmiştir. Protein oranı %13.54-18.03; gluten(öz) oranı ise %28.6-49.2 arasında değiştiği tespit edilmiştir. Araştırma sonunda tarımsal ve kalite özellikleri yönünden üstün bulunan hatların Diyarbakır ekolojik koşullarına uyumlu olduğu ve ileri araştırmalar tamamlandıktan sonra bölge buğday üretim alanlarında çeşit adayı olarak değerlendirilebileceği sonucuna varılmıştır.
Yerel ve ıslah edilmiş buğday çeşitlerinde farklı potasyum dozu uygulamalarının verim ve kalite üzerine etkilerinin araştırılması
Bu denemede, potasyumun elde edildiği kaynak olarak potasyum sülfat kullanılmıştır. Araştırmada 4 farklı potasyum dozu; Kontrol (0), 20, 30 ve 40 g/saksı saf K uygulaması yapılmıştır. Deneme üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada materyal olarak 3 yerel makarnalık topbaş buğday çeşidi (Sorgül, Bağacak ve Aşure) ile 2 ıslah çeşidi (Bayraktar ve Cemre) kullanılmıştır. Denemede tarımsal karakterler (bitki boyu, başak uzunluğu, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, bitki tane verimi, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı), kalite karakterleri (protein oranı, glüten oranı, ) incelenmiştir. Araştırmada bitki boyu çeşit ortalamasının yerel çeşitlerde 76.33 cm, ıslah çeşitlerinde ise 86.54 cm; bin tane ağırlığının yerel çeşitlerde 21.46 g, ıslah çeşitlerinde 45.75 g olduğu saptanmıştır. Başakta tane sayısının yerel çeşit ortalaması 11.90, ıslah çeşitleri ortalamasının 12.50 adet; saksı tane verimi yerel çeşit ortalamasının 178.96 g/saksı, ıslah çeşitlerinde 139.55 g/saksı; başak uzunluğu ortalamaları yerel çeşitlerde 9.22 cm, ıslah çeşitlerinde 9.42 cm; başakta tane ağırlığı ortalamaları yerel çeşitlerde 2.64 g, ıslah çeşitlerinde 2.97 g; bitki tane verimi ortalamaları yerel çeşitlerde 2.7 g, ıslah çeşitlerinde ise 1.96 g bulunduğu gözlenmiştir. Araştırmada potasyum uygulanmamış (K0) saksılarında bitki boyu ortalaması 78.37 cm, K1 uygulamasında 80.74 cm, K2: 83.30 cm, K3: 79.23 cm hesaplanmıştır. Bin tane ağırlığı yönünden K0 26.57 g, K1: 17.34 g, K2: 23.44 g, K3: 25.19 g olduğu belirlenmiştir. Saksı tane verimi yönünden K uygulamaları; K0: 113.72 g, K1: 97.08 g, K2: 99.90 g ve K3: 87.83 g olduğu tespit edilmiştir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi yerel ve ıslah edilmiş bazı buğday çeşitlerinde verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi
Son yıllarda ekmek ve makarna sanayisinde ıslah edilmiş çeşitler yerine eski yerel çeşitlerin kullanımı gittikçe artmaktadır. Eski yerel çeşitler verim yönünden düşük olmalarına rağmen kalite yönünden ıslah çeşitlerine göre üstün değerler gösteren çeşitlerdir. Yerel popülasyonlar proteince zengin, vitamin ve enzimler yönünden insan beslenmesinde üstün özellikler göstermektedir. Yetiştiği bölgenin iklim ve topoğrafik özelliklerine dayanıklı ve yöredeki bitki hastalık ve zararlılarına karşı tolerans gösteren çeşitlerdir. Fakat tarımsal alanlarda üretimi çok fazla yapılan çeşitler olmayıp nesilleri gittikçe yok olmaya başlayan çeşitlerdir. Araştırmada materyal olarak 4 yerel ve 4 buğday ıslah çeşidi kullanılarak açık sera koşullarında saksı denemesi olarak yetiştirilen buğday bitkilerinde verim ve verim unsurları ile kalite analizleri çalışması yürütülmüştür. Denemede bitki boyu, başak uzunluğu, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, bitki tane verimi, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı gibi tarımsal karakterler ve protein oranı, glüten oranı gibi kalite karakterleri incelenmiştir. Verim ve verim unsurları yönünden yerel çeşitlerin bitki tane verimi ortalaması 2,41 g/bitki iken ıslah çeşitlerinin 2,77 g/bitki düzeyinde olduğu gözlenmiştir. Başakta tane verimi yönünden yerel çeşitlerin 1,17 g/başak iken ıslah çeşitlerinin başak verimi ortalaması 1,37 g düzeyindedir. Bitki boyu ortalaması yerel çeşitlerde 82,73 cm, ıslah çeşitlerinde 74,45 cm civarında ölçülmüştür. Yerel çeşitlerin bitki boyu uzunlukları fazla fakat tane verimlerinin ıslah çeşitlerinin gerisinde kaldığı gözlenmiştir. Kalite unsurları yönünden yerel çeşitlerin protein içeriklerinin %14,3, ıslah çeşitlerinin ise % 11,8 düzeyinde oldukları saptanmıştır. Yine yerel çeşitlerin yaş glüten oranlarının da (% 29,65) ıslah çeşitlerine göre (% 26,85) belirgin üstünlükler gösterdikleri sonucuna varılmıştır.
Diyarbakır yöresinde çeltik yetiştiriciliğinde organik tarım olanaklarının araştırılması
Son yıllarda organik tarım dünyada hızla yayılmaktadır. Türkiye organik üretim için çok uygun ekolojik şartlara ve yüksek ihraç potansiyeline sahip olmasına rağmen, dünya organik gıda pazarındaki payı çok düşüktür. Karacadağ bölgesi arazilerinin büyük çoğunluğu taşlık arazi olduğundan ve çeltik tarımı aynı tarlaya 2-7 yılda bir ekildiğinden bölge aşırı sentetik gübre ve kimyasal ilaç kullanılarak kirlenmemiştir. Diyarbakır ilinde organik çeltik tarımının olanaklarını belirlemek ve organik tarıma geçişte çiftçiler için örnek teşkil etmesi amacıyla 2011 yetiştirme döneminde organik ve konvansiyonel tarım olarak yürütülen bu araştırmada; materyal olarak Karacadağ yerel çeltik çeşidi ve Osmancık-97 çeşidi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda uygulamalar arasındaki farklılıklar; organik uygulamalar çiçeklenme gün sayısı, olgunlaşma gün sayısı, bitkide kardeş sayısı, salkımda tane sayısı ve salkımda tane ağırlığı yönünden konvansiyonel uygulamalara göre üstün değerler göstermiştir. Fakat bitki boyu ve m²'de salkım sayısı yönünden konvansiyonel uygulamaların gerisinde kaldığı gözlenmiştir.Uygulama ile çeşit interaksiyonları birim alan tane verimi yönünden istatistiki olarak önemli çıkmış ve en yüksek tane verimi (543.33 kg/da) Karacadağ çeşidinden organik uygulamada elde edilmiştir.Karacadağ çeşidinin incelenen tüm özelliklerde en yüksek değeri vermiş, sadece bin tane ağırlığı yönünden Osmancık-97 çeşidinin gerisinde kalmıştır. Karacadağ çeltik çeşidinin organik tarımda kullanılması ile bölgede organik çeltik tarımının yaygınlaştırılabileceği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Organik çeltik, organik tarım, çeltik tarımı, verim ve verim unsurları.
Karacadağ yerel ve Osmancık-97 çeltik varyetelerinin bazı yabancı otlara karşı rekabet yeteneklerinin araştırılması
Araştırmanın birinci bölümünde, çeltik tarlalarından toplanan yabancı ot tohumlarının (Physalis peruviana, Amaranthus retroflexus, Echinochloa crus-galli, Potamogeton pectinatus, Panicum miliaceum Cyperus difformis ve Echinochloa oryzoides) çeltik tohumlarının çimlenmeleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Bunun için 7 farklı yabancı ot türünün yaprak, sap, kavuz ve tohumlarının su ekstraktlarının Karacadağ ve Osmancık-97 çeltik tohumlarının çimlenmeleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde ise Karacadağ yerel ve Osmancık-97 çeltik çeşitlerinin, 7 farklı yabancı ot tohumlarıyla birlikte tavalara ekimi yapılmıştır. Araştırmada farklı yabancı ot türlerinin çeltik çeşitlerinin çimlenme, kök ve fide gelişimine, kardeşlenme ve yaprak gelişimi ile salkımda tane verimleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda; Echinochloa crus-galli, E. oryzoides, Amaranthus retroflexus ve Physalis peruviana?dan hazırlanan sulu ekstraktlar Karacadağ ve Osmancık-97 çeltik tohumlarının çimlenmelerini hem laboratuvar hem de arazi şartlarında en fazla engelleyen yabancı otlar olarak değerlendirilmiştir. E.crus-galli yabancı otu ile karışık ekilen parsellerde, hem Karacadağ hem de Osmancık-97 çeşitlerinin her ikisinde de kök uzunluğu ve fide uzunluğunun belirgin bir şekilde düştüğü gözlenmiştir. Fide ve kök ağırlığı yönünden hem Karacadağ hem de Osmancık-97 çeşitleri Potamogeton pectinatus yabancı ot tohumlarıyla rekabet edebilmekte ve yüksek düzeyde kuru madde geliştirebilmesine karşın E. crus-galli ve E. oryzoides yabancı otlarının ekili olduğu parsellerde, Karacadağ çeltik çeşitlerinin fide ve kök ağırlıklarının belirgin bir şekilde ortalamaların altında kaldığı gözlenmiştir. Osmancık-97 çeltik kök ve fidelerinin gelişimini baskılayan yabancı otlar ise Panicum miliaceum, Cyperus difformis ve E. crus-galli olmuştur. Çeltik çeşitlerinin kardeşlenme potansiyeli yönünden Amaranthus retroflexus yabancı otuyla yüksek düzeyde rekabet ederken, E. crus-galli ve E.oryzoides yabancı otlarıyla çeltik bitkilerinin kardeş sayılarının önemli derecede düşük kaldığı gözlenmiştir. Karacadağ çeltik bitkilerinin Osmancık-97 çeşidine göre daha geniş yaprak alanına sahip oldukları, E. oryzoides?in Karacadağ çeltik bitkilerinin yaprak alanı indekslerini önemli derecede düşürdüğü gözlenmiştir. Osmancık-97 çeltik bitkilerinin en yüksek yaprak alanı indekslerine ilişkin ortalama değerler, Potamogeton pectinatus ve Amaranthus retroflexus yabancı ot tohumlarıyla karışık ekildiği tavalarda bulunmuştur. Cyperus difformis, Panicum miliaceum ve E. oryzoides yabancı ot tohumları Osmancık-97 çeltik bitkilerinin yaprak alanı indekslerini önemli derecede düşürmüştür. E. oryzoides ve E. crus-galli çeltik bitkilerinin salkım tane verimlerini de önemli derecede düşürdüğü gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çeltik, Karacadağ çeltiği, Osmancık-97 ıslah çeşidi, Rekabet
Diyarbakır koşullarında bazı yabancı kökenli buğday çeşitlerinin uyum yeteneklerinin ve kalite özelliklerinin belirlenmesi.
Buğday dünyada ve ülkemizde gerek ekiliş, gerekse üretim bakımından ilk sıralarda yer alan ve insan besini olması yanında, hayvan beslenmesinde de kullanılan önemli bir kültür bitkisidir. Buğdayın adaptasyon sınırının genişliği, üretim, taşıma, depolama ve işleme kolaylığı ve ekmek olma kabiliyetinden dolayı, birçok ülkede üretimin artırılması çalışmaları hızlandırılmıştır. Hızla artan nüfusun, parçalanan ve azalan tarım alanlarından elde edilen üretimle yeterli ve dengeli beslenmesi, her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Bu nedenle artan besin ihtiyaçlarının karşılanmasında, bölge ekolojik koşullarına iyi uyum gösteren, verim ve kalite özellikleri iyi olan genotiplerin belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada 5 farklı yabancı kökenli ekmeklik buğday çeşidi ile 1 adet bölgede yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan standart ekmeklik buğday çeşidinin Diyarbakır kuru koşullarında fiziksel, kimyasal ve teknolojik özellikleri belirlenerek verim ve kalite yönünden bölge koşullarına uyum kabiliyetleri ortaya konulmuş ve bölgenin standart çeşidiyle karşılaştırmalar yapılmıştır. Araştırma sonucunda Adana-99 çeşidinin yüksek bitki boyu (93.8 cm), yüksek başak uzunluğu (9.43 cm) ve yüksek birim alan tane verimi göstermesi (537.3 kg/da); fakat hasat tarihinde yüksek tane nemi içermesi (% 8.36) ve düşük protein oranına sahip olması (%10.52) Adana-99 çeşidinin her ne kadar verim yönünden tatmin edici olsa da kalite yönünden tatminkar olmadığı sonucuna varılmıştır. Yabancı kökenli Tigre çeşidinin; yüksek hektolitre ağırlığına sahip olduğu (84.49 kg), erkenci (143 gün), düşük kardeşlenme potansiyeli(1.93 adet/bitki) gösterdiği, yüksek bitki tane verimine sahip olmasının yanında (3.30 g) yüksek sertlik değeri (175.66) gösterdiği bulunmuştur. Kimyasal ve teknolojik kalite özellikleri yönünden protein oranı (%15.89), yaş gluten değeri (%35.36) ve sedimentasyon değeri (50.4 ml) bakımından diğer çeşitlere üstünlük sağlayan, düşük nişasta oranı göstermesi (%64.16) ve ayrıca yüksek başakta tane sayısı (45.06) bakımından Skerzo çeşidinin bölgede ümitvar olduğu sonucuna varılmıştır.