Theses supervised by Doç. Dr. Behlül Tokur
11 theses · Ankara Yıldırım Beyazıt University
Savaş mağduru sığınmacı çocuklarda hayat ve Tanrı algısı: "7-12 yaş arası Suriyeli çocuklar"
Günümüzde mülteciler, ülkelerini terk etmek zorunda kalmışlardır ve bu durum onlar için pek çok sıkıntı ve zorluğu bir araya getirmiştir. Mültecilerin topraklarını terk etme nedenleri içinde savaşlar en başta gelen sebeptir. Son yıllara baktığımızda Suriye'de çıkan savaşlar, büyük bir göç dalgasıyla sonuçlanmıştır. İnsanlar yaşadıkları ülkeyi, evlerini terk etmek zorunda kalarak mülteci konumuna düşmüşlerdir. Türkiye'ye büyük bir mülteci akını başlamıştır ve bu durum beraberinde birçok psiko sosyal problemlere yol açmıştır. Savaş, toplumlar üzerinde ruhsal açıdan büyük hasarlarla sonuçlanmaktadır. Travma Sonrası Stres bozukluğu, savaş ortamında kalan ve sonucunda ülkelerini terk etmek zorunda kalan mültecilerle yapılan çalışmalarda en sık görülen psikiyatrik bozukluklardan biri olarak tanımlanmıştır. Savaş travmasına hazırlıklı olmadıkları için çocuklar, bu durumdan çok daha fazla etkilenmekte ve travma yaşamaktadır. Aynı bölgede yaşanan terörist saldırıları, suç, felaket ve savaş koşullarının birleşimiyle bu süreç, çocukları ruhsal olarak oldukça kötü etkilemektedir. Bu araştırmada çocukların yaşadığı bu travma sürecinin yaşam ve Tanrı algılarını nasıl biçimlendirdiği üzerinde durulacaktır. Anahtar Kelimeler: Çocuklarda Tanrı Tasavvuru, Göç Psikolojisi, Hayat Algısı, Savaş, Sığınmacılık, Tanrı Algısı, Travma
The relationship between individualism, collectivism and religiosity in young adults aged 18 and 30
The general aim of this thesis is to examine the relationship between individualism, collectivism and religiosity in young adults aged 18 and 30 and to conduct quantitative research on the relationship between these variables. This work consists of two chapters. In the first chapter, the concepts of individualism, collectivism and religiosity are discussed with their sub-dimensions and literature review on the subject is made. In the second chapter, there are quantitative research conducted on the relationship between individualism, collectivism and religiosity variables and evaluations made according to the results of the study. In this study, which utilized the relational screening method, the questionnaire technique is applied "Individualism and Collectivism Scale in Young Individuals" developed by Kahveci and Sever (2016) and the "Religiosity" scale developed by Gülmez (2014) are used. The research is conducted with 359 participants. Respondents are young adults between the ages of 18 and 30. As a result of this study, while no correlation between individualism and collectivism is found, a positive relationship between religiosity and collectivism and a negative relationship between religiosity and individualism are determined.
Divorce process and religion: A qualitative study
In the study, which examines the relationship between the views of divorced individuals about the divorce process and their religious understanding, these research topics investigated: Pre-marriage, marriage process, divorce process, post-divorce process, religiosity, religious individual, the effects of religious understanding on divorce and the effects of divorce on religious understanding Eighteen divorced individuals, seven men and eleven women, residing in Ankara, participated in this study, in which the study group was determined by criterion sampling method. In the study, a 21-question interview form developed by the researcher was used for data collection. Descriptive and content analyzes were made on the findings obtained from the interviews. The views of the participants were examined according to the categories of religious inclination and distance to religion. In the study, it was observed that divorce had an effect on religious understanding rather than the effect of religious understanding on divorce. Regardless of whether the participants were religious or not, it was observed that all participants suffered a concussion in terms of religious understanding at the end of the divorce process, some recovered after a while and repaired the damage in their religious understanding, while others moved the questioning beyond their social and cultural context to criticize religion itself. In this context, it has been evaluated that each individual is affected differently from the divorce process. The opinions of the participants who stated that they had religious inclinations were in different directions. It can be said that the views of these participants on the gains that can be obtained from the divorce process can be summarized as follows: Gaining experience, being protected from extremes, realizing that a non-human cannot be religious either, understanding the difference between appearing religious and being religious, understanding that religion is the greatest consolation, developing the ability to pray. To approach Allah, to develop a sense of trust, not to judge people by religion, to understand the importance of religious education, to understand the importance of looking at the sources of religion, to learn to be patient, to live life with the consciousness of testing and not to focus on appearance. It has been evaluated that various gains obtained after the divorce process are important in terms of contributing to the relevant literature. Although the search for consolation after divorce is seen as a feature of the Turkish family structure, it can be said that a detailed examination of the post-divorce gains reached by the participants in this study will make significant contributions to the relevant literature. All results show that this study will make an important contribution to the related literature.
Lise öğrencilerinde umut ve dindarlık ilişkisi: Bartın İmam Hatip liseleri örneği
Bu çalışma İmam Hatip Liselerine giden öğrencilerde umut ve dindarlık arasındaki ilişkiyi anlamak amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmada, Bartın Şehit Mustafa Yaman Anadolu Lisesi ile Bartın Erkek İmam Hatip Lisesi son sınıf öğrencilerinden olan toplam 42 katılımcıyla görüşülmüştür. Görüşmeler; umut düzeyleri, dindarlık algıları ve inanç-umut ilişkisi şeklinde üç ana tema çerçevesinde yapılmıştır. Katılımcılardan alınan veriler tematik analiz ve içerik analizi yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışma bulgularında katılımcıların umut düzeylerini; aile, çevre ve din faktörü, hayal ve hedefleri, geleceğe dair bakış açıları, umutlu ve umutsuzluk olduklarında sergiledikleri tutumları şekillendirdiği bulunmuştur. Buna göre katılımcıların umut düzeyleri üzerinde aile faktörünün önemli ölçüde etkili olduğu, bu katılımcıların hayal/hedef belirleme noktasında daha net ve kararlı oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda bu katılımcılar, umutsuzlukla mücadelede başarılı stratejiler geliştirebilme noktasında diğer katılımcılardan ayrışmaktadırlar. Katılımcıların dindarlık algılarına yönelik tutumları temasında; katılımcıların dindarlığı, ahlaki değerleri ön plana çıkaran tanımlar ve Allah'ın emir ve yasaklarını ön plana çıkaran tanımlar olmak üzere iki tanım üzerinde yoğunlaşıldığı görülmüştür. Dindarlık tanımları yapılırken, katılımcıların dindarlığı bir başkası üzerinden değerlendirdiği görülmüştür. Katılımcıların inanç-umut ilişkisine yönelik temada ise; katılımcılar bu ilişkiyi dua, namaz, ahiret inancı, dinin rehabilite edici fonksiyonu ve tevekkül inancıyla kurmuşlardır. Katılımcıların büyük bir çoğunluğu özellikle umutsuzluk anında dine baş vurdukları, kendilerini bu şekilde rahatlattıkları tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda ergenlik döneminde gençlerin yaşadıkları her türlü değişim göz önünde bulundurulduğunda, gençlerin büyük bir kısmının dini inanç ve değerlerine bağlı oldukları, dindarlıkla ve umutla ilgili tutumlarını da buna göre şekillendirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: umut, umutsuzluk, dindarlık, inanç-umut, din psikolojisi.
İş ahlakı ve dindarlık ilişkisi (esnaflar üzerine nitel bir araştırma)
Bu çalışma, iş ahlakı ve dindarlık arasındaki ilişkiyi esnaflar üzerinden anlamaya çalışmak amacıyla yapılmıştır. Çalışma hayatında ihtiyaç duyulan ahlaki ilkelerin davranışlara yansıtılmasında dindarlığın önemli bir değişken olduğu düşünülmüştür. Bu açıdan esnafların din algıları temelinde iş ahlakı konusundaki davranışları anlaşılmaya çalışılmıştır. Nitel araştırma yöntemi kullanılarak yapılan araştırmada Ankara Yenimahalle ilçesinde çalışmaya devam eden 24 esnafla, mülakat tekniği aracılığıyla veriler toplanmıştır. Ölçüt, maksimum çeşitlilik, kartopu örnekleme çeşitleri kullanılarak çalışma grupları belirlenmiştir. Çalışma grubundaki esnaflar farklı meslek kolları bakımından çeşitlenmiştir. Görüşmeler üç tema çerçevesinde gerçekleştirilmiştir; bu temalar iş ahlakı, iş ahlakı ve dini hayat, din algısı şeklindedir. Bu bağlamda öncelikle katılımcıların iş ahlakı çerçevesinde çalışma değerleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ardından din algılarına yönelik bulgular elde edilmiştir. Son olarak iş ahlakı ve dini hayat arasındaki ilişki anlaşılmaya çalışılmıştır. Katılımcılarla yapılan görüşmeler doğrultusunda elde edilen veriler, tematik analiz ve içerik analizi teknikleri kullanılarak incelenmiştir. İncelemeler neticesinde günümüz esnaflarının çalışma hayatlarında benimsedikleri yeni bir ahlaki sistemin oluştuğu görülmektedir. Bu oluşumun esnafların din algılarıyla ilişkisi olmakla birlikte dönemin ekonomik kabulleriyle de açıklanabilmektedir. Anahtar kelimeler: Din Psikolojisi, İş ahlakı, Değerler, Dini Hayat, Dindarlık
Pakistan'daki din psikolojisi çalışmalarına genel bir bakış
Pakistan; bağımsızlığını yakın zamanda kazanmış, komşu ülkesiyle yaşadığı çatışmalar sebebiyle siyasi belirsizlikler yaşayan, oldukça yoğun nüfusa sahip bir Müslüman ülkedir. Bu yoğun nüfus, ülkenin yoksullukla mücadele etmesine sebep olmaktadır. Ülkede yaşanan problemler, insanların ruh sağlığını etkilemektedir. Bireyin bozulmasıyla birlikte toplumda da bozulmalar yaşanmaktadır. Bu anlamda toplumların, daha sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için içinde bulundukları sosyal sorunlarla yüzleşip mücadele etmesi gerekmektedir. İnsanlar, üstesinden gelemeyecekleri problemlerle karşılaştıklarında genellikle kendilerinden daha güçlü gördükleri bir varlığa sığınma ihtiyacı duyarlar. Bu varlık, dinler arasında farklılık göstermektedir. Bu bağlamda bireyin davranışını psikoloji bilimi incelerken inanılan dinin insan davranışlarına yansımasını da din psikolojisi bilimi inceler ve ortaya bazı veriler koyar. Bu çalışma; Pakistan'da din psikolojisi alanında yazılmış çalışmaları incelemek, bu alanda hangi konular üzerinde yoğunlaşıldığını tespit etmek, aynı zamanda ilgili çalışmaların farklı ülkelerde yapılan çalışmalarla benzerlik ortaya koymak amacıyla yazılmıştır. Nitel araştırma yöntemi takip edilerek yapılan bu çalışma; kitap, makale ve tez literatür taramasıyla incelenmiştir.
Boşanmış aile çocuklarının sosyal uyum süreci ve dindarlık düzeyleri arasındaki ilişki üzerine bir araştırma
Günümüzde boşanma, yaygın bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır ve pek çok sıkıntı ve zorluğu beraberinde getirmektedir. Türkiye'de yaşanan boşanma oranlarının da gün geçtikçe arttığı görülmektedir. Boşanma sonrasında öncelikle boşanan bireyler, dolaylı olarak da toplum üzerinde ruhsal açıdan büyük hasara neden olmaktadır. Boşanma durumuna hazırlıklı olmadıkları ve anne babaları ile olan bağlarının kopması söz konusu olduğu için çocuklar, bu durumdan çok daha fazla etkilenmekte ve çocuklar yaşadıkları olumsuz durumlar sonucunda sosyal uyum problemleri yaşmaktadır. Bu araştırmanın amacı 12-17 yaşlarında bulunan boşanmış aile çocuklarının boşanma sonrası sosyal uyum ve dindarlık düzeylerinin incelenmesidir. Araştırma, Hatay ilinde lise seviyesinde eğitim gören ergenlik (12-17) dönemindeki boşanmış aile çocuklarından 111 katılımcı üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilişkisel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma verilerini toplamak "Boşanma Uyum Envanteri", "Dindarlık Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde; istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırma temel problemine göre gerçekleştirilmiş ve sosyal uyum ile dindarlık ilişkisi bakımından boşanmanın çocuğun bu durumun olumsuz etkilerinden kurtulup sosyal uyumuna etki eden etmenler açıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca boşanma sonrası dindarlığın sosyal uyum üzerinde etkisi olup olmadığını açıklamak da hedeflenmiştir.
Dengeli yaşam ve dindarlık ilişkisi
Bu çalışmanın amacı dengeli yaşam ve dindarlık arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaçla Ankara'da ikamet eden 17-65 yaş aralığında 393 bireye Dengeli Yaşam Ölçeği ve Dindarlık Ölçeğinden oluşan anket formu uygulanmıştır. Örneklem grubundan elde edilen veriler istatistiki veri seti halinde düzenlenmiş ve SPSS 25 istatistik paket programın ile istatistiki analizleri yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre katılımcıların dindarlık ve dengeli yaşam ile demografik değişkenler arasında anlamlılık derecesine göre farklılıkların, ilişki ve etkileşimlerin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca dindarlık ve dengeli yaşam boyutları arasında korelasyon ve regresyon sonuçlarına göre anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda dengeli yaşam alt boyutlarının dindarlık ile ilişkisi incelendiğinde; beden, başarı/kariyer ve ilişki alt boyutları ile dindarlık arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Ancak dindarlık ile maneviyat/anlam alt boyutu arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Dindarlık alt boyutlarından etki alt boyutunun dengeli yaşam üzerinde anlamlı etkisi olmadığı ancak iman dini duygu, ibadet boyutlarının anlamlı etkileri olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dengeli Yaşam, Beden, Başarı/Kariyer, İlişki, Anlam/Maneviyat, Dindarlık
Üniversite öğrencilerinde yaşam amacı ve dindarlık
Araştırmada üniversite öğrencilerinde yaşam amacı ve dindarlık arasındaki ilişkisinin incelenmesi hedeflenmiştir. Bu doğrultuda yaşam amacı alt boyutlarından kişisel gelişim, maddi kazanç, fiziksel görünüm, sosyal sorumluluk ve bireysel farkındalık ile dindarlık arasındaki korelasyon incelenmiştir. Literatürde yaşam amacı ve dindarlık arasındaki ilişkiye yönelik nadir çalışmalar olduğu görülmektedir. Bu açıdan bu çalışmanın katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışmada veri toplama araçları olarak Aydıner tarafından geliştirilen "Yaşam Amaçları Ölçeği" ve Gülmez tarafından geliştirilen "Dindarlık Ölçeği" kullanılmıştır. Örneklem grubu Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İslami İlimler, Hukuk, Tıp, Mühendislik ve Doğa Bilimleri, İşletme fakültelerinde öğrenim görmekte olan 317 öğrenciden oluşmaktadır. Örneklem grubundan elde edilen veriler istatistiki veri seti halinde düzenlenmiş ve SPSS 25 istatistik paket programın da istatistiki analizleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre yaşam amacı alt boyutları ile dindarlık arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Buna göre maddi kazanç ve fiziksel görünüm alt boyutları ile dindarlık arasında negatif korelasyon; kişisel gelişim, sosyal sorumluluk ve bireysel farkındalık alt boyutları ile dindarlık arasında pozitif korelasyon olduğu saptanmıştır.
Ortaöğretim öğrencilerinde sosyal değerler ve dindarlık ilişkisi
Ergenlik, insan hayatındaki kritik eşiklerden birini oluşturmaktadır. Bu dönemde gençliğe adım atan bireyler, yaşadıkları fiziksel, biyolojik, mental ve duygusal değişimlerle benliklerini inşa etmektedirler. Sosyal değerler ise benliğin sosyal inşasında bireylerin sahip oldukları kılavuzlar olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışma, ergenlik dönemini yaşayan 14-18 yaş grubu ortaöğretim öğrencilerinde sosyal değerler ve dindarlık ilişkisini incelemektedir. Böylece kritik bir eşiği tecrübe eden ve değişimler geçiren ergenlerin, aile, geleneksel, bilimsel,siyasi, çalışma-iş ve dini değerler olarak sınıflandırılan sosyal değerleri içselleştime biçimleri anlaşılmaktadır. Ayrıca sahip oldukları sosyal değerleri ile iman, duygu, ibadet ve etki boyutları ile dindarlıkları arasındaki korelasyonun anlaşılması amaçlanmıştır. Örneklem grubu olarak Ankara Pursaklar ilçesinde bulunan Anadolu, Fen, Meslek ve İHL lise öğrencileri seçilmiştir. Seçilen örneklem grubuna uygulanan anket formu Bolat'ın "Çok Boyutlu Sosyal Değerler Ölçeği" ve Gülmez'in "Dindarlık Ölçeği" soruları ve demografik değişkenler sorularından oluşturulmuştur. Çalışmada elde edilen veriler SPSS programı vasıtasıyla analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre ergenlerde sosyal değerler ve dindarlık arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca ergenlerde cinsiyet değişkeni sosyal değer ve dindarlık ortalamalarında kızların lehine farklılaşmaktadır. Aynı zamanda eğitim görülen okul türü; sosyal değerler ve dindarlık ortalamalarını anlamlı şekilde farklılaştırmaktadır. Bu çerçevede ergenlerde, sosyal değerlerin varlığının dindarlığı pozitif yönde etkileyen bir etken olduğu tespit edilmiştir.
Ergenlik döneminde adil dünya inancı ve dindarlık
Bu çalışmanın amacı ergenlerde adil dünya inancı ve dindarlık arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaçla Gaziantep ilinde ikamet eden 14-18 yaş aralığında 428 bireye Adil Dünya İnancı ve Dindarlık ölçeğinden oluşan anket formu uygulanmıştır. Elde edilen veriler istatistiki veri seti halinde düzenlenmiş ve SPSS 19 istatistik paket programı ile analizleri yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre araştırmanın örneklemini oluşturan bireylerin dindarlık ve adil dünya inancı ile demografik değişkenler arasında değişik ilişkilerin var olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca dindarlık ve adil dünya inancı boyutları arasında korelasyon ve regresyon analiz sonuçlarına göre anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Araştırma sonucunca adil dünya inancı alt boyutlarının dindarlık ile ilişkisi incelendiğinde kişisel adil dünya inancı ve genel adil dünya inancının dindarlıkla zayıf düzeyde anlamlı bir ilişkisinin olduğu bulunmuştur. Dindarlık alt boyutlarından iman ve duygu boyutlarının adil dünya inancı üzerinde anlamlı etkisi olmadığı ancak etki ve ibadet boyutlarının anlamlı etkileri olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ergenlik, Adil Dünya İnancı, Kişisel Adil Dünya İnancı, Genel Adil Dünya İnancı, Dindarlık