Theses supervised by Doç. Dr. Ayşe Tülin Öz

13 theses · Osmaniye Korkut Ata University

Master'sOpen AccessTR

Trabzon hurması meyvesinde hasat sonrası kaplama uygulamalarının fizyolojik bozulmalara ve muhafaza ömrüne etkisinin belirlenmesi

'MKÜ Harbiye' Trabzon hurması meyveleri derimden hemen sonra, kitosan, sodyum aljinat, kitosan + sodyum aljinat ile kaplanan meyveler MAP'da 0 °C ve %90±5 oransal nem içeren soğuk hava deposunda 100 gün süresince muhafaza edilmiştir. 'MKÜ Harbiye' Trabzon hurması meyvesine yapılan kaplama uygulamalarının meyve ağırlık kaybı, meyve eti sertliği, meyve kabuk rengi (L*, a*, b*, Hue, Kroma), SÇKM, pH, TA, toplam fenolik madde miktarı, DPPH, etilen miktarı, O2/CO2 oranı, elektriksel iletkenlik, üşüme zararı, mikrobiyel ve duyusal kalite üzerine etkisi belirlenmiştir. Kitosan, sodyum aljinat ve kitosan+aljinat ile kaplanan 'MKÜ Harbiye' Trabzon hurması meyvelerinde muhafaza süresince ağırlık kaybı, meyve eti sertliği, O2/CO2 oranı, etilen miktarı, elektiriksel iletkenlik, mikrobiyel kalite, üşüme zararı, çürüme kaybı üzerine kontrol gurubu uygulamaları ile karşılaştırıldığında kaplama uygulamasının daha etkili olduğu belirlenmiştir. Kitosan kaplama uygulamasının 'MKÜ Harbiye' Trabzon hurması O2 oranı, etilen üretim hızı, mikrobiyal yük artışı ve üşüme zararı üzerinde daha etkili bulunmuş fakat kitosan + aljinat kaplanan meyvelerde ise ağırlık kaybı, meyve eti sertliği, CO2 oranı, elektriksel iletkenlik, antioksidan aktivite miktarı korunumunda diğer uygulamalara göre daha etkili olduğu belirlenmiştir.

Trabzon hurması
Büşra Eryol
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Turp (Raphanus sativus L.) muhafaza kalitesi ve raf ömrüne kaplama materyali ve kalsiyum uygulamasının etkilerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, Kadirli turpu çeşidine ait örnekler hasat edildikten sonra kontrol, %2'lik kalsiyum klorür, %1 nişasta + %2 gliserin kaplama ve %2'lik kalsiyum klorür –%1 nişasta+%2 gliserin kaplama uygulamaları olmak üzere dört farklı uygulama yapıldıktan sonra turp örnekleri 5 kg'lık MAP ambalajları içerisinde %90 nisbi nem koşullarında 4 °C sıcaklıkta 56 gün boyunca depolanmıştır. Uygulama yapılan turp örneklerinde uygulamaların etkilerini belirlemek amacı ile 7 gün aralıklarla fiziksel (ağırlık kaybı, tekstür, renk (L, a, b, hue, Chroma)), kimyasal (SÇKM, pH, toplam fenol, DPPH, malondialdehit, organik asitler, şekerler, uçucu aroma bileşenleri), mikrobiyolojik ve fizyolojik (koflaşma) bozulma miktarı belirlenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen veriler değerlendirildiğinde kalsiyum klorür uygulamasının ağırlık kaybı (%), tekstür (N), koflaşma (%) ve MDA (μmol/L) içeriği üzerinde anlamlı etkileri olduğu belirlenmiştir. Kalsiyum klorür uygulaması ile nişasta+gliserin kaplama uygulamalarının fenolik madde ve antioksidan aktivite üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmadığı belirlenmiştir. Yapılan mikrobiyolojik analiz sonuçlarına göre kalsiyum klorür uygulamasının toplam aerobik bakteri gelişimi üzerinde sınırlı da olsa etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kalsiyum klorür, MDA, tekstür, Kadirli turpu

Kalsiyum klorürMalondialdehit
Bengül Akyol
Osmaniye Korkut Ata University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Turp (Raphanus sativus L.) muhafaza kalitesi ve raf ömrüne kaplama materyali ve kalsiyum uygulamasının etkilerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, Kadirli turpu çeşidine ait örnekler hasat edildikten sonra kontrol, %2'lik kalsiyum klorür, %1 nişasta + %2 gliserin kaplama ve %2'lik kalsiyum klorür –%1 nişasta+%2 gliserin kaplama uygulamaları olmak üzere dört farklı uygulama yapıldıktan sonra turp örnekleri 5 kg'lık MAP ambalajları içerisinde %90 nisbi nem koşullarında 4 °C sıcaklıkta 56 gün boyunca depolanmıştır. Uygulama yapılan turp örneklerinde uygulamaların etkilerini belirlemek amacı ile 7 gün aralıklarla fiziksel (ağırlık kaybı, tekstür, renk (L, a, b, hue, Chroma)), kimyasal (SÇKM, pH, toplam fenol, DPPH, malondialdehit, organik asitler, şekerler, uçucu aroma bileşenleri), mikrobiyolojik ve fizyolojik (koflaşma) bozulma miktarı belirlenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen veriler değerlendirildiğinde kalsiyum klorür uygulamasının ağırlık kaybı (%), tekstür (N), koflaşma (%) ve MDA (μmol/L) içeriği üzerinde anlamlı etkileri olduğu belirlenmiştir. Kalsiyum klorür uygulaması ile nişasta+gliserin kaplama uygulamalarının fenolik madde ve antioksidan aktivite üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmadığı belirlenmiştir. Yapılan mikrobiyolojik analiz sonuçlarına göre kalsiyum klorür uygulamasının toplam aerobik bakteri gelişimi üzerinde sınırlı da olsa etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kalsiyum klorür, MDA, tekstür, Kadirli turpu

Kalsiyum klorürMalondialdehit
Bengül Akyol
Osmaniye Korkut Ata University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Turp (Raphanus sativus L.) muhafaza kalitesi ve raf ömrüne kaplama materyali ve kalsiyum uygulamasının etkilerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, Kadirli turpu çeşidine ait örnekler hasat edildikten sonra kontrol, %2'lik kalsiyum klorür, %1 nişasta + %2 gliserin kaplama ve %2'lik kalsiyum klorür –%1 nişasta+%2 gliserin kaplama uygulamaları olmak üzere dört farklı uygulama yapıldıktan sonra turp örnekleri 5 kg'lık MAP ambalajları içerisinde %90 nisbi nem koşullarında 4 °C sıcaklıkta 56 gün boyunca depolanmıştır. Uygulama yapılan turp örneklerinde uygulamaların etkilerini belirlemek amacı ile 7 gün aralıklarla fiziksel (ağırlık kaybı, tekstür, renk (L, a, b, hue, Chroma)), kimyasal (SÇKM, pH, toplam fenol, DPPH, malondialdehit, organik asitler, şekerler, uçucu aroma bileşenleri), mikrobiyolojik ve fizyolojik (koflaşma) bozulma miktarı belirlenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen veriler değerlendirildiğinde kalsiyum klorür uygulamasının ağırlık kaybı (%), tekstür (N), koflaşma (%) ve MDA (μmol/L) içeriği üzerinde anlamlı etkileri olduğu belirlenmiştir. Kalsiyum klorür uygulaması ile nişasta+gliserin kaplama uygulamalarının fenolik madde ve antioksidan aktivite üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmadığı belirlenmiştir. Yapılan mikrobiyolojik analiz sonuçlarına göre kalsiyum klorür uygulamasının toplam aerobik bakteri gelişimi üzerinde sınırlı da olsa etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kalsiyum klorür, MDA, tekstür, Kadirli turpu

Kalsiyum klorürMalondialdehit
Bengül Akyol
Osmaniye Korkut Ata University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hicaznar' nar meyvelerinde derim sonrası fungal bozulmalar ve üşüme zararının kontrolü üzerine gamma-aminobütirik asit uygulamasının etkisinin belirlenmesi

Bu çalışmada, 'Hicaznar' nar meyvelerine 10 dakika süreyle üç farklı konsantrasyonda kontrol (0mM), 2.5mM (GABA I) ve 5mM (GABA II) uygulaması yapılmış ve uygulama yapılan meyve taneleri 250 gr PVPP kutulara koyularak ambalajlandıktan sonra 5°C'de % 90±5 nispi nem koşullarında soğuk hava deposunda 20 gün süreyle depolanmıştır. Uygulamaya tabi tutulan nar meyve tanelerinde uygulamanın etkilerini belirlemek amacı ile 20 günlük muhafaza süresince 4 gün aralıklarla yapılan fiziksel, fizyolojik (üşüme zararı), kimyasal (SÇKM; TA, pH, fenol, DPPH, organik asitler, şekerler) ve mikrobiyal kalite etkisi belirlenmiştir. Bulgularımıza göre derim sonrası tanelenmiş nar meyvelerine yapılan GABA uygulamalarının ağırlık kaybı, gaz bileşimi ölçümü O2/CO2 (%) değişimi üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı belirlenirken, GABA II uygulaması yapılan meyvelerde özellikle fenolik ve flavonoid madde miktarının diğer uygulamalara göre artış gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca nar muhafazasını sınırlandıran önemli bir fizyolojik zarar olan meyve üşüme zararının GABA uygulamalarıyla daha sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Yapılan mikrobiyolojik analiz sonuçlarına göre, bakteri, maya ve küf gelişimi (fungal bozulma) üzerinde GABA uygulanan nar tanelerinde toplam mezofilik aerobik bakteri miktarının kontrol grubu meyve taneleri ile kıyaslandığında artışın daha sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler:'Hicaznar', GABA, üşüme zararı, fungal bozulma

Şeyma Hiçyılmaz
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hicaznar' nar meyvelerinde derim sonrası fungal bozulmalar ve üşüme zararının kontrolü üzerine gamma-aminobütirik asit uygulamasının etkisinin belirlenmesi

Bu çalışmada, 'Hicaznar' nar meyvelerine 10 dakika süreyle üç farklı konsantrasyonda kontrol (0mM), 2.5mM (GABA I) ve 5mM (GABA II) uygulaması yapılmış ve uygulama yapılan meyve taneleri 250 gr PVPP kutulara koyularak ambalajlandıktan sonra 5°C'de % 90±5 nispi nem koşullarında soğuk hava deposunda 20 gün süreyle depolanmıştır. Uygulamaya tabi tutulan nar meyve tanelerinde uygulamanın etkilerini belirlemek amacı ile 20 günlük muhafaza süresince 4 gün aralıklarla yapılan fiziksel, fizyolojik (üşüme zararı), kimyasal (SÇKM; TA, pH, fenol, DPPH, organik asitler, şekerler) ve mikrobiyal kalite etkisi belirlenmiştir. Bulgularımıza göre derim sonrası tanelenmiş nar meyvelerine yapılan GABA uygulamalarının ağırlık kaybı, gaz bileşimi ölçümü O2/CO2 (%) değişimi üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı belirlenirken, GABA II uygulaması yapılan meyvelerde özellikle fenolik ve flavonoid madde miktarının diğer uygulamalara göre artış gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca nar muhafazasını sınırlandıran önemli bir fizyolojik zarar olan meyve üşüme zararının GABA uygulamalarıyla daha sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Yapılan mikrobiyolojik analiz sonuçlarına göre, bakteri, maya ve küf gelişimi (fungal bozulma) üzerinde GABA uygulanan nar tanelerinde toplam mezofilik aerobik bakteri miktarının kontrol grubu meyve taneleri ile kıyaslandığında artışın daha sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler:'Hicaznar', GABA, üşüme zararı, fungal bozulma

Şeyma Hiçyılmaz
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hicaznar' nar meyvelerinde derim sonrası fungal bozulmalar ve üşüme zararının kontrolü üzerine gamma-aminobütirik asit uygulamasının etkisinin belirlenmesi

Bu çalışmada, 'Hicaznar' nar meyvelerine 10 dakika süreyle üç farklı konsantrasyonda kontrol (0mM), 2.5mM (GABA I) ve 5mM (GABA II) uygulaması yapılmış ve uygulama yapılan meyve taneleri 250 gr PVPP kutulara koyularak ambalajlandıktan sonra 5°C'de % 90±5 nispi nem koşullarında soğuk hava deposunda 20 gün süreyle depolanmıştır. Uygulamaya tabi tutulan nar meyve tanelerinde uygulamanın etkilerini belirlemek amacı ile 20 günlük muhafaza süresince 4 gün aralıklarla yapılan fiziksel, fizyolojik (üşüme zararı), kimyasal (SÇKM; TA, pH, fenol, DPPH, organik asitler, şekerler) ve mikrobiyal kalite etkisi belirlenmiştir. Bulgularımıza göre derim sonrası tanelenmiş nar meyvelerine yapılan GABA uygulamalarının ağırlık kaybı, gaz bileşimi ölçümü O2/CO2 (%) değişimi üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı belirlenirken, GABA II uygulaması yapılan meyvelerde özellikle fenolik ve flavonoid madde miktarının diğer uygulamalara göre artış gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca nar muhafazasını sınırlandıran önemli bir fizyolojik zarar olan meyve üşüme zararının GABA uygulamalarıyla daha sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Yapılan mikrobiyolojik analiz sonuçlarına göre, bakteri, maya ve küf gelişimi (fungal bozulma) üzerinde GABA uygulanan nar tanelerinde toplam mezofilik aerobik bakteri miktarının kontrol grubu meyve taneleri ile kıyaslandığında artışın daha sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler:'Hicaznar', GABA, üşüme zararı, fungal bozulma

Şeyma Hiçyılmaz
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hicaznar nar tanelerinde derim sonrası fungal bozulmalar ve üşüme zararının kontrolü üzerine oksalik asit uygulamasının etkisinin belirlenmesi

'Hicaznar' nar meyve taneleri tanelenme işleminden sonra üç farklı konsantrasyonda kontrol (0mM), 2,5mM ve 5mM oksalik asit (OA) olacak şekilde 10 dk süre ile daldırma yöntemi ile yapılan uygulamanın ardından polivenilpropilen (PVPP)(250 gr) kutulara paketlenerek, 5°C'de %90 nispi nem koşullarında 20 gün süreyle muhafaza edilmiştir. Yapılan OA uygulamasının etkisini belirlemek amacı ile başlangıç günü (0.gün) dâhil olmak üzere 4 gün aralıklarla muhafaza sonuna kadar 'Hicaznar' nar meyve tanelerinin kalite değişimleri belirlenmiştir. OA uygulanan 'Hicaznar' nar meyve tanelerinin kontrol ile kıyaslanması sonucunda üşüme zararı üzerine etkileri istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Maya ve küf gelişiminin muhafaza başlangıç ile sonuç değerlerinin rakamsal olarak birbirine çok yakın olduğu ve uygulamalar arasındaki farkın istatistiki açıdan anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: 'Hicaznar' nar tanesi, oksalik asit, üşüme zararı, fungal bozulma

Tuğçe Ceren
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hicaznar nar tanelerinde derim sonrası fungal bozulmalar ve üşüme zararının kontrolü üzerine oksalik asit uygulamasının etkisinin belirlenmesi

'Hicaznar' nar meyve taneleri tanelenme işleminden sonra üç farklı konsantrasyonda kontrol (0mM), 2,5mM ve 5mM oksalik asit (OA) olacak şekilde 10 dk süre ile daldırma yöntemi ile yapılan uygulamanın ardından polivenilpropilen (PVPP)(250 gr) kutulara paketlenerek, 5°C'de %90 nispi nem koşullarında 20 gün süreyle muhafaza edilmiştir. Yapılan OA uygulamasının etkisini belirlemek amacı ile başlangıç günü (0.gün) dâhil olmak üzere 4 gün aralıklarla muhafaza sonuna kadar 'Hicaznar' nar meyve tanelerinin kalite değişimleri belirlenmiştir. OA uygulanan 'Hicaznar' nar meyve tanelerinin kontrol ile kıyaslanması sonucunda üşüme zararı üzerine etkileri istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Maya ve küf gelişiminin muhafaza başlangıç ile sonuç değerlerinin rakamsal olarak birbirine çok yakın olduğu ve uygulamalar arasındaki farkın istatistiki açıdan anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: 'Hicaznar' nar tanesi, oksalik asit, üşüme zararı, fungal bozulma

Tuğçe Ceren
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hicaznar nar tanelerinde derim sonrası fungal bozulmalar ve üşüme zararının kontrolü üzerine oksalik asit uygulamasının etkisinin belirlenmesi

'Hicaznar' nar meyve taneleri tanelenme işleminden sonra üç farklı konsantrasyonda kontrol (0mM), 2,5mM ve 5mM oksalik asit (OA) olacak şekilde 10 dk süre ile daldırma yöntemi ile yapılan uygulamanın ardından polivenilpropilen (PVPP)(250 gr) kutulara paketlenerek, 5°C'de %90 nispi nem koşullarında 20 gün süreyle muhafaza edilmiştir. Yapılan OA uygulamasının etkisini belirlemek amacı ile başlangıç günü (0.gün) dâhil olmak üzere 4 gün aralıklarla muhafaza sonuna kadar 'Hicaznar' nar meyve tanelerinin kalite değişimleri belirlenmiştir. OA uygulanan 'Hicaznar' nar meyve tanelerinin kontrol ile kıyaslanması sonucunda üşüme zararı üzerine etkileri istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Maya ve küf gelişiminin muhafaza başlangıç ile sonuç değerlerinin rakamsal olarak birbirine çok yakın olduğu ve uygulamalar arasındaki farkın istatistiki açıdan anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: 'Hicaznar' nar tanesi, oksalik asit, üşüme zararı, fungal bozulma

Tuğçe Ceren
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının genetiği değiştirilmiş organizmalara yönelik tutum ve risk algıları: Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi örneği

Bu çalışmada Osmaniye Korkut Ata Üniversitesinde 2016-2017 eğitim öğretim yılı güz döneminde görev yapan öğretim elemanlarının GDO hakkındaki tutum ve risk algıları belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma 100 akademisyenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nicel betimsel model kullanılmıştır. Veriler yedi bölümden oluşan anket formu aracılığıyla toplanmıştır. Anketin ilk bölümünde akademisyenlerin demografik özelliklerini belirleyici ifadeler yer alırken, diğer bölümlerinde ise akademisyenlerin genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) hakkında genel tutum ve risk algılarını belirleyici ifadeler yer almaktadır. Verilerin analizinde SPSS (Statistical Package For Social Sciences) 18 istatistik paket programı kullanılmıştır. Elde edilen bilgiler yüzde, frekans, T-testi, tek yönlü varyans analiz yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Akademisyenlerin çoğunun GDO hakkındaki risk algılarının ortanın üzerinde olduğu ve GDO uygulamalarını etik açıdan uygun bulmadıkları sonucuna varılmıştır. Ayrıca katılımcıların çoğunun GDO'lu ürünleri tüketme konusunda olumsuz yaklaşımlara sahip olup tüketmeme eğilimi gösterdikleri ve genetiği değiştirilmiş organizmaların Türkiye'de kullanılmasına yüksek oranda karşı çıktıkları sonucuna varılmıştır. Cinsiyet, yaş ve mesleki alan değişkenlerine göre aralarında anlamlı fark olup olmadığını tespit etmek amacıyla t-testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Analiz sonucuna göre bu faktörlerin, akademisyenlerin GDO hakkındaki tutum ve risk algılarında anlamlı bir fark yaratmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Biyoteknoloji, genetiği değiştirilmiş organizma (GDO), gıda, tutum, risk algıları.

Sena Yılmaz
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının genetiği değiştirilmiş organizmalara yönelik tutum ve risk algıları: Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi örneği

Bu çalışmada Osmaniye Korkut Ata Üniversitesinde 2016-2017 eğitim öğretim yılı güz döneminde görev yapan öğretim elemanlarının GDO hakkındaki tutum ve risk algıları belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma 100 akademisyenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nicel betimsel model kullanılmıştır. Veriler yedi bölümden oluşan anket formu aracılığıyla toplanmıştır. Anketin ilk bölümünde akademisyenlerin demografik özelliklerini belirleyici ifadeler yer alırken, diğer bölümlerinde ise akademisyenlerin genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) hakkında genel tutum ve risk algılarını belirleyici ifadeler yer almaktadır. Verilerin analizinde SPSS (Statistical Package For Social Sciences) 18 istatistik paket programı kullanılmıştır. Elde edilen bilgiler yüzde, frekans, T-testi, tek yönlü varyans analiz yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Akademisyenlerin çoğunun GDO hakkındaki risk algılarının ortanın üzerinde olduğu ve GDO uygulamalarını etik açıdan uygun bulmadıkları sonucuna varılmıştır. Ayrıca katılımcıların çoğunun GDO'lu ürünleri tüketme konusunda olumsuz yaklaşımlara sahip olup tüketmeme eğilimi gösterdikleri ve genetiği değiştirilmiş organizmaların Türkiye'de kullanılmasına yüksek oranda karşı çıktıkları sonucuna varılmıştır. Cinsiyet, yaş ve mesleki alan değişkenlerine göre aralarında anlamlı fark olup olmadığını tespit etmek amacıyla t-testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Analiz sonucuna göre bu faktörlerin, akademisyenlerin GDO hakkındaki tutum ve risk algılarında anlamlı bir fark yaratmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Biyoteknoloji, genetiği değiştirilmiş organizma (GDO), gıda, tutum, risk algıları.

Sena Yılmaz
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının genetiği değiştirilmiş organizmalara yönelik tutum ve risk algıları: Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi örneği

Bu çalışmada Osmaniye Korkut Ata Üniversitesinde 2016-2017 eğitim öğretim yılı güz döneminde görev yapan öğretim elemanlarının GDO hakkındaki tutum ve risk algıları belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma 100 akademisyenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nicel betimsel model kullanılmıştır. Veriler yedi bölümden oluşan anket formu aracılığıyla toplanmıştır. Anketin ilk bölümünde akademisyenlerin demografik özelliklerini belirleyici ifadeler yer alırken, diğer bölümlerinde ise akademisyenlerin genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) hakkında genel tutum ve risk algılarını belirleyici ifadeler yer almaktadır. Verilerin analizinde SPSS (Statistical Package For Social Sciences) 18 istatistik paket programı kullanılmıştır. Elde edilen bilgiler yüzde, frekans, T-testi, tek yönlü varyans analiz yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Akademisyenlerin çoğunun GDO hakkındaki risk algılarının ortanın üzerinde olduğu ve GDO uygulamalarını etik açıdan uygun bulmadıkları sonucuna varılmıştır. Ayrıca katılımcıların çoğunun GDO'lu ürünleri tüketme konusunda olumsuz yaklaşımlara sahip olup tüketmeme eğilimi gösterdikleri ve genetiği değiştirilmiş organizmaların Türkiye'de kullanılmasına yüksek oranda karşı çıktıkları sonucuna varılmıştır. Cinsiyet, yaş ve mesleki alan değişkenlerine göre aralarında anlamlı fark olup olmadığını tespit etmek amacıyla t-testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Analiz sonucuna göre bu faktörlerin, akademisyenlerin GDO hakkındaki tutum ve risk algılarında anlamlı bir fark yaratmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Biyoteknoloji, genetiği değiştirilmiş organizma (GDO), gıda, tutum, risk algıları.

Sena Yılmaz
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00

Other supervisors