Theses supervised by Doç. Dr. Demet Aktaş

11 theses · Çankırı Karatekin Üniversitesi

Master'sOpen AccessTR

Irak'ta gebe kadınlara yönelik aile içi şiddetin yaygınlığı ve risk faktörlerinin incelenmesi

Bu araştırmada, Irak'ta gebe kadınlara yönelik aile içi şiddetin yaygınlığı ve risk faktörlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tanımlayıcı tipte bir çalışma olup, araştırmanın evrenini Irak'ın Diyala Valiliği Bakuba şehiri Al-Batool Doğum ve Çocuk Eğitim Hastanesine başvuran gebe kadınlar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise devlet hastanesine başvuran 150 gebe kadın oluşturmuştur. Araştırma 1 Mart 2022- 1 Ağustos 2022 tarihleri arasında yürütülmüştür. Verilerin elde edilmesinde gebe kadınların; demografik özelliklerine ait anket formu ve aile içi şiddeti belirlemek için Suistimal Değerlendirme Ekranı (Abuse Assessment Screen) (AAS) kullanılmıştır. Araştırma verileri, gebe kadınlarla yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans analizi (sayı, yüzde, ortalama), tanımlayıcı istatistiksel yöntemler, normallik testi, bağımsız gruplar t-testi, ANOVA testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,025 ve p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Gebe kadınların toplam AAS puan ortalamaları 5,93±1,01 ve vücut haritası yaralanma bölgesi puan ortalamaları 11,15±1,49 bulunmuştur. Kadınların gebeliği eşin isteme değişkenine göre AAS arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmazken (p>0,05), eğitim durumu, çalışma durumu, gelir durumu, en uzun süre yaşanılan yer değişkenine göre AAS arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Kadınların çalışma durumu, gebeliği eşin isteme değişkenine göre vücut haritası yaralanma bölgesi puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmazken (p>0,05), eğitim durumu, gelir durumu, en uzun yaşanılan yer değişkenine göre vücut haritası yaralanma bölgesi puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Araştırmanın sonucunda gebe kadınların aile içi şiddet yaygınlıkları yüksek olduğunu saptanmıştır. Aile içi şiddet konusunda çalışmaların yaygınlaştırılması, şiddete yönelik risk faktörlerinin ve önlemlerin alınması gerektiği düşünülmektedir.

Aile içi şiddetGebelikHemşirelik+5
Hutham Abdullah Mahdı Alashjar
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlerde gebelik öncesi doğum korkusu ve etkileyen risk faktörlerinin incelenmesi

Araştırma gençlerde gebelik öncesi doğum korkusu ve etkileyen risk faktörlerinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı tipte yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Çankırı Karatekin Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören 1368 genç kadın, 353 genç erkek olmak üzere toplamda 1721 kişi oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini dahil edilme kriterlerine uygun olan 326 kişi oluşturmuştur. Araştırma Nisan 2022-Haziran 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında, tanıtıcı bilgileri içeren Veri Toplama Formu, Kadın Gebelik Öncesi Doğum Korkusu Ölçeği (KGÖ-DKÖ) ve Erkek Gebelik Öncesi Doğum Korkusu Ölçeği (EGÖ-DKÖ) kullanılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde kategorik değişkenler için frekans analizi (sayı, yüzde, ortalama), sayısal değişkenler için ise tanımlayıcı istatistikler (ortalama, standart sapma) analizler kullanılmıştır. Çalışmaya katılan genç kadınların Kadın Gebelik Öncesi Doğum Korkusu Ölçeği'nden aldıkları toplam puan ortalamaları 37,86±11,03'dır. Çalışmaya katılan genç erkeklerin Erkek Gebelik Öncesi Doğum Korkusu Ölçeği'nden aldıkları toplam puan ortalamaları 35,54±10,03'dür. Araştırmada, genç kadınlarda aile gelir durumu ve ilerde eş ile birlikte doğum öncesi eğitimi alma isteği değişkenlerine göre gebelik öncesi doğum korkusu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkinin olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Genç erkeklerde ise hemşirelik bölümünde öğrenim gören ve gelecekte çocuk sahibi olmak isteyenlerin gebelik öncesi doğum korkularının daha düşük olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Araştırma sonucunda, gençlerde (kadın ve erkeklerde) gebelik öncesi doğum korkusunun benzer ve orta düzeyde bir korku olduğu saptanmıştır. Dolayısıyla, gençlerin doğum korkularını etkileyen faktörlerin belirlenmesi, gerekli önlemlerin alınarak ortaya çıkabilecek doğum korkularının azaltılması, gebelikte doğum korkusunun azaltılmasında eş desteğinin öneminin sağlık profesyonellerince gençlere açıklanması ve bu yönde gerekli eğitim/danışmanlık faaliyetlerinin yapılması önerilmektedir.

Doğum korkusuErkeklerGebelik+3
Selime Sevde Kaymaz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Riskli gebeliği olan ve olmayan kadınlarda prenatal bağlanma ve prenatal distresin değerlendirilmesi

Bu çalışma riskli gebeliği olan ve olmayan kadınlarda prenatal bağlanma ve prenatal distresin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evreni Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Servisi' ne başvuran 20 hafta ve üzeri gebelerden oluşmaktadır. Araştırmada kullanılan formlar; Gebe Kadın Bilgi Formu, Prenatal Bağlanma Envanteri (PBE) ve Tilburg Gebelikte Distres Ölçeği (TGDÖ)' dir. Araştırmanın örneklemi 59 riskli ve 59 riskli olmayan gebeden oluşmaktadır. Araştırmada verilerin analizinde; frekans analizi, Independent Sample-t ve ANOVA test yöntemi kullanılmıştır. Riskli gebelik grubunun PBE puan ortalaması riskli gebeliği olmayan grubun PBE puan ortalamasına göre oldukça düşüktür ve gruplar arasındaki fark anlamlı bulunmuştur. Riskli gebelik grubunun TGDÖ puan ortalaması, riskli gebeliği olmayan grubun TGDÖ ölçeği puan ortalamasına göre oldukça yüksektir ve gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Araştırmada riskli gebelik grubundaki gebelerin eş katılımı, olumsuz duygulanım, eğitim düzeyi, sağlık güvencesi, gelir düzeyi, aileyle ilişki durumu değişkenlerine göre PBE puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Riskli olmayan gebelik grubundaki gebelerin eş katılımı, eğitim düzeyi, eş eğitim düzeyi, gelir düzeyi, yaşayan çocuk sayısı, planlı gebelik durumu ve istenen doğum şekli değişkenlerine göre PBE puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, riskli gebelik grubundaki prenatal bağlanma düzeyleri düşük, gebelikte distres düzeyleri yüksek bulunurken; riskli gebeliği olmayan grubun prenatal bağlanma düzeylerinin yüksek, gebelikte distres düzeylerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Gebelik döneminde özellikle riskli gebeliği olan gebelerin prenatal bağlanma ve gebelikte distres düzeylerinin belirlenmesi, sağlık çalışanları tarafından gebelere prenatal bağlanma ve gebelikte distres konularında eğitim/danışmanlık faaliyetlerinin yapılması önerilmektedir.

BağlanmaGebelikGebelik-yüksek riskli+3
Ayten Büşra Öncü
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Preinvaziv servikal kanserli kadınların cinsel yaşam kalitesi ve ilişkili faktörlerin incelenmesi

Bu çalışma, preinvaziv servikal kanserli kadınların cinsel yaşam kalitesi ve ilişkili faktörlerin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma prospektif tanımlayıcı tipte olup, evrenini Ankara'da bulunan bir kadın doğum hastanesinin jinekolojik onkoloji polikliniğinde preinvaziv servikal kanser tanısı almış, cerrahi tedavi sürecini tamamlayan ve tedavi sonrası kontrole gelen kadınlar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise 150 preinvaziv servikal kanserli kadın oluşturmuştur. Araştırma Şubat-Aralık 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada verilerin elde edilmesinde Veri Toplama Formu ve Cinsel Yaşam Kalitesi Ölçeği-Kadın (CYKÖ-K) Formu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde frekans analizi (sayı, yüzde, ortalama), t- testi, ANOVA, Mann Whitney-U, Kruskall Wallis-H analizi ve Pearson korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırmada, jinekolojik-onkoloji polikliniğine gündüz çalışma saatleri içerisinde tedavi sonrası, 3-6 ay sonra kontrol muayenesine gelen cinsel yönden aktif kadınlara araştırmacı tarafından çalışmada kullanılan form ve ölçekler yüz yüze görüşme yöntemiyle uygulanmıştır. Preinvaziv servikal kanserli kadınlarını CYKÖ-K'den aldıkları ortalama puan 49,21±13,80'dir. Araştırmada, kadınların aile tipi, operasyon öncesi cinsel yaşam, operasyon sonrası cinsel yaşamlarının ve bedenlerinin nasıl etkileneceğini düşünme durumu değişkenlerine göre cinsel yaşam kaliteleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkinin olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Araştırma sonucunda, kadınların cinsel yaşam kalitelerinin düşük olduğu saptanmıştır. Preinvaziv servikal kanser tanısı konulmuş ve cerrahi olarak tedavi sürecini tamamlayan kadınlara yönelik cinsel sağlık ve cinsel yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik eğitim/danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması, sürdürülebilir hale getirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması önerilmektedir.

Mücahit Talha Arslan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların jinekolojik muayene ve obstetride beden mahremiyetlerinin değerlendirilmesi

SARIBAŞ, Didem. Kadınların Jinekolojik Muayene ve Obstetride Beden Mahremiyetlerinin Değerlendirilmesi, (Yüksek Lisans Tezi), Çankırı, 2024. Araştırma, kadınlarda jinekolojik ve obstetrik muayenede beden mahremiyeti-ne etkisinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı tipte yapılmıştır. Araştırmanın örnekle-mini, Ankara Etlik Lokman Hekim Hastanesi'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Po-likliniği'ne jinekolojik ve obstetrik muayene için başvuran 385 kadın oluşturmuştur. Araştırma Şubat-Aralık 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada verilerin elde edilmesinde sosyo-demografik anket formu ve Jinekoloji ve Obstetride Beden Mahremiyeti Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde frekans analizi (sayı, yüzde, ortalama, ortanca değeri), Mann Whitney-U, Kruskall Wallis-H analizi ve Spearman's rho korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Jine-koloji ve Obstetride Beden Mahremiyeti Ölçeğinde kadınların puan ortacalarından; genel mahremiyet ortanca değeri 4,56 (4-5), haklar ve mahremiyet ortanca değeri 4,60 (4-5), etik ve mahremiyet ortanca değeri 4,60 (4-5) ve klinik mahremiyet ortanca de-ğeri 4,70 (4,2-5) olarak bulunmuştur. Kadınların klinik mahremiyete, genel mahremiyet, hasta hakları ve etik mahremiyete duyarlı oldukları saptanmıştır. Kadınların muayene sırasında yaşadıkları duygu değişkenine göre haklar ve mahremiyet puanı ortanca değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Araştırma sonucunda jinekolojik muayenenin ne ifade ettiği ve muayene sırasında yaşanılan duygu değişkenlerine göre genel mahremiyet ortanca değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Ayrıca jinekolojik muayenenin ne ifade ettiği değişkenine göre klinik mahremiyet puanı ortanca değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,001). Jinekolojik muayeneye başvuran kadınlara düzenli jinekolojik muayene ve sağlık kontrollerini yaptırmalarına yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin yapıl-ması, yaygınlaşması, sürdürülebilir hale getirilmesi ve kadın sağlığını yükseltmeye yönelik gerekli önlemlerin alınması önerilmektedir.

Didem Sarıbaş
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Genç kadınların cinsel ve üreme sağlığı damgalama tutumlarını etkileyen faktörlerin incelenmesi

Araştırma genç kadınların cinsel ve üreme sağlığı damgalama tutumlarını etkileyen faktörlerin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı tipte yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Çankırı Karatekin Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 1727 genç kadın oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini dahil edilme kriterlerine uygun olan 338 kişi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri Nisan 2022-Haziran 2022 tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin toplanmasında, tanıtıcı bilgileri içeren Veri Toplama Formu ve Genç Kadınlarda Cinsel ve Üreme Sağlığı Damgalama Ölçeği (GKCÜSDÖ) kullanılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde kategorik değişkenler için frekans analizi (sayı, yüzde, ortalama), sayısal değişkenler için ise tanımlayıcı istatistikler (ortalama, standart sapma) analizler kullanılmıştır. Araştırmaya katılan genç kadınların, Genç Kadınlarda Cinsel Üreme Sağlığı Damgalama Ölçeğinden aldıkları dışsal damgalama puan ortalamaları 3,3 ± 1,91, içsel damgalama puan ortalamaları 1,88 ± 1,52, gerçek olmayan damgalama tutumları puanı 1,24 ± 1,83 ve ölçekten alınan toplam puan ortalamaları 6,42 ± 4,1'dir. Katılımcıların öğrenim görülen bölüm, sınıf, en uzun yaşanılan yer, gelir durumu, evlilik öncesi cinsel deneyim yaşama ve evlilik öncesi cinsel deneyim yaşayanlar hakkındaki düşünceleri, aile ile cinsel konularda konuşma değişkenlerine göre cinsel ve üreme sağlığı damgalama tutumları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkinin olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Dolayısıyla genç kadınların damgalama tutumlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi, gerekli önlemlerin alınarak damgalama tutumlarının yükselmesinin önlenmesi, bu yönde gerekli eğitim/danışmanlık faaliyetlerinin yapılması önerilmektedir.

Nilgün Kaya
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın üniversite öğrencilerinde meme kanseri farkındalığının belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, kadın üniversite öğrencilerinin meme kanserine ilişkin farkındalıklarını belirlemektir. Bu çalışma tanımlayıcı tipte kesitsel bir çalışmadır. Çalışma Eylül 2021-Nisan 2022 tarihleri arasında Nasiriyah kentindeki Dhi Qar Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu'ndaki 201 kadın öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada veriler, sosyo demografik anket formu ve Meme Kanseri Farkındalık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Anket, katılımcılarla yüz yüze gerçekleştirilmiştir Araştırmada kadın üniversite öğrencilerinin %81,6'sının bekar, %58,7'sinin 21-23 yaş arasında olduğu, %71.1'inin çocuğunun olmadığı ve %71.1'inin yeterli gelire sahip oldukları belirlenmiştir. Bununla birlikte katılımcıların %98,5'inin meme kanserinden haberdar oldukları ve %52,7'sinin meme kanseri bilgi kaynağının internet olduğu belirlenmiştir. Araştırmada kadın üniversite öğrencilerinin Meme Kanseri Farkındalık Ölçeği toplam puan ortalamaları 37,71±3,80 bulunmuştur. Ölçek alt boyutlarının analiz sonuçları incelendiğinde; meme kanseri belirtileri hakkında bilgi düzeyi puan ortalamasının 14,67±2,69, yaşa bağlı risk düzeyi puan ortalamasının 6,64±0,71, meme kontrolü puan ortalamasının 6,71±0,62 ve risk faktörleri farkındalığı puan ortalamasının 9,69±1,17 olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak kadın üniversite öğrencilerinin meme kanseri farkındalık düzeyi yüksek bulunmuştur. Bununla birlikte, kadın üniversite öğrencilerinin meme kanseri farkındalık düzeylerini, yaş, gelir düzeyi, bilgi kaynağı gibi değişkenlerin etkilediği saptanırken, medeni durum, haberdar olma ve çocuk sayısı değişkenlerin etkilemediği tespit edilmiştir. Bu sonuçlara göre, meme kanserine ilişkin erken tanı ve tedavi yöntemlerine ilişkin kadın üniversite öğrencilerine bilgi ve farkındalık düzeylerini geliştirmeye yönelik kapsamlı eğitim ve danışmanlık programlarının geliştirilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Meme Kanseri, Farkındalık, Kadın, Üniversite Öğrencileri, Hemşirelik.

FarkındalıkKadınlarMeme hastalıkları+3
Estabraq Mousa Hameed Hameed
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Akademisyenlerin infertiliteye ilişkin bilgi düzeyleri, tutumları ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, akademisyenlerin infertiliteye ilişkin bilgi düzeyleri, tutumları ve etkileyen faktörleri belirlemektir. Araştırma tanımlayıcı tipte olup, araştırmanın evrenini Batı Karadeniz bölgesinde bulunan devlet üniversitelerinde görev yapan akademisyenler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise 561 akademisyen oluşturmuştur. Çalışma Haziran 2021-Aralık 2021 tarihleri arasında yapılmıştır. Verilerin elde edilmesinde demografik özelliklere ait anket formu, akademisyenlerin infertiliteye ilişkin bilgilerini ölçmek için İnfertilite Bilgi Testi (İBT), infertiliteye ilişkin tutumları ölçmek için ise İnfertiliteye Yönelik Tutum Ölçeği (İYTÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans analizi (sayı, yüzde, ortalama), bağımsız gruplar t-testi, ANOVA testi, Kruskal Wallis analizi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Çalışmada kullanılacak anket ve ölçeklerin anlaşılabilir ve uygulanabilir olduğunu test etmek amacıyla 41 akademisyen ile ön uygulama yapılmıştır. Ön uygulama sonucunda yeterli koşulların sağlandığı tespit edilmiştir. 561 akademisyen ile yapılan çalışmada İnfertilite Bilgi Testi'nin güvenirlik katsayısı Kuder-Richardson 20 (KR-20) 0,80, İnfertiliteye Yönelik Tutum Ölçeği'ne ait güvenirlik katsayısı Cronbach Alpha değeri (α) 0,825 bulunmuştur. Akademisyenlerin İBT'den aldıkları ortalama puan 23,63±3,697, akademisyenlerin İnfertiliteye Yönelik Tutum Ölçeğinden (İYTÖ) aldıkları ortalama puan ise 50,86±6,16'dır. Akademisyenlerin cinsiyet, ailede veya çevrede infertil birey varlığı, infertilite tedavisi görme durumu ile infertilite bilgi düzeyleri arasında anlamlı fark bulundu (p<0,05). Akademisyenlerin cinsiyet, çocuk sahibi olma ve akademik unvan ile İYTÖ puanları arasında anlamlı fark bulundu (p<0,05). İBT ve İYTÖ puanları arasında zayıf, pozitif yönde doğrusal bir ilişki olduğu saptandı (r=0.099, p=0.019). Araştırmanın sonucunda akademisyenlerin infertilite konusunda bilgi düzeylerinin yüksek, tutumlarının ise olumlu olduğu saptanmıştır. İnfertilite konusunda çalışmaların yaygınlaştırılması ile bilgi eksikliklerinin ve infertiliteye yönelik tutumların olumlu yönde artacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: İnfertilite, Akademisyen, Bilgi Düzeyi, İnfertiliteye Yönelik Tutum, Hemşirelik.

Akademik personelAkademisyenlerBilgi düzeyi+5
Hatice Elçin Özbek
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İnfertil çiftler arasında yaşam kalitesi: İnfertilitede yaşam kalitesi ile sosyal destek ve özsaygı arasındaki ilişki

Bu araştırma infertil çiftler arasında yaşam kalitesi: infertilite yaşam kalitesi ile sosyal destek ve özsaygı arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, önceden planlanmış korunmasız cinsel ilişkiden sonra 12 ay veya daha uzun süre içinde gebe kalamayan ve Irak'ın DhiQar Valiliği'ndeki Nasiriyah Eğitim Hastanesine başvuran tüm çiftler oluşturmaktadır. Araştırma Nasiriyah Eğitim Hastanesi infertilite kliniklerine 15 Mart -20 Nisan 2022 tarihleri arasında başvuran ve çalışmaya dahil olma kriterlerini karşılayan gönüllü 98 infertil çift ile yürütülmüştür. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Doğurganlık Yaşam Kalitesi Anketi (FertiQoL), Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (MSPSS) ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RES) olmak üzere 4 tip veri toplama aracı kullanılmıştır. Elde edilen veriler IBM Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) 25.0 Statistics Paket Programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Veri analizinde betimleyici istatistiksel yöntemler ve fark testleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda infertil kadın ve erkeklerin yaşam kalitesi ile sosyal destek algıları arasında pozitif yönde korelasyon olduğu ayrıca infertil erkeklerin yaşam kalitesi ile benlik saygısı arasında pozitif yönde korelasyon olduğu belirlenmiştir.

Benlik saygısıKısırlıkSosyal destek+1
Afrah Awad Dhmaıd Olaıkhan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemi sürecinin kadın sağlık çalışanlarının cinsel yaşam kalitesi üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Covid-19 pandemi sürecinin kadın sağlık çalışanlarının cinsel yaşam kalitesi üzerine etkisini incelenmektir. Araştırma tanımlayıcı tipte olup, evrenini Ankara'da bulunan iki farklı hastanenin pandemi servisinde aktif olarak çalışan, 18-54 yaş aralığında olan ve cinsel partneri bulunan kadın sağlık çalışanları oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise 110 kadın sağlık çalışanı oluşturmuştur. Araştırma Haziran-Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada verilerin elde edilmesinde Sosyodemografik Özellikler Görüşme Formu ve Cinsel Yaşam Kalitesi Ölçeği-Kadın (CYKÖ-K) Formu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde frekans analizi (sayı, yüzde, ortalama), Mann Whitney-U ve Kruskal Wallis-H analizleri kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan form ve ölçeklerin anlaşılabilir olup olmadığını test etmek amacıyla 20 hemşire ve 5 doktor ile ön uygulama yapılmıştır. Ön uygulama sonucu form ve ölçeklerin yeterli olduğu tespit edilmiştir. CYKÖ-K formu'na ait güvenirlik katsayısı Cronbach Alpha değeri (α) 0,941 bulunmuştur. Kadın sağlık çalışanlarının CYKÖ-K'den aldıkları ortalama puan 19,47±17,37'dir. Araştırmada, kadın sağlık çalışanlarının yaş, eş/partner mesleği ve evlenme şekli değişkenlerine göre cinsel yaşam kaliteleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkinin olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Araştırma sonucunda, kadın sağlık çalışanlarının pandemi sürecinde cinsel yaşam kalitelerinin düşük olduğu saptanmıştır. Pandemi döneminde kadın sağlık çalışanlarının cinsel yaşam kaliteleri konusunda çalışmaların yaygınlaştırılması, gerekli önlemlerin alınması önerilir.

COVID 19Cinsel yaşamCinsellik+5
Dilan Deniz Ün
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni doğum yapan primipar kadınlara verilen bebek bakımına ilişkin eğitimin kadınların bebek bakımı özgüveni ve uyku kalitesi üzerine etkisi

Araştırma, yeni doğum yapan primipar kadınlara verilen bebek bakımına ilişkin eğitimin kadınların bebek bakımı özgüveni ve uyku kalitesi üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılan yarı deneysel randomize kontrol çalışmasıdır. Araştırmanın örneklemine, sosyal medya kullanımı olan (instagram), 92 müdahale, 91 kontrol grubu olmak üzere 183 primipar kadın alınmıştır. Araştırma 01 Mayıs- 31 Aralık 2021 tarihleri arasında araştırmanın seçim kriterlerine uyan araştırmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden primipar kadınlarla yürütülmüştür. Veriler, her iki grup için Kişisel Bilgi Formu, Pharis Özgüven Ölçeği (PÖÖ) ve Postpartum Uyku Kalitesi Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Müdahale grubundaki primipar kadınlara doğum sonrasında bebek bakımına ilişkin 1.-7.günler ve 7-14. günler arasında haftada 2 saat olacak şekilde eğitimler verilmiştir ve sonraki aşamada deney grubundaki kadınlarla zoom üzerinden bağlantı sağlayarak görüntülü olarak bebek bakımına ilişkin eğitim sağlanmıştır. Ayrıca müdahale grubundaki kadınlara eğitim içeriği eğitim öncesinde kitapçık olarak gönderilmiştir. Kontrol grubundaki kadınlara, sosyal medya (instagram) üzerinden iletişim sağlanmış ve bu gruba sonrasında herhangi bir eğitim ve danışmanlık hizmeti sağlanmamıştır. Verilerin analizinde Ki-Kare testi, Independent Sample t Testi, tek ve iki faktörlü varyans analizi (ANOVA) ve gruplar arası farklılıkları belirlemek için de post hoc testlerinden Least Significant Difference (LSD) testi kullanılmıştır. Araştırmada deney grubundaki kadınların toplam PÖÖ puan ortalaması 57,41±5,65 iken, kontrol grubundaki kadınların 51,48±10,66 bulunmuştur. Deney grubundaki primipar kadınların meslek, aile gelir durumu, aile yapısı, bebeğin cinsiyeti ve doğum şekli değişkenlerine göre bebek bakımı özgüven düzeyleri arasında anlamlı fark bulunurken (p<0,05), kontrol grubundaki kadınlarda yaş, doğum şekli, daha önce bebek bakma durumları değişkenlere göre bebek bakımı özgüven düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Araştırmada deney grubundaki kadınların toplam Postpartum Uyku Kalitesi Ölçeği puan ortalaması 26,50±7,87 iken, kontrol grubundaki kadınların 28,93±7,63 bulunmuştur. Deney grubundaki primipar kadınların tüm değişkenlere göre postpartum uyku kalitesi düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmazken (p>0,05), kontrol grubundaki kadınlarda, daha önce bebek bakma durumları değişkenine göre postpartum uyku kalitesi düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak, deney grubundaki kadınların bebek bakımı özgüven ve postpartum uyku kalitesi düzeyleri kontrol grubundakilere göre yüksek bulunmuştur. Buna göre yeni doğum yapan kadınlara postpartum erken dönemde verilen bebek bakımına ilişkin eğitimin kadınların bebek bakımı özgüveni ve uyku kalitesi üzerine etkili olduğu bulunmuştur. Postpartum süreçte primipar kadınlara yönelik bebek bakımına ilişkin eğitimler konusunda çalışmaların yaygınlaştırılmasının, kadınların bebek bakımına ilişkin bilgi eksikliklerinin, özgüveninin ve uyku kalitesinin artırılmasında katkı sağlayacağını düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Bebek Bakımı Eğitimi, Özgüven, Postpartum, Primipar Kadın, Uyku Kalitesi.

Bebek bakımıBebeklerDoğum+4
Ebru Bayar
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00

Other supervisors