Theses supervised by Doç. Dr. Fatma Ünal
10 theses · Gazi University, Akdeniz University, Bartın University
Bazı Ebenus L. türlerinin karyolojisi
BAZI EBENUS L. TÜRLERİNİN KARYOLO JİSİ (Yüksek Lisans Tezi) Hüseyin AKSOY GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Aralık 1998 ÖZET Ebenus L. bütün türleri ülkemiz için endemik olan 15 cinsten biridir. Bu cins 17 takson ile temsil edilmektedir. Bunlardan dördü, E. plumosa Boiss & Bal. var. plumosa, E. plumosa var. speciosa Hub.-Mor., E. macrophylla Jaub. & Spach ve E. barbigera Boiss. kromozom morfolojileri bakımından incelenmiştir. İncelenen bütün türlerin diploid ve 2n=14 olduğu belirlenmiştir. Temel kromozom sayılan hepsinde x=7'dir. Kromozom boylan, E. plumosa var. plumosa, E. plumosa var. speciosa, E. macrophylla ve E. barbigera' da sırasıyla 4.30 - 2.67 pm, 4.91 - 3.09 pm, 4.22 - 2.15 pm, 2.78 - 1.58 pm arasındadır. E. plumosa var. plumosa'nın karyotipi lm+lsm+5m, E. plumosa var. speciosa'nın karyotipi 2m+lsm+4m, diğer ikisinin karyotipi 7m'dir. Satellitler, E. plumosa var. plumosa ve E. macrophylla 'da 4. kromozomun uzun kolunda, E. plumosa var. speciosa' da. 4. kromozomun kısa kolunda, E. barbigera 'da 3. kromozomun uzun kolundadır. Ayrıca, E. plumosa var. speciosa'nın 6. kromozom çiftinden birinin kısa kolu üzerinde 2.44 pm'lik ilave bir kromozom parçası bulunduğu belirlenmiştir. Bu parça, ait olduğu kromozomun uzun kolundan daha uzundur. Bilim kodu : 401.01.00 Anahtar kelimeler : E. plumosa var. plumosa, E. plumosa var. speciosa, E. macrophylla, E. barbigera, karyoloji, Türkiye Sayfa adedi : 53 Tez yöneticisi : Doç. Dr. Fatma ÜNAL
Bir Waldorf anaokulunun yöneticisi, öğretmenleri ve bu okuldaki çocukların ebeveynlerinin eğitimle ilgili bazı kavramlar ile Waldorf yaklaşımına ilişkin görüşleri
Waldorf yaklaşımının ele alındığı bu çalışmanın amacı, Türkiye'de bulunan bir Waldorf anaokulundaki yönetici, öğretmen ve ebeveynlerin; çocuk, eğitim, öğretmen ve okul kavramlarına ilişkin görüşlerini incelemektir. İkinci amacı ise; yönetici, öğretmen ve ebeveynlerin okulun vizyon ve misyonuna ilişkin görüşleri ile bu okulları tercih etme nedenleri ve ebeveynlerin Waldorf anaokulunun diğer anaokullarından farklı yanlarına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Çalışma nitel araştırma tekniklerine bağlı kalınarak yürütülmüştür. Bu araştırmada bütüncül tek durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Nisan İmece Çocuk Bahçesi Anaokulundaki çalışmaya gönüllü olarak katılan yönetici ve öğretmenler ile anaokuluna devam eden çocukların ebeveynleri oluşturmuştur. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılmıştır. Veriler yönetici, öğretmenler ve ebeveynler ile yapılan görüşmeler ile elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler nitel veri analiz türünden içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre Waldorf anaokulundaki yönetici, öğretmen ve ebeveynlerin Waldorf yaklaşımının çocuğa bakış açısını benimsedikleri ve çocuğu şekillendirilecek bir varlık olarak görmenin ötesinde, bir birey olarak kabul ettikleri söylenebilir. Ayrıca yönetici ve öğretmenlerin eğitim kavramını bireyin gelişiminde hayatın içinde yer alan ayrılmaz bir parça olarak ifade ettikleri; ebeveynlerin ise, eğitimi hem bireyin gelişimi hem de toplumsalcı bir bakış açısı ile tanımladıkları görülmektedir. Mevcut çalışmada katılımcıların okul kavramına ilişkin görüşlerinde göze çarpan sonuçlardan bir tanesi okulun öğretmenler ve ebeveynler tarafından doğayla iç içe olması gereken ve sınırları olmayan yer olarak nitelendirilmiş olmasıdır. Anaokulunun misyon ve vizyonu hakkındaki yönetici, öğretmen ve ebeveyn görüşlerinin daha çok çocuğu temel aldığı ve kurumun da bu temel üzerine gelecek planları yaptığı söylenebilir. Sonuç olarak Waldorf yaklaşımının eğitimsel ilkelerinin yönetici, öğretmen ve ebeveynlerin eğitim ile ilgili kavramlara ilişkin görüşlerine yansıdığı söylenebilir.
Aile destekli matematik eğitimi programının 48 - 72 ay grubu çocukların erken matematik becerisine etkisi
Bu çalışmanın amacı, okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 48-72 ay grubundaki çocuklara uygulanan Aile Destekli Matematik Eğitimi Programı'nın çocukların erken matematik becerisine etkisini incelemektir. Deneysel desen kullanılarak yapılan araştırmanın evrenini 2012-2013 eğitim öğretim yılında Ankara ili Güdül ilçe merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi anasınıflarına devam eden çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini deney grubundan 18 çocuk, kontrol grubundan ise 14 çocuk oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında "Genel Bilgi Formu" ve "Erken Matematik Yeteneği Testi-3" kullanılmıştır. Verilerin analizinde gruplardan elde edilen tüm verilerin parametrik olup olmadığı, varyansların homojenliği testiyle (Levene testi) analiz edilmiştir. İki grup arasındaki analizler ilişkisiz örneklemler için t testi kullanılarak yapılmıştır. Aynı grup içindeki ön test-son test puanlarının karşılaştırılması için ise ilişkili örneklemler için t testi kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının, "Erken Matematik Yeteneği Testi-3" ön testinden aldıkları puan ortalamalarının birbirine yakın olduğu görülmektedir. Gruplar, "Erken Matematik Yeteneği Ön Test" uygulaması yönünden anlamlı bir farklılık göstermemektedir (t= .834, p= .411>.05). Deney ve kontrol grupları, "Erken Matematik Yeteneği Testi-3" son test uygulaması yönünden anlamlı bir farklılık göstermektedir (t= 2.077, p= .046< .05). Deney grubunun "Erken Matematik Yeteneği Testi-3" son test puanlarının aritmetik ortalaması ( = 104.16), kontrol grubunun "Erken Matematik Yeteneği Testi-3" son test puanlarının aritmetik ortalamasından ( = 96.64) büyüktür. Deney grubundaki çocukların "Erken Matematik Yeteneği Testi-3" ön test- son test puanları arasında anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir (t=-4.808; p=.000 < .05). Çocukların uygulama sonrası ortalama puanları ( = 104.16), uygulama öncesi ortalama puanlarından ( = 99.05) yüksektir. Kontrol grubu çocukların, "Erken Matematik Yeteneği Testi-3" ön - son testlerinden aldıkları puan ortalamalarının birbirine yakın olduğu görülmektedir. Çocuklar, "Erken Matematik Yeteneği Testi-3" ön test- son test uygulaması yönünden anlamlı bir farklılık göstermemektedir (t=-.840; p= .416 > .05). Araştırma sonucunda, deney ve kontrol gruplarında yer alan çocukların, gruplarına göre uygulama öncesi erken matematik yeteneklerinin denk olduğu görülmektedir. Kontrol grubuna uygulanan mevcut okul öncesi eğitim programının çocukların erken matematik yetenekleri üzerine anlamlı bir etkisi olmadığı söylenebilir. Deney grubuna uygulanan Aile Destekli Matematik Eğitimi Programı uygulandıktan sonra ise, programın çocukların erken matematik yetenekleri üzerinde olumlu etkisinin olduğu görülmektedir.
Anaokuluna devam eden çocukların ebeveynleri ile ilişkilerinin çocukların oyun davranışlarına yansımasının incelenmesi
Anaokuluna devam eden çocuğa sahip ebeveynlerin çocukları ile ilişkilerinin çocukların oyun davranışlarına yansımasının incelendiği bu çalışmanın amacı, ebeveyn-çocuk ilişkisi ile çocukların oyun davranışı arasındaki bağlantıyı incelemektir. Çalışma nicel araştırma tekniklerine bağlı kalınarak yürütülmüştür. Bu araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılarak karşılaştırmalar yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Antalya ili merkez ilçelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bağımsız anaokullarına devam 202 çocuk ile bu çocukların ebeveynleri oluşturmuştur. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma örnekleminde yer alan çocuklara ait veriler, çocukların oyun davranışları gözlemlenerek doldurulan "Okul Öncesi Oyun Davranışı Ölçeği" ile elde edilmiştir. Çocukların ebeveynlerine ait veriler ise "Aile Demografik Bilgi Formu" ve "Çocuk-Anababa İlişki Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler, nicel veri analizlerinde kullanılan istatistik paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlara göre; annelerin çocukları ile ilişkileri, annelerin yaşlarına, çalışma durumlarına, annelerin ailenin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin algılarına, çocukların yaşlarına ve cinsiyetlerine göre farklılaşmadığı görülmüştür. Ancak, annelerin çocukları ile ilişkileri, annelerin eğitim durumlarına göre farklılık göstermektedir. Buna göre ortaokul mezunu annelerin çocuklarıyla olan ilişki puan ortalamaları, önlisans, lisans ve lisansüstü eğitim mezunu annelerin çocuklarıyla olan ilişki puan ortalamalarından daha yüksektir. Babaların çocukları ile ilişkilerinin ise; babaların yaşlarına, eğitim durumlarına, babaların ailenin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin algılarına, çocukların yaşlarına ve cinsiyetlerine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca bu araştırma verilerinden elde edilen sonuçlara göre, çocukların oyun davranışları ile ebeveynlerin çocuklarıyla ilişkileri arasında bağlantıya rastlanmamıştır. Anahtar Sözcükler: Anaokulu, Oyun Davranışı, Oyun, Ebeveyn, İlişki.
Yaşam boyu öğrenme bağlamında kamu spot göstergeleri hakkında üniversite öğrencilerinin görüşlerinin incelenmesi (Bartın Üniversitesi örneği)
Bu araştırmanın amacı, yaşam boyu öğrenme bağlamında kamu spot göstergeleri hakkında üniversite öğrencilerinin çeşitli değişkenlere göre görüşlerini incelemektir. Spotlar içerisinde bireylere verilmek istenen mesajların ve bilgilendirmenin istenilen düzeyde hedef kitleye ulaşabilmesi ve kurgusal yapıyla oluşturulmuş mesaj ile alıcı arasındaki algılanışta asimetrik bir yapının varlığının incelenmesi çok önemlidir. Bir bilinç yaratmayı ve toplumsal bilinci arttırmayı amaçlayan kamu spotları ve yaşam boyu öğrenme kavramı açısından bu araştırma önem taşımaktadır. 2015-2016 akademik yılında Bartın Üniversitesi'nde farklı fakültelerde öğrenim gören 915 lisans öğrencisi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada, evrenden her bir örneklemin eşit olasılıkla seçilmesi temeline dayanan basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile örneklem belirlenmiştir. Bu araştırmada kamu spot göstergelerinin yaşam boyu öğrenmeye katkısı ile ilgili üniversite öğrencilerinin görüşleri alınmıştır. Görüşler, geliştirilen bir anket ile nicel olarak ve seçilen katılımcılara yapılan görüşmeler ile nitel olarak eş zamanlı elde edilmiştir. Hazırlanan anket, 915 lisans öğrencisine gerekli izin alınarak araştırmacı tarafından uygulanmıştır. İstatistiksel verilerin derlenmesi ve analizi için IBM SPSS 22.0 yazılımı kullanılmıştır. Veriler non-parametrik analizler gerçekleştirilerek betimlenmiştir. Nitel çalışmada, hazırlanan görüşme formu ile yaşam boyu öğrenme, kamu spotları ve "Kitap okuma kültürü" konulu kamu spotu hakkında katılımcıların bilgi, görüş ve önerilerini ortaya koymak ve konuların kendi aralarındaki ilişkileri açıklamak amaçlanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlatılan kitap okuma kültürü kamu spotu, eğitim ve yaşam boyu öğrenme kavramlarına yakınlığından dolayı uygulamalarda örnek olarak seçilmiştir. Bu kamu spotunun kavramsal yapısının iletişim disiplini ile ilişkili kavramlarla ifade edilebilmesi için hazırlanmış olan kamu spotunun göstergebilim analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, kamu spotlarının az sayıda yayınlanması, etkileyici olmaması, kitle iletişim araçlarının genelinin etkin kullanılmaması sonuçlarının yanında; cinsiyete, öğrenme sürecine, öğrenim gördüğü fakülteye göre, katkısının farklılık göstermesine yönelik dikkat çekici sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kamu spotu, kamusal tebliğ duyurusu, yaşam boyu öğrenme, göstergebilim.
Yerel gazetelerin yaşam boyu öğrenmeye katkılarının değerlendirilmesi (Bartın ili örneği)
Bu araştırmanın amacı Bartın ilindeki yerel gazetelerde, okurların yaşam boyu öğrenmelerine katkı sağlayan haberlerin belirlenerek okur görüşlerine göre, yerel gazetelerin yaşam boyu öğrenmeye katkılarının değerlendirilmesidir. Araştırmada karma araştırma desenlerinden yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel araştırma aşamasında tarama modeli, nitel araştırma aşamasında ise olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın yerel gazeteler ile ilgili evrenini, 2014 yılında Bartın İlinde günlük olarak yayımlanan Bartın Halk, Hergün, Manşet, Pusula ve 74 Haber oluşturmuştur. Bartın İlinde yerel gazete okurları olarak 160 kadın ve 271 erkek ise araştırmanın diğer bir evrenini oluşturmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda görüşme yapılacak okurların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda Bartın İlinde kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan 42 kişi belirlenmiştir. Nicel verilerin toplanabilmesi için kişisel Bilgi Formu ile birlikte araştırmanın amaçları doğrultusunda araştırmacı tarafından "yerel gazetelerin yaşam boyu öğrenmeye katkısına yönelik anket" hazırlanmıştır. Nitel verilerin toplanabilmesi için ise Yerel gazetelerin, yaşam boyu öğrenmeye katkısına yönelik okur görüşlerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Anket yoluyla toplanan nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerden yararlanılmış ve analiz için SPSS 20.0 yazılımı kullanılmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Bartın İlindeki günlük yerel gazetelerde sağlık, eğitim, sosyo-kültürel, çevre, iş gücü piyasası ve istihdam haberlerinin yayımlanma sıklığı içerik analizi teknikleri içerisinde yer alan frekans analizi yöntemiyle taranmıştır. Verilerin analizi bölümünde yerel gazetelerin yaşam boyu öğrenmeye katkısına ilişkin okurların görüşlerinin bulunmasına yönelik değişkenler arasında oluşabilecek farklılıkların tespit edilebilmesi için Mann-Whitney U ve Kruskal Wallis testleri yapılmıştır. Hangi guruplar arasında anlamlı fark olduğunu belirlemek amacıyla ise Bonferroni düzeltmesi uygulanmıştır Cinsiyet, eğitim durumu, unvan ve çalışılan kurum, yel gazeeyi okuma sıklığı ve süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Araştırmada yerel gazetelerin kısıtlı imkânlarla ve çok yeterli olmayan eğitim, sağlık, çevre, sosyo-kültürel yaşam, istihdam ve işgücü haberleri noktasında dahi olsa kamu kurumlarına ve çalışanlarına ulaşabilmesi sayesinde okurlarının yaşam boyu öğrenmelerine katkı sağlayabildiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yaşam boyu öğrenme, algın eğitim, gazete, yerel gazete, haber, okur.
Tarihi dizilerle yaşam boyu öğrenme algısı (Bartın ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, ortaokul ve lise son sınıf öğrencilerinin tarihi dizilerle yaşam boyu öğrenmelerinin değerlendirilmesidir. Araştırmada karma yöntem (mix medhod) desenlerinden yakınsayan (paralel) desen kullanılmış, çalışmanın nicel ve nitel kısmı eş zamanlı uygulanmıştır. Araştırmanın nicel kısmında tarama deseni kullanılmış ve araştırmacı tarafından araştırmaya uygun ölçek geliştirilerek uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini Bartın İli ortaokul ve ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 8. ve 12 sınıf öğrencileri; örneklemini ise 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Bartın İli ortaokul ve ortaöğretim kurumlarında 8. ve 12 sınıfta öğrenim gören 1049 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verileri araştırmacının geliştirdiği kişisel bilgi formu, televizyon izleme durumu formu ve "Tarihi Dizilerle Yaşam Boyu Öğrenme Ölçeği" ile elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizi için SPSS-22.0 paket programı kullanılmıştır. Öğrencilerinin tarihi dizilerle yaşam boyu öğrenmesine ilişkin puanlarını bulmak için betimsel istatistikler; bu puanların değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek için, Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Karşılaştırmalar sonrasında anlamlı bir fark çıkması sonucunda Mann Whitney U testi ve Bonferroni düzeltmesi ile farkın kaynağı tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında ise (fenemonoloji) olgu bilim deseni kullanılmıştır. Kolay ulaşılabilir örneklem ile seçilen bir ortaokul ve bir ortaöğretim kurumundan amaca uygun tarihi dizileri izleyen 22 öğrenci, ölçüt örneklem ile seçilmiş ve araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile öğrencilerin görüşleri alınarak NVIVO 11Plus programı ile içerik analizi yapılıştır. Araştırmaya ilişkin şu sonuçlara ulaşılmıştır: - Ortaokul 8. sınıf ve ortaöğretim 12. sınıf öğrencilerinin tarihi dizilerle yaşam boyu öğrenmeleri orta düzeydedir (x2=2,88). Tarihi dizileri izleyerek tarih bilgisi edinme yönüyle kendilerini geliştirmeye istekli oldukları, tarihi dizilerle yaşam boyu öğrenmenin önemli bir boyutu olan tarihsel düşünmenin ve bunun belirleyicisi olan tarih bilincinin öğrencilerde oluştuğu söylenebilir. - Tarihi Dizilerle Yaşam Boyu Öğrenme Ölçeği'nin alt boyutlarına göre, öğrencilerin tarihi dizilerle yaşam boyu öğrenmeleri, tarih bilgisi (x2=3,20), tarih bilinci (x2=2,93), tarihsel düşünme (x2=2,88) ve öğrenmeyi öğrenme (x2=2,60) boyutlarında orta düzeydedir. - Tarihi dizilerle yaşam boyu öğrenmede cinsiyete göre erkekler lehine; okul türünde ortaokul öğrencilerinin lehine; anne eğitim düzeyinde önlisans mezunu olanlar lehine; günde 2-3 saat televizyon izleyenler lehine; tarihi dizileri izleyen öğrenciler lehine; iki-üç tarihi dizi izleyen öğrenciler lehine; "Diriliş Ertuğrul" dizisini izleyenler lehine anlamlı bir fark çıkmıştır. Sınıf, baba eğitim düzeyi, anne mesleği ve baba mesleği değişkenlerinde anlamlı bir fark yoktur. - Nitel sonuçlara göre; öğrencilerde tarihi dizilerin merak uyandırdığı, onların dizide geçen tarihi yer ve mekânlar hakkında bilgi sahibi oldukları bulunmuştur. Öğrenciler, tarihi konuları araştırarak dizide geçen ve daha önce bilmedikleri tarihi karakterleri, olayları öğrenerek bir anlamda öğrenmeyi öğrenmektedirler. Tarihi dizilerde geçen olay akışı öğrencilerin zihninde tarihi olayların kronolojik bir sıra içerisinde yer etmesine katkı sağlamaktadır. Öğrenciler tarih bilgisi edinerek öğrendiklerini anlamlandırabilmekte ve çevrelerine aktarabilmektedir. Bu bağlamda öğrenciler, tarihi dizilerle edindikleri yeni bilgi ve becerileri hem kendi yaşamlarına transfer edebilmekte hem de çevresiyle paylaşarak bu bilgi ve becerilerin yayılmasına katkıda bulunmakta ve böylece yaşam boyu öğrenmeleri zenginleşmektedir. Araştırma sonucunda, televizyonun programlar yoluyla informal (algın) öğrenmede önemli bir rolü olduğu için, bu rol ve görevlerin farkında olunarak dizilerin yayınlanması ve izleyicilere verilmek istenen tarihi mesajların düzenlenmesi önerilmiştir.
İlkokul sosyal bilgiler dersinde somut olmayan kültürel miras eğitimine yönelik etkinlik temelli bir eylem araştırması
Somut olmayan kültürel miras; toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin, kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler ve bunlara ilişkin araçlar, gereçler ve kültürel mekânlar anlamına gelmektedir. Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler dersinde somut olmayan kültürel miras eğitimine yönelik etkinlik temelli uygulamaların etkilerini incelemektir. Sosyal bilgiler dersi kapsamında 4. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilen somut olmayan kültürel miras eğitimine ilişkin bu uygulamalı çalışmada eylem araştırması yönteminin kullanılması tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Karabük Safranbolu İlçesi'ndeki bir ilkokulun 4. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Anket, görüşme, gözlem, öz değerlendirme ve günlük veri toplama araçlarının kullanıldığı araştırma için, etkinlik temelli bir eylem planı hazırlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmanın verileri betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Etkinlik temelli eylem planı uygulama sonucunda, 4. sınıf öğrencilerinde somut olmayan kültürel mirasa ilişkin önemli bir farkındalık oluştuğu, öğrencilerin somut olmayan kültürel miras ögelerini tanıma, tanıtma, tanımlama, örnekler vererek açıklama yönünde başarılı oldukları tespit edilmiştir. Öğrencilerin beyin fırtınası, zihin haritası, sergi, sözlü tarih, gezi çalışmalarından keyif aldıkları ve bu çalışmaların öğrenme süreçlerine önemli katkıda bulunduğu ortaya çıkmıştır. Araştırma sonunda, eğitimcilere örnek olarak sunulabilecek uygulamalı kültürel miras eğitimine yönelik farklı çalışmalar yapılması gibi öneriler sunulmuştur.
Sosyal bilgiler dersinde yaratıcı drama yöntemiyle tarihsel empati becerisinin kazandırılmasına yönelik etkinlik temelli bir eylem araştırması
Empati en genel tanımıyla kişinin kendini başkasının yerine koyması demektir. Empati kavramı sosyal bilimler içerisinde birçok alanda karşımıza çıkmaktadır. Nitekim sosyal bilimleri kapsayan, interdisipliner bir alan olan sosyal bilgiler için de önem arz etmektedir. Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler dersinde, tarihi konuların öğrenimi açısından önemli olan tarihsel empati becerisinin yaratıcı drama yöntemi ile kazanımını incelemektir. Bu amaçla sosyal bilgiler dersi kapsamında 7.sınıf öğrencileri ile "Türk İslam Devletlerinde Yetişen Bilginler" adlı konu yaratıcı drama yöntemi ile etkinlik temelli işlenmiş ve öğrencilerin tarihsel empati becerisi kazanma durumları incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Bartın İlindeki bir ortaokulun 7.sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Eylem araştırması modeliyle gerçekleştirilen çalışmada birden fazla veri toplama aracı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, 7.sınıf öğrencilerinin yaratıcı drama yöntemi ile tarihsel empati becerisinin geliştiği görülmüştür. Bunun yanında öğrencilerin, yaratıcı drama yöntemiyle tarihsel empati becerisine yönelik etkinliklerden keyif aldıkları, tarih konularına ilişkin ilgilerinin ve öğrenme isteklerinin arttığı gözlenmiştir. Araştırma sonuçları dikkate alınarak, tarihsel empati becerisinin kazandırılmasında ve geliştirilmesinde yaratıcı drama yöntemiyle işlenebilecek sosyal bilgiler dersi öğretim programında kazanımlar belirlenmiştir. Bundan sonra yapılacak çalışmalara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler, empati, tarihsel empati, yaratıcı drama, eylem araştırması.
Öğretmen adaylarının algın öğrenme ortamlarına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının algın öğrenme ortamlarına ilişkin görüşlerinin demografik özellikler ve algın öğrenme durumu/araçları kapsamında belirlemektir. Yaşam boyu öğrenmeyi yaşam boyu yapan algın öğrenme ile hızla gelişen bilgi ve teknoloji çağında ihtiyaç duyulan bilgi ve beceriler edinilebilmektedir. Algın öğrenme ortamları ise zengin öğrenme içeriği sunarak yaparak yaşayarak öğrenmeyi ve aktif katılımı sağlamaktadır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'nin farklı bölgelerinden seçilen Yıldız Teknik Üniversitesi, Bartın Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Gaziosmanpaşa Üniversitesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nin eğitim fakültelerinde 2017- 2018 akademik yılında öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmuştur. Araştırmanın verileri araştırmacının geliştirdiği kişisel bilgi formu ile "Algın Öğrenme Ortamları Ölçeğinden" elde edilmiştir. Verileri analiz etmek için SPSS-25.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerde gruplar normal dağılım göstermediğinden dolayı analizlerde, non-parametrik testlerden olan Kruskal Wallis H-Testi ve Mann Whitney U-Testi kullanılmıştır. Karşılaştırmalar sonrasında anlamlı bir fark çıktığında Mann Whitney U-Testi ve Bonferroni düzeltmesi kullanılmış ve farkın kaynağı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının algın öğrenme ortamlarından orta düzeyde yararlandıkları ve öğrenme gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir. Tarihi yerlere, doğa merkezlerine, milli parklar gibi yerlere yapılan geziler ile sosyal kulüp faaliyetleri sayesinde yüksek düzeyde öğrenme gerçekleştirirken, bilim merkezlerine, sanayi kuruluşlarına ve üretim merkezlerine yapılan gezilerde daha düşük düzeyde öğrenme gerçekleştirmişlerdir. Öğretmen adaylarının algın öğrenme ortamlarına ilişkin görüşlerinde cinsiyete göre kadın öğretmen adayları lehine; öğrenim gördükleri üniversiteye göre Bartın Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi ve Nevşehir Hacı Bektaşi Veli Üniversitesi lehine; bölüm değişkenine göre fen bilgisi ve sosyal bilgiler programları lehine; anne eğitim düzeyine göre lisans mezunu olan ve okuma-yazma bilmeyen annelerin lehine anlamlı bir fark çıkmıştır. Anne mesleği, baba eğitim düzeyi ve baba mesleği değişkenlerinde anlamlı bir fark yoktur. Televizyon izlemeye ayrılan günlük süre değişkenine ve televizyonda en çok izlemeyi tercih ettikleri programlara göre öğretmen adaylarının algın öğrenme ortamlarına ilişkin görüşlerinde anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Öğretmen adayları televizyon programlarından en çok yerli dizi/sinema izlemektedir. Öğretmen adaylarının web sayfalarında gezinmeye ayrılan günlük süre ve web sitelerinde en çok ziyaret ettikleri sayfalar değişkenlerine göre algın öğrenme ortamlarına ilişkin görüşlerinde anlamlı bir fark bulunmamış, öğretmen adaylarının web sitelerinden en fazla sosyal medya sayfalarını ziyaret ettiği görülmüştür. Televizyonun ve internetin en ulaşılabilir algın öğrenme araçları olduğu düşünüldüğünde uygun birer algın öğrenme ortamı oluşturacak şekilde kullanılmadığı sonucuna ulaşılabilir. Öğretmen adaylarının algın öğrenme ortamları ile ilgili görüşlerinde kitap okumaya ayrılan günlük süreye göre anlamlı bir fark bulunmuştur. Günde bir saat kitap okuyan öğretmen adayları ile hiç kitap okumayan öğretmen adayları arasında; günde 2-3 saat kitap okuyan öğretmen adayları ile hiç kitap okumayan öğretmen adayları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğretmen adaylarının algın öğrenme ortamları ile ilgili görüşlerinde en çok okunan kitap/eser türüne göre anlamlı bir fark saptanmamış ve adaylarının en çok okuduğu kitap türü ise hikâye/roman ve sınavlara yönelik kitaplardır. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara ve sonuca yönelik olarak yaşam boyu öğrenmenin yaşam boyu sürmesinin en önemli sağlayıcısı olan algın öğrenme ve algın öğrenme ortamları çerçevesinde çalışmaların niceliği ve niteliği arttırılmalıdır. Bu çalışmalar sadece iş yerinde algın öğrenmeye odaklı olmayıp farklı ortamlarda ve farklı yöntemlerle yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Yaşam boyu öğrenme, algın öğrenme, algın öğrenme ortamları, öğretmen adayı