Theses supervised by Doç. Dr. Abit Bulut
21 theses · İnönü University, Fırat University
En uygun tutundurma karmasının AHS (analitik hiyerarşi süreci) kullanılarak belirlenmesi: Doğu Karadeniz bölgesinin turizm olanaklarının pazarlanmasına ilişkin bir uygulama
Doğu Karadeniz Bölgesi'nin sahip olduğu turizm potansiyeli, çeşitliliği ve zenginliği belli başlı çalışma raporları, plan ve strateji belgelerinde defaatle ortaya konmuştur. Bu turistik potansiyelin envanterini çıkarma çalışmaları ile ilgili birçok proje yapılmıştır. Bu çalışmalarda hala bazı eksiklikler bulunmasına rağmen söz konusu turistik potansiyel büyük ölçüde kategorize edilmiştir. Bu turistik potansiyelin daha etkin bir şekilde pazarlanabilmesi için tanıtım çalışmalarına ayrı bir paragraf açmak gerekmektedir. Nitekim, Bölge için etkin, etkili ve verimli tanıtım faaliyetlerine ağırlık verilmesi önerisi çeşitli platform, plan ve makalelerde birçok kez dile getirilmiştir. Bu sebeple, Bölge turizminin tanıtılması noktasında hangi tutundurma karması elemanlarının ne derece önemli olduğu belirlenmeli, Bölge turizmini etkileyen faktörlerin kendi aralarındaki önem derecelerinin ortaya çıkarılması gerekmektedir. Bu kapsamda, bu çalışmanın temel amacı Doğu Karadeniz turizminin tanıtımının etkin bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için Bölge turizmini etkileyen faktörleri belirleyerek, doğru tutundurma karmasını bu faktörler ışığında belirlemektir. Tarif edilen durumun bir karar verme problemini işaret etmesinden dolayı tutarlı sonuçlar veren ve yıllardır büyük projelerin karar verme süreçlerinde kullanılmakta olan çok ölçütlü karar verme sistemlerinden (ÇÖKV) Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) bu problemin çözümünde kullanılmıştır. Sonuç olarak kişisel satış, halkla ilişkiler ve satış teşvik karması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Doğu Karadeniz Turizmi, Turizm Pazarlaması, Tutundurma Karması, Çok Ölçütlü Karar Verme (ÇÖKV), Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS)
Siyasi partilerin tutundurma faaliyetlerinin seçmen davranışları üzerine etkisinin araştırılması: Sivas ili Cumhuriyet Üniversitesi personeli örneği
19. yy.'ın sonları ve 20. yy'ın başlarından itibaren dünyada değişmeye başlayan siyasi yapı ile birlikte siyaset halka dönük yapılmış ve insanlar yöneticilerini kendileri seçmeye başlamıştır. Siyasetin tüketici grubu olarak kabul edilen seçmen kavramı bu şekilde siyasi hayata yerleşmiş ve siyasiler seçmenleri etkileyebilmek için çeşitli faaliyetler gerçekleştirmeye başlamıştır. Günümüz itibariyle bu faaliyetler teknolojinin tüm imkanlarıyla seçmenle birebir iletişime geçilecek kadar yoğunlaşmıştır. Araştırmanın birinci bölümünde siyaset, seçmen ve seçmen davranışı kavramları incelenmiş ve seçmen davranışına etki eden faktörlere yer verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde siyaset pazarlaması kavramı genel hatlarıyla incelenmiş ve özellikle tutundurma karması ile bu karmada yer alan faaliyetler detaylı olarak sınıflandırılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde ise sivas ili cumhuriyet üniversitesi personeli üzerine gerçekleştirilen araştırmaya yer verilmiş, siyasi partilerin tutundurma çabalarının söz konusu personel üzerindeki etkileri incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Seçmen Davranışı, Siyaset Pazarlaması, Propaganda, Siyasal Kampanya Faaliyetleri.
Markaların çevre dostu uygulamalarının üniversite öğrencilerinin yeşil ürünleri kullanma eğilimlerine etkisi: İnönü Üniversitesi uygulaması
Sanayileşmenin ve teknolojinin hızlı gelişmesi ile birlikte ortaya çıkan çevre sorunları özellikle 1970'lerden itibaren çevreye duyarlı pazarlama anlamı taşıyan " yeşil pazarlama" yaklaşımını doğurmuştur. Yeşil pazarlama anlayışı, tüketici istek ve ihtiyaçlarını karşılarken, ekolojik dengeye en az zararı vermeyi hedefleyen, çevre dostu pazarlama faaliyetlerini içerir. İşletmelerin pazarlama faaliyetlerini yürütürken, sosyal sorumluluk çerçevelerini belirlemelerine neden olan bu yaklaşımla birlikte işletmeler ve tüketiciler içinde yaşadıkları çevreye her açıdan daha duyarlı davranma gereğini hissetmişlerdir. Özellikle de tüketiciler çevreyi koruma konusunda sadece kurumların sorumlu olmadığını, tüketici olarak kendilerinin de satın alma kararlarıyla çevrenin korunmasına katkı sağlayabildiklerini fark etmişlerdir. Bu bağlamda markaların hem fiziksel (yeşil ürün, temiz teknoloji, kullanılan hammadde… vs )hem de sosyal sorumluluk(doğa dostu kampanyalar, çevreye dost kuruluşlarla işbirliği gibi)çerçevesinde sergiledikleri yaklaşımlar tüketicilerin satın alma kararlarında olumlu bir etki yaratmakla birlikte işletmeye rekabet avantajı ve kar sağlayacaktır. Bu çalışma, anket tekniği kullanılarak markaların uyguladıkları çevreci uygulamaların üniversite öğrencilerinin algısı ve marka tercihleri üzerindeki etkisinin belirlenmesine yönelik bir çalışma olup tüm veriler istatistiksel olarak analiz edilip yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Markalar, yeşil pazarlama, çevre dostu uygulamalar.
Bankacılık sektöründe müşteri ilişkileri yönetimi ve konu ile ilgili bir uygulama
Bankacılık hizmetlerinin iyileştirilmesi amacıyla bankaların bankacılık sektöründe müşterileri ile olan ilişkilerini yönetmesini ve pazarlamasını yönlendirmede MİY'in önemini ve hayati rolünü göz önünde bulundurmaları önemlidir. Müşterilere rekabetçi tekliflerle karşılaştırıldığında daha fazla değer sunan rekabet avantajı yaratmayı da bankaların göz önünde bulundurmaları gerekmektedir. Bankalar kendi aralarındaki hizmet yeniliği ve teslimi için teknolojinin geniş kullanımı ile müşterilerini memnun etmeye ve elde tutmaya odaklanmış ve aşırı rekabet içindedirler. Bu bağlamda, bankalar müşteri ilişkilerini geliştirmeyi ve bunları şubeler, ATM'ler, internet, e-postalar, elektronik bankacılık, çağrı merkezleri ve telefonlar gibi geniş bir yelpazede iletişim noktalarında devam ettirmeyi istemektedir. Bankaların varlıklarını sürdürebilmeleri için müşteri değeri, müşteri ile iletişim, etkileşim uygulamalarını geliştirerek müşteri memnuniyetini ve bununla birlikte müşteri sadakatinin oluşturulması gerekmektedir. Mevcut müşterilerle iyi ilişkileri korumak ve bankalara yeni müşteriler çekmek için, uzun vadede müşterilerle olan ilişkinin geliştirilmesi gereklidir. Bu çalışma MİY'in bir tanıtımını ve MİY uygulamalarının rolünü göstermekte ve konuyla ilgili betimleyici bir analiz tartışması sunmaktadır. Bu çalışma aynı zamanda bankacılık sektöründeki müşteri iletişimi, etkileşim ve değer uygulamalarının müşteri sadakatini nasıl etkilediğini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Müşteri, Bankacılık Sektörü, Müşteri İlişkileri Yönetimi, Müşteri Sadakati
Sürdürülebilir bir yaşam için pazarlama: Adıyaman Üniversitesi örneği
20. yüzyılda yaşanan ekonomik gelişmeler ve hızlı nüfus artışı sonucunda yeryüzündeki kaynakların giderek tükendiğinin anlaşılması, mevcut ekonomik sistemin eleştirilmesine yol açmış, sınırsız büyümeye dayalı ekonomik gelişim anlayışının terk edilerek sürdürülebilir gelişme düşüncesine geçiş yapılması sonucunu doğurmuştur. Gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılamayı riske etmeden bugünkü ihtiyaçların karşılanmasına dayalı bir model olarak bilinen sürdürülebilir gelişme anlayışının pazarlama alanına yansıması da "sürdürülebilir pazarlama" uygulamasının ortaya çıkmasına yol açmıştır. Sürdürülebilir pazarlama yaklaşımı, geleneksel pazarlama yaklaşımının kurumsal amaçları yerine getirme ve müşteri tatmini hedeflerine ek olarak çevresel sisteme uyum hedefini de eklemiş, böylece pazarlama alanında sürdürülebilir çözümlerin oluşturulmasını öngörmeye çalışmıştır. Günümüzde; sürdürülebilir pazarlama yaklaşımını benimseyen firmaların ve sürdürülebilir yaşam biçimini seçenlerden meydana gelen pazar bölümlerinin artmaya başladığı görülmektedir. Bugün için çok sayıda kişinin marka ve ürün seçiminde, yatırım kararlarında, hatta çalışacakları kurumu tercih ederken bile o kurumun toplumsal ve çevresel sorumluluklar konusundaki duruşuna dikkat ettiği ve bu durumu araştırdığı bilinmektedir. Tüketici davranışlarındaki bu değişim, sürdürülebilir tüketim ve ona etki eden faktörlere dönük çalışmaların sayısını da artırmıştır. Sürdürülebilir pazarlama anlayışını benimseyen işletmeler, sivil toplum kuruluşları, resmi kurumlar ve aktivistler için de bu alandaki çalışmalar gün geçtikçe önem arz etmeye başlamıştır. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Pazarlama, Sürdürülebilir Pazarlama
Dağıtım kanallarında üretici-bayi ilişkileri üzerine bir araştırma
Dağıtım kanalları pazarlamanın en önemli unsurlarındandır. Ürünlerin üretimden nihai tüketiciye ulaşması sürecini sağlayan dağıtım kanallarında yer alan kanal üyeleridir. Kanal üyeleri arasındaki ilişkiler, kanalın etkinliği üzerinde çok kritik bir role sahiptir. Bu çalışmada dağıtım kanallarında yer alan kanal üyeleri arasındaki ilişkilerin belirleyicileri ele alınmıştır. Kanal üyelerinden üretici ve bayilere odaklanılmıştır. Bu çalışmada bayilerin, üretici firma ile ilişkilerinin değerlendirilmesi ve bu değerlendirmeler sonucunda ilişkileri etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. İlişkilerin belirleyicilerinden olan memnuniyet kavramı, ekonomik memnuniyet ve sosyal memnuniyet olmak üzere ayrı olarak ele alınmıştır. Çalışmada ilk olarak bayilerin üretici firmadan ekonomik olarak memnuniyet düzeylerinin bayilerin üretici firmaya karşı güven düzeylerine, iş birliği düzeylerine ve çatışma düzeylerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Sonrasında bayilerin sosyal olarak memnuniyet düzeylerinin bayilerin üretici firmaya karşı güven düzeylerine, iş birliği düzeylerine ve çatışma düzeylerine etkisi incelenmiştir. İkinci olarak üretici firmaya karşı bayilerin güven düzeyinin, bayilerin üretici firmaya karşı iş birliği düzeyine ve üretici firmaya karşı çatışma düzeyine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada bayilerin üretici firmaya karşı güven düzeyleri ile üretici firmaya karşı bağlılık düzeyi arasındaki etki tespit edilmeye çalışılmıştır. Son olarak da bayilerin üretici firmaya karşı iş birliği düzeyinin ve üretici firmaya karşı çatışma düzeyinin üretici firmaya karşı bağlılık düzeyine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın sonucunda; ekonomik memnuniyetin, güven düzeyini, iş birliği düzeyini ve çatışma düzeyini etkilediği tespit edilmiştir. Sosyal memnuniyetin, güven düzeyini ve çatışma düzeyini etkilediği tespit edilmiş, iş birliği düzeyi ile arasında anlamlı bir sonuç tespit edilememiştir. Güven düzeyinin, iş birliği düzeyi, çatışma düzeyi ve bağlılık düzeyini etkilediği tespit edilmiştir. İş birliği düzeyinin bağlılık düzeyini etkilediği ve çatışma düzeyininde bağlılık düzeyini etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların demografik özellikleri ve bayi özelliklerine göre farklılık analizleri yapılmış ve medeni durum, yaş, eğitim durumu, il, lokasyon, faaliyet yılı ve faaliyet alanına göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Cinsiyete göre farklılık tespit edilememiştir. Araştırmanın tartışma ve sonuç kısmında, araştırma bulgularının değerlendirilip bilimsel ve sektörel katkıları ele alınmıştır. Bu bulgular ışığında hem sektörel hem de ileriye dönük çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Dağıtım kanalları, Memnuniyet, Güven, İş birliği, Çatışma, Bağlılık
Yerel yönetim hizmetlerinden vatandaşların memnuniyet düzeylerinin belirlenmesi: Elazığ Belediyesi örneği
Bu çalışmada Elazığ il merkezinde ikamet eden halkın Elazığ Belediyesinin sunduğu hizmetlerin yeterliliği ve hizmetlerden ne ölçüde memnun olduklarının tespit edilebilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın örneklemini Elâzığ il merkezinde yaşayan 18 yaş ve üzeri vatandaşlar oluşturmaktadır. Çalışmada kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri anket yöntemiyle toplanmış ve çalışma 403 vatandaşla yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Ankete katılanların %69'u erkek, %31'i kadın vatandaşlardır. Verilerin tasnif ve analizinde SPSS for Windows 26.0 paket programı kullanılmıştır. Analizlerde, frekans, t-testi, ANOVA güvenilirlik ve geçerlilik analizleri yapılmıştır. Belediye hizmetlerinden memnuniyet, vatandaşların cinsiyet düzeyine ilişkin üç ifadede (kaçak yapılaşma, şehir- çevre temizliği ve cenaze- defin hizmetleri) farklılık tespit edilmiştir. Belediye hizmetlerinden memnuniyet, vatandaşların yaş değişkeni düzeyine ilişkin beş ifadede ( kaçak yapılaşma, belediye hizmetlerinin dağıtımı, belediyenin halka yönelik faaliyetlerinin tanıtımı, kütüphane- müze hizmetleri, cenaze-defin hizmetleri) farklılık tespit edilmiştir. Belediye hizmetlerinden memnuniyet, vatandaşların eğitim durumu değişkeni düzeyine ilişkin on dört ifadede ( belediyenin engelli vatandaşlara sağladığı hizmetler, halka açık spor tesislerinin yeterliliği, kültür sanat etkinlikleri, tarihi eser onarımı, spora ve sporcuya verdiği destek, festival vb.) farklılık tespit edilmiştir. Belediye hizmetlerinden memnuniyet, vatandaşların gelir durumunda ise beş ifadede (fiyatlar konusunda esnaf denetimleri, çöp toplama hizmetlerinin yeterliliği, sokak hayvanları ile ilgili hizmetler, personelin bilgi- becerisinin yeterliliği ve Elazığ Belediyesinin hizmetlerinden genel olarak memnun olunması) farklılık tespit edilmiştir. Gelecek yıllarda yerel yönetim hizmetlerinin pazarlanması konusunda çalışma yapmak isteyen araştırmacılar yıllar düzeyinde karşılaştırmalı araştırmalar yapabilirler.
Tüketicilerin spor turizmi destinasyonlarına ilişkin kimlik ve imaj algılarının destinasyon sadakati üzerine etkileri (Türkiye'deki kayak merkezleri örneği)
Bu araştırmada spor ve turizm arasındaki ilişkinin önemi, kış spor turizmi tüketicilerinin destinasyon kimliği ve destinasyon imajı algılarının, destinasyon sadakatine etkileri ve ilişkileri incelenmiştir. Araştırma kapsamında veri toplamak amacıyla katılımcılara iki bölümden oluşan bir anket uygulanmıştır. Anketin birinci bölümünde katılımcıların demografik özelliklerine ilişkin değerlendirmeler, ikinci bölümde ise imaj algılarına, kimlik algılarına ve sadakatlerine dair değerlendirmelerini ölçen ifadelere yer verilmiştir. Araştırma verileri online ve yüzyüze anket tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda 2022 Ocak, Şubat ve Mart aylarında betimsel bir desende tasarlanan, keşfedicilik niteliğine sahip araştırmanın anakütlesini Türkiye'deki 6 Kayak Merkezine (Palandöken, Erciyes, Uludağ, Ilgaz, Davraz, Ergan) kayak yapmak amacıyla gelen 18 yaş ve üstü yerli turistler oluşturmuştur. Türkiye Kayak Federasyonu tarafından kayak akademisi olarak belirlenen altı kayak merkezini ziyaret eden 455 kişiye kolayda örnekleme yoluyla anket uygulanmıştır. Araştırmaya 236 kadın, 219 erkek katılımcı iştirak etmiştir. Toplanan veriler SPSS 25.0 istatistik programı (Statistical Package for Social Sciences) aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde, verisetinin dağılım özelliklerine bağlı olarak, katılımcıların değişkenler bağlamında oluşturdukları gruplar arasıdaki farklılaşmaları test etmek için varyans analizi (ANOVA) ve bağımsız örneklemler t-testi uygulanmıştır. Anlamlı ilişkiler için, varyans dağılımlarının homojenlik durumları ışığında uygun post-hoc testlerden yararlanılarak grup farklılıkları saptanmıştır. Araştırma değişkenleri ve değişkenlerin alt boyutları arasındaki ilişkileri test etmek amacıyla Pearson korelasyon testinden yararlanılmıştır. Bunun yanı sıra bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki etkisini ölçmek için de basit doğrusal regresyon ve çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır. Yapılan analizlerde, istatistiksel anlamlılık düzeyi %95 belirlenmiştir. Analizler sonucunda Destinasyon kimliği ile destinasyon sadakati, destinasyon imajı ile destinasyon sadakati ve destinasyon kimliği ile destinasyon imajı arasında ilişki olduğu, destinasyon imajı ve destinasyon kimliğinin destinasyon sadakatini etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca katılımcıların spor tercihine ve demografik özelliklerine göre destinasyon imajı, destinasyon kimliği ve destinasyon sadakati algılarının farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kış sporları, Kış Spor turizmi, Destinasyon İmajı, Destinasyon Kimliği, Destinasyon Sadakati.
Dünü, bugünü ve yarını ile e-ticaret: Karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri
Bilgi çağı, bilgisayar çağı, teknoloji çağı, internet çağı gibi isimlerle nitelenen, ülkeler arası sosyal ve ekonomik ilişkilerin gelişerek küreselleştiği, iletişim noktasında dünyanın köy kadar küçüldüğü bir dönemde, ülkelere, işletmelere ve bireylere çok büyük üstünlükler sağlayan "teknoloji"nin önemi giderek artmaktadır. Bilgi teknolojisi olarak da adlandırabileceğimiz bilgisayar, internet ve iletişim sektöründeki gelişmeler, bir lokomotif gibi diğer teknolojik gelişmeleri de beraberinde getirmektedir. Bu gelişmeler sonucunda, ekonomik alanda belki de en önemli değişim sayılabilecek olan elektronik ticaret, diğer adıyla e-ticaret, hızla yaygınlaşmaktadır. E-ticaretin hızlı gelişimine rağmen, işletmeler ve tüketiciler açısından e-ticaretin önünde belli başlı sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunların belirlenerek çözüme kavuşması, özellikle tüketicilerle işletmeler arasındaki e-ticaret hacminin istenen seviyelere çıkmasını sağlayabilecektir. Üç bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde internet ve e-ticaret hakkında tanımlar ve genel bilgiler; ikinci bölümde e-ticarette tüketiciler ve işletmelerin karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri; son bölümde ise e-ticaret ve karşılaşılan sorunlara yönelik bir araştırmanın incelemesi sunulmuştur.
Şehir pazarlaması: Kars ili örneği
Dünyanın çok hızlı değişim kaydettiği günümüzde şehirlere verilen roller de değişim göstermektedir. Dünyada yaşayan insanların büyük bir bölümü şehirlerde bulunmaktadır, bundan dolayı gelişmiş ve refah düzeyi yüksek şehirler yaratılması oldukça önemlidir. Bu bağlamda şehirlerin yönetiminin profesyonel olarak yapılması kaçınılmazdır. Pazarlama kültürüne sahip, gelecek odaklı yöneticiler ve şehri sahiplenen sakinler şehrin şekillendirilmesinde büyük rol oynayacaklardır. Şehirlerin pazarlanması ile ortaya çıkan farkındalık şehirlerin her anlamda zenginleşmesini ve ilgi merkezleri haline gelmesi sonucunu doğurur. 13.000 yıllık kültürel ve tarihi bir mirasa sahip Kars ilinin küresel şehirlerin rekabeti içerisinde marka bir şehir olma şansı vardır. Bu şansın kamu ve özel sektör katılımcıları ile başarıya ulaşması mümkündür, ancak bu katılımın geçici değil kalıcı ve sürdürülebilir olması zorunludur. Bu tez çalışmasının amacı Kars ilinin mevcut durumunun analizini yapmak, sahip olduğu kaynakların varlığını ön plana çıkarmak ve yol gösterici olmaktır. Tez çalışması, Kars şehrinde yaşayan ve Kars şehrine ziyaret amaçlı gelen kişilerin Kars ile ilgili şehir algılarının ölçülmesine yöneliktir. Bu amaçla şehir algısının belirlenmesinde açıklayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Araştırmada çevre, hizmet yeterliliği, uluslararası yansıma, eğitim, turizm, mimari ve kentsel çekicilik gibi şehir pazarlaması unsurlarının şehir algısı üzerine önemli etkileri olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlar, Kars ilinin şehir pazarlaması unsurlarına ağırlık vermesi gerektiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Şehir Pazarlaması, Marka Kent, Yapısal Eşitlik Modellemesi
Hizmet pazarlamasında kalite algılaması: Malatyapark AVM örneği
Sayıları gün geçtikçe artan alışveriş merkezleri, dünyada ve Türkiye'de hızlı bir gelişme göstermekte, sundukları çeşitlenen ve farklılaşan hizmetler sayesinde özellikle büyükşehirlerde toplumsal yaşamın vazgeçilmez parçası haline gelmektedirler. Alışveriş merkezlerinin ve perakende sektörünün gelişiminde, tüketicilerin gelir seviyelerindeki, demografik yapılarındaki, yaşam tarzlarındaki değişmeler ve teknolojik gelişmeler onların alışveriş merkezlerinden beklentilerini de aynı oranda değiştirmektedir. Sunulan her hizmet, hitap edilen tüketici kitlesinin beğenilerini de o derece değiştirmekte, kalite beklentilerini yükseltmektedir. Bu çalışmada ihtiyaca ve sorun çözmeye göre planlanmış bir perakende ve hizmet alanı olan MalatyaPark alışveriş merkezi tüketicilerinin sosyo- demografik özelliklerine bağlı olarak bekledikleri hizmet ile algıladıkları hizmet farkının belirlenmesi ile ortaya çıkan algılanan hizmet kalitesi incelenmiştir. Çalışmanın modeli, tüketicinin beklediği kalite ile tüketicinin deneyimlediği kalite ilişkisine bağlı olarak şekillenmiş, betimsel ve bağıntısal modele uygun olarak yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak geçerliliği kabul görmüş Servqual ölçeği kullanılmıştır. Tesadüfi hata sıfıra eşit olduğu için ölçek güvenilirdir. Bu çalışmada varyans oranına göre faktör sayısı belirlenmiş olup, 22 değişkenin 5 faktör çatısı altında toplanması uygun olmuştur. Araştırmada varyans analizi kullanılmıştır. Bu bağlamda, algılanan- beklenen hizmet kalitesi boyutları arasındaki farkın anlamlı olup olmadığını belirlemek amacıyla t testi, her bir bağımsız değişkene (sosyo- demografik değişkenler; beklenen hizmet kalitesi boyutlarını yansıtan değişkenler; algılanan hizmet kalitesi boyutlarını yansıtan değişkenler) ait kombinasyonların algılanan hizmet kalitesi üzerindeki etki derecelerini ortaya koymak amacıyla one way anova uygulanmıştır. One way anova analizi sonrasında, farklılığın kaynağını belirlemek amacıyla, tamamlayıcı Scheffe Post- Hoc analizi yapılmıştır. Alışveriş merkezinin hizmet kalitesi değerlendirmesinde, MalatyaPark alışveriş merkezi ziyaretçilerinin önem düzeyleri ile algılanan ve beklenen hizmet kalitesi boyutları arasındaki doğrusal ilişkiyi test etmek için korelasyon analizi kullanılmıştır. MalatyaPark alışveriş merkezi ziyaretçileri üzerine yapılan anket çalışmasında araştırmaya katılan AVM müşterilerinin algılanan hizmetin, beklenen hizmeti karşılayamadığı tespit edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda algı ve beklentinin, sosyo- demografik özelliklere göre farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Buna karşın MalatyaPark alışveriş merkezi ziyaretçilerinin, hizmet kalitesi boyutlarına verdikleri önemi, sahip oldukları sosyo- demografik özelliklerine göre derecelendirmedikleri ortaya çıkmıştır. Elde edilen bulgulara dayanarak MalatyaPark alışveriş merkezi ziyaretçilerinin, alışveriş merkezinin hizmet kalitesine ilişkin algılarını yönetmek ve MalatyaPark alışveriş merkezi ziyaretçilerinin tatmin düzeylerini artırmak yönünde AVM yöneticilerine gerekli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Hizmet, Hizmet Pazarlaması, Hizmet Kalitesi, Servqual Modeli, Organize Perakendecilik, Alışveriş Merkezleri.
Terörle mücadelede sosyal pazarlama uygulamalarının tutum ve güvenlik algısı üzerindeki etkisi ile ilgili Bingöl ilinde bir araştırma
Günümüzde pazarlama, yalnızca ticari konulardaki faaliyetleri içeren bir disiplin değildir. Değişen dünya ve tüketici profili, pazarlamanın, sosyal konuların çözümünde de kullanılabileceği fikrini doğurmuştur. Sosyal pazarlama olarak adlandırılan bu anlayış, toplumsal sorunlar olarak sağlık, eğitim, istihdam, yatırım, kalkınma, yoksulluk, işsizlik ve teknoloji alanlarında da kendini göstermektedir. Bugün, sosyal pazarlama kampanyalarıyla halkın, toplumsal bir sorun hakkında bilgilendirilmesi, farkındalığının arttırılması ve harekete geçirilmesi hedefleri gerçekleştirilmektedir. Daha çok sağlık alanında ve yoksullukla mücadelede etkili uygulamalar barındıran sosyal pazarlama faaliyetleri, toplumun temel sorunlarından olan terörün önlenmesinde ve terörün yarattığı tahribatların iyileştirilmesinde de kullanılmaktadır. Terörle mücadeleye, pazarlama anlayışıyla yaklaşmanın öneminin anlaşılması adına, terör temalı sosyal pazarlama uygulamaları ve söz konusu uygulamaların toplum tarafından nasıl algılandığı bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Terörün önlenmesinde, teröre kaynaklık eden sorunların çözümü üzerine geliştirilen projeler önemlidir. Bu projelerin gerçekleştirilmesinde halkın, sivil toplum kuruluşlarının, merkezi ve yerel yönetimlerin, özel sektörün ve diğer ülkelerin işbirlikleri önemlidir. Bu anlamda teröre kaynaklık eden sorunların tespiti, çözümlerin geliştirilmesi ve uygulanmasında sosyal pazarlama devreye girmektedir. Bu çalışmada, terör temalı sosyal pazarlama örnekleri göz önünde bulundurularak, terör temalı sosyal pazarlama uygulamalarının etkinliği, tutuma etkisi ve güvenlik algılamalarına etkisi ölçülmeye çalışılarak, ulaşılan sonuçlarla daha etkili sosyal pazarlama uygulamaları geliştirilmesine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, terörün kavramsal boyutu ve mevcut durumun ortaya koyulması, ikinci bölümünde, sosyal pazarlama kavramının anlaşılması ve terörle mücadelede sosyal pazarlamadan nasıl faydalanılacağı anlatılmıştır. Araştırma bölümünde ise terör temalı sosyal pazarlama uygulamalarının etkinliği, söz konusu uygulamaların tutum ve güvenlik algılamalarına etkisini ölçen bir ölçek geliştirilerek bir anket tasarlanmıştır. Bingöl ili merkez mahallelerinde uygulanan anket çalışmasıyla elde edilen veriler bilimsel olarak yorumlanmıştır. Analizler neticesinde, terör temalı sosyal pazarlama uygulamalarının terörle mücadeledeki yeri ve önemi ortaya koyulmaya çalışılmıştır. 420 katılımcıya gerçekleştirilen anket çalışması sonucunda, terörle mücadele temalı sosyal pazarlama uygulamaları ile tutum arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Yine söz konusu uygulamalar ile güvenlik algılamaları arasında da anlamlı bir ilişki söz konusudur. Bingöl merkez mahallelerinde yapılan 420 anket ile terör temalı sosyal pazarlama uygulamalarının terör sorununun çözümünde etkili olduğu, bu çalışmalarla devlet halk kaynaşmasının sağlandığının ve halkın güvenlik algılamalarında olumlu yönde bir değişim yarattığı sonucuna varılmıştır. Bulgularla, terör temalı sosyal pazarlama uygulamalarının terörle mücadeledeki yeri ve önemi vurgulanmıştır. Anahtar kelimeler: Sosyal pazarlama, terör, güvenlik, tutum,
Pazarlama perspektifinden madalyalı şehir Kahramanmaraş
Şehirler kendi iç dinamiklerinden ve çevresinden etkilenen ve kendini yenileyerek farklılaşıp rekabet üstünlüğü sağlayan, kentsel çekiciliğe sahip yapılar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda yeni sanayi devrimi olarak ifade edilen Endüstri 4.0 kapsamında teknolojilerin her alanda yaygınlaşması, gençlerin eğitim oranındaki yükseliş, ulaşım ve iletişim alanındaki gelişmeler, şehir yapısına ve şehir yaşamına etki eden süreçler arasında sayılabilir. Şehirlerin yaşanabilirlik ve pazarlanabilirlik kavramları çerçevesinde değerlendirilmesi rekabet edebilir yapılarının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Şehirlerarası rekabette başarıyı, hedef gruplarının istek ve ihtiyaçlarını en doğru şekilde belirleyip uygun ürün ve hizmeti sunan şehirler elde edecektir. Tez çalışmasında şehir pazarlaması unsurlarının şehrin algılanması, şehrin benimsenmesi, ziyaretçi ve yerel halkın memnuniyeti üzerinden şehir bilinci ve aidiyet etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öncelikle konuya ilişkin yerli ve yabancı literatür taranarak kuramsal çerçeve oluşturulmuştur. Araştırmaya yönelik Kahramanmaraş ilinde yaşayan yerel halka ve şehre gelen ziyaretçilere yönelik alan çalışması yapılmıştır Elde edilen veriler SPSS ve AMOS paket programlarında analiz edilerek araştırmanın hipotezleri test edilmiştir. Araştırmada şehir pazarlama unsurlarının şehrin benimsenmesi, yerel halk memnuniyeti, ziyaretçi algısı ve ziyaretçi memnuniyeti üzerinden şehir bilinci ve aidiyet unsurlarına etkisi yapısal eşitlik modellemesi kapsamında değerlendirilmiş ve çalışmada öne sürülen bütün hipotezler kabul edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Şehir Pazarlaması, Marka Kent, Kahramanmaraş, Yapısal Eşitlik Modellemesi
Seçim kampanyaları: 2015 Milletvekili Seçimindeki siyasi parti kampanyalarının pazarlama perspektifinden değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı Türkiye' de yapılan 2015 siyasi seçimlerinde uygulanan seçim kampanyalarının, seçmeni nasıl etkilediğini veya etkileyip etkilemediğini ortaya çıkarmaktır. Partilerin başarılarının veya başarısızlıklarının arkasında yatan nedenler pazarlama perspektifinden değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin ışığında, seçim kampanyaları hakkında partilere karşılaştıkları engeller, sorunlar ve yaptıkları yanlışlarla ilgili pazarlama odaklı çözüm önerileri getirilmiştir. Araştırma kapsamında; Malatya ili ana kütleyi oluşturan birimlerin, "coğrafi konumlar itibariyle düzenlemesi ve ana kütleyi oluşturan eşit düzeydeki alt bölge örneklerinden bir ya da birkaçının tesadüfî olarak seçilmesine ve anket uygulamasının seçilen alt bölge örneklerinden yine aynı şekilde bir ya da birkaçının birimlerine uygulanmasını esas alan alan örneklemesi yöntemi" kullanılmıştır Seçim kampanyalarının pazarlama perspektifinden değerlendirilmesinin amaçlandığı bu araştırmada veri toplamak amacıyla 2015 Seçim Kampanyalarının Pazarlama Perspektifinden Değerlendirilmesi Anketi kullanılmıştır. Yapılan çalışmanın veri analiz sonuçlarını kısaca şöyle sıralayabiliriz: Farklı yaş gruplarından seçmenlerin oy verdikleri partiye bağlılık düzeylerinin benzer olduğu, Kadın ve erkek seçmenlerin oy verdikleri partiye bağlılık düzeylerinin benzer olduğu, Bekâr ve evli seçmenlerin oy verdikleri partiye bağlılık düzeylerinin benzer olduğu, Seçim kampanyasının en etkili unsurunun parti lideri olduğu söylenebilir. Seçim müziklerinin yeni trendlere uygun seçilmesi, seçim araçlarının geçiş sıklığının iyi ayarlanması, insanları gürültü kirliliği ile bunaltmaması, verilen vaatlerin gerçekçi olması, rasyonel bir temele dayandırılması öneri olarak verilebilir. Anahtar Kelimeler: Seçim Kampanyaları, Pazarlama, Perspektif, Malatya.
İmalat KOBİ'lerinde web tabanlı e-ticaretin kullanımı ve etkileri (TRB1 bölgesi imalat KOBİ'leri araştırması)
İnternetin mobil iletişim araçları (akıllı telefon, dizüstü bilgisayar, tablet vb.) ve diğer teknolojik cihazlar aracılığıyla daha yaygın olarak kullanılması nedeniyle klasik e-ticaret araçlarıyla (tv, telefon, fax, atm, radyo vb.) yürütülen uygulamalardan daha fazla tercih edilmeye başlanan web tabanlı e-ticaret, günümüzde büyük önem kazanmış ve daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Web tabanlı e-ticaret sayesinde aracılık hizmetlerindeki maliyetlerde düşüş sağlanabilmekte, firmalar ürün/hizmetlerini daha düşük maliyetle internet ortamında tanıtabilmekte, işlemlerin daha hızlı yürütülmesi sağlanabilmekte ve müşterilerin/tüketicilerin değişen taleplerine daha hızlı yanıt verilebilmektedir. Ayrıca pazardaki potansiyel tüketicilere daha etkin şekilde ulaşabilme fırsatı elde edilebilmektedir. Ulaşılamayan potansiyel pazarlara/tüketicilere internet aracılığıyla daha kolay ulaşma imkânı ortaya çıkmakta ve internetin sürekli olarak yaygınlaşmasıyla hedef pazarlara erişim kolaylaşmaktadır. Web tabanlı e-ticaret ve mobil e-ticarette uygulanan anlık müşteri memnuniyet anketleri aracılığıyla müşterilerin değişen taleplerine daha hızlı bir şekilde yanıt verilmekte, üretim teknolojisi bu taleplere uygun olarak daha hızlı ve etkin şekilde uyarlanmaktadır. Yani firmaların üretim kapasitelerinden daha etkin ve verimli yararlanabilmesine katkı sağlanmakta ve insanların bulundukları ortamda (evde, ofiste, kafede vb.) sipariş verme ve ürün teslim alma imkânına kavuşması nedeniyle müşterilerin/tüketicilerin memnuniyet dereceleri artabilmektedir. Bu durum, firmaların müşterilere/tüketicilere daha kaliteli, daha hızlı ve daha fazla çeşitte ürün/hizmet sunma fırsatı vermektedir ve böylece firmaların rekabet edebilme gücü artmaktadır. Sonuç itibariyle günümüz teknoloji çağında; imalat KOBİ'lerinin de web tabanlı e-ticaret faaliyetlerinin imkân ve olanaklarından yararlanarak birçok avantaja kavuşmaları mümkündür. Anahtar Kelimeler: Web Tabanlı E-Ticaret, Mobil Ticaret, Mobil İletişim Araçları, Hedef Pazar, KOBİ, Rekabet Edebilme Gücü, Kapasite Kullanım Oranı
Değerler ve yaşam tarzının tüketicilerin ürün tercihi üzerindeki rolü
Her insanın önemsediği değerler ve sahip oldukları yaşam tarzları onların günlük yaşamlarındaki aktivitelerinde olduğu kadar ürün tercihlerinde, satın alma davranışlarında ve ürünleri kullanış amaçlarında da kendini göstermektedir. Değerlerin insan yaşamına yön vermesi ve kişinin sahip olduğu değerler doğrultusunda hareket ederek bazen onlara uygun bazen de aykırı davranışlar sergilemesi değerleri, pazarlama alanında tüketici davranışlarıyla ilgilenen sosyal bilimcilerin mutlaka araştırması gereken konular arasına sokmuştur. Yaşam tarzı kavramının tüketim kültürüyle birlikte kitle iletişim araçları tarafından çok daha fazla vurgulanır hale gelmesiyle, tüketicilerin hangi yaşam tarzlarına sahip olduklarının ve hangi yaşam tarzına sahip olmak istediklerinin bilinmesinin önemi artmaktadır. Her yaşam tarzının özel ve biricik olması, kişiye göre değişmesi, aynı meslek, cinsiyet, eğitim, gelir düzeyindeki kişilerin bile farklı yaşam tarzlarına sahip olması pazarı bu kriterlere göre bölümlemenin işletmeler açısından daha etkin ve karlı olacağı gerçeğini bizlere göstermektedir. Çalışma yaşamı dışında kalan boş zamanın her gün giderek daha da artması, kitle iletişim araçlarından sürekli olarak yayılan başka hayat tarzlarının tüketicilere gösterilmesi, tüketicilerce bu hayat tarzlarına duyulan özlem ve öykünme, taklit etme gibi davranış örüntülerinin yaygınlaşması, kadınların ve erkeklerin yaşadıkları rol çatışmaları ve değişmeleri, aile, din, okul gibi toplumsal kurumların işlevlerinde ve toplumu düzenleyici etkilerinde meydana gelen zayıflıklar değerleri değiştirmekte ve her gün yeni değerlerin benimsenmesine, köklü yerleşmiş değerlerin ise silinip yok olmasına neden olmaktadır. Toplumdaki hukuk kurallarının ve dinin etkisinin azalmasıyla birlikte değerlere verilen önemde azalmış ve çocuklara eğitim hayatlarının en başından (anaokulu düzeyinden) itibaren değerler eğitiminin verilmesi, değerleri olan, değerlerine sahip çıkan ve hayatını sahip oldukları iyi, güzel, onaylanabilir değerler üzerine sürdüren bireyler yetiştirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Böylece değerler eğitimiyle toplumun daha güçlü, bölünmez ve sağlıklı bir yapıya kavuşacağı düşünülmüştür. Tüketicilerin bir ürünü neden tercih ettiği, tercih ettiği ürünü nasıl ve ne için kullanacağı, üründen beklediği faydaların neler olduğu, kendisini nasıl gördüğü, nasıl görünmek istediği, nelere önem verdiği, nelere önem vermediği, satın alma kararını nasıl verdiği, parasını ve zamanını nasıl harcadığı ancak yaşam tarzı analizleri ile anlaşılmakta ve derinlemesine bilgiler elde edilebilmektedir. Bu anlamda demografik faktörlere ilişkin sonuçlar yukarıda sayılan bilgileri araştırmacıya sunmamakta veya çok kısıtlı olarak sunmaktadır. Bu da bir pazarlamacı için etkin ve verimli pazar stratejileri oluşturmasına, tüketicileri daha yüksek düzeyde tatmin etmesine, pazar payını arttırmasına ve işletme imkânlarını doğru bir şekilde paylaştırmasına engel teşkil etmektedir. Anahtar Kelimeler: Değerler, yaşam tarzı, ürün tercihi, psikografik analiz
Gaziantep ilinin bir destinasyon markası olarak algılanan imajı
Bu çalışmada, Gaziantep'in destinasyon marka imajının yerel halk ve turistler tarafından nasıl algılandığı, bu algıya hangi demografik özelliklerin etki ettiği ve destinasyon marka imajı boyutlarının turist memnuniyetleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmada bu kapsamda, Dünya Turizm Örgütü'nün (WTO) destinasyon marka imajı bileşenleri olarak tanımladığı boyutlar üzerinden geliştirilen yedi boyutlu bir ölçek yardımıyla, hem turistlerin, hem de yerel halkın destinasyon marka imaj algıları: "Turistik Değerler", "Kamu ve Özel Sektör İmkânları", "Erişilebilirlik", "İnsan Kaynakları", "İmaj ve Karakter", "Alım Gücü" ve "Memnuniyet" olmak üzere yedi boyutta incelenmiştir. Yerel halkın yaş grubuna göre tüm boyutlarda; eğitim gruplarına göre kamu ve özel sektör imkânları boyutu puanlarında; cinsiyete göre turistik değerler ve alım gücü dışındaki tüm boyutlarda; medeni duruma göre turistik değerler ve imaj ve karakter boyutlarında; gelire göre kamu ve özel sektör imkanları, erişebilirlik ve alım gücü dışındaki tüm boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı farklar gözlemlenmiştir (p<0,05). Turistlerin yaş gruplarına göre insan kaynakları, alım gücü ve memnuniyet boyutlarında; eğitime göre tüm boyutlarda; cinsiyete göre turistik değerler, imaj ve karakter ve memnuniyet boyutlarında; medeni duruma göre erişebilirlik, insan kaynakları ve alım gücü boyutlarında; gelire göre tüm boyutlarda; Gaziantep'e geliş sıklıklarına göre erişebilirlik, insan kaynakları, imaj ve karakter ve alım gücü boyutlarında; Gaziantep'e geliş amaçlarına göre tüm boyutlarda; Gaziantep'te kalma sürelerine göre tüm boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar görülmüştür (p<0,05). Gaziantep'e gelen yerli turistlerle yerel halkın imaj algıları birbirine benzer olup, sadece insan kaynakları boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklar görülmüştür (p<0,05). Korelasyon analizi sonuçları, turistlerin memnuniyet düzeyleri ile tüm destinasyon marka imajı boyutları arasında yüksek derecede anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir (p<0,001). Çalışma sonuçlarına göre Gaziantep'in destinasyon marka imajı, hem yerli turistler hem de yerel halk tarafından olumlu yönde algılanmaktadır. Öte yandan yerli turistler destinasyon marka imajını, insan kaynakları boyutunda yeterli görmemektedir. Anahtar Kelimeler: Destinasyon Marka İmajı, Turistik Değerler, Kamu ve Özel Sektör İmkânları, Erişilebilirlik, İnsan Kaynakları, İmaj ve Karakter, Alım Gücü, Memnuniyet.
Markanın pazarlama açısından önemi tüketici tercihleri üzerindeki etkisi, elektrikli ev aletleri üzerine bir araştırma (Elazığ ili örneği)
Eğitim hizmetlerinin pazarlanması-sorunlar ve çözüm önerileri: İnönü Üniversitesi örneği
Bir ülkenin gelişmesi, kalkınması ve üretmesinin yolu eğitimden, eğitimli insanlara sahip olmaktan geçer. Günümüzde artık, rekabete dayalı yeni dünya düzeninde eğitime en fazla yatırım yapan ve eğitilmiş insan gücüne sahip ülkeler avantaj sağlamaktadır. Bu rekabet kendini eğitim hizmetlerinde de göstermektedir. Her geçen gün sayısı artan devlet ve vakıf üniversiteleri de kurumlarına öğrenci çekmek için bir rekabet içerisine girmektedir.Bu çalışmadaki temel amaç, üniversite öğrencilerinin memnuniyet düzeylerini ve onların verilen hizmetleri algılama düzeylerini ölçmektir. Öğrenci merkezli yaklaşım sergileyen üniversitelerin bunlardan haberdar olması ve verdiği hizmetler yönünden pazarlama stratejileri geliştirmesi üniversiteler için büyük bir avantaj sağlayacaktır.
Kamu ve özel sektör hastanelerinde sağlık hizmetlerinin pazarlanması: Karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri (Malatya örneği)
Dünyamız hiç olmadığı kadar hızlı ve birçok alanda öngörülemeyen bir değişim ve gelişim süreci içerisindedir. Bu süreç yüzyıllardır benzer şekil ve metotlarla çalışan sektörleri yapısal değişimlere zorlamaktadır. Sağlık hizmetleri sektörü de geçen yıllar boyunca içerdiği yapı, işleyiş ve sunum şekilleri itibariyle diğer sektörlere göre daha az değişim göstermiştir.Tıp, eczacılık, mühendislik ve bilgi işlem alanlarında buluş ve icatlar artmakta modern insanın sağlık sorunları biçim ve çeşit olarak artış göstermektedir. Sağlık hizmetlerinin pazarlanması, sektörün önem gösterdiği bir konu haline gelmiştir. Sağlık sektöründe maliyetlerin yüksek olması, kaynakların etkin ve verimli kullanımı adına sağlık hizmetlerinin pazarlanması konusunda modern yaklaşımların uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.Bu çalışmanın temel amacı, mevcut yapı içerisinde kamu ve özel sektör hastanelerinin sağlık hizmetlerinin pazarlanmasında karşılaştıkları temel sorunları belirlemek ve bu sorunlara yönelik bazı çözüm önerilerini ortaya koymaya yardımcı olabilmektir. Bu amaçla Malatya il merkezinde faaliyet gösteren kamu ve özel sektör hastanelerinde yatarak sağlık hizmeti alan hastalara yönelik bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada yatarak sağlık hizmeti alan hastaların aldıkları hizmetin algılayış şekilleri araştırılmaya çalışılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulguların yardımı ile görülen eksiklikleri ortadan kaldırmaya yönelik öneriler son kısımda sıralanmıştır.
Kalite kontrol yöntemleri ve uygulamada karşılaşılan sorunlar (Malatya Organize Sanayi Bölgesindeki üretici işletmeler üzerine bir uygulama)
Üretici işletmelerde kalite kontrol, üretim döngüsünün her safhasında yer alan ve müşteri memnuniyetinin sağlanabilmesi için hayati öneme sahip olan bir süreçtir. Bu sürecin başarılı olabilmesi için, 1900'lü yıllardan bu yana, yapılan bilimsel çalışmalar belirli bir noktaya gelmiş ve sistemlerin kabul edilebilir hata seviyesinin ?0? olması gerektiği ortaya konmuştur.Uluslararası boyutta faaliyet göstermekte olan birçok büyük ve güçlü işletme ?0? hata felsefesini, geliştirilen yeni yöntemler sayesinde başarıyla uygulayabilmiştir. Bu başarıda ki en büyük rol işletmelerin kaliteye bakış açıları ve kalite kontrolünü algılama biçimleri olmuştur. Ancak gelişmekte olan ülkelerdeki işletmelere bakıldığında, kalite kavramı yanlış algılanmakta ve kalite kontrol çalışmalarında bir takım sorunlarla karşılaşılmaktadır. Karşılaşılan bu sorunlara, başta işletmelerin yapısal özellikleri olmak üzere birçok içsel ve dışsal faktörler neden olabilmektedir.Bu çalışmayla, Malatya Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet göstermekte olan sanayi isletmelerindeki kalite kontrol uygulamalarında karşılaşılan sorunların tespit edilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca bu çalışmada araştırmamıza konu olan işletmelerdeki kalite kontrol çalışmalarının, modern şirketlerin kurmaları gereken kalite kontrol sistemlerinin gereklerini ne ölçüde karşıladıklarının incelenmesi de amaçlanmaktadır.