Theses supervised by Doç. Dr. Mustafa Özden

12 theses · Adıyaman University, Bartın University

Master'sOpen AccessTR

Dijital bölünmenin fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimsel süreçte bilgi iletişim teknolojilerini kullanma durumlarına etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, Fen Bilgisi öğretmen adaylarının bilimsel süreçte bilgi iletişim teknolojileri (BİT) kullanım durumlarını belirlemek ve dijital bölünmenin öğretmen adaylarının bilimsel süreçte BİT'i kullanma durumlarına etkisini incelemektir. Araştırmada öncelikle 25 maddeden ve bilgiyi kullanma, deney tasarlama ve uygulama, bilimsel süreç becerilerini kullanma, araştırma ve geliştirme alt boyutlarından oluşan ?Bilimsel Süreçte Bilgi İletişim Teknolojileri Kullanımı Ölçeği? geliştirilmiş ve verileri toplamak amacıyla kullanılmıştır. Araştırma, genel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, Adıyaman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliğinde öğrenim gören 282 öğretmen adayı, örneklemini ise uygun örneklem yöntemiyle seçilen 232 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, ?Bilimsel Süreçte Bilgi İletişim Teknolojileri Kullanımı Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, öğretmen adaylarının bilimsel süreçte BİT'i ara sıra kullandıkları görülmektedir. Elde edilen diğer bir sonuca göre, dijital bölünme öğretmen adaylarının bilimsel süreçte BİT kullanımını olumsuz yönde etkilemektedir. Daha fazla bilgi iletişim teknolojisine sahip olan öğretmen adayları bilimsel süreçte bu teknolojileri daha fazla kullanmaktadırlar. Bu sonuç doğrultusunda, öğretmen yetiştirme kurumlarında dijital bölünme ortadan kaldırılarak, öğretmen adaylarının bu teknolojilere eşit olarak erişimlerinin sağlanabilmesi için fiziksel koşulların uygun hale getirilmesi önerilebilir.

Esra Açıkgül
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli öğrencilerin çevreye yönelik bilgi ve tutumlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim düzeyindeki üstün yetenekli öğrencilerin sahip oldukları çevre bilgilerinin ve çevreye yönelik tutumlarının cinsiyet, sınıf düzeyi ve ailelerin sosyoekonomik düzeyleri değişkenlerine göre incelemek, çevre bilgileri ile çevreye yönelik tutumları arasında bir ilişki olup olmadığını durumunu belirlemek ve çevre problemlerine ilişkin çözüm yolları üretebilme düzeylerini belirlemektir.Çalışma, 2010 yılında öğrenim gören Bursa, Elazığ, Kırşehir, Malatya, Ordu, Van illerindeki Bilim ve Sanat Merkezlerinde ilköğretim düzeyinde öğrenim gören toplam 106 öğrenciyle yapılmıştır. Çalışmada verileri toplamak amacıyla Çevre Bilgi Testi ve Çevre Tutum Ölçeği kullanılmıştır.Çalışma Sonucunda:Öğrencilerin çevre bilgilerinde, cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Öğrencilerin çevreye yönelik tutumlarında, cinsiyet açısından anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Öğrencilerin çevre bilgilerinde, sınıf düzeylerine göre anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Bu fark özellikle 5 ve 8. sınıflar arasında 8. sınıflar lehinedir. Öğrencilerin çevreye yönelik tutumlarında, sınıf düzeylerine göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğrencilerin çevre bilgilerinde, ailelerin sosyoekonomik düzeylerine göre anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Öğrencilerin çevreye yönelik tutumlarında, ailelerin sosyoekonomik düzeylerine göre anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Öğrencilerin çevre bilgilerinin düzeylerinin doğru yanıt verme oranına göre %69,3 olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin çevreye yönelik tutumlarının düzeylerinin olumlu bir düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin çevresel problemlere ilişkin çözüm üretebildikleri tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Üstün Yetenekliler, Çevre Bilgisi, Çevreye Yönelik Tutum, Bilim ve Sanat Merkezi

ÇevreÇevre bilinci
Tarık Esen
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Veli eğitimiyle desteklenmiş maddenin değişimi ünitesi öğretimi'nin öğrencilerin akademik başarılarına ve tutumlarına etkisi

Bu araştırma, veli eğitimi desteğiyle yürütülen 5. Sınıf Maddenin Değişimi Ünitesi öğretiminin öğrencilerin Fen ve Teknoloji dersindeki akademik başarılarına ve tutumlarına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma yarı deneysel bir çalışma olup; araştırmada ön-test-son-test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Adıyaman ili Hürriyet Ortaokulu'nun 5. sınıfında öğrenim gören 30' u deney, 30' u kontrol grubu olmak üzere 60 öğrenci oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı Akademik Başarı Testi, Fen ve Teknoloji dersine yönelik Tutum Ölçeği ve Öğrenci Görüşme Formu kullanılmıştır. Uygulanan anketlerin verileri sistematik bir şekilde toplanıp, analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen verilere göre; veli eğitiminin öğrencilerin akademik başarıları üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu, öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeylerini arttırdığı, okul-aile işbirliği ve iletişimini geliştirdiği söylenebilir. Veli eğitimi, okul-aile işbirliği ve iletişimini arttırdığı için öğrencilerin diğer derslerine olumlu katkısı olduğu söylenebilir. Bu durumda fen ve teknoloji dersi ve diğer derslere yönelik verimliliğin artırılması amacıyla veli eğitimiyle ilgili planlar yapılabileceği ve bunun yanında okul yönetiminde ve aile ilişkilerinde verimliliğin arttırılması için daha fazla kadın yönetici istihdam edici planların uygulamaya konulabileceği önerilmektedir.

Hatice Gülmez
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin sanal laboratuvar hakkındaki görüşleri ve bu yöntemden faydalanma düzeyleri

Bu çalışmada, Fen bilimleri dersi öğretmenlerinin sanal laboratuvar uygulamaları hakkındaki bilgi ve görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda 36 maddeden oluşan "Sanal Laboratuvar Görüş Ölçeği(SLGÖ) geliştirilmiştir. Çalışmanın verileri saha araştırması yapılarak elde edilmiştir. Araştırmanın örneklemini Adıyaman ili ve ilçelerinde, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Ortaokullarda görev yapan Fen bilimleri dersi Öğretmenleri ile liselerde görev yapan toplam 53 fen grubu öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda araştırmaya katılan öğretmenlerin üçte birinin sanal laboratuvar etkinliklerini hiç kullanmadığı belirlenmiştir. Sanal laboratuvarlar etkinliklerinin fen öğretiminde başarılı bir yöntem olarak kullanılabileceği tespit edilmiştir. Deney için kullanılan laboratuvarların alternatif olmak yerine, destekleyici yöntem olarak düşünülmesinin uygun olacağı bulgulanmıştır.

Mehmet Ekici
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Fen ve teknoloji dersinde fen günlüğü kullanımının ilköğretim öğrencilerinin bilişüstü farkındalık ve akademik başarısına etkisi

Bu araştırmada Fen ve Teknoloji dersinde fen günlüğü kullanımının ilköğretim öğrencilerin bilişüstü farkındalık ve akademik başarılarına etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu Adıyaman ilinin bir ortaokulunda öğrenim gören 53 7.sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ön test–son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Bu duruma göre ön testleri itibariyle denkliği tespit edilen 7/A ve 7/B gruplarından rastgele seçimle 7/A sınıfı deney grubu (27 öğrenci), 7/B sınıfı kontrol grubu (26 öğrenci) olarak belirlenmiştir. Kontrol bir ünite boyunca 5E modeli ile beraber müfredatta yer alan etkinlikler kullanılarak öğretim verilmiştir. Deney grubundaki öğrencilere 5E modeli ile birlikte öğrendiklerini kendi anlatım dilleri ile yazmaları, ne kadar öğrendiklerini değerlendirebilmeleri için her dersin sonunda fen günlüğü tutmaları sağlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Fen ve Teknoloji Başarı Testi ve Bilişüstü Farkındalık Anketi (MAI, Metacognitive Awareness Inventory) kullanılmıştır. Söz konusu veri toplama araçlarında deney öncesi ve sonrası kontrol ve deney gruplarının puanları karşılaştırılmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım göstermesi sebebiyle bağımlı ve bağımsız gruplar t test kullanılarak sonuçlara ulaşılmıştır. Fen ve Teknoloji başarı ön test – son test sonuçları karşılaştırıldığında hem deney hem de kontrol grubunda son test lehine anlamlı farklılık elde edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının son testleri karşılaştırıldığında ise deney grubu lehine anlamlı farklılık oluşmuştur. Bilişüstü farkındalık anketi açısından her bir grubunun son ve ilk uygulama sonuçları karşılaştırıldığında kontrol grubunda anlamlı bir fark olmadığı, deney grubunun ise anlamlı bir gelişme gösterdiği görülmüştür. Deney ve kontrol grubu arasında bilişüstü farkındalık anketi son uygulama sonuçları karşılaştırıldığında ise deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur. Bilişüstü farkındalık anketinin alt boyutlara bakıldığında kontrol grubunda işlem öncesi ve sonrası anketin tüm alt boyutlarında bir farklılaşma olmazken, deney grubunun açıklayıcı, durumsal ve prosedürel bilgi, planlama, hata ayıklama, izleme, bilgi yönetimi ve değerlendirme olmak üzere bütün alt boyutlarda anlamlı derecede gelişim gösterdiği belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, Fen ve Teknoloji dersinde fen günlüğü kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına ve bilişüstü farkındalık düzeyine olumlu etki yaptığı sonucuna ulaşılmıştır.

Emine Çavuş
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Fen ve teknoloji öğretmen adaylarının sosyal ağların eğitimde kullanılmasına ilişkin görüşleri

Bu araştırmada, Fen ve Teknoloji öğretmen adaylarının sosyal ağların eğitimde kullanılmasına ilişkin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Adıyaman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen ve Teknoloji Öğretmenliğini okuyan 1., 2., ve 3. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma, nicel araştırma yöntemi olan tarama modeli yöntemiyle yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, "Sosyal Ağların Eğitimde Kullanım Tutum Ölçeği" ve "Sosyal Ağların Eğitimde Kullanılmasına İlişkin Görüşme Formu" kullanılmıştır. Nicel veriler SPSS 15.00 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğretmen adaylarının sosyal ağların eğitimde kullanılmasına ilişkin görüşlerinde, cinsiyet, sınıf ve sosyal ağlara giriş yapılırken tercih edilen araca göre anlamlı farklılık görülmemiştir. Ancak üye olunan sosyal ağ sitesi sayısı, sosyal ağları kullanım amaç sayısı ve sosyal ağlarda günlük geçirilen süre değişkeni açısından anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca daha ayrıntılı bilgilere ulaşmak amacıyla yapılan yapılandırılmış görüşme sonucunda, öğretmen adaylarının sosyal ağları kullanım amaçlarının; iletişim, gündemden haberdar olma, fotoğraf ve video paylaşımı, eğitim amaçlı kullanma, önemli kurum ve kuruluşları takip etme, vakit geçirme ve arkadaşlarla önemli anlarını paylaşma şeklinde olduğu görülmüştür. Öğretmen adayları, sosyal ağların eğitimde kullanımı ile ilgili olarak sosyal ağları yerinde ve zamanında kullanıldığında faydalı olacağı düşüncesindedirler.

Harun Yalçin
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Merkezi̇ si̇stem ortak sınav fen bi̇li̇mleri̇ sorularının webb'i̇n bi̇lgi̇ deri̇nli̇ği̇ sevi̇yeleri̇ne göre karşılaştırmalı anali̇zi̇

Bu araştırmanın amacı 2013-2014 eğitim öğretim yılı Merkezi Sistem Ortak Sınav (MSOS) Fen bilimleri I. ve II. dönem sorularının Webb 'in Bilgi Derinliği Seviyelerine (BDS) göre karşılaştırmalı olarak analiz etmektir. Ayrıca Fen bilimleri öğretim programında yer alan kazanımların ve alt öğrenme alanlarının MSOS soruları ile uygunluğu belirlenmeye çalışılmıştır. Nitel yorumlayıcı modelin kullanıldığı bu araştırmada, Fen bilimleri sınav soruları ve bu sorulardan seçilen örnek dört soru ile oluşturularak Adıyaman ilindeki Fen bilimleri öğretmenlerine uygulanan yarı yapılandırılmış mülakat formları betimsel olarak analiz edilmiştir. Buna göre incelenen toplam soru sayısı 40, analiz edilen mülakat formu sayısı ise 80'dir. Araştırmanın veri analizinde frekans ve yüzdelik dağılımlar ile içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Veri analizi üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada MSOS soruları ile ilgili kazanımlar ve alt öğrenme alanları eşleştirilmiş, ikinci aşamada BDS' ye göre her sorunun seviye tespiti yapılmış, üçüncü aşamada ise mülakat formlarının ayrıntılı analizi yapılmıştır. Elde edilen veriler frekans ve yüzde hesaplamaları kullanılarak çizelgelere aktarılmıştır. Bulgulara dayalı olarak MSOS soruları ile kazanım ve alt öğrenme alanları genel olarak ilişkili olmasına rağmen, özellikle II. dönem sorularının sınav tarihine yakın işlenen alt öğrenme alanlarından daha fazla sorunun yer aldığı görülmüştür. Buna bağlı olarak da kazanım dağılımının normale yakın olmadığı tespit edilmiştir. BDS analizine göre ise iki sınav için birbirine yakın sonuçlar elde edilmiş ve soruların alt basamaklar olan seviye 1 ve seviye 2 ağırlıklı olarak hazırlandığı, üst basamakları ölçen seviye 3 sorularına daha az yer verildiği ve mülakat analizlerinin de bu neticeyi destekler nitelikte olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

Bilgehan Sezer
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmen adaylarının öğrenme ve ders çalışma yaklaşımlarının incelenmesi

Bu araştırma, fen bilgisi öğretmenliği bölümünde öğrenim görmekte olan üniversite öğrencilerinin öğrenme ve ders çalışma yaklaşımları ile cinsiyet, sınıf ve yaş değişkenleri arasındaki ilişkinin saptanması amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya, 2014-2015 yılında Adıyaman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği'nde öğrenim görmekte olan 190 öğrenci katılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın verileri Hounsell ve diğerleri (2002) tarafından hazırlanan, Topkaya ve diğerleri (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan Öğrenme ve Ders Çalışma Çalışma Yaklaşımları Envanteri (ÖDYE-Kısa Form) uygulanarak elde edilmiştir. Öğrenme yaklaşımı alt boyutlarından alınan puanlar, öğrencilerin o öğrenme yaklaşımını tercih etme düzeyi ile doğru orantılıdır. Çalışma verileri Mann-Whitney U testi kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca ikiden fazla gruplar arası anlamlı farklılıkların tespiti için ise Kruskal-WALLİS testi kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, cinsiyet değişkenine göre öğrencilerin ÖDYE puanlarının yüzeysel, derinlemesine ve stratejik öğrenme yaklaşımı bakımından anlamlı bir farklılık göstermediği görülmektedir. Çalışmanın diğer bir alt problemine göre, öğrencilerin sınıf düzeyleri ile yüzeysel ve stratejik öğrenme yaklaşımı puanları arasında anlamlı bir fark bulunmazken, derinlemesine öğrenme yaklaşımı puanları arasında anlamlı bir ilişki elde edilmiştir. Dördüncü sınıftaki öğrencilerin derinlemesine öğrenme yaklaşımlarının diğer sınıftaki öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Ayrıca, öğrencilerin yaşları ile öğrenme ve ders çalışma yaklaşımları arasında anlamlı bir farklılık görülmemektedir.

Serap Yıldız Çolak
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
10
Master'sOpen AccessTR

Fen ve Teknoloji öğretmenlerinin öğrenen özerkliğini destekleme düzeylerinin incelenmesi

Kendi kararlarını verebilen toplumun özgür ve demokrat olabileceği söylenebilir. Öğrenci özerk olduğunda öğrenmeyi daha çabuk özümseyebilir ve başarılı olabilir. Öğrenci özerkliğini öğretmenler desteklemelidir. Bu araştırmada Fen ve teknoloji öğretmenlerinin öğrenen özerkliğini destekleme düzeylerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni, resmi okullardaki Fen ve Teknoloji öğretmenleridir. Örneklemi, Malatya ili Yeşilyurt ilçesindeki 68 Fen ve Teknoloji Öğretmeni oluşturur. Veriler, "Öğrenen Özerkliğini Destekleme Ölçeği"ne verilen cevapların tarama modeli ile betimlenmeye çalışılması ile elde edilmiştir. Veriler, SPPS 23.0 paket programında; betimsel istatistikler, Kolmogorov- Smirnov, Anova ve Pearson Korelasyon teknikleri ile analiz edilmiştir. Bulgulara göre öğretmenler duygu ve düşünce desteğini hem gerekli görmekte hem de sergilemektedir. Öğretmenlerin görüşleri ile cinsiyet, kıdem, mezuniyet ve mezuniyet alanı arasında anlamlı fark bulunmamaktadır. Ama öğretmenlerin özerkliği desteklemeyi gerekli görmesi ile sergilenmesi arasında pozitif yönlü düşük düzeyde ilişki bulunmaktadır. Öğretmenler özerkliği desteklemeyi gerekli görür ama daha az sergiler. Öğretmenlere özerkliği destekleme ile ilgili uygulamalı hizmetiçi eğitim verilmelidir. Öğretmen adaylarına özerkliği destekleyici daha çok uygulamalı dersler verilmelidir.

Özerklik
Muhammet Mücahit Taş
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'an'ı Kerim'deki kader kavramı ile ortaokul öğrencilerinin kader algısının mukayesesi

Kişinin kader algısı, doğrudan hayatını etkileyen bir unsurdur. Çünkü kişinin hayata bakışı ve düşünce sistemi kaderi nasıl yorumladığı ile ilgilidir. Davranışlarının temelinde de yine büyük oranda bu algı vardır. Araştırmamızın temelini "ortaokul öğrencilerindeki kader algısı" oluşturmaktadır. Bu algı ile Kur'an'da yer alan kader kavramı mukayese edilerek ortaokul öğrencilerinin kader algısı ile Kur'an'da yer alan kader kavramı arasındaki farklılıklar ortaya konmaya çalışılmıştır. 11-14 yaş grubunda çevreden ve aileden öğrenilen kader algısının Kur'an ile ne derece örtüştüğü temel konumuzdur. Bu konunun tercih edilme sebebi ise bu yaşta edinilen bilgi ve inançların hayatın tüm evrelerini etkilediği ve çocukların davranışlarında belirleyici olduğudur. Bu yaşlarda eğer doğru bir kader algısı edinilirse kişi hayatı boyunca hem kendisiyle barışık ve fıtratına uygun bir hayat yaşar hem de olumlu bir din anlayışı zemininde hayatını sürdürür. Araştırma grubumuzda farklı kademelerden ve farklı okul türlerinden 303 öğrenci yer almaktadır. Araştırmamız sonucunda bu yaş grubundaki öğrencilerin aileden ve çevreden edinmiş oldukları kader anlayışının Kur'an'daki kader kavramı ile tamamen çeliştiği belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Toplumun büyük bir çoğunluğunda hâkim olan görüş, Allah'ın her şeyi belirlediği, kişinin iradesinin göz ardı edildiği, cebri bir anlayıştır. Bu anlayış insanın sorumluluğu ve hür iradesi ile bağdaşmamaktadır. Kader Kur'an'da ölçü, ahenk, uyum, denge, düzen, nizam manalarında kullanılmıştır. Ayrıca Kur'an'da kader; belli bir ölçü, düzen, kanun, kural, nizam, Yaratan'ın her varlığın özüne yerleştirdiği amaç ve hedefini gerçekleştirmeye yönelik yasa vb. manalarla geçmektedir. Kâinattaki her şey belli bir kural yasa dâhilinde hareket etmektedir; bu anlamda evrende tesadüf yoktur. Buna da tüm varlığın kaderi demek mümkündür. Kur'an'daki kader kavramı bundan ibarettir. İnsanoğlu bazen farklı amaçlarla kendi düşüncelerine dayanak bulmak için bazen ise farklı dinlerin etkisiyle Kur'an'ı yanlış yorumlayarak kader kavramını asıl anlamından uzaklaştırmış ve ona farklı anlamlar yüklemiştir. Kâinattaki varlık açısından kader tüm varlıkların özüne varoluş amaçlarının kodlanması, kâinata geliş amaçlarının yerleştirilmesidir. Varlıklar bu amaç dâhilinde hareket eder. İnsana ise onlardan farklı olarak bir de irade verilmiş ve bu varoluş amacını gerçekleştirip gerçekleştirmemekte özgür bırakılmıştır. Ona ekstradan Allah tarafından seçme hakkı tanınmıştır. İnsanın da kaderi budur.

Mehtap Merve Atmaca
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Nübüvvet meselesi ve Ebul Yüsr El-Pezdevi ile Gazali'nin nübüvvet anlayışları

Peygamberlik (nübüvvet) meselesi, tarih boyunca hem farklı dinler arasında hem de aynı dinin kendi içindeki mezhep ve düşünce ayrılıklarında; tanımı, konumu, gerekliliği ve ispatı gibi çok yönlü boyutlarıyla tartışılmıştır. İlk dönem kelam eserlerinde nübüvvet hakkında sınırlı bilgilere yer verilmiş ancak sonraki yüzyıllarda hem iç etkenlerin hem de dış dinamiklerin etkisiyle kelam ilminin en temel meselelerinden biri haline gelmiştir. İslâm akaidinde ise nübüvvet, iman esaslarının en temel ve vazgeçilmez unsurlarından biri olarak günümüze dek önemini korumuştur. İslâm düşünürleri nübüvvet konusuna dair farklı yaklaşımlar geliştirmişlerdir. Bu bağlamda kelam ve felsefe disiplinleri içerisinde nübüvvet, tartışmaların merkezinde yer almış; her düşünce ekolü kendi sistemi içerisinde nübüvveti anlamlandırma çabası içinde olmuştur. Bu çalışmada, İslâm kültür tarihinde önemli bir yere sahip olan Maveraünnehir bölgesinde yetişmiş, Mâtürîdî ekolünün önde gelen temsilcilerinden biri olan Ebü'l-Yüsr el-Pezdevî'nin (ö. 493/1100) nübüvvete dair görüşleri ele alınmıştır. Pezdevî, İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe'nin (ö. 150/767) inanç esaslarına dair görüşlerini sistemleştiren Ebû Mansûr el-Mâtürîdî'nin (ö.333/944) takipçisi olarak, Mâtürîdî düşüncesinin gelişimine ve yayılmasına önemli bir katkı sağlamıştır. Ayrıca, bu çalışmada İslâm düşüncesi üzerinde derin etkiler bırakmış, eserleriyle hem İslâm dünyasında hem de Batı'da dikkat çeken İmâm Gazzâlî'nin (ö. 505/1111) nübüvvet anlayışı da incelenmiş ve Pezdevî'nin görüşleriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Böylece, iki farklı ekolün temsilcileri olan bu iki âlimin konuya yaklaşımlarındaki benzerlikler ve ayrımlar ortaya konulmaya çalışılmıştır.Bu çalışma giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Birinci bölümde Pezdevî'nin hayatı ve kelami görüşlerine yer verilmiştir. İkinci bölümde nübüvvetle ilgili resul, nebi, risalet, peygamberlik, bi'set, vahiy, itaat gibi kavramların anlamlarına, aralarındaki farklara değinilmiştir. Bu bölüm nübüvvet meselesine giriş ve diğer konuları anlama noktasında temel olma mahiyetindedir. Üçüncü bölümde ise Pezdevî ve Gazzâlî örnekliği bağlamında nübüvvetin imkânı, gerekliliği, ispatı, mucize ve gibi konulara yer verilmiştir. Son olarak Pezdevî ile Gazzâlî'nin nübüvvet anlayışları karşılaştırılarak genel bir değerlendirme yapılmıştır.

Esra Gökmen
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İsmâil Hakkı Bursevî'nin Rûhu'l-Beyân tefsirinde Allah'ın varlığının delilleri

Allah'ın varlığı ve birliği konusu, insanlığın en temel metafizik arayışlarından biridir. Kelam ilminin ortaya çıkış amacı da bu arayışa cevap aramak ve insanlara makul açıklamalar sunmaktır. Tasavvuf ilmi ise bir Müslüman'ın Rabb'ini tanıyarak O'na yakınlaşmasını ve insanın arzu ve istekleri yerine ilahi iradeye yönelmesini sağlamayı hedefler. Her iki ilmin ortak amacı, kul ile Yaratıcı arasındaki bağı güçlendirmektir. Bu tez, kelam ve tasavvuf ilimlerinin Allah'ın varlığı konusundaki kesişim noktalarını ele almayı amaçlamaktadır. Tezin temel kaynağını oluşturan Rûhu'l-Beyân fî Tefsîri'l Kur'ân adlı tefsirin müellifi İsmâil Hakkı Bursevî, 17. yüzyılın önemli mutasavvıflarındandır ve Celvetiyye tarikatının Hakkîlik kolunda şeyhlik yapmıştır. Aynı zamanda Bursa'da imamlık görevini sürdürürken verdiği vaazlar sırasında Rûhu'l-Beyân tefsirini kaleme almıştır. Rivayetlerle desteklenen bu tefsir, tasavvufî terminolojiye dayalı işârî bir karakter taşımaktadır. Bursevî, batınî bakış açısına yönelmekle birlikte, itikadî meselelerde akıl ve mantığa da başvurmuştur. Bilginin sadece akıl yoluyla değil, ilham gibi farklı yollarla da elde edilebileceğini savunarak kelam metodolojisinin ötesine geçmiştir. Ona göre ilham da bilgi edinmede geçerli ve güvenilir bir kaynaktır. Rûhu'l-Beyân tefsirinde Allah'ın varlığı konusu sistematik biçimde incelendiğinde, Bursevî'nin bu meseleye belirli kavramlar çerçevesinde yaklaştığı görülmektedir. Tevhid, marifet ve basiret bu kavramların başında gelmektedir. Bu kavramları kul-Allah ilişkisi temelinde ele alarak açıklamıştır. Ayrıca Kur'an-ı Kerim'de geçen Allah'ın esmâ ve sıfatlarının, O'nun tanınmasında önemli bir rol oynadığını vurgulamıştır. Zira bir varlığı tanımak, onun niteliklerini bilmekle mümkündür. Rûhu'l-Beyân tefsirinde, Allah'ın varlığına dair deliller kelamî yöntemle değerlendirildiğinde şu başlıklarla özetlenebilir: Hudûs, İmkân, İlk Muharrik, Mükemmel Varlık, Gaye ve Nizam, Dini Tecrübe, Fıtrat, Ahlak delilidir. Bu deliller arasında özellikle dikkat çeken nokta, Bursevî'nin dini tecrübe deliline getirdiği özgün yorumdur. Bu delili, marifetullah, seyr-ü sülûk ve sâlik kavramları üzerinden açıklamış ve tasavvufun nihai mertebesi olan insan-ı kâmil düzeyine erişen bireylerin ulaşabileceği bir delil olarak yorumlamıştır. Sonuç olarak bu tez, mutasavvıf kimliğiyle öne çıkan Bursevî'nin Allah'ın varlığına dair deliller konusundaki özgün yorumlarını Rûhu'l-Beyân tefsiri çerçevesinde inceleyerek, bu kadim arayışa kelâmî bir perspektif kazandırmayı hedeflemektedir.

Allah'ın varlığıİsmail Hakkı Bursevi
Hülusi Doğandemir
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2025
10

Other supervisors