Theses supervised by Doç. Dr. Nihat Taşdelen

12 theses · Çağ University, Dicle University

Master'sOpen AccessTR

Trafik kazalarında motorlu araç işletenin hukuki sorumluluğu

Bu çalışmanın konusu, Motorlu Araç İşletenin Hukuki Sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay Kararları açısından incelenmesidir. Araç işletenin bu sorumluluğu, bir kusursuz sorumluluktur. Kusursuz sorumluluk, çağın getirileri ve teknolojik gelişmeler karşısında birçok alanda olduğu gibi motorlu araçların yapısında da olan tehlike unsuru nedeniyle ortaya çıkmış ve kanun koyucu bu konuda kusursuz sorumluluk esasını benimsemiştir. Bu çalışma, motorlu araç işletilmesinin sebep olduğu zararlar nedeniyle ortaya çıkan hukuki sorumluluğa ilişkindir. Çalışmamızda Karayolları Trafik Kanunu'nun sistematiği çerçevesinde motorlu araçların işletilmesi nedeniyle oluşacak zararlara ilişkin hukuki sorumluluk; Karayolları Trafik Kanunu'nun Uygulama Alanları, Araç İşleten Kavramı, Araç İşletenin Sorumluluğu ve Şartları, Zarar, Tazminat ve Sorumlulukların Karşılaşması başlıkları altında incelenmiştir. Çalışma konusu, günlük hayatta sürekli karşılaşılan ve taraflar arasında sıklıkla uyuşmazlık konusu olan, böylelikle mahkemelerde de oldukça fazla yer bulan bir uyuşmazlık konusudur. Konunun güncel ve hayatın içinden olması nedeniyle Yargıtay Kararları ile çalışmanın uygulamaya dönük hali hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır.

Araç işletenHukuki sorumlulukKazalar+5
Mustafa Gökhan Gökfidan
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Demir yolu ile yurt içi yük taşımacılığında taşıyıcının sorumluluğu

Bu çalışma kapsamında ilk olarak okuyucuya genel bir bilgi sunmak için, taşıma kavramı ve taşımacılık faaliyeti genel hususları ile anlatılmıştır. Bununla birlikte demir yolu taşımacılığı hakkında ana hatlarıyla bilgi verilmiş; tarihi ve gelişimi hakkında açıklama yapılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde taşıma sözleşmesi hakkında bilgi verilmiştir. Burada özellikle; çalışma konusu olan demir yolu ile yurt içi yük taşıma sözleşmelerinde uygulanacak hukukun belirlenmesi önem arz etmektedir. Demir yolu ile yurt içi yük taşıma sözleşmelerinde uygulanacak hukukun Osmanlı Devleti zamanında yürürlüğe konulan Rumeli Demiryolu Umur-u Nakliyesi Hakkında Nizamnamenin olduğunun tespitiyle çalışma bu Nizamname ekseninde ilerlemektedir. Kanaatimizce Nizamnamenin eski tarihli olması ve demir yolu taşımacılığının genel olarak arka planda kalması nedeniyle bu konuda daha önce yazılmış nispeten kapsamlı bir akademik çalışma tespit edilememiştir. Üçüncü bölümde, demir yolu ile yurt içi yük taşımacılığında taşıyıcının sorumluluğu hakkında açıklama yapılmıştır. Bu konuda gerek Nizamnamenin gerekse de Türk Ticaret Kanunu hükümleri göz önüne alınmış olup; taşıyıcının zıya, hasar ve gecikmeden doğan sorumluluğu incelenmiştir. Sonuç kısmında, demir yolu ile yurt içi yük taşıma sözleşmelerinde uygulanacak hukukun günümüz taşımacılık faaliyetleri ve çağımızın gerekleri karşısında yeterli düzenlemelere sahip olmadığından bahisle; yeni bir mevzuat düzenlemesine ihtiyaç olduğu veyahut da mevcut Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olması gerektiği yönündeki çözüm ve görüşlerimizle çalışmamız sonlandırılmıştır.

Demir yollarıDemir yolu taşımacılığıSorumluluk+5
Abdullah Civan
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdü ve sonuçları

Çalışmanın konusunu oluşturan karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdünün sonuçları, 6098 sayılı TBK'nın 123-126 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu hükümler incelendiğinde, borçlunun, borca aykırı olarak, asli edim yükümlülüğünü zamanında ifa etmeyip temerrüde düşmesi halinde alacaklıya, temerrüdün genel sonuçları haricinde bir de seçimlik haklar tanınmış olduğu görülecektir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdü ile temerrüdün hangi şartlarda oluştuğu anlatılmıştır. İkinci bölümde ise, borçlunun temerrüdünden sonra ortaya çıkan alacaklının seçimlik hakları ile karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde temerrüdün diğer sonuçları üzerinde durulacaktır. Bu çalışmada karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerden kastımız ve incelenecek olan sözleşme tipi tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olacaktır.

BorçlarBorçluBorçlu temerrüdü+3
Muzaffer Can Gök
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının butlanı

Çalışma kapsamında, ilk olarak anonim ortaklık genel kurulunun meydana geliş aşamaları, genel kurul kararlarının türleri ve hukuki niteliği anlatılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde butlanın yer aldığı kanuni düzenlemeler ve bu kanuni düzenlemelerdeki butlan sebepleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, butlanın ileri sürülme şekilleri ve genel kurul kararları üzerindeki hukuki etkisi incelenmiştir. Ayrıca süre sınırlaması olmaksızın butlanın ileri sürülebilmesinin sınırı olan hakkın kötüye kullanılması konusu üzerinde durulmuştur. Sonuç kısmında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda genel kurul kararlarının butlanı düzenlemesinin getirilmesi ile birlikte Türk Borçlar Kanunu'ndaki butlan düzenlemelerinin genel kurul kararlarına uygulanmasından tamamen vazgeçilmeyeceği ifade edilmiştir. Türk Ticaret Kanunu'ndaki butlana ilişkin hükümlerin yeterli olmadığından bahisle, sınırları kesin olan ayrıntılı bir butlan düzenlemesinin getirilmesi gerektiği yönündeki çözüm ve görüşlere yer verilerek çalışma sonlandırılmıştır. Anahtar kelimeler: Anonim Ortaklık, Genel Kurul Kararı, Butlan, Butlanın Tespiti Davası, Hakkın Kötüye Kullanılması

Anonim ortaklıklarAnonim şirketlerButlan+2
Emine Demir
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sigorta sözleşmelerinde sigortacının aydınlatma yükümlülüğü

Sigorta sözleşmelerinde, sigortacının, yerine getirmesi gereken aydınlatma yükümlülüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1423. maddesinde, tüm sigorta türlerini kapsayacak şekilde düzenlenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde genel olarak Sigorta Hukuku kapsamında sigorta kurumunun önemi açıklanmıştır. Daha sonraki bölümde ise sigorta sözleşmesi taraflarının hak ve yükümlülükleri incelenmiştir. Son olarak üçüncü bölümde, aydınlatma yükümlülüğünün konusu, içeriği ve hukuki niteliği hakkında bilgilere değinilmiştir. Çalışmanın çerçevesini sigortacının aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin olarak "culpa in contrahendo" sorumluluğu da ele alınarak sorumluluğun şekli ve yaptırımları oluşturmaktadır. Kanunda "yükümlülük" tabiri ile düzenlenen aydınlatma külfetinin, getiriliş amacını açıklamaya çalışan görüşlere değinilmiş ve bu konudaki önemli noktalar aktarılmıştır.

Selin Şengül Kösemen
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ticaret unvanının korunması

Ticaret unvanı, tacirin ticari işletmesi ile ilgili faaliyeletleri yürütürken kullandığı addır. Ticaret unvanlarının tanıtma, ayırt etme, garanti ve reklam gibi fonksiyonları vardır. Ticaret unvanı yalnızca tacirler tarafından seçilip kullanılabilen kavramlardır. Esnaflar dahi ticaret unvanı seçemez ve kullanamazlar. Tacirler, ticari hayatta kullandıkları unvanları ile tanınır ve yer edinirler. Gösterdikleri emek ve ortaya koydukları sermaye, dış dünyadan karşılığı ticaret unvanı aracılığı ile alacaktır. Bu nedenle ticaret unvanı, her türlü ihlal ve haksız kullanımdan ötürü korunmaya değer bir kavramdır. Kanunumuzda ticaret unvanlarının korunması konusunda ikili bir ayrım yapılmıştır. Kanunumuz, tacirler bakımından ticaret unvanı kullanımını ve tescilini zorunlu tutmuştur. Kanun koyucu tarafınfan getirilen bu zorunluluğa uygun şekilde seçilip usulüne uygun şekilde tescil ettirilenle unvanlar, kanunun özel hükümleriyle sağlanan özel korumadan yararlanabileceklerdir. Ancak, kanun koyucunun tescili zorunlu tutmasına rağmen, seçip kullandığı unvanı tescil ettirmeyen hak sahipleri kanun ancak genel hüküm niteliği taşıyan haksız rekabet hükümlerinden yararlanarak kendilerine koruma sağlayabileceklerdir.

Haksız rekabetTescilTicaret ünvanı+1
Öykü Ekin Oktay
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde azınlığın haklı nedenle fesih davası açma hakkı

Çalışma konumuzu "Anonim Şirketlerde Haklı Nedenle Fesih Davası" oluşturmaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nda haklı nedenle fesih davası 531. maddede düzenlenmiştir. Çalışmamız üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde azınlık hakları kavramı ve tanımı anlatılmıştır. Akabinde azınlık haklarına genel bakış adı altında azınlık haklarının sınıflandırılması anlatılmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümünde azınlık haklarının sınıflandırılması üzerinde ayrıntılı olarak durulmuş ve Türk Ticaret Kanunu'nda ne şekilde düzenlendikleri anlatılmıştır. "Anonim Şirketlerde Haklı Nedenle Fesih Davası" başlıklı çalışmamızın son bölümünde ise haklı nedenle feshin düzenlenme amacı, kanunda düzenleniş biçimi, haklı nedenlerin belirlenmesi uygulamada sorun yaratabilecek konular ve Yargıtay'ın bu konudaki görüşleri, davanın niteliği ve sonuçlarının neler olduğu üzerinde durulmuştur.

Anonim ortaklıklarAnonim şirketlerAzınlık hakları+4
Yekta Güngör Ünal
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğu

Çalışmamızın birinci bölümünde anonim şirketlerde yönetim kurulu kavramı ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu düzenlemeleri doğrultusunda yönetim kurulunun oluşumu, üyelerin nitelikleri, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri üzerinde durulacaktır. Çalışmamızın ikinci bölümünde anonim şirketlerde yönetim kurulunun hukuki sorumluluğu konusu değerlendirecektir. Hukuki Sorumluluk doğuran hallere öncelikle tek tek ve ayrıca genel hükümler çerçevesinde değinilecektir. Çalışmamızın üçüncü ve son bölümünde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin ortak hükümler incelenecektir. Birlikte sorumluluk kavramı, sorumluluk sigortası, yönetim kurulu üyelerinin ibrası üzerinde durulacaktır.

Anonim şirketlerHukuki sorumlulukKanunlar 6102 sayılı+4
Duygu Oktay Kılıç
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde kuruluştan doğan sorumluluk

Anonim şirketlerin kuruluş işlemleri ve kuruluş esnasında gerçekleştirilen işlemler 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.355/2 uyarınca, şirket tescil edilene kadar, şirket adına işlem yapan ve taahhüt altına giren kimseleri, bu işlem ve taahhütlerden şahsen ve müteselsilen sorumlu tutmuştur. Bununla birlikte ön anonim şirket ile anonim şirketlerin ayrıştırılması uygulamasına devam edilmekte ön anonim şirket döneminde gerçekleştirilen işlem ve taahhütlerin ileride kurulacak şirket adına yapıldığı açıkça bildirilmiş ve şirketin tescilinden itibaren 3 ay içerisinde şirket tarafından bu işlem ve taahhütler kabul olunmuşsa, yalnızca şirket sorumlu olacaktır. Çalışmanın ilk bölümde anonim şirketin kuruluş işlemleri ve aşamaları ele değerlendirilecektir. İkinci bölümde, kuruluş işlemlerinden doğan sorumluluk ve bu sorumluluğun hukuki ve cezai müeyyideleri incelenecektir. Üçüncü bölümde, dava hakkı ve açılabilecek davaların neticeleri üzerinde durulacaktır. Son bölümde ise sorumluluğun sona erme halleri değerlendirilecektir.

Anonim şirketlerHukuki sorumlulukKuruluş izni+1
Abdullah Yolcu
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çekin unsurları ve çekte ödeme

Çek, bankadaki mevcut üzerinden ödemeler yapılmasına imkân veren ve ticaret hayatında oldukça yaygın kullanım alanı olan bir kıymetli evraktır. Niteliği gereği bir ödeme aracı olan çek, bankalar tarafından bastırılır ve hesap sahibinin muhatap bankadaki hesabından istediği kişi ya da kişilere ödeme yapmasını sağlar. Bu çalışmamızda birinci bölümde, çekin unsurları Türk Ticaret Kanunu açısından ve 5941 sayılı Çek Kanunu açısından değerlendirilmiştir. İkinci bölümde çekte ödeme incelenmiştir. Çekin ödenmek üzere ibrazı aşamasında süresi, vade sorunu, ibrazın yapılacağı muhatap, ibraz süresinin uzaması, ileri tarihli çekler, mücbir sebepten dolayı süresinde ibraz edilmeyen çekler ve ibraz süresi geçtikten sonra çekin ibrazı incelenmiştir. Ayrıca çekin ödenmesinde muhatap bankanın yükümlülüğü ele alınmıştır. Ödemenin önlenmesi başlığında ise, çekten cayma konusu incelenmiştir. Son olarak da sahte veya tahrif edilmiş çek üzerinde durulmuştur. Çalışmamızda ayrıca doktrindeki görüşler ve Yargıtay uygulamalarına sıklıkla yer verilmiştir.

Türk Ticaret KanunuTürk ticaret hukukuÇek Kanunu+4
Zeynep Çelik Öztürk
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kıymetli evrakın zayi olması ve iptal davası

Kıymetli evrakın zayi olması ve iptali, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nın 661 vd. maddeleri arasında düzenlenmiş olan ve uygulamada sık rastlanan bir alandır. Bu çalışmamızda genel olarak kıymetli evrakın zayi olması hâlinde iptali için izlenmesi gereken yollar ile Kanun'da açıklık bulunmayan bazı noktalarda doktinde ortaya konulan farklı görüşler ve bu sorunlara Yargıtay'ın bakış açısı ele alınmıştır. Çalışmamız beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, kıymetli evraka ilişkin genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde ise, zayi kavramı, kıymetli evrakın ziyaı hâlinde mahkemece verilen önleyici tedbirlere ilişkin bilgiler, iptal davası ve bu davanın şartları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde kıymetli evrakın türlerine göre iptal davası aşamaları; dördüncü bölümde iptal kararının sonuçları ve davaya konu senetle ilgisi olan kişilere etkisi; beşinci ve son bölümde ise istirdat davasının şartları ve yargılama süreçleri üzerinde durulmuştur.

DavalarKanunlar 6102 sayılıKayıp+4
Funda Şahin
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim ortaklıkta payın cebri icra yoluyla devri

Anonim ortaklıklarda, ortaklar pay sahipliği ile hak ve borçlara ehil olmakta, ortaklıkta söz hakkı almakta ve ortaklık yönetimine katılmaktadır. Bu nedenle pay sahipliğinin devri anonim ortaklık için büyük önem taşımaktadır. Pay sahipliğinin devri devreden ve devralanın iradeleri sonucunda gerçekleşeceği gibi iradeleri dışında cebri icra yoluyla da gerçekleşebilecektir. Cebri icra yoluyla payların devri; haczedilen, rehnedilen, hapis hakkı kurulan paylar veya miras yoluyla kalan ve iradi şekilde paylaştırılamayan paylar bakımından söz konusu olmaktadır. Bu payların devri, açık artırma usulünde ihale anı, pazarlık usulünde satış anı ile gerçekleşecektir. Bu doğrultuda çalışmanın birinci bölümünde genel olarak halka açık ve halka kapalı anonim ortaklığa değinilerek pay kavramı, pay sahipliği ve pay sahipliği sıfatının devren ve aslen kazanılması halleri açıklanmıştır. Ayrıca pay ayrımı yöntemleri, pay türleri ele alınarak, anonim ortaklık payları, senede bağlanmış paylar, senede bağlanmamış paylar ve ilmühabere bağlanmış paylar olarak incelenmiştir. İkinci bölümde pay devrine ve cebri icra hukukuna ilişkin genel bilgilere yer verilmiştir. Payın devri ele alınırken pay türleri bakımından uygulanan devir usulleri farklılık gösterdiğinden her bir pay türü bakımından devir usulü ayrıca açıklanmıştır. Payın devir yollarından biri olan anonim ortaklık payının cebri icra yoluyla devrinin daha iyi anlaşılabilmesi için, cebri icra hukukuna ilişkin genel bilgiler de bu bölümde işlenmiştir. Üçüncü bölümde anonim ortaklık payının cebri icra yolu ile devri incelenerek, payın haciz yoluyla devri, payın hapis hakkı kullanımı ile devri, rehnedilmiş payın devri ve son olarak miras kalan payın iradi şekilde paylaşılamaması nedeniyle; payın mahkeme kararı ile devri incelenmiştir. Çalışmamız yasal mevzuat ve yargı içtihatları ışığında ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Anonim Ortaklık, Anonim Ortaklık Payı, Anonim Ortaklık Pay Türleri, Anonim Ortaklık Payının Devri, Cebri İcra Hukuku

Anonim ortaklıklarCebri icraCebri icra hukuku+3
Pınar Doğan Kara
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors