Theses supervised by Doç. Ruhi Konak

10 theses · Kastamonu University

Master'sOpen AccessTR

Kastamonu Yılanlı Külliyesi taş süslemelerinin çini mozaik tekniği ile özgün tasarımlara uygulanması

Araştırma kapsamında Kastamonu Yılanlı Külliyesi taç kapıda bulunan taş tezyinatı ele alınmıştır. Yapılan alan yazın taramalarında; XIII. yüzyıl taş bezeme özelliklerini gösteren kitabenin yanı sıra geometrik, bitkisel ve rumi kompozisyonlardan oluşan süslemelerin yoğun kullanıldığı gözlemlenmiştir. Yapılan uygulamalar ve Yılanlı Külliye Taç kapı tezyinatında bulunan XIII. yüzyıl taş isçiliği Anadolu Selçuklu Dönemi sanatını yansıtmaktadır. Tez kapsamında yapılan çalışma Yılanlı külliyesi taç kapı süslemeleri ile sınırlandırılmıştır. Bu bağlamda, Selçuklu sanatından günümüze kadar Yılanlı külliyesi taç kapıda yer alan taş süslemelerin; kompozisyon, malzeme, teknik ve boyut bakımından mozaik tekniğinde uygulamaları yapılmıştır. Uygulamalar, taş malzeme ve geleneksel desenin çini malzeme yüzeyine uygulanması, sanatta deneysel sürecin işletilmesi ve gözlemlenmesi açısından önemlidir. Çalışmaya konu olan, Yılanlı Külliyesi taç kapı tezyinatı örneği üzerinden, tabak ve silindir formlar, döküm tekniği ile üretilmiştir. Üretilen formlar üzerine mozaik tekniği, Sır kazıma (sahte mozaik) tekniği ve kakma mozaik tekniğiyle uygulama yapılmıştır. Uygulanan sanatsal çalışmalar, günümüz geleneksel Türk sanatına örnek ve kaynak oluşturması amacı ile tez kapsamında üretilmiştir.

DarüşşifaKastamonuKülliyeler+5
Nihal Köse
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matrakcı Nasuh minyatürlerinde mekân ve zaman anlayışı

Minyatür, kendine özgü bir biçimi olan Türk sanatıdır. İlk örneklerini Uygurlarda gördüğümüz minyatür sanatının, en verimli dönemi 16. yüzyıla denk gelmektedir. Bu dönemde yaşamış isimlerden biri ise Nasuh b. Abdullah (Karagöz) el-Silahi el-Matraki el-Bosnavi'dir. Günümüzde bilinen diğer adı ile Matrakçı Nasuh'un hayatı hakkında kesin bir bilgiye ulaşılamasa da II.Beyâzıd döneminde küçük yaşta saraya alınıp Enderun'da eğitim gördüğü bilinmektedir. Ressam ve tarih yazarı olan Nasuh, Kanuni Sultan Süleyman ile birlikte katıldığı seferlerde gördüğü yerleri kendine özgü bir üslupla resmetmiştir. Bu nedenle minyatür sanatında yeni bir üslubu oluşturması bakımından önemli bir yere sahiptir. Sanat tarihi sürecinde Batı sanatını ve minyatür sanatını mekân ve zaman açısından değerlendirdiğimizde iki farklı mekân anlayışıyla karşılaştığımızı görmekteyiz. Fakat zamanla mekân-zaman Batı sanatında değişime uğrarken, minyatür sanatında mekân-zaman iki boyutlu yüzeyde ve mutlak zaman anlayışıyla ifade edilmesi fikri değişmemektedir. Bu bağlamda minyatür sanatında mekân ve zaman kavramları ele alınarak, Matrakçı Nasuh eserlerindeki mekân ve zaman anlayışı açıklanmaya çalışılmıştır.

Matrakçı NasuhMekanMinyatür+1
Tuğçe Akkaya
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Modern bir problem olarak geleneksel sanatlarda işlev

Modern düşünce temelinde sosyoloji, antropoloji, felsefe ve sanat gibi alanlarda işlevsellik kavramı önemli tartışma konularından birine işaret etmektir. Alanlara ilişkin çalışma yürüten tarafların yapmış oldukları işlev ve işlevsellik tanımlamaları zamanla kavramların bulanıklaşmasına neden olmuştur. Sanat alanı bağlamında ele aldığımız bu işlev kavramı, nesnelerin işlev problemi olarak da adlandırılabilecektir. Nesnelerin işlevine ilişkin değerlendirme yapabilmek öncelikli olarak insanın algı ve yaşam koşulları temelinde, nesnenin var oluşuna ilişkin düşünmeyi gerektirmektir. Bir nesnenin var oluşu, o nesneye karşı duyulan ihtiyaçla ilişkili olarak görülmektedir. Özne, bulunduğu kültür ortamından yararlanarak nesneye bir işlev ya da bir anlam vermektedir. Nesnenin var oluş sürecinde özneye olan bu bağlılığı ona kimlik kazandırmaktadır. Bir amaca uygunluğu ifade eden işlev kavramı, öznenin nesneye kazandırdığı kimlik noktasında kendisini göstermektedir. O halde işlev kavramı, nesnenin kendi varlık nedeninin dışında, öznenin ideolojisini taşıyan soyut kavramsallaşmayı ifade etmektedir. Sanat alanı bağlamında ele aldığımız işlev kavramı özellikle sanatçı ve sanat eseri düşünmeyi gerektirmektedir. Sanat faaliyeti sürecinde nesneden faydalanan sanatçı, bulunduğu toplum içerisindeki etmenlere göre nesneye olan bakış açısını değiştirmekte ve nesnelere çeşitli anlamalar ve işlevler yüklemektedir. Araştırmamız temelinde ilkel dönemlerden başlayarak modern döneme kadar geleneksel olarak da tanımlanan süreç, nesnelerin işlevselliği tartışması bağlamında açıklanmış ve nesne, üreticisi ve üreticisinin bulunduğu sosyo-kültürel ortam bağlamında düşünülerek ele almıştır. Bu doğrultuda geleneksel ürünün/eserin işlevselliğine ilişkin çıkarım yapmak mümkün olup, modern ürünün/eserinde tıpkı diğer ürünler/eserler gibi işlevselliğini koruduğu görülmektedir. Ürün/eser söz konusu olduğunda her dönem, temelde aynı göstergeden hareket ederek nesnelere anlam yüklemekte ancak dönemlerin toplumsal değişimleri ile birlikte bu durumu, açık veya örtük bir biçimde sunulmaktadır.

Modern sanatSanat eserleriİşlev Teorisi+1
Kübra Atay
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hz. Süleyman konulu minyatürlerde kompozisyon düzeni

Genel olarak "küçük resim" anlamında kullanılan "minyatür" kelimesinin etimolojik manasını ve kaynaklarda geçen farklı tanımlarını incelediğimiz bu çalışmamızda minyatürün tarihsel değişimi ele alınarak, ait olduğu dönemlerdeki yaklaşımlar açıklanmaya çalışılmıştır. Literatür araştırması kısmında öncelikle minyatürün tanımı, dönemleri geniş pir perspektif ile ele alınmış ve ardından Hz. Süleyman'ın hayatına yer verilmiştir. Hz. Süleyman'ın yaşamında bilinen ve bütün kutsal metinlerde kabul edilen önemli kesitlere yer verilerek Hz. Süleyman konulu minyatürlerde kompozisyon düzeni incelenmiş ve ulaşılan eserlerin kompozisyon düzenleri değerlendirilmiştir. Minyatürler gerek yurtiçi gerekse yurtdışındaki kütüphanelerde olan yazma eserlerden, kitaplardan, makalelerden ve doktora tezlerinden alınarak, genel olarak Hz Süleyman'ın Yahudi ve İslam dinindeki yeri ve önemi üzerinde durulmuştur. Hz. Süleyman'ın insanlara, hayvanlara ve cinlere hükmetmesi gibi konular, Kur'an-ı Kerim'deki ayetlerin yanı sıra tefsirler ve Tevrat'taki bilgilerden de faydalanılarak hazırlanmış olup kompozisyon düzeni bakımından aynı olan çalışmaların biçim, üslup, renk vb. açıdan farklılıkları tezin ilgili bölümlerinde ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Hz. SüleymanKompozisyonMinyatür
Hicran Baycan Yılmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz Kütahya çiniciliğinde Çini sanatçısı Mehmet Koçer

Bu araştırmada Günümüz Kütahya çiniciliğinin önemli isimlerinden olan Mehmet Koçer 'in hayatı ve Kütahya çiniciliğine katkıları incelenmiştir. Ayrıca Mehmet Koçer'in eserleri İznik çinilerinin kompozisyon özellikleri bakımından incelenmiştir. Mehmet Koçer kendine has üslubuyla geliştirdiği eserleri ve eğitimci kimliği ile Kütahya çini sanatının geliştirilmesine önemli katkılar sunmuştur. Koçer, eserlerinde geleneksel çizgileri koruyup geliştirerek özgünlüğü yakalamıştır. Bu nedenle Günümüz Kütahya çini sanatında önemli bir yere sahiptir.

Koçer, MehmetKütahyaKütahya çinileri+3
Ayşe Sema Bardak
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İnebolu Tevfikiye Camii çinileri

Türk sanat tarihinde önemli bir yeri olan çini sanatının ilk örneklerine Uygurlar döneminde rastlamaktayız. Gelişen süreçte ise İslamiyetin kabulüyle birlikte Karahanlılar, Gazneliler, Harzemşahlar, Büyük Selçuklular, Anadolu Selçukluları, Anadolu Beylikleri, İlhanlılar, Timurlular, Akkoyunlular, Karakoyunlular ve Osmanlılar çiniyi kullanmışlardır. Osmanlı döneminde bu sanat pek çok teknikle daha da geliştirilerek günümüze kadar devam ettirilmiştir. Kastamonu'nun İnebolu ilçesindeki Tevfikiye Camii çinileri de Osmanlının son dönemlerinde yapılan ancak Erken Devir Osmanlı üslubunun izlerini taşıyan önemli eserler arasındadır. Tevfikiye Camii çinileri, son dönem Osmanlı yapılarına çini eserleriyle damga vuran Kütahyalı ünlü çini ustası Hafız Mehmed Emin Efendi'nin bugüne kadar bilinmeyen bir eseri olduğu tez çalışması kapsamında ulaşılan en önemli bulgudur. Orijinalini 1432 yılında Sultan II. Murat'ın yaptırdığı ve İstanbul Çinili Köşk'te sergilenen Karamanoğlu İbrahim Bey İmareti mihrabının kopyalarının bugüne kadar dört farklı ibadethanede yapıldığı biliniyordu. Tevfikiye Camii'ndeki çinili mihrap da yapılan incelemelerde önceki kopyalarıyla karşılaştırılmış ve söz konusu camii çinilerinin de sanatkârının Hafız M. Emin Efendi olduğu tespit edilmiştir. İnebolu Tevfikiye Camii'nin tek tek yapılan çini analizleri son dönem Osmanlı izlerini taşımasının yanı sıra önemli bir sanatçının eseri olduğunun belgelerini de sunmaktadır.

CamilerKastamonu-İneboluMehmed Emin Efendi+5
Harun Agâh Altay
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesinde bulunan A.3595 envanter numaralı Şehname-i Selim Han minyatürlerinde figür anlayışı

Topkapı Sarayı Müzesi III.Ahmed kitaplığına (3595) kayıtlı olan Şehname-i Selim Han el yazması Seyyid Lokman tarafından Farsça ve manzum olarak yazılmıştır. El yazmasının konusu Sultan II.Selim'in cülusundan ölümüne kadar geçen olaylardır. Eserde 44 adet minyatür bulunmaktadır. Tasvirlenen minyatürlerin Nakkaş Osman ve Nakkaş Ali'nin olduğu bir ekip tarafından yapıldığı bilinmektedir. Ancak el yazmasında sanatçısı belli olmayan minyatürler bulunmaktadır. Bu bağlamda minyatürlerdeki figürler incelenerek farklı sanatçı üsluplarının belirlenmesi önem taşımaktadır. Selim Han el yazması içerisinde figürlerle tasvir edilen minyatürler incelendiğinde üslup farklılıklarının ayrımları gruplara ayrılarak açıklanmaya çalışılmıştır. Tez çalışmasında Şehname-i Selim Han el yazmasında yer alan minyatürlerde bulunan figürlerin incelenmesi amaçlanmıştır.

El sanatlarıFigüratif sanatMinyatür+4
Sinem Durmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesinde bulunan B 200Envanter Numaralı Şehinşehname II. Cilt minyatürlerinde kompozisyon düzeni

1592 Tarihinde Seyyid Lokman b. Hüseyin el-Aşûrî el-Urmevi tarafından yazılan, Şehinşehnamenin II. cildi tarihi olayları, savaşları, sahneleri ve sünnet düğününü konu almıştır. El yazmasında 95. adet tasvir yer almaktadır. Eserin tasvirli sayfalarının kim ve kimler tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bazı kaynaklarda, el yazmasının Nakkaş Osman ve ekibi tarafından resimlendirildiği yönünde yorum yapılmıştır. Bu bağlamda farklı konuların ele alındığı resimlerin kompozisyon düzenleri, sanatçı davranışlarının belirlenmesi ve farklı örneklerle karşılaştırılması bakımından önem arz etmektedir. Tez çalışmasında Şehinşehnamenin II. Cildinde yer alan resimlerin kompozisyon düzenlerinin incelenmesi amaçlanmıştır.

El sanatlarıKompozisyonMinyatür+4
Rabia Ayçiçek
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Surname-i Vehbi minyatürlerinde mekân anlayışı

İlk örneklerini Uygurlar döneminde vermiştir. Osmanlı dönemde yaşamış isimlerden biri Abdülcelil Çelebi'dir. Levni ile hitap edilmesini tercih eden Abdülcelil Çelebi ünlü bir nakkaş olmasıyla birlikte aynı zamanda bir halk şairidir. Levni' nin kendi yazmış olduğu bir çok edebiyat ürünün bulunduğu farklı kaynaklarda söylenmektedir. Resmettiği eserlerde yer alan figürlerde Bursalı tiplerin olmasından dolayı Levni'nin Bursalı olduğu düşünümektedir. Fakat kaynaklarda ise II. Mustafa'nın tahtta olduğu tarihlerde Edirne'de tanınmış bir sanatçı olarak bilinmektedir.Lale devri'nde en parlak zamanını yaşayan sanatçı, dönemin renkli yaşantısınıda eserlerine yansıtarak izleyiciye ulaştırmıştır. Renkli eserler veren sanatçı minyatür sanatında farklı tarz geliştirmesi bakımından önemli yere sahiptir. Sanat tarihi boyunca Batı sanatı tarihini ve minyatür sanatını mekân konusundan farklı iki bakış açısı ile bakılan mekân ile karşılaşırız. Fakat gelişen tarih ile mekân Batı sanatında farklılıklar oluştururken, minyatür sanatında mekân iki boyutlu yüzeyde ve mutlak zaman anlayışıyla ifade edilmesi fikri sabit kalmıştır. Bu durumda minyatür sanatında mekân kavramı ele alınarak, Levni eserlerindeki mekân anlayışı açıklanmaya çalışılmıştır.

El sanatlarıLevniMekan+3
Senem Özdek
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Memlüklüler dönemine ait dört farklı Kelile ve Dimne nüshasında yer alan resimlerin kompozisyon düzeni ve sanatsal üretimler

Genel olarak tezin içeriğinde minyatürün tarihçesi Memlüklü dönemine kadar ele alınıp bu döneme ait resimli el yazmaları tespit edilmiştir. Memlüklüler dönemi Türk resim sanatı araştırma kapsamında fazlaca ele alınmamıştır. Bu nedenle Büyük Selçuklu sonrası Türk resim sanatı hakkında bilgimiz sınırlı olmasından dolayı bu çalışma belirtilen eksikliğin giderilmesine katkı sağlaması açısından önemlidir. Memlüklüler döneminde bilinen minyatürlü "Risalet el-Davet el Tibba(1273 civarında yapıldığı), Makamat (Viyana Milli Kitaplık A.F.9; Oxford, Bodleian Library (Marsh 458), British Museum (Add, 21.114), Londra-British Museum (Or.9718); Kelile ve Dimne (Cambridge, Corpus Christi College, Paris, Milli Kitaplık (Arab 3467), Oxford, Bodleıan Library (Pocock 400), Münich (Arab 616); Kitab el-Hayvan (Milano, Biblioteka Ambrosiana Ar. A.F.140 Inf.); Keşf el-Esrar (Süleymaniye Kala İsmail 565); Hayvan Masaları(Washington, D.C. Freer Gallery Of Art (54.2)" eserleri mevcuttur. Memlüklüler dönemine ait dört adet resimli Kelile ve Dimne "Cambridge, Corpus Christi College, Paris, Milli Kitaplık (Arab 3467), Oxford, Bodleıan Library (Pocock 400), Münich (Arab 616)" nüshaları ile sınırlandırma yapılmıştır. Beydaba'nın yazdığı, birçok dile çevrilen Kelile ve Dimne eseri fabl türü olup hikayelerinde ana tema olarak siyaset, erdem ve eğitim gibi birçok farklı konu ele alınıp resimlendirilmiştir. Dört nüshanın içerisinde toplam 320 adet konulu minyatür bulunmaktadır. Memlüklüler dönemine ilişkin çözümlenmemiş eserlerin çözümlenmesini sağlanması, bu yolla Memlüklüler dönemine ait dört farklı Kelile ve Dimne'nin her nüshası içerisinde bulunan resimler ayrı ayrı incelenip kompozisyon düzenleri açısında değerlendirilip karşılaştırma yapılmıştır.

Ayşenur Ateşgöz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Other supervisors