Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Adem Eroğlu
10 theses · Tokat Gaziosmanpaşa University
7. sınıf öğrencilerinin zihnin cebirsel alışkanlıklarının belirlenmesi
Öğrencilerin matematik başarılarında cebirsel düşünme becerilerini geliştirmenin önemli hale gelmesiyle birlikte, cebirsel düşünme sürecinde ortaya koydukları düşünme yollarının kalıcı birer alışkanlık haline dönüşmesi gerektiği fikri ön plana çıkmıştır. Bu bağlamda öğrencilere cebirsel düşünmenin birçok yönünü bir araya getiren zihnin cebirsel alışkanlıklarının (ZCA) kazandırılması için öncelikle ZCA'nın önemine inanmak ve neler olduğunu belirlemek gerekmektedir. Bu nedenle bu araştırmada, 7. sınıf öğrencilerinin cebir öğrenme alanında yer alan problemlerin çözümünde kullandıkları zihnin cebirsel alışkanlıklarının neler olduğunu belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada, betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Sivas il merkezinde öğrenim gören toplam 106 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, alt maddeleriyle birlikte toplam 13 sorudan oluşan açık uçlu "Zihnin Cebirsel Alışkanlıkları (ZCA) Belirleme Testi" ile toplanmıştır. Araştırma sürecinde elde edilen veriler soru soru analiz edilmiş, her soru ZCA bileşenlerinin göstergelerine göre incelendikten sonra her bir cebirsel zihin alışkanlığı; alışkanlık kullanılmadı (AY), eksik çözümlü alışkanlık kullanımı (EÇAK) ve tam çözümlü alışkanlık kullanımı (TÇAK) şeklinde kategorize edilmiştir. Bu şekilde bütün sorular analiz edilerek hem frekans tablosundan yararlanılarak her bir soru için hata oranı tespit edilmiş hem de öğrencilerde belirlenen zihnin cebirsel alışkanlıkları için örnekler verilmiştir. Araştırma verileri Driscoll (1999) ZCA çatısı altındaki yapma-tersini yapma, fonksiyonel kural oluşturma ve işlemlerden soyutlama alışkanlıklarına göre betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin cebir problemlerini çözerken, zihnin cebirsel alışkanlıklarının birçok özelliğini kullanabildikleri görülmüştür. Öğrencilerin en fazla yapma alışkanlığını kullandıkları, bu alışkanlığın tüm soruların çözümünde kullanıldığı sadece göstergelerinde değişiklikler meydana geldiği ve bir problemin doğru çözümüne ulaşmada ve diğer alışkanlık göstergelerini sergilemede problemi ve içerisindeki bağlamı anlama (Y1, Y2) becerilerinin ön şart olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmada az sayıda öğrencinin tersini yapma alışkanlığını kullandığı ve yanlış çözüm yapan öğrencilerin yaptıkları çözümü kontrol etmek (TY3) gibi alışkanlıkları olmadığı için hatalarını giderip, doğru cevaba ulaşamadıkları tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin fonksiyonel kural oluşturma alışkanlığının örüntü arama (FKO3), temsiller kullanma (FKO5) ve kuralı tanımlama (FKO6) gibi becerilerini temel düzeyde kullandıkları, işlemlerden soyutlama alışkanlığını ise sadece kısa yollar geliştirme (İS1) ve kısa yolları doğrulama (İS2) becerileri düzeyinde sergiledikleri tespit edilmiştir. Öğrencilerin sahip oldukları bu ZCA'ların literatürde yer alan ZCA'larla örtüştüğü görülmüştür.
Beceri temelli matematik sorularının anlaşılmasında yaşanılan zorlukların öğretmen ve öğrenci perspektifinden incelenmesi
Bu araştırmada ilköğretim matematik öğretmenlerinin ve sekizinci sınıf öğrencilerinin perspektifinden beceri temelli matematik sorularına karşı yaklaşımları ve yaşanılan zorlukların neler olduğu incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 50 ilköğretim matematik öğretmeni ve 60 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak öğretmen görüşme formu, öğrenci görüşme formu, öğrenci dokümanları, video kaydı kullanılmıştır. Araştırmada 50 matematik öğretmenine öğretmen görüşme formu yazılı uygulanmıştır. Görüşme formu uygulanan öğretmenlerden ölçüt örnekleme yöntemine göre belirlenen 10 adet öğretmenin her birinin bir ders saati öğretim süreci takip edilerek video kaydına alınmıştır. Video kaydı alınan sınıflarda 10 öğrenciden doküman toplanmıştır. Son olarak 60 öğrenciye öğrenci görüşme formu yazılı uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın öğretmen ve öğrenci perspektifinden elde edilen en genel bulgusu, katılımcıların çoğunluğuna göre beceri temelli matematik soruları, anlama, muhakeme yapma, analiz gibi üst düzey düşünme becerilerinin kullanılmasını gerektiren günlük hayat problemleri olduğudur. Öğretmenlerin perspektifinden bulgularda, öğrencilerin beceri temelli matematik sorularında zorlandıkları noktaların çok olduğu, okuduklarını anlamadıkları ve bu soruları genel anlamda zor buldukları noktalarında yoğunlaşmıştır. Öğrencilerin perspektifinden bulgularda ise zorlandıkları durumların, beceri temelli matematik sorularını zor veya uzun bulmaları, okuduklarını anlamada zorlandıkları noktalarında yoğunlaşmıştır.
BİLSEM öğrencilerinin örüntülerde temel kavramlara ilişkin başarı düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Bilim ve Sanat Merkezlerinde (BİLSEM) genel zihinsel, müzik ve resim yetenek alanlarında özel yetenekli tanısı almış altıncı ve yedinci sınıf öğrencilerinin örüntüler alt öğrenme alanında temel kavramlara ilişkin başarı düzeylerini incelemektir. Ayrıca bu öğrencilerin örüntüler konusundaki hata ve eksiklerini belirlemek de araştırmanın diğer bir amacıdır. Araştırma 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Orta Karadeniz Bölgesi'nde Bilim ve Sanat Merkezlerinde öğrenim gören 94 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ve KR-20 güvenirlik katsayısı 0.73 olan Örüntü Testi ile toplanmış ardından yarı yapılandırılmış görüşmelerle desteklenmiştir. Nicel analizlerde, örüntü testi puanları, sunum biçimleri (sayı, şekil, sözel) ve örüntü yapıları dikkate alınarak değerlendirilerek ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Sınıf düzeyleri arasındaki farklar Mann-Whitney U testi, yetenek alanları arasındaki farklılıklar ise Kruskal-Wallis testi ile analiz edilmiştir. Nitel veriler ise betimsel analizi yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre yedinci sınıf öğrencileri altıncı sınıf öğrencilerinden daha yüksek başarıya sahipken yetenek alanlarına göre genel başarı puanlarında istatistiksel anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bununla birlikte yetenek alanları açısından başarı puanları incelendiğinde şekil sunum biçiminde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Nitel analizler, öğrencilerin genelleme yaparken görsel ve sayısal stratejileri bütünleştirme ve temsil biçimleri arasında geçiş yapma becerilerinde farklılıklar bulunduğunu ortaya koymuştur.
Aktif öğrenme yaklaşımının 7. sınıf matematik dersi rasyonel sayılar konusunun öğretimine etkisinin akademik başarı, tutum ve kalıcılık düzeyleri bağlamında incelenmesi
Araştırma, aktif öğrenme yaklaşımıyla matematik öğretiminin, öğrencilerin akademik başarılarına, matematiğe olan tutumlarına, öğrenilen bilgilerin kalıcılığına etkisini saptamak ve aktif öğrenme yaklaşımı ile ilgili öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Birden fazla veri toplama yöntemi ve analiz şekilleri kullanılan bu çalışmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Sivas ili merkezinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı bir ortaokulda öğrenim görmekte olan 24'er kişilik 7. sınıf (A ve B şubeleri) öğrencileri oluşturmaktadır. 7-A şubesi deney grubu, 7-B şubesi kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Her iki gruba ön test ve son test olarak matematik başarı testi ve tutum ölçeği uygulanmıştır. Çalışma bitiminden 4 hafta sonra matematik başarı testi ile benzer sorulardan oluşan kalıcılık testi grupların ikisine de uygulanmıştır. Uygulama toplam 33 ders saati (7 hafta) sürmüştür. Deney grubundaki öğrencilerle 33 ders saati boyunca, aktif öğrenme yaklaşımıyla matematik eğitimi gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubunda ise, geleneksel öğretim yöntemleri kullanılmaya devam edilmiştir. Araştırma sonucunda, rasyonel sayılar konusunun öğretiminde, aktif öğrenme yaklaşımı uygulanan öğrencilerin başarılarında geleneksel öğretim yöntemine göre daha fazla artış sağlandığı belirlenmiştir. Uygulama bitiminden sonra yapılan kalıcılık testi sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilememiştir. Çalışma öncesinde her iki gruba uygulanan tutum ölçeğinden alınan sonuçlara göre, öğrencilerin uygulama öncesinde genel olarak matematiğe yönelik tutumları benzer nitelikte iken, aktif öğrenme yaklaşımı ile matematik öğretimi yapılan grubun matematiğe yönelik tutumlarında farklılaşma olduğu belirlenmiştir. Aktif öğrenme yaklaşımı sonrasında oluşan bu farkın, istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma kapsamında aktif öğrenme yöntemi uygulanan gruptaki öğrencilerin aktif öğrenme yaklaşımını tanımlarken genel olarak, aktif katılımı ve etkin öğrenmeyi sağlayan, eleştirel ve yaratıcı düşünebilmeyi geliştiren, öğrenci merkezli, işbirlikli bir yaklaşım olarak tanımladıkları belirlenmiştir. Bu grup öğrencilerinin aktif öğrenme yaklaşımını sevme nedenlerini çoğunlukla eğlenceli olması, öğretmenin anlayışlı olması, dersi sevdirmesi, etkin öğrenmeyi sağlaması ve özgüven kazandırması olarak belirlenmiştir. Aktif öğrenme yöntemi uygulama öncesinde öğrencilerin öğrenmek için tekrar etme ve ezberleme, dinleme, soru çözme, not tutma, görerek öğrenme tekniklerini kullandıkları belirlenmiştir. Çalışma sonrasında aktif öğrenme yönteminin, öğrencilerin kendilerini daha iyi motive olmuş, özgüven kazanmış ve başarılı olacaklarına inanmış olarak görmelerini sağladığı sonucu elde edilmiştir. Ayrıca öğrendikleri matematiksel bilgileri neden öğrendiklerini fark ettikleri belirlenmiştir. Öğrencilerin aktif öğrenme yaklaşımıyla matematik dersi işlerken en çok zorlandıkları durumların, sınıf ortamından kaynaklanan sorunlar, grupla çalışamama, kavrayamama, strese girme, aktif olamama ve dikkat eksikliği olduğu belirlenmiştir. Ayrıca deney grubu öğrencilerine yapılan anket formlarından elde edilen verilere göre, öğrencilerin büyük çoğunluğu, aktif öğrenme yaklaşımıyla ilgili olumlu ifadeler kullanmışlardır. Anahtar kelimeler: Matematik Eğitimi, Matematik öğretimi, Aktif Öğrenme Yaklaşımı, Akademik Başarı, Kalıcılık, Tutum
Ortaokul 7. sınıf öğrencilerini tam sayılarla dört işlem becerilerinin yapılandırma süreçlerinin incelenmesi
Matematik denildiği zaman çoğu öğrencinin aklına ilk olarak sayı veya işlem gelir. Öğrenim hayatı boyunca çeşitli sayı kümeleriyle tanışan öğrencileri en çok zorlayanlardan birisi de tam sayılardır. Özellikle toplama ve çıkarma işlemleri üzerine birçok araştırma yapılan tam sayılar, halen araştırmacıların üzerinde çalıştıkları bir konu olma özelliğini koruyor. Ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin tam sayılarla dört işlem becerilerine yapılandırmacı yaklaşım perspektifinden bakmaya çalıştığımız bu çalışmada nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin her ikisini de içinde barındıran karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında 2018-2019 eğitim öğretim yılında Kayseri İli Melikgazi İlçesinde sosyo ekonomik özelliklerine göre 3 farklı okul belirlenmiştir. Belirlenen bu 3 farklı okulda öğrenim gören 120 kız ve 120 erkek öğrenci ile, nitel kısmında ise 3 kız ve 3 erkek öğrenci ile çalışılmıştır. Araştırmada kullanılacak olan Tam Sayılar Başarı Testi araştırmacı tarafından oluşturularak, uzman görüşü ve pilot uygulama ile gerekli geçerlilik ve güvenilirliği sağlanarak öğrencilere uygulanmıştır. Uygulama sonucunda öğrenciler arasındaki en başarılı bölüm çarpma işlemi iken, en başarısız bölüm karma işlemler bölümü olmuştur. Kız öğrenciler testin problemler bölümü hariç diğer tüm bölümlerde erkek öğrencilerden daha başarılı olmuştur. Ayrıca okulun sosyo ekonomik durumu ile tam sayılarla dört işlem başarısı arasında benzerlik olduğu saptanmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde başarı testinden elde edilen sonuçların ortalamasına göre üst, alt ve orta gruptan birer kız ve erkek öğrenci ile görüşmeler yapılmıştır. Öğrencilerin başarı testine verdikleri cevapları nasıl buldukları, hangi şemaları kullandıkları, hangi bağlantıları oluşturdukları ilgili sorular sorularak tam sayılarla dört işlem becerileri incelenmiştir. Öğrencilerin toplama işleminde sayıların işaretlerine göre yapılar oluşturduğu, çıkarma işleminde ikinci sayının işaretini değiştirip toplama yaptıkları, çarpma ve bölme işlemlerinde "işlemi yap, işareti belirle" şeklinde yeni yapılar oluşturduğu görülmüştür.
Türkiye'de ispat kavramı üzerine matematik eğitimi alanında hazırlanmış lisansüstü tezlerin yönelimlerinin incelenmesi: Bir araştırma sentezi çalışması
Bu çalışma, matematik eğitimi alanında ispat kavramı ile ilgili lisansüstü tezlerin yönelimlerini belirlemek için yapılmış bir araştırma sentezi çalışmasıdır. Çalışma, 2010 ve 2022 yılları arasında yapılan tezleri kapsamaktadır. Çalışma için Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi'nden "ispat, kanıt ve proof" anahtar kelimeleriyle tarama yapılmıştır. Bu tarama sonucunda 76 tez araştırmaya dâhil edilmiştir. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden araştırma sentezi yöntemi ile yürütülmüş olup veri toplama yöntemi olarak doküman inceleme yapılmıştır. Tezleri sınıflandırmak için kullanılan veri toplama aracı literatür taranarak araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Kullanılan veri toplama aracında araştırmanın alt problemleri kullanılmıştır. Veri toplama aracında tezlerin "yılı, türü, dili, üniversitesi, amacı, örneklem türü, örneklem büyüklüğü, araştırma yöntemi, veri toplama aracı ve sonucu" bilgilerine yer verilmiştir. Sınıflandırılan tezlerden elde edilen veriler tablo haline getirilmiş, frekans ve yüzde değerleri verilerek sunulmuştur. Yıllara göre dağılımlarında en fazla tezin 2017 ve 2019 yıllarında yayınlandığı görülmüştür. İncelenen tezler örneklem grubu olarak en fazla öğretmen adaylarını tercih etmişlerdir. En az kullanılan örneklem grubu ise doküman incelemesidir. Tezlerin sıklıkla küçük örneklem gruplarını tercih ettiği (0-40 kişi arası örneklem grubu) görülmüştür. İncelenen tezler, en fazla nitel yöntemlerden durum çalışması modelini kullanmışlardır. Veri toplama aracı olarak en fazla görüşme tekniği kullanılmıştır. İncelenen tezlerden elde edilen sonuçlara bakıldığında, tezlerin büyük bir kısmında katılımcıların ispat yapma konusunda zorluklar yaşadığı görülmektedir. İspat yapma sürecinde sınırlılık, ispata yönelik kavramsal bilgilerde eksiklik, ispat kavramının öneminin farkında olmama ve matematiksel dili iyi kullanamama karşılaşılan zorluklara örnek olarak verilebilir. Sıklıkla ifade edilen bir diğer sonuç ise öğrenme ortamlarının ve öğretim uygulamalarının ispat yapma sürecine pozitif yönde etkili olmasıdır.
Ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin doğrusal denklemlerde temel kavramlara ilişkin metaforik algılarının incelenmesi
Bu araştırmada, ortaokul 8. Sınıf öğrencilerinin doğrusal denklemlerle ilgili kavramlara ilişkin metaforik algılarının belirlenmesi, cinsiyet ve sosyoekonomik düzeye göre bu algılardaki değişimlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin oluşturduğu metaforların sonuçlarının detaylı incelenebilmesi için öğretmenlerle görüşme yapılmıştır. Araştırma modeli olarak, nitel araştırma yöntemlerinden "olgubilim (fenomenoloji)" deseni kullanılmıştır. Araştırma iki boyuttan oluşturmaktadır. Çalışmanın birinci boyutunun örneklemini, 2021-2022 eğitim öğretim yılı Karadeniz Bölgesi'ndeki bir ilimizin dört devlet ortaokulunda öğrenim görmekte olan ve maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle seçilmiş 400 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın ikinci boyutunun örneklemini, seçilen okullarda görev yapmakta olan ve gönüllülük esasına göre seçilen 12 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada, sekizinci sınıf öğrencilerinin doğrusal denklemler alt öğrenme alanındaki kavramlara yönelik algılarını ölçen Metaforik Algı Formu (MAF) ve ortaya çıkan öğrenci algılarına göre öğretmen görüşlerinin alındığı Öğretmen Görüşme Formu olmak üzere iki adet veri toplama aracı kullanılmıştır. Araştırmanın birinci boyutunda, doğrusal denklemlerle ilgili kavramlara ilişkin öğrenci metaforlarının çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Geliştirilen metaforların cinsiyete ve sosyoekonomik düzeye göre değişiminin incelenmesi için Ki-Kare testi kullanılmıştır. Araştırmanın ikinci boyutunda, öğretmen görüşlerinin analizi, betimsel analiz yaklaşımı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, denklem kavramına ilişkin metaforlar 25 kavramsal kategori altında toplanmış ve en çok hayat, bulmaca, insan ve terazi metaforları kullanılmıştır. Koordinat sistemi kavramına ilişkin metaforlar 17 kavramsal kategori altında toplanmış ve en çok harita, artı işareti, navigasyon, pusula, yol ve satranç metaforları kullanılmıştır. Sıralı ikili kavramına ilişkin metaforlar 17 kavramsal kategori altında toplanmış ve en çok arkadaş, kanka, kardeş, okul sırası, ikizler, örüntü ve yakın arkadaş metaforları kullanılmıştır. Orijin kavramına ilişkin metaforlar 16 kavramsal kategori altında toplanmış ve en çok nokta, doğum, ekvator, sıfır ve hayat başlangıcı metaforları kullanılmıştır. Değişken kavramına ilişkin metaforlar 10 kavramsal kategori altında toplanmış ve en çok insan, duygu, bukalemun, dolar, hava durumu, hayat, karar ve yabancı metaforları kullanılmıştır. Eğim kavramına ilişkin metaforlar 12 kavramsal kategori altında toplanmış ve en çok rampa, yokuş, kaydırak, merdiven, yol, çatı, dik yol ve hayat metaforları kullanılmıştır. Denklem, koordinat sistemi, sıralı ikili, orijin, değişken ve eğim kavramlarına ilişkin metaforlar incelendiğinde kız öğrenciler, erkek öğrencilere oranla daha fazla metafor geliştirirken, erkek öğrenciler kız öğrencilere göre daha fazla metafor çizimi kullanmışlardır. Denklem, koordinat sistemi, sıralı ikili, orijin ve eğim kavramlarına ilişkin, yüksek ve daha yüksek sosyoekonomik düzeye sahip ortaokullar, düşük ve daha düşük sosyoekonomik düzeye sahip ortaokullara oranla daha fazla metafor geliştirmişlerdir. Öğretmenlerin, sekizinci sınıf doğrusal denklemler alt öğrenme alanındaki kavramlara ilişkin ders içinde kullandıkları metaforlar incelenmiştir. Denklem, koordinat sistemi ve eğim kavramlarına yönelik kullanılan öğretmen metaforlarının, bu kavramlara ilişkin geliştirilen öğrenci metaforları ile benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir.
Ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin oran ve orantı alt öğrenme alanına ilişkin metaforik algılarının incelenmesi
Bu araştırmada, ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin oran ve orantı alt öğrenme alanının içerdiği kavramlara yönelik metaforik algılarının belirlenmesi ve cinsiyete göre metafor geliştirme ve metaforik çizim yapma becerilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseninin kullanıldığı çalışmanın araştırma grubu, Karadeniz Bölgesi'ndeki bir ilimizde bulunan yedi farklı devlet ortaokulunda 2021-2022 eğitim-öğretim yılında öğrenim görmekte olan 205 yedinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Okullar amaca yönelik örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Metaforik Algı Değerlendirme Formu (MADF) kullanılmıştır. MADF'den elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Cinsiyete ilişkin verilerin analizinde ise ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre oran ve doğru orantı kavramlarına yönelik geçerli metafor sayısı daha fazla, orantı ve orantı sabiti kavramlarına yönelik geçerli metafor sayısı daha az olduğu belirlenmiştir. Yine öğrencilerin daha çok oran kavramını karşılaştırma özelliği ile, orantı kavramını eşitlik özelliği ile, doğru orantı kavramını birlikte artan-azalan çokluklar olması özelliği ile, ters orantı kavramını biri artarken diğeri azalan çokluklar olması özelliği ile ve orantı sabiti kavramını değişmezlik özelliği ile algıladıkları tespit edilmiştir. Bununla birlikte orantı kavramı için geçerli metafor oluşturma ile cinsiyet arasında kız öğrenciler lehine anlamlı bir fark belirlenmiş, diğer kavramlar için anlamlı bir fark bulunamamıştır. Metafor çizimi yapma durumu ile cinsiyet arasında ise orantı kavramı için kız öğrenciler lehine anlamlı bir fark bulunmuş, diğer kavramlar için anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir.
Türkiye ve Norveç ortaokul matematik öğretim programlarının karşılaştırılması
Bu çalışmada Türkiye'de 2018-2019 öğretim yılından itibaren 5-8.sınıflarda uygulamaya konulan Ortaokul Matematik Öğretim Programı ile Norveç'te uygulanan 8-10.sınıflar Ortaokul Matematik Öğretim Programı içerik, kazanım ve eğitim durumları bağlamında karşılaştırılmıştır. Türkiye ve Norveç'in ortaokul matematik öğretim programlarının incelendiği, benzer ve farklı yönlerinin ortaya konulmaya çalışıldığı bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi modelinde desenlemiştir. Türkiye Ortaokul matematik müfredatı ile Norveç Ortaokul matematik müfredatı karşılaştırıldığında Türkiye müfredatının içerik yönünden daha yoğun olduğu, buna karşılık konuların çeşitliliği yönünden Norveç müfredatının daha çeşitli olduğu görülmüştür. Eğitim-Öğretim süreci sonunda kazandırılması beklenen kazanımların nicelik ve nitelik açısından Norveç eğitim sistemi ile benzerlik gösterdiği gözlemlenmektedir. Norveç eğitim sisteminde öğrencilerin matematik müfredatı sonunda elde etmesi beklenen kazanımlar daha genel ve sade bir yapıya sahip olduğu ancak Türk eğitim sisteminde müfredat eğitimlerinin uygulanması sonucunda hedeflenen kazanım sayılarının oldukça fazla ve detaylı olduğu gözlemlenmektedir. Buradan hareketle Türkiye Ortaokul Matematik Öğretim Programının öğretmene konuların öğretimi hakkında yol gösterme anlamında yardımcı olabileceği, Norveç Ortaokul Matematik Öğretim Programının ise öğretmene daha esnek program yapma ve bireysel uygulama alanı bıraktığı söylenebilir. Norveç eğitim sisteminde uygulanmakta olan matematik müfredatında öğrencilerin matematik ile hayatı bağdaştırmasına yönelik kazanımların daha belirgin şekilde hedeflendiği gözlemlenmektedir. Örneğin Norveç eğitim sistemi kapsamında matematik müfredatında bütçe planlaması, kontrolü ve açıklamasına yer verilirken Türk eğitim sisteminde böyle bir durum söz konusu olmadığı gözlemlenmektedir. Anahtar Kelimeler: Karşılaştırmalı Eğitim, Türkiye, Norveç, Ortaokul, Matematik Öğretim Programı
Okul öncesi ve K-12 düzeyinde sayılar konusunda yapılmış lisansüstü çalışmaların incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, matematik eğitiminde sayılar konusunda okul öncesi, ilkokul ve ortaokul düzeyine yönelik yapılan lisansüstü tez çalışmalarını içerikleri, eğilimleri ve ulaşılan sonuçları bağlamında bütüncül olarak incelemektir. Araştırma kapsamında, 1987-2021 yılları arasında Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Ulusal Tez Merkezi veri tabanında yer alan ve "sayılar" anahtar kelimesini içeren 119 lisansüstü çalışma incelenmiştir. Araştırma verilerinin analizinde meta-sentezin doğasına uygun bir şekilde içerik analizi tekniği, verilerin sunumunda ise betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, yapılan lisansüstü tez çalışmalarındaki sayı kümeleri eğilimlerinin ağırlıklı olarak rasyonel sayılar üzerinde yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Yine araştırma bulgularında rasyonel sayıları tamsayıların izlediği ve kompleks sayıların ise en az çalışıldığı gözlenmiştir. Çalışmalarda en fazla ortaokul seviyesinde eğilim olduğu gözlenmektedir. Bunu sırasıyla ilkokul, lise, üniversite, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyleri karma olarak izlemektedir. Araştırma bulguları, okul öncesi eğitim döneminde sayılar konusunda sadece bir tez çalışmanın mevcut olduğunu göstermektedir. Okul öncesi ve K-12 seviyesinde yapılan lisansüstü çalışmalarda sırasıyla nicel, nitel ve karma yöntem eğilimleri mevcuttur. Sayılar alanında ele alınan tezlerde en fazla yeni yaklaşım ve tekniklerin geleneksel yöntemlere göre daha başarılı olduğu ve öğrenci becerilerinin yetersizliği ve geliştirilmesi gerektiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarından hareketle, sayılar konusundaki çalışmalarda birçok matematiksel soyut kavramın temelinin atıldığı okul öncesi düzeyinde yapılan araştırmaların sayısının arttırılması önerilmektedir.