Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Asiltürk

16 theses · Avrasya University

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sigorta bilinci: Trabzon ili örneği

Sigorta, kişilerin gelecekte yaşamaları olası bulunan her türlü tehlike ve riske karşılık olarak, zararın giderilmesi amacıyla kişinin zarar doğmadan önce yapmış olduğu ödemeler neticesinde kendisini ve mallarını güvence altına alma seçeneklerinden birisidir. Sigorta sektörü Türkiye'de gelişim göstermekle birlikte henüz beklenen seviyeye ulaşamamıştır. Bu durumun en önemli sebeplerinden birisi toplumda sigorta bilincinin yeterli seviyede gelişmemiş olmasıdır. Bu çalışmada, sigorta sektörüne yönelik genel bilgiler verilerek, Türkiye'de sigorta bilincinin ne düzeyde olduğu Trabzon ilinde yapılan bir saha araştırması üzerinden analiz edilmeye çalışılmıştır. Trabzon ilinde yaşayan 389 kişiye uygulanan anket verileri incelenerek, katılımcıların sigorta bilinç düzeyleri değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların büyük bir çoğunluğunun poliçe teminatları hakkında bilgi sahibi olmadığı anlaşılmıştır. Sigorta şirketi seçiminde kadınlar uygun ödeme koşullarının sağlanmasına dikkat ederken, erkekler ise acentenin tanıdık olmasına dikkat etmektedir. Bireylerin çoğunluğu maddi durumu iyileştiğinde ve primlerin daha düşük olması durumunda sigorta yaptırmayı düşüneceklerini bildirmişlerdir. Katılımcıların sahip olduğu özel sigorta türlerine bakıldığında zorunlu trafik sigortası ve zorunlu deprem sigortası diğer özel sigorta türlerine göre daha fazla tercih edilmektedir.

BilinçBilinçli farkındalıkFarkındalık+4
Saadet Nehir Başaran
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İş hayatında stres ve motivasyon: Trabzon ilinde hemşireler üzerine bir araştırma

Önceki yüzyıllarda felaket, dert, keder, musibet anlamına gelen stres kelimesi, sözlük anlamı olarak ruhsal gerilimi ifade etmektedir. Kişilik, yaş ve cinsiyet, aile hayatı gibi bireysel faktörler, iş yükünün fazlalığı, zaman sınırlılığı, insan ilişkileri, denetimin sıkı ve yakından olması, sorumlulukların yarattığı endişe gibi örgütsel faktörler, günlük yaşantıda karşılaşılan zorluklar, telaşlı yaşantı, savaş, doğal afet gibi örgüt dışı faktörler strese neden olabilmektedir. Stres bireysel bir kavramdır. Önemli olan strese sebebiyet veren olaylar karşısında bireylerin algıları ve göstermiş olduğu tepkilerdir. Fiziksel egzersizler, nefes teknikleri, zaman yönetimi, sorun çözme teknikleri, doğru beslenme, rahatlama teknikleri, biyolojik geri besleme ve sosyal destek ile her birey kendine özgü yöntemler uygulayarak stresle başa çıkabilir. Motivasyon kavramı harekete geçmek sözcüğünden gelir ve bir işi gerçekleştirmek için içimizde duyduğumuz kuvvetli istek olarak tanımlanmaktadır. Stres ve motivasyon kavramları yakından ilişkilidir. Stres kişilerde gerilim yaratıp, sağlık sorunlarının artmasına, motivasyon kaybı ile performansının düşmesine yol açmaktadır. Bu çalışmada iş stresi ve motivasyon düzeylerini incelemek üzere Şubat- Mart 2020 tarihinde Trabzon ili Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi hastanesinde görevli 149 hemşire ile bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda çalışanların sosyo-demografik özelliklerine göre yaşadıkları stres ve motivasyon düzeylerinde farklılıklar tespit edilmiştir.

HemşirelerHemşirelikMotivasyon+5
Merve Çebi Demir
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin yönetim süreci işlevlerinde karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri: Bir nitel analiz

Bu çalışmanın amacı, 2019-2020 Eğitim ve Öğretim yılında okul müdürlerinin okul yönetimi sürecine ait işlevleri yerine getirirken karşılaştıkları sorunlar ve bu sorunlara yönelik geliştirdikleri çözüm yollarını belirlemektir. Nitel araştırma yaklaşımıyla gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 Eğitim ve Öğretim yılı Trabzon'un ilçelerinde yer alan anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapan 18 okul müdürü oluşturmaktadır. Veriler literatür taraması ve uzman görüşü sonucu üç bölümden oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik ve betimsel analiz teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma verilerinden elde edilen bulgulara göre okul müdürlerinin yönetim süreci işlevleri kapsamında en fazla personel hizmetleri, okul işletmesi hizmetleri ve eğitim-öğretim hizmetleri alanlarında sorunlarla karşılaştığı tespit edilmiştir. Bu sorunların dağılımı incelendiğinde, personel hizmetleri alanında "personelin görevlendirilmesi, denetlenmesi ve yetiştirilmesi"; okul işletmesi hizmetleri alanında "maddi imkansızlıklar"; eğitim ve öğretim hizmetleri alanında ise "öğretimin yapılması-izlenmesi ve rehberlik" konularının ön plana çıktığı görülmüştür. Okul müdürleri karşılaştıkları bu sorunların bir kısmını öğretmen, öğrenci, veli, üst yöneticiler ve çevre ile gerçekleştirdikleri iletişim ile çözebildiklerini, ancak "öğretmen atama takvimi, ücretli öğretmen görevlendirilmesi, okul geliri" gibi birçok sorunda çözüm üretemediklerini ifade etmişlerdir. Özellikle öğretmen yetiştirilmesi ve eğitim öğretim faaliyetlerinde karşılaşılan sorunlara daha etkili çözüm yolları üretebilmeleri için okul müdürlerinin bu alanlarda gelişimlerinin desteklenmesi gerekmektedir.

Eğitim sorunlarıOkul yöneticileriYönetici işlevler+3
Erdoğan Karakaş
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe meslek mensuplarının mesleki imaj algısı: Trabzon ilinde bir uygulama

Muhasebecilik birçok fonksiyonu bulunan ve toplumlar için vazgeçilmez meslek gruplarından biridir. Bu fonksiyonlar arasında şirketlerin mali işlemlerinin kayıt altına alınması, finansal tablolarının oluşturulması, finansal durumlarının analiz edilmesi ve mali yönden ne durumda olduğunun ortaya çıkarılmasını sağlamak bulunmaktadır. Mesleki imajı etkileyen yada mesleki imajın oluşmasında rol alan etmenler meslek gruplarına göre farklılık gösterebilmektedir. Fakat mesleği icra eden meslek mensuplarının tutumları mesleki imaj oluşumunda her zaman öncelikli aktörler arasındadır. Muhasebe mesleğinin mesleki imajı da benzer şekilde muhasebe meslek mensuplarının tutumlarıyla önemli bir ilişki içindedir. Muhasebe meslek mensuplarının mesleki imaj algılarını ölçmeyi amaçlayan bu çalışmanın evrenini Trabzon İl merkezinde faaliyet göstermekte olan muhasebe meslek mensupları oluşturmaktadır. Mali Müşavirler Odasından alınan verilere göre Trabzon İl merkezinde 268 muhasebe meslek mensubunun olduğu tespit edilmiştir. Çalışma kapsamında 108 muhasebe meslek mensubu ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Anket aracılığıyla elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak sayısallaştırılmış, betimleyici analizler, t-testi ve anova analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçları araştırmaya katılan muhasebe meslek mensuplarının, muhasebe mesleğini oldukça stresli bulduğunu ve meslek imajının diğer birçok mesleğe göre daha iyi bir konumda olduğunu düşündüğünü göstermektedir. Ayrıca mesleki imaj algısı aylık gelir değişkenine göre farklılık göstermektedir. Aylık gelir arttıkça mesleki imaj algısı da artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Muhasebecilik, İmaj, Mesleki İmaj

Mesleki imajMuhasebeMuhasebeci+2
Onurcan Cihan
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk otomotiv sektörünün ekonomik büyüme üzerindeki etkisi

Otomotiv sektörü özellikle kalkınma aşamasında olan ülkeler ve kalkınmış ülkeler için kilit bir rol oynamaktadır. Endüstriyelleşme çerçevesinde güçlü ekonomilere sahip ülkelerin en önemli paydalarından birisi sanayileşmiş otomotiv sektörüne sahip olmalarıdır. Bütüncül bir bakış açısıyla, otomotiv sektörünü, sadece kendi ana sanayisi ile değil aynı zamanda sektör içinde olmamasına rağmen etkileşim içinde olan yan sektörlerle beraber değerlendirmek daha doğru olacaktır. Etki alanı göz önünde bulundurulduğunda, otomotiv sektörü ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin en önemli göstergelerinden birisi haline gelmiştir. Bu çalışmada; Türk otomotiv sektörünün ekonomik büyüme üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda otomotiv ihracatının büyüme üzerindeki etkisinin incelendiği ampirik analiz için 1998Q2-2019Q4 dönemine ait çeyreklik veriler kullanılmıştır. Büyüme değerini ifade etmek için GSYH değeri kullanılmış ve bu değer OECD veri tabanından elde edilmiştir. Otomotiv ihracatı için gerekli olan veriler ise TÜİK'ten temin edilmiştir. Aylık olan veriler GSYH verileri ile uyumlu hale getirilebilmesi için araştırmacı tarafından düzenlenip çeyreklik hale dönüştürülmüştür. Analizde ilk olarak değişkenlerin tanımlayıcı istatistikleri değerlerine yer verilmiştir. Daha sonra ADF ve Phillips Perron birim kök testleri uygulanmış ve çıkan sonuçlar doğrultusunda farklı düzeylerde durağan halde bulunan değişkenler için ARDL testleri uygulanmıştır. Son olarak da değişkenler arasında bağlantının olup olmadığı ve bağlantı varsa yönünün ne olduğunun saptanabilmesi için Toda Yamamoto nedensellik analizi yapılmıştır. Analiz neticesinde otomotiv ihracatı ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemli bir ilişki olduğu bulgusu elde edilmiştir. Ayrıca yapılan nedensellik analizi neticesinde GSYH'dan otomotiv ihracatına doğru bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiNedensellik+4
Gözde Güler Araz
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İş tatmini ve değişkenleri: Gümüşhane Üniversitesi öğretim elemanları örneği

İş tatmini, bireyin genel olarak çalışma hayatından aldığı hazzı ve mutluluğu ifade etmektedir. İş tatmini, kişinin iş ve işyeri hakkındaki genel hissiyat ve düşünce kalıpları hakkında fikir oluşmasını sağlayan dinamik bir değişkendir. Bu tatmin kişilerin fiziksel ve zihinsel sağlıklarının yanı sıra, ruhsal sağlıklarının bir yansımasıdır. Akademik kurumlarda görev yapan akademisyenlerin görevlerini daha iyi icra edebilmeleri, daha iyi hizmet ortaya koyabilmeleri açısından işlerinden aldıkları tatmin seviyelerinin belirlenmesi ve iyileştirilmesi önem teşkil etmektedir. Bu çalışmanın amacı, öğretim elemanlarının iş tatmini seviyesini belirlemek, demografik özelliklere göre farklılaşıp, farklılaşmadığını ortaya koymaktır. Araştırma bölümünde Gümüşhane Üniversitesinde görev yapan 101 akademisyen üzerinde yüz yüze anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 16.0 paket programına aktarılarak çeşitli testlerle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda akademisyenlerin genel iş tatmini seviyelerinin yüksek olduğu anlaşılmıştır. Demografik özelliklere göre iş tatmini seviyesinde karşılaştırma yapıldığında, yaş, cinsiyet, medeni durumlara göre anlamlı bir fark bulunamamış, toplam çalışma süresine göre ise anlamlı fark bulunmuştur. Yapılan araştırmada iş tatmini genel seviyesi alt boyutlarıyla birlikte ele alınmış iki kısımda değerlendirilmiştir. İçsel ve dışsal tatmin boyutları seviyesinde incelendiğinde unvan değişkeni bazı anlamlı farklılıklar göstermiştir. Anahtar Kelimeler: İş Tatmini, Çalışma Psikolojisi, Akademisyen, İşgören, Gümüşhane Üniversitesi

Akademik personelDemografik özelliklerÇalışma psikolojisi+2
Erdem Kemal Neboğlu
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel sinizm ve sonuçları: Bir meta analizi uygulaması

Sinizm kavramının geçmişi Antik Yunan dönemine kadar uzanmaktadır. Ancak antik çağdan günümüze kadar kavram özgün anlamından uzaklaşmıştır. Antik çağda yaşamın doğallığı ve sadeliğini simgeleyen bir ekol olarak bilinirken şimdilerde kavram bireyin bencilliği ve düşmanca tavırları üzerine odaklanan küçümseme, aşağılama ve eleştirel düşünce gibi olumsuz duygu ve düşünceleri içinde barındıran bir bakış açısı olarak kavramsallaştırılmıştır. Önceleri psikoloji, felsefe, din, siyaset gibi disiplinlerde çalışılan sinizm konusu, örgütsel davranış literatürüne 80'li yıllarda kazandırılmış olup, bu alanda görece yeni bir konudur. Bu bağlamda çalışmanın amacı, örgütsel sinizmi kavramsal ve kuramsal açıdan Türkçeye kazandırılarak, örgütsel sinizm ve sonuçları arasındaki ilişkileri daha keskin bir şekilde tahmin etmek suretiyle konuyla ilgilenen yöneticilere ve bu alanda çalışan akademisyenlere katkı sağlayabilmektir. Bu amaçla öncelikle sinizm kavramı tanımlanarak benzer kavramlardan farkı açıklanmakta, sinizmin tarihsel gelişimi incelenmekte, örgütsel sinizm tanımlanarak, türleri ve boyutları ortaya koyulmaktadır. Sonrasında örgütsel sinizm belli başlı kuramlarla açıklanmaya çalışılmakta, neden ve sonuçları bireysel ve örgütsel açıdan ele alınmaktadır. Çalışmada ayrıca, meta analiz yöntemiyle örgütsel sinizm ve sonuçları arasındaki ilişkiler araştırılmaktadır. Çalışmanın kapsamı, Web of Science veritabanında yer alan örgütsel sinizm konulu çalışmalar olarak belirlemiş olup, 32 çalışma analize dâhil edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, örgütsel sinizm ile iş tatmini arasında negatif yönde orta düzeyde, örgütsel sinizm ile örgütsel bağlılık arasında negatif yönde yüksek düzeyde, örgütsel sinizm ile işten ayrılma niyeti arasında ise pozitif yönde orta düzeyde ilişki tespit edilmiştir. Örgütsel sinizm ile iş performansı arasında doğrudan istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. İş performansının alt boyutları söz konusu olduğunda ise, örgütsel sinizm ile görev performansı ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasında negatif yönde zayıf düzeyde, örgütsel sinizm ile üretkenlik karşıtı iş davranışı arasında ise pozitif yönde zayıf düzeyde ilişkinin varlığından sözedilebilir. Anahtar Kelimeler: Sinizm, Örgütsel Sinizm, İş tatmini, Örgütsel Bağlılık, İşten Ayrılma Niyeti, İş Performansı, Meta Analizi

Meta analiziSinizmÖrgütsel bağlılık+4
Timuçin Ük
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Karadeniz bölgesinde kadın girişimciliği üzerine bir inceleme: Giresun ili örneği

Dünya tarihinde kadınlar toplumsal ve ekonomik olarak önemli katkılarda bulunmuşlardır. Ancak kadın emeğinin dünya genelinde uzun bir dönem boyunca maddi bir karşılığının olmadığı; I.Sanayi Devrimi ve devam eden endüstriyel gelişmeler, küreselleşme ve işletmelerin sayısının hızla artmasıyla birlikte kadınların daha çok iş hayatına katıldıkları görülmektedir. Eğitim düzeyi artan ve farkındalık kazanan kadın çalışanlar farklı sektörlerde var olmakla birlikte, ne yazık ki erkek çalışanlarla aynı ücret ve haklara sahip olmada zorluklar yaşadıkları da bir gerçektir. Kadınlar sadece çalışan olarak değil, işveren olarak da iş dünyasında etkin rol oynamaktadır. Kadın girişimcilerin sayısı hem dünyada hem de Türkiye' de giderek artmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Karadeniz Bölgesi'nde kadın girişimciliğinin incelenerek, Giresun ili örneğinde kadın girişimcilerin durum analizinin gerçekleştirilmesidir. Çalışmanın evrenini Giresun il merkezinde faaliyet gösteren kadın eczacılar (39)ve Giresun Barosuna kayıtlı kadın avukatlar (144) oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemi ise sınırlılıklar sebebiyle 87 kadın eczacı ve avukat olarak tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen veriler, literatürde yer alan çalışmaların sonuçları ile örtüşecek biçimdedir ve katılımcıların benzer sorunlar yaşadığı görülmüştür. Kadın girişimciler; girişimlerine başlarken sermaye bulma, destek görme, girişimleri sırasında iş aile dengesini kurabilme konularında sorunlar yaşanmaktadır. Diğer taraftan katılımcılar Giresun ilinde faaliyet göstermeyi bir dezavantaj olarak değerlendirmemiştir. Anahtar Kelimeler: Kadın Girişimciliği, Giresun, Karadeniz Bölgesi, İş dünyası

AvukatlarEczacılarGiresun+4
Çiğdem Kurtoğlu
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu yönetiminde dijital dönüşüm: Türkiye'de kamu yönetiminin dijital dönüşümüne dair bir analiz

Bilgi toplumunun ortaya koyduğu dijital dünyada, "dijitalleşme" kavramının önemi gittikçe artmaktadır. Günümüzde bu teknolojik ilerlemeler sayesinde insanların hayatlarını dijital araçlar çevrelemektedir. Bu bağlamda kamu sektörlerinin dijital teknolojileri kullanımı, hizmet ve süreçlere bu teknolojileri entegre etmeleri daha hızlı, etkin, verimli, hesap verebilir bir kamu yönetimi anlayışını geliştirmiştir. Gelişen bu anlayış doğrultusunda dijital devletin önemi de oldukça artmıştır. Ülkeler kamu sektörlerinde gerçekleştirmek istedikleri dijital dönüşüm için politikalar oluşturmaya, yasalar yapmaya ve bilgi teknolojilerine yatırımlar yapmaya başlamışlardır. Çalışmanın birinci bölümünde; dijital dönüşüm kavramı ile ilgili teorik açıklamalar yapılıp, dijital teknolojilerden bahsedilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde; dijital devlet kavramı hakkında teorik bilgiler ortaya koyulmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, Türkiye'de dijital devlet üzerine yapılan çalışmalar üzerinde durulmaktadır.

Bilgi toplumuKamu yönetimiSayısal dönüşüm+2
Tuğçe Hisoğlu Koç
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kırsal kalkınma bağlamında yayla turizminin gelişmesine yerel yönetimlerin etkisi: Ordu ilinde bir uygulama

Bu çalışmanın amacı; yerel yönetimlerin yayla turizminin gelişmesine yönelik etkisini analiz etmektir. Ordu il ölçeğinde yapılan araştırmada kırsal kalkınma projeleri ve yerel yönetimlerin yayla turizm faaliyetleri incelenmiş; yerel yönetimlerin turizmin gelişmesine yönelik etkisi analiz edilmiştir. Araştırma sürecinde Ordu ilinde geçmiş yıllarda yapılan turizmi geliştirici eylemler ile mevcut projeler öğrenilmiş, gelecek dönemlerde yapılması gerekli olan faaliyetler ortaya çıkarılmıştır. Mülakatlar, Ordu ilinde mevcut yerel yönetimlerden yayla alanlarına sahip yedi belediye başkanı, Ordu ili kırsal kalkınma müdürü, Ordu il turizm müdürü ve bir özel turizm işletmecisinden oluşan on kişilik grupla yarı yapılandırılmış mülakat tekniğiyle kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar detaylı olarak incelenmiş, mevcut durum analizi yapılarak öneriler geliştirilmiştir. Çalışma sonucunda; katılımcıların, yayla turizminin gelişmesine yönelik yapılacak faaliyetlerin bölge ekonomisine katkı sağlaması konusunda bilinçli oldukları ancak yayla turizminden istenen verimin elde edilemediği ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda yayla turizmini artıcı faaliyetlere öncelik verilmesi, yeni projeler geliştirilerek acilen hayata geçirilmesinin gerekli olduğu belirlenmiştir. Yayla alanlarına sahip bazı yerel yönetimlerin turizmi artırıcı plan, taktik, strateji ve uygulamalara yer verdikleri ancak yetersiz kaynak, bürokratik işlemlerden kaynaklı sebeplerle beklenen seviyelerde hizmet sunamadıkları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yayla Turizmi, Yerel Yönetim, Proje, Etkinlik, Verimlilik

Kırsal kalkınmaOrduYayla turizmi+1
Hacı Kemal Çelenk
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Banka teminatları açısından Türkiye'deki konut finansman maliyetleri; Trabzon ilinde bir uygulama

Türkiye'de bankacılık ve inşaat sektörü arasında doğrudan bir etkileşim bulunmaktadır. İnşaat sektörü kaynak temini açısından bankacılık sektörüne ihtiyacı bulunmaktadır. Bankacılık sektörünün kredi tahsis ve karlılık kapsamında inşaat sektörüne ihtiyacı bulunmaktadır. Bankacılık sektörü inşaat yapım maliyetleri ile alakalı Müteahhit firmalara kredi tahsis hizmetinin yanı sıra satışa hazır konutların alım talebi olan müşterilerine kredi tahsis hizmeti gerçekleştirmektedir. Çalışmamızda Müteahhit firmaların yapmış olduğu inşaat projelerinin satışında alıcıya kredi tahsis edilmesini konu alan finansman modeli tercihi yerine bankaların arsa sahiplerine ilgili projenin yapılabilmesi için kaynak oluşturma maksadı ile kredi tahsis edilmesinin tercih edilmesi teminat ve maliyetler açısından daha verimli sonuçlar ortaya koyabileceğini göstermiştir. Çalışmamızın içeriğinde Trabzon ilinde konut projesi yapım faaliyeti ile iştigal olan Trabzon Ticaret Odasına kayıtlı 1410 adet firmaya anket çalışması yapılmıştır. Çalışmanın kapsamının genişletilmesi ve Trabzon özelinde maliyetlerin rakamsallaştırılması amacı ile Trabzon ili Ortahisar ilçesi Karşıyaka mahallesinde inşa edilmiş olan 12 konutun inşasını içeren örnek inşaat projesi incelenmiş maliyetler rakamsallaştırılarak sonuç için veriler elde edilmiştir.

Banka kredileriBankalarKonut finansmanı+5
Selim Çakıroğlu
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İç kaynak kullanımının örgütsel bağlılık üzerine etkisi: Bankacılık sektöründe bir araşırma

Örgütsel bağlılık son yıllarda işletmeler açısından önem kazanmış bir kavramdır. İç kaynak kullanımı ise örgütte hali hazırda çalışmakta olanların, oluşabilecek pozisyonlara yerleştirilmesi olarak tanımlanmakta ve örgütsel bağlılıkla ilişkilendirilerek örgütsel bağlılığın alt boyutları üzerine etkisine bakılmaktadır. Tez kapsamında, iç kaynak kullanımının örgütsel bağlılık (duygusal bağlılık, devamlılık bağlılığı ve normatif bağlılık) üzerine etkisi incelenmiştir. Ayrıca çalışmada, işgörenlerin yaş, cinsiyet, unvan, eğitim durumu ve hizmet süresi gibi sosyo-demografik özelliklerinin örgütsel bağlılığa etkileri de araştırılmıştır. Araştırmanın ilk bölümü iç kaynak kullanımı, ikinci bölümü örgütsel bağlılık kavramı, üçüncü bölümü ise bulgular ve tartışmadan oluşmaktadır. Son olarak sonuçlar ve ileride yapılacak araştırmalara yardımcı olabilecek/yön verebilecek bazı önerilerde bulunulmuştur. Araştırmada Allen-Meyer Örgütsel Bağlılık Ölçeğinin yer aldığı anket yöntemi kullanılarak Türkiye'de faaliyet göstermekte olan özel bir bankanın 184 çalışanına ulaşılmıştır. Oluşturulan hipotezlerin ve anket yöntemi kullanılarak temin edilmiş olan veriler SPSS 23.0 kullanılarak Cronbach Alpha Güvenilirlik Analizi, Frekans Analizi, t test ve ANOVA ile değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Bağlılık, İç Kaynak Kullanımı, Bankacılık, İnsan Kaynakları

Banka çalışanlarıBankacılık sektörüDevam bağlılığı+7
Mahinur Akyüz Sarıkoç
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık sektöründe kalite anlayışı.

Bu araştırmanın amacı, sağlık sektöründe çalışan sağlık personelinin kalite anlayışını farklı değişkenler açısından incelemektir. Araştırmanın evreni Bitlis ili Sağlık Müdürlüğünde 2009 yılı Ocak ve Temmuz ayları arasında çalışan sağlık personelidir. Araştırma verilerinin elde edilmesi için Toplam Kalite Yönetimi Ölçeği kullanılmıştır. Toplam Kalite Yönetiminin planlanması, uygulanması ve başarıya ulaşması ile ilgili 28 ifadenin bulunduğu TKY ölçeği 1996 yılında A.F. Al-Assaf ve Steven J. Gentling tarafından geliştirilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 20.0 istatistik paket programına girilerek paket programı ile veriler analiz edilmiştir.TKY algı düzeyi ve alt boyutlarının normal dağılım gösterip göstermediğini saptamak için Kolmogorov-Smirnov analizi uygulanmıştır. Veriler normal dağılım göstermediğinden non-parametrik test uygulanmıştır.Katılımcıların cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, yaş, unvanı, kurumdaki hizmet süresi ve meslekteki hizmet süresi ile TKY'ne yönelik algıpuanları ve alt boyutları arasında anlamlı farklılık olup olmadığını saptamak ve iki grup ortalamalarını karşılaştırmak için Mann-Whitney U testi uygulanmıştır. Üç ve üçten fazla olan gruplar arasında farklılığı saptamak içinKruskall-Wallis Testi uygulanmıştır. TKY ölçeği ve alt boyutları arasındaki ilişki olup olmadığını ve yönünü saptamak için korelasyon analizi yapılmıştır. İstatistiksel analizde anlamlılık düzeyi 0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, araştırmaya katılan sağlık çalışanlarının cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim durumu, kamuda çalışma yılı, meslekte çalışma yılı ve unvan değişkenleri ile kalite x anlayışları arasında istatistiksel olarak bir ilişkinin olmadığı belirlenmiştir. Araştırmada ayrıca sağlık personelinin hastanelerdeki kalite sistemi uygulamalarına inandıkları, sağlık kurumu yöneticilerinin ise kalite sistemi uygulamalarına inanmakla birlikte, bu uygulamalarda yönetici olarak görev alma konusunda kararsız oldukları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sağlık, Hastane, Sağlık Personeli, Kalite, Toplam Kalite Yönetimi

Emrah Tevfik Şölen
Avrasya University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dönüşümsel (transformasyonel) liderliğin çalışanların örgütsel bağlılığına etkisi

Bilgi ve iletişim teknolojilerinde önemli gelişmelerin yaşandığı günümüz koşullarında finanstan sanayiye, eğitimden sağlığa kadar giderek zorlaşan rekabet koşullarına ayak uydurabilmek ve rekabet gücünü artırmak için değişime ve dönüşüme ihtiyaç vardır. Bu dönüşümü; değişime ve yeniliklere açık, öngörüleri kuvvetli, analitik düşünebilen, örgüt vizyonu doğrultusunda geleceğe yön verebilecek çözümler üretebilen dönüşümcü liderler gerçekleştirebilir. Dönüşümcü liderler, bir vizyon yaratırlar ve bu vizyon doğrultusunda örgütü harekete geçirirler. Çalışanların tutum ve davranışlarını dönüştürerek örgütün misyon ve hedeflerini gerçekleştirme yönünde bağlılık oluştururlar. Açık kapı politikası izleyerek çalışanlara zaman ayırırlar. Bu yaklaşım çalışanların örgütsel bağlılıklarını ve verimliliklerini arttırır. Bu noktadan hareketle bu araştırmanın amacı dönüşümcü (transformasyonel) liderliğin, çalışanların örgütsel bağlılığına etkisini incelemektir. Bu amacı gerçekleştirmek üzere çalışmanın ilk bölümünde liderlik ve dönüşümcü (transformasyonel) liderlik kavramları, ikinci bölümünde örgütsel bağlılık kavramı, üçüncü bölümde ise dönüşümcü liderliğin örgütsel bağlılığa olan etkisini inceleyen saha araştırması ve analiz sonuçları yer almaktadır. Araştırma kapsamında, Trabzon ilinde bir belediyede görev yapan 230 kişi üzerinde anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 3 adet ana hipotez altında 11 adet alt hipotez test edilmiştir. Bunlardan 5'i kabul edilirken 9'u reddedilmiştir. Araştırma sonuçları, çalışanların örgütsel bağlılıklarının orta seviyede olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Dönüşümsel (Transformasyonel) Liderlik, Örgütsel Bağlılık

Dönüşümcü liderlikLiderlerLiderlik+2
Serhat Çiftçi
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İş aile yaşam dengesinin performansa etkisi

Bu araştırmanın amacı, çalışanların iş-aile yaşam dengesinin iş performans algısına etkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemi Trabzon ilinin Akçabat Belediye'sinde görev yapan 250 kamu çalışanından oluşmuştur. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak Demografik Bilgi Formu, İş-Aile Yaşam Dengesi Ölçeği ve İş Performans Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi sürecinde betimsel istatistikler, Bağımsız Grup t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Korelasyon Analizi ve Regresyon Analiz tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıları iş-aile yaşam dengeleri ile iş performans algıları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. İş-aile yaşam dengesi, iş performans algısı üzerinde etkili bir faktördür. Katılımcıların iş-aile yaşam dengelerinin yaş, eğitim durumu ve mesleki kıdem değişkenlerine göre; iş performans algılarının ise medeni durum, yaş, eğitim durumu, mesleki kıdem ve aynı yerde çalışma sürelerine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: İş-Yaşam Dengesi, İş-Aile Yaşam Dengesi, Performans, Performans Algısı, İş Performansı

PerformansPerformans değerlendirmeİş performansı+2
Elif Çiftçi
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane çalışanlarının mesleki riskleri ve iş stresi: B grubu hastane örneği

Bu araştırmanın amacı sağlık çalışanların mesleki risklerinin iş stresi ile ilişkisini değerlendirmek yani; sağlık çalışanların sağlık hizmeti sunumu esnasında maruz kaldıkları tehlike ve riskleri belirlemek ve bu tehlikelerin kaygı düzeyleri ile ilişkisini saptamaktır. Sağlık personelinin çalışma ortamında maruz kaldığı risklerin ve tehlikelerin belirlenmesi, sağlık kurumları tarafından alınacak önlemlerin planlanması açısından önem taşımaktadır. Artvin ilindeki devlet görev yapan sağlık çalışanları ile sınırlıdır. Araştırmanın evrenini Ocak - Nisan 2019' de araştırmanın yapıldığı Artvin ilindeki devlet hastanesinde görev yapan sağlık çalışanları (294 kişi) oluşturmuştur. Araştırmada kolayda örneklem yöntemi ile 157 sağlık personeline ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; sosyodemografik özellikler (yaş, cinsiyet, medeni durum, ekonomik durum, eğitim durum), hastane çalışma ortamı kaynaklı risk ve tehlikeler algısı, sağlık durumları (beslenme, egzersiz, dinlenme, kronik hastalık, uyku, sigara, alkol, sağlık kontrolü vb.) ve çalışma şartlarını (hizmet süresi, çalışma saati, iş verimi vb.) içeren sorular ile Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ) ve Sağlık Çalışanı Güvenliği Ölçeği (SÇGÖ) sorularından oluşan anketin direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sağlık çalışanlarının çalışma ortamına yönelik güvenlik algısı azaldıkça, anksiyete durumu yükselmektedir.

Sibel Pınar
Avrasya University · Institute of Health Sciences
2019
00

Other supervisors