Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Cemre Erten Tatlı

12 theses · Hasan Kalyoncu University

Master'sOpen AccessTR

Kariyer karar verme programının 8.sınıf öğrencilerinin kariyer karar verme güçlükleri ve mesleki olgunluk düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı ortaokul 8. Sınıf öğrencilerine yönelik geliştirilen "Kariyer Karar Verme Programı"'nın öğrencilerin kariyer karar verme güçlükleri ve mesleki olgunluk düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmaya kariyer karar verme düzeyi düşük olan öğrenciler katılmıştır. Bu öğrenciler 22 deney, 22 kontrol olmak üzere deney ve kontrol gruplarına atanmıştır. Çalışma, ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desende tasarlanmıştır. Verilerin analizi Mann Whitney U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, 8. Sınıflar İçin Kariyer Karar Verme Güçlükleri Ölçeği ve Mesleki Olgunluk Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları değerlendirildiğinde 8. Sınıf öğrencilerine yönelik hazırlanan kariyer karar verme programının, öğrencilerin kariyer karar verme güçlük düzeylerini azalttığı, mesleki olgunluk düzeyini ise artırdığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kariyer karar verme güçlükleri, mesleki olgunluk, 8. sınıf öğrencileri

KariyerKariyer karar verme güçlükleriMesleki olgunluk+1
Ümit Gök
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışmanların bilinçli farkındalık düzeyleri ile umut ve sürekli kaygı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı psikolojik danışmanların bilinçli farkındalık düzeyleri ile umut ve sürekli kaygı arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini Osmaniye'de yaşayan 105'i kadın 82'si erkek olmak üzere toplam 187 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırma grubu seçilirken tesadüfi olmayan-amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan uygun örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BİFÖ), Sürekli Umut Ölçeği (SUÖ) ve Sürekli Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada ikili grupların karşılaştırılmasında bağımsız gruplar için t testi, ikiden fazla grup ortalamaların karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi (One way ANOVA) kullanılmıştır. Bilinçli farkındalık düzeyi ile sürekli kaygı, umut ve alt boyutları arasındaki ilişkinin incelenmesinde Pearson korelasyon analizi kullanılırken umut ve sürekli kaygının bilinçli farkındalığı yordamasında basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Korelasyon analizi sonuçlarına göre bilinçli farkındalık düzeyi ile sürekli kaygı, umut düzeyi toplam puan ve umut ölçeği alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Yapılan bağımsız örneklemler t-testi sonucuna göre evli katılımcıların bekar katılımcılara göre eyleyici düşünce alt boyutu puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Tek yönlü varyans analizinde katılımcıların umut toplam puanı ve eyleyici alt boyutunda yaş gruplarına göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Herhangi bir yerde çalışmayan katılımcıların devlet okulunda çalışan katılımcılara göre sürekli kaygı düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Basit doğrusal regresyon analizi sonuçlarına göre katılımcıların umut ve sürekli kaygı düzeyleri bilinçli farkındalıklarını anlamlı düzeyde yordamaktadır. Bilinçli farkındalığa ilişkin toplam varyansın %8,2'si umut ile %30,8'i sürekli kaygı ile açıklandığı görülmüştür.

Bilinçli farkındalıkFarkındalıkKaygı+6
Mehmet Menekşe
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde yalnızlığı yordamada azim, umut ve minnettarlık düzeylerinin rolü

Bu araştırma minnettarlık, azim ve umudun yalnızlığı hangi düzeyde yordadığını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkeni yalnızlık, bağımsız değişkenleri minnettarlık, azim ve umuttur. Araştırmanın katılımcı grubu üniversite öğrencilerinden oluşmaktadır. Veriler, devlet ve vakıf üniversitesi olmak üzere 79 farklı üniversiteden toplanmıştır. Araştırmaya, 215'i (%59,9) kadın ve 144'ü (%40,1) erkek olmak üzere toplam 359 üniversite öğrencisi katılmıştır. Veri toplama aracı olarak öğrencilerin demografik bilgilerine ulaşmak amacıyla "Kişisel Bilgi Formu", "Minnettarlık Ölçeği", "Azim Ölçeği", "Sürekli Umut Ölçeği" ve "UCLA Yalnızlık Ölçeği" kullanılmıştır. Minnettarlık, azim ve umudun yalnızlığı hangi düzeyde yordadığını belirlemek için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda minnettarlık, azim ve umudun yalnızlığı anlamlı düzeyde yordadığı görülmüştür (R=0.447; R2=0.200; F=27.857; p<.001). Öğrencilerin minnettarlık, azim, umut ve yalnızlıklarının cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenleri açısından anlamlı derecede farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre minnettarlık ve umut ile yalnızlık arasında orta düzeyde negatif; azim ile yalnızlık arasında ise düşük düzeyde negatif anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür.

AzimMinnettarlıkUmut+3
Mustafa Bilgehan Kaynar
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerine yönelik öz-şefkat geliştirme programının riskli davranışlar üzerindeki etkisi

Bu tezin amacı, lise öğrencilerine yönelik öz- şefkat geliştirme programının riskli davranışlar üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Çalışmada Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir lisede öğrenim görmekte olan 250 (9. ve 10. Sınıf) lise öğrencisine Riskli Davranışlar Ölçeği ve Öz-Şefkat Ölçeği Kısa Formu uygulanmıştır. Öz-Şefkat Ölçeği Kısa Formundan düşük puan alan öğrenciler belirlenmiştir ve bu öğrencilerden de Riskli Davranışlar Ölçeğinden yüksek puan alan 39 öğrenci seçilmiştir. Yarı deneysel desenlerden 'öntest- sontest eşleştirilmiş kontrol gruplu desen' kullanılmıştır. Örneklem oluşturulurken çok aşamalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. İlk olarak amaçsal örnekleme sonucunda puanları denk olan öğrenciler eşleştirilmiştir. Eşleştirilen öğrencilerden her biri seçkisiz olarak deney, plasebo ve kontrol grubuna yerleştirilmiştir. Bu aşamada ise basit seçkisiz örnekleme yapılmıştır. Deney grubuna araştırmacı tarafından oluşturulan "Öz-Şefkat Geliştirme Programı", placebo grubuna ise "Meslek Seçimi" programı uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak Riskli Davranışlar Ölçeği ve Öz-Şefkat Ölçeği Kısa Formu kullanılmıştır. Deneysel işlemin sonucunu test etmek üzere, kovaryans analizi (ANCOVA) yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, öz- şefkat geliştirme programının, lise öğrencilerinin riskli davranışlarında azalma meydana gelmiştir. Ayrıca öz- şefkat geliştirme programının, lise öğrencilerinin öz şefkat düzeyleri üzerinde de etkili olduğu görülmüştür.

Lise öğrencileriRiskli davranışlarÖlçekler+1
Nezihe Sarıgül
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde travma sonrası büyümenin yordanmasında bağlanma ve bilişsel duygu düzenlemenin rolü

Bu araştırmanın temel amacı travma yaşamış üniversite öğrencilerinin bağlanma düzeyleri ile bilişsel duygu düzenleme düzeylerinin travma sonrası büyüme düzeyleri üzerinde yordayıcı rolünü incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın deseni ilişkisel tarama modeli olarak belirlenmiştir. Araştırma 563 (350 kadın - 213 erkek) üniversite öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Travma Sonrası Büyüme Envanteri", "Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği", "Travma Yaşantılarını Tarama Formu" ve "Ebeveyn ve Arkadaşlara Bağlanma Envanteri – Kısa Formu" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS programı üzerinde gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin travma sonrası büyüme, olumlu ve olumsuz bilişsel duygu düzenleme, anneye, babaya ve arkadaşa bağlanma düzeylerinin cinsiyet değişkeni açısından anlamlı derecede farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacı ile Bağımsız Gruplar T - Testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre travma sonrası büyüme, anneye ve babaya bağlanma ve olumlu ve olumsuz bilişsel duygu düzenleme düzeyleri arasında cinsiyete göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık yoktur. Arkadaşa bağlanma düzeyi ise kadın öğrencilerde erkek öğrencilere göre daha yüksektir ve aradaki bu farklılık istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Araştırma amacına uygun olarak çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre olumlu ve olumsuz bilişsel duygu düzenleme ve anne, baba ve arkadaşa bağlanma düzeyleri travma sonrası büyümeyi anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Olumlu ve olumsuz bilişsel duygu düzenleme ve anne, baba ve arkadaşa bağlanma toplam varyansın %32'sini açıklamaktadır. Anahtar Kelimeler: Travma, Travma Sonrası Büyüme, Bilişsel Duygu Düzenleme, Bağlanma

BağlanmaBağlanma stilleriBilişsel duygu düzenleme+4
Merve Yıldız
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öz belirleme kuramına dayalı grupla psikolojik danışma programının ergenlerin problemli internet kullanımı düzeyine etkisi

Bu çalışmanın amacı, öz-belirleme kuramına dayalı grupla psikolojik danışma programının öğrencilerin problemli İnternet kullanımı düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma grubu 9., 10., ve 11. Sınıftan 11 deney ve 11 kontrol olmak üzere 22 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmada ön test – son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma da kullanılan veri toplama araçları "Problemli İnternet Kullanımı-Ergen", "İhtiyaç Doyumu Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" dur. Deney grubuna 8 haftalık grupla psikolojik danışma programı uygulanırken, kontrol grubuna bu süreçte hiçbir işlem uygulanmamıştır. Çalışmanın veri analizinde "ANCOVA Testi" ve "Bağımsız Örneklemler için T-Testi" kullanılmıştır. Bu araştırma sonucunda, deney grubundaki öğrencilerin almış oldukları problemli İnternet kullanımı puan ortalamalarının, kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde düşük olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte deney grubunun, problemli İnternet kullanımı düzeyinin ön test ve son test puanları incelendiğinde deneysel işlem sonrası problemli İnternet kullanımı puanlarının düştüğü görülmektedir. Ayrıca öz belirleme kuramına dayalı grupla psikolojik danışma programı uygulandıktan sonra öğrencilerin ihtiyaç doyumu düzeyinin yükseldiği görülmüştür. Araştırma sonucunda kontrol grubunun ise, deneysel işlem öncesi problemli İnternet kullanımı puan ortalamalarının deneysel işlem sonrasında manidar bir düşüş göstermediği tespit edilmiştir. Bu bulgulara göre, uygulanan öz-belirleme kuramına dayalı grupla psikolojik danışma programının öğrencilerin problemli İnternet kullanımı düzeyleri ve psikolojik ihtiyaç doyumu üzerinde etkili olduğu saptanmıştır.

ErgenlerGrupla psikolojik danışmaLise öğrencileri+5
Aysel Kadı Dönder
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinde yılmazlığın yordanmasında öz düzenleme becerileri ve gelecek beklentilerinin rolü

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinde yılmazlığın yordanmasında öz düzenleme becerileri ve gelecek beklentilerinin rolünü incelemektir. Aynı zamanda yılmazlık, öz düzenleme ve gelecek beklentisinin sınıf düzeyi, cinsiyet ve okul başarısı değişkenlerine göre farklılaşma durumu da araştırılmaktadır. Araştırmaya 11-14 yaş aralığında 382 (218 kız, 164 erkek) ortaokul öğrencisi katılmıştır. Veri toplama aracı olarak Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği, Ergen Öz Düzenleme Ölçeği, Ergen Gelecek Beklentileri Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmada değişkenlerin ortalama puanlarının cinsiyete göre farklılaşma durumlarını belirlemek amacıyla bağımsız gruplar için t-testi, sınıf düzeyi ve okul başarısı değişkenlerine göre farklılaşma durumlarını belirlemek amacıyla tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Yılmazlık, öz düzenleme ve gelecek beklentisi arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın temel amacına yönelik olarak, öz düzenleme ve gelecek beklentilerinin yılmazlığı yordamadaki rolü çoklu regresyon analizi ile test edilmiştir. Yılmazlık cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterirken öz düzenleme ve gelecek beklentileri anlamlı farklılık göstermemiştir. Sınıf düzeyine göre yılmazlık ve gelecek beklentileri puanları farklılaşırken öz düzenleme puanlarında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Son olarak okul başarısı değişkeninin de her üç değişkene ait puan ortalamaları açısından farklılık gösterdiği saptanmıştır. Regresyon analizi sonucu elde edilen bulgular öz düzenleme ve gelecek beklentileri değişkenlerinin yılmazlığın anlamlı birer yordayıcısı olduğunu göstermiştir. Bu iki değişken birlikte yılmazlığa ait toplam varyansın %28'ini açıklamaktadır. Gelecek beklentileri öz düzenlemeye göre daha güçlü bir yordayıcıdır. Araştırma sonuçları alan yazın çerçevesinde yorumlanarak araştırmacılar ve uygulayıcılar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yılmazlık, öz düzenleme, gelecek beklentileri, ergenlik, ortaokul öğrencileri

ErgenlerErgenlikGelecek beklentisi+4
Büşra Akpolat
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yetişkinlerde yılmazlığın yordanmasında pozitif şema ve koronavirüs kaygısının rolü

Yetişkinler hayatlarında birçok olumsuz yaşam olaylarına maruz kalmaktadır. Her yetişkin bu olaylar karşısında farklı düzeyde yılmazlık becerileri göstermektedir. Yılmazlık bireylerin geçmiş yaşantılarını içeren farklı değişkenlerden etkilenmektedir. Bu araştırmanın amacı ''Yetişkinlerde Yılmazlığın Yordanmasında Pozitif Şema ve Koronavirüs Kaygısının Rolü 'nün incelenmesidir. Araştırmaya toplam 237 kişi, 18 yaş üstü birey katılmıştır. Katılımcıların 154'ü kadın, 83'i erkektir. Veriler Yetişkin Yılmazlık Ölçeği, Pozitif Şema Ölçeği, Koronavirüs Kaygısı Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu aracılığıyla elde edilmiştir. Veri analizinde değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearson Korelasyon Analizi ve bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkeni sırasıyla ne ölçüde yordadığını belirlemek amacıyla hiyerarşik regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada ilk olarak cinsiyetin yılmazlık ve pozitif şema alt boyutlarına göre fark-lılaşıp farklılaşmadığı incelenmiş, buna göre cinsiyetin yılmazlığın yalnızca iç kontrol odağı boyutunu açıklamada anlamlı bir fark oluşturduğu görülmüştür. Erkeklerin yılmazlık iç kontrol odağı boyutu kadınlara göre daha yüksek bulunmuştur. Araştırmanın asıl amacına yönelik yapılan hiyerarşik regresyon analizi bulgularına göre, ilk modelde kontrol edilen koronavirüs kaygısı yılmazlık aile ve sosyal ağlar boyutunu yordamada negatif yönde ve anlamlı katkı sağlamaktadır. İkinci modelde eklenen pozitif şema alt boyutları öz yetkinlik, başarı, güven, iyimserlik, değerlilik, yılmazlık öz yeterlik, iç kontrol odağı, aile ve sosyal ağlar, azim, başa çıkma uyum boyutlarını yordamada pozitif yönde ve anlamlı katkı sağladı-ğı görülmüştür. Koronavirüs kaygısı ve pozitif şema alt boyutları öz yetkinlik, başarı, güven, iyimserlik, değerlilik, yılmazlık öz yeterlik boyutunda toplam varyansın %53'ünü, iç kont-rol odağı boyutunda %24'ünü, aile ve sosyal ağlar boyutunda %18, azim boyutun-da %34'ünü, başa çıkma ve uyum boyutunda %16'sını açıklamaktadır. Sonuç olarak, koro-navirüs kaygısı ve pozitif şeman değişkenlerinin yılmazlığın anlamlı yordayıcısı olduğu belirlenmiştir.

KaygıKorona virüslerPozitif şemalar+3
Şerife Özkök
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Beliren yetişkinlerde bilinçli farkındalık temelli psikoeğitim programının belirsizliğe tahammülsüzlük ve bilişsel esnekliğe etkisi

Bu araştırmada beliren yetişkinlere yönelik hazırlanan Bilinçli Farkındalık Temelli Psikoeğitim Programının bilişsel esnekliğe ve belirsizliğe tahammülsüzlüğe etkisi incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'nin farklı şehirlerinde yaşayan "21-28" yaş arası üniversite 3. ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmaya toplamda 4 erkek 14 kadın olmak üzere 18 kişi katılmıştır. Örneklem seçiminde seçkisiz örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak 9 kişi deney, 9 kişi ise kontrol grubuna atanmıştır. Araştırmada psikoeğitim programından önce kontrol ve deney gruplarına araştırmada kullanılan değişkenlerin ölçümünün yapılması amacıyla ön test yapılmıştır. Programın etkiliğinin değerlendirilmesi amacıyla psikoeğitim programı uygulandıktan sonra katılımcılara son test uygulanarak değerlendirme yapılmıştır. Çalışmada ön test-son test ve kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada katılımcılara "Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği" ve "Bilişsel Esneklik Ölçeği" uygulanmıştır. Deney ve kontrol grubuna ön test yapıldıktan sonra yalnızca deney grubuna 8 hafta boyunca, haftanın 1 günü, 1 saat psikoeğitim programı uygulanmıştır. Programın etkililiğini değerlendirmek amacıyla oluşturulan kontrol gurubuna herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Ardından hem deney hem de kontrol grubundan son test verileri toplanmıştır. Son olarak kontrol grubundan izleme puanları alınarak programın etkililiği değerlendirilmiştir. Araştırmanın verileri ilişkisiz ölçümler için T-testi, ilişkili ölçümler için T- testi ve ilişkili ANOVA ile SPSS 26 paket programı ile analiz edilmiştir Bulgulara göre psikoeğitime katılan beliren yetişkinlerin bilişsel esnekliklerinde artış yaşanırken kontrol gurubundaki katılımcıların bilişsel esneklik düzeylerinde herhangi bir fark görülmediği gözlemlenmiştir. Aynı zamanda deney grubundaki katılımcıların belirsizliğe tahammülsüzlüklerinde de azalma olduğu gözlemlenirken kontrol grubunda anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Deney gurubundaki bilişsel esneklik ön test, son test ve izleme toplam puanları incelendiğinde her üç ölçümünde de artış olduğu gözlemlenirken belirsizliğe tahammülsüzlük ön test, son test ve izleme toplam puanları arasında bir azalma olduğu görülmüştür. Bu bulgulara göre psikoeğitim programının beliren yetişkinlerde bilişsel esneklik ve belirsizliğe tahammülsüzlük üzerinde etkili olduğu söylenebilir.

Belirsizliğe tahammülsüzlükBilinçli farkındalıkBilişsel esneklik+3
Ayşe Alp
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişsel davranışçı yaklaşım temelli psikoeğitim programının lise öğrencilerinin sınav kaygısı, bilişsel esneklik ve dikkat düzeylerine etkisi

Bu çalışmanın amacı sınav kaygısını azaltmaya yönelik hazırlanan bilişsel davranışçı yaklaşım temelli psikoeğitim programının öğrencilerin sınav kaygısı düzeyi, dikkat düzeyi ve bilişsel esneklik düzeyi üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma grubunun 11.sınıfa devam eden deney, kontrol ve plasebo grubu olmak üzere toplamda 36 öğrenciden oluştuğu bu çalışmada ön test-son test uygulamalı 3x2 deneysel desen kullanılmıştır. Veriler "Bilişsel Sınav Kaygısı Ölçeği", "Bilişsel Esneklik Envanteri" ve "D2 Dikkat Testi" ile toplanmıştır. Deney grubuna 10 oturumluk Bilişsel Davranışçı Terapi Temelli Psikoeğitim Programı uygulanırken, plasebo grubuna 6 adet dünya klasikleri kitabı okuma çalışması yapılmıştır. Kontrol grubuna ise herhangi bir işlem uygulanmamıştır. Verilerin analizi "İki Faktörlü ANOVA" ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda, deney grubundaki öğrencilerin sınav kaygısı puanlarının kontrol ve plasebo gruplarının puanlarına göre anlamlı düzeyde düşük olduğu görülmüştür. Sınav kaygısı puanlarının düştüğü gözlenen deney grubunun bilişsel esneklik ve dikkat puanları ortalamalarının anlamlı düzeyde arttığı görülmüştür. Deney grubunun bilişsel esneklik ve dikkat puanlarının kontrol ve plasebo gruplarına göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlar, uygulanan bilişsel davranışçı kurama dayalı psikoeğitim programının öğrencilerin sınav kaygısı, bilişsel esnek ve dikkat düzeyi üzerinde etkili olduğunu göstermektedir.

Bilişsel davranış terapileriBilişsel davranışlarBilişsel esneklik+4
Ömer Faruk Öztürk
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Üstün yetenekli ve normal gelişim gösteren öğrencilerin öz düzenleme ve başarıları arasındaki ilişkide bilişsel çarpıtmaların aracı rolü

Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel desene göre tasarlanmış olup temel amacı, üstün yetenekli ve normal gelişim gösteren öğrencilerin akademik öz düzenleme ve akademik başarıları arasındaki ilişkide, akademik bilişsel çarpıtmaların aracı düzenleyici etkisini incelemektir. Çalışmaya ortaokul 8. sınıfa devam eden 251 üstün yetenekli öğrenci ile 530 normal gelişim gösteren öğrenci katılmıştır. Çalışma kapsamında öğrencilere ''Kişisel Bilgi Formu'', ''Akademik Öz Düzenleme Ölçeği'' ve ''Akademik Başarıya İlişkin Bilişsel Çarpıtmalar Ölçeği'' Google Forms üzerinden çevrim içi olarak uygulanmış, akademik başarı değişkeni için öğrencilerin 2021 yılı LGS sınav puanları kullanılmıştır. Verilerin analizinde Pearson korelasyon analizi, bağımsız gruplar t testi ve aracı düzenleyici model yöntemi kullanılmıştır. Pearson korelasyon analizi sonuçlarına göre her iki yetenek grubundaki öğrencilerin öz düzenleme düzeyleri ile başarıları arasında olumlu anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Normal gelişim gösteren öğrencilerin öz düzenleme düzeyleri ve bilişsel çarpıtma düzeyleri ile bilişsel çarpıtma düzeyleri ve başarıları arasında olumsuz yönlü, düşük düzeyde anlamlı ilişkiler tespit edilmişken üstün yetenekli öğrenciler için bu değişkenler arasında anlamlı ilişki tespit edilememiştir. Bağımsız gruplar t testi sonucuna göre üstün yetenekli ve normal gelişim gösteren öğrencilerin öz düzenleme düzeyleri arasında anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Normal gelişim gösteren öğrencilerin akademik bilişsel çarpıtma düzeyinin üstün yetenekli öğrencilere göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu, üstün yetenekli öğrencilerin ise akademik başarı düzeyinin normal gelişim gösteren öğrencilere göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Aracı düzenleyici model sonucunda öz düzenlemenin, bilişsel çarpıtmalar üzerindeki etkisi ile üstün yetenekli olup olmama ile öz düzenlemenin, bilişsel çarpıtmalar üzerindeki ortak etkisi anlamlı bulunmuştur. Normal gelişim gösteren öğrencilerde öz düzenleme, bilişsel çarpıtmalar ile olumsuz ilişkili iken, üstün yetenekli öğrenciler için anlamlı ilişki bulunamamıştır. Öz düzenleme, bilişsel çarpıtmalar ve başarı arasındaki ilişkide üstün yetenekli olup olmamanın dolaylı etkisinin farklılık gösterdiği, normal gelişim gösteren öğrencilerde bu dolaylı etkilerin anlamlı olduğu, akademik bilişsel çarpıtmaların akademik öz düzenleme ile akademik başarı arasındaki ilişkiye aracılık yaptığı ancak üstün yetenekli öğrenciler için dolaylı etkilerin anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular alanyazın kapsamında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Akademik başarıBilişsel çarpıtmaÖlçme-değerlendirme+3
Erdal Kılınç
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yaşam dengesi, mükemmeliyetçi düşünceler ve kaygı arasındaki ilişkide psikolojik esnekliğin aracı rolünün incelenmesi

Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin kaygı durumlarını etkileyen faktörler incelenmektedir. Araştırmada yaşam dengesi ve mükemmeliyetçi düşüncelerin kaygı üzerinde doğrudan etkileri ve psikolojik esnekliğin bu ilişki içerisindeki rolü yapısal eşitlik modeli ile incelenmiştir. Yapısal eşitlik modeli sonuçları, kaygıyı test eden modelin anlamlı olduğunu göstermiştir. Doğrudan ve dolaylı etkilere ilişkin sonuçlar kaygının arkadaşlık/yakınlık, olumlu yönelim ve psikolojik esneklik tarafından anlamlı düzeyde yordandığı; psikolojik esnekliğin ise olumlu yönelim ve mükemmeliyetçi düşünceler tarafından anlamlı düzeyde yordandığını göstermiştir. Arkadaşlık/yakınlığın psikolojik esneklik üzerinde; mükemmeliyetçi düşüncelerin ise kaygı üzerinde anlamlı bir yordama etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Mükemmeliyetçi düşünceler ile kaygı arasındaki ilişkide psikolojik esnekliğin tam aracı rolü olduğu; olumlu yönelim ile kaygı arasındaki ilişkide psikolojik esnekliğin kısmi aracı rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın katılımcıları 1154 (892 kadın, 292 erkek) üniversite öğrencisidir. Çalışmada ölçme aracı olarak "Kişisel Bilgi formu", "Juhnke- Balkin Yaşam Dengesi Envanteri (arkadaşlık/yakınlık ve olumlu yönelim/pozitif oryantasyon alt boyutları)", "Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği-Sürekli Kaygı formu", "Mükemmeliyetçi Düşünceler Ölçeği", "Kabul ve Eylem Ölçeği-II" kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, ilgili alan yazında doğrultusunda tartışılmış, daha sonra yapılacak çalışmalar ile ilgili öneriler sunulmuştur.

DengelemeDengeli yaşamEğitim psikolojisi+7
Yıldız Burcu Doğan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00

Other supervisors