Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Şaşmaz

17 theses · Fırat University

Master'sOpen AccessTR

Alacakaya krom yatağı çevresindeki suların ağır metal kirliliği potansiyelinin incelenmesi

Bu çalışmada, Elazığ İli Alacakaya ilçesi krom yatakları çevresindeki yüzey ve yeraltı sularındaki ağır metal kirliliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda bölgede gözlenen dereler, galeriler ve kaynak sularından temmuz ayında (2021) su örnekleri toplanmıştır. Bu örneklerde çok sayıda katyon ve anyon analizleri yaptırılmıştır. Alınan su örneklerinin anyon analizleri Elazığ İl Özel İdaresi Analiz laboratuvarında iyon analizöründe, katyon analizleri ise Acme (Kanada) Analiz Laboratuvarı'nda ICP-MS'de yapılmıştır. Bu analiz sonuçlarına göre yöredeki suların sınıflaması yapılmış ve buna göre bölgedeki suların Mg+2, Ca+2 ve HCO3- 'ca zengin sular olarak sınıflandırılmıştır. Bu çalışmada, bölgedeki suların ağır metal seviyeleri kirlilik kriterleri açısından değerlendirilmiştir. Bölgedeki sularda ortalama 24.9 ppb Al, 0.6 ppb As, 13 ppb B, 40.7 Br, 15.6 ppm Cl, 0.04 ppb Co, 8.6 ppb Cr, 12 ppb Fe, 28.08 ppm Mg, 3.71 ppm Na, 0.81 ppb Ni, 4832 ppb Si, 0.03 ppb Pb, 21.9 ppb Sr, 0.03 ppb U ve 1.85 ppb V içerdiği saptanmıştır. Bu sulardaki ağır metal seviyeleri, Dünya Sağlık Örgütü (WHO)'nün içme suyu standartlarının altında değerler bulunmuştur. Yöredeki yüzey ve yeraltı suları, bölgedeki yoğun madencilik çalışmalarına rağmen herhangi bir ağır metal kirliliği saptanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Elazığ, Alacakaya, ağır metal kirliliği, yüzey ve yeraltı suları

Ağır metal kirliliğiElazığ-AlacakayaSu kirliliği+3
Hüseyin Cihan Yücel
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşköy (Kütahya) Ag yatağı çevresindeki sularda arsenik kirliliğinin incelenmesi

Bu çalışmada, Kütahya İli Gümüşköy Ag madeni çevresindeki sularda arsenik kirliliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda bölgede gözlenen 21 adet su kaynağından haziran ve ekim (2017) aylarında su örnekleri alınmıştır. Bu örneklerde hem katyon hem de anyon analizleri yaptırılmıştır. Alınan su örneklerinin anyon analizleri Elazığ İl Özel İdaresi Analiz laboratuvarındaki iyon analizöründe, katyon analizleri ise Acme (Kanada) Analiz Laboratuvarı'ndaki ICP-MS'de yapılmıştır. Bu analiz sonuçlarına göre yöredeki suların sınıflaması yapılmış ve buna göre bölgedeki suların Ca+2 ve HCO3- 'ca zengin sular olarak sınıflandırılmıştır. Bu çalışmada yöredeki suların arsenik kirlilik potansiyeli ortaya çıkarılmış ve bölgenin çok yoğun bir şekilde arsenik kirliliğine maruz kaldığı gözlenmiştir. Bölgedeki kuyuların ortalama 301 ppb, en yüksek ise 1735 ppb arsenik içerdiği saptanmıştır. Bölgedeki 21 suyun 11'inde WHO standartlarının (10 ppb) üzerinde arsenik değerleri saptanmıştır. Yöredeki arsenik kirliliği, Tavşanlı Volkanitleri içerisinde gözlenen sülfürlü cevherleşmelerle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Yöredeki yeraltı suları Piper diyagramı ile sınıflandırılmış ve bu sular Ca ve HCO3' ca zengin sular olarak tanımlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kütahya, Gümüşköy, arsenik kirliliği, yeraltı suları,

Yılda Cihan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Van çevresindeki alkali göller (Van ve Erçek) ve hidrotermal sularda katı-sıvı etkileşimi sırasındaki zr, hf ve nte'nin davranışlarının incelenmesi

Bu proje de, Van çevresindeki alkalin göller ve termal su kaynakları üzerinde doğal şartlarda oluşan katı-sıvı etkileşimi sırasındaki Zr, Hf ve NTE davranışları incelenmiştir. Alkalin göller ve hidrotermal sıcak sularda, başlıca fiziko kimyasal parametreler, anyon ve katyon içerikleri, Zr, Hf ve diğer iz element içerikleri ve nadir toprak element konsantrasyonlar analiz edilmiştir. Bölgedeki hem göl, hem de termal kaynaklar için Zr/Hf, Y/Ho, Ce/Ce*, Eu/Eu*, Pr/Pr* oranları ile LREE, MREE ve HREE değerleri belirlenerek, bu suların hangi nadir toprak element içerikleri açısından zenginleşmiş oldukları saptanmıştır. Çalışma alanındaki suların oluşum koşulları dikkate alınarak, yapılan termodinamik PHREEQC hesaplamaları, çözünmüş REE spesifikasyonunun karbonat kompleksleri tarafından yönetildiğini göstermektedir. Alkalin göl sularında en önemli kompleks tür [REE (CO3)2]- iken, asitli termal sularda ise en bol olan kompleks ise [REE (CO3)]+ olduğu tespit edilmiştir. Asidik termal sularda, termodinamik PHREEQC hesaplamaları, Eu3+ sulu spesifikasyonun, önceki çalışmaların göstergeleriyle uyumlu olarak, karbonat [Eu(CO3)]+ ve karışık hidroksil karbonat [Eu(OH)CO3] şeklinde olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Zr, Hf, Nadir Toprak Elementleri (NTE), Göl Suyu, Termal Su, Van, Türkiye

Gülşah Özek
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Guleman (Elazığ) krom yatağı çevresindeki sularda Lemna gibba L. ve Lemna minor L. kullanılarak Cr, Ni ve Co alım kapasitelerinin incelenmesi

Sucul bitkiler maden sularındaki ağır metalleri gidermek için oldukça ucuz ve etkilidir. L. gibba ve L. minor bitkilerinin Guleman krom yatağından gelen maden suları içerisindeki Cr, N ve Co metallerinin kaldırma kapasiteleri incelendi. L. gibba and L. minor bitkileri botanic bahçesinden toplandı daha sonra maden sularının bulunduğu gölalanı içerisine 8 gün boyunca yerleştirildi. Bu bitkiler her gün düzenli olarak hasat edildi ve laboratuvara taşındı. Laboratuvarda, bitkiler yıkandı, kurutuldu ve Acme Analiz Laboratuvarında (Kanada) Cr, Ni ve Co için ICP-MS'de analiz edildi. Analiz sonuçlarına göre; Cr için L. minor 8. günde % 398, L.gibba'da ise 8. günde % 196; Ni için L.minor 8. günde % 1473, L. gibba'da ise 8. günde % 307; Co için L. minor 8. günde % 223, L. gibba'da ise 8. günde % 166 gibi akümülasyonlar gözlendi.

Maden jeolojisi
İbrahim Mete Doğan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Maden karmaşığı (Elazığ) içerisindeki barit oluşumlarının mineralojik ve jeokimyasal özellikleri

İnceleme alanındaki barit cevherleşmeleri Güneydoğu Anadolu Bindirme Kuşağı üzerinde ve Orta Eosen yaşlı Maden Karmaşığı içerisinde yer almaktadırlar. Bölgede, Paleozoyik yaşlı Pütürge Metamorfitleri, Jura-Alt Kretase yaşlı Guleman Ofiyolitleri ve Eosen yaşlı Maden Karmaşığı yüzeylemektedir. Yöredeki manganez yatakları, Elazığ çevresinde Koçkale ve Hasanekevleri (Hazar) bölgelerinde, Maden Karmaşığı'na ait kırmızı renkli çamurtaşları bazik volkanikler içerisinde, genellikle damarlar şeklinde, kalınlıkları birkaç cm ile 2 m. arasında değişen kalınlıklarda gözlenmektedir. Cevher, genellikle beyaz renkli ve oldukça masif yapılıdır. Cevherleşmeler başlıca barit, kuvars kalsit ve piritten oluşmaktadır. Cevherleşmelerin ana oksit bileşenleri BaO, Si02, Fe2O3, Al2O3 ve CaO şeklinde sıralanmaktadır ve ortalama BaO % 54.38 iken, Si02 ise % 15.10'dur. Cevherleşmelerde BaO, hem diğer ana oksitlerle, hem de iz elementlerle genellikle negatif korelasyonlar göstermektedir. Baritlerin iz element içeriği oldukça düşüktür ve MORB'a göre sadece Sr açısından zenginleşmiştir. Yöredeki barit cevherleşmelerin NTE içerikleri 4.2-12.7 ppm arasında değişmekte olup, bu örnekleri kondritlere göre normalleştirildiğinde, hafif nadir toprak elementler (HNTE) bakımından zenginleştiği görülmektedir. Yöredeki örnekler, kuvvetli negatif Ce anomalisi ve negatif Eu anomalisi göstermektedir. Örneklerdeki düşük NTE içerikleri, bunların hidrotermal kökenli olabileceğini desteklerken, negatif Ce anomalisi cevherlerin düşük bir redoks potansiyeli altında, iyi oksijenlenmemiş ve durgun bir su içerisinde oluşabileceğini, negatif Eu anomalisi ise cevherin içinde çökeldiği sıvıların sıcaklığının da yüksek olmadığını göstermektedir.

Nurdan Çınar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yurtbaşı (Elazığ) çevresinde yeraltı sularında arsenik kirliliğinin incelenmesi

Bu çalışmada, Elazığ İli Yurtbaşı nahiyesindeki yeraltı sularında arsenik kirliliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda bölgede gözlenen 40 adet sondaj kuyusundan haziran ve ekim aylarında su örnekleri alınmıştır. Bu örneklerde çok sayıda hem katyon hem de anyon analizleri yaptırılmıştır. Alınan su örneklerinin anyon analizleri Elazığ İl Özel İdaresi Analiz laboratuvarındaki iyon analizöründe, katyon analizleri ise Acme (Kanada) Analiz Laboratuvarı'ndaki ICP-MS'de yapılmıştır. Bu analiz sonuçlarına göre yöredeki suların sınıflaması yapılmış ve buna göre bölgedeki suların Ca+2 ve HCO3- 'ca zengin sular olarak sınıflandırılmıştır. Bu çalışmada yöredeki kuyulara ait suların arsenik kirlilik haritası yapılmış ve bölgenin çok yoğun bir şekilde arsenik kirliliğine maruz kaldığı gözlenmiştir. Bölgedeki kuyuların ortalama 486 ppb, en yüksek ise 15123 ppb arsenik içerdiği saptanmıştır. 40 kuyunun 29'unda WHO standartlarının (10 ppb) üzerinde arsenik değerleri saptanmıştır. Yöredeki arsenik kirliliği, Pliyosen çökelleri tabanında, Elazığ Magmatitleri içerisinde ya derin kökenli bir kırık sistemi ya da Gurbet mezrası sülfürlü cevherleşmeleri benzeri gömülü bir sülfürlü cevherleşmenin kimyasal alterasyon sonucu oluşmuştur. Yöredeki yeraltı suları Piper diyagramı ile sınıflandırılmış ve bu sular Ca ve HCO3' ca zengin sular olarak tanımlanmıştır.

Gizem Uslu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessEN

The Zn and Sb bioaccumulations in the terrestrial plants at the Gumuskoy (Kütahya) mining area

Gumuskoy Ag, As and Pb deposıts ıs located to about 25 km west of Kutahya in this region, the units cropping out in the study area are composed of metamorphic, volcanic and sedimentary rocks and their ages range from Upper Palesozoic to Quaternary.

Zhela Zakarıya Saleh Saleh
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Keban galeri suyunda Lemna gibba ve Lemna minor kullanılarak Ag ve Mn'ın giderilmesi

Bu çalışmada, Lemna gibba ve Lemna minor bitkilerinin galeri çıkış suyundaki Ag ve Mn giderim kapasiteleri incelenmiştir. Bu amaçla Lemna gibba ve Lemna minor bitkileri galeri çıkış suyuna yerleştirilen ve kesintisiz olarak beslenen reaktörlere adapte edilmiştir. Çalışma süresince (8 gün) günlük alınan su örneklerinde sıcaklık, pH ve elektrik kondüktivite değerleri (EC) anlık olarak ölçülmüş, bitkiler ise yıkanmış, kurutulmuş ve 300 oC' de etüvde 24 saat süre ile yakılmıştır. Kül örneklerindeki Ag ve Mn miktarları Acme (Kanada) analiz laboratuvarında ICP-MS ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre elde edilen veriler şöyledir: Ag için L.gibba 2. günde % 11439, L.minor ise 2. günde % 4770; Mn için L.gibba I. günde % 200, L.minor ise 2. günde % 155 gibi akümülasyon performansı göstermiştir. Ayrıca bu bitkilerin en ideal hasat zamanlarında ise L.gibba 5262 lt, L.minor ise 4484 lt sudan Ag gidermiştir. Aynı zamanda, L.gibba deneyin ilk gününde 185 lt, L.minor ise deneyin ikinci gününde 2190 lt sudan Mn akümüle etmiştir Anahtar Kelimeler: Akümülasyon, Lemna gibba, Lemna minor, ağır metal, galeri suyu, Keban

Hatice Kübra Demir
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Büyük ve Küçükkızılcık (Göksun-Kahramanmaraş) cevherleşmelerinin mineralojik ve jeokimyasal özellikleri; metal ve sıvıların kaynak ve kökeni üzerine izotopik çalışmalar

Büyük ve Küçükkızılcık Pb-Zn cevherleşmeleri Kahramanmaraş iline bağlı Afşin kazası sınırları içinde, 1/25000 ölçekli ELBİSTAN L37 d2 topografik paftası kapsamındadır. Cevherleşmeler, Küçükkızılcık köyü batısından başlayıp, Büyükkızılcık köyü kuzeyinden Afşin' e doğru yaklaşık 14 km uzunluğundaki bir zon boyunca gözlenmektedir. Çalışma alanındaki cevherleşmeler batıda barit-antimuanit-fluorit, orta kesimlerde pirit-kalkopirit, doğu kesimlerinde ise galen-sfaleritce zengin zonlar şeklinde gözlenmektedir. Çalışma alanındaki iz element analiz sonuçlarına göre bölgedeki örneklerin iz element açısından Türkiye ve dünyadaki barit cevherleşmelerine göre çok fakir olduğu görülmektedir. Yöredeki barit cevherleşmesinin ∑NTE içerikleri 4,31 ile 14,44 ppm arasında değişmekte olup, bu örnekler kondritlere göre normalleştirildiğinde HNTE bakımından zenginleştiği görülmektedir. Cevherleşmeler üst kabuk kökenli olduğu için HNTE bakımından zenginleşmiştir. Sıvı kapanım incelemeleri Büyük ve Küçükkızılcık cevherleşmelerinde barit ve kuvarslarda yapılmıştır. Sıvı kapanımlarında ölçülen TFM, TmICE ve TH değerlerinden, hidrotermal çözelti içinde NaCl ile birlikte CaCl2 MgCl2 gibi tuzların bulunduğu, çözeltinin tuzluluğunun % NaCl eşdeğeri olarak % 4,5 ile 2 aralığında olduğu, çözeltilerin sıcaklığının 105C ile 120C arasında değiştiği belirlenmiştir. Ayrıca sıvı kapanımlardaki homojenleşme sıcaklıklarından yararlanarak, yatağın kökeninin hidrotermal oluşumlu ve epitermal evrelerde oluşmuş olabileceği düşünülmektedir. Pb izotopları jeokimyası çalışmalarına göre; galendeki 206Pb/204Pb değeri ‰ 17,20-19,96 aralığında; 207Pb/204Pb değeri ‰ 14,07-16,20 aralığında; 208Pb/204Pb değeri ise ‰ 35,41-41,87 arasında değişmektedir. Kurşun izotopları jeokimyası incelemeleri baritlerle sülfürlü minerallerin üst kabuk malzemelerinden kaynaklandıklarına işaret etmektedir. Kükürt izotopları jeokimyası incelemelerine göre; galenlerin bileşiminde bulunan kükürtün izotopsal bileşimi ‰ 8,2 ile 14,4 arasında değişmektedir. Bu değerler, epitermal evrede oluşmuş hidrotermal yatakları işaret etmektedir. Cevherleşmelerden alınan baritlerin oksijenin izotopsal bileşimi ‰ 17 ile 18,5 arasında değişmektedir. 18O sonuçlarına göre hidrotermal çözeltideki suyun metamorfik kökenli olduğu görülmektedir. Sonuç olarak; çalışma alanındaki cevherleşmeleri oluşturan hidrotermal çözeltilerin bölgedeki kırık, çatlak ve fay zonları boyunca Malatya Metamorfitleri içerisinde sirküle olduktan sonra bu zonlara yerleştiği sonucuna varılmıştır.

Cevherleşme
Nevin Konakcı
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşköy (Kütahya) Ag yatağı çevresindeki toprak ve bitkilerde As, Ag ve Pb düzeyleri ve bunların biyolojik çevre üzerine olası etkilerinin belirlenmesi

Gümüşköy (Kütahya) Ag, As ve Pb yatağı, Kütahya'nın yaklaşık 25 km batısında yer almaktadır. Yörede Permo-Karbonifer'den Kuvaterner'e kadar zaman aralığında oluşan metamorfik, volkanik ve sedimanter birimler yüzeylemektedir. Türkiye'nin en önemli gümüş ataklarından birisi olan bu cevherleşmeler, Miyosen yaşlı Tavşanlı volkanitlerinin içerisinde ve Şahin Formasyonu ile kontaklarında yer alırlar. Gümüşköy yatakları Gümüşköy, Şahin, Gözeçukuru, Sığıreğreği ve Dulkadir köyleri arasında bulunmaktadır. Yatakta yaygın cevher mineralleri pirit, galenit, barit, sfalerit, realgar, orpiment, antimuanit, Fe ve Mn oksitler, arjantit, frayberjit ve pirarjirit, gang mineralleri ise kuvars, kalsedon, çört, dolomit ve kalsittir.Bu çalışma 12 farklı bitki türünün [Alyssum saxatile (AL), Anchusa arvensis (AN), Centaurea cyanus (CE), Carduus nutans (CR), Cynoglossum officinale (CY), Glaucium flavum (GL), Isatis sp. (IS), Onosma sp. (ON), Phlomis sp. (PH), Silene compacta (SL), Tripleurospermum maritimum (TR), and Verbascum Thapsus (VR)] kök ve dallarındaki Ag, As ve Pb birikimi ve dağılımı incelenerek, topraktan bitkinin farklı kısımlarına Ag, As ve Pb taşınımı ve alımı irdelenmiştir. Çalışma alanındaki bu bitkiler, ılıman karasal iklime sahip, Gümüşköy (Kütahya) Ag-Pb maden sahasının yüzey topraklarında doğal olarak büyümüşlerdir. Bitki örnekleri ve ilişkili topraklar araziden toplanmış ve ICP-MS'de Ag, As ve Pb içeriklerini belirlemek için analiz edilmiştir. Bitki örneklerinin dal, kök ve topraklarındaki ortalama gümüş değerleri sırasıyla 11240, 10577 ve 37780 ppb; arsenik 1340.4, 2319.9 ve 4771.2 ppm; kurşun 1023, 1378 ve 4320 ppm şeklindedir. Çalışma alanındaki bitkilerin kökleri (ECR) ve dalları (ECS) için ortalama zenginleşme katsayıları gümüş için 0.54 ve 0.85; arsenik için 0.48 ve 0.46; kurşun için 0.45, 0.30 şeklinde sıralanmıştır. Bu bitkiler ECR ve ECS temelinde gruplara ayrılmıştır. Gümüş için VR, SL ve GL bitkileri; arsenik için ise AN, PH, VR ve GL bitkileri; kurşun için CR, AN, AL ve PH bitkileri; antimuan için PH, GL, CR ve AL bitkileri; talyum için CY, IS, VR, PH, SL ve CR bitkileri 1'den büyük veya 1' e yakın ECR ve ECS değerlerine sahip olmasından dolayı çok iyi birer biyoakümülatör/hiperakümülatör bitkiler olarak gruplandırılmıştır. Bu yüzden, bu bitkiler fitoremedasyon çalışmalarında özellikle yararlı olabilir ve dolayısıyla da gümüş ve arsenikçe kirlenmiş toprak ve alanların rehabilitasyonu ve temizlenmesi çalışmalarında kullanılabilirler. Bu bitkilerin Ag, As ve Pb için translokasyon (TLF) değerleri, bitki kökünden bitki dalına olan Ag, As ve Pb taşınım yeteneğini işaret etmektedir. Çalışma alanındaki bitkilerin TLF değerleri incelendiğinde; bu transfer, gümüş için CR, VR, SL, ON, CE ve PH; arsenik için CR, ON, CE, PH ve VR; kurşun için ON, CE, CY, SL ve TR; antimuan için ON, CE, VR, SL, PH ve AL; talyum için CY, ON, CE, SL ve IS bitkilerinde daha etkili olmuştur.Anahtar kelimeler: Ag, As ve Pb Alımı, Karasal Bitkiler, Zenginleşme Katsayısı, Translokasyon Faktörü, Fitoremedasyon, Gümüşköy Maden Sahası

Derya Yıldırım
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Gövdeli (Malatya-Doğanşehir)feldspat yatağının mineralojisi petrografisi ve seramikte hammadde olarak kullanımı

Gövdeli feldspat yatağı Gövdeli kasabasının hemen yakınında, Doğanşehir ilçesinin 35 km batısında yer almaktadır. Çalışma alanı ve yakın çevresinde Geç Paleozoyik-Mesozoyik yaşlı Malatya metamorfitleri, Üst Kretase yaşlı Doğanşehir granitoyidi ve Tersiyer-Kuvaterner yaşlı sedimentler geniş alanlarda yüzeylemektedir. Doğanşehir granitoyidi, feldspat oluşumu ile doğrudan ilişkilidir ve granit, granodiyorit ve tonalit bileşimli intrüsif kayaçlardan oluşmaktadır. Jeokimyasal gözlemlere dayanarak, intrüsif kayaçlar I-tipi, kalk-alkalen granitoidler olarak yorumlanmıştır. Tektonomagmatik ayrım diyagramları granitoidlerin volkanik yay yerleşimini doğrulamaktadır. Saha çalışmalarında feldspat yatağının tonalitik bileşimdeki intrüsif kayaçların içerisinde oluştuğu ortaya çıkarılmıştır. Feldspat örneklerinin ortalama SiO2, Al2O3, K2O, Na2O, CaO, Fe2O3, MgO ve TiO2 içerikleri sırasıyla % 77.80, % 12.92, %0.74, % 6.16, % 0.37, % 0.75, % 0.40 ve % 0.15 jeokimyasal değerler göstermektedir. Örneklerin toplam alkali (Na2O+K2O) içerikleri % 5.90ve % 7.93 (ortalama 6.90) arasında değişmekte olup, Fe2O3 ve TiO2 içerikleri ise Türkiye?deki benzer pek çok yatağa göre düşük değerlerdedir. Analiz sonuçları Türkiye Feldspat Üretim Standartları ile karşılaştırıldığında, feldspat yatağının seramik endüstrisinde ?pegmatit masse? hammaddesi olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Standart bir kimyasal bileşim elde etmek için yapılacak teknolojik analizlerin sonucunda tüvenan örneklerin seramik endüstrisindeki kullanım alanları genişletilebilir. Anahtar Kelimeler: Gövdeli, Feldspat, Granitoyid, Seramik

Gökhan Gövercin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Hazar Gölü (Sivrice-Elazığ) doğusundaki manganez cevherleşmelerinin jeolojik, mineralojik ve jeokimyasal özelliklerinin incelenmesi

İncelenen Manganez yatakları Elazığ' ın 65 km doğusunda, Maden ilçesi ile Hazar nahiyesinin arasındaki bölgede yer almaktadır. Yöredeki manganez cevherleşmeleri, Maden Karmaşığı'na ait kırmızı renkli çamurtaşı içerisinde, genellikle mercek, kafa ve tabakalar şeklinde yer almaktadır. Hazar yöresindeki cevherleşmeler, birbirinden bağımsız üç ayrı bölgede gözlenmektedir ve kalınlıkları birkaç cm ile 5-6 m. arasında değişmektedir. Cevher genellikle çok ince taneli ve masif yapılıdır.

Nevin Öztürk
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
10
DoctorateOpen AccessTR

Köprübaşı (Manisa) uranyum yatağı çevresinde toprak, su ve bitki örneklerinde uranyum düzeyleri ve olası çevresel etkilerinin belirlenmesi

Köprübaşı (Manisa) uranyum yatağı, Türkiye'nin en önemli uranyum yataklarından birisidir ve Neojen yaşlı kayaçlar içerisindeki nehir çökelleri içerisinde yer alırlar. Yöredeki yataklar, mineralojik olarak oksitli ve oksitsiz cevher olmak üzere iki türde oluşmuştur. Oksitli yataklar ikincil jarosit-vaylandit ve manyetit-ilmenit, oksitsiz yataklar ise pirit ve siderit tipindedirler. Uranyumca zengin jarosit-vaylandit mineralleri, çökel kayaların epijenetik hamuru içinde, kum ve çakıllar arasında bulunurlar. Yöredeki yataklar % 0.05-0.40 U3O8 tenörlü ve 2852 ton rezerve sahip olup, 1970'li yıllarda bir süre işletilmiş daha sonra terk edilmiştir.Köprübaşı uranyum yatağı ve yakın çevresi, hem doğal, hem de yapılan madencilik çalışmalarından dolayı bölge uranyum tarafından kirletilmiştir. Bu kirlenmeden, bölgedeki topraklar, yetişen bitkiler ve su kaynakları oldukça fazla etkilenmiştir. Yöre topraklarının ortalama uranyum içeriği birkaç ppm'den 3876 ppm'e kadar değişmektedir. Gölsel çökellerin uranyum içeriği çok düşük olup, en fazla birkaç ppm'dir. Akarsu çökellerinin belli seviyelerinde ise uranyum içeriği çok yüksektir. Cevherleşmelerde uranyum, bakır (0.94) ve kurşun (0.81) ile kuvvetli pozitif, arsen (0.19), kadmiyum (0.20) , talyum (0.28), ve selenyum (0.29) ile zayıf pozitif korelasyonlar gösterirken, toryum ile herhangi bir korelasyon ilişkisi göstermemektedir. Bölgeden alınan çok sayıda bitkinin değişik kısımlarının uranyum analizleri yapılmıştır. Topraktaki uranyum miktarının çokluğuna bağlı olarak, bitkiler de doğrusal oranda bünyelerine uranyum almışlardır. Bu bitkiler içerisinde hiperakümülatör özellik taşıyan bitkiye rastlanmamıştır. Sadece Capsicum annium' un kökü toprağına göre 4.44 defa daha fazla uranyum toplamıştır. Ayrıca bazı örneklerde, Quercus robur, Olea europeae ve Astragalus'un dalları köklerine göre daha fazla uranyum içermektedir. Bu da bu bitkilerin köklerindeki uranyumu dallara daha fazla transfer edebilme yeteneklerine sahip olduğunu göstermektedir. Verbascum ise bünyesinde 1000 ppm'den daha fazla uranyumu depolama yeteneğine sahiptir. Böyle bitkileri biomonitoring amaçlı kullanmak mümkündür. Köprübaşı uranyum yatağı çevresindeki su kaynaklarından çok sayıda su örneği alınarak, ICP-MS'de analiz edilmiştir. Özellikle uranyum yatağının bulunduğu alan ve çevrelerden beslenen suların, uranyum açısından WHO kriterlerine göre en az on kat daha fazla kirlendiği saptanmıştır. Bu suların, yöredeki insan ve hayvanlar tarafından içilmesi, sulama amaçlı kullanılması, daha alt kotlardaki su kaynaklarını kirletmesi, çevre sağlığı açısından önemli riskler oluşturmaktadır.

Özlem Şen
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
10
Master'sOpen AccessTR

Bağın (Palu-Elazığ) krom yatağı çevresindeki suların ağır metal kirliliğinin incelenmesi

Çalışma alanı Elazığ ili Palu İlçesi Bağın Köyü çevresinde yer almaktadır. Bölgede, Guleman Ofiyolitleri'ne ait kayaçlar yüzeyleme vermektedir. Yöredeki su kaynakları Dicle Nehrinin önemli beslenme alanlarından kabul edilmektedir. Bu sular daha alt kotlarda hem sulama hem de içme suyu amaçlı olarak kullanılmaktadır. Sulama ve içme amaçla kullanılan bu suların Bağın Krom Ocakları içerisinden veya aynı bölgeden beslenmiş olması nedeniyle ne oranda ağır metal kirliliği içerdiği bilinmemektedir. Bu çalışma kapsamında bölgede yer alan yüzey ve yeraltı sularından örnekler alınarak, başta krom, nikel ve kobalt olmak üzere ağır metal konsantrasyonları analiz edilecektir. Analizler Acme analiz laboratuvarında gerçekleştirilecektir. Yapılan analiz sonuçlarına göre; bölgedeki ağır metal kirliliğinin boyutları, olası kaynakları, bölgenin kirlilik potansiyeli, suların hem çevresel hem de halk sağlığı açısından etkileri irdelenecektir.

Neccar Akkaya
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Siyah inci mermerlerinin (Karakaya, Diyarbakır) ana oksit, iz element ve nadir toprak element jeokimyası

İnceleme alanındaki siyah inci mermerleri Diyarbakır ili, Çüngüş ilçesi Karakaya köyü çevresinde, Midyat Grubuna ait Hoya Formasyonu içerisinde yer almaktadır. Bölgede Pütürge Metamorfitleri, Koçali Karmaşığı ve Midyat Grubu'na ait kayaçlar yüzeyleme vermektedir. Midyat Grubu, yaşlıdan gence doğru Gercüş, Hoya, Gaziantep ve Fırat Formasyonu'ndan oluşmaktadır. Hoya Formasyonu, yer yer resifal karakterli, tebeşirli, dolomitik, killi ve fosilli kireçtaşlarından meydana gelmektedir. Bu formasyonu oluşturan kayaçlar çoğunlukla K40oD doğrultulu ve 27o KB'ya doğru eğimlidir. Rengi koyu griden siyaha kadar değişen renk tonlarına sahiptir. Yapılan sondaj çalışmalarında birim 35 m. den daha fazla masif kalınlığı sahip olup, sahada minimum 3 m. blok kalınlığı ile üretim yapılmaktadır. Siyah İnci mermerinden anaoksit analizlerinde elde edilen ortalama değerler: CaO %52.2, CO2 %42.2, SiO2 %2,59, Al2O3 % 0.73, Fe2O3 % 0.54, MgO %0.92, Na2O %0.21, K2O %0.14, TiO2 %0.06, P2O5 %0.26, Mn % 0.03, Cr2O3 %0.01 şeklinde değişmektedir. Bu örneklerin toplam karbon miktarı % 10.3-12.8, kükürt değeri ise % 0.24 ile 0.39 arasındadır. Siyah İnci mermerleri iz elementleri açısından çok fakir olup önemli bir iz element zenginleşmesi görülmemektedir. Siyah İnci mermerinin iz elementleri denizel karbonatlardaki iz element oranları ile karşılaştırıldığında; V, Co, Ni, Rb, Sr, Nb, Ba, Hf ve U açısından zenginleşmeyi, Cr, Y, Zr ve Th açısından bir fakirleşmeyi işaret etmektedir. Bu tür zenginleşmeler, karbonatların çökelimi esnasında çökelme havzasına kısmen hidrotermal katkının varlığını da göstermektedir. Bu hidrotermal aktivite olasılıkla karbonat çökelimi sırasında başlıca V, Co, Ni, Rb, Sr, Nb, Ba, Hf ve U gibi elementlerin deniz suyunda çözelti halinde iken, siyah incilerin çökelimi esnasında bu çökelime eşlik ettiğini vurgulamaktadır. Siyah İnci mermerlerin toplam nadir toprak element (NTE) içeriği 5.2 ile 44.3 ppm (ortalama 27.9 ppm) arasında değişmekte olup, tipik denizel karbonat değerlerine (28 ppm) çok yakındır. Siyah İnci mermerlerin PAAS'a göre normalize edildiğinde, yatay bir eğilim göstermektedir. Ancak kısmen orta (0.91) ve ağır nadir toprak elementleri (0.87) açısından bir zenginleşmeyi, hafif nadir toprak elementleri (0.44) açısından ise bir fakirleşmeyi işaret etmektedir. Siyah İnci mermerlerin Negatif Ce ve pozitif Eu ve Y anomalileri göstermektedir. Siyah İnci mermerlerin (La/Yb)n oranları 0,55 ila 1,05 (ortalama 0,87) arasında değişmekte olup, ağır REE'ce daha fazla zenginleştiğini görülmektedir. Çalışma alanındaki tüm örnekler, deniz suyu ve otojenik karbonatlarda olduğu gibi 0,42 ile 0,70 (ortalama 0,54) arasında negatif Ce anomalisine sahiptir. Siyah inci mermerleri iki örnek hariç ortalama Eu değerleri 1'in üzerindedir ve belirgin bir pozitif Eu anomalisi göstermektedir. Bu anomaliler, deniz suyunda yüksek oksijen fugasitesine ve karbonatların çökelmesi sırasında Eu2+'nin varlığına işaret etmektedir. Siyah inci mermerlerdeki ortalama Y içeriği 1.90 ile 11.5 ppm arasında (ortalama 7.46 ppm) değişmektedir. Tüm örnekler pozitif Y anomalisine sahiptir. Bu sonuçlar da göstermiştir ki, Hoya formasyonu kısmen sığ deniz ortamında, oksijen açısından zengin suboksik bir zonda çökeldiğini işaret etmektedir. Burada iz element açısından fakir olmakla birlikte, kısmen hidrotermal bir katkının varlığı da etkili olmuştur. Ayrıca bu mermerler içerisindeki yüksek karbon içeriği sığ çökelme ortamında yaşayan yoğun bir canlı varlığını işaret etmektedir. Bu canlıların ayrışması ve bozuşması sonucu, deniz suyu içinde açığa çıkan yoğun organik karbon, karbonatlarla birlikte çökelerek, kalın tabakalar halinde siyah mermerlerin oluşmasına neden olmuştur.

DiyarbakırMermerMidyat evi+2
Abidin Gümüş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Karakaş (Arıcak-Elazığ) barit cevherleşmesinin minerolojik ve jeokimyasal özellikleri

Karakaş (Arıcak) Köyü çevresindeki cevherleşmeler bugüne kadar incelenmemiş, ilk defa akademik olarak incelenecek bir bölge olması nedeniyle özgün bir çalışmadır. Bu çalışma yörede gözlenen cevherleşmelerin detaylı incelenmesi ile yöre madenciliğinin gelişmesine önemli katkılar sağlayacaktır. Bu çalışma Elazığ ili Arıcak İlçesi yaklaşık 12 km doğusunda yer alan Karakaş köyü yakınında gözlenen, Pb-Zn ve barit cevherleşmelerini mineralojik ve jeokimyasal olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Yörede farklı özel şirketler tarafından doğu batı istikametinde gözlenen cevherleşmelerden üretim yapılmaktadır. Bölgedeki cevher üretimi daha çok Zn üretimine yöneliktir. Bölgedeki barit oluşumları çinko ve kuşun cevherleşmeleri beraberinde gözlenmektedir. Bu kapsamda bölgedeki cevherli zonlardan örnekler alınarak, ince kesit ve parlak kesitler hazırlanacak, özellikle ana oksit, iz ve NTE içeriklerini saptamak amacıyla kimyasal analizler yapılacak, bu cevherleşmelerin olası oluşum ortamları saptanmaya çalışılacaktır.

Ebru Diler
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Salda Gölü'ndeki (Burdur) stromatolit-göl suyu etkileşimi sonucunda zirkonyum-hafniyum ve nadir toprak elementleri davranışlarının incelenmesi

Stromatolitler, Dünya'daki yaşamın en önemli ve en eski fosil kayıtları olarak bilinmektedir. Bu nedenle, bunların incelenmesi, stromatolitlerin oluştuğu fiziko-kimyasal ortamların çökelme şartlarının daha bilinmesi oldukça önemlidir. Bu çalışma, güneybatı Türkiye'de serpantinitli kayaçlarla çevrelenmiş Salda Gölü, bölgede kapalı bir sistem şeklinde oluşmuştur. Salda Gölü, oldukça alkali özellikte olup, gölün içinde ve sahil kesiminde yoğun stromatolit oluşumları gözlenmektedir. Bu stromatolitler yer yer 60-70 cm büyüklüğe erişmektedir ve yoğun bir böbreğimsi yapı sergilemektedir. Bu çalışma kapsamında, Salda Gölü'nü çevreleyen on ayrı noktadan su ve stromatolit örnekleri ayrı ayrı toplanmıştır. Su örnekleri gölün yüzeyinden yaklaşık 30 cm. derininden alınmış ve yerinde pH, elektrik kondüktivite (EC), sıcaklık ve redoks potansiyeli (Eh) ölçümleri yapılmıştır. Laboratuvarda ise su örneklerinin anyon+katyon, iz ve nadir toprak element analizleri (REE), stromatolit örneklerinden ise major oksit, iz element ve tüm REE analizleri gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, Salda Göl suyu ortalama 9.38 pH, 2.36 mS/cm EC, -1.66 Eh' a sahip olup, ağırlıklı olarak Mg, Na, Fe, K ve Ca gibi katyonlardan, HCO3, Cl, SO4 ve NO2 gibi anyonlardan oluşmaktadır. Stromatolit örneklerindeki anaoksit dağılımları MgO, SiO2, CaO, Fe2O3, Al2O3, Cr2O3 ve Na2O şeklinde sıralanmaktadır. Salda Gölü hem su, hem de stromatolit örnekleri, iz element içerikleri açısından benzer dağılıma sahip olup, örneklerin PAAS'a göre Ni, Cr ve Co açısından zenginleştiği, diğer elementler açısından ise tüketildiği gözlenmiştir. Benzer şekilde Zr/Hf oranları sularda ortalama 11.8 iken, stromatolitlerde bu oran 617 olarak saptanmıştır. Göl suyu ortalama REE konsantrasyonu 0.078 ppb iken, stromatolitlerde bu oran ortalama 1.91 ppm olarak bulunmuştur. Bölgedeki hem su, hem de stromatolit örneklerinin REE trendi PAAS'a göre normalize edildiğinde La'dan Lu'ya doğru bir artışı ifade etmektedir. Bu da hem su hem de stromatolitlerde çoğunlukla HREE (ağır REE) ve MREE (orta REE) açısından bir zenginleşmeyi gösterirken, LREE (hafif REE) açısından ise bir fakirleşmeyi veya tüketilmeyi işaret etmektedir. Örnekler genellikle kuvvetli negatif Ce ve Y anomalisi ile pozitif Eu anomalisi göstermektedir. Bu, stromatolitlerin kısmen ılık göl sularında baskın olarak oksitleyici çevre koşullarında oluştuğunu işaret etmektedir. Ek olarak, Salda Gölü stromatolitlerinin hidromagnezit bileşimi, bunların göl çevresindeki serpantinit kayaçlarından beslenen Mg açısından zengin meteorik sulardan çökeldiğini göstermektedir.

Belgin Aydın Yıldırım
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00

Other supervisors