Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Yıldız

15 theses · Kütahya Dumlupınar University, Afyon Kocatepe University, İnönü University, Ankara University

DoctorateOpen AccessTR

Hemen hemen değme metrik manifoldlarda farklı konneksiyonlar

Bu tez 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde temel kavramlar ve üzerinde çalışacağımız değme manifoldlardan söz edilmiştir. İkinci bölümde genel anlamda yeni bir çeyrek-simetrik metrik olmayan koneksiyon tanımı yapılarak bu koneksiyonun bazı özel durumlara göre sınıflandırılması verilmiştir. Üçüncü bölüm iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda yarı-simetrik metrik koneksiyonu ile verilen n-boyutlu Kenmotsu Manifoldlar için bazı eğrilik şartları incelenmiştir. İkinci kısımda ise Ricci soliton ve gradyant Ricci soliton kavramlarına değinilmiştir. İlk olarak çeyrek-simetrik metrik olmayan koneksiyon ile verilen 3-boyutlu trans-Sasakian manifoldlar için Ricci soliton ve gradyant Ricci soliton kavramları incelenmiştir. Daha sonra ise aynı kavramlar çeyrek-simetrik metrik koneksiyon ile verilmiş 3-boyutlu normal hemen hemen değme manifoldlar için irdelenmiştir. Son bölüm ise tezimizin orijinal kısmını oluşturmakta olup, iki kısımdan meydana gelmektedir. İlk kısımda özel olarak tanımlanan çeyrek-simetrik metrik olmayan koneksiyon ile verilen 3-boyutlu quasi-Sasakian manifoldlar için ilk önce bazı eğrilik şartları incelenmiş daha sonra ise soliton kavramları ele alınmıştır. Ikinci kısımda ise yine aynı koneksiyon ile verilen 3-boyutlu f-Kenmotsu manifoldlarda soliton kavramlarına değinilmiştir.

Azime Çetinkaya
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Kızgın kuru kaya jeotermal sistemlerinde rezervuar kayaçlarınhidrolik çatlatma performanslarının labaratuvar şartlarında belirlenmesi: Aksaray ili örnek çalışması

Hidrolik çatlatma özellikle petrol ve doğal gaz endüstrisinde rezervuarları genişletmek ve üretimi artırmak için uzun zamandır kullanılmaktadır. Bununla beraber zaman içerisinde hidrolik çatlatmanın çeşitli kullanım alanları gelişmiştir. Bunlardan biri de geliştirilebilir jeotermal sistemler ve kızgın kuru kaya jeotermal sistemlerde geçirimsiz ve gözenekliliği az kayaçları çatlatarak bunlarda yapay rezervuarlar oluşturmaktadır. Saha çalışmalarında karşılaşılan, hidrolik çatlatmayı etkileyen faktörleri laboratuvar koşullarında sağlayarak bunlardan çeşitli çıkarımlar ve geri dönüşlerin sağlanabileceği bir laboratuvar düzeneği bu çalışmada tasarlanmış, imal edilmiş ve test edilmiştir. Yer altı modellemesinde kullanılacak gerçek üç eksenli sıcaklık ve basınç hücresi ile kayaçların içlerine sıvı enjekte edilerek çatlatılmasını sağlayacak bir hidrolik şırınga pompa ile çeşitli yardımcı ekipmanlar bu çalışmada kullanılmak ya imal edilmiş yada hazır alınıp sisteme adapte edilmiştir.

Feyzullah Ekrem Çonkar
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bolvadin (Afyonkarahisar) güneybatı bölümünün derin jeotermal yapısının araştırılması

Bu çalışmada Bolvadin'in güneybatı bölümünün jeolojik ve jeofizik yöntemlerle jeotermal enerji potansiyelinin araştırılması amaçlanmıştır. Paleozoyik yaşlı Paşadağ kireçtaşları ile Doğanlar şisti içinde gözlenen kalkşist ve kuvarsit türündeki kayaçlar da jeotermal sistem için rezervuar kayaç özelliğindedirler. Doğanlar şistleri geçirimsiz temel, Gebeceler formasyonunun kilce zengin seviyeleriyle alüvyon örtü kayaç niteliği taşımaktadır. Bolvadin çalışma alanı tektonik olarak Afyon-Akşehir Grabeni (AAG) içinde yer almakta ve grabenin kenar faylarının etkisi altında kalmaktadır. Proje alanının jeolojik yapısı göz önünde bulundurularak KB-GD doğrultulu ölçüm profilleri boyunca toplam 75 istasyonda manyetotellürik (MT) verisi ve 10 istasyonda Doğru Akım Özdirenç (DAÖ) verileri toplanmıştır. Jeofizik ve jeolojik gözlem sonuçları birlikte değerlendirilerek bölgenin sığ ve derin jeotermal yapısı ortaya konmuştur. MT modellerine göre; proje alanında Kuzeybatı-Güneydoğu doğrultulu profillerde geçirimsiz örtü kayacı yansıtan düşük özdirençli (<20 ohm.m) seviyeler profillerin KB bölümlerinde daha ince bir görünüm sergilerken, GD'ya doğru örtü kalınlığı artmaktadır. Metamorfik kayaçların üst seviyelerini yansıtan yüksek özdirençli seviyeler (>100 ohm.m) ile jeotermal sistemin geçirimsiz temelini temsil eden yüksek özdirençli seviyeler (>100 ohm.m) de örtü seviyelerle uyumlu olarak çalışma alanının kuzeybatısından güneydoğusuna doğru derinleşmektedir. Ayrıca yüzeyden itibaren 1.5km derinlikten itibaren belirlenen düşük özdirençli (<10 ohm.m) seviyelerin jeotermal sistemin muhtemel ısı odası olarak yorumlanmıştır.

Mehmet Gazi Aynacı
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Jeotermal enerji santralinin sistem parametrelerine göre performans tahmini için regresyon analizi

Bu çalışmada, Batı Anadolu'da bulunan, üç flaşlı+ikili çevrimli bir jeotermal enerji santralinin ölçüm verileri kullanılarak net güç üretim tahmini yapan farklı regresyon analizi yöntemlerinin performansları karşılaştırılmıştır. Bu regresyon modellerinin amacı, jeotermal enerji santralinin performansını etkileyen parametrelerin santralin net elektrik üretim miktarına etkisini istatistiksel olarak tahmin etmektir. Santralden jeotermal akışkan sıcaklığı, akışkan debisi, hava sıcaklığı ve net güç ortalama değerlerinden oluşan 1460 adet veri temin edilmiştir. Bu verilere önce Skewness-Kurtosis normallik testi yapılmış ve bazı veriler çıkarılarak normallik şartı sağlanmıştır. Daha sonra çoklu doğrusal, polinomal, karar ağaçları, rastgele orman ve gradyan artırma regresyon modelleri oluşturulmuştur. Bazı modellerde aşırı uyum tespit edildiğinden bu modellere 5 ve 10 katlı çapraz doğrulama yöntemi uygulanmıştır. Hata ölçüm parametreleri olan R2, MAE, MSE ve RMSE değerlerine göre en başarılı yöntem 10 katlı çapraz doğrulama ve en başarılı model ise gradyan artırma modeli olduğu görülmüştür.

Fatih Mercan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Jeotermal enerjiden elektrik üreten sistemlerin ve sistem parametrelerinin performans üzerine etkilerinin araştırılması

Jeotermal enerjinin başta elektrik enerjisi elde etme, termal sistemler, sera ve bina ısıtma vb. olmak üzere birçok kullanım alanı vardır. Ülkemizin jeotermal enerji potansiyelinin büyük çoğunluğu Aydın'da ve bunun yanı sıra en yüksek sıcaklıklı jeotermal kaynaklar ise Manisa'dadır. Bu sebeple araştırma sürecinde her iki ilde bulunan birer santral seçilerek araştırmanın iki il üzerinde yoğunlaşması sağlanmıştır. Bu araştırmada, jeotermal enerjiden elektrik üreten santraller ve soğutma suyu debisi, soğutma suyu giriş sıcaklığı, jeotermal akışkan giriş sıcaklığı ve jeotermal akışkan debisi gibi sistem verimini etkileyen en önemli parametreler baz alınarak grafik ve çizelgelerle ile sistem parametrelerinin performansa etkileri araştırılmıştır. Bu santrallerde kullanılan çevrim sistemleri, sistem ana ekipmanları da irdelenmiş ve buna bağlı olarak seçilen ekipmanların elektrik enerjisi üretim performanslarının ve sistem verimliliklerinin kurulu güce etkisi araştırılmıştır. Net elektrik gücünün elde edilmesinde, soğutma alanının sıcaklığının ve bu sıcaklığa etki eden parametrelerin önemi ortaya konmuştur. Özellikle jeotermal santrallerin soğutma alanlarına yoğunlaşılarak; sistem verimini artırmak ve aynı doğrultuda da maliyeti ve iç tüketimi azaltacak çeşitli çalışmalar yapılarak jeotermal santral verimliliğinin artırılması yönünde hem akademik hem de sektörel çalışmaların yapılması gereklidir.

Nazmiye Sema Balkan Kuşçu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Salar, Sülün ve Karaarslan (Afyonkarahisar) köyleri ve çevresinin jeotermal enerji potansiyelinin araştırılması

Bu tez çalışmasında, jeolojik, mineralojik-petrografik, jeokimyasal ve jeofizik veriler yardımıyla Salar, Sülün ve Karaarslan (Afyonkarahisar) köyleri ve çevresinin jeotermal enerji potansiyelinin araştırılması amaçlanmıştır. İnceleme alanı Afyon – Akşehir grabeninin kuzeybatısında bulunmaktadır. Jeolojik çalışmalar sırasında bölgenin jeotermal kavramsal modelini oluşturan jeolojik veriler ortaya konmuştur. Değişik kayaç türleri ve volkanik kayaçlardaki farklı alterasyon zonlarından alınan örnekler üzerinde polarizan mikroskop, taramalı elektron mikroskobu (SEM), x-ışını kırınımı (XRD) ve jeokimyasal analizler yapılmıştır. İnceleme alanındaki alterasyon zonları Afyon – Akşehir grabenin güney sınırını oluşturan Halımoru fayı ile Salar fayının kesişim bölgelerinde yer alan volkanoklastiklerin alterasyonu sonucu oluşmuştur. Bölgede gözlenen alterasyonlar (1): Simektitik+illitik zon ve (2): Simektit+illit+kaolinitik zon olarak iki gruba ayrılmıştır. Alterasyon zonlarının sahadaki yayılımları ve litolojik özellikleri, içerdikleri alterasyon mineralleri ve jeokimyasal analiz sonuçları bölgedeki alterasyonun hidrotermal süreçlerin etkisiyle oluştuğunu desteklemektedir. Çalışma alanında jeotermal sistemin derin yapısı ile yanal ve düşey yöndeki dağılımını belirlemek için Kuzey-Güney ve Doğu-Batı doğrultulu profiller boyunca manyetotellürik (MT) ölçümler yapılmıştır. Ham MT verilerine ön proses ve ters çözüm işlemleri yapılarak profil hatları için 2boyutlu (2B) özdirenç modelleri elde edilmiştir. 2B Özdirenç modellerinde jeolojik çalışmalarla uyumlu bir şekilde Işıklar fay zonunun segmentleri olan Halımoru, Salar ve Sülün fayları ile bunları verevine kesen ikincil fayları gözlemlenmiştir. Kil mineral (50 - 200°C), oksijen izotop (44 - 121°C) ve silis (71 - 75°C) jeotermometreleri ile elde edilen değerlerin birbiriyle uyumlu bir biçimde değişim sunması hidrotermal alterasyona neden olan fosil jeotermal sistemlerle güncel jeotermal sistemlerin ortamsal koşullarının oldukça benzer olduğu ve inceleme alanının jeotermal potansiyeli olduğu düşüncesini kuvvetlendirmektedir.

JeofizikJeolojiJeotermal enerji+1
Mehmet Kozak
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Eber ve Akşehir Gölleri (Afyonkarahisar) arasındaki alanın jeotermal potansiyelinin jeolojik ve jeofizik yöntemlerle araştırılması

Tez çalışmasında, jeolojik, jeofizik ve mineralojik-petrografik verilerden faydalanarak Sultandağı civarının jeotermal kaynak potansiyelinin belirlenmesi hedeflenmiştir. İnceleme alanı Afyon-Akşehir Grabeni (AAG)'nin güneydoğusunda bulunmaktadır. Jeolojik arazi gözlemlerinde çalışma alanının jeotermal sistemine dair jeolojik özellikleri ortaya konmuştur. Jeotermal sistem bileşenlerinin mineralojik-petrografik özellikleri polarizan mikroskop ve x-ışını kırınımı (XRD) analizleri yardımıyla belirlenmiştir. İnceleme alanında muhtemel jeotermal sistemin üç boyutlu değişimini ortaya koyabilmek için Kuzeybatı-Güneydoğu yönündeki profiller boyunca manyetotellürik (MT) ölçümler gerçekleştirilmiştir. Proje alanına ait özdirenç modellerinde saha jeolojisi çalışmalarına benzer olarak Afyon-Akşehir Gaben Sisteminin (AAG) güney sınırını oluşturan faylar ile bunları değişik yönlerde kesen faylar belirlenmiştir. Farklı doğrultulu fayların kesişim yerlerindeki düşük özdirençli alanlarda detaylı DES ölçümleri alınarak, jeotermal anomaliyi işaret eden düşük özdirençli lokasyonlarda jeotermik gradyanın gözlenebilmesi için araştırma sondajının açılmasında fayda vardır.

AfyonkarahisarJeofizikJeotermal+2
İhsan Yazıcı
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şuhut İlçesi (Afyonkarahisar) Batısındaki Alterasyon Zonları ve Dere Sedimanlarının Mineralojik-Petrografik ve Jeokimyasal Olarak İncelenmesi

Bu tez çalışmasında, mineralojik-petrografik ve jeokimyasal özellikler yardımıyla Şuhut ilçesi (Afyonkarahisar) batısındaki volkanik kayaç, metamorfik kayaç ve dere sedimanlarındaki alterasyon zonlarının özellikleri araştırılması amaçlanmıştır. Proje alanının temelini Paleozoyik yaşlı metamorfik kayaçlar oluşturmaktadır. Temel kayaların üzerine Orta Miyosen yaşlı volkanosedimanter ve volkanik kayaçlar gelmektedir. Alterasyona uğramış kayaçların ve dere sedimanlarının mineralojik-petrografik ve jeokimyasal özelliklerinin belirlenmesi için Çakırözü ve Dadak-Koçyatağı lokasyonlarındaki alterasyon zonlarından ve bu bölgelere yakın dere yataklarından sediman örnekleri alınmıştır. Örneklere polarizan mikroskop, taramalı elektron mikroskobu (SEM), x-ışını kırınımı (XRD) ve jeokimyasal analizler yapılmıştır. Mineralojik-petrografik özelliklerine göre volkanik kayaçlar; camsı matriks içinde amfibol, biyotit, plajiyoklas, sanidin, kuvars ve az oranda dolomit minerallerinden oluşmaktadır. Adatepe andezitlerinin ayrışmış ürünlerinde volkan camı, plajioklas ve biyotit minerallerinde alterasyon gözlenmiştir. Buna bağlı olarak söz konusu minareller yapraksı morfolojide simektit'e dönüşmüştür. Alınan örneklerin mineralojik- petrografik analizleri sonucuna göre dolomitler; öncelikle dolomit (Dol) minerallerinin çatlak ve dilinim düzlemleri boyunca ikincil mineral zenginleşmeleri gözlenmiştir. Bu değişim (zenginleşme ve kayıp) ikincil mineral oluşumlarının demir ve mika minerallerinden meydana geldiğini göstermektedir. Volkanik kayaç ve bunların alterasyon ürünlerinin toplam alkali-silis (TAS) diyagramına yerleştirilmesi sonucunda M-10 dışındaki tüm örneklerin trakiandezitik bileşim sunduğu belirlenmiştir. Çaltepe dolomitleri ve bunların ayrışma ürünleri ise Melezhik vd. (2008) tarafından geliştirilen adlandırma grafiklerine göre M-15 ve M-19 nolu örnekler dolomit-kireçtaşı geçiş zonunda, M-13, M-14, M-17 ve M-20 nolu örnekler ise dolomitik bileşimde oldukları sonucuna varılmıştır. Volkanik kayaç örneklerinin kondrite göre normalize nadir toprak element grafiğinde hafif nadir toprak elementleri (HNTE) zenginleşmiş, ortaç (ONTE) ve ağır nadir toprak elementleri(ANTE) ise kayba uğramıştır. M-11 ve M-25 nolu örneklerde Ni, Cu, Pb, ve Zn konsantrasyonlarının ana kayaca göre 50 kata varan artışlar göstermesi hidrotermal alterasyonun etkisini işaret etmektedir. Taze/az ayrışmış dolomitlere göre göre normalize edilmiş ana element içeriklerine göre maksimum SiO2 zenginleşmesi ve maksimum P2O5 kaybı Dadak ve Koçyatağı dolomitlerinde gerçekleşmiştir. Ana kayaca göre normalize edilmiş eser element değişimlerine göre, U ve Zr maksimum kayba uğramış, Rb, Sr ve Co en fazla zenginleşmiştir. Cs ise hareketsiz davrandığı söylenebilir. Dolomitlerin alterasyona uğraması sonucunda Ağır Nadir Toprak Elementleri (HREE), Hafif Nadir Toprak Elementleri (LREE)'ne göre daha zor mobilize olur.

AfyonkarahisarAlterasyonJeokimya+2
Raziye Özkara
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

(𝜿, 𝝁)-paradeğme metrik manifoldların biharmonik altmanifoldları

Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışma beş bölümden oluşmuştur. Birinci bölüm giriş bölümüdür. İkinci bölümde bu çalışmanın sonraki bölümlerinde kullanılan tanım ve kavramlar verilmiştir. Üçüncü bölümde harmonik ve biharmonik dönüşümler incelenmiştir. Dördüncü bölüm (𝜅,𝜇)-paradeğme metrik manifoldları incelenmeye ayrılmıştır. Beşinci bölümde (𝜅,𝜇)-paradeğme metrik manifoldların altmanifoldları için biharmonik olma şartları çalışılmıştır.

Altmanifold
Ayda Murat
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Schouten-Van Kampen koneksiyonlu manifoldlar üzerine

Bu tez dört bölümden oluşmaktadır. Tezin giriş bölümünde, daha sonraki bölümlerde bahsedilecek olan problemlerin ortaya ̧cıkışı, geometrik anlamları ve ilgili ̧calışmalar tanıtılmaktadır. ̇Ikinci bölümde, tezin diğer bölümlerinde kullanılacak olan temel kavramlar, tanımlar ve teoremler verilmektedir. Üçüncü bölümde, ilk olarak Schouten-van Kampen (kısaca S.v.K.) ̈ koneksiyonlu 3-boyutlu f-Kenmotsu manifoldları incelenmektedir. Daha sonra bu tip bir manifoldun, sırasıyla, semisimetrik, Ricci semisimetrik, projektif semisimetrik ve konharmonik semisimetrik olması durumları ile ilgili karakterizasyonlar sunulmaktadır. Son olarak dördüncü bölümde, S.v.K. koneksiyonlu 3-boyutlu quasi-Sasakian (kısaca q.S.) manifoldları incelenmiştir. ̇Ilk olarak bu tip bir manifoldun üzerinde S.v.K. koneksiyonu denklemi verilip ona bağlı eğrilik tensörü, Ricci tensörü, Ricci operatörü ve skalar eğriliği tanımlanmıştır. Daha sonra bu tip manifoldların projektif flat, konharmonik flat, lokal φ-simetrik olma durumları ve Ricci tensörünün η-paralel olması durumu ile ilgili karakterizasyonlar sunulmuştur. Daha sonra S.v.K. koneksiyonlu 3-boyutlu q.S. manifoldları ̈uzerinde Da-homotetik deformasyon incelenmiştir. Bunun sonucunda bu tip manifoldların semisimetrik, projektif flat, konsirküler flat, lokal φ-simetrik olma durumları ve Ricci tensörünün η-paralel olması durumu ile ilgili karakterizasyonlar verilmiştir. Bölüm sonunda ise S.v.K. koneksiyonlu 3-boyutlu q.S. manifoldlarına iki örnek verilmistir.

Ahmet Sazak
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Kenmotsu manifoldların semi-slant altmanifoldları

Doktora tezi olarak hazırlanan bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, literatür özeti ve tez konusu ile ilgili yapılmış olan çalışmalar hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölüm, bazı topolojik kavramlar, Riemann manifoldlar ve bunların altmanifoldları ile ilgili bazı temel tanım ve teoremlere ayrılmıştır. Üçüncü bölümde, hemen hemen değme metrik manifoldlar ve değme metrik manifoldları, Kenmotsu manifoldlar, bir Kenmotsu manifoldun altmanifoldu ve özel olarak bir Kenmotsu manifoldun slant ve semi-slant altmanifoldu tanımı verilerek ve slant ve semi-slant altmanifoldlar ile ilgili teorem ve örnekler incelenmiştir. Dördüncü bölümde, Schouten-van Kampen konneksiyonu ile ilgili bilgi verilerek bu konneksiyona sahip bir Kenmotsu manifoldun altmanifoldlarına ve semi-slant altmanifoldlarına ilişkin orjinal çalışmamız sunulmuştur.

Semra Zeren
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Lorenzian para-Sasakian manifoldlarda soliton tipleri

Bu tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde konu ile ilgili temel kavramlar verilmiştir. İkinci bölümde hemen hemen değme metrik manifoldlar, değme metrik manifoldlar ve paradeğme metrik manifoldlar ile ilgili temel tanım ve teoremler verilmiştir. Üçüncü ve dördüncü bölümde Lorentzian para-Sasakian manifoldlar tanımlanmış ve bu manifold üzerinde Ricci soliton ve 𝜂-Ricci soliton tipleri çalışılarak çeşitli eğrilik şartları incelenmiştir.

Mehmet Hanifi Geleri
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin özyönelimli öğrenme deneyimleri

Bu çalışma özyönelimli öğrenme motivasyonu yüksek olduğu varsayılan öğretmenlerin meslekleri ile ilgili ve meslek dışı alanlardaki özyönelimli öğrenme pratiklerini incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmada biyografik anlatı yöntemi tercih edilmiş, bu anlatılar da Belgesel Yöntem ile analiz edilmiştir. Teorik örneklem yolu ile çalışmaya Ankara ili Yenimahalle ilçesinde kamuya bağlı liselerde çalışan 18 İngilizce öğretmeni dahil edilmiştir. Araştırma bulguları katılımcıların deneyimlerinin onların hem mesleki alanda hem de meslek dışı alandaki özyönelimli öğrenme pratiklerine farklı şekillerde yansıdığını göstermiştir. Destekleyici aile tutumu, öğretmen figürleri ve olumlu kurumsal yapı katılımcıların daha geniş bir alanda özyönelimli öğrenmeye yönlendirirken; destekleyici aile tutumu eksikliği ve meslek seçim sürecindeki olumsuz sosyo ekonomik deneyimler katılımcıları daha kısıtlı bir özyönelimli öğrenme örüntüsüne yönlendirmektedir. Ayrıca çalışma kapsamında katılımcıların meslekleri ile ilgili özyönelimli öğrenme etkinliklerinde hem çevrimiçi hem de basılı kaynakları kullandıkları, bu alanda alan bilgisine dair araştırmalara yoğunlaştıkları görülmüştür. Yukarıdaki bulgulara ek olarak katılımcıların kitap okumaktan, kurslara gitmekten, film izlemekten, spor yapmaktan ve seyahat etmekten hoşlandıkları da bulunmuştur. Ayrıca katılımcıların okul dışındaki bu aktivitelerinin öğretmenlik pratiklerine de yansıdığı görülmüştür. Katılımcıların anlatılarının Belgesel Yöntem ile analizi sonucunda iki farklı öğretmen tipolojisine ulaşılmıştır. Bunlardan ilki özyönelimli öğrenmeyi daha geniş alanda deneyimleyen, öğretmenlik dışındaki hayatını da mesleği ile ilintilendiren, müfredat dışı etkinlikler yapan, veli ve öğrenci ile birebir görüşmelere vakit ayıran ve öğrenme ihtiyaçları söz konusu olduğunda insiyatif alabilen öğretmendir. Bu öğretmenlerin anlatılarında farklı okuryazarlık pratiklerinin aktif olarak deneyimlenmesi ve ailelerin kendileri ile akademik ve psikolojik olarak yakından ilgilendiğini görmek mümkündür. Verilerin analizi sonucu ortaya çıkan ikinci tip öğretmenin ise, özyönelimli öğrenme etkinliklerini alan bilgisine yoğunlaştırdığı, öğretmenlik dışındaki hayatını mesleği ile ilintilendirmediği, müfredat dışı etkinlikler ve okul dışı öğrenci veli görüşmeleri konusunda isteksiz olduğu gözlemlenmiştir. Bu öğretmenlerin biyografileri incelendiğinde ailelerinde okuryazarlık pratiklerinin sıkça deneyimlenmediği, okul hayatlarında ailelerinden destek göremedikleri ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğretmenlik mesleğini seçerken olumsuz sosyo ekonomik şartların etkisinde kalmış olan öğretmenlerin de ikinci öğretmen tipopjisinde olduğunu görmek mümkündür. Araştırma sonunda öğretmenlerin özyönelimli öğrenme deneyimlerinin çok değişkenli bir yapı olduğu görülmüştür. Öğretmen öğrenmesi ile ilgilenen politika yapıcıların ve araştırmacıların konu ile ilgili süreçleri yönetirken öğretmen öğrenmesinin farklı boyutlarını dikkate almaları önerilmiştir.

Biyografi temelli öğrenmeÖz yönetimli öğrenmeÖğrenme deneyimi+2
Betül Dağ
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir yetişkin eğitimi kurumu olarak Altındağ Halk Eğitimi Merkezi

Araştırmada, bir yetişkin eğitimi kurumu olarak Altındağ Halk Eğitimi Merkezinin (AHEM) sunduğu ve sağladığı olanakların yetişkin eğitiminin özelliklerine uygun nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Yapılan bu araştırmada, AHEM'de görev yapan yetişkin eğitimcilerin yetişkin eğitimi alanındaki mevcut yetiştirim durumları, AHEM'in öğrenenlere sunduğu fiziksel ve donanımsal olanaklar ile eğitimsel süreçleri (ihtiyaç saptama ve program planlama, kullanılan yöntem -teknik ve materyaller, değerlendirme uygulamaları) ele alınmaktadır. Araştırma nitel olarak tasarlanmış bir durum çalışmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu AHEM'de görev yapan yönetici, öğretmen ve usta öğreticilerden oluşan toplam 15 kişi oluşturmaktadır. Araştırmadaki veriler başta katılımcı gözlem olmak üzere gözlem, görüşme, alan notları, görsel doküman ve belgeler yoluyla elde edilmiştir. Araştırmadaki veriler araştırmanın içinde yer aldığı sosyal, kültürel ve fiziksel özellikleri bağlamı içinde, çalışma sürecinde karşılaşılan olaylar, ilişkiler, pratikler ve bunların çalışmaya etkileri ile çalışma grubunun ve araştırmacının süreç hakkındaki görüş ve deneyimleri üzerinden analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, AHEM'de yetişkin eğitimi konusunda ön yetiştirimleri bulunmayan yetişkin eğitimciler görev yapmaktadır. AHEM'in fiziksel ve donatımsal olanaklarının yetişkin eğitiminin doğasını yansıtan özelliklere pek de uygun olmadığı görülmüştür. Bununla birlikte eğitimsel süreçler yapılandırılırken yetişkinlerin öğrenme özelliklerine uygun olması gereken eğitimsel ihtiyaç saptama teknikleri kullanılmamakta; öğretimi planlama, uygulama ve değerlendirme (öğretim yöntem ve teknikleri, eğitsel ortamlar, öğrenenlerle iletişim ve davranış biçimleri, öğretim materyallerinin seçimi, tasarımı ve kullanımı, değerlendirme) süreçlerinde de yetişkin eğitimi ilke ve yaklaşımlarından yeterince yararlanılmamaktadır. Sonuç olarak bir yetişkin eğitimi kurumu olan AHEM'in yapısı, işleyişi ve pratiklerindeki hâkim yaklaşım halk eğitimi merkezlerini örgün eğitim sistemindeki herhangi bir okul gibi ele almasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca yetişkin eğitiminin örgün eğitimden ayrılan özellikleri konusundaki farklılığı göz ardı eden bu anlayış, bir yetişkin eğitimi kurumu olarak AHEM'in etkili bir biçimde işlemesine engel oluşturmaktadır.

Ankara-AltındağHalk eğitim merkezleriHalk eğitimi+2
Uğur Karaman
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Uygulama topluluğu olarak Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifinde öğrenme deneyimleri

Öğrenmeyi sosyal dünyaya katılım olarak ele alan ve sosyal bağlamın ayrılmaz bir parçası olarak açıklayan durumsal öğrenme yaklaşımı, her öğrenmenin farklı bağlamlarda gerçekleşeceğini vurgulamaktadır. Bu bağlam, bireylerin diğerleri ile etkileşimi, öğrenme araçları, fiziksel çevreleri ve kültürleri üzerinden şekillenmektedir. Yetişkinlerin gündelik hayatı içerisinde etkileşimde bulundukları topluluklar, onların öğrenme bağlamını oluşturmaktadır. Herhangi bir bilginin var olduğu topluluğa katılım, aslında öğrenmenin epistemolojik bir ilkesidir. Bu topluluklar durumsal öğrenme yaklaşımında uygulama topluluğu olarak kavramlaştırılmakta ve uygulama topluluklarına katılan yetişkinlerin çevreden merkeze doğru hareketliliklerle uygulamada öğrenme ve kimlik geliştirme süreçlerini deneyimledikleri görülmektedir. Bu araştırmada bir uygulama topluluğu olarak Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifine katılan yetişkinlerin, çevreden merkeze doğru hareketliliklerle uygulamada öğrenme ve kimlik geliştirme süreçleri değerlendirilerek; kooperatif ortağı yetişkinlerin öğrenme bağlamı açığa çıkarılmaktadır. Kooperatifler temel ilkeleri gereği gönüllü, demokratik, özerk ve dayanışmacı topluluklar olup aynı zamanda öğrenen organizasyonlardır. Kooperatife katılan yetişkinler, diğerleri ile etkileşimde bulunarak uygulamada öğrenmekte ve kimlik geliştirmektedirler. Bu kapsamda Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ortakları çalışma grubu olarak belirlenmiştir. Durum çalışması yöntemi ile yürütülen araştırmada; görüşme, gözlem, soru kâğıdı ve doküman incelemesi veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. 86 gün süren saha çalışmasında 135 kooperatif ortağının demografik özellikleri soru kâğıdı aracılığıyla elde edilmiş, 21 ortak ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilerek gözlemlerde bulunulmuş, doküman incelemesi yolu ile kooperatife dair bilgilere ulaşılmış ve betimsel analiz ile veriler çözümlenmiştir. Sonuç olarak Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifine katılan yetişkinler diğer ortaklarla etkileşimde bulunmakta; topluluk içerisindeki etkinliklere ve yönetim organlarına katılarak çevreden merkeze doğru hareket etmektedir. Bu hareketlilik içerisinde uygulamada öğrenme süreçleri açığa çıkmaktadır. Ortaklar, kooperatifte temel olarak tarımsal üretime yönelik öğrenmeler, fabrika-makine bilgisi ve yönetimsel ve iletişimsel öğrenmeler edinmektedir. Bu süreçler hem kooperatif kimliğini geliştirmekte hem de ortakların kimlik gelişimlerini sağlamaktadır.

Durumlu öğrenmeKooperatiflerKooperatifçilik+2
Ali Tansu Balcı
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00

Other supervisors