Theses supervised by Prof. Dr. Asım Yapıcı

22 theses · Çukurova University, Ankara Social Science University, Çağ University

Master'sOpen AccessTR

Değişen dünyada değer yönelimleri ve dindarlık: KKTC örneği

Araştırmada KKTC vatandaşlarının değer yönelimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Genel tarama modelindeki çalışma, basit rastlantısal yöntemle seçilen 401 (194 erkek ve 207 kadın) kişiden oluşmaktadır. Ölçme aracı olarak Schwartz Değerler Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada katılımcıların değer sıralaması tespit edilmiş, değer yönelimlerinin dinî ve sosyo-demografik değişkenler ile ilişkileri araştırılmıştır. Ayrıca dindarlık görüntülerinin yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, köken ve ikamet değişkenleri ile ilişkisi incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların en çok önemsediği değer geleneksellik olurken, en az önemsediği değer ise uyarılım olmuştur. Sırasıyla iyilikseverlik, uyma, evrensellik, özyönelim, başarı, dindarlık, güvenlik, hazcılık ve güç değer yönelimleri de söz konusu iki değerin arasında yer almıştır. Bu sıralama, KKTC halkının toplumsal değerlere bireysel değerlerden daha fazla önem verdiğini ortaya koymuştur. Öte yandan dinî değişkenlerle hazcılık ve uyarılım değerleri arasında negatif yönde; iyilikseverlik, geleneksellik, uyma, güvenlik ve dindarlık değerleri arasında pozitif yönde; evrensellik değeri arasında ise bazılarıyla (namaz kılma) negatif, bazılarıyla (dua etme, oruç tutma) da pozitif yönde seyreden anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir.

DeğerlerDindarlıkKuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Yusuf Emre
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Aşık Veysel Şatıroğlu'nun şiirlerinde din ve dindarlık

Bu çalışma halk şairi Âşık Veysel Şatıroğlu'nun şiirlerinde dinî yaşayışı konu edinmiştir. Şatıroğlu'nun biyografilerine ve şiirlerine dayanılarak dinî hayatının psikolojik olarak tahlil edilmesi hedeflenmiştir. İlk olarak din ve dindarlık kavramları açıklanmıştır. Şair şiirlerini sazı ve türküleriyle tanıtan bir halk ozanı olduğu için, musikide din ve dinde musiki konuları da aynı bölümde kısaca ele alınmıştır. Daha sonra şairin tüm hayatı dikkate alınarak kişiliğinin oluşmasında belirleyici faktörler psikolojik olarak değerlendirilmiştir. Şiirlerine yansıyan tasavvufî tecrübeler ve dinî tasavvurlar din psikolojik açıdan analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: ÂşıkVeysel, dindarlık, tasavvuf, din psikolojisi, musiki.

DinDin psikolojisiDindarlık+6
Esra Çerkezoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Lise son sınıf öğrencilerinde sınav kaygısı ve maneviyat Şanlıurfa-Viranşehir örneği

Bu araştırma lise son sınıf öğrencilerinin yaşadıkları sınav kaygısı ile dindarlık ve maneviyat düzeyleri arasındaki ilişkiyi konu edinmektedir. Örneklem Şanlıurfa'nın Viranşehir İlçesinde Fen Lisesi ve Anadolu Liselerinde öğrenim gören 12. sınıf öğrencileri arasından tesadüfi yöntemle seçilmiştir. Uygulama her iki okul türünden toplam 552 öğrenci üzerinden gerçekleşmiştir. Ölçme araçları olarak değişen maneviyat tutumlarını belirlemeye yönelik hazırlanan maddeler, sınav kaygısıyla başa çıkmada kullanılan stratejiler ve öğrencilerin sınav kaygı düzeylerini belirlemeye yönelik geliştirilen ve bireyin kendisi hakkında bilgi vermesi esasına dayalı Revize Edilmiş Sınav Kaygısı Ölçeği (Revised Test Anxiety ) kullanılmıştır. Bağımsız değişenler cinsiyet, yaş, okul türü, ailenin sosyo-ekonomik düzeyi, ebeveynin tahsil düzeyi ve sınava yönelik yaşanılan kaygı düzeyidir. Ulaşılan bulgular kız öğrencilerin sınav kaygısı yaşama, maneviyat düzeylerinin bu aşamada artış göstermesi ve sınav kaygısıyla başa çıkmada dini-manevi başa çıkma stratejilerini kullanmaları bakımından erkek öğrencilerden anlamlı derecede farklılaştığını göstermiştir. Okul türü ile yaşanan sınav kaygısı arasında anlamlı düzeyde bir farklılık tespit edilememesine rağmen, Anadolu Lisesinde okuyan öğrencilerin aldıkları puanların ve maneviyat düzeylerinin Fen Lisesi'nde öğrenim gören öğrencilere göre daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte sınav kaygısıyla başa çıkmada dini-manevi başa çıkma stratejilerini kullanma bakımından kız öğrencilerin erkek öğrencilerden, Anadolu Lisesi'nde öğrenim gören öğrencilerin de Fen Lisesi'ndeki öğrencilerden anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir. Kız öğrenciler sınav kaygısıyla başa çıkmada ağlama, uyuma, yemek yeme, içe kapanma gibi içe dönük başa çıkma stratejilerini tercih ederken, erkek öğrencilerin internete takılma ve sinemaya gitme gibi daha çok dışa dönük başa çıkma stratejilerini kullandıkları sonucu bulunmuştur. Ayrıca 'dua'nın sınav öncesinde ve sınav esnasında hissedilen kaygıyı azaltıcı ve rahatlatıcı etkisi olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Buna karşın okul türü ile öğrencilerin maneviyat düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Anahtar Kelimeler: Kaygı, sınav kaygısı, içe dönük dindarlık, maneviyat, başa çıkma,dini-manevi başa çıkma.

Din psikolojisiDindarlıkKaygı+7
Büşra Şeftalici
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Değişim ve süreklilik bakımından Balkan İslamı: Aliya İzzetbegoviç üzerine bir çalışma

Bu çalışmanın konusu yirminci yüzyıl Bosna-Hersek tarihinde entelektüel ve politik bir figür olarak yer alan Aliya İzzetbegoviç'in İslam ve Müslümanlara bakışını değişim ve süreklilik bağlamında tespit etmektir. Bu çerçevede onun İslamî düzen ve çağdaş Müslüman kimliğin oluşum sürecine nasıl bir katkıda bulunduğunu eserlerinden hareketle ortaya koymak istiyoruz. Nitel bir desen kullanılan bu araştırmada veriler, İzzetbegoviç'in yayınlanmış eserleri ile ulaşabildiğimiz kadarıyla onun hakkında yazılmış lisans üstü tezler, kitaplar, makaleler ve sempozyum bildirilerinden toplanmıştır. Verilerin çözümlenip yorumlanmasında anlayıcı geleneğe bağlı olarak hermenötik çözümlemeden faydalanılmıştır. Bu süreçte "Sosyal Kimlik Kuramı" ve "Gerçekçi Çatışma Kuramı"ndan ziyadesiyle destek alınmıştır. Çalışma "Giriş" hariç "Kuramsal ve Tarihsel Çerçeve", "İzzetbegoviç'in Hayatı ve Eserleri" ve "İzzetbegoviç'te Birey, Toplum ve Din" temel başlıklarından oluşmaktadır. Bosna-Herkes'in tarihsel serüveninin incelenmesi özellikle oradaki etnik ve dini mücadeler İzzetbegoviç'i anlama açısından işlevseldir. Bu çalışmada İzzetbegoviç'in düşünce dünyasını oluşturan ve biçimlendiren faktörler, onun hem İslam toplumu ve İslamî düzen kavramlarını hem de Müslüman bilinci yeniden inşa etme çabalarını açıklayıcı mahiyettedir. İzzetbegoviç tevhit temelli İslamî bir bilinç üzerinden dünya-ahiret, bilim-din, fizik- metafizik, uygarlık-kültür, nefs-ruh, şekil-öz vahdetini ısrarla önemsemektedir. Müslüman toplumun dinî-sosyal kimliklerini koruyarak yaşayabilmesi için İslam'ın özü (süreklilik) ile modern dünyanın bu öze aykırı olmayan taleplerini kaynaştırarak (değişim) üçüncü yolun açılması gerektiği kanaatindedir. Anahtar Sözcükler: Aliya İzzetbegoviç, İslam, Balkan İslamı, Din, Dindarlık, Medeniyet.

BalkanlarBosna-HersekDin+6
Mehmet Özcan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik açıdan ateizm: Nitel bir araştırma

Türkiye'deki din psikolojisi araştırmalarında genellikle inanç ve dindarlık üzerinde fazla durulurken inançsızlık ve Tanrı'nın reddedilmesi gibi hususlar pek dikkate alınmamıştır. Kuşkusuz psikolojik açıdan ateistlerin incelendiği çeşitli çalışmalar mevcuttur. Ancak bunlar oldukça sınırlıdır. Bu durum Türkiye'de ateizm konusunun hâlâ araştırılmaya muhtaç olduğunu ortaya koymaktadır. Bu düşünceden hareketle planlanan bu araştırmada ateistlerin neden inanmamayı tercih ettiği problemine cevap aranmaktadır. Nitel bir desene sahip olan bu çalışmada yapılandırılmış (güdümlü) mülakat tekniği kullanılmıştır. Bu bağlamda açık uçlu 20 soru hazırlanmış, İstanbul'da bulunan Ateistler Deneğine üye olan 18 kişi ile yüz yüze görüşülmüştür. Veriler ses kayıt cihazıyla kaydedilmiş, daha sonra birebir dökümü yapılarak yazılı hale getirilmiştir. Veriler iki şekilde çözümlenmiştir: Birincisi anahtar kavramlar oluşturularak kümeleme yapılmış, ikincisi söylem analizi tekniğinden faydalanılmıştır. Anlayıcı geleneğe bağlı bir karakter arz eden bu araştırma özü itibariyle hermenötik çözümleme kapsamında değerlendirilebilir. Ulaşılan bulgulara göre ateistlerin Tanrıyı reddetme gerekçeleri "bağımsızlık ve özgürlük arzusu", "Tanrı'nın algılanma biçimi", "kötülük problemi", "anlam arayışı", "akılcı ve mantıkçı (rasyonel) düşünce", "bilim ve teknolojik gelişmeler", "ekonomik liberalizm", "modernite ve sekülerizm" şeklinde sıralanabilir. Özgürlük ve bağımsızlık duygusunun psikolojik çözümlemesinde "kendi kendine yetebilirlik", "güç istenci", "bireyleşme", "narsisizm", "hedonizm" ve "bağlanma ilişkilerinin" bu duyguyu beslediği görülmektedir. Tanrının inkâr edilmesinde psikolojik ve sosyolojik faktörlerin ön plana çıktığı görülmüştür. Özellikle dramatik tecrübeler, kötülük problemi ve olumsuz sosyo-ekonomik koşulların beslediği duygu ve düşünceler ateistlerin Tanrı'yı özü itibariyle kötü algılayarak inkâr ettiklerini göstermektedir. Bu arada onların hayatın anlamını ve varoluşsal boşluğu Tanrısal bir nedene dayandırmadan dünyevi psikolojik gerekçelerle açıklamaya çalıştıkları görülmektedir. Metafizik nedenleri kabul etmeyen ateistler dünyada olup biten tüm hadiseleri aklî ve bilimsel izahlarla açıklamaya gayret etmektedir. Nihayet modernite ve sekülerleşme sürecinin ateistlerin Tanrı, din ve dünya algılarını köklü bir şekilde etkilediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Ateizm, inançsızlık, kötülük problemi, sekülerleşme, insanın özgürleşmesi.

AteizmDin psikolojisiSekülerleşme+1
Derya Gülfil
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik açıdan hayatın zorlukları karşısında dini inanç ve sabır: Nitel bir çalışma

Dinî inanç sistemlerinin ve öğretilerinin tümünde inananlardan hayatın zorluklarına karşı tahammül etmeleri istenir. Bu tahammül sürecinde inananlar çeşitli şekillerde baş etme stratejileri geliştirmişlerdir. İslamî kültürde inananlardan Allah'ın takdirine razı olmaları, başa gelen zorluklara sabretmeleri, haram ve yasakları terk etme ve ibadetlere devamlılık hususunda sebat ve ciddiyet göstermeleri beklenir. Bu çalışma, hayatın zorlukları karşısında Müslüman bireyin hangi psikolojik hallerden geçtiği merakıyla ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla müslüman kültürde insanların hayatın zorluklarıyla nasıl başettikleri, bu insanların nasıl bir yas sürecinden geçtikleri, yaşanan bu zorluklar ve ardından gelen yas sürecinde sosyal destek sistemlerinin nasıl bir işlev üstlendiği sorularına cevap aranmıştır. Öncelikle hayatın zorlukları, yas tutma süreci, başa çıkma stratejileri ve İslamî kültürde sabır olgusunun teorik altyapısı psikolojik bakışla detaylı bir şekilde incelenmiştir. Daha sonra alan araştırması yapılmıştır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden gömülü teori (grounded theory) yaklaşımıyla hazırlanmıştır. Veriler, amaçlı örneklem metoduyla belirlenen insanların yaşadığı ve araştırmacının bizzat şahit olduğu travmatik olaylar ve sonrasında yaşanan tecrübelerin katılımlı gözlem yapılarak kayıt altına alınmasıyla elde edilmiştir. Ayrıca o travmatik olayları yaşayan veya o hadiselerden birinci derecede etkilenen insanlar ve yakınlarıyla yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Elde edilen bütün veriler fenomenolojik analize tabi tutulmuştur. Çalışma sonunda başa çıkma ve sabır bağlamında bazı zorlanan insan tipleri (Şaşkınlar, Kaygılılar, Öfkeliler, Suskunlar, Teslimiyetçiler) ile karşılaşılmış, bir model önerisi olarak da sabra yolculuğun beş hali (Şok-Şikayet-Şüphe-Şükran-Şükür) adını verdiğimiz bir çerçeve oluşturulmuştur. Sonuç olarak inanan insanların hayatın zorlukları karşısında bu hallerden geçeceği ve bu tiplerden birine bürüneceği iddiası ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Keder, yas, sosyal destek, başa çıkma, inanç, iman, sabır.

Din psikolojisiDini imanPsikoloji+6
Süleyman Doğanay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Didem Madak'ta dinsel hayat

Bu çalışma, Cumhuriyet dönemi kadın şairlerinden Didem Madak'ın eserlerinden hareketle, onun din hakkındaki düşünceleri, Tanrı algısı, inanç dünyası, dinsel dönüşüm süreci ve bunun hayatındaki yansımalarını konu edinmiştir. Özellikle onun dinsel yaşayışına etki eden unsurlar ve nasıl bir dinsel değişim yaşadığı, bunun onun davranışlarına nasıl yansıdığı, çalışmamızın temel problemini oluşturmuştur. Hermeneutik çözümleme yönteminden yararlanılarak şairin eserleri incelenmiş ve şiir dili ile din dili arasında bağlantı kurulmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgulara göre yaklaşık 26 yaşına kadar seküler bir hayat yaşamayı tercih eden Didem Madak, anlam arayışından beslenen hızlı ve duygusal bir dinî değişim yaşamıştır. Bu süreçte, "yaşamak için Tanrı ile barışmaya karar veren" Madak, dinî ve tasavvufî kitaplardan beslenerek tasavvufa yönelmiştir. Tanrı tasavvurunun odağında çocukluğunun, mesafeli ve soğuk bir baba unsurunun etkili olduğu, Madak'ın Tanrı inancının çocukluk ile yetişkinlik arasında gidip gelen bir istikamette seyrettiği gözlenmiştir. Peygamber inancının da Tanrı inancıyla paralel bir çizgide konumlandığı ve şairin de Peygamberin, dünyadaki yaşam tarzını düzenlemek için gönderilen bir elçi olduğunun bilincinde olduğu görülmüştür. Ayrıca şairin, Peygambere yüklenen vasıflarla anne şefkati arasında ilişki kurması da özellikle dikkat çekicidir. Anlam arayışı noktasında Madak'ın bu süreçte başta çocukluk olmak üzere şiir, umut ve din gibi çeşitli anlam referanslarından faydalandığı açıktır. Ayrıca annesinin ölümü, babanın göreli yoksunluğu, ruhsal tükenmişlik, anlama isteği ve zihinsel tatmin gibi unsurların şairi, dinsel değişime sürüklediği müşahade edilmiştir. Kısaca Madak'ın tecrübe ettiği bu ihtidayla ilgili şunları söyleyebiliriz: Değişim motiflerine göre değerlendirildinde Madak duygusal boyutun etkili olduğu ani bir değişim yaşamıştır. Daha sonra yaptığı okumalarla entelektüel bakımdan da olgunlaşmıştır. Madak'ın dinsel değişimi yönü açısından "içten içe", süreç açısından "aktivist" bir karakter arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Didem Madak, şiir, şair, din, dindarlık, dinsel değişim, Hermeneutik, Aktivist.

AktivizmDin anlayışıDindarlık+7
Selma Öveç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Batı'da ve Türkiye'deki dinî gelişim modellerinin kuram ve yöntem açısından karşılaştırılması

Bu çalışma Batı'da ve İslam coğrafyasında, özellikle Türkiye'de ortaya konan dinî gelişim teorilerini kuram ve yöntem açısından ele almaktadır. Batı'daki dinî gelişim teorilerinin Yahudi-Hıristiyan kültürünün etkisinde gelişmesi ve pozitivist bir anlayışı benimsemesi, başka coğrafyaların inanç-kültür gerçekliğinin göz ardı edilmesine neden olmaktadır. Dinî gelişimin yaşlara ve dönemlere göre evrensel ilkelerinden bahsedilip bahsedilemeyeceği, bu bağlamda sosyo-kültürel yapıların dinî gelişime etkisi araştırmamızın temel problemini oluşturmaktadır. Çalışmamızda literatür tarama yöntemi kullanılarak elde edilen veriler betimsel olarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Batı'daki yaklaşımların ağırlıklı olarak bilişsel temelli olduğu görülmüştür. Batı'da psikanalitik, sosyal-bilişsel ve ahlâk gelişimini esas alan ömür boyu dinî gelişim teorileri de önemli yer tutmaktadır. Batı'daki dinî gelişim modelleri evreci, evrensel ve normatif bir yapıdadır. Buna karşılık İslam coğrafyasında geleneksel bir anlayışa sahip tasavvufî yaklaşımın, kendine özgü yöntemlerle bireyin gelişimini idiyografik olarak ele aldığı görülmektedir. Ayrıca İslam âlimleri sistematik olarak dinî gelişimi açıklayan bir yaklaşımda bulunmamış olsa da dinî sorumlulukların yerine getirilmesinde aklın gelişimine ayrı bir önem atfetmişlerdir. Bu yaklaşım da kısmen bilişsel gelişim kapsamında değerlendirilebilir. Türkiye'de son yıllarda dinî gelişim konusunda belirli yaş dönemlerini ele alan çalışmalar ve model denemeleri Türk-İslam kültürüne özgü kavram ve insan yetiştirme biçimleri hakkında bilgi vermektedir. Türk-İslam coğrafyasında dinî gelişim konusunda kültürel bağlamda yapılan model deneme çalışmaları, eklektik bir karakterde ve Batı kaynaklı kuramların özeti düzeyinde bulunmaktadır. Batı'daki dinî gelişim teorileri, gelişimin evrensel boyutunu ortaya koysa da kültürel ve yerel olanı açıklayamamaktadır. Bununla birlikte bilginin tarihe ve mekâna göre değiştiği anlayışı, yerel ve evrensel anlayışların birlikte ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Dinî Gelişim Teorileri, Yahudi-Hıristiyan kültür, Türk-İslam kültürü, pozitivist anlayış, yerel-kültürel inanç.

Batı toplumuDin kültürüDini gelişim+5
Sevil Tuncer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ezana yönelik tutumlar (Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi örneği)

Tanrı- insan ilişkisi açısından bakıldığında ibadetlerin insan hayatında önemli bir yeri vardır. Kulluğun bir gereği olarak yerine yetirilen ibadetlerin dinlerde bazı şekil ve şartları da söz konusudur. Bu ibadetlerin yerine getirilmesi için dini inançlarda ve semavi dinlerde farklı çağrı yöntemleri bulunmaktadır. İslam dininde önemli ibadetlerden namaz için yapılan çağrı olarak ezan, başlangıçta yüksek yerlere çıkılarak insanın çıplak sesiyle inananları ibadete davet eden bir çağrıydı. Zaman içerisinde ortaya çıkan gelişmeler, toplumsal yapılarda değişmeye neden olmuş ve artık toplum dediğimiz olgu, başta dinî inanç olmak üzere, çok farklı unsurların bir arada yaşadığı bir yapı haline gelmiştir. Bu durum bir takım problem alanlarını beraberinde doğurmuştur. Bu alanlardan bir tanesi de ezandır. Bir tarafta ezanı, önemli bir dinî sembol olarak görüp onu dinî kimliğin vazgeçilemez bir cüz'i olarak kabul eden bir kesim, diğer tarafta ise camilerin sayısının çokluğundan ve ezanın yüksek sesle icra edilmesinden şikâyetçi olan – ve içinde kendilerini dindar olarak tanımlayanların da bulunduğu – geniş bir yelpazeye yayılan bir kesim bulunmaktadır. Bu ikinci kesimin ileri sürdüğü argümanlardan bir tanesi de dijital teknolojinin bu kadar geliştiği bir çağda ezanın mevcut haliyle icra edilmesinin gerekli olmadığıdır. Bu çalışma bireylerin günümüzde ezana nasıl baktıklarını, onu nasıl anlamlandırdıklarını ve bu güncel tartışmalara nasıl yaklaştıklarını anlamak amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı, ezana ilişkin bu anlayışların Van ilindeki karşılığını tespit etmektir. Nitel araştırma yöntemi ile yapılan bu araştırmada, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde görevli 19 akademisyen üzerinde derinlemesine mülakat yöntemiyle veriler elde edilmiş ve değerlendirilmiştir.

Esma Düzce
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Deistik inanca sahip yetişkin bireyler üzerine psikososyal bir çözümleme

Bu çalışmanın amacı, deistik inanca sahip bireylerin deizmi ne şekilde tanımladığı, deizmi tercih nedenleri ve bu inanca geçiş süreçlerini belirleyerek inanç dönüşümü sonrası yaşanan psikososyal etkileşimin temel karakteristiğini tasvir etmektir. Anlayıcı paradigma ekseninde sürdürülen çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik desende kurgulanmıştır. Hibrit örnekleme yöntemiyle belirlenen 85 katılımcıdan elde edilen veriler betimsel analize tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda kendilerini deist olarak tanımlayan yetişkinler, deizmi çeşitli şekillerde tanımlasa da her tanımda Tanrıya olan inanç vurgulanmıştır. Çalışma kapsamında deizmin, farklı formları belirlenmiştir. Bununla birlikte deizme neden olan psikolojik unsurlar arasında özgürlük istenci, çocukluk çağı travmaları ve kaygı bozuklukları sayılabilir. Psikososyolojik nedenlerden bazıları; sosyal çevre, eğitim yaşantısı ve adalet algısı olarak belirlenmiştir. Deizme geçişin teolojik unsurlardan bazıları ise din-bilim ikiliği, kötülük problemi ve inanç-ahlak tutarsızlığı olarak tespit edilmiştir. Deizme geçiş sürecinde ilk temas, merak, sorgulama, şüphe, boşluk, arayış, inkâr ve dönüşüm olarak karakterize edilebilecek doğrusal bir model önerilmiştir. Deizmi tercih eden bireylerin yaşadığı olumlu ve olumsuz duygulanımlar olduğu kadar sosyal etkileşimler ve alışkanlık değişimleri de söz konusudur. Çalışma sonucunda deizmin çoğunlukla toplumla ilişkisini yeniden düzenleme kararı almış, sosyal duyarlığı yüksek ve herhangi bir sınırlamayı kabul etmeyen yetişkinlerce bilinçli olarak tercih edilen rasyonel bir inanç olduğu; inanç krizi yaşayıp şüpheye düşen bireylerin zamanla Tanrıyla olan ilişkisini kesmektense din dışı bir alanda konumlanmayı tercih ettiği belirlenmiştir. Sanıldığının aksine geçici bir heves olmayan deizm; bireysel, entelektüel ve rasyonel bir tercih olup yaşam boyu sürmektedir. Seküler dünya görüşünü benimseyen deistler, yaşamlarının ileri aşamalarında ateizm veya farklı inanç formlarına geçme potansiyelinde olsalar da bunu açıkça zikretmemişlerdir. Çalışma sonuçlarının din psikolojisi alanında sürdürülen deizm veya inanç krizlerine yönelik araştırmalar için nitelikli veri sunması ve farklı tartışma alanları oluşturması; ayrıca politika belirleyicilere kaynaklık etmesi umulmaktadır.

Din psikolojisiPsikolojik analizSosyal psikoloji+1
Ali Baltacı
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İleri yetişkinlerde Tanrı tasavvuru ve dua üzerine nitel bir araştırma: Mardin örneği

Araştırma, 65 yaş üstü bireylerin tanrı tasavvuru ve dua algısının nasıl olduğunu, bu tasavvur ve dua algısının psikolojik iyi oluşlarına etkisini anlamayı amaçlamaktır. Çalışmada yaşlılık dönemindeki bireylerin tanrı tasavvuru ve dua algılarına yansıyan sorunlar incelenmiştir. Çalışma iki ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde yaşlılık, tanrı tasavvuru ve dua algısı kavramlarına yönelik literatür taraması yapılmış, elde edilen bilgiler işlenmiştir. İkinci bölümde ise Mardin ili örnekleminde, yirmi 65 yaş üstü katılımcı ile (10 erkek 10 kadın olmak üzere) yarı yapılandırılmış görüşme yöntemiyle gerçekleştirilen mülakatlar neticesinde elde edilen veriler çözümlenmiş, tartışılmış ve yorumlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma deseni tercih edilmiş olup, veriler yarı yapılandırılmış mülakat şeklinde elde edilmiştir. Elde edilen veriler çözümlenirken tematik ve içerik analizden istifade edilmiştir. Araştırma sonunda Mardin ili örneğindeki 65 yaş üstü bireylerinin tanrı tasavvuru ve dua algısını tanımlarken çeşitli başlıklar oluşturulmuştur. Çalışmada yaşlı bireylerin tanrı tasavvuru ve dua algısının-davranışının psikolojik iyi oluşlarına ve sorunlarla başa çıkmalarında iyi anlamda etkisinin olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Dua Algısı, Tanrı Tasavvuru, Dua Davranışı, Yaşlı, Manevi Tatmin, Huzur.

İremnur Ersoy
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Dindarlık ile şans oyunlarına katılım ve kumar bağımlılığı ilişkisinde umudun düzenleyici rolü

Şans oyunlarına katılım davranışı bireylerin yaşamını psikolojik, sosyal, ekonomik ve manevi yönlerden etkileyebilmektedir. Şans oyunlarına katılım davranışının birey üzerindeki etkileri, kişilerin bu oyunlara katılım derecesi ve şiddeti ile ilişkili olabilmektedir. Şans oyunlarına katılım davranışının derecesi ve şiddeti ile ilişkili faktörlerin tespiti bu noktada önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, şans oyunlarına katılım düzeyi, problemli kumar oynama davranışı şiddeti ve kumar bağımlılığının dindarlık, kumar oynama nedenleri ve umut düzeyi ile arasındaki ilişkiyi ölçümlemektir. Bu amaçla Ankara (örneklemin yaklaşık % 85'i) ve çevre illerde (Samsun, Amasya, Tokat, Çorum örneklemin yaklaşık %15'i) yaşayan 18-65 yaş aralığında olan 470 katılımcıya South-Oaks Kumar Tarama Testi, Dinin Etkisini Hissetme, Dini Yönelim Biçimleri, Şans Oyunlarına Katılım Anketi, Sürekli Umut, Kumar Oynama Nedenleri Ölçekleri uygulanmıştır. Araştırma kapsamında tek yönlü varyans analizi, çoklu regresyon, korelasyon, t-testi, düzenleyici değişken analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler çerçevesinde şans oyunlarına katılım düzeyi ve kumar bağımlılığı ile kumar oynama nedenleri (para kazanma, kaçınma, eğlenme/heyecanlanma, sosyalleşme) arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Dinin etkisini hissetme düzeyinin şans oyunlarına katılım davranışı ve kumar bağımlılığına göre farklılaştığı görülmüştür. Dini yönelim biçimlerinden katı kuralcı ve dışsal dini yönelimin şans oyunlarına katılım ve kumar bağımlılığına göre farklılaştığı tespit edilirken içsel ve arayışsal dini yönelimin farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Çoklu regresyon analizinde dinin etkisini hissetme düzeyi ile içsel, dışsal ve katı kuralcı dini yönelimin şans oyunlarına katılım davranışı ve problemli kumar oynama şiddetini yordadığı bulgulanmıştır. Umut düzeyinin kumar bağımlılığı ve şans oyunlarına katılım davranışına göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Düzenleyici değişken analizleri sonucunda ise umudun dini değişkenler (dinin etkisini hissetme, içsel dini yönelim, dışsal dini yönelim, arayışsal dini yönelim ve katı kuralcı dini yönelim) ve şans oyunlarına katılım düzeyi arasında düzenleyici bir rolünün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Umudun dini değişkenler (dinin etkisini hissetme, içsel dini yönelim, dışsal dini yönelim, arayışsal dini yönelim ve katı kuralcı dini yönelim) ve problemli kumar oynama davranışı arasında da düzenleyici bir rolünün olmadığı bulgulanmıştır.

Davranışsal bağımlılıkDin psikolojisi
Sema İnceköse
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Mustafa Asım Köksal'ın din algısı ve dini yaşayışı

Bireylerin kutsalla olan ilişkisi ve yaşadıkları dindarlığı anlama çabası içinde olan din psikolojisi, bireyin dinî hayatının oluşum, gelişim süreçleri ve sonuçları ile ilgilenmektedir. M. Asım Köksal'ın inanç dünyası, din algısı ve dinî yaşantısı konulu bu araştırma, aile fertlerinden alınan bilgiler ve kendi metinleri aracılığıyla Köksal'ın zihin, duygu ve davranış yapısı ve bunların arkasında yatan nedenleri tespite çalışmaktadır. Köksal, okumaya olan aşırı düşkünlüğüyle tanınmaktadır. Yaşantısının büyük kısmını ilmi çalışmalara adamış; dinî, ahlaki, tarihi konularda eserler vermiştir. Kaleme aldığı eserler hem yaşadığı dönemin ihtiyaçlarını karşılamış hem de Türk insanın düşünce ve manevi dünyasına katkı sağlamış, sağlamaya da devam etmektedir. Bu çalışmada Köksal'ın hayatı ve şiirleri hakkında bilgi verilmiş, şiirleri ve dini inancına yönelik düşünce ve tasavvurları tespit edilebildiği kadarıyla ele alınmıştır. Dinî inancının uygulamaya dönüşmesi ve dinî yaşayışını besleyen diğer unsurlar da din psikolojik açısından analiz edilmiştir. Tez yazım sürecinde ilk olarak torunu A. Cüneyd Köksal'ın dedesinin hayatına dair yazdığı kitaplar incelendi. Sonrasında kendi yazmış olduğu mensur ve manzum eserleri, ardından da hakkında yazılan kitaplar, tezler, makaleler, köşe yazıları, sözlü ve yazılı basında çıkan haberler gibi birçok yazılı eser yanında, paneller, belgesel programları, sosyal platformlara yüklenmiş videoları, sağlığında çekilen yazdığı yirmi beş sayfalık otobiyografisini içeren kayıtlar ve video kaydı alınan ev sohbetleri gibi birçok görsel kayıtlar incelenerek notlar alındı. Aynı zamanda eşi, çocukları, torunları, yakın akrabaları, talebeleri ile görüşmeler yapılarak M. Asım Köksal'ın hayatı, dini tecrübeleri ve bunların yaşamsal etkileri noktasında birçok veri toplandı. Elde edilen veriler din psikolojisi bakış açısı çerçevesinden analiz edilmeye çalışılmış, bunun sonucunda iç güdümlü dindarlık eğiliminde olan Köksal'ın namaz, dua, oruç, tövbe gibi dindarlığını davranış boyutuyla yaşadığı gibi, Allah'ın varlığını hissetme ve dini tecrübe gibi içsel boyutuyla deneyimlediği görülmüştür. Zamane insanının ihtiyaçlarına yönelik tespitleri, söylem, tutum, davranışları ile iç dünyası arasında bağlantı kurularak resmedilmeye çalışılmıştır.

Rabia Kartal
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Merhamet düzeyi ile evli çiftlerin çatışma çözme stilleri arasında dinî başa çıkmanın aracı ve düzenleyici rolü: Fransa örneği

Bu çalışmanın temel amacı, halihazırda evli veya evliliği deneyimlemiş bireylerin merhamet düzeyleri, dinî başa çıkma stratejileri ve çatışma çözme becerileri arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırma, merhamet ve çatışma çözme stratejileri (olumlu ve olumsuz) arasındaki ilişkide pozitif ve negatif dinî başa çıkma stratejilerinin düzenleyici etkilerini ve merhamet ile çatışma çözme stili (olumlu ve olumsuz) arasındaki ilişkide pozitif dinî başa çıkmanın aracı rolünü ele almaktadır. Çalışmanın örneklemi, Fransa genelinde yaşayan 364 kadın ve 102 erkek Türk göçmenden oluşmaktadır. Boşanmış bireyler çalışmaya dahil edilmiş, ancak evlilik deneyimi olmayan veya yeni evlenmiş olanlar çalışma dışında tutulmuştur. Araştırmada nicel yöntemler ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veriler; Kişisel Bilgi Formu, Merhamet Ölçeği, Dinî Başa Çıkma Ölçeği ve Çatışma Çözme Stilleri Ölçeği ile toplanmış ve t-testi, tek yönlü ANOVA, Pearson Korelasyon, Kolmogorov-Simirnov, Kruskall Wallis H testi ve Stepwise regresyon analiz yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, kadınların pozitif dinî başa çıkma stratejilerini erkeklere kıyasla daha fazla tercih ettiği görülmüştür. Merhamet düzeyi ve çatışma çözme stilleri evlilik şekline göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Ayrıca, merhamet ve pozitif dinî başa çıkma stratejilerinin ayrı ayrı olumlu çatışma çözme stiline anlamlı ve pozitif etkileri olduğu, ancak pozitif ve negatif dinî başa çıkma stratejilerinin merhamet ile olumlu çatışma çözme stratejileri arasındaki ilişkide düzenleyici bir rol oynamadığı bulunmuştur. Pozitif dinî başa çıkmanın, merhamet ile olumlu çatışma çözme stili arasındaki ilişkide kısmî aracı rol oynadığı desteklenmiştir. Sonuçlar, literatür ışığında tartışılmış ve gelecekte bu alandaki çalışmalara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Din Psikolojisi, Dinî Başa Çıkma, Merhamet, Aile ve Evlilik, Çatışma Çözme.

Gülhan Lekesiz
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Dini başa çıkma ve merhamet düzeylerinin evli çiftlerin çatışma çözme stilleriyle ilişkisi

Bu çalışmada evli veya evlilik deneyimi yaşamış bireylerin merhamet düzeyi ve dini başa çıkma stratejileri ile evlilikte çatışma çözme stilleri (olumlu çatışma çözme, olumsuz çatışma çözme, boyun eğme ve geri çekilme) arasındaki ilişkisi incelenmektedir. Bu bağlamda dini başa çıkma stratejisi ile evlilikte çatışma çözme stilleri arasındaki ilişkide merhametin aracı rolü, merhamet ve evlilikte çatışma çözme stilleri arasındaki ilişkide dini başa çıkmanın düzenleyici etkisi araştırılmıştır. Araştırmaya Türkiye'nin muhtelif illerinden 18-55 yaş arası, 328 kadın ve 101 erkek olmak üzere gönüllü olarak 429 kişi dahil olmuştur. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veriler; t-testi, tek yönlü ANOVA, Pearson Korelasyon kay-kare ve regresyon analiziyle çözümlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre merhamet puanlarının ve olumlu dini başa çıkma stratejisinin olumlu çatışma çözme stilini, ayrıca merhamet puanlarının olumsuz çatışma çözme stilini istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yordadığı görülmüş, ancak analize pozitif dini başa çıkma stratejisi eklendiğinde ise olumsuz çatışma çözme stilini anlamlı bir şekilde yordamadığı görülmüştür. Pozitif dini başa çıkma ve olumlu çatışma çözme stili arasındaki ilişkide merhametin kısmi aracı rol üstlendiği, merhametin olumlu çatışma çözme stiline etkisinde pozitif dini başa çıkmanın düzenleyici etkisi olmadığı görülmüştür.

Dicle Selek
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Din görevlilerinin kişilik özellikleri ile affetme eğilimleri arasındaki ilişkide dindarlık biçimlerinin aracı rolü -Hatay ili örneği-

Bu araştırma din görevlilerinin dindarlıklarını/dini yönelimlerini, affedicilik ve kişiliklerini farklı değişkenlerle tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini DİB bünyesinde taşrada görev yürüten her kademe ve ünvandaki din görevlileridir. Örneklemi ise, Hatay ilinde görev yapan tüm DİB personelidir. Nicel desenli olarak planlanan çalışmanın veri toplama aracı anket tekniğidir. Söz konusu ankete 1700 kişiden 524 kişi katılmış ve "Kişisel Bilgi Formu", "Hızlı Büyük Beşli Kişilik Ölçeği", "Affedicilik Ölçeği" ve "Yeniden Yapılandırılmış Müslüman Dini Yönelim Ölçeği" kullanılmıştır. Böylece din görevlilerinin dini yönelim, kişilik ve affediciliklerinin farklı değişkenlerle kolersyonları sağlanarak anılan üç değişkenle ilgili din görevlilerinin düzeylerinin tespit edilmesi hedeflenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler katılımcıların inançlarını içsel bir şekilde benimsedikleri görülmekle birlikte dinî inanç ve uygulamalarının dışsal faktörlerden etkileniyor olabileceğine, toplumsal kaygıları tam manasıyla aşamadıklarına işaret etmiştir. Ayrıca dinî kurallara ve geleneklere uymakta oldukça istikrarlı olduklarını ve katı bir dini inanç sistemine sahip olabileceklerini, dinî inançlarını sorgulamaya ve eleştirmeye pek eğilimli olmadıklarını da göstermiştir. Araştırma bulguları betimsel, regresyon, korelasyon, ANOVA ve t testi analizleri ile değerlendirilmiş ve ulaşılan bulgular doğrultusunda din görevlilerine ve paydaşlara önerilerde bulunulmuştur.

Mehmet Sain
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Ahmet Hamdi Tanpınar'da din ve değerler: Yazarın romanları üzerinden bir çözümleme

Bu çalışmanın konusu, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın romanlarında bulunan din ve değer algılarına dairdir. Tanpınar Cumhuriyet'in ilan edildiği, yeni siyasî yönetimin oluşturulduğu ve yeni bir sosyo-kültürel düzene girildiği dönem içerisinde yaşamıştır (1901-1962). Bu açıdan onun romanları, söz konusu devrin özelliklerini göstermekte ve değişen insanın izlerini sürmektedir. Geleneksel din anlayışının ve değerlerle örülü bir toplumun oluşturduğu birey, değişen koşullarla beraber modernliğe evrilmekte ve farklı tipte din algıları, dindarlık tipleri ve dinsel yaşantı biçimleri geliştirmektedir. Ayrıca bireyin kültür ve geleneğinden tevarüs ettiği değerler de değişen koşulların tesiriyle birtakım dönüşümlere uğramaktadır. Buradan hareketle çalışmanın amacı, Tanpınar'ın bulunduğu devirdeki insanların ve kendisinin değişen din ve değer anlayışlarını, dönüşen dindarlık manzaralarını ortaya çıkarmaktır. Nitel özelliklere sahip olan bu çalışmada betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Literatür taraması ve çalışmayla doğrudan ilintili ana kaynakların okunması sonrasında benzer konu ve içeriğe sahip pasajlar bir araya getirilmiş ve ortak başlıklar altında tasnif edilmiştir. Bu sınıflandırma ve ardından yapılan betimsel analizler sonucu Tanpınar'ın yaşadığı dönemde din ve değerler bağlamında kritik bir değişim ve dönüşümün yaşandığı saptanmıştır. Bu değişimin keskin bir biçimde değil, tedricen gerçekleştiği, her bireyde farklı oran ve şekillerde kendisini gösterdiği gözlemlenmiştir. Sonuç olarak yaşadığı dönemde Tanpınar ve onun çevresindeki bireylerin din ve değerler anlamında yeni ve modern bakış açıları geliştirdiği, ancak bunlar olurken bireylerin geleneksel din algıları ve geçmişten getirdikleri bazı değerlerden kopamadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ahmet Hamdi Tanpınar, Din, Değer, Değişim, Psikoloji.

Din psikolojisiEdebiyat
Rezzan Yılmaz
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Kutsal zaman dindarlığının psikolojik temelleri: Ankara ili örneği

Bu araştırma, kutsal zaman dilimlerinin bireylerin dinî yönelim ve faaliyetleri üzerindeki etkisini sosyodemografik değişkenler bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada temel olarak kutsal zamanlardaki dinî yönelimlerde gözlemlenen artışın düzeyi ve bu artışın psikolojik temellerinin neler olduğu sorusuna cevap aranmaktadır. Kuramsal çerçevede öncelikle "kutsal," "zaman" ve "dindarlık" kavramları açıklığa kavuşturulmuş, kutsal olgusuna ilişkin teorik yaklaşımlar, kökenci yönüyle Leuba, Freud ve Durkheim, fenomenolojik perspektiften Otto, Eliade ve Cox, eleştirel yaklaşımla Vergote ve işlevselci yönüyle Mol ve Berger'in görüşleri ekseninde eklektik yöntem ile ele alınmıştır. Ardından kutsalın bireysel ve toplumsal yaşantı üzerindeki etkileri, kutsal zamanın temel özellikleri, semavi dinlerde kutsal zaman anlayışı, popüler halk dindarlığı ve seküler kutsal kavramları çerçevesinde değerlendirilmiştir. Ayrıca kutsal zamanlarda dinî yaşantıyı etkileyen tarihî ve sosyokültürel faktörler içeriksel olarak sınıflandırılmış, bu bağlamda literatürde yer alan bazı araştırma verilerine de yer verilmiştir. Araştırmanın yöntemi eşzamanlı – baskın statülü, (NİCEL-nitel) nitel destekli nicel araştırma modelini kapsamaktadır. Nicel veri toplama sürecinde yapılandırılmış ölçekler, kişisel bilgi formu ve kapalı uçlu anket soruları kullanılmış olup, nitel veriler ise açık uçlu sorular aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmanın örneklemini Ankara'da ikamet eden 20 yaş üzeri bireyler oluşturmaktadır. Veriler SPSS programıyla istatistiksel olarak analiz edilmiş, nitel veriler ise yapısal içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, kutsal zamanlarda dinî yönelim ve faaliyetlerde genel olarak anlamlı bir artış olduğunu göstermektedir. Bu artışın özellikle uhrevi atmosfer, sosyal etkileşim, dini hatırlatıcı unsurlar ve bireysel arınma motivasyonu gibi temalarla bağlantılı olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte bazı katılımcılar kutsal zamanların dinî manipülasyonlara açık bir alan oluşturduğu veya bireysel inançla zaman arasında doğrudan bir bağ kurulamayacağı görüşünü dile getirmiştir. Dini yönelim türü ve popüler halk dindarlığı değişkenlerinin ise kutsal zaman dindarlığında aracı faktör rolü oynadığı saptanmıştır. Sonuç olarak kutsal zamanlar bireylerin dinî yönelimlerini, ibadet tutumlarını ve manevi arayışlarını şekillendiren önemli bir yapı taşı niteliğindedir. Bu zaman dilimlerinde ortaya çıkan dinî yönelim artışının hem bireysel hem toplumsal düzeyde farklı psikososyal etkenlerle etkileşim hâlinde olduğu görülmektedir. Araştırma, kutsal zaman fenomenini başta din psikolojisi olmak üzere din sosyolojisi ve din antropolojisi kesişiminde ele alarak alana kuramsal ve ampirik katkı sağlamayı hedeflemektedir.

Beyzanur Yılmaz
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal psikolojik açıdan toplumsal cinsiyet ve atasözleri: Erkek egemen cinsiyetçiliğin Türk atasözlerine yansıması

Kültür, bir toplumun tarihsel süreç içerisinde meydana getirdiği ve nesilden nesile taşıdığı miras, maddi ve manevi özelliklerin tümüdür. Kültür, bir toplumun kimlik ve kimlik kodlarını oluşturur, onu öteki toplumlardan farklı kılar. Kültür, bir toplumun yaşam biçimi ve düşüncelerini yansıtma ve anlatma biçimidir. Kültür kavramına, toplumsal cinsiyet rolleri açısından bakıldığında ise, birçok karşılıklı belirlemeler söz konusudur. Toplumsal cinsiyet kalıpları kültürü etkilerken kültür de bahsedilen kalıpların kişilerarası ve nesiller arası aktarımında rol oynar. Bu noktada dilin kültür üzerinde tanımlayıcı ve taşıyıcı bir etkisi vardır diyebiliriz. Ve bunu yaparken de sözlü kültür geleneği olan birçok anlatım biçimini kullanmaktadır. Burada söz konusu olan anlatım biçimi ise atasözleridir. Atasözleri kültürü taşıması ve toplumun hayata bakış açısını yansıtması bakımından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, atasözleri doğrultusunda Türk kültüründe kadın ve erkeğin rollerini ve toplumun bu rollerden beklentilerini açığa kavuşturmaktır. Çalışmada "kız, oğul/oğlan, kadın, erkek, ana, baba, kaynana, gelin, elti, dul, avrat " kavramlarının yer aldığı atasözleri ele alınacak, söz konusu kavramlar toplumsal cinsiyet bağlamında irdelenecektir. Anahtar Kelimeler: Atasözü, kadın, erkek, kültür, toplumsal cinsiyet.

AtasözleriCinsel kimlikEgemenlik+5
Gizem Pasin
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Şehit ailelerinin yas, duygulanım şiddeti sosyal bozulma ve PTSB düzeyleri ile sosyo- demografik değişkenler arasındaki ilişkininin incelenmesi: Tarsus örneği

Savaş ve terör olayları sonucunda ve görevi başında travmatik bir şekilde yaşamını yitirenler şehit sayılmaktadır. Bu araştırmada Mersin ili Tarsus ilçesinde ikamet eden 51 şehidin anne, baba, kardeş, eş ve çocuklarının yaşadıkları travma sonrası yaşanan durumlar incelenmiştir. Amacı ise şehit yakınlarının söz konusu yas sürecini nasıl geçirdikleri, onların duygulanım şiddeti, sosyal bozulma ve PTSB düzeylerinin, sosyo demografik değişkenlerle olan ilişkilerini tespit etmektir. Araştırmanın bir diğer amacı ise bu alanda daha kapsamlı çalışmalara zemin oluşturmaktır. Bu çalışmanın önemi ise şehit ailelerinin yaşadığı travmayı bilimsel bir şekilde ortaya koyma arzusunda yatmaktadır. Nicel bir desene sahip olan bu araştırmanın evreni Mersin ili şehit yakınlarıdır. Örneklemi ise Tarsus ve köylerinde ikamet eden 97 şehit yakınından oluşmaktadır. Veriler "Yas Ölçeği", "Duygulanım Şiddeti ve Sosyal Bozulma Ölçeği" ve "PTSB(Post Travmatik Stres Bozukluğu soru listesi)" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde parametrik (t-testi, korelasyon, Mann Whitney U) ve non-parametrik testler kullanılmıştır. Elde edilen bulguların analiz sonuçlarına göre şehit ailelerinin yas, duygulanım şiddeti, sosyal bozulma ve PTSB düzeyleri cinsiyet, sosyal destek alıp almama ve antidepresan kullanıp ve kullanmama durumuna göre farklılık arz etmektedir. Kadınların yas, duygulanım şiddeti ve sosyal bozulma ile PTSB düzeyleri erkeklerden anlamlı düzeyde farklılık göstermektedir. Şehit ailelerinin yaşadığı travmatik yas düzeyi normal kayıp yas düzeyi ortalamasından yüksektir. Şehit yakınlarının yas, Duygulanım şiddeti ve sosyal bozulma ile PTSB düzeylerinin yaş, eğitim durumu, ekonomik durum ve yas süresi arasında anlamlılık ifade edecek düzeyde ilişkiler tesbit edilememiştir. Bunlardan sadece PTSB düzeyi ile yaş arasında anlamlı düzeyde bir ilişki tesbit edilmiştir. Şehit yakınlarının yas, duygulanım şiddeti ve sosyal bozulma ile PTSB düzeyleri ile medyada yayınlanan savaş ve terör haberleri arasında güçlü bir ilşkinin varlığı belirlenmiştir. Ayrıca gelir düzeyi ile yas süresi, sosyal bozulma ile eğitim durumu arasındaki ilişkiler de anlamlıdır.

DuygulanımSosyal bozulmaStres+6
Ethem Sarı
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizce dersinin beyin temelli öğrenme kuramına göre işlenmesinin akademik başarı ve duygusal zekâ üzerindeki etkililiğinin incelenmesi

Bu araştırmada, yeni öğrenme kuramlarından biri olan Beyin Temelli Öğrenme Kuramına odaklanılmıştır. Bu araştırmanın amacı, Beyin Temelli Öğrenme Kuramı ve geleneksel öğretim yöntemleriyle öğrenim gören öğrencilerin akademik başarı ve duygusal zekâ seviyeleri arasında istastistiksel olarak anlamlı fark olup olmadığını belirlemektir. Bu amaca ulaşmak için deneysel desenli bir çalışma planlanmıştır. Araştırma Antakya Bohşin Ortaokulu'nda yürütülmüştür. 7/A öğrencileri deney, 7/D grubu öğrencileri kontrol grubu olarak seçilmiştir. Buna göre araştırmanın modeli, kontrol gruplu ön test-son test modeldir. Veri toplama aracı olarak madde analizi uygulanarak geliştirilen "Akademik Başarı Testi" ve Türkçe'ye uyarlanmış 41 maddelik formu "Gözden Geçirilmiş Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği" kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma örneklemi; 2017-2018 Eğitim Öğretim yılı 2. döneminde Hatay/Antakya'da bulunan Bohşin Ortaokulu'na devam eden 7. Sınıf öğrencileridir. Sınıflar rastgele, 23 öğrenci bulunan deney grubu ve 22 öğrenci bulunan kontrol grubu olarak seçilmiştir. Toplamda 45 öğrenciye uygulama yapılmıştır. Beyin temelli öğrenme ve geleneksel öğrenme yöntemlerini karşılaştırmak için 7. Sınıf İngilizce programına uygun olarak "Environment" ünitesi seçilmiştir. Deney grubuna Beyin Temelli Öğrenme Kuramına dayalı yöntemlerle; kontrol grubuna geleneksel öğretim yöntemleriyle 4 haftalık, 16 ders saati olarak dersler işlenmiştir. Veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Ön ve son testlerden ulaşılan toplam puanların aritmetik ortalama, standart sapma, standart hata değerleri ve düzeltilmiş ortalama hesaplanmıştır. Gözlenen farkların anlamlı olup olmadığını saptamak için Kovaryans (ANCOVA) analizinden faydalanılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre; Beyin Temelli Öğrenme Kuramına dayalı yöntemlerle işlenen İngilizce dersi öğretiminin deney grubu lehine akademik başarı açısından anlamlı bir fark olduğu; ancak duygusal zekâ açısından anlamlı bir fark olmadığına ulaşılmıştır.

Akademik başarıBeyin odaklı öğretimDuygusal zeka+4
Pınar Akman
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerde evlilik doyumu ve psikolojik iyi oluş arasındaki ilişki: Adana ili örneği

Bu araştırmanın genel amacı, öğretmenlerde evlilik doyumu ve psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkinin; cinsiyet, çocuk sahibi olma durumu, sosyodemografik değişkenler (yaş, kıdem yılı, çocuk sayısı, evlilik süresi, gelir düzeyi anlayışı), ev işlerini kimin yaptığı, çocuk bakımını kimin üstlendiği açılarından incelemektir. Araştırmanın çalışma evreni, Adana ili merkez ilçelerindeki (Çukurova, Sarıçam, Seyhan, Yüreğir) okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan ve evli olan 20.492 öğretmendir. Bu kapsamda araştırmanın örneklemi ise; iki aşamalı tesadüfi küme örnekleme (Two-Stage Rondom) yöntemi (Fraenkel and Wellen, 1993:86) kullanılarak toplam 62 okulda görev yapan 535 öğretmenden oluşmuştur. Araştırmada kişisel verilere ulaşılması amacıyla, araştırmacının geliştirdiği "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Bireylerin evlilik doyumlarına yönelik görüş ve düşüncelerini belirlemek için, Canel tarafından Türkçe 'ye uyarlanan (2007) "Evlilik Doyumu Ölçeği", psikolojik iyi oluş düzeylerini belirlemek için de Ryff tarafından geliştirilen (1989) "Psikolojik İyi Oluş Ölçekleri" kullanılmıştır. Verilerin analizinde, t-testi, X2, tek yönlü ANOVA ve korelasyon teknikleri kullanılmıştır. ANOVA'da görülen farklılıkların hangi değişkenlerden kaynaklandığını belirlemek için ise Scheffe F, Kruskal Wallis ve Mann Whitney U testlerinden yararlanılmıştır. Evlilik doyumu alt ölçeklerinden öfke düzeyi, eşin ailesiyle iletişim düzeyi, ekonomik anlayış, ebeveynlik anlayışı ile Psikolojik iyi oluş ölçekleri toplam puanı arasında negatif anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Evlilik doyumu toplam puanı ile psikolojik iyi oluş toplam puanı ve PİO alt ölçekleri (özerklik, çevresel hâkimiyet, bireysel gelişim, olumlu ilişkiler, yaşam amaçları, özkabul düzeyleri) arasında negatif ilerleyen anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Araştırma bulgularına göre, evlilikte doyum düzeyi yükseldikçe, öğretmenlerin psikolojik iyi oluş düzeylerinin yükseldiği, evlilik doyum düzeyleri düştükçe psikolojik iyi oluş düzeylerinin düştüğü görülmüştür.

EvlilikEvlilik doyumuPsikolojik iyi oluş+1
Adnan Kalkan
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Other supervisors