Theses supervised by Prof. Dr. Cem Şeref Bediz

10 theses · Dokuz Eylül University

Master'sOpen AccessTR

Çoklu beceri spor eğitim programının 7-10 yaş grubu erkek çocuklarda motor gelişime etkisi

Bu çalışmanın amacı; birden çok spor dalında çoklu beceri hareket eğitimi alan 7-10 yaş aralığındaki erkek çocukların motor gelişimlerini ortaya koymak ve gelişimsel farklılıkları incelemektir. Afyonkarahisar TED kolejindeki 31 öğrenci kontrol grubu (KG) , Ankara Junior Academy Sports merkezindeki 30 öğrenci çalışma grubu (ÇG) olarak araştırmaya toplam 7-10 yaş arasında 61 gönüllü katılmıştır.Çalışmaya katılan çocukların motor gelişimlerini takip etmek için TGMD-II (Test of Gross Motor Development-2) testi uygulanmıştır. TGMD-II de alt testler olarak; temel lokomotor beceriler (LB), (koşu, gallop, sek sek, sıçrama, durarak uzun atlama, kayma,) ve nesne kontrol becerileri (NKB), (durarak top sürme, sopayla vurma, yakalama, topa ayakla vurma, bel seviyesi üzerinde atış, bel seviyesi altından atış) ölçülmüştür. Ölçümler tüm çocuklarda ikişer tekrar halinde uygulatılarak başarılı olduğu ve olmadığı beceriler belirlenmiştir. Başarılı olduğu becerilere 1, başarısız olduklarına ise 0 puan verilerek beceriye ait toplam başarı durumu ile alt testlerin ham puanlar standart puanlara çevrilerek kaba motor beceri (KMB) durumu belirlenmiştir.Verilerin çözümlenmesinde Windows için SPSS 17 istatistik paket programı kullanılmıştır.Gruplar arası verilerin karşılaştırılmasında Bağımsız Grup t testi (Independent-Sample t test) kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak alınmıştır.12 haftalık hareket programı sonunda Çalışma grubunda, Kontrol Grubuna göre kaba motor beceri, nesne kontrol ve lokomotor alt becerilerinde anlamlı iyileşme görülmüştür.Kontrol grubunda sadece nesne kontrol alt becerisinde anlamlı artış saptanmıştır.Sonuç olarak 12 haftalık çoklu beceri içeren hareket programının ilkokul dönemindeki erkek çocukların motor gelişimine olumlu katkı sağlamıştır.

ErkeklerMotor beceri testleriMotor beceriler+2
Yasin Ersöz
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Egzersizin beyin performansına etkisi: Kısa süreli yoğun egzersizin kognisyon üzerine etkisi

Bu çalışmada sedanter ve sporcularda akut yüksek yoğunluklu egzersizin kognisyon üzerine etkisi araştırıldı. Bu çalışmaya 18- 25 yaş arası 20 sedanter (kontrol grubu) ve 20 sporcu (çalışma grubu) olmak üzere toplam 40 katılımcı gönüllü olarak katıldı. Akut yüksek yoğunluklu egzersiz olarak bisiklet ergometresinde Wingate Anaerobik Güç testi uygulandı. Kognitif görev olarak çalışma belleğini ölçen ?2 geri görevi? dizüstü bilgisayar yardımıyla yapıldı. Gönüllülerin kilolarının %7,5?i kadar yüke karşı 30 saniye boyunca pedal çevirdiler. Yüklenmeden 5 dakika önce ve sonra 60- 65 devir/dk yüksüz pedal çevirdiler. Kişiler 120 harf dizisinden oluşan ?2 geri görevini? maksimal egzersizden önce ve hemen sonra yaptılar. Deneklerin istatistiksel analizleri için Statistical Package for Social Science for Windows (SPSS) 20 istatistik paket programı kullanıldı. Grup içi değerlendirmelerde Eşleştirilmiş-t testi ve gruplar arası değerlendirmelerde ise Bağımsız değişkenler t testi kullanıldı. Anlamlılık seviyesi olarak 0.05 alındı. Sonuçlar, 40 kişilik grubun maksimal egzersiz öncesi ve sonrasında?2 geri? yanlış sayısında anlamlı bir artış olduğunu gösterdi. Her iki grubun egzersiz öncesi ve sonrası ?2 geri? skorları karşılaştırıldığında, gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmadı. İki grubun birbiriyle karşılaştırmasında egzersiz öncesi ve sonrası kognitif performanslarında anlamlı bir fark görülmedi. Wingate testi güç çıktılarının ortalamaları alındığında 40 kişilik grupta Yorgunluk İndeksi (Yİ) ortalamasının altında olan bireylerde yanlış sayısının anlamlı olarak arttığı bulundu. Kontrol grubunda Yİ ortalamasının üstünde olan bireylerde doğru sayısının anlamlı olarak arttığı ve ıska sayısının anlamlı olarak azaldığı bulundu. Çalışma grubunda Pik Güç (PG) ortalamasının üstünde olan kişilerde toplam tepki süresinin anlamlı olarak azaldığı, Yİ ortalamasının altında olan kişilerde yanlış sayısının anlamlı olarak arttığı gözlendi.Ü Anahtar Kelimeler: Akut egzersiz, kognisyon, çalışma belleği, fiziksel aktivite, Wingate Anaerobik Testi

BellekBeyinBiliş+5
Enise Ural Demirci
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Egzersizde enerji tüketiminin dört sensörlü kol bandı cihazı ile ölçülmesinin geçerliliğinin sınanması

Amaç: Bu çalışmanın amacı, egzersiz esnasındaki enerji tüketimin SenseWear Armband ve İndirekt Kalorimetre ile ölçülerek karşılaştırılması, SWA'nın geçerliliğinin sınanmasıdır.Yöntem: Yaş ortalaması 21,38 (±2,2) olan 10 erkek, 11 kadın toplam 21 kişiye dört bölümden oluşan egzersiz yaptırılmıştır. Kişilerin dinlenim enerji tüketimi, maksimal oksijen tüketimi ölçülmüş, ölçülen değerin %30 ve %60'ı hızında laboratuvar ve saha koşusu yaptırılmıştır. SenseWear Armband, katılımcıların sağ kol triseps kasının üzerine yerleştirilmiş ve enerji tüketimi özel olarak üretilen eşitliklere göre hesaplanmıştır. SenseWear Armband ve Oxcyon Mobile (açık sistem taşınabilir bir İndirekt Kalorimetre olan) ile ölçülen enerji tüketimi karşılaştırılmıştır.Bulgular: SenseWear Armband, dinlenim enerji tüketimini indirekt kalorimetre'den 0,080 kcal/dk fazla, %30 laboratuvar koşusunda 0,265 kcal/dk, %60 laboratuvar koşusunda 1,20 kcal/dk, %30 saha koşusunda 0,165 kcal/dk ve %60 saha koşusunda 1,153 kcal/dk az ölçmüştür. İstatistiksel olarak sadece %30 saha koşusunda anlamlı bir fark yoktur (P=0,17). Dinlenimde (P=0,0005), %30 laboratuvar koşusunda (P=0,022), %60 laboratuvar koşusunda (P=0,003), ve %60 saha koşusunda (P=0,0008) istatistiksel olarak fark vardır. Bu farklara rağmen SenseWear Armband ve Oxycon arasında dinlenimde (r=0,837) ve %30 saha koşusunda (r=0,725) güçlü, %30 laboratuvar koşusunda çok güçlü (r=0,877), %60 laboratuvar koşusunda (r=0,516) ve %60 saha koşusunda (r=0,511) orta korelasyon bulunmuştur.Sonuç: Çalışmanın sonuçlarına göre SenseWear Armband enerji tüketimini Oxycon'a göre genelde az ölçmüştür. Aradaki fark egzersizin şiddeti arttıkça artmaktadır. Ancak sonuçlar arasındaki güçlü korelasyona bakarak SenseWear Armband'ın dinlenim ve egzersizde enerji tüketimini ölçmede geçerli bir yöntem olduğu söylenebilir. Özellikle egzersiz sırasındaki enerji tüketimini daha doğru ölçebilmek için SenseWear Armband'ın kişiye özel eşitlikleri geliştirilebilir.Anahtar Sözcükler: Enerji Tüketimi, SenseWear Armband, İndirekt Kalorimetre, Fiziksel Aktivite.

EgzersizEnerji tüketimiFiziksel aktivite+2
Leman Kırıcı
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Elit su altı ragbi oyuncularının fiziksel-fizyolojik profillerinin incelenmesi ve spora özgü testler ile klasik laboratuvar testlerinin ilişkilendirilmesi

Giriş: Sporcuların fiziksel ve fizyolojik özelliklerinin bilinmesi antrenman bilimi açısından önemlidir. Henüz su altı ragbi oyuncularının fiziksel ve fizyolojik profillerini belirlemek için herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışma elit su altı ragbi sporcularının fiziksel ve fizyolojik özelliklerini belirlemek için yapılmıştır. Ayrıca su altı ragbi oyuncuları için tasarlanan havuz testleri ile, klasik laboratuvar testleri arasında ilişki olup olmadığı araştırılmıştır.Yöntemler: Çalışmaya 11 erkek sporcu katılmıştır. Sporcuların vücut ağırlığı, boy, vücut yağ oranı, deri kıvrım kalınlıkları, uzunluk ve çevre ölçümleri, kuvvetleri, esneklikleri, solunum fonksiyonları, anaerobik kapasiteleri (Wingate ve dikey sıçrama), aerobik kapasiteleri (doğrudan VO2max) ölçülmüştür. Havuz testlerinde, 50 m su üstü, 50 m su altı, 8x25 m su altı ve 400 m su üstü yüzme yapılmıştır.Sonuç ve Tartışma: Su altı ragbi oyuncularının beden kütle indeksi, vücut yağ oranı (VYO), deri kıvrım kalınlıkları (DKK) literatürdeki yüzücüler ve su topu oyuncuları ile yapılmış çalışmalara göre yüksek bulunmuştur. Sporcuların VYO ile 50 m su altı yüzme zamanları arasında anlamlı pozitif korelasyon saptanmıştır (r=0,71, P=0,03). VYO ve vücut ağırlığı (VA) ile 400 m su üstü yüzme zamanları arasında pozitif korelasyon bulunmuştur (r=0,73, P=0,02 ve r=0,71, P=0,03). DKK ile 50 m su üstü (r=0,75, P=0,02), 50 m su altı (r=0,83, P=0,006), 8x25 su altı (r=0,76, P=0,01) ve 400 m su üstü yüzme zamanları (r=0,86, P=0,002) arasında anlamlı pozitif korelasyon bulunmuştur. VA ve VYO fazla olması sporcuların yüzme performanslarını olumsuz etkilemektedir.Göğüs çevrelerinin genişliği, literatürdeki su topu ve yüzücülerle karşılaştırıldığında, daha fazla bulunmuştur. Su direncine karşı solunum, vital kapasite artışı ve dalışla beraber oluşan hipoksi ve sonrasında yapılan hiperventilasyon bu artışı sağlayabilir.Sporcuların akciğer hacim ve kapasitelerinin, yüzücü ve su topu oyuncularının akciğer hacim ve kapasitelerine göre daha yüksek seviyede olduğu görülmüştür. Su altı sporcularının dalış öncesi ve sonrası hiperventilasyon yapması, şnorkeldeki suyu kuvvetle üflemesi solunum kaslarını daha fazla çalıştırmaktadır.Havuzda yapılan yüzme testleri ile laboratuvar anaerobik testleri arasında anlamlı korelasyon bulunmamıştır.Sporcuların VO2max değerleri ile 400 m su üstü yüzme zamanları arasında anlamlı negatif korelasyon saptanmıştır (r=-0,68, P=0,04).Anahtar Kelimeler: Su altı, ragbi, antropometri, yüzme, anaerobik test, aerobik kapasite,

Solunum fizyolojisiSolunum fonksiyon testleriSu altı+1
Osman Ateş
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

12?17 yaş arası tip 1 diabetes mellitus hastalarında pilates antrenmanının metabolik kontrol, vücut kompozisyonu ve fiziksel performans üzerine etkisi

Egzersiz, tip I diabetes mellitus hastalarının tedavisinde kabul edilmiş bir yöntemdir. Pilates, günümüzde bilinirliği gittikçe artan, özellikle karın, sırt ve bel kaslarını kuvvetlendirmeye yönelik olarak uygulanan bir egzersiz metodudur. Bu çalışmanın amacı 12-17 yaşları arasındaki tip I diabetes mellitus hastalarında pilates egzersizinin metabolik kontrol, vücut kompozisyonu ve fiziksel performans üzerine etkilerini ölçmek ve değerlendirmektir.Bu çalışmaya, 31 gönüllü katılmıştır. Gönüllülerin 17'si çalışma grubu, 14'ü kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Gönüllülere pilates antrenörü eşliğinde 12 hafta boyunca haftada üç gün ve günde 35 dakika pilates egzersizleri yaptırılmıştır. 12 haftalık sürecin başında ve sonunda gönüllülerin vücut kompozisyonlarını belirlemek için vücut ağırlığı, boy, vücut yağ yüzdesi ölçümleri yapılmış ve vücut kütle indeksleri hesaplanmıştır. Metabolik kontrollerini belirlemek amacıyla HbA1c, HDL, LDL, toplam kolesterol ve trigliserid ölçümleri yapılmıştır. Fiziksel performanslarını belirlemeye yönelik olarak da, PWC170, wingate, dikey sıçrama, otur-uzan esneklik testleri yapılmıştır.12 haftalık programın sonunda çalışma grubunun ortalama güç, zirve güç, dikey sıçrama ve esneklik değerlerinde anlamlı artışlar gözlenirken kontrol grubunda aynı parametrelerde anlamlı değişikliklere rastlanmamıştır. Çalışmanın sonunda vücut yağ yüzdesi her iki grupta da azalmıştır. Ancak; çalışma sonunda iki grup arasında anlamlı fark bulunamamıştır. HbA1c her iki grupta da değişmemiştir.12 haftalık pilates egzersizi 12-17 yaş arasındaki tip I diyabetli çocuklarda fiziksel performansı artırırken, metabolik kontrol parametrelerinde anlamlı değişiklikler gözlenmemiştir.Anahtar Kelimeler: Tip I Diabetes Mellitus, pilates, egzersiz

Diabetes mellitus-tip 1Egzersiz
Mert Tunar
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek ve düşük glisemik indeksli kahvaltının egzersiz sonrası bilişsel işlevler üzerine etkisi

Bir öğünün glisemik indeks (Gİ) değeri, egzersiz sırasındaki fiziksel performansı etkileyebilmesi nedeniyle önemlidir. Ayrıca son yıllarda Gİ değerinin, bilişsel performansı etkileyebileceğini gösteren çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışma, egzersiz öncesindeki öğünün Gİ değerinin, egzersizin de etkisi ile bilişsel işlevleri ve beynin hemodinamisini (kanlanmasını) nasıl etkilediğini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 18–22 yaş aralığında, sağlıklı 10 erkek sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporculara farklı günlerde, aynı enerji, karbonhidrat, protein ve yağ içeriğine sahip ancak farklı Gİ (düşük-DGİ ve yüksek-YGİ) değeri olan kahvaltı verilmiş ve glisemiye olan etkileri ölçülmüştür. Katılımcılara kahvaltıdan 90 dakika sonra bisiklet ergometresinde orta şiddette, 30 dakikalık submaksimal egzersiz yaptırılmıştır. Egzersizin hemen öncesinde ve sonrasında, bilişsel işlev alanlarından olan, çalışma belleğini doğru ve yanlış cevap verme yüzdesi ve tepki süresi ile ölçen "3 Geri Testi" uygulanmış ve test sırasında beyin hemodinamisine olan etkileri "İşlevsel Yakın Kızılötesi İşaretleme (fNIRS) Yöntemi" ile incelenmiştir. YGİ'li kahvaltı, DGİ'li kahvaltıya göre hem egzersiz öncesi hem de egzersiz sonrası kan glikoz düzeyinde anlamlı bir şekilde artışa neden olmuştur. Hem egzersiz öncesinde hem de sonrasında uygulanan "3 Geri Testi" sonuçlarında, DGİ ve YGİ'li kahvaltı arasında bir fark görülmemiştir. Egzersiz sonrası uygulanan "3 Geri Testi" sonuçlarında doğru cevap verme yüzdesi egzersiz sonrası artarken, doğru cevaplara verilen tepki süresi ise azalmıştır. Her iki Gİ değerinde gözlenen bu durum egzersizin bilişsel performansa olumlu etkisi olduğunu düşündürmüştür. Ancak istatistiksel olarak anlamlı bulunmamaıştır. Diğer bir yandan uygulanan tüm bilişsel testler sırasında beyinin hemodinamisinde artış gözlemlenmiştir. Bilişsel görev sırasında değişen glikoz ihtiyacının, beyin kan akımı değişimine etkisi olup olmadığı net olarak bilinmemektedir. Ancak istatistiksel olarak anlamlı olmasa da oksihemoglobin düzeyindeki artışın, egzersiz sonrası öncesine göre; YGİ'li kahvaltı gününde daha düşük, DGİ'li kahvaltı gününde ise daha yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Bu da glisemide yarattığı etki nedeniyle Gİ düzeyinin, bilişsel yüklenmeyle meydana gelen beynin glikoz ihtiyacının karşılanmasında daha etkili olarak daha az kan akımına ihtiyaç duyulmasıyla ilişkili olabileceğini düşündürmüştür. Fakat bu etki istatistiksel olarak gözlenememiştir. Anahtar Kelimeler: Glisemik indeks, sporcu, bilişsel işlevler, çalışma belleği

BellekBeyinBiliş+7
Ferya Bertan
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Karate kata kumite sporcularının denge becerilerinin karşılaştırılması ve dengenin karate performansı üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; karate kata-kumite sporcularının denge becerilerinin karşılaştırılması ve dengenin karate performansı üzerine etkisinin incelenmesidir. Bu araştırmanın örneklemini Türkiye Karate Federasyonu 2018 yılı lisanslı, turuncu kuşak ve üzeri toplamda 28 gönüllü sporcu (11-15 yaş aralığında, 13 erkek 15 bayan) oluşturmuştur. Katılımcılar Ölçümleri alınmak üzere Atatürk Stadyumu Karate salonuna davet edilmiş ve burada ölçümler alındıktan sonra kayıt edilmiştir. Katılımcıların Statik ve Dinamik Denge ölçümleri Antropometrik Ölçümlerinden iki hafta sonra kendi antrenman salonlarında 15 dakikalık ısınma periyodunu takiben ölçülmüş ve kayıt altına alınmıştır. Katılımcıların Statik Denge ölçümlerinde Flamingo Balance test bataryası kullanılmış ve gözler açık ve kapalı olmak üzere toplamda 4 ölçüm kayıt edilmiştir. Katılımcılara ölçümler arası 3dk tam dinlenme süresi verilmiştir. Katılımcıların Dinamik Denge ölçümleri Y denge testine göre uyarlanmış olan beş kollu düzenek ile ölçülmüştür. Gözler açık ve kapalı olmak üzere 6 yönde ölçümler kayıt altına alınmıştır. Ölçümler arası tam dinlenme ilkesine bağlı kalınmıştır. Sonuç olarak statik denge becerisi kata ve kumite performansını olumlu etkiler. Dinamik denge becerisi kata ve kumite performansını olumlu etkiler.

DengeKaratePostural denge+3
Birsen Engin
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Serebral palsili çocuklarda bowen terapi tekniği'nin spastisite üzerine etkisi

Amaç: Spastisite, germe reflekslerinin hipereksitabilitesinden kaynaklanan tonik germe reflekslerinde hıza bağlı artışa neden olan bir motor bozukluktur. Serebral Palsili (SP) hastalarda gelişen spastisite, hastaların yaşamını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu sebeple tedavi edilmesi önemlidir. Bowen terapi (BT), kas üzerindeki reseptörleri aktive edip germe reflekslerini uyararak kas lifi hizalaması, kas kasılması, gevşemesi ve motor ünite ateşlemesinin uygun şekilde düzenlemesini sağlamaktadır. BT bu etkileriyle, spastisite durumunda bir değişim yaratabilir ve spastisiteyi azaltabilir. Bu nedenle bizim çalışmamızın amacı, SP'li çocuklarda BT'nin spastisite üzerine etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 6-15 yaşları arasında (8,29±2,33 yıl) SP tanısı almış 14 çocuk dahil edilmiştir. Gruplar 7 çocuk çalışma, 7 çocuk kontrol grubunda olacak şekilde ikiye ayrılmıştır. Çalışma grubuna altı hafta boyunca haftada bir kez yaklaşık 20 dakika BT ve 20 dakikalık rutin fizyoterapi (RF) programı uygulanmıştır. Kontrol grubu katılımcılarına ise aynı sıklıkta 40 dakika yalnızca RF programı uygulanmıştır. Spastisite, üst ekstremite (el bileği, dirsek ve parmak fleksörleri) ve alt ekstremite (hamstringler, gastroknemiuslar ve kalça addüktörleri) kas grupları için uygulama öncesi ve sonrasında Modifiye Ashworth Skalası kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışma tamamlandıktan sonra her kas tek tek değerlendirildiğinde spastisite skorlarında azalma saptanmıştır. Ancak tedavi sonrasında gözlenen değişim istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0,05). Üst ve alt ekstremite kaslarının spastisite skor ortalamaları alınarak total üst ve alt olarak hesaplandığında ise çalışma grubunda alt ekstremite totalinde spastisitede anlamlı azalma olduğu görülmüştür (p<0,05). Üst ekstremitedeki farklar ise anlamlı tespit edilmemiştir (p>0,05). Kontrol grubunun total alt ve üst ekstremite skorları karşılaştırıldığında, tedavi sürecinin sonunda hem alt hem de üst ekstremite spastisite skorlarında istatistiksel olarak anlamlı azalma olduğu görülmüştür (p<0,05). Sonuç: Bu çalışmada BT'nin tek başına spastisiteye olan etkileri net olarak belirlenememiştir. İlerdeki çalışmaların bu doğrultuda iki farklı tedavi şekli olan RF ve BT'nin etkilerini tam olarak karşılaştırabilmek için ayrı ayrı uygulanarak değerlendirilmesi ölçüm sonuçlarını daha net görebilmemizi sağlayacaktır.

Egzersiz tedavisiEngelli çocuklarFizik tedavi+7
Muhammed Yurtseven
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Isınma öncesi ve sonrası yapılan dinamik germe egzersizlerinin futbolcularda sürat üzerine etkisi

Amaç: Dinamik germe egzersizlerinin antrenman veya müsabakadan önce ısınma bölümüne dahil edilmesi sakatlanma riskini azalttığı ve maç performansını artırdığı bilinmektedir. Literatürde ısınmadan önce yapılan dinamik germenin sürat performansına etkisini inceleyen araştırmalara rastlanmamıştır. Bu çalışma 16-19 yaş arasındaki futbolcularda ısınmadan önce ve sonra yapılan dinamik germe egzersizlerinin 20m sürat performansına akut etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Yöntem: Bu çalışmaya, Aydın ilinde mücadele eden amatör futbol kulüplerin alt yapısında oynayan yaşları (16,59±1,06 yıl) olan 44 futbolcu katılmıştır. Çalışmanın birinci gününde antropometrik ölçümler ve 20 m mekik koşusu (Shuttle Run) testi uygulanmıştır. Çalışmanın ikinci gününde futbolcular rastlantısal olarak iki gruba ayrılmıştır. Önce germe (ÖG) grubu, ısınmadan önce dinamik germe (ÖDG) egzersizleri uygulamış ve 20 m sürat testi yapılmıştır. Sonra germe (SG) grubu ise ısınmadan sonra dinamik germe (SDG) egzersizleri uygulamış ve 20 m sürat testi yapmışlardır. Çalışmanın üçüncü gününde ÖG grubu ile SG grubunun yerleri değiştirilerek aynı protokol uygulanmıştır. Bulgular: ÖG grubunun 20 m sürat testi ortalamaları 2,96±0,13 sn., SG grubunun 20 m sürat testi ortalamaları ise 3,01±0,12 sn. olarak belirlenmiştir. ÖG grubu ile SG grubu arasında 20 m sürat testi değerlerinde anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Bu çalışmada 20 m sürat testi değerlerinde mevkiler arasında anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). 20 m mekik testi değerlerinde ise mevkiler arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç: ÖG grubu ile SG grubunun 20 m sürat performansı karşılaştırıldığında, ÖG grubunun 20 m sürat performansındaki gelişimin anlamlı düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler : Sürat, Dinamik Germe, Mekik Koşusu

EgzersizEgzersiz hareket teknikleriHız+3
Recep Özçelik
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Akut aerobik egzersizin fiziksel inaktif ve çok aktif lise çağı öğrencilerinin duygu durumlarına etkisi

Yüksek fiziksel aktivite seviyesine sahip olmanın ve düzenli egzersiz yapmanın duygu durumlarını düzelttiği, ruhsal durumu iyileştirdiği bilinmektedir. Yetişkinlik ve çocukluk arasında bir geçiş süreci olan ve insan gelişiminin en önemli dönemlerinden birisi olan ergenlik döneminde düzenli egzersiz yapmak ve yüksek fiziksel aktivite seviyesine sahip olmak fiziksel, ruhsal sağlık açısından çok önemlidir. Bu çalışmada, lise çağındaki kız öğrencilerde akut aerobik egzersizin duygu durumlarına etkisi ve fiziksel aktivite seviyesi yüksek olanların akut egzersiz sonrası duygu durumlarındaki iyileşmenin sedanter öğrencilere göre daha iyi olup olmadığı araştırılmıştır. Bu çalışmaya, lise öğrencisi 40 bayan gönüllü katılmıştır. Fiziksel aktivite seviyelerine göre 18 katılımcı aktif gruba, 18 katılımcıda inaktif gruba dahil edilmiştir. Her iki gruba 20 dakika bisiklet ergometresinde egzersiz yapılmıştır. Egzersizden önce ve sonra Profile of Mood States (Duygu Durumları Profili) testi yapılarak duygu durumlarındaki değişimler değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, akut aerobik egzersizin grup ayrımı olmadan duygu durumlarını artırdığı ve düzenli spor yapanlarda (aktif) akut egzersiz sonrası duygu durumlarından şaşkınlık, yorgunluk, dinçlik, genel durum değerlerinin inaktiflere göre iyileşmesinin daha iyi olduğu görülmektedir. Bunun yanında, gerginlik ve öfke değerlerinde inaktiflerde görülen iyileşmenin aktiflerden daha fazla olduğu ve depresyon değerlerinde ise iki grup arasında anlamlı bir değişiklik olmadığı görülmektedir Mevcut çalışma da düzenli egzersiz yapmanın duygu durumlarını olumlu etkilediği ve yapılan tek setlik aerobik egzersizden sonra fiziksel aktivitesi yüksek olanların duygu durumlarının egzersiz öncesine göre daha iyi olduğu gösterilmiştir.

AerobikDuyguDuygudurum+3
Serkan Karabıyık
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2018
00

Other supervisors