Theses supervised by Prof. Dr. Celal Kepekçi
10 theses · İstanbul Beykent University
Tüketici sadakati yaratmada çalışanların özdeşleşme düzeylerinin rolü: Havalimanı çalışanları ile bir uygulama
Bu çalışmada havalimanı çalışanlarının özdeşleşme düzeyinin tüketici sadakati üzerindeki etkisi ölçülmeye çalışılmıştır. Bu anlamda araştırmaya katılan tüketiciler ve çalışanların demografik özellikleri ile markaya sadakat derecesi ve çalışanların örgütle özdeşleme dereceleri kendi içinde demografik özellikleri ile karşılaştırılmış ve ilişki aranmıştır. Bireylerin cinsiyetlerine göre tüketici sadakati ölçeği ve alt boyutlarının karşılaştırma testleri sonucunda tüketici sadakati ölçeği ortalamasının kadınlarla erkekler arasında değişmediği gözlenmiştir. Bununla birlikte alt boyutlar içerisinde sadece ilişkiyi sürdürme kararlılığı alt boyutu ortanca puanı anlamlı düzeyde kadınlarda daha yüksek bulunmuştur. Yaş değişkeni için yapılan karşılaştırma testi sonucunda tüketici sadakati ölçeği ve tüm alt boyutlarının tamamında yaş gruplarına göre anlamlı farklılık gözlenmemektedir. Katılımcıların eğitim durumları, uçuş hattı ve uçuş amacı için yapılan karşılaştırmada da tıpkı yaş gibi tüketici sadakati ölçeği değerinin değişmediği sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan çalışanların örgütsel özdeşleşme derecelerinin demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğine dair yapılan analizde demografik değişkenler ile özdeşleşme düzeyi arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre tüketicilerin sadakat derecesi ile çalışanların özdeşleşme derecelerinin demografik özelliklere göre farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Ayrıca örgütsel özdeşleşme ile tüketici sadakati arasında yapılan analiz sonucuna göre ise doğrudan herhangi bir anlamlı ilişkiye rastlanmamıştır.
Uluslararası lojistik firmalarının hava departmanlarında insan kaynakları yönetimine ilişkin eğitim sorunları: İstanbul Atatürk Havalimanı örneği
Türkiye'nin kıtaları birleştiren jeopolitik konumu ve teknolojinin hızla gelişmesi neticesinde günümüzde hava taşıtları ile kargo gönderiminde artış meydana gelmiştir. Bu çalışma, Türkiye'de lojistik sektöründe hava departmanları çalışanlarının eğitim sorunlarının incelemesi için hazırlanmıştır. Bu sorunlara dair çözümler sunulup hava kargo taşımacılığının eksik yönlerini azaltmak amaçlanmıştır. İlk olarak Uluslararası lojistik firmaları hava departmanları hakkında belli başlı bilgiler verilmiş, bu departmanlarda insan kaynakları yönetiminden ve işe alım koşullarından bahsedilmiştir. Sonrasında Hava Departman çalışan eğitimleri incelenmiş ve yeterlilik seviyesi araştırılmıştır. Türkiye ve Dünya'da Hava KargoTaşımacılığına dair mevzuat incelenmiştir. Son bölümde ise Atatürk Havalimanında servis sağlayan Iata sıralamasına göre ilk 15 te olan 10 firmanın 269 çalışanının içinden 100 kişi ile anket çalışması yapılmıştır. Araştırma sonucunda firma çalışanlarında eğitim eksikliğinden kaynaklı yaşanan sorunlar irdelenmiştir.
Örgütsel stresin çalışan performansı üzerine etkisi: Özel sektör banka çalışanları üzerinde bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, örgütsel stresin çalışan performansına olan etkisini incelemektir. Örgütsel stres faktörlerinin çalışanlar üzerinde olumsuz etkilere neden olduğu görülmektedir. Çalışanların iş doyumunun ve iş tatminin azalması ile verimin düşmesi, işe gitmede isteksizlik, işte hata yapma, işin niteliğinin düşmesi gibi örgüt ve çalışanlar için olumsuz durumların yaşanmasına neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı örgütsel stres faktörlerinin çalışan performansına olan etkisini incelemek ve olumsuz sonuçların oluşmasının engellenmesi bakımından katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Toplam 250 özel sektör banka çalışanının katıldığı çalışmaya ilişkin olarak yapılan araştırmada örgütsel stres kaynakları; bireyden kaynaklanan stres faktörleri, işin yapısından kaynaklanan stres faktörleri, örgütsel yapı ve politikalardan kaynaklanan stres faktörleri, örgüt içi fiziksel koşullardan kaynaklanan stres faktörleri, genel çevresel unsurlardan kaynaklanan stres faktörleri olmak üzere beş boyutta incelenmektedir. Çalışanların performans algısına yönelik ise iş başarısı ve iş doyumu olmak üzere iki boyutta incelenmektedir. Araştırmada çalışanların yaşadığı stres faktörlerinin birbiri ile anlamlı derecede ilişkili olduğu görülmektedir. Stres faktörleri ile performans arasındaki ilişki incelendiğinde ise, stres faktörleri ölçek puanı artarken performans algısı ölçek puanlarının da arttığı görülmektedir. Değişkenler arası ilişki anlamlı düzeydedir. Araştırmaya katılanların örgütsel yapı ve politikalardan kaynaklanan stres faktörleri, işin yapısından kaynaklanan stres faktörleri, örgüt içi fiziksel koşullardan kaynaklanan stres faktörlerindeki bir birim değişimin performans alt boyu olan iş başarısını etkilediği görülmektedir. Araştırmaya katılanların örgütsel yapı ve politikalardan kaynaklanan stres faktörleri, örgüt içi fiziksel koşullardan kaynaklanan stres faktörlerindeki bir birim değişimin performans alt boyu olan iş doyumunu etkilediği görülmektedir.
Kapadokya bölgesindeki konaklama işletmelerinde işgücü tedarik sorunları ve önerileri
Turizm endüstrisinin alt kolu olarak faaliyet göstermekte olan konaklama işletmeleri sektörü, sosyoekonomik, kültürel ve teknolojik gelişmelerin yanı sıra, geçtiğimiz 40 yıl içinde tüketim alışkanlıklarında ortaya çıkan değişimlerden de etkilenerek, önemli bir gelişim sürecini sürdürmektedir. Sektörün hızlı gelişim sürecinde karşılaştığı en önemli sorunlardan birisi de, büyüme hızıyla doğru orantılı şekilde artan nitelikli işgücü ihtiyacının, işgücü piyasası tarafından yeteri kadar arz edilememiş olmasıdır. Dünyadaki tüm turizm ülkelerinde olduğu gibi, Türkiye'de de belirli turizm bölgelerinde yer alan konaklama işletmelerinin, nitelikli işgücü talepleri her geçen yıl artmakta ve bu alanda giderek artan bir rekabet ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'nin ve dünyanın en önemli turizm bölgeleri arasında yer alan Kapadokya turizm bölgesindeki konaklama işletmelerinin, işgücü bulma konusundaki sorunları incelenmektedir. Araştırmada, bölgede faaliyet göstermekte olan 135 konaklama işletmesinin yöneticileri ile yapılan anket çalışmasından elde edilen 92 adet geçerli anket çıktısının sonuçları incelenmiştir. Araştırmanın genel sonuçları göstermektedir ki, bölgede yaygın şekilde ortaya çıkan nitelikli işgücü tedarik sorunları, nitelikli işgücü ile işletmeler arasındaki belirgin beklenti uyuşmazlıklarıyla ilişkilidir. Bu uyuşmazlıklar işgücü açısından ücret, ilave imkânlar, kariyer beklentisi ve işin kalıcılığı gibi alanlarda yoğunlaşırken, işletmeler açısından yüksek turizm eğitimi olan çalışanların pratik iş becerilerinin yetersizliği ve eğitimsiz işgücünün mesleki bilgi birikiminin yetersizliği alanlarına yoğunlaşmaktadır.
Havalimanı işletmeciliğinde transit yolculara verilen hizmetin değerlemesi
Beklenen ve algılanan hizmet kalitesininnasıl ölçülebileceği konusu, hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmelerinin en önemli konusu haline gelmiştir.Bu noktada, hizmet sektöründe önemli bir yere sahip olan havalimanıişletmeciliğinde müşteri beklenti ve algılanan hizmet kalitesinin doğru bir şekilde analiz edilerek ölçülebilmesi kritik önem taşımaktadır. Bu bağlamda araştırma; İstanbul Atatürk Havalimanı dış hatlar terminalinde transit yolculara sunulan hizmet kalitesini SERVQUAL Modeli ile ölçmeyi; yolcuların algılarını ve beklentilerini Fiziksel Görünüm, Güvenilirlik, İsteklilik, Teminat ve Empati olarak belirlenen beş hizmet kalitesi boyutunda tespit etmeyi ve algılanan hizmet kalite düzeyleri düşük boyutlar için iyileştirme önerilerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen eşit ağırlıklı SERVQUAL skoru (0.064) ve ağırlıklı SERVQUAL skoru (0,070), "0" değerinin üzerinde pozitif çıkmıştır. Her iki skorun pozitif değeri göz önüne alındığında, İstanbul Atatürk Havalimanı'nın yolcu beklentilerini karşıladığı görülmüştür.Boyutlar bazında değerlendirildiğinde; transit yolcuların beklentilerini karşılamada en yüksek değeri alan hizmet kalitesi boyutununteminat boyutu olduğunu görülmüştür. Boyutlar bazında algılanan hizmet kalitesininkatılımcıların son 1 yıl içinde Atatürk Havalimanı'nda bulunma sayısı ve transit yolcu olma sayısı arasında anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir.
Çalışanların işe alım ve performans algılarındaki farklılıkların incelenmesi: Bankacılık sektörü örneği
Bu araştırmanın amacı, bankacılık sektöründeki çalışanların işe alım algılarına yönelik görüşlerini ve bu görüşlerin çalışanların performansları üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Küresel düzen içerisinde sürekli değişen ve gelişen koşullar işletmeleri rekabet yarışına sokmaktadır. Bir işletmenin başarısı büyük oranda sahip olduğu yetenekli, nitelikli ve donanımlı insan kaynağına eşittir. Bu çalışma üç bölüm halinde planlanmıştır. Birinci bölümde; İKY, temel tanım ve kavramlarına, tarihi gelişimlerine, planlamalarına detaylıca yer verilmiştir. İkinci bölümde; insan kaynakları yönetiminde çalışan bulma, seçme ve yerleştirme uygulamalarından bahsedilmiş olup, ayrıca performans ve performans değerlendirme kavramlarına değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise; Türkiye'de faaliyet gösteren çeşitli bankaların Düzce ilindeki şubelerinin çalışanlarına anket yapılarak, araştırmanın uygulama kısmı gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda öncelikle hipotezler oluşturulmuş, bu hipotezleri test etmek amacıyla Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Ölçek puanlarının normallik sınamasında Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk değerlerinin katsayısı baz alınmıştır. Çalışanların işe alım süreçlerine yönelik algıları ile performansları arasındaki anlamlı ilişki Korelasyon Analizi ile ortaya konmuştur. Araştırmanın güvenirliğini belirlemek amacıyla yapılan Cronbach Alpha değeri işe alım ölçeği için 0.88, performans ölçeği için 0.92 olarak tespit edilmiştir. Anket çalışması kapsamında elde edilen verilerin çözümlenmesi SPSS 25 paket programı yardımıyla gerçekleşmiştir.
Çağrı merkezlerinde etik liderliğin çalışanların performansına etkisi
Bu araştırmanın temel amacı, çalışanların etik liderlik algısının iş performansı üzerindeki etkisini ölçümlemektir. Ayrıca araştırmada katılımcıların gelir, kıdem, yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve medeni durumu gidi demografik özelliklerine göre algılanan etik liderliğin ve iş performansı düzeylerin farklılaşıp farklılaşmadığı da belirlenecektir. Çalışmada çağrı merkezinde 208 çalışanı üzerinde anket gerçekleştirilmiştir. Çalışmada toplanmış veriler SPSS 25,0 programıyla yardımıyla çözümlenmiştir. Ampirik analizlerde t-testi ve tek yönlüm anova, regresyon ve pearson korelasyon yöntemi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda etik liderliğin iş performansı üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Başka ifade ile iş performansı ile etik liderlik ölçeğinin gücü paylaşma, ahlak dürüstlük, rol açıklığı boyutları arasında pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Bunun yanı sıra çağrı merkezi çalışanlarının demografik özelliklerine göre etik liderlik algılarının farklılaştığı belirlenmiştir.
Sarbanes-Oxley Yasası ve iç kontrol
ABD'de Enron, Worldcom ve Tyco gibi çok ciddi olumsuz sonuçlara neden olan muhasebe skandalları sonrasında piyasalara olan güvenin yeniden kazanılması amacıyla 2002 yılında Sarbanes-Oxley Yasası yürürlüğe girmiştir. Sarbanes-Oxley Yasası'nın bazı bölümlerinde iç kontrol sistemi ile ilgili bazı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu düzenlemer yalnızca iç kontrol sistemini değil aynı zamanda şirketlerin iç kontrol sistemlerinin çevresini oluşturan şirket yönetimi, bağımsız denetim, iç denetim ve denetim komitesi faaliyetlerini oldukça etkilemiştir. Bu yasada iç kontrol sistemini yakından ilgilendiren düzenlemelerin yer alması ile iç kontrol sisteminin olası hilelerin önlenmesinde ve şirketin beklenmeyen ve yaptırıma neden olabilecek hadiselerden korunmasındaki önemi bir kez daha anlaşılmıştır. Şüphesiz ki, etkin işleyen bir iç kontrol sistemi şirketlerin yapılarını güçlendirmekte ve piyasalara olan güvenin yeniden artmasında önemli bir rol oynamaktadır. Sarbanes-Oxley Yasası'nın iç kontrol ile ilgili düzenlemelere uyumundan sorumlu tarafların sorumluluklarını büyük bir ciddiyetle yerine getirmeleri şirket ve yatırımcılar başta olmak üzere tüm ilgili tarafların lehine bir sonuç doğuracaktır. Anahtar Kelimeler : Hile, İç Kontrol, Sarbanes-Oxley Yasası.
5411 sayılı Bankacılık kanunundaki özel ve genel karşılıklar, muhasebeleştirilmesi ve vergi mevzuatı karşısındaki durumu
Bu tez çalışmasında; 5411 Sayılı Bankacılık Kanunundaki karşılıklara (kredi karşılıkları) ait bankacılık ve vergi mevzuatında yer alan kanuni ve idari düzenlemelere yer verilmiştir. Kredi karşılıklarına ilişkin her iki mevzuatta yer alan düzenlemelerin kıyaslanması neticesinde, bankaların vergisel uygulamalarını etkileyen tartışmalı hususların olduğu tespit edilmiştir. Vergilendirmenin temel ilkleri, normlar hiyerarşisi ve bankacılık sektörünün işlemleri göz önünde bulundurularak uygulamaların yerindeliği değerlendirilmiştir. Kredi karşılıklarının muhasebeleştirilmesi aşamasında ise; muhasebe standartlarında ve tek düzen hesap planında yer alan düzenlemelere değinilmiş, özel ve genel karşılıkların ticari kar-mali kar kavramları için ifade ettiği önem üzerinde durulmuş, mali ve finansal tablolar oluşturulurken ticari kardan mali kara geçiş aşamasında izlenmesi gereken adımlar izah edilmiş ve örneklendirilmiştir. Konunun bankacılık sektöründe nasıl uygulanması gerektiği yönünde öneriler oluşturulmuştur. Sonuç olarak; katılım bankacılığı ve geleneksel bankacılık ayrımı gözetmeksizin, genel karşılık tutarlarının kanunen kabul edilmeyen gider olarak kurumlar vergisi matrahına ilave edilmesi, özel karşılık tutarlarının ise kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.
SMMM ve YMM mesleklerinde etik algısı ve bunun muhasebe hata ve hilelerine etkisi: TRC 1 bölgesi analizi
SMMM VE YMM MESLEKLERİNDE ETİK ALGISI VE BUNUN MUHASEBE HATA VE HİLELERİNE ETKİSİ: TRC 1 BÖLGESİ ANALİZİ Muhasebe sosyal ve ekonomik hayatın en önemli bir öğesi ve işletmelerin dilidir. Muhasebenin sağladığı bilgi ve veriler işletme sahiplerini, çalışanları, kredi kuruluşlarını, yatırımcıları, devleti ve dolayısıyla tüm toplumu ilgilendirmektedir. Muhasebe meslek mensupları meslekleri gereği sürekli olarak müşterileri adına bilgiler sunmaktadır. Sunulan bu bilgiler ışığında işletmeler belirledikleri misyon ve vizyonlarına etkin bir şekilde ulaşıp ulaşmadıklarını anlayabilmektedir. Devletler bu bilgiler ile bütçelerini hazırlamaktadır. Topluma sunulacak hizmetler büyük ölçüde bu bilgilerden sağlanan veriler ışığında tahsil edilen vergiler ile sunulabilmektedir. Sunulan bu bilgiler ışığında kredi kurumları müşterilerine kredi verip vermeme konusunda kararlar alabilirken, borsadaki bir yatırımcı bu işletmenin hissesini alıp almama kararını da bu bilgiler ile verebilmektedir. Muhasebe meslek mensubunun bu bilgileri sunarken özverili çalışması, etik davranması ve tarafsız olması yadsınamaz bir gerçektir. Muhasebe meslek mensubunun bu bilgileri sunma aşamasında yapacağı hatalar veya hileler işletme sahiplerini, çalışanları, kredi kuruluşlarını yatırımcıları, devleti ve dolayısıyla tüm toplumu etkileyecektir. Bu çalışmada muhasebe hata ve hileleri ile muhasebe meslek etiği konuları üzerinde durulmuştur. İlk olarak muhasebenin genel yapısı ile muhasebe mesleği hakkında teknik bilgiler açıklanmıştır. Daha sonra muhasebe mesleğinin ahlaksal boyutu ve bununla ilgili olarak muhasebede yapılan hata ve hile konuları incelenmiştir. Çalışmada muhasebe meslek mensuplarının meslek örgütleri tarafından muhasebe hata ve hilelerinin minimize etmek amacı ile verilen etik eğitimlere meslek mensuplarının katılıp katılmadıklarını tespit edilmiştir. Katılan meslek mensuplarının katıldıktan sonra meslek yaşantılarında yaptıkları veya karşılaştıkları hataları ve hileleri önleme konusunda bir değişiklik olup olmadığını tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için TRC-1 Bölgesi (Gaziantep, Adıyaman, Kilis) içinde faaliyet gösteren meslek mensuplarına yönelik ankete dayalı bir araştırma yapılmıştır. Elde edilen veriler çeşitli istatistikî metotlarla test edilmiş, muhasebe meslek mensuplarının hata ve hileler üzerindeki tutumlarıyla ilgili sonuçlar paylaşılmıştır. Son olarak muhasebe meslek örgütüne etik kültürün oluşturulabilmesi için önerilerde bulunulmuştur.