Theses supervised by Prof. Dr. Canan Seyfeli

10 theses · Dicle University

DoctorateOpen AccessTR

Sinemada dini sembolizm: Netflix filmlerinde Hıristiyanlık

Bu çalışmanın konusu "Sinemada Dini Sembolizm: Netflix Filmlerinde Hıristiyanlık"tır. Çalışmada sinemada sıklıkla karşılaşılan Hıristiyanlığa ait dini imaj, sembol ve metaforların Netflix film ve dizilerindeki gösterimi ele alınmıştır. Bu nedenle bir dijital sinema platformu olan Netflix'in veri tabanında yer alan bütün filmler değil, sadece Netflix'in yapımcılığını üstlendiği orijinal içerikler kaynak olarak kullanılmıştır. Çünkü çalışmanın amacı bu orijinal filmler özelinde Netflix'in Hıristiyanlığa bakış açısını ortaya koymaktır. Bununla birlikte filmler aracılığıyla yapılan Hıristiyanlık eleştirisi ve buna paralel bir şekilde geliştirilen düzenlemeler de değerlendirilmiştir. Filmlerin çözümlenmesi aşamasında işlenen konu ekseninde dinin kendi kaynaklarında yer alan bilgilerle sinemadaki kurgusal yansıması arasında yapılan karşılaştırmalar üzerinden yeni yorumlar geliştirmek hedeflenmiştir. Bütün bu amaç ve hedeflerin neticesinde Hıristiyanlığa ait unsurların Netflix filmlerinde sıklıkla izleyici karşısına çıkarıldığı ve bu yapımlarda yer alan Hıristiyan imajının her zaman olumlu bir karaktere sahip olmadığı gözlemlenmiştir. Ancak böyle durumlarda kusur veya suç teşkil edebilecek unsurlardan bizzat Hıristiyanlığın kendisi değil, aksine onu aktaran kişiler sorumlu tutulmaktadır. Buradaki amaç Kilise özelinde bir günah çıkarma çabasına girişmek ve geçmişte yaşanan olumsuz tutum ve davranışları ortadan kaldırmaktır. Bu sayede postmodern bir yöntemle modern insanın dine karşı zayıflayan bağını güçlendirerek onun Kilise'yle barışması hedeflenmektedir.

Dijital platformlarDini sembollerFilm+5
Yasin Öner
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hinduizm'in kurtuluş fikrinde samskaralar: Geçiş ritüelleri

Bu çalışmanın konusu, Hinduizm'in kurtuluş fikrinde samskara geçiş ritüelleridir. Geçiş ritüelleri insanın her gelişim ve değişim aşamasına etki ederek yaşamın bir sonraki aşamasına geçmeyi anlamlı kılar. Bu nedenle çalışmada, samskaralarda insan geçiş aşamalarını kutsama ve arındırma yoluyla kurtuluş ümidi doğuran geçiş ritüelleri ele alınmıştır. Nitekim çalışmanın temel amacı samskara geçiş ritüellerinin kurtuluş fikrinin bir parçası olduğunu açığa çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda samskara ritüelleri kurtuluş, insan, dünya hayatı ve ölüm sonrası hayat gibi temel konularla ilişkisi bağlamında değerlendirilmiştir. Bunlardan hareketle doğum ritüelleri insan doğasına yönelerek kurtuluşu ararken Upanayana samskarasında kurtuluşun mistik boyutu öne çıkar, evlilik ritüeli erkek bir Hindunun görev ve sorumlulukları çerçevesinde kurtuluşu anlamlandırır, cenaze ritüeli ise ölümün anlamına göre gelişerek ruhun kurtuluşunu hedefler. Aynı zamanda insan benliği ve buna paralel olarak insanın düzeltilebilecek olan kısmı açığa çıkarılarak samskara ritüelleri ve insan arasında bağ kurulmuştur. İnsanın kusurlu tarafını düzeltebilecek potansiyalde olması kurtuluş için ümit vererek samskara ritüellerinin kurtuluştaki anlamını da açığa çıkarır. Dolayısıyla bu çalışmada samskaraların kusurlu ve kirli olan insan bedenini, zihnini arındırma ve kutsama yoluyla insanı mükemmelleştirerek en nihai hedef olan kurtuluşu yaşattığı anlaşılmıştır.

DoğumEvlilikGeçiş ritüelleri+5
Tuba Cebe
Dicle University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Süryani Kadim Kilisesinde din eğitimi

Çalışmamızın konusu Süryani Kadim Kilisesinde Din Eğitimi'dir. Hıristiyanlığın ilk inanlıları olarak kabul edilen Süryani Kadim Kilisesinin din eğitimi ve eğitim unsurları dikkate alınarak inceleme yapılmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Süryanilerin tarihi ve kökenleri ele alınmış tarihsel süreçte Süryani Kilisesi'nden kopan diğer kiliseler hakkında da kısaca bilgi verilmiştir. Tarihsel süreç İsa Mesih ve havarilerinden başlatılarak konsiller dönemiyle devam etmiştir. Günümüze yakın olan Osmanlı Devleti'nde ve Cumhuriyet döneminde siyasi politikaların Süryani Kadim Kilisesindeki etkisi göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Süryani Kadim Kilisesindeki din eğitiminin kurumsal bağlamı ele alınarak formal ve informal eğitim şekliyle tasnif edilip açıklanmıştır. Tarihsel süreç tasniflerinden sonra din eğitiminde aktif olan öğreten ve öğrenenlerin hiyerarşik düzeyleri değerlendirilmiştir. Bu hiyerarşideki din adamları ve sahip olması gereken özellikleri belirtilmiştir. Süryani Kadim Kilisesindeki öğretim sürecinde kullanılan araçların, metinlerin din eğitimindeki önemi açıklanmıştır. Son konu başlığı ise din eğitiminde kullanılan ders programları ve yöntemler olup sonuç ile çalışma sonlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Süryani Kadim Kilisesi, Manastır, Malfono, Öğrenci, Sakrament

Kübra Özdemir
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hinduizm'de yaratılış: Evren ve insan algısı

Bu çalışmanın konusu "Hinduizm'de Yaratılış: Evren ve İnsan Algısı"dır. Çalışmada Hinduizm'de evren ve insan algısı yaratılış fikrinden hareketle ele alınmıştır. Konu evrenin ve insanın yaratılışı ile sınırlandırılmıştır. Burada temel amaç yaratılış fikrinin evren ve insan algısını biçimlendirdiğini bütünsel bir şekilde ortaya koymaktır. Evren ve insan algısı dünya hayatı ve ölüm sonrası hayatı da biçimlendirir. Dolayısıyla çalışmada yaratılış fikrinden hareketle ölüm sonrası hayat fikrini sunma bir diğer hedeftir. Çalışmada Hinduizm'de yaratılış fikri ile ilgili olan kutsal kitap külliyatı ile yaratılış fikrine dayalı olan kaynaklardan yararlanılmıştır. Hinduizm'de evren ve insan algısını şekillendiren yaratılışın dört safhada gerçekleştiği sonucuna varılmıştır. Hinduizm'de beş temel yaratılış elementi vardır. Bu elementler evrenin ve insanın maddi formlarını oluşturur. İnsanın maddi yönü olan beden yaratılış elementlerinden oluşur. Bu elementler ruhtan doğar. Dolayısıyla yaratılış elementleri olumsuz ve kötü değildir. Hinduizm'in temel öğretilerini belirleyen Upanişadlar felsefesidir. Upanişadlarda evren ve insan algısını, dolayısıyla ölüm sonrası hayat fikrini biçimlendiren en temel kavramlar Brahman, Atman, karma, samsara ve mokşadır. Atman ve Brahman birliği idrakı samsara çarkından kurtuluşu sağlar. Samsara çarkından kurtuluş mutlak özgürlük mokşaya ulaştırırır. Hinduizm'de insan ve evren ruhgöçüne tabidir. Evren belirli kalpa çağlarında yok olur ve tekrar yaratılır. Yaratılış fikri dünyaya yüklenen anlamı ve insanın dünya hayatına bakışını belirler. Dolayısıyla yaratılış fikri bireyi kurtuluşa götüren dini uygulamalara yansır. Hinduizm'de dini ritüel ve pratikler yaratılıştaki saf hale dönmeyi amaçlayan uygulamalardır. Yaratılıştaki saf hale gelme mutlak özgürlük mokşaya ulaştırır.

Sevinç Aksin
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İsa Mesih'in çarmıhı ve ölümü meselesi

Çalışmanın konusu İsa Mesih'in Çarmıhı ve ölümü meselesidir. Bu çalışma Kur'ân'da çok farklı hususlarda dile getirilen İsa Mesih'in çarmıha gerilmesi ve ölümü meselesiyle sınırlandırılmıştır. Çalışmada İsa'nın hayatını İncillere göre tanımak, çile haftasının önemli konularına değinmek ve hem Hıristiyan hem de Kur'an açısından İsa'nın çarmıh ve ölüm başlıklarının anlam ve boyutlarının araştırılması hedeflenmiştir. Çalışmanın amacı hem İnciller ve Hıristiyanlık hem de Kur'ân ve yorumları açısından çarmıh ve ölüm meselesini karşılaştırmalı şekilde ortaya koymak, böylece Kur'an'ın Hz. İsa'sı, onun çarmıhı ve ölümü hakkındaki kendine has olan anlatım tarzını göstermektir. Çalışmanın sonunda İncillere göre İsa Mesih çarmıha gerildiğ, üç gün sonra dirildiği, yaklaşık kırk gün boyunca havarileriyle beraber kalıp Tanrı'nın sağına yükseldiği, Kur'an'a göre ise Hz. İsa Yahudi veya Romalılar tarafından çarmıha gerilmediği, öldürülmediği ve keyfiyeti sadece Allah'ın bildiği bir şekilde semaya ya da Allah'ın katına alındığı sonucuna varılmıştır. Konu, bu hususlara dikkat edilerek üç bölümde ele alınmıştır. Birinci bölümde İsa Mesih'in hayatı boyunca önemli olan bilgi ve olaylar üzerinden incelenmiştir. Annesi Meryem ve İsa'nın öğretileri ve mucizeleri Hıristiyanlık perspektifinde kanonik ve apokrif İncillerden hareketle ortaya konmuştur. İkinci bölümün konusu İsa Mesih'in çarmıhı ve ölümü olmuştur. Hıristiyan inanç ve kabullerinden hareketle çarmıh ve ölüm konusu yanında bunlarla doğrudan ilişkisi olan doğumu, vaftizi ve son haftasında gerçekleşen son akşam yemeği, tutuklanması, yargılanması, çarmıha gerilişi ve ölümü, üçüncü günde dirilişi ve göğe yükselişi konuları ele alınmıştır. Böylece konunun Kur'an'daki biçiminin Hıristiyanlığa cevap niteliğinin anlaşılması için alt yapı oluşturulmuştur. Üçüncü bölümde çarmıh ve ölüm konusu Kur'ân'dan hareketle, ancak yer yer Hıristiyanlıktaki anlamıyla karşılaştırmalı şekilde ortaya konmuştur. Hz. İsa'nın dirilişi, göğe yükselişi ve ikinci gelişi gibi konular da farklı görüşler doğrultusunda ele alınmıştır. İki dinin temel kaynaklarının çarmıh ve ölüm konusunda aksi bilgiler ihtiva ettiği, fakat benzer ya da yakın özelliklere sahip olduklarına dair görüşlerin ise daha çok Hadis rivayetlerinden kaynaklandığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Kur'ân, İnciller, İsa Mesih, İsa'nın Çarmıhı ve Ölümü

Nurettin Bal
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hinduizm'de Trimurti (Brahma, Vişnu, Şiva) sembolizmi

Bu çalışmanın konusu "Hinduizm'de Trimurti (Brahma, Vişnu, Şiva) Sembolizmi"dir. Konu Brahma, Vişnu ve Şiva'nın sembolik yönleriyle sınırlandırılmıştır. Hinduizm'de Trimurti üyelerinin sembolik temellerinin Hindu teoloji ve mitolojisine dayandığını göstermek çalışmanın temel amacıdır. İlk olarak sembol, sembolizm ve dini sembolizm konularına ışık tutulmuştur. Ayrıca kutsal üçlemedeki figürlerin sembolizminin daha iyi anlaşılabilmesi için de teolojik ve mitolojik yönlerine ana hatlarıyla değinilmiştir. Çalışmada kutsal üçlemenin sembolizmi teleojik, ikonografik, ritüelistik açılardan ve festivallerdeki pratik uygulamalar açısından ele alınmıştır. Tüm bu bağlamlarda kutsal üçlemeye yönelik ikonografik, nesnel, sözel ve uygulamalı tüm semboller metinsel ve mitik temelleri göz önüne alınarak ayrıntılarıyla incelenmiştir. Böylece bu çalışmanın Hindu kutsal üçlemesinin sembolik açıdan bir incelemesi olarak literatüre katkı sağlaması amaçlanmıştır.

Uğur Ataş
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Hıristiyan kurtuluş doktrini

Bu çalışmanın konusu "Hıristiyan Kurtuluş Doktrini"dir. Kurtuluş doktrini; Tanrı'nın ilahi doğasını, insanın kurtuluşuna dair ezeli amacını ve bu amaç doğrultusunda şekillenen ilahi kurtuluş tasarısını içerir. Bu ilahi tasarı, Hıristiyan kutsal tarihi içinde çizgisel zaman boyunca geçirdiği aşamalarla birlikte, nihayetinde Mesih'in mistik bedeninde birleşerek kurtuluşa ulaşmayı hedefleyen bütüncül bir teolojik yapı sunmaktadır. Araştırma, Dinler Tarihi disiplini çerçevesinde, tarihsel-teolojik bir yaklaşımla yürütülmüş; tarihsel, metinsel, fenomenolojik ve antropolojik yöntemler birlikte kullanılmıştır. Başta Kutsal Kitap metinleri ve Kilise Babaları'nın eserleri olmak üzere, klasik ve modern kaynaklar incelenmiş; Batı teolojisinin önde gelen düşünürleri ile Türk akademik literatüründen elde edilen veriler sentezlenmiştir. Çalışma, Hıristiyan inanç sistemi sınırları içinde kalarak Tanrı'nın kurtuluş tasarısının tarih içindeki tezahürünü ortaya koymayı amaçlamaktadır. Pavlus'un "Mesih sırrı" olarak tanımladığı bu ilahi tasarı, kutsal metinlerin bütünlüğü içinde temellendirilmiştir. Patristik dönemden Orta Çağ ve modern döneme kadar doktrinin tarihsel gelişimi ortaya konulmuştur. Bu tarihsel arka plana dayanarak Hıristiyan kurtuluş doktrininin teolojik yapısı incelenmiş; Tanrı'nın kurtuluş tasarısı, İsa Mesih mekezli yaratılıştan kurtuluşa kadar sistematik bir biçimde değerlendirilmiştir. Ayrıca, bu teolojik yapının Hıristiyan bireyin yaşamına, kilise pratiğine ve toplumsal düzene yansımaları ele alınmıştır. Sakramentler aracılığıyla kurtuluşun somutlaşması, Kilise'nin Mesih'in mistik bedeni olarak konumlandırılması ve ahlaki yaşamla olan ilişkisi bu bağlamda incelenmiştir.

HristiyanlıkKiliselerKurtuluş Teolojisi+2
Emine Bilge
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel Gikuyu Dini

Çalışmanın konusu "Geleneksel Gikuyu Dini"dir. Çalışmanın amacı doğrultusunda Gikuyu Dini'ni geleneksel yapısında barındırdığı temel inançları ve argümanları ele alınmıştır. Bu noktada Gikuyuların geleneksel yapısının henüz bozulmadığı ilkel haliyle yorumlanmaya ve anlatılmaya çalışılmış, dolayısıyla sadece kendi geleneksel inanç unsurları çalışılmıştır. Gikuyuların inanç ve uygulamaların bütünlüğüne bakıldığında Geleneksel Gikuyu Dini'nde, ruhsal ile ruhsal olmayanın iç içe yaşadığı bir âlem tasavvuru olduğu tespit edilmiştir. Gikuyuların sahip olduğu mitler düşünceyi destekleyen en önemli veriler arasındadır. Mitlerin barındırdığı figürlerin ve olayların yaşama aktarılmasına bakıldığında Gikuyuların dini temel üç yapı üzerinde inşa edildiği görülmüştür. Bunlardan birincisi mitoloji, ikincisi Yüce Tanrı Ngai, üçüncüsü insan olmuştur. Bu üç unsurun birbirleri ile olan ilişkisi göz önünde bulundurularak Gikuyuların inanç sisteminin teorik boyutu bir bütün olarak ele alınmıştır. Mitolojinin Gikuyularda hala canlı, yaşayan ve yaşatan önemli bir unsur olmasının sonucu olarak Yüce Tanrı Ngai'nin yaratılıştaki pozisyonu aynı şekilde devam etmiştir. Böylelikle tek Tanrı inancına sahip Gikuyularda insan hayatını yönlendiren ve yöneten Ngai olmuştur. Gelenek ile dinin bir bütün olduğu Gikuyularda insanın doğum-yaşam-ölüm döngüsü de dini bir anlayış içerisinde gelişmiştir. Ölüm sonrası hayat ise yeraltı dünyasında ruhsal bir varlık olarak devam ederken, atasal ruh olmaya hak kazananlar ngoma olarak adlandırılarak yeryüzü ile iletişim ve etkileşimi devam edebilmiştir. Gikuyu Dini'nde inancın pratik yönü olan uygulamalar ikinci bölümün konusu olmuştur. Kendi inanç sistemlerinin gereği olarak ortaya koydukları ibadetler inanç sisteminin üç temel yapıtaşına, yani mitoloji, Ngai ve insanın oluşturduğu inançsal yapıya uygun olarak geliştiği saptanmıştır. Ayrıca Gikuyu yaşam alanında görülen uygulamaların amacına ve barındırdıkları ritüellere göre ibadet amaçlı temel uygulamalar ile dini içerikli sosyal uygulamalar olarak iki alt başlıkta çalışılmıştır. Gikuyuların dini ve geleneği iç içe yaşamalarından dolayı bu ayrımın yapılmasıyla Gikuyu Dini'nin tüm yönleriyle ele alınması sağlamıştır.

Atalar kültüDinlerDinler tarihi+6
Elif Kul
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Caynizm

Çalışmanın konusu "Caynizm"dir. Çalışmanın temel amacı Cayna dininin geleneksel yapısı içerisinde barındırdığı temel inançlarını, ibadetlerini tarihsel bir süreç çerçevesinde ele almaktır. Bu amaçla çalışmada, Mahavira'dan önceki tarihsel arka plan dikkate alınarak Caynizm'in tarihsel süreçte geçirdiği evreler, inanç doktrinleri ve temel ibadetleri işlenmiştir. Çalışmanın bir diğer amacı Cayna dininin hangi şartlarda doğduğunu ve temel inançlarını etkileyen unsurların neler olduğunu aktarmaktır. Bu anlamda Mahavira'dan önce yaşamış ve Mahavira ile ortak özelliklere sahip olan Tirthankara adlı yol göstericilerin hayatları Caynistlerin inançlarının derin bir mirasa dayandığını göstermesi bakımından önemlidir. Mahavira'nın ölümünden sonra Caynistlerin dinlerine sahip çıkmalarının ardındaki sebep olarak bu mirastan bahsedilebilir. Caynist cemaat, ayrılıklar yaşayıp iki mezhebe bölünse de din varlığını günümüze kadar sürdürmüştür. İki mezhebin resmi ayrılığından sonra kutsal kitap külliyatı mezheplerin kabullerine göre bölünmüştür. Caynizm tarihsel süreçte geçirdiği her bir evre ile öğretisini ve pratiklerini şekillendirmiştir. Caynizm'in, Svetambara ve Digambara mezhepleri tarafından paylaşılması doktrinde büyük bir farklılığa neden olmazken uygulamalar noktasında ayrılığa düşmelerine yol açmıştır. Caynizm temel inanç doktrinlerini oluştururken Hindu mantık sisteminden de faydalanmıştır. Cayna dini özellikle jiva atomlarını varlığın özünden kabul ederek temel inanç doktrinini oluşturmuştur. İkinci Bölümde Caynizm'in öğretilerine yer verirken başta jiva atomunu akabinde ahimsa prensipleri etrafında gelişen öğretiler aktarılmaya çalışılmıştır. Üçüncü Bölümün konusunu pratikler oluşturur. Caynizm'in inançlarını somutlaştırdığı alan pratiklerdir. Bu bölüm Caynizm'in teşkilat yapısı ve ibadetlerin uygulama zamanları gözetilerek ele alınmıştır. İbadetin içeriğini oluşturan puja, imge tapınımı ve yoga gibi pratikler Cayna anlayışı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Caynistlerin doğumlarından ölümlerine kadar yaşadıkları süreci, kültürel ve sosyal ortam dikkate alınarak açıklanmıştır. Bu nedenle Üçüncü Bölümün son konusunu dine giriş ayinleri oluşturmuştur.

CaynizmDin felsefesiHindistan+4
Merve Tanrıkulu
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kutbüddîn-i Şîrâzî'nin nefs anlayışı

Bu çalışmanın konusu "Kutbüddîn-i Şîrâzî'nin Nefs Anlayışı"dır. Kutbüddîn-i Şîrâzî, VII/XIII. Yüzyılda yaşamış İşrâkî gelenekten sayılan bir filozoftur. Çalışmada Kutbüddîn-i Şîrâzî'nin nefs, nefsin varlık delilleri, nefsin güç ve fiilleri, nefsin fâil illetleri, nefsin akıl ve bedenle olan ilişkisi hakkındaki görüşlerine yer verilmiştir. Bu görüşler Antik Yunan filozofları ile İşrâkî ve Meşşâî ekollerinin, Şîrâzî'nin nefs anlayışındaki etkilerine dikkat çekilerek ortaya konulmuştur. Konuyla ilgili kaynakların azlığı sebebiyle, çalışmada sınırlı sayıda kaynaklardan yararlanılmış ancak nefs konusuyla ilgili diğer kaynaklarla çalışma desteklenmiştir. Çalışmanın amacı Kutbüddîn-i Şîrâzî'nin nefs anlayışını, eserlerindeki ifadelerinden yola çıkarak ortaya koymak ve Şîrâzî'nin nefs hakkındaki görüşlerini, İbn Sînâ ve Sühreverdî'nin nefs tasavvurlarıyla eleştirel bir bakış açısıyla karşılaştırmaktır. Nitekim Şîrâzî'nin nefs teorisinde Sühreverdî'nin etkisi kadar İbn Sînâ'dan da belirgin izler görmek mümkündür. Şîrâzî'nin nefs teorisi nefs, akıl ve beden olmak üzere üç bileşenden müteşekkil bir teoridir. O kendi teorisini oluştururken nefsin akıl ve bedenle olan ilişkisinden yola çıkarak bir kuram oluşturmuştur. Bu ilişki nefsin varlık sahasına çıkmasıyla başlayıp bedenden ayrılıncaya kadar süregelen bir mahiyettedir. Aklı her açıdan nefse üstün tutan Şîrâzî, faal aklı da nefsin tekamülleşmesinde merkezi bir konuma yerleştirmiştir. Bedenin ölümü ile nefsin akıbetini de değerlendiren Şîrâzî hem öte dünyada nefsi bekleyen sonsuz mutluluğu ve bedbahtlığı açıklamış hem de ölümle bedeninden ayrılan nefsin akıl olduğunu belirtmekle "akla evrilen nefs" teorisini serdetmiştir. Anahtar Sözcükler: Kutbüddîn-i Şîrâzî, Nefs, Meşşâîlik, İşrâkîlik, İbn Sînâ, Sühreverdî

Kutbuddin eş-ŞiraziMeşşailerNefs+5
Gülizar Ekinci
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Other supervisors