Theses supervised by Prof. Dr. Cengiz Acar
11 theses · Karadeniz Technical University
Doğu karadeniz bölgesi kıyı kesimi bitki örtüsünün peyzaj mimarlığı açısından değerlendirilmesi
Kıyı alanları, dünyada ve ülkemizde dikkat çeken peyzaj karakterleri oluşturmaktadır. Doğal ya da müdahaleler sonucu oluşan kıyı alanlarındaki ortamların peyzaj mimarlığı açısından değerlendirilmesi, kıyı alanlarında gerçekleştirilecek sürdürülebilir peyzaj planlama ve tasarım çalışmaları açısından önemlidir. Ülkemizin önemli kıyı alanlarına sahip Doğu Karadeniz Bölgesi gerek iklim gerekse topoğrafik yapısı açısından farklılık gösteren, zengin bitki tür çeşitliliğine ve görsel açıdan dinamik etkiye sahip habitatları içermektedir. Bu nedenle çalışma kapsamında Doğu Karadeniz kıyı kesiminde (Ordu il sınırından Gürcistan sınırına kadar) gün geçtikçe tahrip olmaya devam eden kıyı alanları mevcut doğal verileri tespit edilmiş, vejetasyon yapısı ve ortam ilişkileri istatiksel analizlerle ortaya koyulmuş ve peyzaj mimarlığında uygulamaya yönelik bitki özellikleri ele alınmıştır. Araştırma kapsamında yapılan arazi çalışması ile 141 örneklem alanda EUNIS'e göre 11 habitat sınıfı belirlenmiş ve bulunma yüzdesi en fazla ilk üçü Ficus carica L. (56.74), Robinia pseudoacacia L. (%51.77), Torilis arvensis (HUDS.) LINK subsp. arvensis (HUDS.) LINK (%50.35) olan 218 bitki taksonu tespit edilmiştir. Tespit edilen bitki taksonları floristik açıdan değerlendirilmiş ve uygulamaya yönelik seçim için bitki özellikleri (kentsel tolerans, peyzaj etkisi, fonksiyonel özellik, yenilenme özelliği ve ekonomik özellik) skorlama yapılarak istatiksel analizlerle öne çıkan bitkiler ve özellikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak kıyı alanlarında tespit edilen bitki çeşitliliğinin önemli ölçüde olduğu ve bitki seçim kriterlerinin uygulamaya yönelik tasarımlarda kentsel tolerans ve peyzaj etkisi özelliğinin ön plana çıktığı görülmüştür. Ayrıca tespit edilen bitki türlerinin özelliklerine göre peyzaj tasarım çalışmalarında kullanımlarına yönelik önerilerde bulunulmuştur.Bu araştırmanın sonuçları, Doğu Karadeniz Kıyı Alanları'nın vejetasyon yapısı açısından güncel durumunu gösteren temel veri oluşturmaktadır.
Kentsel gelişmenin kent silüetlerine etkisi; Trabzon/Boztepe örneği
Kent nüfusu, buna bağlı olarak kentsel gelişme son yıllarda artmış ve kent silüetleri oldukça etkilenmiştir. Bu çalışmanın amacı kentsel gelişmenin zaman içerisinde kent silüetlerini, kent kimliğini estetik açıdan nasıl etkilediğini ortaya koymak ve ileride yapılacak olan kullanım alanlarının etkilerinin önceden tespit edilebileceğini göstermektir. Bu amaçla Trabzon kentinin önemli bir işaret noktası olan Boztepe'nin şehirden ve denizden görülen doğu, kuzey ve batı cephesi, 1900, 1950 ve 2000'li yıllara ait fotoğraflar, estetik ölçüsünün sayısallaştırılabildiği entropi kavramı ve gestalt ilkeleri kullanılarak incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda her yıl aralığına, cepheye ve ilkeye ait veriler elde edilmiştir. Veriler kıyaslanarak yıllar içerisinde "bit" değerlerinin nasıl değiştiği incelenmiştir. Kıyaslamalar sonucunda kentsel gelişmenin kent siluetlerine olan olumlu ve olumsuz etkisi sayısallaştırılmıştır. Elde edilen verilerle kentlerin kontrolsüz gelişiminin kent silüetlerini olumsuz yönde etkilendiği belirlenmiştir. Yapılmak istenilen yeni projelerin etkileri önceden tespit edilerek, olumsuz etkilere sahip projelerin revize edilmesi veya tamamen iptal edilmesi gerektiği yönünde öneriler sunulmuştur.
Tarihi çevrelerdeki bitkilendirme tasarımlarında mekansal kapalılığın tercihler üzerindeki etkisi: Trabzon-ortahisar kentsel yerleşim alanı örneği'
Günümüzde fiziksel çevrenin hızla değişmesi sonucu özgün, doğal ve kültürel özelliklerini yitiren, kaybettiğimizde yerini hiç bir şeyin alamayacağı, geleceğe ışık tutan, tarihi çevreler, bir çok meslek dalının yanı sıra peyzaj mimarlığı çalışmalarında da önemli bir yer tutmakta ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, tarihi çevrelerin tanınması, korunması ve peyzaj mimarlığı açısından değerlendirilmesi üzerinde durulmuş, Dünya'dan ve Trabzon'dan tarihi çevrelere örnekler verilerek incelenmiştir. Trabzon, Ortahisar Mahallesi, Kanuni Avlusu tarihi kent dokusu üzerine bitkilendirme teknikleri ve kapalılık biçimleri kullanılarak, bitkilendirme tasarım önerileri geliştirilmiştir. Farklı tasarım yaklaşımları ile oluşturulan bu önerilerin, kullanıcılar tarafından nasıl değerlendirildiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu değerlendirmelerle, tasarım yaklaşımlarının, mevcut alanı iyileştirmek, kullanım düzeyini artırmak amaçlanmıştır. Yapılan çalışmalar ve bulgular sonucunda çalışma alanının tarihi çevre kapsamında kullanıcılar tarafından tercih edilmediği, alanın peyzaj tasarımı konusunda yetersiz bulunduğu, kullanıcı taleplerinin bitkilendirme tasarım önerilerinden, kısmen kapalı mekan ve kapalı mekan yaklaşımlarının daha çok tercih edildiği saptanmıştır.
Çay alanlarının peyzaj karakterinin değerlendirilmesi
Gelişen ekonomiler doğal kaynakların sürdürülebilirliliğini olumsuz etkilemektedir. Artan çevre kirliliği, küresel iklim değişikliği ve ormansızlaşma bu olumsuz etkilere örnek verilebilir. Bu nedenle uluslararası düzeyde ülkeler biraraya gelip bu sorunları çözmek için uğraşmaktadır. Bu bağlamda, ülkemizin de taraf olduğu Avrupa Peyzaj Sözleşmesi'nde ülkelerin sahip oldukları peyzajların tanımlanmasını ve bunların koruma ve planlama ilkeleri çerçevesinde sürdürülebilirliğinin geliştirilmesini öngörmüştür. Ülkemizde de hangi ölçekte olursa olsun peyzajların tanımlanması bir gereksinim olarak karşımıza çıkmaktadır. Rize İli ve yakın kırsal alanlarının peyzaj tanımlamasını gerçekleştirmek amacı ile yapılan bu çalışmada, çalışma alanının peyzaj karakter analizi, peyzaj ünite tanımlaması ve peyzaj değer analizi görsel algı ve turizm değerini de dikkate alarak incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda alan 5 farklı karakter alanı ve 544 adet peyzaj ünitesi ile karakterize edilmiştir. CBS ortamında kurulan konumsal veritabanı içinde gerçekleştirilen konumsal analizler sonucunda çalışma alanının koruluk ve çay dikimi yapılan alanların vejetasyonu etkisinde olduğu belirlenmiştir. Elde edilen karakter alanlarının girdi verisi olarak kullanıldığı uzman anketleri sonucu yapılan peyzaj değer analizleri 2 nolu peyzaj karakter alanının ?geniş koruluklar ve içinde tek ağaçlar olan geniş çay alanları? formasyonu ile en çok beğenilen karakter alanı olduğunu göstermiştir. Çalışmada örneklenen alanların bitkisel kompozisyonunu meydana getiren 60 farklı odunsu türü kayıt edilmiştir. Camellia sinensis dışında alanda en çok bulunan tür Alnus glutinosa olarak belirlenmiştir. Çalışma alanının önemli bir kısmını oluşturan ve çay dikimi yapılan alanların turizm potansiyeli de vardır. Bu noktada tarımsal turizm yörede kırsal kalkınma aracı olarak kullanılabilir. Bu bağlam da mevcut çalışmadaki analiz ve bulgular çerçevesinde geleceğe yönelik koruma-kullanma ve planlamayı dikkate alan 2 farklı senaryo önerilmiş ve bunlardan APS?yi başlangıç noktası olarak kabul edilen senaryonunun potansiyel getirisi vurgulanmıştır.
Kayalık habitatların peyzaj değerlendirmesi üzerine bir araştırma: Hatila Vadisi Milli Parkı (Artvin) örneği
Ülkemizde dağ ekosistemlerinin önemli bir parçası olan kayalık habitatların ekolojik ve görsel değerlendirmeleri üzerine çalışmalar yeterli değildir. Kayalık habitatlar mikro ve makro ölçeklerde zengin bitkisel çeşitliliğine sahip özel alanlardır. Bu sebeple doğal alanların korunması ve sürdürülebilmesi için bu gibi hassas ekosistemlerin daha ayrıntılı incelenmesi peyzaj mimarlığı disiplini için önem arz etmektedir. Buradan hareketle, bitkisel zenginlik ve görsel kalite açısından önemli bir değere sahip olan örnek kayalık habitatlar, Hatila Vadisi Milli Parkı (Artvin) içerisindeki alpin alanlardan seçilmiştir. Tez kapsamında, belirli bir doğal peyzaj parçasını ve onu oluşturan peyzaj bileşenlerinin nasıl belirlenebileceği ile ilgili olarak görsel ve ekolojik değerlendirmeleri birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşım benimsenmiştir. Araştırmanın ekolojik verileri kapsamında, arazi çalışmaları ile elde edilen toprak, kaya ve bitki örnekleri ile fizyografik özellikler değerlendirilmiş, 2250 m ve üzeri yükseltiden belirlenen 50 örnek kayalık alanda toplam 199 bitki taksonu tespit edilmiştir. Görsel değerlendirmeler kapsamında, örnek alanların fotoğrafları üzerinden görsel değerlendirme parametrelerinin (belirlenen 25 parametre) sorgulanması ve fraktal analiz yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak, bitki çeşitliliği ve görsel tercihler üzerinde kaya yüksekliği, kaya tipi ve kaya türü özelliklerinin etkili olduğu saptanmış, kayalık habitatların görsel peyzaj değerlendirmesinde tanımlayıcı olan parametreler belirlenmiş (etkileyicilik, çeşitlilik, güvenlilik, doku ve siluet) ve doğal kaya kompozisyonları yapısal, estetik ve algısal özellikleri bakımından irdelenmiştir.
Kaya bahçelerinin anlamsal farklılaşım tekniğine göre değerlendirilmesi
Günümüzde endüstrileşme ve yaşamın her alanında kendini hissettiren küresel ısınmanın olumsuz etkileri, peyzaj mimarlığı çalışmalarında da dikkat edilmesi gereken oldukça önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Tüm bu olumsuz faktörler, peyzaj planlamalarında, tasarımcıların yeni tasarım anlayışlarına ve alternatif çözümlere yönelmelerini gerektirmektedir. Bu bağlamda kaya bahçeleri, doğadaki bazı peyzaj karakterlerini kente taşıyarak, yoğun kent ortamlarında, doğadan gittikçe uzaklaşan insanları doğa ile yeniden buluşturma noktasında önemli bir görev üstlenmektedir.Yapılan bu çalışmada, kaya bahçelerinin peyzaj mimarlığı açısından değerlendirilmesi ve farklı ülkelerde yer alan bazı kaya bahçelerinin düzenlenme biçimleri arasındaki farklılıkların, kullanıcılar tarafından nasıl değerlendirildiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, Japonya, İngiltere, İskoçya ve Türkiye'deki bazı kaya bahçeleri incelenmiştir. Kaya bahçelerinin görsel etkilerinin ortaya konmasına yönelik, bu alanlardan fotoğraflar çekilmiştir ve fotoğraflar Anlamsal Farklılaşım Tekniği ile farklı kullanıcı gruplarına uygulanan anketlerle değerlendirilmiştir.Sonuç olarak; diğer ülkelerle karşılaştırıldığında, Türkiye'deki uygulamaların estetik ve nitelik açısından oldukça yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır. Diğer ülkelerde yer alan kaya bahçelerinin, belirli bir tema ve stil doğrultusunda meydana geldiği ve o ülkeye ait bir peyzaj karakterini yansıttığı saptanmıştır. Çalışma sonucunda, kaya bahçesi uygulamalarında nelere dikkat edilmesi gerektiği ortaya konulmuş ve kaya bahçesi tasarımlarına ait önerilerde bulunulmuştur.
Boylu ardıç, doğu ladini, fıstıkçamı ve sarıçam bitki türlerinin budama sonrası yenilenme yetenekleri ve form gelişmeleri üzerine bir araştırma
İbreli bitki türleriyle ilgili günümüze kadar yapılan çalışmalarda, bitkinin daha çok botanik, tohum, fidanlık, ağaçlandırma, genetik ve silvikültürel özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada bitkinin morfolojik yapısı üzerinde budama yöntemleriyle oluşabilecek değişimler araştırılmıştır. Bitkisel peyzaj elemanları arasında yer alan Picea orientalis (Doğu Ladini), Pinus sylvestris (Sarıçam), Pinus pinea (Fıstıkçamı), Juniperus excelsa (Boylu Ardıç) bitki türleri üzerinde çalışma yürütülmüştür. Bu türler üzerine uygulanan dört farklı budama yönteminin, bitkilerin gelişimleri üzerindeki etkileri belirlenmiştir. Bitkilerin formunu oluşturan dal/sürgün uzunluğu, dallanma açısı, dal sayısı, bitki boyu, tepe tacı, gövde kalınlığı, dalsız gövde boyu ve tomurcuk sayısı özelliklerine göre tespitler yapılmıştır. Form gelişimleri ve rejenerasyon yeteneklerinin belirlenmesi, toplam 80 örnek bitki üzerinde iki farklı zamanda ölçümler yapılarak bitkilerin geometrik yapısına ilişkin bilgiler elde edilmiştir.Çalışma sonucunda, budama uygulamalarının Fıstıkçamı ve Boylu Ardıç türlerinin form gelişimleri üzerinde daha etkili olduğu belirlenmiştir. Sarıçam bitki türüne form vermek amaçlı yapılan budamalarda çok daha dikkat edilmeli, Sarıçama uygulanan budama işlemleri minimum düzeyde yapılmalıdır. Doğu Ladinide budama uygulamalarına cevap vermiştir ancak Fıstıkçamı ve Boylu Ardıç kadar etkili olmamıştır. Bu araştırmaya göre Fıstıkçamı, Boylu Ardıç, Doğu Ladini ve Sarıçam bitkilerin de uygun budamalarla peyzaj düzenleme alanlarında şekilli formlarıyla da kullanılabileceği önerilmiştir.
Kentsel peyzaj altyapısının geliştirilmesinde en uygun yağmur suyu yönetimi stratejisinin çok kriterli karar verme yöntemleri ile belirlenmesi Rize örneği
Bu çalışmada yağmur suyu yönetimi stratejisi seçimi için Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemleri kullanılmaktadır. Bu bağlamda TOPSIS yöntemi Rize ilinden veriler kullanılarak sunulmaktadır. Resmi verilere göre Türkiye'nin en yağışlı ili olan Rize'de sel ve heyelan gibi afetlerde son 40 yılda yaklaşık 127 kişinin hayatını kaybetmesi ve son 10 yılda 500 milyon TL'nin üzerinde maddi zarar oluşması yağmur suyu yönetimini Rize için önemli kılmaktadır. Tez kapsamında en uygun yağmur suyu yönetimi uygulamalarının ÇKKV yöntemleri içinden konuya uygun yapıda olan TOPSIS yöntemi ile Rize sahil parkı ve Güneysu-Rize bağlantı yolu için belirlenmesi detaylı olarak sunulmaktadır. Bu kapsamda kentsel alan kullanımına uygun ve benzer alanlarda yaygın olarak kullanılan uygulamalar ele alınmıştır. Seçilen uygulamaların değerlendirilmesi için kullanılacak kriterler ve bu kriterlerin ağırlıkları, yağmur suyu yönetimi alanında dünyada önde gelen araştırmacıların uzman görüşüne başvurarak belirlenmiştir. Rize sahil parkı ve Güneysu-Rize bağlantı yolu için uygulamaların maliyetinde veya alanlara düşen yağmur miktarında değişim olması gibi farklı senaryolarda en uygun yağmur suyu yönetimi uygulamaları TOPSIS yöntemi ile tespit edilmiştir. SWMM programında yapılan yüzey akış simülasyonlarıyla TOPSIS çıktıları doğrulanmıştır. TOPSIS algoritmasının MATLAB programı ile oluşturulması sonrası strateji seçimi ve alternatif senaryo analizinin kolaylıkla yapılabildiğini gösteren bu çalışmanın farklı alanlarda yapılacak incelemelere kaynak oluşturması hedeflenmektedir.
Mekân tasarımında biyofilik indekse yönelik yöntem önerisinin geliştirilmesi
Gelişen ve değişen dünya düzeninde, insanoğlu başta toplumsal ihtiyaçlar olmak üzere birçok nedenden ötürü doğadan gittikçe uzaklaşmak zorunda kalmıştır. Bu uzaklaşma beraberinde bir zincir gibi birçok sorunu da getirmiştir. Ortaya çıkan bu sorunlar ve tüketim ilişkisi, yeşil alanların azalmasına ve bireylerin doğadan uzaklaşmasına neden olmuştur. Doğadan uzaklaşan bireyler ise fiziksel, zihinsel ve ekolojik olmak üzere bir çok açıdan çeşitli sorunlara maruz kalmaktadır. Bu sorunlara maruz kalan kendisini doğanın bir parçası olarak görmeden yetişen bu neslin; psikolojik gelişimleri olumsuz etkilenmekte, keşif, yaratıcılık ve düşünme kabiliyetleri kısıtlı kalmaktadır. Çalışmanın yöntem kurgusunun temel taşlarını oluşturan biyofilik tasarım yaklaşımı ise, "insanların doğayla dolaylı ya da direkt olarak etkileşimde olduğu ortamlarda daha huzurlu olduğu" düşüncesiyle ortaya çıkmış ve insan ve doğa arasındaki ilişki arttıkça insanların daha hızlı iyileşebildiği hastanelerin; gençlerin daha başarılı olacağı üniversite kampüsleri vb. alanların oluşturulabileceğini savunmaktadır. Çalışmanın varsayımı doğrultusunda temel amaç "doğadan uzaklaşan insanların doğaya tekrardan entegre olabilmelerini sağlayan mekân tasarımları" için yöntem önerisi sunup "biyofilik peyzaj-biyofilik kampüs" kavramlarını nitel ve nicel dayanaklar ile tasarım odaklı meslek disiplinlerine kazandırabilmektir. Bu amaç doğrultusunda çalışma kapsamında literatür ve istatistiksel çalışmalar neticesinde biyofilik tasarım temelli sayısal bir yöntem metriği oluşturulmuştur. Oluşturulan metrik ile biyofilik kapasite ölçümü yapılabilmesi için "indeks formülü" oluşturulmuştur. Biyofilik analiz metriği ve indeks formülü oluşturulduktan sonra tez kapsamında belirlenen çalışma alanı üzerinde uygulanmış ve seçilen çalışma alanının "biyofilik" olduğu tespit edilmiştir. Sonuçlarda tespit edilen tüm veriler istatistiksel çalışmalar neticesinde incelenmiş ve biyofilik analiz metriğini oluşturn her kriterlerin aralarındaki ilişkiler ortaya konulmuştur.
Doğal ve egzotik bazı perennial bitkilerin Trabzon koşullarında gelişimlerinin belirlenmesi
Bu tez kapsamında, doğal ve egzotik taksonların birlikte kullanılmasıyla bir perennial bahçe kurulmuştur. Araştırmada, otsu perennial taksonlar kullanılarak 3 farklı besi ortamında (%50 dere mili+%50 toprak, %25 dere mili+%75 toprak ve %100 toprak) 4 farklı katman tipinde (yapısal+tematik, yapısal+yer örtücü, tematik+yer örtücü ve yapısal+tematik+yer örtücü) 3 tekerrürlü olarak yapılan perennial bahçe tasarım uygulamasını içermektedir. Dikey katman ve besi ortamı tiplerinin birlikteliği; farklı yetişme ortamı olarak tanımlanmıştır. Bu sayede 12 yetişme ortamı oluşturulmuştur. Bu perennial bahçede yetişme ortamı toprak analizleri, fenolojik gözlem (vejetasyon başlangıcı, çiçeklenme dönemi gibi), klorofil ölçümleri (μmol m-2), morfolojik ölçümler (boy, çap) ve yaşama yüzdeleri ölçülmüştür. Her takson için elde edilen veriler ayrı ayrı tablolaştırılarak, yetişme ortamlarının bitkilerdeki büyümeyi nasıl etkilediği test edilmiştir. Ayrıca, kullanılan bitki taksonları için aylarla yetişme ortamı arasındaki etkileşim incelenmiştir. İstatistik analizler, katmanlarda ve aylarda anlamlı farklılıkların ve etkileşimlerin olduğunu ortaya koymuştur. Boy ve çap gelişimindeki değişimlerin yetişme ortamlarına ve aylara göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, kullanılan bitki taksonlarının belirli yetişme ortamlarında sergiledikleri yaşama yüzdelerini kapsamlı bir şekilde inceleyerek, taksonların büyüme performansları ve çevresel koşullara uyum kabiliyeti hakkında çeşitli çıkarımlar yapılabilmesine olanak sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Otsu perennial bitki, Perennial bahçe, Doğal takson, Egzotik takson
İklim değişikliğine dirençli habitat stratejilerinin belirlenmesi: KTÜ kanuni yerleşkesi örneği
İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin şiddetle hissedildiği günümüzde, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerin azaltılması ve değişime adapte olabilmek için birçok kavram ve önlemler geliştirilmektedir. Bu kavramların başında gelen ekosistem hizmetleri birçok değişkene bağlı olarak oluşan karışıkşık bir yapıya sahiptir. Sahip olduğu bu karışıkşık yapı kentsel yeşil alanların ekosistem hizmetleri üzerinden planlanmasını ve tasarlanmasını güçleştirir. Literatür incelendiğinde, ekosistem hizmetlerini sağlayacak bitki topluluklarının hangi özelliklerinin kazanımlara daha çok etki ederek topluluğun dirençlilik ve esneklik değerini yükseltebileceğine dair bulgular oldukça azdır. Yapılan bu tez çalışmasında kamusal açık alanlar içinde bulunan yerleşke peyzajlarının dirençli habitatlar geliştirmesi için düzenleyici ekosistem hizmetlerinin bir araç olarak kullanılması amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında mevcutta bulunan habitat lekeleri bitki tabanlı habitat sınıflandırma sistemiyle tanımlanmış ve habitatı oluşturan özelliklerin düzenleyici ekosistem hizmetleri hesaplanmıştır. Bu hesaplamalar sonucunda elde edilen kazanım çıktı değerlerine en etki eden girdi parametrelerinin neler olduğunu tespit edebilmek için 32 adet girdi parametresi ve 14 adet kazanım çıktısı makine öğrenmesiyle 4 farklı tahmin modelinde değerlendirilmiştir. En yüksek performansa sahip tahmin modeli sonuçlarına göre kazanımlara en çok etki eden 20 parametre tespit edilmiştir. Tespit edilen parametreler doğrultusunda dirençli habitat lekeleri oluşumları ve KTÜ Kanuni Yerleşkesi'ni oluşturan habitatların dirençliliği için öneriler geliştirilmiştir.