Theses supervised by Prof. Dr. Cengiz Kazak
11 theses · Çukurova University
Çukurova bölgesinde kullanılan bazı akarisitlere karşı turunçgil kırmızıörümceği Panonychus citri mcgregor (Acari:Tetrancyhıdae)'nin direnç düzeylerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, Turunçgil Kırmızıörümceği Panonychus citri McGregor (Acari: Tetranychidae)'nin yumurta ve ergin dişi bireylerinin Çukurova Bölgesi'nde yaygın olarak kullanılan spirodiclofen, dicofol, tetradifon ve fenbutatin oxide etkili maddeli akarisitlere karşı direnç düzeyleri belirlenmiştir. Bioassay denemeleri toplam 5 farklı P. citri popülasyonu ile gerçekleştirilmiştir. Dört popülasyon, P. citri'yi baskı altına almak için yoğun olarak akarisit-insektisit uygulanan üretici bahçelerinden toplanmıştır (B1, B2, B3 ve B4). Hassas popülasyon (H) denemelerde kontrol olarak kullanılmak amacıyla Adana ilinde şehir merkezinden ilaç kullanılmayan alanlardan toplanmıştır. Örnekler 2010 yılı sonbahar ve 2011 yılı ilkbahar döneminde alınmıştır.Sonbahar dönemi ergin dişileri ile yapılan bioassay denemelerinde spirodiclofen, dicofol, tetradifon ve fenbutatin oxide'e karşı en yüksek direnç oranları B2, B4, B1 ve B1 popülasyonları için sırasıyla 64.8, 157.7, 61.7 ve 99.1 olarak saptanmıştır. İlkbahar dönemi ergin dişileri için ise en yüksek direnç oranları B2, B4, B4 ve B3 popülasyonlarında sırasıyla 70.3, 159.6, 111.9 ve 212.3 olarak bulunmuştur. İlkbahar dönemi yumurta popülasyonları için en yüksek direnç oranları yine yukarıda verilen akarisit sıralamasına bağlı olarak B2, B4, B4 ve B3 popülasyonlarında sırasıyla 19, 38.9, 7.5 ve 7.9 olarak saptanmıştır.Sonuçlara göre P. citri'nin B1, B2, B3 ve B4 popülasyonları H popülasyonuna göre denemelerde kullanılan 4 akarisitede karşı daha dirençli bulunmuştur. Çalışma sonuçlarına bağlı olarak başarılı bir akar mücadelesi için P. citri'nin mücadelesinde kullanılan akarisitlere karşı direnç seviyelerinin düzenli olarak izlenmesi gerektiği ortaya çıkmıştır.
Sera yetiştiriciliğinde sorun olan zararlıların örneklenmesi ve mücadelesinde ışık destekli (LED) renkli yapışkan tuzakların kullanım olanakları
Bu çalışmada, yeşil ve mor ışık yayan UV diyot (Light Emitting Diodes-LED) ile desteklenmiş Beyaz, Sarı, Mavi renkli ve Şeffaf yapışkan tuzakların önemli sera zararlıları Bemisia tabaci Genn., Frankliniella occidentalis (Pergande) ve Liriomyza trifolii Burgess'yi çekme ve bu zararlılara karşı mücadele kullanım olanaklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Denemeler, Mersin ilinde domates, biber ve patlıcan yetiştirilen üç ayrı serada, 2009 ve 2010 yıllarında yürütülmüştür. Ayrıca, laboratuvar koşullarında da aynı tuzak tipleri ve LED ışıklarla sera çalışmalarını desteklemek amacıyla denemeler yürütülmüştür. Sera koşullarında, domates ve biber bitkilerinde gerçekleştirilen denemelerden elde edilen verilere bağlı olarak, renkli yapışkan tuzaklara yapılan LED desteğinin L. trifolii'yi yakalamada pozitif bir etkisinin olmadığı, B. tabaci için ise Mor LED destekli Sarı yapışkan tuzakların diğer tuzak tiplerine göre daha fazla cezbedici olduğu ve F. occidentalis için ise Mavi yapışkan tuzağa yapılan Yeşil ve Mor LED desteğinin yakalanan birey sayısına olumlu etkisi olduğu kanısına varılmıştır. Patlıcan bitkisinde yürütülen denemelerde ise LED ışıkla destekli tuzaklara yakalanan zararlıların sayıları diğer tuzaklara göre daha yüksek bulunmuştur. Laboratuvar koşullarında, tuzakların LED ile desteklendikleri koşullarda Mor ve Yeşil LED'ler aynı ortamda bulunduğunda Sarı+Yeşil LED destekli tuzağın en fazla sayıda B. tabaci ve L. trifolii çektiği belirlenmiştir.
Silifke (İçel)'de çilekte zararlı Tetranychus urticae Koch (Acari: Tetranychidae)'nin bazı akarisitlere karşı direnç düzeylerinin belirlenmesi
Bu çalışmada Türkiye'nin en önemli çilek üretim bölgesi olan Silifke (İçel) ilçesinde 5 farklı çilek tarlasından toplanan Tetranychus urticae popülasyonlarının spiromesifen, etoxazole, abamectin ve tebufenpyrad etkili maddeli akarisitlere karşı direnç düzeyleri bioassay ve biyokimyasal yöntemlerle belirlenmiştir. Hassas ve tarla popülasyonlarının LC50 değerlerine bağlı olarak spiromesifen, etoxazole, abamectin ve tebufenpyrad için popülasyonlarda belirlenen direnç düzeyleri sırasıyla 4.615-9.739, 6.805-15.396, 2.396-7.862 ve 5.511-12.470 kat arasında değişmiştir. Farklı T. urticae popülasyonlarının esteraz ve glutathion S-transferaz (GST) enzim değerleri kinetik olarak okunmuştur. Tarla popülasyonlarının esteraz ve GST değerleri sırasıyla 7.728-10.698 ve 5.929-7.565 mOD/min/mg protein arasında bulunmuştur. Hassas popülasyon için ise bu enzim değerleri sırasıyla 3.839 ve 5.496 mOD/min/mg protein olarak saptanmıştır. Çalışma sonuçlarına bağlı olarak Silifke'de 5 farklı çilek tarlasından toplanan T. urticae popülasyonları için 4 farklı akarisitin detoksifikasyonunda esteraz ve GST enzimlerinin önemli rol oynayabileceği belirlenmiştir.
Adana'da turunçgillerde kullanılan akarisitlerin panonychus citri (Acarı: tetranychidae)'de direnç düzeylerinin biyoassay ve biyokimyasal yöntemler ile belirlenmesi ve bunların bazı phytoseiidae (Acarı) türlerine etkileri
Bu çalışmada, Panonychus citri McGregor (Acari: Tetranychidae)'nin Adana ilinden toplanan 10 farklı popülasyonunun abamectin, etoxazole, spirodiclofen, spirotetramat ve pyridaben etkili maddeli akarisitlere karşı direnç düzeyleri biyoassay ve biyokimyasal yöntemler ile ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca, bu akarisitlerin Amblyseius swirskii Athias-Henriot, Euseius scutalis (Athias-Henriot) ve Typhlodromus athiasae (Porath & Swirski) (Acari: Phytoseiidae)'nin farklı biyolojik dönemleri üzerinde yan etkileri belirlenmiştir. Panonychus citri'nin bahçe popülasyonlarında belirlenen LC50 değerleri hassas popülasyon ile karşılaştırıldığında, abamectin, etoxazole, spirodiclofen, spirotetramat ve pyridaben için sırasıyla 2.818-34.822, 1.221-18.359, 1.239-40. 438, 1.760-27.505 ve 2.244-75.066 kat direnç saptanmıştır. Popülasyonlarda saptanan toplam esteraz ve glutatyon s-transferaz enzim aktivite değerleri ise 15.856-43.268, ve 2.076-5.293 mOD/min/mg protein arasında değişkenlik göstermiştir. Denemelerde kullanılan tüm akarisitlerin T. athiasae'ye karşı toksik olduğu saptanmıştır. Ayrıca abamectin ve pyridaben A. swirskii'ye, abamectin, etoxazole ve pyridaben E. scutalis'e toksik olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Panonychus citri, Phytoseiidae, direnç, yan etki, Adana
Domates yaprak galeri güvesi tuta absoluta (meyrick) (lepıdoptera: gelechııdae)'nın milas (Muğla) tarla koşullarında biyo-ekolojik özellikleri
Bu çalışmada, 2014 ve 2015 yıllarında Tuta absoluta (Meyrick) (Lepidoptera: Gelechiidae)'nın Milas (Muğla)'da açık tarla domates üretim alanlarında bazı biyo-ekolojik özellikleri araştırılmıştır. Tuta absoluta erginleri doğada yıl boyu varlığını sürdürmüş, zararlı 2014 ve 2015 yıllarında sırası ile 9.11 ve 9.98 döl vermiştir. Farklı domates çeşitlerinde T. absoluta'nın ergin öncesi larva popülasyon yoğunluğu her iki üretim sezonunda da en düşük Pembe, en yüksek BT-Tokat çeşidinde görülmüştür. Farklı renk yapışkan tuzaklardan kırmızı ve sarı renk tuzaklarda diğer renklere göre daha yüksek sayıda ergin birey yakalanmıştır. Delta tuzak-feromon kombinasyonu tuzaklarda ise beyaz ve siyah renk tuzaklarda yakalanan ergin birey sayısı diğer renklerde yakalanan ergin birey sayılarından daha yüksek olmuştur. Domates üretim sezonunda, doğa koşullarında T. absoluta'nın ergin öncesi gelişme süresi 2014 yılında ilk döl için 26.00, 2015 yılında birbirini izleyen iki döl için 25.63 ve 27.83 gün olarak belirlenmiştir. Çalışmanın yapıldığı iki üretim sezonunda da tarla koşullarında en yüksek ölüm oranı yumurta döneminde saptanmıştır.
Adana ilinde yerfıstığı yetiştiriciliğinde sorun olan fitofag akar türleri, zarar durumları ve yaygınlıklarının belirlenmesi
Bu çalışma 2019-2020 yıllarında Adana ilinde yerfıstığı yetiştiriciliği yapılan alanlarda olası fitofag akar türlerinin saptanması, zarar durumları ve yaygınlıklarının belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmalar periyodik ve periyodik olmayan arazi sörveyleri şeklinde yürütülmüştür. Periyodik olmayan sörveyler Ceyhan, Yumurtalık, Yüreğir ve Karataş ilçelerinde gerçekleştirilmiştir. Periyodik arazi çıkışları ise çalışmaların yürütüldüğü her iki yılda da üretici koşullarında yerfıstığı ekimlerinin en yoğun olarak yapıldığı Ceyhan ilçesi ile 2020 yılında Sarıçam ilçesinde ilaçlama yapılmayan arazi koşullarında yapılmıştır. Çalışmalar her iki yılda da 1. ürün yerfıstığı üretim sezonunu içeren Mayıs – Eylül ayları arasında yürütülmüştür. Çalışma sonucunda Adana ilinde yerfıstığı yetiştirilen alanlarda en yayfın fitofag akar türü olarak Tetranychus urticae Koch kırmızı form (Acari: Tetranychidae) belirlenmiştir. Sörvey yapılan arazilerin %18'inde T. urticae varlığı saptanmıştır. Genel olarak T. urticae yoğunluğunun 0.2 ile 2 adet/yaprakçık arasında değiştiği belirlenmiştir. Sörvey sonuçlarına bağlı olarak en fazla T. urticae ile bulaşık tarla yoğunluğu %33 ile Yumurtalık'ta yer alırken bunu %13 ile Ceyhan ilçesi izlemiştir. Örnekleme alanlarında en sık karşılaşılan avcı akar türü ise Neoseiulus sharonensis (Riwnay&Swirskii) (Acari: Phytoseiidae) olmuştur. Bulgulara bağlı olarak Adana ilinde yer fıstığı yetiştiriciliğinde saptanan T. urticae'nin yoğunluğunu düşük olması nedeni ile birlikte tür potansiyel zararlı olarak değerlendirilmiştir.
Pestisit karışımlarının laboratuvar koşullarında Tetranychus urticae Koch'ye karşı etkinliğinin belirlenmesi
Bu çalışmada Akdeniz Bölgesi'nde sebze yetiştiriciliğinde sorun olan hastalık, böcek ve akar türlerine karşı kimyasal savaşta kullanılan pestisit karışımları örnek alınarak, abamectin ve spiromesifenin ayrı ayrı ve diğer pestisitler ile ikili, üçlü, dörtlü ve beşli karışımlarının Tetranychus urticae Koch (Acari: Tetrancyhidae)'ye karşı etkileri belirlenmiştir. Abamectinin spinosad, acetamiprid ve mancozeb ile ikili karışımları sinerjist, emamectin benzoat ile karışımı additive, penconazole ile karışımı ise antagonist etki göstermiştir. Spiromesifenin, penconazole ile ikili karışımı additive etki gösterirken diğer tüm karışımlarda sinerjist etki göstermiştir. Abamectinin diğer pestisitler ile üçlü karışımlarında tüm uygulamalar T. urticae'ye % etki açısından aynı sonucu vermiş ve etki tipleri tamamında additive olarak değerlendirilmiştir. Spiromesifenin diğer pestisitler ile üçlü karışımlarında ise spiromesifen-emamectin benzoat-macozeb (antagonist) karışımı dışında diğer karışımlarda yine additive etki göstermişlerdir. Abamectin için pestisitlerin insektisit ağırlıklı dörtlü ve fungusit içeren beşli karşımlarından elde edilen % etki, abamectinin tek kullanımında elde edilen etkiden düşük bulunmuştur. Spiromesifen için ise dörtlü karışımlarda spiromesifen ve dörtlü karışım aynı etkiyi gösterirken, beşli pestisit karışımında karışımın etkisi spiromesifenin yalnız etkisinden daha yüksek bulunmuştur.
Turunçgil pas akarı Phyllocoptruta oleivora Ashmead (Acarı: Eriophyidae)'nın Adana'da farklı turunçgil türlerinde popülasyon gelişmesi ve yaygınlığının belirlenmesi
Bu çalışmada 2019-2021 yılları arasında Adana ilinde turunçgil yetiştiriciliği yapılan alanlarda Turunçgil Pas Akarı Phyllocoptruta oleivora Ashmead (Acari: Eriophyidae) zarar durumları, yaygınlıkları ile farklı turunçgil türlerinde popülasyon gelişmelerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Çalışmalar periyodik ve periyodik olmayan arazi sörveyleri şeklinde yürütülmüştür. Periyodik olmayan sörveyler Adana'da yoğun olarak turunçgil üretimi yapılan ilçelerde gerçekleştirilmiştir. Popülasyon gelişmesine yönelik çalışmalar ise 2019-2020 yılları arasında Yüreğir'de üretici koşullarında limon, portakal, mandarin ve greyfurt ile 2020-2021 yılları arasında sınırlı ilaçlama yapılan yine limon, portakal ve mandarin türlerinde yürütülmüştür. Adana'da turunçgil tür ayrımı yapılmaksızın 133 ayrı noktadan alınan tüm örneklerin %27'sinin farklı yoğunluklarda P. oleivora ile bulaşık olduğu belirlenmiştir. Zararlının popülasyon gelişmesinin izlendiği bahçelerde P. oleivora yoğunluğu ilk olarak mayıs sonu ile haziran ayı başı arasında gözlenmeye başlanmıştır. İlaçlama yapılması durumunda bu sürenin bir ay gecikerek zararlının temmuz - ağustos aylarında tepe noktasına ulaştığı belirlenmiştir. Phyllocoptruta oleivora yoğunluğu esas olarak konukçu bitki türünden etkilenmiş, iki farklı alanda yapılan çalışmada da limon (yaprak ve meyve) üzerinde belirlenen zararlı popülasyon yoğunluğu diğer türlere oranla daha yüksek olmuştur.
Eutetranychus orientalis (Klein) (Acari: Tetranychidae)'in farkli turunçgil türlerinde biyolojik özellikleri ile i̇ki phytoseiidae türünün zararliya karşi etkinlikleri ve Adana'da turunçgil bahçelerinde yayginliği
Bu çalışmada, Turunçgil kahverengi akarı Eutetranychus orientalis (Klein) (Acari: Tetranychidae)'in Adana'da yoğun turunçgil üretimi yapılan alanlarda yaygınlık durumu ve bahçelerin zararlı ile bulaşıklık oranları; 4 farklı turunçgil alanında zararlının popülasyon gelişmesinin izlenmesi; 4 farklı turunçgil türü (Limon-Meyer, Portakal-Washington Navel, Mandarin–Okitsu ve Greyfurt–Star Ruby) üzerinde E. orientalis'in biyolojik özellikleri; avcı akarlar Amblyseius swirskii Athias-Henriot ve Euseius scutalis (Athias-Henriot)'in zararlı üzerinde biyolojik özellikleri ile işlevsel ve sayısal tepkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Periyodik olmayan arazi sörveyleri sonucunda E. orientalis bulaşıklık oranı %20, Panonychus citri (McGregor) bulaşıklık oranı ise %34.21 olarak belirlenmiştir. Turunçgil türü bazında ise E. orientalis bulaşıklık oranı limonda %33.84, portakalda %33.33, mandarinde %8.69 olarak gerçekleşirken greyfurt bahçelerinde zararlıya rastlanmamıştır. E. orientalis'in 2019-2022 yılları arasında popülasyon gelişmesinin izlendiği tüm turunçgil alanlarında genel olarak zararlının Ağustos-Eylül aylarında popülasyon oluşturmaya başladığı, Kasım-Aralık aylarında en yüksek seviyelere ulaştığı, Şubat-Mart aylarında ise azalma eğiliminde olduğu gözlenmiştir. Dört farklı turunçgil tür ve çeşidi üzerinde biyolojik özellikleri araştırılan E. orientalis'in dişi bireylerinin ergin öncesi gelişme süreleri limon, portakal, mandarin ve greyfurt için sırasıyla 13.77, 14.18, 14.33 ve 15.00 gün olarak belirlenirken; erkek bireylerin gelişme süreleri yine aynı sıra ile 12.67, 12.90, 13.41 ve 13.59 gün olarak bulunmuştur. Zararlının toplam ergin yaşam süresi yine sırasıyla 13.06, 11.10, 10.77 ve 11.50 gün olarak belirlenmiştir. E. orientalis'in ömür boyunca ve günlük bıraktığı yumurta sayıları ise aynı konukçular için 29.78 ve 3.08, 24.92 ve 3.20, 15.92 ve 2.08, 17.48 ve 2.31 adet olarak saptanmıştır. E. orientalis ile beslenen A. swirskii ve E. scutalis'in dişi bireylerinin ergin öncesi toplam gelişme süreleri sırasıyla 7.24 ve 7.45 gün; erkek bireylerin ergin öncesi gelişme süreleri 7.02 ve 6.54 gün olarak bulunmuştur. Dişi bireylerin toplam ergin yaşam süreleri 25.92 ve 25.15 gün; avcı akarların ömür boyunca bıraktıkları toplam yumurta sayısı ile günlük bıraktıkları yumurta sayıları 43.16 ve 31.85 ile 2.09 ve 1.59 adet olarak belirlenmiştir. E. orientalis ile beslenen A. swirskii ve E. scutalis'in her ikisininde artan av yoğunluğuna bağlı olarak Tip Ⅱ işlevsel tepki eğrisi gösterdiği ortaya çıkarılmıştır.
Adana ili turunçgil alanlarında kullanılan akarisitlerin Eutetranychus orientalis (Acari: Tetranychidae)'de direnç düzeylerinin belirlenmesi ve bu akarisitlerin bazı avcı akar (Acari: Phytoseiidae) türlerine yan etkileri
Adana ili turunçgil bahçelerinde zararlı akar türlerinin mücadelesinde yoğun pestisit kullanılmasına rağmen tatmin edici bir başarı sağlanamamaktadır. Bu seleksiyon baskısına bağlı olarak turunçgil zararlısı bazı akar türlerinde direnç belirlenmiştir. Turunçgil kahverengi akarı, Eutetranychus orientalis (Klein) (Acari: Tetranychidae) Türkiye'de turunçgil bahçelerinde zarar yapmakta ve üretim sezonu boyunca çok sayıda döl vermektedir. Bu çalışmada, Adana ilindeki ticari turunçgil bahçelerinden toplanan 9 farklı E. orientalis popülasyonunun abamectin, etoxazole, fenbutatin oxide, pyridaben ve spirodiclofen aktif maddeli akarisitlere karşı direnç oranları biyoassay ve biyokimyasal yöntemlerle saptanmıştır. Ayrıca, çalışmada kullanılan akarisitlerin avcı akar Euseius finlandicus (Oudemans) ve Euseius stipulatus (Athias-Henriot) (Acari: Phytoseiidae)'un farklı biyolojik dönemlerine ve üreme gücüne etkileri belirlenmiştir. Eutetranychus orientalis'in bahçe popülasyonlarının LC50 değerlerinin hassas popülasyonun LC50 değerlerine oranlanarak elde edilen direnç oranları abamectin, etoxazole, fenbutatin oxide, pyridaben ve spirodiclofen için sırasıyla 1.67-2.50, 1.00-2.53, 1.85-3.68, 1.30-2.65 ve 1.93-3.13 kat olarak belirlenmiştir. Biyoassay denemeleri sonucunda popülasyonların tüm akarisitlere karşı düşük düzeyde direnç gösterdiği saptanmıştır. Popülasyonların karboksilesteraz, glutation S-transferaz ve sitokrom P450 monooksigenaz enzim aktivite değerleri sırasıyla 21.419-24.160, 0.645-0.983 ve 0.044-0.081 ünite/mg/dakika protein bulunmuştur. Ayrıca, akarisitlerin etiket dozunda avcı akarlara yan etki çalışmaları sonucu elde edilen ölüm oranları IOBC yan etki skalasına göre değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, tüm akarisitlerin etkiket dozunda yumurtalar için zararsız veya az zararlı olduğu bulunmuştur. Ancak etiket dozunda, abamectin, etoxazole ve pyridaben larvalara zararlı, fenbutatin oksit ve spirodiclofen zararsız, buna karşın abamectin ve pyridaben ergin dişilere zararlı, etoxazole, fenbutatin oksit ve spirodiclofen zararsız bulunmuştur. Ergin dişilere etiket dozunda zararsız olan etoxazole, fenbutatin oxide ve spirodiclofen etiket dozunun 8 katı dozda ise zararsız veya az zararlı bulunmuştur. Etiket dozunda, abamectin ve pyridaben ergin dişilerde ilaçlamadan 24 saat sonra %100 ölüme neden olduğu için bu akarisitlerin üreme gücüne etkisi belirlenememiştir. Etiket dozunda, etoxazole ve fenbutatin oxidin üreme gücüne etkisi olmamış, fakat spirodiclofen üreme gücünü düşürmüştür.
Turunçgil kahverengi akarı Eutetranychus orientalis (Klein) (Prostigmata: Tetranychidae)'in farklı sıcaklık ve nem koşullarında biyolojik özellikleri
Bu çalışmada, Turunçgil kahverengi akarı Eutetranychus orientalis (Klein) (Prostigmata: Tetranychidae)'in limon (Citrus limon (L.) Burm. f. cv. Meyer) üzerinde 25 ve 30 oC sıcaklık ile %50±5, 70±5 ve 90±5 nem düzeylerinde biyolojik özellikleri ve yaşam çizelgesi parametrelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. E. orientalis'in dişi bireylerinin ergin öncesi gelişme süreleri bildirilen sıcaklık ve nem düzeylerine bağlı olarak 12.25, 11.73, 11.56 gün ve 8.92, 8.83 ve 8.48 gün olarak gerçekleşmiştir. Erkek bireylerin gelişme süreleri yine aynı scaklık ve nemde sırası ile 12.26, 11.65, 11.62 gün ve 8.67, 8.22, 7.69 gün olarak saptanmıştır. Zararlı dişilerinin ergin yaşam süreleri 25 ve 30 oC sıcaklık ve %50, 70 ve 90 nem düzeylerinde 11.03, 12.59 ve 8.69 gün ve 9.16, 9.63 ve 10.10 gün olarak bulunmuştur. E. orientalis ergin erkek ömür süreleri yine bildirilen sıcaklık ve nem düzeylerinde sırası ile 12.39, 16.86, 15.16 gün ve 10.74, 8.77 ve 9.57 gün olarak saptanmıştır. Zararlının 25 oC sıcaklıkta %50, 70 ve 90 nemlerde bıraktığı günlük ve toplam ortalama yumurta sayılarıda yine sırası ile 4.09, 4.03, 3.36 adet ve 34.80, 31.27, 24.37 adet olarak bulunmuş. E. orientalis bildirilen nem sırasına bağlı olarak 30 oC sıcaklıkta günlük ve toplam ortalama sırası ile 3.52, 3.28, 3.21 adet ve 26.40, 24.60, 26.06 adet yumurta bırakmıştır. Zararlının 25 ve 30 oC sıcaklıkta kalıtsal üreme yeteneği (rm) değerleri %50, 70 ve 90 nem için sırası ile 0.182, 0.191, 0.174 ile 0.208, 0.207 ve 0.221 gün-1 olarak gerçekleşirken, net üreme gücü (Ro), 25 ve 30 oC sıcaklıkta aynı nem sırası ile 21.38, 22.85, 15.62 ile 16.16, 14.94 ve 15.06 ♀/♀/ömür olarak belirlenmiştir. E. orientalis'in 25 oC sıcaklıkta %50,70 ve 90 nem düzeyleri içinde en yüksek döl süresi (T) %50 nemde 16.78 gün olarak saptanmış, bunu 16.35 gün ile %70 ve 15.74 gün ile de %90 nem düzeyleri izlemiştir. Yukarıda bildirilen nem sırasına bağlı olarak zararlının 30 oC sıcaklıkta döl süreleri ise sırası ile 13.39, 13.08 ve 12.27 gün olarak bulunmuştur.