Theses supervised by Prof. Dr. Fahrettin Küçük

10 theses · Isparta University of Applied Sciences

DoctorateOpen AccessTR

Sarıçay (Milas, Muğla) havzasında yaşayan Avrupa yılanbalığı (Anguilla anguilla L.) popülasyonunun biyo-ekolojik özellikleri

Bu çalışmada, Sarıçay havzasında (Milas, Muğla) yaşayan, Avrupa yılanbalığı popülasyonunun biyo-ekolojik özellikleri araştırılmıştır. Çalışmada sadece acısu özelliğindeki sulak alanlardan toplam 241 Avrupa yılan balığı yakalanabilmiştir. Bölgede bulunan dalyan işletmesinin faaliyetini sürdürmese de popülasyon üzerinde av baskısı olduğu görülmüştür. Avcılık verilerine göre popülasyonun %7'sinin eşeysel olgunluğa erişmemiş bireylerden oluştuğu, %70'inin sarı evrede ve %23'ünün gümüşi evrede olduğu tespit edilmiştir. Popülasyon özellikleriyle ilgili analizler sonucu göz indeksi (%5.30±2.26), yüzgeç İndeksi (%4.45±0.81), gonadosomatik indeks (%0.83±0.82) ve gastrosomatik indeks (%3.53±1.31) hesaplamaları gerçekleştirilerek gümüşi ve sarı yılan balıklarının popülasyondaki dağılımları belirlenmiştir. Popülasyonda dişi erkek oranı (D:E) 14.5:1 olarak hesaplanırken bu oran gümüşi bireyler için 10.5:1 olarak belirlenmiştir. Popülasyonun boy-ağırlık ilişkisi W = 0.0023.L2,9498, R² = 0.9299 ve kondisyon faktörü K= 0.229±0.047 olarak hesaplanmıştır. Popülasyonda boy ortalaması 531.98±152.36 mm ve ağırlık ortalaması 353.48±277.80 gr olarak hesaplanmıştır. Kasım ve Ocak aylarında gümüşi yılan balığı av miktarı istatistiksel olarak diğer aylardan yüksek bulunmuştur (p<0,05). Bu nedenle çalışma alanındaki yılan balığı üreme göçünün Kasım-Ocak ayları arasında gerçekleştiği düşünülmektedir. Örneklemde yaşça en küçük bireylerin 1, en büyük bireylerin 8 yaşında olduğu belirlenmiştir. Gümüşi olarak değerlendirilen örneklerin ise 3+ ve daha yaşlı bireylerden oluştuğu, göç dönemi olarak kabul edilen dönemde ise gümüşi yılan balıklarının 5+ yaşında olduğu tespit edilmiştir.

Eşey oranı
Ergi Bahrioğlu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara ili içsularındaki balıkçılık alanlarının araştırılması

Bu tez çalışmasında Ankara İli'ndeki göl, gölet ve baraj gölleri ile akarsularındaki balıkçılık alanları ve bunların kullanım şekilleri belirlenmiştir. Söz konusu veriler Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Türkiye İstatistik Kurumu, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, Devlet Su İşleri, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çevre ve Şehiricilik Bakanlığı ile bölgede yapılmış güncel bilimsel araştırmalar ve lisansüstü tezlerden elde edilmiştir. Bunların yanında sözü geçen alanlar gözlemsel olarak incelenmiş ve resimleri çekilmiştir. İlin coğrafyasının büyük bir kısmını kaplayan Sakarya Irmağı Çifteler (Eskişehir)'den gelen asıl kolu ile Polatlı yakınlarında Porsuk Çayı ile birleşerek Sarıyar Baraj Gölünü beslemektedir. Akarasuyun il içindeki uzunluğu yaklaşık 168 km'dir. En önemli kolları Aladağ Çayı, Nalderesi, Kirmir Çayı ve Ankara Çayıdır. İl sınırlarından geçen diğer bir akarsu ise ülkemizin en uzun akarsuyu olan Kızılırmak Nehri'dir. İlin kuzey doğusundan geçen bu akarsuyun yaklaşık 256 km'lik kısmı il sınırları içinden geçmektedir. Mogan, Eymir, Çubuk-Karagöl ve Tuz Gölü ildeki önemli doğal göllerdir. Diğer taraftan Çamlıdere, Eğrekkya, Kesikköprü, Kurtboğazı, Kavşakkaya, Akyar, Çubuk 2, Elmadağ-Kargalı baraj göllerinden ilin içme suyu karşılanmaktadır. İlde Cumhuriyet döneminin ilk betonarme barajı olan Çubuk I Barajından, havzasında yoğun kirlenme nedeniyle 1994 tarihinden itibaren kullanılmamaktadır. İl sınırları içerisinde enerji üretimi amacıyla yapılan Sarıyar, Hirfanlı ve Kesikköprü hidroelektrik santralleri bulunmaktadır. Bunların yanı sıra il sınırları içerisinde tarımsal sulama amaçlı Asartepe, Akıncı, Çanıllı ve Doğanözü göletleri yer alır. Asartepe ve Çanıllı göletleri ile Mogan, Eymir, Çubuk-Karagöl, Kesikköprü, Kurtboğazı, Çamlıdere baraj göllerinde sportif balıkçılık yapılmaktadır. Hirfanlı ve Sarıyar baraj göllerinde ticari balıkçılık yapılmaktadır. Sözü geçen baraj göllerinde 4 adet su ürünleri kooperatifinin toplam 118 adet üyesi bulunmaktadır. Balıkçıların ticari değeri yüksek olan sazan (Cyprinus carpio), Sudak (Sander lucioperca), Kadife (Tinca tinca) ve kerevit (Astacus leptodactylus)'in yanırsa daha düşük değerdeki gümüşi havuzbalığı (Carassius gibelio) ve gümüşbalığı (Atherina boyeri)'da avladıkları tespit edilmiştir. Ayrıca 25 sorudan oluşan bir anket formu hazırlanarak, ilde faaliyet gösteren 4 adet su ürünleri kooperatifinin ankete katılan toplam 48 kooperatif üyesi balıkçılar ile yüz yüze görüşülerek sorunları ve beklentileri ile ilgili sonuçlar irdelenmiştir.

Ayşegül Öcal
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara ili içsularındaki balıkçılık alanlarının araştırılması

Bu tez çalışmasında Ankara İli'ndeki göl, gölet ve baraj gölleri ile akarsularındaki balıkçılık alanları ve bunların kullanım şekilleri belirlenmiştir. Söz konusu veriler Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Türkiye İstatistik Kurumu, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, Devlet Su İşleri, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çevre ve Şehiricilik Bakanlığı ile bölgede yapılmış güncel bilimsel araştırmalar ve lisansüstü tezlerden elde edilmiştir. Bunların yanında sözü geçen alanlar gözlemsel olarak incelenmiş ve resimleri çekilmiştir. İlin coğrafyasının büyük bir kısmını kaplayan Sakarya Irmağı Çifteler (Eskişehir)'den gelen asıl kolu ile Polatlı yakınlarında Porsuk Çayı ile birleşerek Sarıyar Baraj Gölünü beslemektedir. Akarasuyun il içindeki uzunluğu yaklaşık 168 km'dir. En önemli kolları Aladağ Çayı, Nalderesi, Kirmir Çayı ve Ankara Çayıdır. İl sınırlarından geçen diğer bir akarsu ise ülkemizin en uzun akarsuyu olan Kızılırmak Nehri'dir. İlin kuzey doğusundan geçen bu akarsuyun yaklaşık 256 km'lik kısmı il sınırları içinden geçmektedir. Mogan, Eymir, Çubuk-Karagöl ve Tuz Gölü ildeki önemli doğal göllerdir. Diğer taraftan Çamlıdere, Eğrekkya, Kesikköprü, Kurtboğazı, Kavşakkaya, Akyar, Çubuk 2, Elmadağ-Kargalı baraj göllerinden ilin içme suyu karşılanmaktadır. İlde Cumhuriyet döneminin ilk betonarme barajı olan Çubuk I Barajından, havzasında yoğun kirlenme nedeniyle 1994 tarihinden itibaren kullanılmamaktadır. İl sınırları içerisinde enerji üretimi amacıyla yapılan Sarıyar, Hirfanlı ve Kesikköprü hidroelektrik santralleri bulunmaktadır. Bunların yanı sıra il sınırları içerisinde tarımsal sulama amaçlı Asartepe, Akıncı, Çanıllı ve Doğanözü göletleri yer alır. Asartepe ve Çanıllı göletleri ile Mogan, Eymir, Çubuk-Karagöl, Kesikköprü, Kurtboğazı, Çamlıdere baraj göllerinde sportif balıkçılık yapılmaktadır. Hirfanlı ve Sarıyar baraj göllerinde ticari balıkçılık yapılmaktadır. Sözü geçen baraj göllerinde 4 adet su ürünleri kooperatifinin toplam 118 adet üyesi bulunmaktadır. Balıkçıların ticari değeri yüksek olan sazan (Cyprinus carpio), Sudak (Sander lucioperca), Kadife (Tinca tinca) ve kerevit (Astacus leptodactylus)'in yanırsa daha düşük değerdeki gümüşi havuzbalığı (Carassius gibelio) ve gümüşbalığı (Atherina boyeri)'da avladıkları tespit edilmiştir. Ayrıca 25 sorudan oluşan bir anket formu hazırlanarak, ilde faaliyet gösteren 4 adet su ürünleri kooperatifinin ankete katılan toplam 48 kooperatif üyesi balıkçılar ile yüz yüze görüşülerek sorunları ve beklentileri ile ilgili sonuçlar irdelenmiştir.

Ayşegül Öcal
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara ili içsularındaki balıkçılık alanlarının araştırılması

Bu tez çalışmasında Ankara İli'ndeki göl, gölet ve baraj gölleri ile akarsularındaki balıkçılık alanları ve bunların kullanım şekilleri belirlenmiştir. Söz konusu veriler Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Türkiye İstatistik Kurumu, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, Devlet Su İşleri, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çevre ve Şehiricilik Bakanlığı ile bölgede yapılmış güncel bilimsel araştırmalar ve lisansüstü tezlerden elde edilmiştir. Bunların yanında sözü geçen alanlar gözlemsel olarak incelenmiş ve resimleri çekilmiştir. İlin coğrafyasının büyük bir kısmını kaplayan Sakarya Irmağı Çifteler (Eskişehir)'den gelen asıl kolu ile Polatlı yakınlarında Porsuk Çayı ile birleşerek Sarıyar Baraj Gölünü beslemektedir. Akarasuyun il içindeki uzunluğu yaklaşık 168 km'dir. En önemli kolları Aladağ Çayı, Nalderesi, Kirmir Çayı ve Ankara Çayıdır. İl sınırlarından geçen diğer bir akarsu ise ülkemizin en uzun akarsuyu olan Kızılırmak Nehri'dir. İlin kuzey doğusundan geçen bu akarsuyun yaklaşık 256 km'lik kısmı il sınırları içinden geçmektedir. Mogan, Eymir, Çubuk-Karagöl ve Tuz Gölü ildeki önemli doğal göllerdir. Diğer taraftan Çamlıdere, Eğrekkya, Kesikköprü, Kurtboğazı, Kavşakkaya, Akyar, Çubuk 2, Elmadağ-Kargalı baraj göllerinden ilin içme suyu karşılanmaktadır. İlde Cumhuriyet döneminin ilk betonarme barajı olan Çubuk I Barajından, havzasında yoğun kirlenme nedeniyle 1994 tarihinden itibaren kullanılmamaktadır. İl sınırları içerisinde enerji üretimi amacıyla yapılan Sarıyar, Hirfanlı ve Kesikköprü hidroelektrik santralleri bulunmaktadır. Bunların yanı sıra il sınırları içerisinde tarımsal sulama amaçlı Asartepe, Akıncı, Çanıllı ve Doğanözü göletleri yer alır. Asartepe ve Çanıllı göletleri ile Mogan, Eymir, Çubuk-Karagöl, Kesikköprü, Kurtboğazı, Çamlıdere baraj göllerinde sportif balıkçılık yapılmaktadır. Hirfanlı ve Sarıyar baraj göllerinde ticari balıkçılık yapılmaktadır. Sözü geçen baraj göllerinde 4 adet su ürünleri kooperatifinin toplam 118 adet üyesi bulunmaktadır. Balıkçıların ticari değeri yüksek olan sazan (Cyprinus carpio), Sudak (Sander lucioperca), Kadife (Tinca tinca) ve kerevit (Astacus leptodactylus)'in yanırsa daha düşük değerdeki gümüşi havuzbalığı (Carassius gibelio) ve gümüşbalığı (Atherina boyeri)'da avladıkları tespit edilmiştir. Ayrıca 25 sorudan oluşan bir anket formu hazırlanarak, ilde faaliyet gösteren 4 adet su ürünleri kooperatifinin ankete katılan toplam 48 kooperatif üyesi balıkçılar ile yüz yüze görüşülerek sorunları ve beklentileri ile ilgili sonuçlar irdelenmiştir.

Ayşegül Öcal
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Batı Anadolu'da yayılış gösteren barbus ve lucıobarbus (pısces: cyprınıdae) cinslerinin taksonomik özelliklerinin incelenmesi

Çalışmada Avrupa ve ülkemizde, taksonomisi ve yayılış alanları tartışma konusu olan Barbus ve Luciobarbus cinslerinin Batı Anadolu'da yayılış gösteren türleri araştırılmıştır. Örneklemeler ülkemizin kuzeyindeki Sakarya Irmağı ile güney batısındaki Eşen Çayı (Antalya-Muğla) arasında kalan bölgedeki toplam 82 örnekleme noktasında gerçekleştirilmiştir. İncelenen türlerin, 28 metrik ve 10 meristik karaktere dayanılarak tanımları yapılmıştır. Ayrıca tanımları yapılan türlerin bazı kemiklerinin (dentale, premaksilla, maksilla, operkulum ve sirkumorbital kemikler) şekilleri çizilerek ve röntgen filmlerinden omur sayısı tespit edilerek türler arasındaki osteolojik farklılaşma belirlenmiştir. Anadolu'nun batı bölgesinde yayılış gösteren Barbus cinsine ait 249 balık örneği incelenerek; Barbus oligolepis, Barbus pergamonensis, Barbus niluferensis, Barbus escherichii türlerinin yayılış gösterdiği tespit edilmiştir. Büyük Menederes Irmağı, Yuvarlakçay, Eşen, Dalaman ve Tersakan çaylarında yayılış gösterdiği açıklanan popülasyonların ise muhtemel bir yeni tür olabileceği düşünülerek, çalışmada Barbus sp. olarak verilmiştir. Bölgeden Luciobarbus cinsine ait 48 örnek incelendiğinde, Luciobarbus lydianus ve Luciobarbus kottelati'nin yayılış gösterdiği belirlenmiştir. Bu türlerin, dorsal yüzgecin pelvik yüzgece olan konumu ve bıyık yapısı özellikleri ile belirgin bir şekilde farklılaştıkları belirlenmiştir. Ayrıca türlerin yayılış alanlarının sınırları, kısmen habitatlardaki yoğunlukları ve tehditleri belirlenerek, "IUCN-Kırmızı Liste" ölçütlerine göre "Koruma statüsü" önerisi verilmiştir.

Salim Serkan Güçlü
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Batı Anadolu'da yayılış gösteren barbus ve lucıobarbus (pısces: cyprınıdae) cinslerinin taksonomik özelliklerinin incelenmesi

Çalışmada Avrupa ve ülkemizde, taksonomisi ve yayılış alanları tartışma konusu olan Barbus ve Luciobarbus cinslerinin Batı Anadolu'da yayılış gösteren türleri araştırılmıştır. Örneklemeler ülkemizin kuzeyindeki Sakarya Irmağı ile güney batısındaki Eşen Çayı (Antalya-Muğla) arasında kalan bölgedeki toplam 82 örnekleme noktasında gerçekleştirilmiştir. İncelenen türlerin, 28 metrik ve 10 meristik karaktere dayanılarak tanımları yapılmıştır. Ayrıca tanımları yapılan türlerin bazı kemiklerinin (dentale, premaksilla, maksilla, operkulum ve sirkumorbital kemikler) şekilleri çizilerek ve röntgen filmlerinden omur sayısı tespit edilerek türler arasındaki osteolojik farklılaşma belirlenmiştir. Anadolu'nun batı bölgesinde yayılış gösteren Barbus cinsine ait 249 balık örneği incelenerek; Barbus oligolepis, Barbus pergamonensis, Barbus niluferensis, Barbus escherichii türlerinin yayılış gösterdiği tespit edilmiştir. Büyük Menederes Irmağı, Yuvarlakçay, Eşen, Dalaman ve Tersakan çaylarında yayılış gösterdiği açıklanan popülasyonların ise muhtemel bir yeni tür olabileceği düşünülerek, çalışmada Barbus sp. olarak verilmiştir. Bölgeden Luciobarbus cinsine ait 48 örnek incelendiğinde, Luciobarbus lydianus ve Luciobarbus kottelati'nin yayılış gösterdiği belirlenmiştir. Bu türlerin, dorsal yüzgecin pelvik yüzgece olan konumu ve bıyık yapısı özellikleri ile belirgin bir şekilde farklılaştıkları belirlenmiştir. Ayrıca türlerin yayılış alanlarının sınırları, kısmen habitatlardaki yoğunlukları ve tehditleri belirlenerek, "IUCN-Kırmızı Liste" ölçütlerine göre "Koruma statüsü" önerisi verilmiştir.

Salim Serkan Güçlü
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Batı Anadolu'da yayılış gösteren barbus ve lucıobarbus (pısces: cyprınıdae) cinslerinin taksonomik özelliklerinin incelenmesi

Çalışmada Avrupa ve ülkemizde, taksonomisi ve yayılış alanları tartışma konusu olan Barbus ve Luciobarbus cinslerinin Batı Anadolu'da yayılış gösteren türleri araştırılmıştır. Örneklemeler ülkemizin kuzeyindeki Sakarya Irmağı ile güney batısındaki Eşen Çayı (Antalya-Muğla) arasında kalan bölgedeki toplam 82 örnekleme noktasında gerçekleştirilmiştir. İncelenen türlerin, 28 metrik ve 10 meristik karaktere dayanılarak tanımları yapılmıştır. Ayrıca tanımları yapılan türlerin bazı kemiklerinin (dentale, premaksilla, maksilla, operkulum ve sirkumorbital kemikler) şekilleri çizilerek ve röntgen filmlerinden omur sayısı tespit edilerek türler arasındaki osteolojik farklılaşma belirlenmiştir. Anadolu'nun batı bölgesinde yayılış gösteren Barbus cinsine ait 249 balık örneği incelenerek; Barbus oligolepis, Barbus pergamonensis, Barbus niluferensis, Barbus escherichii türlerinin yayılış gösterdiği tespit edilmiştir. Büyük Menederes Irmağı, Yuvarlakçay, Eşen, Dalaman ve Tersakan çaylarında yayılış gösterdiği açıklanan popülasyonların ise muhtemel bir yeni tür olabileceği düşünülerek, çalışmada Barbus sp. olarak verilmiştir. Bölgeden Luciobarbus cinsine ait 48 örnek incelendiğinde, Luciobarbus lydianus ve Luciobarbus kottelati'nin yayılış gösterdiği belirlenmiştir. Bu türlerin, dorsal yüzgecin pelvik yüzgece olan konumu ve bıyık yapısı özellikleri ile belirgin bir şekilde farklılaştıkları belirlenmiştir. Ayrıca türlerin yayılış alanlarının sınırları, kısmen habitatlardaki yoğunlukları ve tehditleri belirlenerek, "IUCN-Kırmızı Liste" ölçütlerine göre "Koruma statüsü" önerisi verilmiştir.

Salim Serkan Güçlü
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Antalya körfezi kıyılarındaki hydroid polip faunasının belirlenmesi

Bu çalışma, Antalya Körfezi Kıyıları'nda sekiz farklı istasyonda dağılım gösteren hydroid polip faunasını belirlemek amacı ile mevsimsel örneklemelerle yürütülmüştür. Çalışma alanında örnekler apnea dalışlarla üst infralittoral bölgeden alınmış ve ortamın bazı fizikokimyasal ve biyolojik özellikleri (tuzluluk, sıcaklık, çözünmüş oksijen, elektriksel iletkenlik, klorofil-a, zooplankton) belirlenmiştir. Türlerin teşhisinde dünya denizleri ve Akdeniz'de hidroid poliplerle ilgili yapılan sistematik çalışmalardan yararlanılmıştır. Bölgenin fizikokimyasal özelliklerinin genel olarak Akdeniz su kalitesi özellikleri ile benzerlik gösterdiği sonucuna varılmıştır. Çalışmamız sonucunda 17 familya, 21 cinse ait 36 takson tespit edilmiştir. Tespit edilen türlerden; Clytia hummelincki ve Acauloides ammisatum türleri Türkiye kıyılarında ilk kez tespit edilmiştir. Coryne eximia, Clytia gracilis, Plumularia obliqua, Eudendrium merulum, Halecium tenellum, Orthopyxis integra, Hydractinia aculeata, Laomedea flexuosa, Laomedea angulata, Dicoryne conferta, Eudendrium simplex ve Hydrodendron mirabile ülkemiz Akdeniz kıyıları hydroid polip faunası için yeni kayıtlardır. Clytia hemisphaerica ve Pennaria disticha 'nın en sık görülen türler olduğu belirlenmiştir. Hydroid poliplerin substrat tercihlerine bakıldığında ise en yüksek oran %37 ile epifitik substrat olduğu görülmektedir, bu oranı sırasıyla %23,08 ile epilitik ve %21,68 ile epizooik substrat takip etmektedir

Sera Övgü Urcun
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Antalya körfezi kıyılarındaki hydroid polip faunasının belirlenmesi

Bu çalışma, Antalya Körfezi Kıyıları'nda sekiz farklı istasyonda dağılım gösteren hydroid polip faunasını belirlemek amacı ile mevsimsel örneklemelerle yürütülmüştür. Çalışma alanında örnekler apnea dalışlarla üst infralittoral bölgeden alınmış ve ortamın bazı fizikokimyasal ve biyolojik özellikleri (tuzluluk, sıcaklık, çözünmüş oksijen, elektriksel iletkenlik, klorofil-a, zooplankton) belirlenmiştir. Türlerin teşhisinde dünya denizleri ve Akdeniz'de hidroid poliplerle ilgili yapılan sistematik çalışmalardan yararlanılmıştır. Bölgenin fizikokimyasal özelliklerinin genel olarak Akdeniz su kalitesi özellikleri ile benzerlik gösterdiği sonucuna varılmıştır. Çalışmamız sonucunda 17 familya, 21 cinse ait 36 takson tespit edilmiştir. Tespit edilen türlerden; Clytia hummelincki ve Acauloides ammisatum türleri Türkiye kıyılarında ilk kez tespit edilmiştir. Coryne eximia, Clytia gracilis, Plumularia obliqua, Eudendrium merulum, Halecium tenellum, Orthopyxis integra, Hydractinia aculeata, Laomedea flexuosa, Laomedea angulata, Dicoryne conferta, Eudendrium simplex ve Hydrodendron mirabile ülkemiz Akdeniz kıyıları hydroid polip faunası için yeni kayıtlardır. Clytia hemisphaerica ve Pennaria disticha 'nın en sık görülen türler olduğu belirlenmiştir. Hydroid poliplerin substrat tercihlerine bakıldığında ise en yüksek oran %37 ile epifitik substrat olduğu görülmektedir, bu oranı sırasıyla %23,08 ile epilitik ve %21,68 ile epizooik substrat takip etmektedir

Sera Övgü Urcun
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Antalya körfezi kıyılarındaki hydroid polip faunasının belirlenmesi

Bu çalışma, Antalya Körfezi Kıyıları'nda sekiz farklı istasyonda dağılım gösteren hydroid polip faunasını belirlemek amacı ile mevsimsel örneklemelerle yürütülmüştür. Çalışma alanında örnekler apnea dalışlarla üst infralittoral bölgeden alınmış ve ortamın bazı fizikokimyasal ve biyolojik özellikleri (tuzluluk, sıcaklık, çözünmüş oksijen, elektriksel iletkenlik, klorofil-a, zooplankton) belirlenmiştir. Türlerin teşhisinde dünya denizleri ve Akdeniz'de hidroid poliplerle ilgili yapılan sistematik çalışmalardan yararlanılmıştır. Bölgenin fizikokimyasal özelliklerinin genel olarak Akdeniz su kalitesi özellikleri ile benzerlik gösterdiği sonucuna varılmıştır. Çalışmamız sonucunda 17 familya, 21 cinse ait 36 takson tespit edilmiştir. Tespit edilen türlerden; Clytia hummelincki ve Acauloides ammisatum türleri Türkiye kıyılarında ilk kez tespit edilmiştir. Coryne eximia, Clytia gracilis, Plumularia obliqua, Eudendrium merulum, Halecium tenellum, Orthopyxis integra, Hydractinia aculeata, Laomedea flexuosa, Laomedea angulata, Dicoryne conferta, Eudendrium simplex ve Hydrodendron mirabile ülkemiz Akdeniz kıyıları hydroid polip faunası için yeni kayıtlardır. Clytia hemisphaerica ve Pennaria disticha 'nın en sık görülen türler olduğu belirlenmiştir. Hydroid poliplerin substrat tercihlerine bakıldığında ise en yüksek oran %37 ile epifitik substrat olduğu görülmektedir, bu oranı sırasıyla %23,08 ile epilitik ve %21,68 ile epizooik substrat takip etmektedir

Sera Övgü Urcun
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00

Other supervisors