Theses supervised by Prof. Dr. Halil İbrahim Bulut

17 theses · Karadeniz Technical University, İstanbul University

DoctorateOpen AccessEN

Sosyal sorumlu yatırım karar davranışının belirleyicileri: Türk ve Pakistanlı yatırımcıların karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Investment decision that integrates social, environmental, and ethical considerations into an investment decision-making process is called socially responsible investment (SRI). The aim of this research is to examine the impact of Islamic financial literacy, religious obligation, business support, reputation, and perceived risk on attitude (investor objectives towards SRI). It also examines the attributes of a theory of planned behavior along with moral norms; and investors' decision-making behavior towards SRI with the mediation of intention. The conceptual framework shows a new research agenda in accordance with the perception of Turkish and Pakistani investors. Quantitative data was collected for this research. The structured questionnaire that was consist of closed and open-ended questions and Likert type statements was used to collect data from Turkish and Pakistani individuals. For this study, positivistic research philosophy was used along with correlation descriptive research design. This research design includes Cronbach alpha as well as the descriptive statistics including mean and standard deviation of the data and confirmatory factor analysis (CFA). To test the study hypothesis Structural equation modeling (SEM), Process by Hayes and multigroup analysis was used. The findings support the hypotheses in the data of both countries. In Turkey, it could be concluded from the statistical results that attitude is predicted by all the determinants (Islamic financial literacy, reputation, business support, perceived risk, and religious obligations). Moreover, in Pakistan, all the determinants (Islamic financial literacy, reputation, business support, and religious obligations) predict attitude, except perceived risk. It is also indicated that intention is predicted by moral norms, perceived behavioral control, subjective norms, and attitude. Furthermore, intention positively and significantly influences socially responsible investing in both countries. The mediational findings of the process by Hayes illustrate that the intention partially mediates between TPB attributes and SRI behavior in both countries. The results of the multigroup analysis show that there are no significant differences between these two countries' individuals in the decision-making process. Results and findings of the study will provide further valuable debate on the Theory of Planned Behavior (TPB). This study will also assist the stakeholders (government, regulatory bodies, and SRI providers) in possible policy implication to enhance the efficiency of promoting socially responsible investments.

Financial literacyPakistanSocial responsibility+6
Farid Ahmad
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Girişimcilik finansmanında yeni gelişmeler: Platform finansmanı

2008 küresel finansal krizin başlaması ve kriz sonrası çeşitli projeler finanse etmede yeni alternatif yollar arayışı hızlanmaktadır. Girişimciliklerin gerçekleştirilmesi için gereken finansman ve kaynaklar her zaman en önemli sorun olarak öne çıkmaktadır. Doğru ve faydalı kaynaklara ulaşmak ve elde etmek girişimleri hayata geçirmekten çok daha zordur. Bunu başarmada tüm alternatif kaynakların farkında olmak ve bunları karşılaştırarak değerlendirmek gerekecektir. Bunda girişimcinin alternatif kaynakların seçeneklerini bilmesi gerekir. Akıllı dijital araçların ortaya çıkması, fintek endüstrisini de beraberinde getirmektedir. Fintek, tüm dünyadaki finansal hizmetleri tamamen değiştirerek, birçok yeni alternatif finansman yolu (kitle fonlaması) ile bir finansman kanalı sunmaktadır. Çalışmanın amacı girişimcilerin dijital girişimcilik finansmanını tanıma (açıklama) ve hangi tür modelin daha uygun olacağını tespit etmeye çalışmak, geleneksel girişimcilik finansmanı ve dijital girişimcilik finansmanı ile karşılaştırmak, girişimcilerin ekonomik ve sosyal fayda sağlayarak uygulamak istedikleri iş fikirlerinin finansmanında yeni alternatif kaynakları anlatmaktır. Girişimcilerin finansal yetersizliklerini gidermede başvuracakları alternatif finansal araçlarını, dijital girişimcilik finansmanına (hisse bazlı kitle fonlaması, eşler arası kredi, ilk coin arzları ve menkul kıymet tokeni) uygun yaklaşımla sunulacaktır. Bunda girişimcilikler alternatif kaynakların seçeneklerini bilmesi gerekmektedir. Girişimcileri alternatif kaynaklar konusunda bilgilendirmek ve seçim aşamasında kendilerine uygun finansman kaynağını kolaylıkla seçmelerine yardımcı olup, dijital girişimcilik finansmanı veya kitle fonlaması (hisse bazlı kitle fonlaması, eşler arası kredi ve ilk coin arzları) bilgi asimetrisi, ahlaki tehlike ve temsilci maliyetleri incelenip sunulacaktır. Sonuc olarak geleneksel girişimcilik finansmanı ve dijital girişimcilik finansmanı veya kitle fonlaması ile karşılaştırılmıştır. Ancak bunlar arasında önemli farklılıklar vardır. İlk coin arzları ve menkul kıymet tokeni yeni alternatif finansmanı olarak cıkmıştır. Girişimcilerin finansman yetersizliklerini gidermede başvurulan alternatif finansal araçlara dijital girişimcilik finansmanı veya kitle fonlamasına (hisse bazlı kitle fonlaması, eşler arası kredi, ilk coin arzları ve menkul kıymet tokeni) uygun bir yaklaşım sunulmuştur. Bilgi asimetrisi kitle fonlamasının projesinde başarıyı ve başarısızlığı belirlemede önemli rol oynar.

FinansmanGirişimcilikHisse senetleri+4
Mohammad Sharif Babak
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Büveyhîler döneminde Mu'tezile-İmamiyye etkileşimi

Büveyhîler, Zeydî-Mu'tezilî geleneğin olduğu bir coğrafyada zuhur etmiş ve Sünnî Abbâsî yönetimini bir asrı aşkın süre hâkimiyeti altına almış Şiî bir hanedan-lıktır. Bu süre zarfında bünyesinde İmâmiyye ve Mu'tezile alimlerini himaye ede-rek, İmâmî ve Mu'tezilî fikirlerin yaygınlaşmasında ve kaynaşmasında etkin bir rol oynamıştır. Büveyhîler döneminde İmâmiyye'nin rasyonel bir kimlik kazanmasında etkili olan Şeyh Sadûk, Şeyh Müfîd, Şerîf Murtazâ, Şerîf Radî ve Ebû Ca'fer et-Tûsî gibi alimler yetişmiştir. Şeyh Sadûk hariç bu alimlerin hepsi Ebû Abdillah el-Basrî, Ali b. Îsâ er-Rummânî, Muhammed b. İmrân el-Merzübânî ve Kâdî Abdül-cebbâr gibi dönemin önemli Mu'tezilî alimleri nezaretinde yetişmiş ve Mu'tezilî fikirleri bizzat onların derslerinde öğrenmişlerdir. İmâmiyye erken dönemde ahbâr merkezli bir yapıya sahipken Büveyhîler döneminde Mu'tezilî fikirlerin etkisiyle rasyonel bir görünüm kazanmıştır. Dönemin İmâmiyye alimleri Mu'tezile'nin fikir dünyasını kendi sistemlerine taşımışlar ve akılcı bir bilgi sistemi oluşturarak tevhîd ve adalet meselesinin tamamında, va'd ve vaîd ile nübüvvet meselesinin bir kıs-mında Mu'tezilî fikirleri benimsemişlerdir. İhtilaf ettikleri imâmet meselesini izah etmede ise Mu'tezilî yöntemden istifade etmişlerdir. İmâmiyye'de Mu'tezilî fikir-ler ekseninde gerçekleşen bu rasyonel dönüşüm Şeyh Sadûk'tan Ebû Ca'fer et-Tûsî'ye zamanla tedrici olarak gerçekleşmiştir. Bu dönüşümün en etkili isimleri ise Şeyh Müfîd ile Şerîf Murtazâ olmuştur. Bu bağlamda çalışmamızın birinci bölü-münde Büveyhîler döneminde meydana gelen Mu'tezile-İmâmiyye etkileşiminin siyasî-tarihî arka planı, ikinci bölümünde ilmî temeli, üçüncü bölümünde ise fikrî yapısı incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Büveyhîler, İmâmiyye, Mu'tezile, tevhîd, adalet, Şeyh Sadûk, Şeyh Müfîd, Şerîf Murtazâ, Ebû Ca'fer et-Tûsî, Kâdî Abdülcebbâr.

BüveyhilerEbu Ca`fer et-TusiKadı Abdülcebbar+5
Bekir Altun
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Alevi Bektaşi klasik kaynaklarında Peygamberlik tasavvuru

Alevîlik-Bektaşîlik münbit bir coğrafyada ortaya çıkmış, çeşitli etkileşim ve değişimlerden geçerek günümüzdeki halini alan dini ve toplumsal gruplardan birisidir. Nüfus yoğunluğu ve tarihi tanınırlık bakımından ülkemizde hatırı sayılır bir yere sahip olan grup geçmişten bugüne merak ve araştırma konusu olmuştur. İsimlendirilme hususunda, mezhep, tarikat, tasavvufi oluşum veya senkretik bir inanç manzumesi şeklinde çeşitli görüşler öne sürülmüştür. Alevîlik-Bektaşîliğin tarihi, inanç ve erkânları gibi hususlar hakkında farklı çevrelerce çeşitli değerlendirmeler yapılmıştır. Onların inanç sistemlerinin içeriği ve uygulamalarının niteliği genel İslami anlayıştaki ilkelerle mukayese edilerek grup anlaşılmaya çalışılmıştır. Nitekim bu yapıyı yakından tanıyabilmek için yazılı kaynakların iyi analiz edilmesi önemlidir. Zira eserler bu düşünce dünyasının sahip olduğu yapı hakkında bizlere rehberlik edecek bilgiler sunmaktadır. Çalışma Alevîlik-Bektaşîliğin klasik eserlerinde mevcut nübüvvet tasavvurunu konu edinmiştir. Araştırmanın amacı geleneksel Alevî-Bektaşî düşüncesinde peygamberlik algısının hangi noktada konumlandırıldığını tespite çalışmaktır. Bu doğrultuda Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yayımlanan klasik eserler dizisi temel alınarak, alan yazınında kaleme alınmış çeşitli kaynaklardan da istifade edilerek bir literatür taraması yapılmıştır.

AlevilerAlevilikBektaşiler+6
Rüveyda Alpay
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz Alevilerinin Caferiliğe bakışı: İstanbul Avrupa Yakası örneği

Her dinî grup toplumsal değişimi tecrübe etmektedir. Toplumsal değişimlerle birlikte söz konusu grupların teolojik boyutları da değişmektedir. Değişen sosyo-teolojik boyutlar dinî grupların ayırt edici kimlik yapılarını diğer dinî grupların kimlik yapılarına bazen benzetirken bazen de farklılaştırmaktadır. Alevilik ve Caferilik arasındaki ilişkiler de bu benzerlik ve farklılıklar arasındaki etkileşim zincirinde şekillenmektedir. Araştırma probleminin genel çerçevesini; Aleviliğin Caferilikle ilişkisi, ayrı mı yoksa aynı mı olduğu, ayrıysa farkların aynıysa benzerliklerin neler olduğunun tespiti oluşturmaktadır. Bu tespiti, objektif ve deskriptif ilkeler üzerinden gerçekleştirebilmek için de Alevilerin görüşlerine müracaat etmek sosyal bilimlerin kriterlerine uygun görünmektedir. Buna uygun biçimde araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden dokümantasyon ve mülakat teknikleri kullanılmıştır. Dokümantasyon tekniği kapsamında İslam Mezhepleri Tarihi müktesebatı incelenmiştir. Mülakat tekniği kapsamında ise; İstanbul Avrupa Yakası örnekleminde Alevi kimliğe sahip katılımcılara yöneltilen on dört soruluk mülakatla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda katılımcıların; Aleviliği, Caferilikten (az sayıda olan benzerliklerle birlikte) bağımsız bir dinî yapı olarak gördüğü tespit edilmiştir. Yine de bu görüşlerin içeriği katılımcıların; yaş, eğitim, meslek ve memleket değişkenleri ekseninde değişiklik göstermiştir.

AlevilerAlevilikCaferilik+2
Şeymanur Bayyiğit
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Caferilik ve Caferiliğe yönelişin sebepleri (İstanbul-Anadolu Yakası örneği)

Müslüman toplumda mezhepler arası geçişler hep olagelmiş; Mutezile iken Ehl-i hadis, Şii iken Sünni ya da Sünni iken Şiiliği kabul eden kimseler olmuştur. Özellikle İran Devrimi sonrasında yaşadığımız coğrafyada Şiiliğe meyleden hatta Şii olduğunu açıklayan bazı kimselere rastlanmaktadır. Sünnî bir çevrede dünyaya gelip bu anlayışa mensup bir ailede yetiştiği halde Caferiliğe ya da İmâmiyye mezhebine geçen kimselerin bu tercihlerinin sebeplerini anlamak önem arz etmektedir. Bu çalışma, Ehl-i Sünnet iken zamanla Caferiliğe geçiş yapmış insanların geçiş sebeplerini konu edinmiştir. Araştırmanın amacı, İstanbul örneği üzerinden Sünni iken bu mezhepten ayrılıp Caferiliğe geçiş yapan bireylerin, geçiş sebeplerini ortaya koymak, dahası kabullendikleri Caferiliği ne kadar iyi bildiklerini ve bağlı olduklarını tespite çalışmaktır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılmış olup mülakat, görüşme ve literatür taraması teknikleri kullanılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde, İnanç ve İbadet bakımından Caferilik hakkında genel bir bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, tarihte yer alan Caferiliğe yönelişin örnekleri ve gerekçeleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü ve son bölümde ise mülakat verileri değerlendirilmiştir. Sonuç bölümü ile çalışma nihayete erdirilmiştir.

CaferilikCaferiyyeMezhepler+6
Kamile Karağaç
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
20
Master'sOpen AccessTR

Günümüz Umman İbadiliğinde dini tolerans söylemi

İslam mezhepleri tarihi klasik dönemden itibaren firak literatürü adı altında disiplinin farklı yönlerini ele alan eserlerin incelenmesiyle bugün müstakil bir disiplin haline gelmiştir. Bu eserler genel olarak eseri ele alan müellifin mensup olduğu mezhebi ön plana çıkararak diğer mezheplerin anlayışlarını kötü gösterecek bir seyirde ilerlemiştir. İbadilik, Haricilikle olan tarihsel köken birliğinin verdiği aynılıktan ötürü yakın döneme kadar Hariciliğin yaşayan tek kolu olarak değerlendirilmiştir. Umman, İbadiliğin çoğunlukta olduğu tek ülke olarak kendi içerisinde yaşadığı imamet-saltanat karışıklıklarını hallettikten sonra bu değerlendirmeyi yanlışlamak amacıyla kendi kaynaklarına yönelik çalışmaları artırmış, İbadilik'le ilgilenen çalışmacıları bu noktada teşvik etmiştir. Söz konusu teşviğin bir parçası olarak devlet düzeyinde üretilen dini tolerans söylemi, alanda çalışan araştırmacılar tarafından benimsenmiş, ve bugün Umman'ı birçok düzeyde tanıtan faaliyetlerin içeriğini oluşturan başlıca slogan haline gelmiştir. Umman'ın benimsediği dini tolerans söyleminin oluşma şartlarını ve bugünkü karşılığını inceleyen bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, İbadilik'in mezhepleşme sürecinde önemli bir yer teşkil eden ve diğer mezheplerden müstakil bir yapı olarak varlığını meydana getiren imamet kurumu, tarihsel dönüşümü üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde imamet-saltanat mücadelesinin dini motivasyonların yanısıra bir iktidar mücadelesine dönüşmesi ve ülke dışında meydana gelen hareketlenmelerin bu mücadeleyi etkileme kapasitesi ve yarattığı sonuçlara değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise, Sultan Kabus döneminin başlamasıyla birlikte dolaşıma sokulan dini tolerans söylemi ve bu söylemin somut sonuçları değerlendirilmiştir.

Dini toleransDinsel hoşgörüsüzlükHaricilik+6
İlknur Bahadır
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı'da dinî-siyasî bir yapılanma olarak Kadızâdeliler hareketi

Bu çalışma, 17. Yüzyıl Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkan, hem dinî hem de siyasî bir boyuta sahip olan, Osmanlı'nın Selefî'leri olarak sunulan Kadızâdeliler hareketinin ortaya çıkışını, dinî ve siyasî görüşleri ekseninde mezhebî durumlarını anlatmak-tadır. Araştırmada öncelikle Kadızâdelilerin ortaya çıkışına etki eden siyasî, ekonomik, içtimaî, dinî ve fikrî nedenler incelenmiş; ardından Kadızâdeli liderler ve Sivasîlerle olan mücadeleleri kronolojik olarak üç dönemde ele alınmıştır. Akabinde ise, Kadızâdelilerin Sivasîler başta olmak üzere diğer tasavvufî ekollerle olan mücadelele-rinde öne çıkan itikadî, tasavvufî ve fıkhî görüşler ele alınarak; mezhebî aidiyetlerini ortaya koyabilmek için itikadî görüşleri ve diğer mezheplerle ilgili görüşleri üzerinde durulmuştur. Günümüzde Ortadoğu'daki karışıklıklar sonrasında, başta İslam coğraf-yası olmak üzere bütün dünyanın dikkatini ve tepkisini çeken "Selefîlik" hareketinin ve Selefî düşünce tarzının sıklıkla tartışıldığı ortadadır. Dolayısıyla konunun güncel bir mesele olduğu muhakkaktır. Bu nedenle çalışmada, Kadızâdelî liderlerin itikadî, tasavvufî ve fıkhî görüşleri merkezinde mezhebî kimliklerini sağlıklı bir şekilde belirlenmesi ve özellikle de bu hareketteki Selefî ve Hanefî-Mâtürîdî etkilerin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kadızâdeliler, Kadızâde Mehmed Efendi, Ahmed Rûmî Akhisârî, Üstuvânî, Vânî, Hanefî-Mâtûrîdilik, Selefîlik, Osmanlı

17. yüzyılDin-siyaset ilişkileriKadızadeliler+7
Ali Durmuş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

The impact of vahhabism to Kazakhstan

Bu çalışmada, 18. yüzyıl ortalarında ortaya çıkan ve günümüze kadar varlığını artırarak devam ettiren Vehhabîlik hareketinin tarihî arka planı, Vehhabîliği doğuran nedenler, kurucusu Muhammed b. Abdülvehhab'ın hayatı, eserleri ve görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda ilk önce Vehhabîliğin lideri Muhammed b. Abdülvehhab'ın hayatı ve görüşleri ele alınmış, daha sonra ise hareketin ortaya çıktığı Necid bölgesi ve çevresinin coğrafî, sosyo-kültürel, ekonomik, siyasî ve de dinî yapısı incelenmiştir.

Dinler tarihiKazakistanMezhepler+6
Danıya Shakımanova
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir Osmanlı müellifi olarak Ya'kûb b. Abdüllatif'in ilmi şahsiyeti ve islam mezheplerine bakışı

İslam mezhepleri tarihi fırak literatürüne ait farklı makâlât gelenekleri bulunmaktadır. Klasik dönemde makâlât geleneklerinin önemli örnekleri verilmiş, Osmanlı Dönemi'nde de mezhepler tarihi alanında müstakil eserler telif edilerek literatüre bu katkı devam etmiştir. Bu eserlerden biri Ya'kûb b. Abdüllatif'in yazmış olduğu milel ve nihal türü olan eserdir. Osmanlıca yazılan bu eser İslam mezheplerinin yanında farklı din ve inançlar ile kelam bahislerine de yer vermesi bakımından döneminin kapsamlı eserlerinden biridir. Ya'kûb b. Abdüllatif'in eserinin makâlât gelenekleri açısından değerlendirildiği bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Ya'kûb b. Abdüllatif'in hayatı ve yaşadığı dönem olan XVI. yüzyılın genel bir değerlendirmesi üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde eserin fiziksel özellikleri, tasnif sistemi, tertip özellikleri, kaynakları incelenip değerlendirilmektedir. Ya'kûb b. Abdüllatif'ten önce Osmanlı'da mezhepler tarihi yazıcılığına katkıda bulunan önemli birkaç isim ve onların eserleri ele alınmakta ve müellifin eserinin bu eserlerden farklılığı üzerinde durulmaktadır. Üçüncü bölümde mezhepleri ele alış noktasında kaynaklarıyla mukayesesi, özgünlüğünün tespiti ve değerlendirilmesi yapılmaktadır.

16. yüzyılBiyografiMezhepler+5
Amine Çelik
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Mâturîdîlik'te kur'an ve sünnet'in belirleyiciliği:Bilgi, mucize ve kabir azabı örnekleri

Mâturîdîlik, Mâverâünnehir'de Hanefî âlimlerin katkılarıyla vücut bulan ve özü itibarıyla Hanefî mezhebinin devamı olan itikâdî mezhebin adıdır. Hanefîler'in itikâd'ta "Mâturîdî" olarak anılmaya başlanması Ebu Hanife'den yaklaşık beş asır sonradır. Akla ehemmiyet vermeleriyle tanınan Hanefiler'in naslarla ilişkisinin zayıf olduğu çeşitli vesilelerle dile getirilmiştir. Bu olumsuz algının oluşmasında mezhebe mensub âlimlerin aşırı guruplarla mücadele ederken daha ziyade aklî usuller kullanma-larının etkisi büyüktür. Doğrusu "ilahi din" inanç esaslarının naslarla belirlendiği bir olgudur. Nitekim, İslâm âlimlerinin ittifak ettiği bu husus aklın da bir gereğidir. Dola-yısıyla, itikâdî bir mezhebin teşekkülü araştırılırken, mezhep-nass ilişkisine dair verile-rin ve kullanılacak metodun doğru tespit edilmesi gerekmektedir. Bu anlayışla, araş-tırmada epistemoloji, mucize ve kabir azabı örnekliğinde Ebû Hanife ile birlikte mez-hebin ilk temsilcileri ve ardından Mâverâünnehir'in Hanefî kelâmcılarının eserleri kro-nolojik olarak incelenmiştir. Eserlerdeki görüşlerin objektif bir yaklaşımla ve zaman-fikir-hadise irtibatını dikkate alarak tespit edilmesi için mezhepler tarihi metoduna âzami ölçüde riayet edilmiştir. Neticede Mâturîdî'nin derin etkisini taşımakla birlikte "Mâturîdîler'in", mezhebin miheng noktası olan Ebu Hanife'nin naslarla kurduğu güçlü, sağlıklı bağı ve bunlardan kaynaklanan inanç esaslarını koruduğu görülmüştür. Bu itibarla, Hanefîliğin "Mâturîdîliğe" dönüşme sürecindeki naslarla olan ilişkisini doğan, büyüyen ve gelişen ama her zaman aslını koruyan insanda görülen fiziksel değişmelere benzetebiliriz. Başka bir deyişle, Ebû Hanife tarafından ortaya konulan esasların değiştirilmediğini, belki zaman içinde çeşitlendirilerek geliştirildiğini söyle-yebiliriz. Sonuç olarak Mâturîdînin katkılarının önemini vurgulamakla birlikte, Ebû Hanîfe'nin mezhebini takip edenlerin en fazla Hanîfe-Mâturîdîlik şeklinde tanımlanması gerektiğini düşünüyoruz.

BilgiHanefilerKabir hayatı+5
Mahmut Nebati
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sunkuri'nin Zübdetü'l-Akâid Nuhbetü'l-Fevâid adlı eserinin tahlil ve değerlendirilmesi

İslam dünyasında siyasî ve itikadî gayelerle ortaya çıkmış olan fırkaları tasnif etmek için telif edilen eserler, farklı makâlât gelenekleri içerisinde telakki edilmişlerdir. Referans kaynağı olarak alınan yetmiş üç fırka rivayeti, tasnif sistemlerinin şekillenmesi üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olmuştur. Bu rivayeti esas alarak eserini telif edenlerden biri de XIX. yüzyıl Osmanlı alimlerinden Ahmed Ziyâeddîn Gümüşhânevî'nin talebesi ve müridi Hasan b. Ömer es-Sunkûrî'dir. Sunkûrî'nin, hocası Gümüşhânevî'nin en-Netâyicü'l-i'tikâdiyye adlı eserini tercüme edip bazı ilavelerde bulunarak, kendi yorumlarıyla zenginleştirerek ve başka kaynaklardan istifade ederek Eş'arî makâlât geleneğine göre telif etmiş olduğu Zübdetü'l-akâid nuhbetü'l-fevâid adlı eserinin ele alındığı bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Tasvir edici/betimleyici yöntemin esas alındığı bu çalışmanın birinci bölümünde Sunkûrî'nin hayatı, Zübdetü'l-akâid nuhbetü'l-fevâid adlı eseri ve bu eserin makâlât geleneği içerisindeki yeri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde muhteva tahliline yer verilmiş olan eserin, ana kaynaklarla mukayese edilmek suretiyle özgünlüğü tespit edilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise latinize edilmiş metne yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Zübdetü'l-akaid, Sunkuri, Netayic, Gümüşhanevi, Makalat.

Ahmet Ziyaüddin GümüşhaneviKur'an-ı KerimMalakat+2
Cebrail Küllü
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
DoctorateOpen AccessTR

Finansal analist hedef fiyat tahminleri ve finansal tavsiyelerin analizi: Borsa İstanbul örneği

Finansal analistler, hisse senedi piyasalarında yer alan şirketler ve hisse senetleri hakkında sahip oldukları bilgi ve tecrübelerine bağlı olarak hisse senedi piyasalarının önemli aktörlerinden biri konumundadırlar. Tasarruflarını hisse senedi yatırımları ile değerlendirmek isteyen bireysel ve kurumsal yatırımcılar, finansal analistlere ait hedef fiyat tahminlerini ve finansal tavsiyeleri dikkate alarak yatırımlarını yönlendirebilmektedirler. Bu nedenle; finansal analist tahmin ve tavsiyeleri, bir taraftan hisse senedi yatırımcıları ve hisse senetlerinin ait olduğu şirketler, diğer taraftan da yatırım bankacılığı hizmeti veren kurumlar açısından önem arz etmektedir. Çalışmada, Borsa İstanbul bünyesinde yer alan hisse senetlerine yönelik, Ocak 2010-Aralık 2017 dönemini kapsayan finansal analist hedef fiyat tahminleri ve finansal tavsiyeleri ele alınmıştır. Hisse senetlerine ait hedef fiyat tahminlerinin gerçekleşmiş fiyatlar karşısındaki başarı seviyesi ve iki değişken arasındaki uyum, korelasyon analizleri ile çeşitli faktörler açısından analiz edilmiştir. Ayrıca borsa endeksi, döviz kuru, faiz oranları ve altın fiyatları gibi değişkenler ile finansal tahminler arasındaki ilişki de korelasyon analizleri ile incelenmiştir. Hisse senetlerine ait hedef fiyat tahminleri ve finansal tavsiyeler ile hisse senetlerinin gerçekleşmiş fiyatları arasındaki birbirlerini etkileme düzeyleri de regresyon analizleri ile ele alınmış, Granger ve Todo Yamamoto nedensellik testleri ile analiz edilmiştir. Borsa endeksi, döviz kuru, faiz oranları ve altın fiyatları gibi parametrelerin finansal analist tahminlerini etkileme düzeyleri de nedensellik testleri ile ayrıca analiz edilmiştir. Bulgular, hedef fiyat tahminlerinin özellikle kısa vadede daha yüksek performansa sahip olduğunu göstermiştir. Sektörel açıdan sanayi sektörüne ait finansal tahminlerde, finansal tavsiyeler açısından satın alma yönündeki tahminlerde başarı seviyesinin daha yüksek olduğu da görülmüştür. Finansal tahminler, finansal parametreler ile uyumu açısından analiz edildiğinde, finansal tahminler ile borsa endeksi arasındaki uyumun en yüksek korelasyon katsayısına sahip olduğu görülmüştür. Finansal tahminler ve gerçekleşmiş fiyatlar arsındaki nedensellik ilişkisi ele alındığında her iki değişken açısından karşılıklı etkileşim bulunduğu görülmüştür. Finansal parametreler ve finansal analist tahminleri nedensellik ilişkisi açısından değerlendirildiğinde ise parametreler içinde yer alan borsa endeksinin tüm sektörler için yapılan finansal tahminlerde etkili olduğu tespit edilmiştir.

BorsaBorsa İstanbulFinansal analiz+4
Yaşar Şahin
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessEN

Kripto para piyasasının dinamikleri davranışsal finans perspektifinden

The years 2008-2009 witnessed a series of major events and developments in the financial realm. Starting from the global financial crisis and its disastrous consequences to the revolution of financial technology and the emergence of a cryptocurrency phenomenon. These accelerating events have drawn significant interest from scholars, financial analysts, and investors who seek to understand the cryptocurrency ecosystem and its implications on the modern financial landscape. Fourteen years have passed since the advent of the first cryptocurrency of its kind, Bitcoin, followed by thousands more, and yet, the intricate dynamics of the cryptocurrency market still reveal a limited understanding of its complexities. Despite the market's continued growth over the past few years, the high volatility and uncertainty of cryptocurrency values are a cause for concern among stakeholders that may lead to irrational investment choices and fear of missing out. From a behavioral finance perspective, investors are driven by social and psychological factors in their investment decisions. Emotions such as fear and greed may play an important role in investors' choices. By contrast, traditional approaches ignore sentiment and view the investor as a rational entity. However, this may cause a gap between market reactions and the outcomes predicted solely through fundamental analysis, particularly during market anomalies and financial crashes. By employing weekly data from March 2018 to July 2023, this study aims to explore the dynamics of the cryptocurrency market in three main aspects. Firstly, generating a novel sentiment index using six proxies: (1) Crypto Fear & Greed Index, (2) AAII Investors Sentiment Survey, (3) Google Trends, (4) Tweet Volume, (5) Crypto Trading Volume Trend and (6) CBOE Volatility Index (VIX). Secondly, distinguishing crypto investor sentiment into rational and irrational components through an Automatic Regression of Lag (ARDL) model, utilizing exchange rates of EUR/USD, S&P 500 returns, S&P Goldman Sachs Commodity Index, Cryptocurrency Volatility Index, Crude Oil WTI Futures prices, and S&P Cryptocurrency Broad Digital Market Index. Next, assessing the relationship between cryptocurrency investor sentiment and the returns and volatility of the Royalton CRIX Crypto Index using a Vector Auto Regressive (VAR) model. Finally, the Impact Response Analysis presents the findings, highlighting distinct dynamics in CRIX returns and volatility triggered by shocks in rational and irrational investor sentiment. Therefore, the research problem revolves around understanding how behavioral finance impacts cryptocurrency market dynamics. Keywords: Behavioral Finance, Investor Sentiment, Cryptocurrency, Autoregressive Distributed Lag Models (ARDL), Vector Auto Regressive Models (VAR), Financial Markets.

Basma Almısshal
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Deneysel İslam iktisadı: Bir nörofinans deneyi

Nörofinans; finansal kararların ardında yatan nedenleri nörobilim, finans, biyoloji ve psikoloji teorileri aracılığıyla anlamaya çalışan çoklu disipliner bir araştırma alanıdır. İslami finans, Müslüman bireylerin finansal meselelerde ihtiyaç duyduğu kavram ve kurumları İslam ve İslami ilkeler açısından inceleyen araştırma alanıdır. Bu araştırmanın amacı, dini inancın finansal karar verme sürecindeki rolünü nörofinans teorisi aracılığıyla incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, dini mensubiyetini İslam olarak ifade eden 12 gönüllü katılımcı fMRG (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme) cihazı aracılığıyla gözlemlenmiştir. Deneysel ödüller herhangi bir finansal cezai yaptırım ve risk içermeyecek biçimde sunulmuştur. Deney katılımcılarına, deneysel çekim başlamadan önce finansal ödülleri kabul etmeleri durumunda deney biter bitmez bunları nakit olarak alacakları ve bu ödülün dini statüsü gereği manevi mesuliyetinin tamamıyla kendilerine ait olduğu defalarca ifade edilmiştir. Katılımcıların deney boyunca sergiledikleri beyin aktivasyonları deneysel MR görüntüleri aracılığıyla, ödülleri gördükleri ve değerlendirdikleri sürelerdeki nörobiyolojik aktivasyonları açısından karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Deney ödülleri, 500 TL tutarında 10 adet haram ve 500 TL tutarında 10 adet helal olmak üzere 1000 TL tutarında 20 adet risk ve finansal ceza içermeyen nakit finansal ödüllerden oluşmuştur. Katılımcıların ana akım ekonomi alanyazınına göre bütün pozitif ve risk içermeyen finansal ödülleri kabul etmesi ve söz konusu ödüllere nörobiyolojik açıdan ödül reaksiyonu sergilemesi beklenmekteydi fakat katılımcılar "haram" olarak tanımlanan finansal ödülleri almayı kabul etmemiştir. Katılımcıların haram olarak tanımlanan ödülleri gördükleri süre ile helal olarak tanımlanan ödülleri gördükleri süre kıyaslandığı zaman sağ posteriour insula bölgelerinde anlamlı nöral aktivasyon sergiledikleri görülmüştür. Finansal açıdan pozitif ve risk içermese dahi dini açıdan "haram" olarak ifade edilen finansal ödülleri kabul etmemişlerdir. Haram finansal ödülleri görsel olarak algıladıkları anda nörobiyolojik açıdan hoşnut olmama tepkisinden kaynaklandığı öngörülen sağ posterior insula aktivasyonu sergilediği gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın alanyazında dini motivasyon ve finansal karar verme etkileşimini MR cihazında araştırması açısından öncülük edeceği düşünülmektedir.

Mesut Mutlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Örgütsel bağlamın özellikleri ile çalışanların işyeri çıktıları arasındaki ilişki: Bir düzenleyici sıralı-aracı model

Recognizing ways to enhance workplace outcomes is a key research aim for researchers and managers as well. Organizational context features such as organizational culture and organizational climate have been acknowledged as essential determinants for improving workplace outcomes. While researchers have focused on the direct impacts of organizational context features on workplace outcomes, it is equally vital to examine the boundary conditions of these relationships. Moreover, to recognize the situations in which they have a more significant influence on employees' workplace outcomes. This study draws its theoretical framework on the social identity theory by combining organizational identity lenses. Furthermore, it extends the knowledge of theory by involving leader prototypicality, leader stereotypicality, and trust in organization as regulation structures. The study firstly aims to investigate the indirect effects of organizational context features on workplace outcomes (task performance and organizational citizenship behavior). Subsequently, to investigate the mediating function of organizational identity constructs (self-categorization and organizational identity), creative efforts and employees' willingness to engage in cooperative behavior. Finally, to explore the moderating role of leader prototypicality, leader stereotypicality and employees' trust in the organization on the associated relationships. A questionnaire was administered to collect data from 473 employees working in small and medium-sized business organizations operating in the tourism sector in Trabzon, Turkey in a four-tier process by convenience sampling. Correlational analysis, confirmatory factor analysis, and structural equation modeling are the statistical analysis methods that were used to test the hypotheses of the study. This study has used such software as IBM SPSS 22, Hayes PROCESS Procedure for SPSS Version 4.2, and IBM AMOS V26. The findings of the study suggest that organizational identity mediates the associations between organizational context features (organizational culture and organizational climate) and creative efforts and employees' willingness to engage in cooperative behaviors. The findings also indicate that both leader prototypicality and leader stereotypicality moderate the associations between organizational culture, organizational climate, and organizational identity. Moreover, they indicate that employees' trust in the organization moderates the connections between organizational identity and creative efforts. Hence, the major contribution is illustrating that the effects organizational culture and organizational climate have on both task performance and organizational citizenship behavior are sequential and through organizational identity constructs, creative efforts, and employees' willingness to engage in cooperative behaviors. This is an important contribution to the current body of knowledge on organizational culture and organizational climate, as this study provides fresh perspectives on how organizational context features affect workplace outcomes.

Alaaaldeen Mohammedhassan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Finansal psikopatların etkisi: Kötü ün sahibi CEO'ların içgörüsü

This thesis analyzes the topic of corporate/ financial psychopathy in the context of today's financial world. The first chapter sets the tone with an introduction that states the study's problem, goal, and significance. The second chapter investigates the literature, offering the conceptual framework, study objectives, theoretical foundations, and major themes that will be addressed. Chapter 3 focuses on the main theme of business / financial psychopathy, outlining what it means to be a psychopath and elaborating on the distinguishing features of corporate psychopaths. The chapter also investigates how psychopaths might enter senior management positions in big businesses, as well as the idea that connects corporate psychopathy to the global financial crisis. This chapter examines the influence of neoliberalism on the financial landscape as well as its consequences on CEOs. Chapter 4 investigates the psychopathic traits of notable figures in financial scandals, including Bernard Madoff of Madoff Investments, Jeffrey Skilling of Enron, Richard Fuld of Lehman Brothers, Jordan Belfort of Stratton Oakmont, Elizabeth Holmes of Theranos, Gerald Cotten of QuadrigaCX and Markus Braun of Wirecard. Each case study sheds light on the presence or absence of psychopathic characteristics within these high-profile individuals. The outcomes of the study are presented in Chapter 5, which provides insights into the rate and influence of psychopathic tendencies in financial leadership jobs. The findings are extensively examined to reach significant conclusions concerning the consequences of business psychopathy. The consequences of the findings are examined in Chapter 6, along with practical advice for organizations and future study in this area. The thesis finishes by summarizing significant findings and underlining the need to deal with corporate and financial psychopathy in today's financial world. This thorough investigation sheds light on the complicated relationship between psychopathy and the financial world, providing useful insights for scholars, practitioners, and lawmakers alike.

Hanaa Omar Lardhı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00

Other supervisors