Theses supervised by Prof. Dr. Hayati Akyol

10 theses · Gazi University

DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim 5. sınıf öğrencileri ve öğretmenlerinin özetleme stratejilerinin değerlendirilmesi:Türkçe dersi örneği

Okumanın en temel amacı okuduğunu anlamaktır. Okuduğunu anlama düzeyini artırmak için bazı stratejiler kullanılabilir. Bu stratejilerden biri de özetlemedir. Özetleme, okuma sonrasında okuyucunun metindeki ana fikri bulması, gereksiz ayrıntıları çıkarması, metnin yapısını ve düşünce akışını bozmadan kendi kelime ve cümleleriyle metni kısaltmasıdır. Okuyucu orijinal metin üzerinde bazı stratejiler kullanarak özet yapmalıdır.Özetleme formal eğitim süreci içinde bulunan öğrenciler tarafından öğrenilmeli ve kullanılmalıdır. Çünkü öğrenciler birçok alanda ve çok miktarda bilgiyle karşılaşmaktadırlar. Özetleme bu bilgilerin hatırlanmasını kolaylaştıracak bir stratejidir. Ayrıca bu strateji öğretmenler tarafından öğrencilere öğretilmelidir. Bu nedenle bu araştırmada ilköğretim beşinci sınıf öğrencileri ile onların sınıf öğretmenlerinin farklı metin türlerinde yazdıkları özetler ile bu özetleri yazarken kullandıkları özetleme stratejileri arasındaki benzerlik ve farklılıkların neler olduğunu tespit etmek amaçlanmıştır. Bu genel amaç doğrultusunda hem nitel hem nicel veriler eş zamanlı olarak toplanmıştır. Bu nedenle araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu ölçüt örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Çalışma grubu 561 ilköğretim beşinci sınıf öğrencisi ve bu öğrencileri okutan 17 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak hepsi araştırmacı tarafından geliştirilen ?Hikâye Edici Metinler İçin Özet Değerlendirme Formu, Bilgi Verici Metinler İçin Özet Değerlendirme Formu, Okuduğunu Anlama Testi, Yarı Yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu ve Yarı Yapılandırılmış Öğretmen Görüşme Formu? kullanılmıştır. Verilerin analizinde nicel veriler için frekans, yüzde, korelasyon analizi ve t-testi yapılırken, nitel veriler için içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçları şunlardır:Öğrenciler hikâye edici türdeki metinleri özetlemede bilgi verici metinlere göre daha başarılı olmuşlar ve bu metinlerin özetini yazarken özetleme stratejilerini bilgi verici metinlerle karşılaştırıldığında daha çok kullanmışlardır. Öğrencilerin okuduğunu anlama puanları ile özet değerlendirme formundan elde ettikleri puanlar arasında anlamlı bir farklılık vardır. Ayrıca öğrencilerin okuduğunu anlama testinin hikâye edici metinle ilgili bölümünden aldıkları puanlar ile hikâye edici türdeki metinleri özetlerken kullandıkları özetleme stratejileri sayısı arasında yüksek düzeyde ilişki vardır. Öğrencilerin okuduğunu anlama testinin bilgi verici metinle ilgili bölümünden aldıkları puanlar ile bilgi verici türdeki metinleri özetlerken kullandıkları özetleme stratejileri sayısı arasında ise orta düzeyde ilişki bulunmuştur. Bunun yanında öğrencilerin özetledikleri hem hikâye edici metni hem de bilgi verici metni okuma sayıları ile bu metinlere ilişkin özet değerlendirme formundan aldıkları puanlar arasında düşük düzeyde ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Öğretmenlerin farklı türdeki metinlerle ilgili yazdıkları özetlerde özetleme kriterlerini karşılama açısından metin türüne göre değişiklik bulunmamıştır. Öğretmenlerin hikâye edici metinler özetlerken bilgi verici metinlere göre daha çok özetleme stratejisi kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmanın nitel boyutundan elde edilen bulgular özetleme ve özetleme stratejilerinin kullanılması ile ilgili alanyazındaki teorik bilgileri desteklemektedir. Ayrıca öğretmen ve öğrenci cevapları da büyük ölçüde tutarlılık göstermektedir.Öğretmenlerin çoğu öğrencilerine düzenli olarak özet yazdırdıklarını ve bu özetlere en çok üzerinde düzeltme yapma ya da not yazarak dönüt verdiklerini belirtmişlerdir. Öğretmenler özetlemenin en çok yazılı anlatımı geliştirdiğini ve öğrencilere noktalama işaretlerinin kullanım yerlerini öğrettiğini belirtmektedirler. Ayrıca öğretmenlerin çoğu özetlemeyle ilgili hiçbir öğretim kademesinde eğitim almadıklarını belirtirken, öğretmenlerden hiçbirinin özetlemeyi öğrencilerine bir yöntemle ya da uygulamalı olarak öğretmedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bunlara ek olarak öğretmenlerin programda özetlemeyle ilgili kazanımlarla ilgili bilgi sahibi olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır.İlköğretim beşinci sınıf öğrencileri özetlerinin öğretmenleri tarafından sadece imzalandığını, okutturulduğunu, kendilerinin okuduğunu ya da anlattıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca özet yazmanın en çok hatırlamayı kolaylaştırdığını ifade etmişlerdir. Öğrenciler öğretmenlerinin öğrencilerine özet yazma stratejileri hakkında bilgi vermediklerini, aynı zamanda uygulamalı örnek özet yazma çalışması yapmadıklarını belirtmişlerdir.Anahtar Kelimeler: Okuduğunu anlama, okuduğunu anlama stratejileri, özetleme, özetleme stratejileri.

Dil eğitimiEğitimOkuma-anlama+7
Pınar Bulut
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Diyaloğa dayalı öğretim stratejilerinin okuma tutum ve becerilerini geliştirmeye etkisi

Bu araştırmanın amacı, 4. sınıf öğrencilerine Türkçe dersinde diyaloğa dayalı öğretim stratejilerini uygulayarak okuma, okuduğunu anlama, akıcı okuma becerilerindeki gelişmeleri ve okumaya yönelik tutumlarını, öğretmen ve öğrencilerin diyaloğa dayalı öğretim stratejilerine ilişkin görüşlerini belirlemektir.Anahtar Kelimeler: Diyaloğa dayalı öğretim stratejileri, okumaya yönelik tutum, okuma becerileri.

Beceri kazandırmaDiyalogDiyalojik iletişim+4
Mehmet Karasu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Uyum ve hazırlık çalışmaları programının ilk okuma yazmaya hazıroluşluğa etkisi ve uygulamaya ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmada Uyum ve Hazırlık Çalışmaları programının ilk okuma yazmaya hazıroluşluğa etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ilkokul birinci sınıfa başlayan 61 ? 78 aylık öğrencilerin dinleme, konuşma, okumaya hazıroluşluk, yazmaya hazıroluşluk, görsel algı ve dikkat becerileri; başarı testi, gözlem, görüşme ve doküman analizi teknikleri ile incelenmiştir. Aynı zamanda örneklemde yer alan birinci sınıf öğrencilerinin ilkokula başladıklarındaki okuma yazmaya hazıroluşluk durumları çeşitli değişkenler (sosyo-ekonomik düzey, okul öncesi eğitim, okula başlama yaşı, anne ve baba eğitim durumu) açısından incelenmiştir. Araştırmanın evrenini 2012 ? 2013 eğitim öğretim yılında Sivas il merkezindeki Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokulların birinci sınıfları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini farklı sosyo-ekonomik düzeylerde bulunan üç farklı ilkokulun birinci sınıflarında eğitim - öğretim gören 93 birinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Örneklemde yer alan 93 birinci sınıf öğrencisinin 28?i düşük sosyo-ekonomik düzeyde, 32?si orta sosyo-ekonomik düzeyde ve 33?ü yüksek sosyo-ekonomik düzeyde bulunan ilkokulların birinci sınıf öğrencileridir. Araştırmanın örneklemi tabakalı örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırmada, Uyum ve Hazırlık Çalışmaları Programının birinci sınıf öğrencilerinin okuma yazmaya hazıroluşluk düzeylerine etkisini belirlemek için ön test ? son test kontrol grupsuz model kullanılmıştır. Üç aylık Uyum ve Hazırlık Çalışmaları programının başlangıcında ve sonunda birinci sınıf öğrencilerinin dinleme, konuşma, okumaya hazıroluşluk, yazmaya hazıroluşluk, görsel algı ve dikkat becerilerini belirlemek amacıyla ?Öğrenci Bilgi Formu?, ? Metropolitan Okul Olgunluğu Testi?, ?Okuryazarlığa Hazıroluşluk Kontrol Listesi?, ?Yazma Becerileri Dereceli Puanlama Anahtarı?, ?Dinleme Becerileri Kontrol Listesi? kullanılmıştır. Uyum ve Hazırlık Çalışmaları programı kapsamında uygulanan çalışmalardaki öğrenci başarısını belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından oluşturulan ?Etkinlik Takip Çizelgesi? ve puanlama anahtarı kullanılmıştır. Uyum ve Hazırlık Çalışmaları programının birinci sınıf öğrencilerinin dinleme, konuşma, okumaya hazıroluşluk, yazmaya hazıroluşluk, görsel algı ve dikkat becerilerine etkisini öğretmen görüşleri doğrultusunda belirlemek için ?Öğretmen Görüşme Formu? kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Uyum ve Hazırlık Çalışmaları programının birinci sınıf öğrencilerinin dinleme, konuşma, okumaya hazıroluşluk, yazmaya hazıroluşluk, görsel algı ve dikkat becerilerini olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra okul öncesi eğitim alan ve almayan öğrencilerin okuma yazmaya hazıroluşluk ön test puanları okul öncesi eğitim alan öğrenciler lehine farklılaşmıştır. Cinsiyet ve baba eğitim durumu açısından öğrenciler arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Anne eğitim düzeyi ve okula başlama yaşı açısından birinci sınıf öğrencilerinin okuma yazmaya hazıroluşluk durumları anlamlı derecede farklılaşmıştır. Birinci sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre, Uyum ve Hazırlık Çalışmaları programı hakkında yeterince bilgilendirilme yapılmamıştır. Öğretmenlerin Uyum ve Hazırlık Çalışmaları programının, çocukların gelişim özelliklerine uygunluğuna, sınıfların olanaklarına uygunluğuna, program hakkında yapılan bilgilendirmelere ve programın uygulanmasında karşılaşılan sorunlara ilişkin görüşleri sonuçlar bölümde ifade edilmiştir. Bu bulgulara dayalı olarak, ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin dinleme, konuşma, okumaya hazıroluşluk, yazmaya hazıroluşluk, görsel algı ve dikkat becerilerini geliştirmek amacıyla araştırmacılara, öğretmenlere, alan uzmanlarına ve ailelere yönelik öneriler sunulmuştur.

Dinleme becerisiHazırbulunuşlukHazırlık programları+5
Burak Delican
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Akıcı okuma yöntemlerinin okuma becerileri üzerindeki etkisi

Bu araştırmanın amacı; eşli okuma, koro okuma ve yapılandırılmış akıcı okuma yöntemlerinin, ilköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin akıcı okuma becerileri üzerindeki etkisinin ne olduğunu incelemektir.Bu araştırmada, eşitlenmemiş ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır.Araştırma örneklem seçimi ve deney uygulaması olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Örneklem seçimi, 2010-2011 öğretim yılında 172 ilköğretim dördüncü sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Deneysel uygulama, örneklem seçimine dâhil edilen öğrenciler arasından, okuma hızı, doğru okuma, prozodik okuma ve okuduğunu anlama becerileri yönünden endişe düzeyinde kalan 39 öğrenci ile yürütülmüştür. Her iki uygulamada öğrencilerin bir dakikada okudukları doğru kelime sayısı ile okunan doğru kelime sayısının yüzdesi hesaplanmıştır. Prozodik okuma becerileri için ?prozodik okuma ölçeği? ve anlama becerileri için ?basit ve derin anlama?yı ölçen açık uçlu sorular kullanılmıştır. Hem örneklem çalışması hem de deney uygulama sürecindeki okuma çalışmaları video ortamına kayıt edilerek değerlendirmeler bu görüntüler üzerinde yapılmıştır.Eşli okuma grubu (n=10), koro okuma grubu (n=11) ve yapılandırılmış okuma grubu (n=9) olmak üzere üç deney grubu ile bir kontrol grubu (n=9) oluşturulmuştur. Gruplara uygulanan yöntemler ve ölçmeler araştırmacı tarafından yürütülmüştür.Çalışmada, parametrik olmayan istatistiksel analiz yöntemlerinden, bağımsız ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında Kruskal Wallis H testi,bağımsız ikigrubun karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi,çoklu karşılaştırmalarda Dunn testi, deney ve kontrol grubunun ön test-son test sonuçlarının karşılaştırılmasında Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, güvenirlik katsayılarının belirlenmesinde Cronbach's Alfa, grupların tekrarlı ölçümlerinde ise Friedman testi kullanılmıştır. Friedman Testi post-hoc verisi için Nemenyi Testi uygulanmış ve Bonferroni düzeltmesi yapılmıştır.Araştırma verileri analiz edildiğinde; Eşli okuma yönteminin öğrencilerin okuma hızı ve doğru okuma becerilerinde; Koro okuma yönteminin okuma hızı, doğru okuma ve prozodi becerilerinde; yapılandırılmış okuma yönteminin de okuma hızı, doğru okuma ve prozodi becerilerinde etkili olduğu görülmüştür. Okuduğunu anlama üzerinde koro okuma, eşli okuma ve yapılandırılmış okuma yöntemlerinin herhangi bir etkisi olmamıştır. Kontrol grubunda ise okuma hızı, doğru okuma, prozodi ve okuduğunu anlama boyutlarında gelişme gözlenmemiştir.Araştırma sonuçlarına göre, okuma hızını ve prozodik okumayı geliştirmede en etkili yöntem yapılandırılmış okuma; doğru okumayı geliştirmede en etkili yöntemin eşli okuma yöntemi olduğu görülmüştür.ANAHTAR KELİMELER: akıcı okuma yöntemleri, prozodik okuma, okuma hızı, doğru okuma, okuduğunu anlama.

AkıcılıkOkumaOkuma becerileri+4
Hasan Kağan Keskin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim I. kademe öğrencilerinin akıcı okuma becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, ilköğretim birinci kademe (2-5 arası sınıflar) öğrencilerinin akıcı okuma becerileri ile okuduğunu anlama ve yazma becerileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Ayrıca öğrencilerin akıcı okuma becerileri ve anlama becerileri cinsiyet, sınıf düzeyi, sosyoekonomik düzey ve metin türü değişkenleri açısından karşılaştırılmıştır. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir.Araştırmaya Konya ili, Kulu İlçesinde bulunan bir ilköğretim okulundaki birinci kademe öğrencileri katılmıştır. Çalışma grubu farklı cinsiyet ve başarı düzeylerinde bulunan ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıfta öğrenim gören her sınıf düzeyinden 18 olmak üzere toplam 72 öğrenciden oluşmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak, ?Prozodik Okuma Ölçeği?, ?Okuduğunu Anlama Testleri? ve ?6+1 Analitik Yazma ve Değerlendirme Ölçeği? Kullanılmıştır. Ayrıca Öğrencilerin doğru okuma ve okuma hızlarına ait veriler, video kamera kayıtları üzerinden formlara puanlanmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimleyici istatistiklerden ortalama; hipotez testlerinden tek yönlü anova, t-testi, Kruskal Wallis testi, Mann Whitney U testi, korelasyon, basit doğrusal regresyon ve çoklu doğrusal regresyon analizleri kullanılmıştır. Analizler SPSS 16.0 programında yapılmıştır.Araştırma sonucunda ilköğretim birinci kademe öğrencilerinin akıcı okuma becerileri (doğru okuma, okuma hızı ve prozodi) ile okuduğunu anlama ve yazma becerilerine ait başarılarının genel olarak düşük olduğu görülmüştür. Öğrencilerin akıcı okuma becerileri ve okuduğunu anlamaları cinsiyete göre istatistiksel olarak farklılaşmamıştır. Diğer taraftan sosyoekonomik düzeyi yüksek olan öğrencilerin bu becerilerdeki başarısı da yüksek çıkmıştır. Aynı şekilde öğrencilerin akıcı okuma becerileri (doğru okuma hariç) ve okuduğunu anlama becerilerinin sınıf düzeyine göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Öğrencilerin doğru okuma becerilerinde ise ikinci sınıftan beşinci sınıfa kadar birbirine yakın değerler çıkmıştır.Öğrencilerin akıcı okuma becerileri (doğru okuma, okuma hızı ve prozodi) ve okuduğunu anlama becerileri metin türüne göre karşılaştırılmıştır. Bu becerilerden sadece prozodi becerisi hikâye edici ve bilgi verici metinler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaşmıştır. Prozodi ortalamaları, hikâye edici metinlerde daha yüksek çıkmıştır.Öğrencilerin akıcı okuma becerileri (doğru okuma, okuma hızı ve prozodi), anlama ve yazma becerileri arasında korelasyona bakılmıştır. Doğru okuma, okuma hızı ve prozodi birbiriyle önemli derecede ilişkili çıkmıştır. Korelasyon sonuçlarına göre prozodi becerisiyle okuma hızı yakından ilişkilidir. Akıcı okuma becerileri ile okuduğunu anlama ve yazma becerileri de ilişkili çıkmıştır. Okuduğunu anlama ile yazma becerisi arasında en yüksek ilişki gösteren akıcı okuma becerisi, prozodidir. Yapılan çoklu regresyon sonuçlarına göre doğru okuma ve okuma hızı, prozodi becerisini önemli derecede yordamaktadır. Bunlar arasında okuma hızının, prozodi becerisini en iyi yordayan akıcı okuma becerisi olduğu görülmüştür. Diğer taraftan akıcı okuma becerilerinin okuduğunu anlamayı ve yazma becerisini önemli ölçüde yordadığı görülmüştür. Çoklu regresyon sonuçlarına göre bu iki bağımlı değişkeni de en iyi yordayan akıcı okuma becerisi prozodidir.Anahtar Kelimeler: akıcı okuma, doğru okuma, okuma hızı, prozodi, anlama ve yazma.

AkıcılıkOkumaOkuma-anlama+5
Muhammet Baştuğ
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim beşinci sınıf Türkçe dersi öğrenme-öğretme sürecinin anlama öğretimi açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada genel olarak öğretmenlerin Türkçe dersi öğretim programını uygulama çalışmaları üzerine odaklanılmıştır. Özel olarak da öğretmenlerin Türkçe dersi öğrenme-öğretme sürecinde anlama becerilerinin geliştirilmesine yönelik uygulamaları ve düşünceleri üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda anlama öğretimine yönelik çalışmaların birinci kademede, en fazla beşinci sınıf düzeyinde ve Türkçe dersi kapsamında olacağı düşüncesinden hareketle ?İlköğretim beşinci sınıf Türkçe dersi öğrenme-öğretme sürecinde öğretmenlerin anlama öğretimine ayırdıkları zaman ve bu zamanı nasıl kullandıkları? araştırmaya konu edilmiştir.Araştırmanın çalışma grubunu, biri pilot uygulamada dördü asıl uygulamada yer almak üzere 2008-2009 eğitim-öğretim yılında beşinci sınıfı okutan beş sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcıların tamamı Ankara il merkezindeki okullarda görev yapmaktadırlar. Araştırmaya katılan öğretmenler amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yoluyla belirlenmiştir. Bu araştırma kapsamında veri toplama sürecinde, sınıf gözlemleri için gözlem formu ve video-kamera, katılımcılarla yapılacak görüşmeler için yarı yapılandırılmış görüşme formu, öğretmen kılavuz kitaplarındaki etkinlikleri sınıflamak için etkinlik sınıflama formu ve soruları sınıflandırmak için de soru sınıflama listeleri kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizi tekniklerinden faydalanılmıştır.Araştırmanın genel sonucu, Türkçe eğitiminde programla ilgili yapılan değişikliklerin arzu edilen sonuca ulaşmada tek başına yeterli olmadığı, bu alanda yapılan değişikliklerin bir bütün olarak ele alınması gerektiği ve bu sürecin en önemli boyutlarından birinin öğretmen eğitimi olduğudur. Öğrenme ve öğretme süreçlerine ilişkin anlayış değişse ve okuma öğretimine ilişkin farklı yaklaşımlar ortaya çıksa da, öğretmenlere bu konulara ilişkin gerekli ve yeterli eğitim verilmediği sürece, öğretmenler alışılageldik uygulamalarına devam etmektedirler. Bu bağlamda araştırma problemleri temelinde ulaşılan sonuçlar genel olarak şu şekildedir:Araştırmada;1) Öğretmenlerin Türkçe dersi öğretim sürecinde en az zihinsel hazırlık süreciyle izleme ve değerlendirme çalışmalarına zaman ayırdıkları, okuma çalışmaları, metni anlamaya yönelik uygulamalar ve ödevlendirmeye ayrılan zamanın orta düzeyde ve birbirine yakın oranda olduğu, en fazla zamanın ise metni anlamayla ilgili olmayan uygulamalara harcandığı, dolayısıyla öğretmenlerin öğretim zamanını verimli kullanamadıkları,2) Öğretim sürecinde en çok kullandıkları stratejinin soru-cevap stratejisi olduğu, bunu açıklama, günlük hayatla ilişkilendirme, kelime ve kavramlarla çalışma, çıkarım yapma, ön bilgilerle ilişkilendirme ve tahmin etme stratejilerinin izlediği,3) Literatürde temel anlama stratejileri olarak pek çok kaynak tarafından önerilen tahmin etme, çıkarım yapma, ana fikri belirleme, netleştirme/açıklama stratejilerini soru sorma stratejisini temel alarak kullandıkları, strateji kullanımına ilişkin öğretim veya rehberlikten ziyade sorgulayıcı bir rol üstlendikleri,4) Öğrenme-öğretme sürecinde anlama becerilerinin geliştirilmesine yönelik öğretim ve rehberlik çalışmalarına yer verilmediğinden, süreci izlemeye yönelik çalışmaların da yetersiz kaldığı,5) Üst düzey zihinsel süreçler gerektiren metinler arası anlam kurma çalışmalarına fazla yer verilmediği ve süreçte daha çok metin içi ve metin dışı anlam kurma üzerine uygulamaların yapıldığı,6) Öğretime yönelik uygulamaların büyük ölçüde öğretmen kılavuz kitabına dayalı olarak gerçekleştirildiği sonuçlarına ulaşılmıştır.

Okuma-anlamaSınıf öğretmenleriTürkçe dersi+4
Seyit Ateş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim 4 ve 5. sınıf öğrencilerinin kelime kullanım sıklıkları üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı İlköğretim 4 ve 5. sınıf öğrencilerinin kendilerini ifade ederken sık kullandıkları kelimelerin listelenmesi ve belirlenen kriterlere göre analiz edilmesidir.Bu araştırma, araştırma sorularını test etmek amacı ile nitel yöntemler kullanılmış, araştırmada kesitsel tarama deseni uygulanmıştır. Araştırma 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Ankara ilinde yapılmıştır. Araştırma 4 ve 5. sınıf öğrencilerinden oluşan toplam 180 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubundaki katılımcıların belirlenmesinde maksimum çeşitliliğin sağlanabilmesi için baskın öğrenme stilleri, sosyoekonomik düzey, sınıf ve cinsiyet değişkenleri dikkate alınmıştır. Çalışma 7 hafta sürmüştür. Uygulamalar araştırmacı tarafından belirlenen yönergelere göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk oturumunda katılımcıların görsel sunu öğrenme alanında kendilerini ifade etmeleri; ikinci oturumda konuşma öğrenme alanında kendilerini ifade etmeleri; üçüncü oturumda ise yazma öğrenme alanında kendilerini ifade etmeleri istenmiştir. Elde edilen veriler frekans, yüzde analizleri ve betimsel analizler kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerin çözümlenmesi Simple Concordance ve Zemberek Programları ile desteklenmiştir.Araştırma bulguları öğrencilerin kendilerini ifade ederken az sayıda farklı kelime kullandıklarını; en sık kullandıkları 100 kelimenin tüm kelime kullanımının %61.071'ini oluşturduğunu; en fazla kelimeyi görsel sunu öğrenme alanında kendilerini ifade ederken kullandıklarını göstermiştir. Ayrıca, katılımcıların en sık kullandıkları 100 kelimede tür bakımından sırasıyla isim, sıfat, fiil, zamir, edat, zarf ve bağlaç bulunmuş; derinlik bakımından katılımcıların en sık kullanılan 100 kelimede toplam anlam sayısının sadece yarısını kullandıkları görülmüş; fonksiyonel kelimeleri etkili bir şekilde kullanmadıkları anlaşılmıştır. Son olarak İlköğretim Türkçe Öğretim Programı 4 ve 5. sınıflarında öğretimi yapılan kelimelerde araştırmadan elde edilen kelimelerin 48'ine rastlanmıştır. 58 kelimenin ise herhangi bir şekilde öğretimine rastlanmamıştır.Araştırmadan elde edilen verilerden kelime listelerinin öğretim sürecinde kullanımına ve kelime öğretimine yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Kelime sıklığıKelime öğretimiSöz varlığı+1
Çetin Çetinkaya
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

İş birlikli öğrenme yönteminin okumaya ilişkin bazı değişkenler üzerindeki etkisi ve yönteme ilişkin öğrenci-veli görüşleri

Bu çalışmanın amacı iş birlikli öğrenme yönteminin ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin Türkçe dersindeki okuduğunu anlamalarına, kelime hazinelerine, akıcı okumalarına ve okuma tutumlarına etkisini araştırmak ve yönteme ilişkin öğrenci ve öğrenci velilerinin görüşlerini belirlemektir.Bu araştırmada araştırmanın hipotezlerini ve araştırma sorularını test etmek amacı ile nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı açıklayıcı-sıralı karma yöntemden faydalanılmıştır. Araştırma 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Kırşehir ilinde yapılmıştır. Araştırma bir deney ve iki kontrol grubunda bulunan toplam 69 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma 14 hafta sürmüştür. Dersler deney grubunda iş birlikli öğrenme yöntemine dayalı öğretime göre, kontrol gruplarında ise Türkçe Dersi Öğretim Programı'na dayalı öğretime göre işlenmiştir. Deney grubundaki iş birlikli öğrenmeye dayalı öğretim etkinlikleri ön bilgileri harekete geçirme, soru sorma, metni analiz etme, zihinde canlandırma, özetleme, çoklu deneyim, tekrarlar, paylaşım, açıklama ve derinleştirme gibi süreçleri içermiştir. Açıklayıcı-sıralı karma yönteminin kullanıldığı araştırmanın nicel boyutunda gerçekleştirilen yarı deneysel çalışmada öğrencilerin okuduğunu anlamaları, kelime hazineleri, akıcı okuma düzeyleri, okuma tutumları test edilmiş ve öğrencilerin iş birlikli öğrenme yöntemi ilişkin görüşleri alınmıştır. Ayrıca nitel boyutta öğrencilerin ve öğrenci velilerinin iş birlikli öğrenme yöntemine ilişkin görüşleri yapılan yarı yapılandırılmış odak grup görüşmelerle elde edilmiştir. Nicel olarak elde edilen veriler üzerinde MANCOCA, ANCOVA, frekans ve yüzde analizleri kullanılmıştır. Nitel boyutta elde edilen veriler ise betimsel ve içerik analizleri kullanılarak çözümlenmiştir. Nitel verilerin çözümlenmesi nitel araştırmalarda kullanılan NVivo programı ile desteklenmiştir.Araştırmanın nicel boyutundan elde edilen bulgular öğrencilerin okuduğunu anlama, kelime hazineleri ve akıcı okuma düzeyleri arasında deney grubu lehine anlamlı farkların olduğunu gösterirken okuma tutumları açısından deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fak bulunmamıştır. Ayrıca nicel anket formundan elde edilen bulgular öğrencilerin iş birlikli öğrenme etkinlikleri ile Türkçe dersini işlemekten keyif aldıklarını göstermiştir.Araştırmanın nitel boyutundan elde edilen bulgular öğrencilerin ifade ettikleri görüşlerin iş birlikli öğrenmelere ilişkin literatürde ortaya konulan temel teorik bilgileri desteklediği, öğrencilerin iş birlikli öğrenme gruplarında olumlu bağımlılık gösterdikleri, kişiler arası becerileri geliştirdikleri, yüz yüze etkileşimi artırdıkları, grup işeyişine önem verdikleri, çatışma çözüm becerilerini artırıp grubun başarılı olması yönünde tartışmaları yönlendirdikleri ve bu çalışmaların başında grup olma sürecine ilişkin bazı problemler yaşadıkları anlaşılmıştır. Yine öğrenci velilerinden elde edilen görüşler öğrencilerin iş birlikli öğrenmeler sırasında olumlu bağımlılıklarını ve kişiler arası becerilerini geliştirdiklerini, iş birlikli öğrenme uygulamaları ile birlikte kendilerinin ve öğrencilerin bu çalışmalara ilişkin olumlu tutumlarının arttığını ve çocuklarının akademik başarılarında anlamlı gelişmeler olduğunu göstermiştir. Dolayısı ile araştırmanın nitel boyutundan elde edilen bulgular nicel boyutta istatistiksel olarak iş birlikli öğrenme yöntemi ile çalışan deney grubu lehine niçin anlamlı farklar çıktığı sonuçlarını daha açık bir şekilde ortaya koymuştur.

OkumaOkuma-anlamaSöz varlığı+7
Kasım Yıldırım
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Bitişik eğik yazı öğretimi çalışmalarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırma, ilköğretim birinci sınıf öğrencilerinin, ilkokuma yazma öğretimi sürecindeki bitişik eğik yazı çalışmalarının; okul öncesi eğitimi sırasında yazıya hazırlık eğitimi alıp almadıkları dikkate alınarak gözlenmesi, bu gözlemlerin öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma da ilköğretim okullarındaki ana sınıfı ve birinci sınıf öğrencileri üzerinde yapılan gözlem ve öğretmen görüşlerine dayalı olarak ilkokuma yazma sürecinde bitişik eğik yazı öğretim çalışmalarının, çeşitli değişkenler (oturma, kağıt tutma, kalem tutma, yazı yönü, bağlantı, hız, imla kurallarına uygunluk ve okunaklılık) açısından değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir.Çalışmanın birinci bölümünde araştırmanın: ?Problem Durumuna?, ?İlgili Araştırmalara?, ?Problem Cümlesi ve alt probleme?, ?Amacı?, ?Önemine?, ?Varsayımlara?, ?Sınırlılıklara?, ?Tanımlara? ve Kısaltmalara? yer verilmiştir. İkinci bölümde, araştırmanın ?Yöntem?i anlatılmaktadır. Bu amaçla, sırasıyla: ?Araştırma Modeli?, ?Evren ve Örneklem?, ?Verilerin Toplanması?, ?Geçerlik Güvenilirlik Çalışmaları?, ?Verilerin Analizi? açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, alt problemlere ilişkin ?Bulgular ve Yorumlar? açıklanmış, dördüncü bölümde ise araştırmadan elde edilen ?Sonuç? ve bu sonuçlara bağlı olarak ?Önerilere? yer verilmiştir.Araştırmacı, deney grubu için bitişik eğik yazıya hazırlık etkinlikleri ve çalışma yaprakları hazırlamıştır. Ana sınıfı eğitimi süresinde bu etkinlikleri ve çalışma kâğıtlarını bir program dahilinde (48 ders saati) uygulamıştır. Araştırma verilerinin toplanması için ?Bitişik Eğik Yazı Becerisini Dereceli Puanlama Anahtarı? geliştirilmiştir. Deney ve kontrol grubundan gözlem ve görüşme teknikleri kullanılarak veriler toplanmıştır. Nicel verilerin analizi için t-testi kullanılmıştır. Gözlem ve görüşme sonuçları ise araştırmacı ve uzmanlarla yorumlanarak raporlaştırılmıştır.Deney grubundaki öğrencilerin tamamına yakınının, bitişik eğik yazı öğretimi için uygun oturdukları, kalemi nasıl tutacakları ve kâğıdı hangi eğimle tutacaklarını, sayfayı nasıl çevireceklerini bildikleri, soldan sağa ve yukarıdan aşağıya doğru yazmaları gerektiğini bilerek yazıya başladıkları, harfler arası bağlantı kurmakta zorluk çekmedikleri gözlenmiştir. Deney gurubundaki öğrenciler, kontrol grubundaki öğrencilere göre daha hızlı yazı yazdıkları, imla kurallarını uygulama konusunda daha başarılı oldukları ve yazılarının okunaklı olduğu görülmüştür. Bu becerileri geliştirme konusunda kontrol grubu öğrencilerin sorunlar yaşandığı gözlenmiştir.

AnaokullarıYazıİlköğretim öğrencileri
Erol Duran
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessEN

Investigation of individual and environmental factors affecting the level of primary school fourth grade students 'learning

The aim of this study is to examine the individual and environmental factors affecting primary school fourth grade students' reading comprehension level and the relationship between these factors. In order to test the research questions, the relational screening model was used, one of the quantitative research methods. The research was carried out in Ankara in the academic years of 2018-2019, 2019-2020 and 2020-2021. The research group consists of 365 students attending the fourth grade, 365 parents and 11 classroom teachers teaching these students. Reading comprehension scale, prosodic reading scale, reading attitude scale, reading motivation scale, vocabulary knowledge scale, pre-knowledge test, family effectiveness scale in creating reading culture and teacher effectiveness scale for reading were used in data collection. AMOS program was used to create the structural equation model in the analysis of the data. ANOVA, t-test, frequency and percentage analysis were used for other data obtained quantitatively. According to the findings obtained from the structural equation model, all variables in the model are significantly predictors of students' reading comprehension scores. Individual factors have higher predictive power than environmental factors. Among the individual factors, the variable with the highest predictive power was "prior knowledge" and then "vocabulary." The variable with the highest predictive power among environmental factors was "family's participation in reading". When it is considered from the relational perspective that family income significantly predicts reading comprehension, it is seen that the reading comprehension levels of the students included in the upper income group differ significantly from those in the middle and lower groups. Among the environmental factors, the variable with the lowest predictive power is "parental education level". However, from a relational perspective, it was determined that there were significant differences between the groups and the average comprehension of the students whose parents had undergraduate and higher education was higher. It has been found to be higher than students. It was determined that the type of school the students attended was significantly correlated with reading comprehension, and the average scores of the students attending private school were higher than their peers attending public school. Another finding of the study is that the activities teachers perform in and out of the classroom for reading comprehension do not make a significant difference on students' reading comprehension averages. As a result, a model has been obtained in which the factors affecting reading comprehension can be classified according to a certain structure and effect level, and that will help educators in the applications to be made. Key Words : Reading comprehension, structural equation model, family's participation in reading, teacher effect, socio-economic level, vocabulary, prior knowledge

Family participationReading-comprehensionSocio-economic level+4
Seval Çiğdemir
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2021
00

Other supervisors