Theses supervised by Prof. Dr. Hayri Ertan

10 theses · Anadolu University, Eskişehir Technical Üniversity

Master'sOpen AccessTR

Tüm beden vibrasyonunun bazı tenis performans parametreleri üzerine etkisinin araştırılması

Tüm Beden Vibrasyonunun (TBV) kas iğcikleri ve golgi tendon organlarına etki ederek kas içi ve kaslar arası koordinasyonu arttırdığı ve buna bağlı olarak kuvvet, sürat, esneklik gibi motorik özelliklerde olumlu gelişmeler sağladığı bilinmektedir. Bu araştırmada, TBV'nin International Tennis Number (ITN) skorları, servis hızı, reaktif çeviklik (raketli-raketsiz), 5m, 10m, 20m sprint değerleri olarak belirlenen bazı tenis performans parametreleri üzerine etkisinin ve servis hızı ile izokinetik kuvvet parametreleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 9 kişi antrenman grubu (yaş: 21,55±2,69 yıl, antrenman yaşı: 32,44±13,42 ay, boy: 171,44±8,06 cm, vücut ağırlığı: 63,66±12,62 kg) ve 10 kişi kontrol grubu (yaş: 21,40±2,59 yıl, antrenman yaşı: 37,30±21,74 ay, boy: 172,10±9,82 cm vücut ağırlığı: 64,90±11,22 kg) olmak üzere toplam 19 tenis oyuncusu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada ITN testindeki insan faktörünün ortadan kaldırılması için bazı düzenlemeler yapılmış ve servis hızları da radar cihazı ile ITN testi içerisinde tespit edilmiştir. Reaktif çeviklik ve sprint testleri elektronik zamanlama sistemi kullanılarak ölçülmüştür. İzokinetik kuvvet değerleri (konsantrik/konsantrik) diz fleksiyon/ekstansiyon, kalça fleksiyon/ekstansiyon ve omuz 900 abdüksiyonda iken internal/eksternal rotasyon olmak üzere toplam 3 eklem için alınmıştır. Sporcuların sadece dominant kol ve bacakları 600.sn-1 açısal hızda ve 3 maksimal tekrar şeklinde test edilmiştir. Ölçüm prosedürlerinden sonra antrenman grubu 8 hafta boyunca, haftada 3 kez ve 1'den 4'e kadar değişen performans seviyelerini her 2 haftada bir seviye olacak şekilde uygulamışlardır. Veriler normal dağılım sergilediğinden parametrik testlerden Bağımsız iki örnek T testi (Independent-Samples T-Test) antrenman ve kontrol grubu karşılaştırmaları için ve Bağımlı örneklem T testi (One-samples T-Test) her bir grup için ön test-son test değerlerinde, belirlenen bağımsız değişkenlerde fark olup olmadığının analizi için kullanılmıştır. Antrenman ve kontrol grubuna ait izokinetik kuvvet değerleri ile servis hızı değerlerinin ilişkisini incelemek için ise Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi tüm testlerde p<0.05 olarak alınmıştır. Vibrasyon antrenmanı grubunda belirlenen parametrelerin tümünde değişik oranlarda yüzdelik artış görülmüştür. Servis hızı ile izokinetik kuvvet değerleri arasında düşük düzeyde bir ilişki saptanmış ve antrenman grubu son ölçümlerde kontrol grubuna göre istatiksel olarak (p<0.05) daha yüksek oranda artış göstermiştir. Sonuç olarak; bu araştırmada TBV antrenmanının tenis oyuncularının belirlenen parametrelerinde artış sağladığı ortaya konulmuştur. İzokinetik kuvvet ile servis hızı ilişkisinin daha iyi anlaşılabilmesi için ise görüntü analizi, elektromiyografi ve kuvvet platformu sistemlerinin bir arada kullanıldığı ve farklı açısal hızlar içeren ayrıntılı çalışmalara ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir.

SporSporcularTenis+2
İsmail Bayram
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Rectus femoris kasında uzun süreli maksimal izometrik istemli kasılmalar sırasında oluşan yorgunluğun ve toparlanma süresinin araştırılması

Giriş: Elektromiyografik (EMG) sinyallerin genlik ölçümlerindeki artış ve güç spektrumunun ortalama frekansındaki düşüş sinir-kassal yorgunluğunu değerlendirmek için kullanılmaktadır. Yapılan bu çalışmada uzun süreli maksimal-altı izometrik istemli kasılmalar sırasında rectus femoris (RF) kasındaki yorgunluk ve toparlanma süreçlerinin EMG sinyalleri aracılığıyla incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma kapsamında, 12 erkek ve 12 kadın katılımcıya izokinetik dinamometre kullanılarak diz ekstanörlerine tekrarlı izometrik kasılmalar yaptırılmıştır. Öncelikle katılımcıların maksimal istemli kasılma (MİK) seviyeleri maksimal izometrik diz ekstansiyonu testi sırasında belirlenmiştir. Sonrasında MİK'in %15'inde 4 dakikalık izometrik kasılmalar 3 kere tekrarlanmıştır. Tekrarlar arasında 10 dakika dinlenme arası verilmiştir. Katılımcıların izometrik kasılmaları sürdürebilmeleri için ayrı bir ekranda görsel dönüt sağlanmıştır. Tüm ölçümler sırasında RF kasının EMG verileri deri üzerine iliştirilen çift-kutuplu elektrotla toplanmış ve kablosuz olarak bilgisayara aktarılmıştır. EMG ve tork verileri eş zamanlı olarak kaydedilmiştir. Dört dakikalık (× 3 tekrar) işlenmemiş EMG verisinin ortalama ve medyan frekansları 2 saniyelik pencereler için hesaplanmış ve her tekrarın ortalamaları alınmıştır. Bulgular ve Sonuç: Elde edilen bulgularda, uzun süreli maksimal- altı istemli kasılma sonrasında RF kasında bir yorgunluk oluştuğunu ancak set aralarında verilen dinlenme sürelerinin kasın toparlanması için yeterli olduğu görülmüştür. Sonuç olarak bu çalışma, 4 dakikalık istemli izometrik kasılmalar sırasında RF kasında oluşan yorgunluk için 10 dakikalık dinlenmenin yeterli olacağını göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Fiziksel yorgunluk, İstemli kasılma, Sinir sistemi, Kas fonksiyonu.

Merve Güçlüer
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Okçularda atış sırasındaki inter/intra hemisferik koherensin atış performansı ile ilişkilendirilmesi

Sürdürülebilir dikkat, etkili görsel-mekânsal algı ve motor kontrol becerileri, üstün spor performansına ulaşmak için son derece önemli olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, okçuların başarılı ve başarısız atışları ile ilişkili olan beyin elektriksel aktivasyonlarının hemisferik senkronizasyon desenlerini araştırmaktır. Çalışmaya 16 elit okçu katılmış ve her biri toplam 36 ok atmıştır. Hedefin merkezine en yakın olan 10 atış başarılı, en uzaktaki 10 atış başarısız kabul edilmiştir. Yüzey Laplacian filtreleme ile elde edilen dönüştürülmüş EEG verileri, alfa zirve frekanslarını hesaplanarak 5 alt banda (teta, alfa1, alfa2, beta1, beta2) ayrılmıştır. Elektrot çiftlerinin senkronizasyon değerleri, Faz Kilitleme Değeri (FKD) yöntemi kullanılarak hesaplanmıştır. Tüm frekans bantlarında başarılı ve başarısız atışlar için EEG verilerini karşılaştırmak için lineer karışık modeller uygunlanmıştır. Algılanan yorgunluk seviyeleri, görsel analog ölçek (VAS) kullanılarak sayısallaştırılmıştır. Yorgunluk ile atış performansı arasındaki ilişkiyi incelemek için Spearman'ın korelasyon analizi uygulanmıştır. Sonuçlar, başarılı atışlar sırasında C3-O1, C4-O2, O1-O2, F3-F4, C4-T8, T7-O2, F4-C4, C3-O2 ve F4-T8 çiftleri için anlamlı derecede daha yüksek senkronizasyon değerleri ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, başarısız atışlarda F3-O2, F4-T7, C3-C4, C3-T8, T7-T8, C4-O1, F3-T8 ve F4-O2 için senkronizasyon değerleri anlamlı derecede daha yüksek olarak bulunmuştur. Bu bulgular, atış performansı ile ilişkilendirilen senkronizasyon desenlerinde farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur. Görsel-motor performansın başarılı atışlarda kortikal senkronizasyon değerlerinde bir artışla ilişkili olduğu gözlemlenmektedir. Bu bulgular, performansa katkıda bulunabilecek teorik bir referans olma potansiyeline sahiptir.

Hasan Batuhan Dirik
Eskişehir Technical Üniversity
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Nordik hamstring egzersizine alternatif: Eğimli koşu bandı koşusu

Bu çalışmanın amacı, Nordik hamstring egzersizi (NHE) ve 3.61 m/sn, 4.16 m/sn ve %10 eğimde kendi belirlediği hızda (KBH) eğimli koşu bandı koşusu sırasında Biceps Femoris (BF) kasının elektromiyografi (EMG) genliklerini karşılaştırmaktır. YÖNTEM: On dokuz katılımcı (yaş 21.43±1.68 yıl) çalışmaya gönüllü olarak katılmıştır. İlk olarak maksimum istemli kasılma (MİK) testleri tamamlanmış, ardından NHE ve eğimli koşu bandı koşusu gerçekleştirilmiştir. Ölçümler sırasında her katılımcı için sağ bacak BF EMG aktivitesi kaydedilmiştir. BULGULAR: NHE sırasında BF için zirve EMG genliği eğimli koşu bandı koşusuna kıyasla önemli ölçüde yüksek bulunmuştur. Zirve EMG verileri açısından, NHE'ye en yakın sonuçlar 4.16 m/sn hızda gerçekleştirilen koşu sırasında bulunmuştur. BF zirve EMG için varyasyon katsayısı (VK) NHE ve koşu bandı koşulları arasında anlamlı düzeyde farklılıklar bulunmuştur. SONUÇ: NHE sırasındaki BF EMG genliklerinin koşu koşullarına göre daha yüksek olduğu ayrıca koşularında kendi aralarında anlamlı derecede farklılık gösterdiği gözlemlenmiştir. NHE ve koşuların VK incelendiğinde NHE'nin daha az değişkenlik gösterdiği bunun aksine koşuların kendi aralarında VK değerleri incelendiğinde istatistiksel bir farkın olmadığı ve daha değişken olduğu gözlemlenmiştir. Bu bulgular ışığında, eğimli koşu bandı koşularının rehabilitasyon programları ve sakatlık önleyici egzersizlere alternatif bir yaklaşım olabileceği düşünülmektedir.

Turan Aybars Akyürek
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Basketbolcularda anaerobik yorgunluk ve yorgunluk sonrası dinlenme sürelerinde alpha beyin frekanslarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, basketbolcularda serbest atış sırasında yorgunluğun nörofizyolojik etkilerini incelemek ve anaerobik yorgunluğun atış öncesi odaklanma üzerine etkisini, beyinde saçlı deri üzerinden ölçülen alfa tepe frekanslarındaki değişikliklerin tespit edilerek incelenmesidir. İkincil amaç nöral paternlerdeki alfa frekansı değişikliklerinin farklı dinlenme sürelerinde ne şekilde değişeceğini ortaya koymaktır. Araştırmada veriler Elektroensefalografi cihazı ile alınmış, 32 kanallı EEGCap ile kaydedilen veriler 19 kanalda işlenmiştir. Yorgunluk Wingate Anaerobic Güç Bisikleti ile oluşturulmuştur. Yorgunluk Karvonen formülü ile hesaplanmış, Algılanan Zorluk Derecesi BORG Skalası ile tanımlanmıştır. Araştırmaya nörolojik rahatsızlığı olmayan ve sağ elini kullanan sağlıklı 9 basketbolcu katılmıştır. EEG A.S.A Lab Programı ile kaydedilen veriler Matlab R2020b paket programında EEGLab2021.0 araç kutusunda işlenmiştir. Elde edilen veriler SPSS Statistic 25.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin normallik dağılımına bakılarak yapılacak analizler belirlenmiştir. Değişkenler arasındaki farklar veriler normal dağılmış ise Parametric testlerden Paired Sample T-Test, veriler normal dağılmamış ise Wilcoxon Signed Ranks Test kullanılarak ortaya konulmuştur. Çoklu verilerin karşılaştırılasında Friedman testinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre anaeorobik yorgunluk öncesi ve anaerobik yorgunluk sonrası beyinde oluşan alfa frekansı tepe noktasında anlamlı farklılık vardır. Ayrıca anaerobik yorgunluk sonrası ilk ölçüm ile farklı dinlenme sürelerinde ölçülen alfa frekansları tepe noktaları arasında da istatistiksel anlamlılıklar bulunmaktadır. Bu çalışmada anaerobik yorgunluğun ve dinlenme sürelerinin serbest atış öncesi beynin alfa frekansını etkilediği sonucuna varılmıştır.

AnaerobikBasketbolBasketbolcular+5
Yusuf Dinar İşgören
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Teniste yer vuruşlarının nöromekanik yöntemlerle değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı; tenis oyuncularının, sabit hız ile (72-75 km/s) gelen toplara gerçekleştirdikleri başarılı (yüksek, düşük) ve başarısız (net, dışarıda) forehand vuruşlarının dört vuruş fazı (hazırlık, geriye savurma, ileri savurma ve tamamlama) sırasında sergiledikleri algı-tepki zamanı, kinematik ve kassal aktivasyon değerlerinin incelenmesidir. Araştırmanın katılımcılarını kulüp seviyesinde tenis oynayan ve ulusal turnuvalara katılım sağlayan orta seviyedeki 12 gönüllü erkek tenis oyuncusu oluşturmaktadır. Veri toplama aşamasında katılımcıların antropometrik verilerinin toplanması için Dual-Enerji X-ray Absorbsiyometri (DEXA) yöntemi [Lunar Progidy, ABD], görüntü kaydı için yarı-infrared görüntü yakalama sistemi [Qualisys, İsveç], ve kassal aktivasyon analiz için ise 16 kanallı kablosuz Elektromiyografi (EMG) sistemi [Delsys, ABD] kullanılmıştır. Oyuncular; üzerlerine yerleştirilmiş 16 adet EMG elektrotu ve 52 adet işaretleyici ile karşı kortta bulunan top atma makinesinin gönderdiği toplara 10 vuruş gerçekleştirmişlerdir. 5 zaman noktasının belirlenmesi ile oluşturulan 4 vuruş fazı ve dışarıda, net, düşük ve yüksek puan olarak belirlenen 4 top performansı etkileşimi açısından tüm kinematik ve EMG verileri analiz (İki Yönlü Tekrarlı Ölçümler ANOVA) edilmiştir. Araştırmada top performansı temel alındığında kassal aktivasyon, zamanlama ve kinematik bileşenlerin vuruş performansına göre farklılık gösterdiği ancak toplam vuruş zamanlarında istatistiki açıdan bir fark olmadığı sonucuna varılmıştır.

ElektromiyografiHareket aktivitesiKinematik+4
İsmail Bayram
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı koşullarda koşunun alt vücut kas aktivite desenleri

Bu çalışmanın amaçları: 1) koşu bandı (üç farklı eğimde) ve pist koşuları sırasında seçili uyluk ve diz kaslarının aktivasyon seviyelerinin (n=13); 2) KAB olan ve olmayan bireylerde (n=27) ayak bileği stabilizör kaslarının EMG profillerinin ve adımlama sürelerindeki değişkenliğin karşılaştırılmasıdır. YÖNTEM: Koşu testleri sırasında seçili alt ekstremite kaslarının EMG aktiviteleri ile tibial hızlanma verileri toplanmıştır. EMG genliği, EMG aktivitesinin maksimuma ulaşma süresi ve adımlama sürelerindeki değişkenlik verileri, analiz edilen 50 art arda koşu adım döngüsünden elde edilmiştir. EMG verileri adımlama süresine göre zamana-, uygun maksimal istemli kasılma (MİK) testlerine göre de genliğe-normalize edilmiştir. BULGULAR: Uyluk kasları için %1 eğimdeki koşu bandı ve alt bacak kasları için %2 eğimdeki koşu bandı ile pist koşusu benzer EMG genliği seviyelerine ulaşmıştır. Pist koşusu sırasındaki EMG genliği, %0 eğimdeki koşu bandı koşusu sırasındaki EMG genliğinden yüksek bulunmuştur. Ayrıca adımlama sürelerindeki değişkenlik pist koşusu sırasında daha yüksek olup bazı kasların aktivite seviyeleri ile de anlamlı pozitif ilişkilidir. KAB olan ve olmayan bireyler arasında EMG genliği ve EMG aktivitesinin maksimuma ulaşma süresi benzer olsa da kaslar arasındaki maksimum aktiviteye ulaşma sırası değişkenlik göstermiştir. Adımlama sürelerindeki değişkenlik KAB olan bireylerde daha yüksek bulunmuştur. SONUÇ: 1) %0 eğimdeki koşu bandından elde edilen bulgular, sağlıklı genç-yetişkinlerin pist koşusu performans kapasitesi değerlendirilirken dikkatli kullanılmalıdır. 2) KAB olan bireylerin ayak bileği stabilizör kaslarının koşu bandı koşusu sırasındaki aktivasyon stratejileri değişkenlik göstermektedir.

Alt ekstremiteAyak bileğiBiyomekanik+5
Abdulkerim Darendeli
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Durgunsu kayak sporunda kürek palası alanı ve kürek boyu değişikliklerinin nöro-mekanik yöntemlerle değerlendirilmesi

Durgunsu kayak sporunda temel amaç, yarış mesafesini en hızlı şekilde kat etmektedir. Bunun için gerekli kuvvet sporcu tarafından kürek kullanılarak suya aktarılmaktadır. Küreğin bağımsız değişkenleri olan kürek boyu ve kürek palası alanı parametrelerinin belirlenmesi konusunda bir kural kısıtlaması olmadığı gibi literatürde detaylı bilgiler de yoktur. Ancak, kayak teknesinde elde edilecek hız doğrudan bu iki parametrenin, sporcu ve tekne hareket sistemi üzerinde meydana getirdiği mekanik etkilere bağlıdır. Bu çalışmada, durgunsu kayak sporunda kürek boyu ve kürek palası alanı değişimlerinin, kassal aktivasyon örüntüleri üzerinde meydana getirdiği değişimler araştırılmıştır. Bu araştırma, su üzerinde gerçekleştirilen kassal aktivasyon analizleri ile gerçekleştirilmiştir. Harekete dahil olan kasların aktivasyonu kaydedilmiş ve sporcuların alışageldikleri kürek boyu ve pala alanı kullanırken elde edilen kassal aktivasyon verileri ile karşılaştırılmıştır. Analiz sonuçları göstermiştir ki kürek boyu veya kürek palası alanı değişimi ile sporcuların kassal aktivasyon oranları değişim göstermiştir. Öte yandan, kassal aktivasyon verileri bir bütün olarak karşılaştırıldığında, hareketin kinematik değişkenlerinde de değişimler olabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Durgunsu kano, Kassal aktivasyon, Kürek, Biyomekanik, EMG

BiyomekanikKanoKas kontraksiyonu+5
Eren Kaya
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hatha yoga egzersizlerinin masa başı çalışan kadınlarda esneklik, postür bozukluğu ve yaşam kalitesi üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Hatha Yoga Egzersizlerinin, Masa Başı Çalışan Kadınlarda Esneklik, Postür Bozukluğu ve Yaşam Kalitesi Üzerindeki Etkisinin İncelenmesidir. Çalışma, 12 Haftalık Hatha Yoga egzersiz programına katılan Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi Masa başı çalışan 30-55 yaş arası rassal olarak seçilen 30 kadın olgunun Hatha Yoga egzersizleri uygulama öncesi ve sonrası ön ölçüm ve son ölçümleri yapılarak değerlendirme sonuçları analiz edildi. İki gruptan sadece deney grubuna, hatha yoga egzersizleri 12 hafta boyunca haftada 2 kez 75 dk. uygulatılmıştır Kontrol grubuna ise hiçbir fiziksel aktivite uygulatılmamış ve normal hayatlarına devam etmişlerdir. Çalışmamız sonucunda masa başı çalışan deney grubu 15 kadında esneklik ve postür Modifiye Schober test ölçümlerinin sonucuna göre p=0,0001<0,05,Uzan –Eriş esneklik ölçümü deney grubu ön ve son testleri arasındaki ölçüm sonucuna göre p=0,081<0,10 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu ancak kontrol grubunda her iki ölçümde de anlamlı fark olmadığı belirlendi. Deney grubu, SF-36 alt boyutları, Ön test ve Son test karşılaştırması sonucunda, Enerji canlılık alt boyutunda p=0,026<0,05, Fiziksel fonksiyon alt boyutunda p=0,050<0,10 alfa %10'a göre,Genel sağlık alt boyutunda p=0,089<0,10 alfa %10'a göre, anlamlı bir fark vardır ancak kontrol grubu SF-36 Yaşam kalitesi formu 8 alt boyutu arasında fark yoktur. FMS testi ölçümüne göre Deney grubu ortalama rankı son test ölçümlerine göre kontrol grubu ortalama rankından daha yüksektir. FMS right total değeri p=0,00001<0,05, FMS Left total değeri yoga yapanlarda daha yüksektir. p=0,00001<0,05. Anahtar Sözcükler: Hatha Yoga, Esneklik, Yaşam Kalitesi,Fiziksel Fonksiyon,Genel Sağlık

DuruşEsneklikFonksiyonel analiz+6
Canan Dağaşan
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Down sendromlu ve normal gelişim gösteren çocukların izokinetik kas kuvveti, denge ve esneklik parametrelerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı, 9-18 yaş aralığındaki 15 Down sendromlu (DS'li) çocuğun denge ve esneklik düzeylerinin yaş aralığı, cinsiyet ve boy uzunluğuna göre anlamlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Açısal hıza göre izokinetik kas kuvvetinin anlamlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada veriler otur-eriş testi, sport-KAT cihazı ve izokinetik cihazla elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 20 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada denge ve esneklik skorlarının yaş aralığı, cinsiyet ve boy uzunluğuna göre anlamlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığı Mann Whitney U testi ile kas kuvveti'nin açısal hıza göre anlamlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığı Friedman testiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre 14-18 yaş aralığındaki DS'lilerin esneklik skorları 9-13 yaş aralığındaki DS'lilere kıyasla daha yüksektir. Kadın DS'li bireylerin erkeklere göre, uzun boyluların, kısa boylulara göre esneklik puanları daha yüksektir. 9-13 yaş aralığındaki DS'lilerin, 14-18 yaş aralığındaki DS'lilere kıyasla denge performansları daha iyidir. Açısal hız değeri arttıkça katılımcıların fleksiyon ve ekstansiyon değerlerinin ortalamaları düşmektedir. Bu çalışmayla, DS'li bireyler için izokinetik cihaz ve sport-KAT cihazının denge ve kas kuvveti ölçümleri için alternatif bir yöntem olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

DengeDown sendromuEsneklik+3
Sonay Serpil Alpdoğan
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2020
00

Other supervisors