Theses supervised by Prof. Dr. Muhammed Asıf Yoldaş
12 theses · Hitit University, Avrasya University
Demografik faktörler ve yeşil ürün algısının satın alma niyetine etkisi: Çorum ilinde bir uygulama
Küreselleşmenin etkisiyle meydana gelen çevre sorunları bireylerin çevreye karşı daha duyarlı olmasını sağlamaktadır. Çevresel sorunların giderek içinden çıkılmaz bir durum haline gelmesi insanları geleceği konusunda korkutmaktadır. Bu durumun önüne geçebilmek için tüm tüketiciler ve işletmeler büyük rol oynamaktadırlar. Küreselleşen dünyada çevresel sorunların giderek artması firmaların üretim yaparken doğaya zarar vermeden, atıkları azaltacak, gelecek nesillere iyi dünya bırakmak için yeni stratejiler uygulama yoluna gitmişlerdir. Bu araştırma ile Çorum ilinde yaşayan tüketicilerin yeşil ürün satın alma niyeti üzerine bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırmayı yapabilmek için 423 kişiye elektronik ortamda ve yüz yüze olarak anket uygulaması yapılmıştır. Araştırmada toplanan veriler SPSS 26 programı ile analiz edilmiştir. Analizler sırasında güvenilirlik analizi, bağımsız örneklem t testleri ve regresyon gibi analizler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucuna göre katılımcıların yeşil ürün algısının alt boyutlarından fonksiyonel kalitenin cinsiyete göre anlamlı farklılaşma göstermediği, sosyal duygusal, çevresel ve satın alma alt boyutlarından aldıkları puanların cinsiyete göre anlamlı farklılaşma gösterdiği gözlemlenmiştir. Yeşil ürün algısının alt boyutlarının medeni duruma, yaş, aylık gelire göre anlamlı farklılaşma göstermediği ortaya çıkmaktadır. Yeşil ürün algılarının satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu gözlemlenmiştir.
KOBİ'lerin sosyal medya paylaşımlarının marka konumlandırmaya etkisinin sosyal medya kullanan tüketicilerin bakış açısıyla incelenmesi
Çalışmada KOBİ'lerin sosyal medya paylaşımlarının marka konumlandırmaya etkisinin tüketici algısıyla incelenmesi amacıyla beş boyutlu bir ölçek geliştirilmiş ve 227 kişiye sorular yöneltilmiştir. Ölçekte KOBİ'lerin sosyal medya paylaşımlarının marka konumlandırmaya etkisi, markaya güven, marka değer önermesi, marka kişiliği, tüketicilerin kendini ifade etme ve sosyal etkileşim boyutundaki görüşleri değerlendirmeye alınmıştır. KOBİ'lerin sosyal medya paylaşımlarının markaya olan güvene tüketicilerin bakış açısı cinsiyete göre araştırılmıştır. Tüketicilerin sosyal medyada geçirdikleri sürelere bağlı olarak, KOBİ'lerin sosyal medya paylaşımlarının marka konumlandırmaya etkisi incelenmiştir. Araştırmanın modeli doğrultusunda elde edilen veriler istatistiksel analizlerle test edilmiştir. Analiz sonucunda KOBİ'lerin sosyal medyadaki paylaşımlarda ürün veya hizmetin diğerlerinden farklılaştırılmış özelliklerinin tüketicilerin dikkatini çektiği görülmüştür. Tüketicilerin büyük çoğunluğunun sosyal medya paylaşım içeriklerinin açık ve anlaşılır olduğunu belirttiği halde içeriklerin dürüst olduğu konusunda karasız kaldıkları sonucu elde edilmiştir. Araştırmada tüketicilerin sosyal medyada takip ettikleri ve değer önermesi sunan markaların bahsettiği işlevsel faydalarından daha çok markanın soyut faydalarını önemsedikleri görülmüştür. KOBİ'lerin sosyal medya içeriklerinin markaya güven boyutundaki cinsiyete göre bakış açısı incelendiğinde cinsiyet farklılığının içerikleri açık ve anlaşılır bulup bulmama konusunda ayırt edici özellik olmadığı anlaşılmıştır. Sosyal medyada geçirdikleri sürelere göre tüketiciler ele alındığında her gün, günde 3-6 saat arası sosyal medyada vakit geçiren tüketicilerin marka konumlandırma ilkelerine bağlı birçok alanda marka ile etkileşim içine girdiği sonucu elde edilmesine rağmen genel olarak tüketicilerin v sosyal medyada geçirdikleri süre ile KOBİ'lerin sosyal medya aracılığı ile marka konumlandırması arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır.
Alışveriş merkezlerinde çocuklara yönelik düzenlenen etkinliklerin plansız satın alma üzerinde etkisi/Çorum örneği
Geleneksel alışveriş merkezleri (AVM) sadece alışveriş yapmak için ziyaret edilen yerler olmalarının yanı sıra çeşitli sosyal aktivitelerin düzenlenerek tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin gerçekleştirildiği ortak paylaşım alanları haline gelmiştir. Alışveriş merkezleri günümüz tüketicileri tarafından eğlenceli ve güzel vakit geçirilebilen mekanlar olarak algılanmaktadır. Bu durum alışveriş merkezlerinin toplumun sosyal dokusunda önemli yere sahip olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla tüketicilerin ilgi alanları, yaşam tarzları ve beklentileri değiştikçe alışveriş merkezleri de kendilerini bu değişimlere uyum sağlayacak şekilde yenilemektedir. Bu yeniliklerin başında AVM'de çocuklara yönelik düzenlenen faaliyetler gelmektedir. Çocuğun tüketim toplumunda önemi arttıkça alışveriş merkezleri de onlara yönelik faaliyetlerini artırmaktadır. Çocuklar hem doğrudan tüketici olarak hem de ailelerin satın alım kararlarına etki etmektedir. AVM yönetiminin gözden kaçıramayacağı hedef kitlelerin başında çocuk tüketiciler yer almaktadırlar. Böylece çocuklara yönelik düzenlenen etkinlikler aileleri AVM'ye çekmektedir. Ebeveynler çocukların eğlendiği bir ortamda plansız satın alma yapabilir ve diğer AVM hizmetlerinden faydalanabilmektedir. Bu araştırmada, alışveriş merkezlerinde çocuklara yönelik düzenlenen etkinliklerin plansız satın alma üzerinde etkisini incelenmektedir. Araştırmanın amacını ulaşabilmek için Ögel (2014)' in geliştirdiği etkinlik ölçeğinden faydalanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla söz konusu anket çalışması Çorum ilinde yaşayan 18 yaş üstü 394 tüketici üzerinde uygulanmıştır.
Hizmet kalitesi algı düzeyi ve marka değeri ilişkisinde kurumsal marka imajının aracılık etkisinin belirlenmesi: PTT kurumuna yönelik bir saha araştırması
Bir kurumun marka değeri, sadece kurumun finansal performansını değil, aynı zamanda uzun vadede sürdürülebilirliğini, rekabet gücünü ve imajını doğrudan etkilemektedir. Son yıllarda müşterilerden gelen talebi doğru karşılayarak kaliteli hizmet sunumuyla marka imajını ve değerini arttırmak önemli hale gelmiştir. Kurumsal marka imajı, hizmet kalitesi ve marka değeri üç farklı döngü halinde birbirini besler. Yüksek hizmet kalitesi, olumlu bir kurumsal marka imajı oluşturur, bu durum da marka değeri artar. Marka değeri yükseldikçe şirketin itibarı güçlenir ve hizmet kalitesine yatırım yapma imkânı artar. Kurumlar bu üç unsuru uyumlu bir biçimde yönetebilirse sürdürülebilir başarıyı elde ederler. Bu bağlamda 184 yıllık köklü geçmişi, çok sayıda şubesiyle, geniş hizmet yelpazesine sahip PTT (Posta ve Telgraf Teşkilatı) A.Ş.'nin hizmet kalite düzeyi ile marka değeri arasında algılanan kurumsal marka imajının aracılık etkisinin araştırılması çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmanın amacına ulaşmak için kartopu örnekleme yöntemiyle sosyal medya araçlarında çevrimiçi olarak 409 kişiye anket yapılmış ve veriler elde edilmiştir. Veriler Excel'den SPSS (22) programına aktarılmış ve soruların ortalamaları alınmıştır. Amos(24) programında verilerin geçerlilik güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılarak araştırmanın yapısal eşitlik modeli yol analizine uygunluğu test edilmiştir. Anket sorularından üçü analiz sonucunda değerleri uyumlu çıkmadığı için analizden çıkarılmıştır. İlk olarak Baron ve Kenny'nin nedensel adımlar yaklaşımından yola çıkarak hizmet kalitesi ile marka değeri arasında bir model oluşturulmuş ve yol analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda H3: "Hizmet kalite düzeyinin marka değeri üzerinde olumlu etkisi vardır" hipotezi kabul edilmiştir. Doğrulanan Model 1'den sonra kurumsal marka imajının aracılık etkisinin de dâhil edildiği 2. Model analiz edilmiştir. Analiz sonucunda uyum iyiliği değerleri iyi çıkmıştır. H1: Hizmet kalite düzeyinin algılanan kurumsal marka imajı üzerinde olumlu etkisi vardır. H2: Algılanan kurumsal marka imajının marka değeri üzerinde olumlu etkisi vardır. H4:Hizmet kalite düzeyinin marka değeri üzerindeki etkisinde algılanan kurumsal marka imajının aracılık etkisi vardır. Hipotezlerinin hepsi kabul edilmiştir. Ayrıca hizmet kalitesi, kurumsal marka imajı ve marka değeri değişkenleri arasındaki dolaylı, doğrudan ve toplam etkiye bakılmıştır. Hizmet kalitesi kurumsal marka imajını, kurumsal marka imajı da marka değerini doğrudan etkilemektedir. Hizmet kalite düzeyinin marka değerini dolaylı etkileme değerinin yüksek çıkmasında kurumsal marka imajının aracılık etkisi söz konusudur. Kurumsal marka imajı iki değişkene pozitif yönde katkı sağlamaktadır ve kısmi aracılık etkisi bulunmuştur. Tüm analiz sonuçları doğrultusunda PTT kurumuna ve araştırmacılara bir takım önerilerde bulunulmuştur. Marka değeri, hizmet kalitesi ve kurumsal marka imajının birlikte analiz edilmesiyle birlikte literatüre önemli katkılar sağlayacağı varsayılmaktadır.
Borsa İstanbul'da faaliyet gösteren savunma sanayi şirketlerine ait finansal tabloların Türkiye finansal raporlama standartları bağlamında analizleri
Borsa İstanbul'da Faaliyet Gösteren Savunma Sanayi Şirketlerine Ait Finansal Tabloların Türkiye Finansal Raporlama Standartları Bağlamında Analizleri, Yüksek Lisans Tezi, Trabzon, 2018. İşletmelerin en önemli fikir ve bilgi kaynağı Muhasebe ve Finansal analizdir. Muhasebe işletmelerin varlıkları ve kaynakları arasında sınıflandırma, yorumlama analiz etme gibi sorunlara çözüm odaklıyken Finansal analiz ise, analiz teknik ve yöntemleri raporlama standartlarına uygulayarak işletmenin finansal durum yapısını ve faaliyetlerini açıklamaya odaklıdır. Çalışmanın amacı, işletmeler ve ortakları için mali analiz teknikleri açısından yarar sağlamak, yatırımcılar için ise doğru ve karlı yatırım kararlarını vermelerine yardımcı olmaktır. Bu doğrultuda mali analiz tekniklerinin doğru açıklanabilmesi için finans fonksiyonu ile yönetim arasındaki ilişkileri belirleyerek, mali yöntemlerin işletme başarısı bakımından önemi üzerinde durulmaktadır. Bu çerçevede rapor hazırlamasında şirket raporlarının daha açık, net ve karşılaştırılabilir olmasını olanaklı hale getirerek şirket karına ve büyümesine önemli ölçüde katkı sağlamaktır. Böylece işletmelerin gelirlerini arttırma giderlerin azaltılmasına kolaylık sağlar. Bu bağlamda söz konusu uygulama ile de Muhasebe ve Finansın rolünü ortaya koymak hedeflenmiştir.
Psikolojik cinsiyet kimliğinin tüketicilerin reklama karşı tutumları ve satın alma davranışları üzerindeki etkisini belirlemeye yönelik giresun ilinde bir uygulama
Küreselleşen dünyada, rekabetin artmasıyla birlikte piyasada varlığını sürdüren işletmeler, yoğun bir yarış içine girmişlerdir. Böyle bir ortamda işletmeler; yeni müşteriler çekmek, satışlarını arttırıp karı yükseltmek, tanıtımlarını yapmak amacıyla reklama başvurmaktadırlar. Ortaya çıkan bu talebin sonucunda, ülkemizde de reklamcılık sektörü giderek artan bir hızla gelişme göstermektedir. Dünyadaki ve ülkemizdeki reklam sektöründe, cinsiyet kavramını ön plana çıkartan bir strateji uygulanmaktadır. Cinsiyet, tüketici davranışlarını tespit etmek amacıyla geleneksel pazarlamada da uzun zamandan beri kullanılmaktadır. Fakat hızla değişen dünyamızda, tüketici davranışlarını yorumlayıp anlayabilmede geleneksel yapının dışına çıkılma ihtiyacı doğmuştur. Bundan dolayı tüketicilerin satın alma davranışlarını etkilemek adına, reklamlarda biyolojik cinsiyetten farklı olarak, "psikolojik cinsiyet" kavramı da son zamanlarda adından sık bir şekilde bahsettirmektedir. Bu kavram, pazarlamacılara tüketici davranışlarındaki farklılıkları anlayabilme ve karışıklıkları çözebilme konusunda yardım edebilecek bir etken olarak karşımıza gelmektedir. Bu çerçevede yapılmış olan bu çalışmada, psikolojik cinsiyet kimliğinin tüketicilerin reklama yönelik tutum ve satın alma davranışları üzerine etkisi ölçülmeye çalışılmıştır. Reklamlara ilişkin anket uygulamasıyla tüketicilerin psikolojik cinsiyetlerinin reklamlara verdikleri tepkiyi ve tüketicilerin ilgilenim seviyelerinin satın alma davranışını etkileyip etkilemedikleri araştırılmış ve gereken analizlerin yapılmasıyla bir takım anlamlı ilişkiler olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Reklam, Psikolojik Cinsiyet kimliği, Tüketici Davranışları, İlgilenim,
Planlı davranış teorisi çerçevesinde özel günlerdeki satın alma davranışlarının incelenmesi: Rize örneği
Bu çalışmanın amacı, özel günlerdeki satın alma davranışlarının Planlı Davranış Modeli çerçevesinde incelenmesidir. Uygulama kapsamında tüketicilerin özel günlerde hediye satın alma davranışları ile bu ''Davranışı'' etkileyen ''Davranışa Yönelik Tutum'', ''Öznel Norm'', ''Algılanan Davranışsal Kontrol'' ve ''Niyet'' değişkenleri arasındaki ilişki ortaya konulmaktadır. Gerekli verileri elde etmek için Rize ilinde, yüz yüze olarak 520 adet anket uygulaması yapılmıştır. Ölçeklerin güvenilirliğinin saptanmasında Cronbach alfa (α) katsayısı kullanılmıştır. Bağımsız değişkenlere ait soruların faktörlere beklenildiği şekilde ayrılıp ayrılmadığını belirlemek amacıyla faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca ki-kare analizi yapılarak değişkenler arasındaki ilişkinin anlamlı olup olmadığı ortaya konulmuştur. Son olarakta regresyon analizi ile PDT modelindeki hipotezler test edilmiştir. Araştırmaya ait tüm hipotezler kabul edilmiştir. Böylece Davranışa Yönelik Tutum, Öznel Norm ve Algılanan Davranışsal Kontrol ile Niyet arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Niyet üzerindeki değişim öncelikle Davranışa Yönelik Tutum tarafından oluşturulduğu (b=0.483) tespit edilmiştir. Aynı zamanda Algılanan Davranışsal Kontrol ve Niyet ile Fiili Davranış arasında da pozitif yönlü bir ilişki olduğu ve Fiili Davranışı açıklamada Niyet değişkenin daha fazla açıklama oranına sahip olduğu (b=0.402) sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Satın Alma Davranışları, Özel Günler, Hediye Satın Alma Niyeti, Planlı Davranış Teorisi
Elektronik ortamda alışveriş yapanların kontrolsüz satın alma eğilimleri üzerine bir araştırma (Rize ili örneği)
Bu çalışmanın birinci bölümünde mağazasız perakendecilik ve elektronik perakendecilik, ikinci bölümde ise satın alma çeşitleri ve kontrolsüz satın alma konuları teorik olarak incelenmiştir. Bu amaçla da elektronik ortamda alışveriş yapan insanların kontrolsüz satın alma eğilim durumlarının incelenmesi amacıyla çalışma yürütülmüştür. Araştırma için gerekli olan veriler, anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. 384 geçerli anket SPSS 16.0 paket yazılım programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonunda kontrolsüz satın alma eğilimi ile medeni durum ve cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki olduğu keşfedilmiştir. Bunun yanı sıra kontrolsüz satın alma eğilimi ile meslek, aylık gelir ve eğitim durumu arasında anlamlı bir ilişki olmadığı ortaya konmuştur.
Kültürün hedonik satın alma davranışına etkisini belirlemeye yönelik Alman ve Türk kadın tüketiciler üzerine bir uygulama
Araştırmanın amacı, Alman ve Türk kadın tüketicilerin hedonizim- kültür ilişkisinin tekstil ürünlerinin satın alma kararına etkilerini incelemektir. Araştırmanın alan yazın taramasında kültür; modernizm, postmodernizm ve tüketimin antropolojisi; hedonizm, tüketim, satın alma davranışı ve alışveriş teorileri konu ile bağlantılı olarak ele alınarak tüketicilerin satın alma kararına kültürel etkilerin mi yoksa hedonik tutumların mı baskın olduğu tespit edilecektir. Çalışmanın yöntemi kapsamında, araştırma deseni, örneklem seçimi, hipotezler ve veri toplama bilgileri detaylı olarak verildikten sonra, son bölümde araştırmanın sonuçları ve analizler yer almaktadır. Sonuç kısmında ise, her iki kültürdeki alışveriş tutumlarında kültür ve hedonik davranışların etkisi irdelenecektir. Araştırmanın bulguları doğrultusunda, küreselleşen ekonomide sürekli değişen koşulların, firmaların satış politikalarında ihtiyaçlarına yönelik hizmet önerilerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Pazarlama alanında hedef kitlenin tüketim alışkanlıklarının bilinmesi önemlidir. Uluslararası pazarlama alanında ise, kültürel farklılıklar ve kültürel farklılıkların tüketici davranışlarını etkileme boyutu oldukça önemlidir. Küreselleşen iş dünyasında rekabet avantajı sağlayabilecek konulardan biri de çapraz küresel araştırmalardır. Kültürlerarası karşılaştırmalı çalışmaların neticesinde, işletmeler farklı kültürlerdeki tüketici taleplerine yönelik farklı ürün ve hizmetler sunabilirler. Sonuç olarak çalışmada ele alınan konu, tekstil sektöründe kadın tüketicilerin satın alma davranışının kültürel ve hedonik davranışları ile ilişkilendirilmesidir. Bu çerçevede varılan sonuca göre, tekstil sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, hedonizm, kültür ve satın alma davranışları arasındaki ilişkileri kavrayabildikleri ölçüde, pazarlama stratejilerini oluşturabilecekleri gibi ürün ve hizmet çeşitlendirmesine de gidebilirler. Anahtar Kelimeler: Hedonizm, Kültür, Satın Alma Davranışı
Duygusal zeka yeteneğinin ilk ve ortaokul yöneticilerinin başarı düzeyleri üzerindeki etkisini belirlemeye yönelik bir uygulama: Akçaabat örneği
Bu çalışmanın temel amacı, ilkokul ve ortaokullarda görev yapan okul yöneticilerinin duygusal Zekâ düzeyleri ile başarı düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik hazırlanmıştır. Bu bağlamda duygusal Zekâ ve problem çözme kavramları ayrı ayrı incelenmiştir. Araştırmada Trabzon ili Akçaabat ilçesindeki ilkokul ve ortaokullarda görev yapan 108 yöneticiye yönelik anket uygulaması yapılmıştır. Yöneticilerin duygusal Zekâ seviyelerini belirlemek amacıyla duygusal Zekâ ölçeği, başarı düzeylerini belirleyebilmek amacıyla da problem çözmeye ilişkin tutum ölçeği kullanılmıştır. Her iki ölçeğin de geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yapılmıştır. Araştırmanın tüm istatistiksel analizleri SPSS 16 istatistik paket programı ile yapılmıştır. İstatistiki işlemlerde, duygusal Zekâ ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. İkili grup karşılaştırmalarında bağımsız grup t-testi, çoklu grup karşılaştırmalarında ise varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Elde edilen istatistiki verilerin anlamlılığı .05 düzeyinde ve tek yönlü olarak sınanmış; bulgular araştırmanın amaçlarına uygun olarak çizelgeler halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre okul yöneticilerinin duygusal Zekâ ve başarı düzeyleri arasında istatistiksel açıdan orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Yine elde edilen sonuçlara göre okul yöneticilerinin duygusal Zekâ düzeylerinin ve başarı düzeylerinin yöneticilerin yaşlarına, cinsiyetlerine ve mesleki kıdemlerine göre farklılaşmadığı görülmüştür.
Sosyal medya üzerinden yapılan reklamların tüketici satın alma niyetine etkisi Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi öğrencilerine yönelik bir araştırma
Gelişen internet teknolojileriyle beraber sosyal medya, insanların günlük hayatlarının içerisine hızlı bir giriş yapmış ve vazgeçilmez hale gelmiştir. İnsanların internete ulaşabildiği her noktada bağlanabildiği sosyal medya, diğer kişilerle ve topluluklarla iletişim kurulabilmesine de olanak sağlamıştır. Sanal arkadaşlıklarla beraber birçok ses, video ve dosya gibi paylaşımlar yapılabilen sosyal medya, insanların internet üzerinden alış veriş faaliyetlerini de şekillendirmiştir. Firmaların etkin olarak kullandığı sosyal medya araçları hedef kitlelere ulaşılmasında hem daha kolay hem de daha az maliyetli olması, sosyal medya içerisindeki reklam faaliyetlerinin de hızla artmasını sağlamıştır. Dolayısıyla firmalar sosyal medyayı normal kullanıcılar gibi aktif olarak takip etmekte ve sosyal medyaya vermiş oldukları reklamlar ile tüketicinin satın alma davranışlarını etkilemeye çalışmaktadırlar. Bu çalışma kapsamında sosyal medya üzerinden yapılan reklamların tüketici satın alma niyetine etkileri hakkında bir inceleme ve değerlendirme sunulmaya çalışılmıştır. Sosyal medyaya verilen reklamlarda tüketicilerin reklamlardan algıladığı bilgilendirme, eğlence, güvenilirlik ve rahatsız edicilik faktörlerine göre satın alma niyetine etkisi incelenmiştir. Bilgilendirme, eğlence ve güvenilirliğin tüketici satın alma niyetini pozitif etkilediği, rahatsız edicilik faktörünün ise negatif etkilediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu faktörlerin hangisinin daha fazla satın alma niyetine etkisi olduğunu anlayabilmek için birbirleriyle de karşılaştırılmıştır. Bu sonuca göre ise en fazla güvenilirlik faktörünün tüketicilerin satın alma niyetini etkilediği gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal medya, reklam, tüketici reklam algılamaları, satın alma niyeti
Duygusal zekanın kariyer seçimindeki etkilerini belirlemeye yönelik öğretim elemanları üzerine bir uygulama
Dünyada yaşanan sosyo ekonomik gelişmeler ve küreselleşme süreci sonucunda modern yaşamla birlikte duygusal zekâ gerek iş hayatında gerekse sosyal hayatta gittikçe önem kazanan bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu açıdan bakıldığında duygular insanların hem zekâ düzeyine hem de hayattan aldığı doyuma önemli katkılar sağlamaktadır. Bu bağlamda; bireyin kendisinin ve diğer bireylerin duygularını doğru şekilde algılaması, değerlendirip ifade etmesi, bu duygular arasında doğru bir biçimde ayrım yaparak düşünce ve davranışlarında kullanması ile ilgili üstün becerileri içeren duygusal zekâ, bir öğretim elamanının kariyer seçiminde ve iş hayatındaki başarısının belirlenmesinde kayda değer bir öneme sahiptir. Tüm örgüt çalışanlarında olduğu gibi üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarına da rekabet gücü veren duygusal zekâ, onların işlerinde daha pozitif olmalarını sağlamakta ve kariyer seçimlerinde başarılarını artırmaktadır. Çalışmanın amacı, duygusal zekânın kariyer seçimindeki etkilerini tespit etmeye ve değişkenler arasındaki ilişkinin belirlenmesine yöneliktir. Bu kapsamda Trabzon ilinde Eğitim Öğretim faaliyeti gösteren Avrasya Üniversitesinde çalışmakta olan 145 öğretim elemanı üzerine anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, anket yöntemiyle elde edilen veriler, SPSS 18.0 paket programı kullanılarak; ölçeklerin güvenilirliği için Cronbach α değerleri hesaplanmış, demografik faktörlerin ise yüzde ve frekans değerleri ölçümlenmiştir. Araştırma ölçeklerinde yer alan değişkenlerine ilişkin tanımlayıcı verilerin ortalama, standart sapma, varyans, basıklık ve çarpıklık değerleri belirlenmiştir. Duygusal zekânın kariyer seçimindeki etkilerini belirlemeye yönelik yapılan bu araştırmanın hipotezlerinin test edilmesi, korelasyon ve regresyon analizleriyle ölçümlenmiştir. Böylece duygusal zekânın kariyer seçimindeki etkileri bulunmuştur.