Theses supervised by Prof. Dr. Mustafa Kurt
20 theses · Kırşehir Ahi Evran University, Gazi University
Su arıtmaları için ultra-değerli nano ölçekli anten
Nano optik antenler, ara bağlantı elektronik çip uygulamalarında büyük ilgi görmüştür. Bu çalışmada, optik sistemde elektronik çipler arasındaki ara bağlantı için koltuk Tek Duvarlı Karbon Nanotüp (SWCNT) tabanlı dipol antenlerin oluşturmak için kullanılması olasılığını gerçekleştirmek için yarı-klasik elektromanyetik-kuantum teorisine dayalı bazı araştırmalar yapılmıştır. Bu çalışmada (10,10) ve (21,21) indislerine sahipolmak üzere iki farklı SWCNT kullanılmış veindisleri gerekçelendirme amacıyla yürütülmüş ve Silikon Nano-Çubuklara (SİLİKON) dayalı özdeş dipolleriyle karşılaştırılmıştır. Önerilen nano yapıya sahipların malzeme özellikleri, önerilen anten performansını değerlendirmek için bir kuantum modelinden a baz allınırmıştır. Önerilen 〖SWCNT〗_21,21ve 〖SWCNT〗_10,10 tabanlı antenlerin sırasıyla 230THz ve 450THz'de ilkbaşlangıç rezonansa sahip olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte SWCNT'ye tabanlı antenlerin silikon tabanlı olanlarla karşılaştırıldığında daha yüksek verimlilikte olduğu bulunmuştur.dayalı göreceli olanlara kıyasladığımız zaman bununla birlikte, SİLİKON'dan inşa edilen antenlerin performansları. SİLİKON antenlerin, SWCNT anteni tarafından sağlanandan daha az bir radyasyon verimliliği (ղr) sağladığı bulunmuştur. Bu nedenle, SWCNT tabanlı antenlerin kablosuz ara bağlantılar için daha uygun olduğu bulunmuştur.
Sektörel entelektüel sermayenin bulanık analitik ağ prosesi ile değerlendirilmesi
Günümüzde sektörler fark yaratmak ve avantaj sağlamak için rekabet güçlerini geliştirmek zorundadır. Söz konusu avantajın sağlanması için maddi varlıkların yönetiminin yanında, entelektüel varlıkların yönetiminin de etkin bir biçimde yürütülmesi gerekmektedir. Literatürde entelektüel sermayenin ve unsurlarının ölçülmesi ve değerlendirilmesine yönelik yapılan çalışmalarda çeşitli yöntemler kullanılmıştır. Bu tez çalışmasında ulusal endüstri içerisindeki sektörlerde yer alan maddi olmayan varlıların, yani entelektüel sermayenin, belirlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla bir model önerilmiştir. Önerilen bu model ile sektörel bazda entelektüel sermayeyi değerlendirmede kullanılacak faktörlerin belirlenmesi, bu faktörler arasındaki ilişkilerin incelenmesi ve bu faktörlerin, incelenen sektörlerde ne ölçüde yer aldıklarının tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, değerlendirmede sözel değişkenlerin kullanılması ve faktörler arasında etkileşimlerin var olması nedeniyle model, çok ölçütlü bir karar verme yöntemi olan, bulanık analitik ağ prosesi (BAAP) yöntemi ile modellenmiştir. BAAP sonucu elde edilen faktör ağırlıkları, değerlendirme skalası kullanılarak belirlenen beş sektörde entelektüel sermaye ve unsurları değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler : Entelektüel sermaye, bulanık mantık, analitik ağ prosesi, bulanık analitik ağ prosesi
Veri zarflama analizi kullanılarak kargo şirketlerinin performanslarının değerlendirilmesi
Veri Zarflama Analizi (VZA), ürettikleri mal veya hizmet açısından birbirlerine benzer karar verme birimlerini göreli etkinliklerinin ölçülmesi amacı ile geliştirilmiş olan parametresiz bir etkinlik yöntemidir. Bu yöntemle pek çok alanda performans değerlendirilmesi yapılmaktadır. Kargoculuk sektörü de özellikle son yıllarda ülkemizde gelişen bir sektördür. Ayrıca e-ticaretin gelişmesiyle sanal mağazacılıkta olan büyümeler bu sektöre ivme kazandırmıştır. Bu çalışmada da VZA kullanılarak kargo şirketlerinin performansları değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda göreli etkin olan birimler bulunmuş, etkin olmayanlar için referans değerleri belirlenmiştir.
Yaşa ve cinsiyete bağlı fiziksel iş yükü kapasitesi ve işlem zamanı temelli montaj hattı çalışan atama ve dengeleme problemi
Bu tez istasyon sayısını minimize etmek için farklı yaş ve cinsiyetteki çalışanların bulunduğu montaj hattı çalışan atama ve dengeleme problemini incelemiştir. Çalışanlar istasyonlara atanırken çalışanların fiziksel iş yükü kapasiteleri (FİYK) ve buna bağlı olarak işleri yapabilme süreleri göz önünde bulundurulmuştur. Yaş - FİYK ilişkisini göstermek için erkek ve kadın çalışanlar için bir kuadratik bir fonksiyon belirlenmiştir. Yaş analizinin yapılabilmesi için çalışan üç farklı yaş sınıfında değerlendirilmiş ve bunlar üç farklı çevrim süresi için incelenerek toplamda dokuz farklı montaj hattı dengelenmiştir. Problem için 0-1 tam sayılı doğrusal programlama kullanılmış ve GAMS yazılım programında kodlanarak sonuçlar elde edilmiştir. Önerilen modelin etkinliği Jackson test problemi üzerinde gösterilmiştir.
Havacılıkta çoklu ekip işbirliği eğitiminin incelenmesi ve CASA uçağı simülatöründe eğitim programının hazırlanması
Son yüzyılda sosyal ve ekonomik alanda meydana gelen inanılmaz gelişmeler neticesinde ulaşıma olan ihtiyaç oldukça artmıştır. Günlük yaşamda başarının yakalanması için bir yerden bir yere gitmenin yanında bu ulaşımın hızlı yapılabilmesi ön plana çıkmıştır. Geçtiğimiz yüzyılda dünyanın coğrafi konumu sebebiyle özellikle kıtalararası ulaşım oldukça zor yapılabiliyor ve günlerce sürüyordu. Havacılıktaki gelişmeler sayesinde ulaşımda kaybedilen ve çok değerli olan zaman oldukça kısalmıştır. Ancak hava trafiğinin artması beraberinde kazalarında artmasına sebep olmuştur. Bu durum ilgili kişi ve kurumları hava kazalarının oluş sebeplerini araştırmaya itmiştir. Araştırmalar sonucunda teknoloji ile ilgili olanlar büyük oranda halledilmiştir. Ancak insan hatasından kaynaklanan problemler çok karmaşık girdileri olan bir sorun olarak devam etmektedir. İnsan hatası konusunda yapılabilecek tek çözümün devamlı eğitimden geçtiğini kabul eden uzmanlar Ekip Kaynak Yönetimi (EKY) konusunu geliştirmişlerdir. Ekip Kaynak Yönetimi eğitimi meydana gelen kazaların incelenmesi ve analizinin yapılmasıyla sürekli gelişen ve kendini yenileyen bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla ilgili havacılık kurumları bu eğitimi uçucularına 6 ayda bir verecek bir eğitim anlayışını yerleştirmişlerdir. Bu çalışmanın konusu olan Çoklu Ekip İşbirliğ eğitimi Ekip Kaynak Yönetimi eğitimiyle beraber, Ekip Kaynak Yönetimi öğretilerinin simülatör ortamında uçuculara aktarıldığı bir eğitimdir. CASA uçağı Hava Kuvvetleri' nde 1992 den itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Yaşanan iki üzücü kaza neticesinde Havelsan firmasına simülatörü yaptırılmış ve hali hazırda kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasında iki yıl boyunca yapılan anket çalışmasından yararlanılarak CASA uçağı simülatöründe JAR Avrupa havacılık kurallarına uygun olarak Çoklu Ekip İşbirliği eğitimi verilebilmesi için gerekli ders ve uçuş programı hazırlanmıştır. Bu eğitim sadece CASA uçağı pilotlarına değil aynı zamanda tüm Hava Kuvvetlerine verilebilecek altyapıya sahiptir. Hazırlanan CASA uçağı Çoklu Ekip İşbirliği eğitimi programının anılan personel tarafından alınması durumunda uçuş emniyetine yüksek derecede katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Ekip kaynak yönetimi, çoklu ekip işbirliği, CASA uçağı simülatörü
Sezgisel bulanık tercih ilişkisi ve tedarikçi seçimine uygulanması
Doğru fiyat, doğru zaman ve doğru miktarda istenilen kalite düzeyindeki ürünleri ve/veya hizmetleri alıcılara sağlayabilen doğru tedarikçileri bulma süreci olan tedarikçi seçimi etkin bir tedarik zinciri oluşturmada kritik aktivitelerden biridir. Öte yandan, tedarikçi seçimi, karar vericinin hakkındaki bilgisinin genellikle belirsiz olduğu birbiriyle çelişen birçok kriteri içeren çok kriterli bir grup karar verme problemi olduğundan dolayı zor bir problemdir. Çok kriterli grup karar verme sürecinde, sezgisel bulanık tercih ilişkisi (sezgisel tercih ilişkisi, sezgisel ikili karşılaştırma matrisi, sezgisel muhakeme matrisi) karar vericinin belirsiz bilgisini dikkate aldığından dolayı karar vericinin problem hakkındaki bilgisini yansıtmakta güçlü bir araçtır. Fakat sezgisel bulanık tercih ilişkilerinde bir sezgisel bulanık tercih ilişkisinin tutarlı olup olmadığının test edilmesi, tutarlı sezgisel bulanık tercih ilişkisinin öncelik vektörünün türetilmesi, bir eksik sezgisel bulanık tercih ilişkisinin kayıp değerlerinin tahmin edilmesi gibi bazı sorunlar vardır. Bu tezin ana amacı bu sorunları çözmektir. Bunu başarmak için ilk önce sezgisel bulanık tercih ilişkisi için çarpımsal geçişlilik kavramı geliştirilmiştir. Daha sonra, bu kavrama dayanarak yukarıdaki sorunları çözmek için bazı yaklaşımlar önerilmiştir. Son olarak, sezgisel bulanık tercih ilişkisinin tedarikçi seçim sürecinde uygun tedarikçinin seçilmesi için kullanılabileceği gösterilmiştir.
Personel seçimi probleminde sezgisel bulanık küme uygulaması
Personel seçim süreci, genellikli birden çok alternatifin birden çok kritere göre birden çok karar verici tarafından değerlendirildiğinden dolayı bir çok kriterli grup karar verme problemidir. Personel seçimi probleminde karar vericilerin adayların kriterleri ne derecede sağladığı hakkındaki bilgilerini kolayca yansıtması oldukça zordur. Sezgisel bulanık küme, üye olma, üye olmama fonksiyonları ve tereddütlük indeksi ile gösterildiğinden dolayı karar vericilerin tercihlerini yansıtmakta etkin bir yaklaşımdır. Bu çalışmada, alternatifler arasından uygun olan personel secimi için, çok kriterli grup karar verme literatüründe son zamanlarda popüler bir metot olan TOPSIS metodunun sezgisel bulanık ortama genişletilmesi önerilmiş ve bilişim sektöründe faaliyet gösteren bir işletme için satış uzmanı seçim problemine uygulanmıştır.
Tedarik zinciri yönetimi sürecinde tedarikçi özelliklerini iyileştirmede kalite fonksiyon yayılımının kullanımı
Tedarik Zinciri Yönetimi (TZY); tedarikçiler, üreticiler, dağıtımcılar ve müşterilerden meydana gelen bir ağda malzeme, bilgi ve finansal akışların yönetimini içermektedir. TZY sürecinde amaç, tedarikçi ile müşterinin süreçlerini uyumlu duruma getirerek verimi ve etkinliği arttırmaktır. Bu bağlamda, tedarikçinin seçimi ve değerlemesi önemli bir konu olmaktadır. Başarılı bir TZY'de tedarikçi ve müşteri arasında karşılıklı güven ve işbirliğine dayanan uzun dönemli bir işbirliği sağlanmalıdır. Müşteri isteklerinin, mühendislik karakteristiklerine çevrilerek, müşteriye daha kaliteli ve ucuz ürün pazarlamak amacı ile yeni ürün tasarımında kullanılan Kalite Fonksiyon Yayılımı (KFY), mevcut ürünlerin geliştirilmesi, tedarikçilerin seçimi, ürün veya hizmete yönelik kritik faaliyetlerin iyileştirilmesi için de kullanılabilmektedir. Bu çalışmada tedarikçilerin hangi müşteri ihtiyaçlarına daha çok önem vermesi ve hangi tedarikçi özelliklerini iyileştirmeleri gerektiğini tespit etmek amacı ile KFY kapmasında bir Kalite Evi uygulamasına yer verilmiştir.Bu yöntemde müşteri konumundaki üretici firmanın tedarikçilerinden beklediği özellikler tespit edilmiş ve satın alma personelinin görüşlerine başvurularak, tedarikçilerin özelliklerini değerlendirmeleri istenmiştir. Kalite evi uygulamasından elde edilen veriler hali hazırda üretici firma tarafından saptanmış olan tedarikçi politikası ile birebir benzerlik göstermediği ortaya çıkmıştır. Bu uygulama çalışması ışığında, tedarikçiler ile olan ilişkilerin tekrar gözden geçirilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Personel performansına etki eden faktörlerin yapısal eşitlik modeli ile incelenmesi ve bir uygulama
Bu çalışmada kişisel performansa etki eden faktörler arasındaki ilişkiler ve dereceleri YEM kullanılarak test edilmiştir. Literatürden faydalanarak kişisel performansa etki eden faktörlerin bir modeli oluşturulmuştur. Ortaya çıkan modelin birden çok bağımsız ve birden çok bağımlı değişken içerdiğini ve aralarında çoklu ilişkiler olduğunu tespit edilmiştir. Böyle bir modeli çözümleyebilecek metot olarak literatürde YEM önerilmiştir. Veri toplama aracı olarak dilsel değişkenlerle ifade edilmiş anket kullanılmıştır. Anket çalışması bir marketler zincirinin hem çalışanlarına hem de bu kişilerin amirlerine gönderilmiştir. Elde edilen veriler bulanık teori kullanılarak durusallaştırılarak sabit sayılar haline dönüştürülmüştür. Sabit sayılar SPSS programı ile gerekli geçerlilik, güvenirlik katsayıları tespit edilmiş olup sonuçlarının başarılı olduğu görülmüştür. Elde edilen korelasyon matrisi LISREL programına veri olarak girilmiştir. LISREL çıktıları uyum değerleri bakımından standart değerlerle karşılaştırılarak modelin uyum değerlerini sağladığı görülmüştür. Sonuçlar kişisel faktörlerin performansa doğrudan ve dolaylı etkileri bakımından değerlendirilmiştir. Kişisel performansa doğrudan en önemli etkiyi kişisel faktörlerin yaptığı diğer faktörlerin dolaylı olarak kişisel performansa etki ettikleri tespit edilmiştir. Ayrıca kişisel performansın kurumsal performansı doğrudan ve çok önemli ölçüde etkilediği sonucu tespit edilmiştir.
Promethee sıralama yöntemi ile personel seçimi ve bir işletmede uygulanması
İnsan kaynakları yönetiminin en önemli ve en zor konulardan bir tanesi personel seçme sürecidir. Doğru işe doğru adayın seçilmesi, işletme gereksinimlerinin doğru bir biçimde belirlenmesine ve alternatifler arasından en uygun adayın seçilmesine yardımcı olacak bir sistemin kurulmasına bağlıdır. Personel seçme problemi seçim sürecinde birden çok alternatifin değerlendirilmesini gerektiren çok kriterli zor bir karar problemidir. Bu çalışmada, bir işletmenin personel seçim süreci incelenmiş ve PROMETHEE sıralama yöntemi ile alternatif bir seçim yöntemi geliştirilmiştir. Bu yöntemde, kriterler ile alternatif işgörenler tespit edilmiş ve alternatif adayların öncelikleri PROMETHEE yöntemi ile hesaplanarak öncelik sıraları belirlenmiştir. Bu yeni yöntem ile gerekli kriterleri sağlayan alternatif adaylar arasından en uygun işgörenin belirlenmesi sağlanmış ve işletmelerde doğru işgörenin seçilememesinden kaynaklanan maliyetler ve seçim sürecindeki subjektif değerlendirmeler en aza indirilmeye çalışılmıştır.
Bir kamu hastanesinde işletme performansının makroergonomik açıdan değerlendirilmesi: (Boyabat 75. yıl Devlet Hastanesi örneği)
Bugün bütün dünyada salık hizmetleri gitgide önem verilen bir konu haline gelmekte ve ekonomik, sosyal gelimenin itici güçlerinde biri olarak kabul edilmektedir. Ancak, sürekli olarak artan ihtiyaçlara ve talebe karın salık alanındaki kaynaklarda sınırlıdır ve bu kaynakların etkin ve verimli kullanılması gerekmektedir. Hastaneler de insanların en önemli ihtiyaçlarından olan salık hizmetlerinin karılanması amacıyla kurulmu, salık hizmetleri üreten iletmelerdir. Hastaneler, pek çok görevin yerine getirilmesi sebebiyle deiik bakı açılarından farklı ekiller alan kompleks organizasyonlardır. öyle ki hastaneler, tedavi hizmetleri ürettii için salık kurumu olmasıyla birlikte, tıbbi personel yetitirdii için bir eitim yeri, bilimsel deneyler yapıldıı için bir aratırma merkezi, hiçbir ayırım gözetmeden bütün topluma hizmet sunduu için bir organizasyon, devletin denetimine balı çalıtıkları için bir kamu kuruluu, hastaları barındırdıı için bir yöneyle bir tür hayır kurumu, hekim, hemire, idari ve teknik personel gibi çeitli meslek sahiplerini çalıtırdıı için bir mesleki organizasyon, yönetiminde ekonomik ve idari ilkeler geçerli olduu için bir çeit iletme organizasyonu olarak nitelendirilebilir. Günümüzde organizasyonlar giderek büyümekte ve giderek daha karmaık bir hal almaktadırlar. Organizasyonlar rekabete göüs gererek varlıklarını sürdürebilmek için ellerindeki kaynaklan çok iyi deerlendirmek ve bileenleri arasındaki etkileimi en yüksek seviyeye çıkartarak performanslarını eniyilemek durumunda kalmaktadırlar. Burada organizasyonun bileenlerinin arasındaki uyumu arttırmak ön plana çıkmaktadır. Sistem yaklaımı çerçevesinde incelenmeleri gereken organizasyonlarda bileenler arası uyum gözetilmeden yapılacak iyiletirme çalımalarının toplam organizasyon performansını mutlaka arttırması beklenmemelidir. Organizasyonlar, sosyoteknik birer sistem olarak kabul edilmelidirler. Sosyoteknik sistemlere ait alt sistemler; çalıan altsistemi, teknoloji alt sistemi, çevre alt sistemi ve organizasyonun iskeletini oluturan yapısı olarak sayılabilir. Ergonomi biliminin son gelien dalı olan makroergonominin amacı, yukarıda sayılan sosyoteknik sistem ana bileenleri arasındaki uyumu insan faktorünü ön plana çıkartarak eniyilemektir. Mikroergonomik çalımalar ise insan-makina sistemleri, i istasyonları ve çalıma ortamları gibi organizasyonun mikro düzeyindeki bileenlerini ele aldıından, bu çalımaların baarılarının ve organizasyon performansına yüksek seviyedeki katkılarının salanması makroergonomik bakı açısıyla yönlendirilmelerine balıdır. Bunun yanında, makroergonomik çalımanın baarısı da ancak belirli bir mikroergonomik temele oturmasına balıdır. Bu balamda, organizasyonun yaamında makroergonomi ve mikroergonomi performans arttıran sürekli bir döngü olmaktadır. letmeler de çeitli girdileri, bünyelerindeki çalıanları, teknolojileri ve bilgi birikimlerini kullanarak çeitli çıktılara dönütüren organizasyonlar olarak kabul edilebilirler. Özellikle teknolojik açıdan belirli bir seviyeye ulamı olan ülkemiz iletmelerinde iletme performansını arttırmada makroergonomik yaklaımın önemi yadsınamaz.
Trafik kazalarının nedenleri ve önlenmesinde halkla ilişkilerin önemi
Bu tez çalışmasındaki amacımız ülkemizdeki trafik kazalarının nedenleriniaraştırmak ve özellikle de bu sebepler içerisinde trafik polisleri ve vatandaşarasındaki iletişim kopukluklarının tespit edilmesini sağlamaktı. Uyguladığımızanket çalışması ile trafik polisleri ve vatandaş arasında ciddi bir biçimdeiletişimsizlik olduğunu ve vatandaşın trafik polislerine bakışının olumsuzolduğunu tespit ettik. Sonuç olarak ta halkla ilişkilerin öneminin kavranması vetoplum destekli trafik polisliği uygulamaları kullanılarak vatandaş ile iyi biriletişim sağlanabileceği ve toplum destekli polislik uygulamalarınınyaygınlaştırılarak trafik güvenliğinin sağlanması için çözümler aranmıştır.
Elektronik ürünlerin kullanılabilirliğinin çok amaçlı karar verme yöntemiyle değerlendirilmesi
ELEKTRONİK ÜRÜNLERİN KULLANILABİLİRLİĞİNİNÇOK AMAÇLI KARAR VERME YÖNTEMİYLEDEĞERLENDİRİLMESİ(Yüksek Lisans Tezi)Fatih GAVGACIGAZİ ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜKasım 2006ÖZETHer geçen gün ağırlaşan rekabet koşulları firmalar için müşteri odaklı üretimyapmayı zorunlu kılmıştır. Üretim yapan firmalar, ürettikleri ürünlerin iyiçalışmasını, tüketici ihtiyaçlarını karşılamasını, kolay kullanıma sahip olmasınıkısaca kullanılabilir olmasını sağlamak durumundadırlar.Bu tez çalışmanın amacı kullanılabilirlik kavramını açıklayarak elektronikürünlerin kullanılabilirliklerinin çok amaçlı karar verme yöntemiyledeğerlendirilmesi konusunda literatüre katkıda bulunmaktır.Çalışma kapsamında kullanılabilirlik kavramı ve çok amaçlı karar vermeyöntemlerinden birisi olan bulanık TOPSIS yöntemi detaylı olarak incelenmişve uygulanma bölümünde son zamanlarda kullanımı hızla yaygınlaşan vepiyasada çok farklı şekil ve özelliklerde karşımıza çıkan mp3 çalarlardanseçilen bir grup kullanılabilirlik açısından değerlendirilmiştir. Değerlendirmeyöntemi olarak çalışma kapsamında incelenen bulanık TOPSIS yöntemikullanılmıştır.Yapılan uygulama sonucunda odak grup çalışması neticesinde belirlenmiş olankriterlere göre alternatif mp3 çalarlar değerlendirilmiş ve gerek tasarım, gerekkullanım kolaylığı gerekse teknik özellikler bakımından kullanıcı beklentilerinien iyi şekilde karşılayan mp3 çalar, kullanılabilirlik bakımından alternatiflerarasında en iyi ürün olarak belirlenmiştir. Ayrıca çalışmanın sonucundabundan sonraki dönemlerde kullanıcı beklenti ve görüşlerini dikkate almayanve tasarımlarında kullanıcı merkezli tasarım gerçekleştirmeyen firmalarınpazarda diğer firmalarla rekabet etme şanslarının çok düşük olacağı hususuvurgulanmıştır.Bilim Kodu : 906.1.309Anahtar Kelimeler : Kullanılabilirlik, Bulanıklık, TOPSISSayfa Adedi : 69Tez Yöneticisi : Prof. Dr. Mustafa KURT
İnsan kaynakları yönetiminde performans değerlendirme sistemi
iiiİNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDEPERFORMANS DEĞERLENDİRME SİSTEMİ(Yüksek Lisans Tezi)Orkun ÖZSOYGAZİ ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜARALIK 2005ÖZETPerformans olgusu, işin niteliklerine ve gereklerine uygunolarak önceden belirlenmiş bir ölçütün üzerindeki çalışma deresiolarak ortaya çıkar. Bireyin yaptığı her çalışma, başarısız ya dabaşarılı olarak nitelendirilir. Bu yapılmadığı takdirde, her işgörenin aynı kefeye konması durumu söz konusu olur. Bu da,örgütsel adaletin oluşmasını engeller. Ek olarak, örgütiçerisindeki işlemlerinin niteliğinin tanımlanması ve işgörenlerin başarılarının değerlenmemesi, hem örgütü hem deiçinde bulunduğu toplumu olumsuz yönde etkiler. Ayrıca böyle birdurumda örgütün verimlilik ve varlığını koruma amaçlarının aksinehareket edilmiş olacaktır.İşte bu perspektif doğrultusunda, bu çalışmada performansdeğerlendirme konusuna genel bir bakış gerçekleştirilmiştir.Bilim Kodu 906 1.039Anahtar Kelimeler Performans, performans değerlendirmeSayfa Adedi 85Tez Yöneticisi Prof. Dr. Mustafa KURT
4-(2-Piridilazo) rezorsinol monosodyum molekülünün ve komplekslerinin titreşimsel spektrumu
4-(2-PİRİDİLAZO) REZORSİNOL MONOSODYUM MOLEKÜLÜNÜN VE KOMPLEKSLERİNİN TİTREŞİMSEL SPEKTRUMUSinem Zahide KORKUTBu çalışmada ???????? 2 ???? 2 ( ???? = ???????? , ???????? ; ???? = ???? 11 ???? 8 ???? 3 ???????????? 2× ???? 2 ???? ; X= ???????? , ???? , ???????? ) genel formülü ile verilen metal halojen bileşikleri kimyasal yollardan ilk defa elde edildi. Elde edilen bileşiklerin FT-IR, FT-Raman, Dispersif Raman spektrumları ve elemental analizleri kaydedildi. Bileşiklerin kimyasal formülleri yapılan elemental analizler sonucunda belirlendi. Serbest ligand molekülü ile bileşik yapıdaki ligand molekülünün titreşim frekansları karşılaştırıldı. Bileşiklerin ligand frekanslarında bileşik oluşumu nedeniyle, serbest ligand molekülünün titreşim frekans değerlerine göre kaymalar gözlendi. Ayrıca serbest ligandının ve metal halojenürlü komplekslerinin antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı. Serbest ligandın ve komplekslerinin denenen test bakterilerine karşı aktif olduğu bulundu.ANAHTAR KELİMELER:FT-IR, FT-Raman ve Dispersif Raman spektrumu,Monosodyum PAR
Radyoterapide kullanılan lineer hızlandırıcı tedavi cihazının kafa yapısında bulunan monitör iyon odasının yapılması gereken yıllık kalite kontrol testlerinin uygunluğunun tespiti
Bu tez çalışmasında Siemens marka ,Oncor İmpression Plus M5395model lineer hızlandırıcı tedavi cihazının kafa yapısında bulunan monitör iyon odası yıllık kalite kontrol testlerinden olan tekrarlanabilirlik, doğrusallık ve tedaviyi verilen monitor unitte durdurma yetkisi British Journal of Radiology (BJR) referansı ile incelenmiştir.Bu testlerin uluslar arası sıtandardı olan limit değeri tespitinde end effect için ikiışınlama metodu kullanılarak alınan ölçümlere göre hesaplama yapılmıştır.Radyasyon veriminin değişmezliği, kısa ve uzun dönem kararlılığıda teorik olarak hesaplanmıştır.Yapılan bu çalışmanın sonucunda alınan verilerin ulusar arası standartlara uygun olduğu tespit edilmiştirAnahtar Kelimeler: Monitör iyon odası, kalite kontrol, elektron, ı?ınları, radyasyon kazası
3-bromofenil boronik asit molekülünün moleküler yapı parametreleri ve titreşim frekanslarına çözücü etkisinin deneysel ve teorik olarak incelenmesi
Bu çalışmada, 3-Bromofenilboronik asit (3-Brfba) molekülünün Raman ve FT-IR spektrumları katı fazda kaydedildi. 3-Brfba molekülünün yapısal ve spektroskopik analizleri gerçekleştirilmiş ve 3-Brfba kararlı bir şekle belirlenmiştir. 3-Brfba molekülünün teorik titreşim frekansları ve molekül geometrisi Yoğunluk Fonksiyonu Metodu (B3LYP 6-311G(d,p) baz setinde) kullanılarak Gaussian 09 programında hesaplandı. 3-Brfba molekülünün kararlı konformasyonu DFT/B3LYP 6-311G(d,p) temel seti kullanılarak belirlendi. Molekülün ölçeklendirilmiş infrared spektrum değerleri molekülün deneysel infrared spektrumu ile mukayese edildi. Gözlenen ve hesaplanan frekanslar arasında iyi bir uyum olduğu gözlendi. Çözücü etkisini araştırmak için 18 farklı çözücü kullanılarak deneysel ve teorik datalar elde edildi. 3-Brfba molekülünün molekül geometrisi ve titreşim frekansları gaz fazında B3LYP/6-311G(d,p) ve çözücülerde B3LYP/6-311G(d,p)/C-PCM metodu kullanılarak hesaplandı ve deneysel sonuçlarla karşılaştırıldı. IR titreşim frekansları ve şiddetleri de gaz fazında DFT B3LYP/6-311G(d,p) metodu ve çözücülerde B3LYP/6-311G(d,p)/C-PCM metodu kullanılarak hesaplandı ve deneysel sonuçlarla karşılaştırıldı. Son olarak 3-Brfba molekülünün geometrik parametreleri İnfrared ve Raman bandları şiddetleri molekülün deneysel sonuçları ile kıyaslanarak yorumlandı. Anahtar Kelimeler: 3-bromo fenilboronik asit, Gaussian09, Yoğunluk Fonksiyon Teorisi, Infrared ve Raman, TitreĢim Spektroskopisi, PCM modeli.
1H-benzimidazole-2-carboxylic acid monohydrate molekülünün elektronik yapısı ve çözücü etkisi
Bu çalışmada, 1H-Benzimidazole-2-Carboxylic acid monohydrate molekülünün (C8H8N2O3 . H2O) spektroskopik özellikleri, IR, Raman, UV-Vis spektroskopi teknikleriyle teorik olarak incelendi. 1H-Benzimidazole-2-Carboxylic acid monohydrate molekülünün teorik titreşim spektrumu hesaplamaları Gaussian 09 yazılımı kullanılarak yapıldı. Bu molekülün, moleküler geometrisi ve titreşim frekansları, yoğunluk fonksiyon teorisi (B3LYP/6-311++G(d, p) temel seti) kullanılarak hesaplandı. Ayrıca bahsedilen molekülün titreşim frekanslarına 9 çözücünün etkisi araştırıldı. 1H-Benzimidazole-2-Carboxylic acid monohydrate molekülünün, molekül geometrisi ve titreşim frekansları gaz fazında B3LYP/6-311++G(d,p) ve çözücülerde B3LYP/6-311++G(d,p)/C-PCM metodu kullanılarak hesaplandı. Titreşim modlarının işaretlemeleri, toplam enerji dağılımı (TED) hesaplamaları ile yapıldı. Uyarma enerjileri, osilatör şiddeti, dalga boyları, HOMO ve LUMO enerjileri gibi elektronik özellikler, zamana bağlı yoğunluk fonksiyon teorisi kullanılarak (TD-DFT) hesaplamaları yapıldı. Ayrıca, Mulliken yükleri, toplam ve kısmi durum yoğunluğu (TDOS ve PDOS) ve overlap popülasyon durum yoğunluğu (OPDOS) ile ilgili hesaplamalar yapılıp grafikleri verildi.
Ortaöğretim Türk dili ve edebiyatı ders kitaplarında yer alan tiyatro metinlerinin değerler eğitimi açısından incelenmesi
Bu çalışmada; "Türk Millî Eğitiminin Genel Amaçları, On Sekizinci Millî Eğitim Şûrası Kararları ve 2018-Ortaöğretim Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Programı" esas alınarak oluşturulan "Değerler Listesi"nden hareketle 9, 10, 11 ve 12. sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitaplarında yer alan tiyatro metinleri, değerler eğitimi açısından incelenmiştir. Çalışmanın amacı; "Değerler Listesi"nde yer alan değerlere, incelemesi yapılan tiyatro metinlerinde yer verilip verilmediği tespit etmek, bu değerlerin ne şekilde ve ne sıklıkta işlendiğini ortaya koymaktır. Çalışmada, betimsel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. İncelemesi yapılan "Ocak (9), Buzlar Çözülmeden, Fatih, Hastalık Hastası, Karagöz Çevre Canavarı, Ocak (10), Orta Oyunu-Çeşme, Kibarlık Budalası, IV. Murat, Münevver'in Hasbıhali, Bir Adam Yaratmak, Jan Dark, Fehim Paşa Konağı, Hürrem Sultan, Keşanlı Ali Destanı" adlı 15 tiyatro metninde, toplam 396 tane değer ifadesi tespit edilmiştir. Metinlerde saygı ve hoşgörü değeri (27) en fazla tespit edilen değerdir. Sayıca aralarında eşitlik bulunan misafirperverlik (2), özür dileme (2) ve sabırlı olma (2) değerleri ise en az tespit edilen değerlerdir. Yapılan inceleme sonucunda her metinde tüm değerlerle ait veri bulunmasa da "Değerler Listesi"nde yer alan 44 değeri az da olsa örneklendiren ifadelerin tespit edilmesi Türk Dili ve Edebiyatı dersi açısından yeterli sayılmıştır.
Çok kriterli karar verme yöntemleri ile ürün yaşam döngüsü yönetimi (PLM) yazılımı seçimi
21. yüzyılda dördüncü sanayi devriminin gelişimi ile değişen rekabet anlayışı, şirketleri dijital teknolojilerden faydalanarak ürün yaşam döngüsü süreçlerini dijital ortamda uçtan uca takip etmeye ve yönetmeye zorlamaktadır. Günümüzde şirketler değişen müşteri taleplerine hızlı bir şekilde yanıt vermek, pazar paylarını artırmak, ürün ve üretim kalitesini iyileştirmek, maliyetleri düşürmek, operasyonel verimliliklerini artırmak ve iş süreçlerini optimize etmek için ürün yaşam döngüsü yönetimi (PLM) yazılımlarına yoğun yatırımlar yapmaktadırlar. PLM yazılımını sunan şirketlerin sayısındaki artış ve karar verme sürecinde dikkate alınması gereken çok fazla faktörün bulunmasından dolayı karar vericilerin şirketleri için en uygun yazılımı seçme konusunda kararsız davranmalarına sebep olmaktadır. Uygun olmayan PLM yazılımının seçimi, ürün yaşam döngüsü zincirindeki tüm çalışanları ve şirketin uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini olumsuz yönde etkileyecektir. Bu çalışmada savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren bir şirkette PLM yazılım seçim problemi ele alınmıştır ve seçim sürecine yardımcı olmak için yeni bir sistematik yaklaşım geliştirilmiştir. Çalışma kapsamında, üç PLM yazılım alternatifi dört ana kriter altında yer alan 19 alt kriter üzerinden değerlendirilmiştir. Kriterleri belirlemek ve belirlenen kriterlerin göreceli önemini hesaplamak için savunma sanayii sektöründe bilgi teknolojileri ve mühendislik alanlarında tecrübeli sistem yöneticilerinden oluşan 13 kişilik bir uzman grubuna anket uygulanmıştır. En uygun PLM yazılımı seçimi için bütünleşik ANP-TOPSIS yöntemi uygulanmıştır. Her bir ana kriterin önem ağırlığındaki değişimin, yazılım alternatiflerinin sıralamasını nasıl değiştirdiğini belirlemek için duyarlılık analizi gerçekleştirilmiştir.