Theses supervised by Prof. Dr. Muzaffer Denli
10 theses · Dicle University
Japon bıldırcını yemlerine un kurdu (Tenebrıo molıtor L.) ilavesinin besi performansı, karkas kalitesi, besin maddesi sindirilebilirliği ve azot atılımına etkisi
Bu çalışmanın amacı karma yemlerde ana protein kaynağı olarak soya fasülyesi küspesi yerine un kurdu (Tenebrio molitor L.) kullanımının etlik japon bıldırcınlarının (Coturnix coturnix Japonica) besi performansı, karkas kalitesi, besin maddesi sindirilebilirliği ve azot atılımına olan etkilerine ortaya koymaktır. Toplam 120 adet bir günlük yaştaki etlik bıldırcınlar her biri 10 tekerrürlü olacak şekilde 4 gruba ayrılmış ve deneme 35 gün sürmüştür. Deneme süresince kontrol grubu hayvanları %34 soya fasulyesi küspesi içeren yemler ile beslenirken, diğer gruplar soya fasulyesi küspesine ikame olacak şekilde sırasıyla %1,4; 2,8 ve 5,6 düzeyinde un kurdu içeren yemler ile beslenmişlerdir. Denemede besi performansı ölçütleri haftalık olarak tespit edilmiştir. Denemenin son haftasında sindirebilirlik ve azot atılımı ölçümleri yapılmıştır. Deneme sonunda en düşük canlı ağırlık kazancı ve yem tüketimi %1,4 un kurdu grubunda meydana gelmiş (P<0.05), yemlerdeki un kurdu içeriği kübik etki göstermiştir. Yemlerde %5,6 düzeyinde un kurdu kullanımı yemden yararlanma oranını önemli düzeyde iyileştirmiştir (P<0.05). Yemlerde un kurdu kullanımı kuru madde, ham kül ve metabolize olabilir enerji sindirilebilirliğini linear olarak önemli düzeyde artırmış (P<0.05), Kalsiyum ve Fosfor sindirilebilirliği etkilememiştir (P>0.05). Ayrıca, yemlerde un kurdu kullanımı dışkı ile azot atılımını ve azot tutma oranını linear olarak önemli düzeyde artırmıştır (P<0.05). Sonuç olarak, etlik bıldırcın karma yemlerinde soya fasulyesi küspesi yerine %5,6'ya kadar un kurdu kullanılarak performansı ve ham protein kullanımınının artırılabileceği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Un kurdu (Tenebrio molitor L.), besi performansı, sindirilebilirlik, azot atılımı, etlik bıldırcın
Yemlere enkapsüle uçucu yağları ilavesinin etlik Japon bıldırcınların besi performansı, bağırsak morfolojisi ve bakteri popülasyonuna etkisi
Bu çalışmanın amacı, etlik bıldırcınların (Coturnix coturnix japonica) karma yemlerine enkapsüle edilmiş kekik ve rezene uçucu yağlarının eklenmesinin, besi performansı, bağırsak morfolojisi ve bakteri popülasyonu üzerindeki etkilerini belirlemektir. Araştırmada, toplamda 160 adet 1 günlük yaşta bıldırcın kullanılmıştır. Bıldırcınlar 4 gruba ayrılmış, her grupta 10 tekerrür ve her tekerrürde 4 civciv olacak şekilde düzenlenmiştir ve 5 hafta boyunca deneme yemleriyle beslenmişlerdir. Kontrol grubu normal temel rasyon ile beslenirken, muamele grubunun yemine kg başına 250 mg enkapsüle edilmiş rezene uçucu yağı, kekik uçucu yağı ve bu yağların karışımı eklenmiştir. Deneme sonuçlarına göre, canlı ağırlık kazancı bakımından gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (P>0.05). Yemlere ilave edilen enkapsüle kekik uçucu yağı, yem tüketimini azaltmış ve yemden yararlanma oranını iyileştirmiştir (P<0.05). Dişi bıldırcınlarda Clostridium perfringens ve Escherichia coli varlığı açısından gruplar arasında farklılık tespit edilmezken (P>0.05), enkapsüle kekik uçucu yağı eklenmiş yemle beslenenlerde Lactobacillus spp. varlığında artış saptanmıştır (P<0.05). Erkek bıldırcınlarda ise Clostridium perfringens, Escherichia coli ve Lactobacillus spp. varlığı açısından gruplar arasında önemli bir farklılık saptanmamıştır (P>0.05). Yemlere eklenen enkapsüle rezene uçucu yağı, hayvanların duodenum villus yüksekliği, genişliği, alanı ve villus yüksekliği/kript derinliği oranını artırmıştır (P<0.05). Ancak, her iki uçucu yağın karışımını içeren yemlerle beslenen bıldırcınlarda jejunum ve ileum villus yüksekliği ile genişliğinde azalma gözlenmiştir (P<0.05). Ayrıca enkapsüle kekik uçucu yağı eklenmiş yemlerle beslenen hayvanlarda ileum villus yüksekliği ve villus alanında artış saptanmıştır (P<0.05). Sonuç olarak, yemlere enkapsüle rezene ve kekik uçucu yağlarının tek başına eklenmesinin, kombine edilerek verilmesine göre daha uygun olduğu belirlenmiştir. Gelecekte yapılacak çalışmalarda ise bu yağların farklı düzeylerde ve çeşitli fitojeniklerle kombinasyonlarının araştırılması önerilmektedir.
Diyarbakır Sur ilçe'sinde ipek böceği yetiştiriciliği deneyimi: Uygulama ve bulgular
Bu çalışmada Diyarbakır ili merkez Sur ilçesi iklim koşullarında ipek böceği (Bombyx mori),yetiştiriciliğinin gelişme evreleri incelenmiş ve verim özellikleri araştırılmıştır. Araştırma kapsamında, 28.3 °C ortalama sıcaklık ve %60.7 ortalama nem koşullarının sağlandığı bir yetiştirme ünitesinde 10.000 ipek böceği larvası iki gruba ayrılmış ve 45 günlük yetiştirme süresi boyunca iki farklı tür dut yaprağı ile beslenmiştir. Deneme süresince, haftalık olarak larva boyları, ağırlıkları tükettikleri yaprak miktarı ve ölüm oranları belirlenmiştir. Yetiştirme evreleri sonunda üretilen yaş ve kuru koza miktarları saptanmıştır. Yetiştirme süreci boyunca ve sonunda farklı dut çeşitleriyle beslenen ipek böceklerinin larva boyları, ağırlıkları ve yaprak tüketim miktarları açısından benzer sonuçlar elde edilmiştir. Yetiştirme sonunda, ters dut yaprağı ve beyaz dut yaprağı ile beslenen larvaların boyları sırasıyla 775 mm ve 770 mm, ağırlıkları ise 48±0.3 mg ve 44±0.4 mg olarak ölçülmüştür. En yüksek ölüm oranı, %76 ile ters dut yaprağı ile beslenen grupta görülmüş, beyaz dut yaprağı ile beslenen grupta ise ölüm oranı %64 olarak kaydedilmiştir. Ayrıca, beyaz dut yaprağı ile beslenen grupta 1.800 adet yaş koza üretilirken, ters dut yaprağı ile beslenen grupta bu sayı 1.200 adet olarak gerçekleşmiştir. Sonuç olarak, Diyarbakır ili Sur ilçesinin iklim koşullarında, ipek böceği yetiştiriciliğinde kullanılan beyaz dut yapraklarının, larvaların yaşama oranı ve yaş koza verimi üzerinde daha olumlu etkiler sağladığı belirlenmiştir. Bu nedenle, beyaz dut yapraklarının ipek böceği yetiştiriciliğinde tercih edilebileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: İpek böceği yetiştiriciliği, Koza verimi, Ölüm Oranı, Diyarbakır Sur ilçesi
Yumurtacı tavuk yemlerine boraks dekahidrat ve fitaz enzimi katkısının verim performansı, kemik dayanıklılığı ve yumurta kalite özelliklerine etkisi
Bu araştırmada, yumurtacı tavuk yemlerine boraks dekahidrat (BDH) ve fitaz enzimi ilavesinin; verim performansı, yumurta kalite özellikleri ve kemik dayanıklılığı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırmada, 25 haftalık yaşta toplam 168 adet Atak-S yumurtacı tavuk kullanılmıştır. Tavuklar, her biri 6 hayvandan oluşan 7 tekerrürlü dört deneme grubuna rastgele dağıtılmıştır. Toplam 8 hafta süren deneme boyunca her grup, kendilerine tahsis edilen deneme rasyonlarıyla beslenmiştir. Kontrol grubuna yalnızca temel rasyon verilmiş, muamele gruplarının yemlerine ise sırasıyla kilogram başına 500 IU fitaz, 50 mg boraks dekahidrat ve her iki katkının kombinasyonu eklenmiştir. Araştırma kapsamında günlük yem tüketimi, yumurta verim oranı, yumurta ağırlığı ve yemden yararlanma oranı kaydedilmiş; haftalık olarak dış ve iç yumurta kalite analizleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca femur ve tibia kemiklerinden kırılma dayanıklılığı ölçümleri ile mineral içerik analizleri yapılmıştır. Araştırma sonunda en yüksek yumurta randımanı (%88,9) ve günlük yumurta verimi (59,6 g/tavuk/gün) BDH+fitaz grubunda elde edilmiştir (P<0,05). Aynı grupta ortalama yumurta ağırlığı da 61,4 g'a ulaşarak hem iç kalite hem de kabuk özelliklerinde iyileşme göstermiştir. Ayrıca bu grupta en düşük yem tüketimi (126,0 g/tavuk/gün; P<0,05) ve en düşük yem dönüşüm oranı (2,24 g/g; P<0,01) kaydedilmiş, böylece yemden yararlanma etkinliğinin arttığı ortaya konmuştur. Fitaz ve Fitaz+BDH gruplarında, kontrol grubuna kıyasla femur kırılma dayanıklılığı önemli, düzeyde artmıştır (P<0,01). Femur çapı yalnızca BDH grubunda daha yüksek bulunmuş ve diğer gruplara göre istatistiksel olarak farklılık göstermiştir (P=0,002). Ancak femur ağırlığı ve uzunluğu bakımından gruplar arasında fark gözlenmemiştir (P>0,05). Femurda en yüksek Ca ve P düzeyleri fitaz+BDH grubunda belirlenmiştir. Ayrıca hem fitaz hem de BDH uygulamaları, kontrol grubuna kıyasla bu mineralleri anlamlı düzeyde artırmıştır (P<0,01). Bor birikimi ise en yüksek fitaz ve fitaz+BDH gruplarında tespit edilmiştir (P<0,01). Genel olarak, boraks ve fitaz katkıları yumurtacı tavuklarda kemik mineralizasyonunu desteklemiş, yumurta dış kalite kriterlerinde iyileşme sağlamış ve sürdürülebilir hayvansal üretime katkı sunabilecek potansiyel bir strateji olarak öne çıkmıştır.
Yemlere meyve posası katkısının yumurtacı tavukların verim performansı, yumurta kalite özellikleri ve yumurta lipidperoksidasyonuna etkileri
Bu çalışmada yumurtacı tavuk karma yemlerine kurutulmuş domates ve elma posası üzüm cibresi katkılarının verim performansı, yumurta iç ve dış kalite özellikleri ile yumurta sarısı lipid peroksidasyon düzeyine olan etkilerini tespit etmeyi amaçladık. Bu amaçla 25 haftalık yaşta bulunan 196 Lohmann Sandy yumurtacı tavukların her biri 7 tekerrürlü 4 gruba ayrılmış ve deneme 9 hafta sürdürülmüştür. Denemede kontrol gurubu (katkısız) temel yem ile beslenirken, diğer muamele gruplarının karma yemlerine ise sırasıyla kurutulmuş % 4 domates posası, % 4 elma posası ve % 2.5 üzüm cibresi ilave edilmiştir. Deneme süresince haftalık olarak yem tüketimi, yumurta verimi, yemden yararlanma oranı, yumurta ağırlığı, yumurta şekil indeksi, yumurta özgül ağırlığı, kırık-çatlak yumurta oranı, haugh birimi, yumurta kabuk kalınlığı, ak ve sarı indeksi özellikleri tespit edilmiştir. Deneme sonunda gruplardan toplanan yumurtalarda 1. ve 28. günlerde yumurta lipid peroksidasyon analizi yapılmıştır. Deneme sonunda en yüksek yem tüketimi, yumurta ağırlığı ve yumurta verimi kurutulmuş domates posası verilen grupta saptanırken (P<0.05), yemden yararlanma bakımından gruplar arasında önemli bir farklılık bulunmamıştır (P>0.05). Karma yemlerine kurutulmuş domates posası ilave edilen gruptaki tavuklardan elde edilen yumurtalarda kontrol grubuna göre yumurta sarısı malondialdehit (MDA) düzeyi 1. günde (P<0.05) daha düşük bulunurken, 28. günde yemlerine meyve posaları ilavesi yapılan tavukların yumurta sarısı MDA düzeyler kontrol grubuna göre önemli düzeyde düşük bulunmuştur (P<0.01). Ayrıca karma yemlerine kurutuluş domates posası ilavesi, yumurta ağırlığını ve sarı rengini (a) önemli düzeyde artırdığı tespit edilmiştir (P < 0.05). Sonuç olarak, yumurtacı tavuk karma yemlerine kurutulmuş domates ve elma posası ilavelerinin tavukların verim performansı özelliklerini ve yumurta kalite parametrelerini önemli düzeyde etkilemezken, % 2.5 üzüm cibresi katkısı ile beslenen tavuklardan elde edilen yumurta kalite özellikleri ve özellikle yumurta sarısı rengi üzerinde bazı olumsuz etkileri olduğu tespit edilmiştir.
Etlik piliç karma yemlerine bitkisel ekstrakt ilavesinin besi performansı, serum biyokimyası ve bağırsak mikroflorasına etkileri
Bu çalışma etlik piliç karma yemlerine farklı bitkisel ekstrakt (Kenger tohumu; Gundelia tournefortii L. ve Emerald) ilavelerinin besi performansı, serum biyokimyası ve bağırsak mikroflorasına olan etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada; toplam 280 adet 1 günlük yaştaki Ross 308 erkek etlik civcivler kullanılmıştır. 42 gün süren denemede civcivler her biri 8 tekerrürden (her tekerrürde 7 civciv olacak şekilde) oluşan 5 gruba ayrılmıştır. Kontrol grubu hayvanları deneme süresince bitkisel ekstrakt katkısız karma yem ile beslenirken, muamele grupları sırasıyla Emerald ekstraktı 100 mg/kg yem ve kenger tohumu ekstraktı (GTE) 2, 4 ve 8 g/kg yem düzeylerinde eklenmiş yemler ile beslenmişlerdir. Deneme sonunda karma yemlerine 4 ve 8 g/kg düzeylerinde GTE ilave edilmiş hayvanların canlı ağırlık kazancının kontrol grubu ile kıyaslandığında önemli düzeyde arttığı tespit edilmiştir (P<0.05). Ayrıca karma yemlere 8 g/kg düzeyince GTE katkısının bağırsak laktik asit bakteri populasyonunu önemli düzeyde artırdığı saptanmıştır (P<0.05). Ancak, deneme sonunda yem tüketimi ve yemden yararlanma oranının uygulanan muamelelerden istatistiksel olarak önemli düzeyde etkilenmediği belirlenmiştir (P>0.05). Buna ek olarak, serum ürik asit (UA), glikoz (Glu) konsantrasyonları, aspartat aminotransferaz (AST) ve alkalin fosfataz (ALP) uygulanan herhangi bir muameleden etkilenmedi (P>0.05). Sonuç olarak karma yemlere farklı düzeylerdeki GTE katkısının, bağırsaktaki laktik asit bakteri sayılarını arttırarak büyüme performansını artırabileceği tespit edilmiştir.
Farklı yerleşim sıklıklarında yetiştirilen etlik piliç karma yemlerine sumak tozu ilavesinin besi performansı, serum biyokimyası ve bağırsak mikroflorasına etkileri
Bu çalışma, farklı yetiştirme yoğunluklarında yetiştirilen etlik piliç karma yemlerine sumak tozu (Rhus coriaria) katkısının besi performansı, serum biyokimyası ve bağırsak mikrobiyal populasyonu üzerine etkilerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, toplam 378 adet 1 günlük yaştaki Ross 308 erkek civcivler kullanılmış, 2*3 faktöryel deneme tertibine göre 2 farklı yetiştirme yoğunluğunda (10 ve 20 civciv/ m2 taban alanı; normal ve yüksek stoklama yoğunluğu) ve yemlere 3 farklı düzeyde (0.0, 0.75 ve 1.5 g /kg yem) sumak tozu ilave edilmiştir. Araştırma sonunda normal yetiştirme sıklığında yetiştirilen etlik piliçlerin canlı ağırlık kazancı ve yem tüketim düzeyleri yüksek sıklıkta yetiştirilenlere göre daha yüksek bulunmuştur (P<0.05). Ayrıca yemden yararlanma oranı yüksek yetiştirme yoğunluğundan olumsuz etkilenmiştir (P <0.05). Yemlere sumak tozu ilavesi farklı yetiştirme sıklığında yetiştirilen hayvanların besi performansı değerlerini etkilememiştir (P>0.05). Yetiştirme yoğunlukları ve yemlere sumak tozu ilavesi bağırsak ağırlığını düşürmüştür (P<0.05). Yüksek yetiştirme sıklığında yetiştirilen tavukların serum toplam protein konsantrasyonu, kontrol grubundakilere göre daha yüksek bulunmuştur. (P<0.05). Canlı ağırlık kazancı ve abdominal yağ ağırlığı bakımından yetiştirme yoğunluğu ve yemlere sumak tozu ilavesi arasında interaksiyon saptanmıştır (P<0.05). Ancak karaciğer, dalak, taşlık ve bezel mide ağırlığı açısından herhangi bir fark bulunmamıştır (P> 0.05). Ayrıca serumdaki alkalin fosfataz (ALP), aspartat amino transferaz (AST) aktiviteleri ve yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL), kolesterol ve trigliserit konsantrasyonu, herhangi bir stoklama yoğunluğu veya sumak tozu ilavesinden etkilenmemiştir (P>0.05). Sonuç olarak, yüksek yetiştirme sıklığında yetiştirilen etlik piliçlerde besi performansı kayıpları meydana gelmiş, karma yemlere sumak tozu ilavesinin bu düşüşü engelleyemediği tespit edilmiştir.
Diyarbakır koşullarında yetiştirilen yem bezelyesi ( Pisum sativum supsp arvense L. ), tritikale ve karışımlarının silaj kalite özelliklerinin belirlenmesi
Bu araştırma, Diyarbakır koşularında yetiştirilen yem bezelyesi (Pisum sativum supsp arvense L.), tritikale ve karışımlarından elde edilen silajların kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Araştırma; yem bezelyesi, tritikale ve bunların farklı düzeydeki karışımlarından oluşan 3'er tekerrürlü 5 grup oluşturulmuş olup sırasıyla; 1)Yem bezelyesi, 2)Tritikale, 3) % 50 Yem bezelyesi + % 50 Tritikale, 4) % 25 Yem bezelyesi + % 75 Tritikale ve 5) % 75 Yem bezelyesi + % 25 Tritikale' den meydana gelmiştir. Numuneler, 2 kg'lık plastik kavanozlarda 60 gün inkünbasyona bırakıldıktan sonra analizleri yapılmıştır. Yapılan kimyasal analizlerde; en yüksek pH değeri (4.15) tritikale silajından elde edilirken, en düşük pH değeri (4.08) ise yem bezelyesi silajından elde edilmiştir (P<0.05). Benzer şekilde laktik asit konsantrasyonu en yüksek (% 2.19) tritikale silajından saptanırken, en düşük düzey (% 1.96) ise yem bezelyesi silajında saptanmıştır (P<0.05). Diyarbakır koşularında silolanan materyalde baklagil oranının artışı kaliteli bir silajda istenen özellik olan HP, NDF, propiyonik asit ve asetik asit oranlarında artış sağlarken, laktik asit oranında azalma meydana getirmiştir. Ayrıca Diyarbakır ili ekolojik koşularına sahip alanlarda tritikale ve yem bezelyesi bitkilerinin karışım halinde silolanmasın da % 25 yem bezelyesi + % 75 tritikale karışımının silaj kalitesi açısından en ideal karışım olduğu tespit edilmiştir.
Yumurtacı tavuk yemlerine çörek otu (Nigella sativa L.) ve tarçın (Cinnamomum zeylanicum L.) esansiyel yağları ilavesinin verim performansı, yumurta kalitesi ve kabuk bakteriyel kontaminasyonuna etkileri
Özet: Bu çalışmanın amacı yumurtacı tavuk karma yemlerine çörek otu (Nigella sativa L.) ve tarçın (Cinnamomum zeylanicum L.) esansiyel yağları ilavesinin verim performansı, yumurta kalitesi ve yumurta mikrobiyal kontaminasyonuna etkilerini belirlemektir. Araştırmada toplam 315 adet 28 haftalık yaştaki Atak-S yumurtacı tavuklar kullanılmıştır. Tavuklar 11 hafta sürdürülen deneme süresince her biri 5 tekerrürden oluşan 3 gruba ayrılmış ve her tekkerürde 21 adet tavuk bulundurulmuştur. Kontrol grubu temel katkısız karma yem ile beslenirken, çörek otu esansiyel yağı (5 ml/kg yem) ve tarçın esansiyel yağı (5 ml/kg yem) katkılı yem ile beslenmişlerdir. Deneme süresince haftalık olarak ölçülen performans verileri yanında, yumurta dış ve iç kalite özellikleri ile yumurta kabuğu bakteriyel kontaminasyonu tespit edilmiştir. Deneme sonunda yemlerine tarçın esansiyel yağı ilave edilen grupta en iyi yemden yararlanma oranı ve en yüksek yumurta kabuk kalınlığı elde edilmiştir (P<0.05). Yem tüketimi, yumurta verimi, yumurta ağırlığı ile diğer yumurta iç ve dış kalite özellikleri bakımından deneme grupları arasında önemli düzeyde istatistiki farklılık tespit edilmemiştir (P>0.05). Sonuç olarak;,yumurtacı tavuk karma yemlerine çörek otu esansiyel yağı katkısın performans ve yumurta kalitesini etkilemdeği, tarçın esansiyel yağı ilavesinin ise verir performansını iyileştirebileceği ve yumurta kabuk bakteri yükünü azaltabileceği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Çörekotu esansiyel yağı, tarçın esansiyel yağı, kabuk bakteri kontaminasyonu, yumurta kalitesi, yumurtacı tavuk
Yumurtacı tavuk karma yemlerine farklı multi-enzim katkısının verim performansı ve yumurta kalite özelliklerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, farklı düzeylerde tahıl içeren yumurtacı tavuk karma yemlerine iki farklı multi-enzim katkısının tavukların verim performansı ile yumurta kalite özelliklerine olan etkilerini belirlemektir. Araştırmada; toplam 225 adet, 24 haftalık yaştaki yumurtacı tavuklar (Atak-S), 10 hafta süresince 3 gruba ayrılmıştır. Her grupta 5 tekkerür ve her tekkerürde 15 tavuk bulundurulmuştur. Kontrol grubu temel rasyon (katkısız) ile beslenirken multi-enzim grupları temel rasyonlarına sırasıyla % 0.1 Enzim-A (ksilanaz, ß-glukanaz, selülaz, a-amilaz ve proteaz) ve % 0.05 Enzim-B (ksilanaz, ß-glükanaz) eklenmiştir. Performans verileri ve yumurta kalitesi parametreleri deneme boyunca haftalık olarak tespit edilmiştir. Karma yemlere multi-enzim takviyesi denemenin farklı haftalarında yumurta şekil indeksini, yumurta sarısı indeksini ve yumurta sarısı rengini (L ve a) önemli ölçüde değiştirmiştir (P<0.05). Ancak, günlük yem tüketimi, yumurta üretimi, ortalama yumurta ağırlığı ve yemden yararlanma oranı, deneme süresince her iki multi-enzim ilavesinden önemli düzeyde etkilenmemiştir (P>0.05). Benzer şekilde karma yemlere ilave edilen multi-enzimlerin yumurta özgül ağırlığı, yumurta kabuğu kalınlığı, yumurta kabuk oranı, yumurta ak indeksi ile Haugh birimi üzerine herhangi bir önemli etki yaratmadığı saptanmıştır (P>0.05). Sonuç olarak, yumurtacı tavuk karma yemlerine 24-33 haftalık yaşlar arası dönemlerde eklenen farklı yapıdaki multi-enzim ilavelerinin tavukların performans özelliklerini etkilemediği, bazı yumurta kalite özellikleri üzerine ise kısmi değişikliklere neden olduğu belirlenmiştir.