Theses supervised by Prof. Dr. Neslihan Lök

12 theses · Selçuk University

DoctorateOpen AccessTR

Şizofreni hastalarına uygulanan hastalık yönetimi beceri eğitimi'nin benlik yitimi, yaşam kalitesi ve hastalık yönetimi ve iyileşme düzeylerine etkisi

Bu çalışma, şizofreni hastalarına uygulanan Hastalık Yönetimi Beceri Eğitimi'nin benlik yitimi, yaşam kalitesi ve hastalık yönetimi ve iyileşme düzeylerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, ön test-son test deseninde tasarlanmış paralel gruplu randomize kontrollü bir çalışmadır. Bu çalışma, ClinicalTrials.gov'da kayıtlıdır (NCT06883734). Araştırma, bir üniversite hastanesinin ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniğine kayıtlı toplam 50 şizofreni tanılı hasta (müdahale=25, kontrol=25) ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Benlik Yitimi Ölçeği, SF 36 Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Hastalık Yönetimi ve İyileşme Ölçeği-Hasta Formu kullanılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından ön test ve son test olmak üzere öz bildirime dayalı olarak yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Müdahale grubundaki hastalara 12 hafta boyunca haftada bir oturum şeklinde Hastalık Yönetimi Beceri Eğitimi uygulanmış; kontrol grubundaki hastalara herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; bağımsız gruplarda t testi ve bağımlı gruplarda t testi, zaman*grup etkileşimi için ise karma ANOVA testi kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler yönünden gruplar arası homojenlik, ki-kare analizi (çok gözlü ki-kare, Yates düzeltmeli ki-kare ve Fisher Kesin testi) ile değerlendirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, Hastalık Yönetimi Beceri Eğitimi'nin hastaların benlik yitimi, yaşam kalitesi ve hastalık yönetimi ve iyileşme düzeylerine büyük oranda (Cohen d=0,92-0,97) olumlu etkisi olmuştur. Uygulama sonrasında; müdahale grubundaki hastaların "Benlik Yitimi Ölçeği" puan ortalamalarının kontrol grubundakilere göre azaldığı; "SF 36 Yaşam Kalitesi Ölçeği Fiziksel ve Mental Bileşen Özet Skalaları" ve "Hastalık Yönetimi ve İyileşme Ölçeği-Hasta Formu" puan ortalamalarının ise arttığı belirlenmiş olup, gruplar arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur (p<0,05). Elde edilen sonuçların zaman*grup etkileşimlerinin anlamlı olduğu ve farkların müdahale grubunun son test ölçümlerinden kaynaklandığı belirlenmiştir. Bu çalışma sonuçları doğrultusunda, uygulanan Hastalık Yönetimi Beceri Eğitimi'nin hastaların benlik yitimini azaltan, fiziksel ve mental sağlık yönünden yaşam kalitesi ve hastalık yönetimi ve iyileşme düzeylerini artıran, etkili bir psikiyatri hemşireliği müdahalesi olduğu söylenebilir.

Gülten Uzun
Selçuk University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul Temelli Ruh Sağlığı Programı'nın ergenlerde pozitif ruh sağlığı ve özgüven düzeyine etkisi

Bu araştırma, ergenlere yönelik uygulanan "Okul Temelli Ruh Sağlığı Programı"nın, öğrencilerin pozitif ruh sağlığı düzeyleri ve özgüvenleri üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiş deneysel bir çalışmadır. Araştırma ön-test, son-test deseninde tasarlanmış paralel gruplu randomize kontrollü bir araştırmadır. Bu çalışma ClinicalTrials.gov'da (NCT06935981) numarası ile kayıtlıdır. Araştırmanın evrenini Konya ili Selçuklu ilçesinde bulunan Erbil Koru Anadolu Lisesi'nde öğrenim gören 9. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Ergenler müdahale ve kontrol grubuna basit randomizasyon yöntemi ile atanmıştır. Çalışmada, 33 müdahale, 33 kontrol olmak üzere toplam 66 ergen yer almıştır. Müdahale grubundaki öğrencilere 8 hafta, haftada bir oturum olacak şekilde ruh sağlığı içerikli bir eğitim programı uygulanmıştır. Eğitim süreci başlamadan önce ve eğitim tamamlandıktan sonra, her iki gruba da Kişisel Bilgi Formu, Pozitif Ruh Sağlığı Ölçeği ve Özgüven Ölçeği uygulanmıştır. Veriler tanımlayıcı istatistikler için sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma, kontrol ve müdahale grubuna göre ölçek puan ortalamalarının veriler normal dağılıma uyduğu için bağımsız gruplarda t testi, başlangıç ve müdahale sonrası ölçümler arasındaki puan ortalamalarının karşılaştırılmasında da veriler normal dağılıma uyduğu için bağımlı gruplarda t testi kullanılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda bağımsız gruplar için t testi kullanılırken, zaman ve grup etkileşimini incelemek için karma ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, eğitim öncesi her iki grubun Pozitif Ruh Sağlığı Ölçeği toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak eğitim sonrasında, müdahale grubunun pozitif ruh sağlığı puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlemlenmiş ve bu artış kontrol grubuyla kıyaslandığında önemli bir fark oluşturmuştur. Benzer şekilde, müdahale grubunun özgüven düzeylerinde de anlamlı bir artış tespit edilmiştir. Özgüven Ölçeği'nde elde edilen son test sonuçları, müdahale grubunda olumlu yönde değişirken, kontrol grubunda bu yönde bir gelişme gözlemlenmemiştir. Bu bulgular, okul temelli ruh sağlığı eğitiminin, öğrencilerin psikolojik iyi oluşlarını ve kendilerine olan güvenlerini geliştirmede etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Eğitim programının, ergenlik dönemindeki bireylerin ruhsal dayanıklılıklarını ve kendilik değerlerini artırmaya katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu yönüyle araştırma, okul temelli ruh sağlığı müdahalelerinin önemini vurgulamakta ve eğitim politikalarında bu tür programlara daha fazla yer verilmesi gerektiğini göstermektedir.

Zekiye Aydın
Selçuk University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Şizofreni hastalarına bakım verenlere uygulanan Farkındalık Temelli Öz Şefkat Programı'nın bakım yükü, yaşam doyumu ve baş etme düzeylerine etkisi

Bu çalışmanın amacı şizofreni hastalarının bakım verenlerine uygulanan Farkındalık Temelli Öz Şefkat Programı'nın "bakım yükü", "yaşam doyumu" ve "stresle başa çıkma" üzerine etkisini incelemektir. Araştırma, ön test-son test düzeninde tasarlanmış paralel gruplu randomize kontrollü bir çalışmadır. Çalışma, ClinicalTrials.gov'da (NCT06941909) kayıt altına alınmıştır. Çalışmanın grubunu Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ruh sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine kayıtlı şizofreni hastalarının bakım verenleri oluşturmuştur. Çalışma grubuna müdahale (22) ve kontrol grubunda (22) olmak üzere 44 bakım veren alınmıştır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Zarit Bakıcı Yükü Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği ve Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği ile toplanmıştır. Müdahale grubundaki katılımcılara, haftada 1 oturum olacak şekilde sekiz hafta FTÖŞP uygulanmış, kontrol grubuna herhangi bir müdahale yapılmamıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; tanımlayıcı istatistikler, bağımlı ve bağımsız gruplarda t testi, ki-kare analizleri ile etki büyüklüğüne yönelik Cohen d ve kısmi eta kare analizlerinden yararlanılmıştır. Zaman ve grup etkileşimi ise karma ANOVA analizi ile değerlendirilmiştir. Bağımsız değişkenler yönünden gruplar arası homojenlik ki-kare analizi (çok gözlü ki-kare, Yates düzeltmeli ki-kare, Fisher Kesin testi) yapılarak değerlendirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, Farkındalık Temelli Öz Şefkat Programı'nın bakım veren bireylerin bakım yükü, yaşam doyumu ve stresle başa çıkma tarzlarına olumlu etkisi olmuştur. Uygulama sonrasında; müdahale grubundaki bireylerin yaşam doyumu düzeyleri ile stresle etkili başa çıkma tarzları ölçeği "kendine güvenli yaklaşım", "iyimser yaklaşım" ve "sosyal desteğe başvurma" alt boyutlarında anlamlı düzeyde artma, bakım yükü düzeyleri ve stresle başa çıkma tarzları "çaresiz yaklaşım" ve "boyun eğici yaklaşım" alt boyutlarında ise anlamlı düzeyde azalma olduğu saptanmıştır (p<0.05). Müdahale ve kontrol grubundaki bireylerin bakım yükü ölçeği, yaşam doyumu ölçeği ve stresle başa çıkma tarzları ölçeği tüm alt boyutları toplam puanına ait başlangıç ölçümü puan ortalamaları arasında anlamlı fark bulunmazken (p>0,05), müdahale sonrası her iki grubun puan ortalamaları arasında anlamlı fark olduğu saptanmıştır (p<0,05). Son test sonuçlarına göre, Farkındalık Temelli Öz-Şefkat Programı'nın müdahale grubundaki katılımcıların bakım yükü (Cohen d=0,882), stresle etkisiz başa çıkma tarzları çaresiz yaklaşım (Cohen d=0,806) ve boyun eğici yaklaşım (Cohen d=0,592) alt boyutları üzerinde azalma yönünde; yaşam doyumu (Cohen d=0,843) ile stresle etkili başa çıkma tarzları kendine güvenli yaklaşım (Cohen d=0,612), iyimser yaklaşım (Cohen d=0,821) ve sosyal desteğe başvurma (Cohen d=0,622) alt boyutları üzerinde ise artış yönünde yüksek düzeyde etki büyüklüğüne sahip olduğu belirlenmiştir. Tüm bu değişkenler için gerçekleştirilen karma ANOVA analizleri, zaman*grup etkileşimlerinin istatistiksel olarak anlamlı olduğunu ve bu farkların deney grubunun son test ölçümlerinden kaynaklandığını göstermiştir. Bu çalışma bulguları doğrultusunda, uygulanan Farkındalık Temelli Öz şefkat Programı'nın şizofreni hastalarına bakım verenlerin bakım yükü ve yaşam doyumu düzeyleri ile stresle başa çıkma tarzları üzerinde etkili sonuçlar veren, etkili bir hemşirelik müdahalesi olduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Bakım verenler; Bakım yükü; Farkındalık Temelli Öz Şefkat Programı; Yaşam Doyumu; Stresle Başa Çıkma.

Büşra Kayaaslan
Selçuk University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Şizofreni tanılı bireylere uygulanan psikososyal beceri eğitiminin öznel iyileşme, benlik saygısı ve yaşam niteliği düzeylerine etkisi

Bu çalışma, şizofreni tanılı bireylerde Psikososyal Beceri Eğitimi'nin hastaların öznel iyileşme, benlik saygısı ve yaşam niteliği düzeylerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma, randomize kontrollü bir araştırmadır. Araştırma, bir hastanenin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği'ne kayıtlı 48 şizofreni tanılı birey (Müdahale: 24, Kontrol: 24) ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Öznel İyileşmeyi Değerlendirme Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Şizofreni Hastaları İçin Yaşam Niteliği Ölçeği kullanılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından ön test ve son test şeklinde öz bildirime dayalı olarak yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Müdahale grubundaki hastalara 11 hafta boyunca haftada bir oturum şeklinde Psikososyal Beceri Eğitimi uygulanmış, kontrol grubundaki hastalara herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, bağımsız gruplarda t testi ve bağımlı gruplarda t testi kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler yönünden gruplar arası homojenlik ki- kare analizi (Yates düzeltmeli ki-kare) ve bağımsız gruplarda t testi yapılarak değerlendirilmiştir. Psikososyal Beceri Eğitimi'nin öznel iyileşme, benlik saygısı ve yaşam niteliği düzeylerine olumlu etkisi olmuştur. Uygulama sonrası müdahale grubundaki bireylerin "Öznel İyileşme" ve "Yaşam Niteliği" puan ortalamalarının kontrol grubuna göre artış gösterdiği, "Benlik Saygısı" puan ortalamalarının kontrol grubuna göre azaldığı saptanmış olup, gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Müdahale ve kontrol grubundaki bireylerin "Kişilerarası İlişkiler", "Mesleki Rol","Ruhsal Bulgular" ve "Günlük Eşya Kullanımı ve Faaliyetler" yaşam niteliği ölçeği alt boyutları toplam puanına ait başlangıç ölçümü puan ortalamaları arasında anlamlı fark bulunmazken (p>0,05), müdahale sonrası her iki grubun puan ortalamaları arasında (p<0.05) anlamlı fark olduğu saptanmıştır. Bu çalışma sonuçları doğrultusunda, uygulanan Psikososyal Beceri Eğitimi'nin hastaların öznel iyileşme, benlik saygısı ve yaşam niteliği düzeylerini arttıran, etkili bir hemşirelik müdahalesi olduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Psikiyatri hemşireliği; psikososyal beceri eğitimi; şizofreni.

Beceri eğitimiBenlik saygısıPsikososyal destek+2
Atiye Nur Candan
Selçuk University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Şizofreni tanılı bireylere uygulanan psikososyal beceri eğitiminin öznel iyileşme, benlik saygısı ve yaşam niteliği düzeylerine etkisi

Bu çalışma, şizofreni tanılı bireylerde Psikososyal Beceri Eğitimi'nin hastaların öznel iyileşme, benlik saygısı ve yaşam niteliği düzeylerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma, randomize kontrollü bir araştırmadır. Araştırma, bir hastanenin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği'ne kayıtlı 48 şizofreni tanılı birey (Müdahale: 24, Kontrol: 24) ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Öznel İyileşmeyi Değerlendirme Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Şizofreni Hastaları İçin Yaşam Niteliği Ölçeği kullanılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından ön test ve son test şeklinde öz bildirime dayalı olarak yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Müdahale grubundaki hastalara 11 hafta boyunca haftada bir oturum şeklinde Psikososyal Beceri Eğitimi uygulanmış, kontrol grubundaki hastalara herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, bağımsız gruplarda t testi ve bağımlı gruplarda t testi kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler yönünden gruplar arası homojenlik ki- kare analizi (Yates düzeltmeli ki-kare) ve bağımsız gruplarda t testi yapılarak değerlendirilmiştir. Psikososyal Beceri Eğitimi'nin öznel iyileşme, benlik saygısı ve yaşam niteliği düzeylerine olumlu etkisi olmuştur. Uygulama sonrası müdahale grubundaki bireylerin "Öznel İyileşme" ve "Yaşam Niteliği" puan ortalamalarının kontrol grubuna göre artış gösterdiği, "Benlik Saygısı" puan ortalamalarının kontrol grubuna göre azaldığı saptanmış olup, gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Müdahale ve kontrol grubundaki bireylerin "Kişilerarası İlişkiler", "Mesleki Rol","Ruhsal Bulgular" ve "Günlük Eşya Kullanımı ve Faaliyetler" yaşam niteliği ölçeği alt boyutları toplam puanına ait başlangıç ölçümü puan ortalamaları arasında anlamlı fark bulunmazken (p>0,05), müdahale sonrası her iki grubun puan ortalamaları arasında (p<0.05) anlamlı fark olduğu saptanmıştır. Bu çalışma sonuçları doğrultusunda, uygulanan Psikososyal Beceri Eğitimi'nin hastaların öznel iyileşme, benlik saygısı ve yaşam niteliği düzeylerini arttıran, etkili bir hemşirelik müdahalesi olduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Psikiyatri hemşireliği; psikososyal beceri eğitimi; şizofreni.

Beceri eğitimiBenlik saygısıPsikososyal destek+2
Atiye Nur Candan
Selçuk University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Şizofreni tanılı bireylere uygulanan psikososyal beceri eğitiminin öznel iyileşme, benlik saygısı ve yaşam niteliği düzeylerine etkisi

Bu çalışma, şizofreni tanılı bireylerde Psikososyal Beceri Eğitimi'nin hastaların öznel iyileşme, benlik saygısı ve yaşam niteliği düzeylerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma, randomize kontrollü bir araştırmadır. Araştırma, bir hastanenin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği'ne kayıtlı 48 şizofreni tanılı birey (Müdahale: 24, Kontrol: 24) ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Öznel İyileşmeyi Değerlendirme Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Şizofreni Hastaları İçin Yaşam Niteliği Ölçeği kullanılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından ön test ve son test şeklinde öz bildirime dayalı olarak yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Müdahale grubundaki hastalara 11 hafta boyunca haftada bir oturum şeklinde Psikososyal Beceri Eğitimi uygulanmış, kontrol grubundaki hastalara herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, bağımsız gruplarda t testi ve bağımlı gruplarda t testi kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler yönünden gruplar arası homojenlik ki- kare analizi (Yates düzeltmeli ki-kare) ve bağımsız gruplarda t testi yapılarak değerlendirilmiştir. Psikososyal Beceri Eğitimi'nin öznel iyileşme, benlik saygısı ve yaşam niteliği düzeylerine olumlu etkisi olmuştur. Uygulama sonrası müdahale grubundaki bireylerin "Öznel İyileşme" ve "Yaşam Niteliği" puan ortalamalarının kontrol grubuna göre artış gösterdiği, "Benlik Saygısı" puan ortalamalarının kontrol grubuna göre azaldığı saptanmış olup, gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Müdahale ve kontrol grubundaki bireylerin "Kişilerarası İlişkiler", "Mesleki Rol","Ruhsal Bulgular" ve "Günlük Eşya Kullanımı ve Faaliyetler" yaşam niteliği ölçeği alt boyutları toplam puanına ait başlangıç ölçümü puan ortalamaları arasında anlamlı fark bulunmazken (p>0,05), müdahale sonrası her iki grubun puan ortalamaları arasında (p<0.05) anlamlı fark olduğu saptanmıştır. Bu çalışma sonuçları doğrultusunda, uygulanan Psikososyal Beceri Eğitimi'nin hastaların öznel iyileşme, benlik saygısı ve yaşam niteliği düzeylerini arttıran, etkili bir hemşirelik müdahalesi olduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Psikiyatri hemşireliği; psikososyal beceri eğitimi; şizofreni.

Beceri eğitimiBenlik saygısıPsikososyal destek+2
Atiye Nur Candan
Selçuk University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinde kısa video bağımlılığının akran ilişkileri, yalnızlık ve mutluluk düzeyine etkisi

Bu çalışma lise öğrencilerinde kısa video bağımlılığının akran ilişkileri, yalnızlık ve mutluluk düzeyleri üzerine etkisini belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı türde yapılmıştır. Araştırma 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Mamak ilçesindeki 3 farklı anadolu lisesinde öğrenim gören lise öğrencileri ile yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini 1617 öğrenci, örneklem grubunu ise 752 öğrenci oluşturmaktadır. Üç okuldan kaç öğrenci alınacağı tabakalı örneklem seçim yöntemi ile belirlenmiştir. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Kısa Video Bağımlılığı Ölçeği, Akran İlişkileri Ölçeği, Yalnızlık Ölçeği ve Mutluluk Ölçeği kullanılmıştır. Verilerinin analizinde IBM SPSS 25 paket programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerden sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Verilerin normal dağılımı çarpıklık ve basıklık değerleri üzerinden analiz edilmiştir. Verilerin normal dağıldığı bağımsız gruplarda t testi ve Oneway ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğrencilerin kısa video bağımlılığı ölçeği toplam puan ortalaması 24,63±8,01 (orta), akran ilişkileri ölçeği toplam puan ortalaması 108,92±19,40 (yüksek), yalnızlık ölçeği toplam puan ortalaması 24,40±4,38 (orta), mutluluk ölçeği toplam puan ortalaması 21,40±5,52 (yüksek) olarak belirlenmiştir. Cinsiyet, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, akademik başarı düzeyi, kısa video izleme durumu, günlük kısa video izleme süresi, kısa videoların en çok izlendiği yer ile kısa video bağımlılığı puan ortalaması arasında anlamlı fark olduğu bulunmuştur (p<0,05). Öğrencilerin kısa video bağımlılığı toplam puanı ile yalnızlık düzeyi arasında pozitif yönlü orta düzeyde bir ilişki (p<0,05), mutluluk arasında negatif yönlü yüksek düzey ilişki (p<0,05), akran ilişkileri arasında negatif yönlü yüksek düzey bir ilişki (p<0,05) bulunmuştur. Sonuç olarak öğrencilerin kısa video bağımlılık düzeyi arttıkça yalnızlık düzeyinin arttığı, mutluluk ve akran ilişkilerinin azaldığı söylenebilir. Bu bağlamda akran ilişkileri, yalnızlık ve mutluluk düzeyi üzerinde etkili olan başta kısa video bağımlılığı olmak üzere diğer faktörlerin de belirlenmesi, birbiri ile ilişkisinin araştırılması ve ilişkili olan faktörler konusunda farkındalığın arttırılmasına yönelik çalışmaların yapılması önerilmektedir.

Ergen psikiyatrisiPsikiyatrik hemşirelik
Kardelen Sultan Kayıran
Selçuk University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinde kısa video bağımlılığının akran ilişkileri, yalnızlık ve mutluluk düzeyine etkisi

Bu çalışma lise öğrencilerinde kısa video bağımlılığının akran ilişkileri, yalnızlık ve mutluluk düzeyleri üzerine etkisini belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı türde yapılmıştır. Araştırma 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Mamak ilçesindeki 3 farklı anadolu lisesinde öğrenim gören lise öğrencileri ile yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini 1617 öğrenci, örneklem grubunu ise 752 öğrenci oluşturmaktadır. Üç okuldan kaç öğrenci alınacağı tabakalı örneklem seçim yöntemi ile belirlenmiştir. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Kısa Video Bağımlılığı Ölçeği, Akran İlişkileri Ölçeği, Yalnızlık Ölçeği ve Mutluluk Ölçeği kullanılmıştır. Verilerinin analizinde IBM SPSS 25 paket programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerden sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Verilerin normal dağılımı çarpıklık ve basıklık değerleri üzerinden analiz edilmiştir. Verilerin normal dağıldığı bağımsız gruplarda t testi ve Oneway ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğrencilerin kısa video bağımlılığı ölçeği toplam puan ortalaması 24,63±8,01 (orta), akran ilişkileri ölçeği toplam puan ortalaması 108,92±19,40 (yüksek), yalnızlık ölçeği toplam puan ortalaması 24,40±4,38 (orta), mutluluk ölçeği toplam puan ortalaması 21,40±5,52 (yüksek) olarak belirlenmiştir. Cinsiyet, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, akademik başarı düzeyi, kısa video izleme durumu, günlük kısa video izleme süresi, kısa videoların en çok izlendiği yer ile kısa video bağımlılığı puan ortalaması arasında anlamlı fark olduğu bulunmuştur (p<0,05). Öğrencilerin kısa video bağımlılığı toplam puanı ile yalnızlık düzeyi arasında pozitif yönlü orta düzeyde bir ilişki (p<0,05), mutluluk arasında negatif yönlü yüksek düzey ilişki (p<0,05), akran ilişkileri arasında negatif yönlü yüksek düzey bir ilişki (p<0,05) bulunmuştur. Sonuç olarak öğrencilerin kısa video bağımlılık düzeyi arttıkça yalnızlık düzeyinin arttığı, mutluluk ve akran ilişkilerinin azaldığı söylenebilir. Bu bağlamda akran ilişkileri, yalnızlık ve mutluluk düzeyi üzerinde etkili olan başta kısa video bağımlılığı olmak üzere diğer faktörlerin de belirlenmesi, birbiri ile ilişkisinin araştırılması ve ilişkili olan faktörler konusunda farkındalığın arttırılmasına yönelik çalışmaların yapılması önerilmektedir.

Ergen psikiyatrisiPsikiyatrik hemşirelik
Kardelen Sultan Kayıran
Selçuk University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinde kısa video bağımlılığının akran ilişkileri, yalnızlık ve mutluluk düzeyine etkisi

Bu çalışma lise öğrencilerinde kısa video bağımlılığının akran ilişkileri, yalnızlık ve mutluluk düzeyleri üzerine etkisini belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı türde yapılmıştır. Araştırma 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Mamak ilçesindeki 3 farklı anadolu lisesinde öğrenim gören lise öğrencileri ile yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini 1617 öğrenci, örneklem grubunu ise 752 öğrenci oluşturmaktadır. Üç okuldan kaç öğrenci alınacağı tabakalı örneklem seçim yöntemi ile belirlenmiştir. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Kısa Video Bağımlılığı Ölçeği, Akran İlişkileri Ölçeği, Yalnızlık Ölçeği ve Mutluluk Ölçeği kullanılmıştır. Verilerinin analizinde IBM SPSS 25 paket programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerden sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Verilerin normal dağılımı çarpıklık ve basıklık değerleri üzerinden analiz edilmiştir. Verilerin normal dağıldığı bağımsız gruplarda t testi ve Oneway ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğrencilerin kısa video bağımlılığı ölçeği toplam puan ortalaması 24,63±8,01 (orta), akran ilişkileri ölçeği toplam puan ortalaması 108,92±19,40 (yüksek), yalnızlık ölçeği toplam puan ortalaması 24,40±4,38 (orta), mutluluk ölçeği toplam puan ortalaması 21,40±5,52 (yüksek) olarak belirlenmiştir. Cinsiyet, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, akademik başarı düzeyi, kısa video izleme durumu, günlük kısa video izleme süresi, kısa videoların en çok izlendiği yer ile kısa video bağımlılığı puan ortalaması arasında anlamlı fark olduğu bulunmuştur (p<0,05). Öğrencilerin kısa video bağımlılığı toplam puanı ile yalnızlık düzeyi arasında pozitif yönlü orta düzeyde bir ilişki (p<0,05), mutluluk arasında negatif yönlü yüksek düzey ilişki (p<0,05), akran ilişkileri arasında negatif yönlü yüksek düzey bir ilişki (p<0,05) bulunmuştur. Sonuç olarak öğrencilerin kısa video bağımlılık düzeyi arttıkça yalnızlık düzeyinin arttığı, mutluluk ve akran ilişkilerinin azaldığı söylenebilir. Bu bağlamda akran ilişkileri, yalnızlık ve mutluluk düzeyi üzerinde etkili olan başta kısa video bağımlılığı olmak üzere diğer faktörlerin de belirlenmesi, birbiri ile ilişkisinin araştırılması ve ilişkili olan faktörler konusunda farkındalığın arttırılmasına yönelik çalışmaların yapılması önerilmektedir.

Ergen psikiyatrisiPsikiyatrik hemşirelik
Kardelen Sultan Kayıran
Selçuk University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kanser tanısı olan bireylerin ölüm kaygısının umut ve psikolojik iyi oluş ile ilişkisi

Bu çalışma kanser hastalarının ölüm kaygısının psikolojik iyi oluş ve umut ile ilişkisini değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı (korelasyon) türde yapılmıştır. Araştırma 2024 yılında Ankara ili Yenimahalle ilçesinde bulunan bir eğitim araştırma hastanesinde tedavi görmekte olan 188 kanser hastası birey ile yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Ölüm Kaygısı Ölçeği, Sürekli Umut Ölçeği ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği kullanılmıştır. Bireylerin kişisel ve sağlık hastalık özellikleri ile ölüm kaygısı toplam puanları arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için veriler normal dağıldığı için bağımsız gruplarda t testi ve Oneway ANOVA testi (Post hoc testi: Bonferroni kullanılmıştır. Çalışmada yaş ve ölçeklerin puan ortalamaları arasındaki ilişkisiyi değerlendirmek için Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Çalışmada ölüm kaygısı toplam puanını etkileyebilecek değişkenleri değerlendirmek için backward metodu seçilerek çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre kanser hastası bireylerin ölüm kaygısı ölçeği toplam puanı 7,32±2,53 olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, kanser türü, kanser evresi, tedavi türü, sürekli umut ve psikolojik iyi oluş düzeyi ile ölüm kaygısı puan ortalaması arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur (p<0,05). Bireylerin çalışma durumu, aylık geliri ve sosyal güvence durumu ile ölüm kaygısı toplam puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Bireylerin yaş ile ölüm kaygısı toplam puanla arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0,05). Kanser hastalarının ölüm kaygısı toplam puanı ile sürekli umut düzeyi arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki (p<0,05), Psikolojik iyi oluşu ile arasında ise yine negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak bireylerin ölüm kaygısı arttıkça sürekli umut ve psikolojik iyi oluş düzeylerinde azalma olduğu görülmüştür. Bu bağlamda umut ve psikolojik iyi oluş düzeyi üzerinde etkili olan ölüm kaygısı hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilmek ve bu kaygıyı etkileyen diğer faktörlerin de belirlenebilmesi için yeni çalışmalar yapılmalıdır. Anahtar sözcükler: Kanser, Ölüm Kaygısı, Psikiyatri Hemşireliği, Psikolojik İyi Oluş, Umut

Psikiyatrik hemşirelikPsikolojik iyi oluşÖlüm kaygısı
Elif Miraç Korkmaz
Selçuk University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kanser tanısı olan bireylerin ölüm kaygısının umut ve psikolojik iyi oluş ile ilişkisi

Bu çalışma kanser hastalarının ölüm kaygısının psikolojik iyi oluş ve umut ile ilişkisini değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı (korelasyon) türde yapılmıştır. Araştırma 2024 yılında Ankara ili Yenimahalle ilçesinde bulunan bir eğitim araştırma hastanesinde tedavi görmekte olan 188 kanser hastası birey ile yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Ölüm Kaygısı Ölçeği, Sürekli Umut Ölçeği ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği kullanılmıştır. Bireylerin kişisel ve sağlık hastalık özellikleri ile ölüm kaygısı toplam puanları arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için veriler normal dağıldığı için bağımsız gruplarda t testi ve Oneway ANOVA testi (Post hoc testi: Bonferroni kullanılmıştır. Çalışmada yaş ve ölçeklerin puan ortalamaları arasındaki ilişkisiyi değerlendirmek için Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Çalışmada ölüm kaygısı toplam puanını etkileyebilecek değişkenleri değerlendirmek için backward metodu seçilerek çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre kanser hastası bireylerin ölüm kaygısı ölçeği toplam puanı 7,32±2,53 olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, kanser türü, kanser evresi, tedavi türü, sürekli umut ve psikolojik iyi oluş düzeyi ile ölüm kaygısı puan ortalaması arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur (p<0,05). Bireylerin çalışma durumu, aylık geliri ve sosyal güvence durumu ile ölüm kaygısı toplam puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Bireylerin yaş ile ölüm kaygısı toplam puanla arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0,05). Kanser hastalarının ölüm kaygısı toplam puanı ile sürekli umut düzeyi arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki (p<0,05), Psikolojik iyi oluşu ile arasında ise yine negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak bireylerin ölüm kaygısı arttıkça sürekli umut ve psikolojik iyi oluş düzeylerinde azalma olduğu görülmüştür. Bu bağlamda umut ve psikolojik iyi oluş düzeyi üzerinde etkili olan ölüm kaygısı hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilmek ve bu kaygıyı etkileyen diğer faktörlerin de belirlenebilmesi için yeni çalışmalar yapılmalıdır. Anahtar sözcükler: Kanser, Ölüm Kaygısı, Psikiyatri Hemşireliği, Psikolojik İyi Oluş, Umut

Psikiyatrik hemşirelikPsikolojik iyi oluşÖlüm kaygısı
Elif Miraç Korkmaz
Selçuk University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kanser tanısı olan bireylerin ölüm kaygısının umut ve psikolojik iyi oluş ile ilişkisi

Bu çalışma kanser hastalarının ölüm kaygısının psikolojik iyi oluş ve umut ile ilişkisini değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı (korelasyon) türde yapılmıştır. Araştırma 2024 yılında Ankara ili Yenimahalle ilçesinde bulunan bir eğitim araştırma hastanesinde tedavi görmekte olan 188 kanser hastası birey ile yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Ölüm Kaygısı Ölçeği, Sürekli Umut Ölçeği ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği kullanılmıştır. Bireylerin kişisel ve sağlık hastalık özellikleri ile ölüm kaygısı toplam puanları arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için veriler normal dağıldığı için bağımsız gruplarda t testi ve Oneway ANOVA testi (Post hoc testi: Bonferroni kullanılmıştır. Çalışmada yaş ve ölçeklerin puan ortalamaları arasındaki ilişkisiyi değerlendirmek için Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Çalışmada ölüm kaygısı toplam puanını etkileyebilecek değişkenleri değerlendirmek için backward metodu seçilerek çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre kanser hastası bireylerin ölüm kaygısı ölçeği toplam puanı 7,32±2,53 olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, kanser türü, kanser evresi, tedavi türü, sürekli umut ve psikolojik iyi oluş düzeyi ile ölüm kaygısı puan ortalaması arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur (p<0,05). Bireylerin çalışma durumu, aylık geliri ve sosyal güvence durumu ile ölüm kaygısı toplam puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Bireylerin yaş ile ölüm kaygısı toplam puanla arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0,05). Kanser hastalarının ölüm kaygısı toplam puanı ile sürekli umut düzeyi arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki (p<0,05), Psikolojik iyi oluşu ile arasında ise yine negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak bireylerin ölüm kaygısı arttıkça sürekli umut ve psikolojik iyi oluş düzeylerinde azalma olduğu görülmüştür. Bu bağlamda umut ve psikolojik iyi oluş düzeyi üzerinde etkili olan ölüm kaygısı hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilmek ve bu kaygıyı etkileyen diğer faktörlerin de belirlenebilmesi için yeni çalışmalar yapılmalıdır. Anahtar sözcükler: Kanser, Ölüm Kaygısı, Psikiyatri Hemşireliği, Psikolojik İyi Oluş, Umut

Psikiyatrik hemşirelikPsikolojik iyi oluşÖlüm kaygısı
Elif Miraç Korkmaz
Selçuk University · Institute of Health Sciences
2025
00

Other supervisors