Theses supervised by Prof. Dr. Şaban Esen

11 theses · Bartın University

Master'sOpen AccessTR

Otel işletmelerinde dış kaynak kullanımının nitel olarak değerlendirilmesi: TR 81 Bölgesinde bir uygulama

Dış kaynak kullanımı, günümüzde hemen her sektörde faaliyet gösteren birçok işletme tarafından tercih edilen çağdaş bir yönetim tekniğidir. Harvard Business Review tarafından son 50 yılın en önemli fikir ve uygulamalarından biri olarak nitelendirilen dış kaynak kullanımı, iş dünyasındaki en yeni trendlerden biri olarak öne çıkarken, çeşitli yönleriyle tartışılmaya da devam etmektedir. Bu çalışma içerisinde, yapılmış olan akademik çalışmalar ışığında dış kaynak kullanımı kavramının tanımına, dış kaynak kullanım sürecine, işletmelerin bu süreçte karşılaşabileceği fayda ve sakıncalara yer verilmiş olup, dış kaynak kullanımı uygulamasının otel işletmelerinde yaratacağı etkiler incelenmiştir. Ülkemizde Bölgelerin gelişebilmesi için bölgesel kalkınma projeleri uygulanmaktadır. Hazırlanan kalkınma projeleri ile bölgelerin zayıf ve güçlü yönleri tespit edilmektedir. Çalışmamıza TR81 kalkınma projelerinden biri olan Zonguldak Karabük ve Bartın (ZBK) yön vermiş olup, bu bölgelerdeki turizm sektöründe faaliyet göstermekte olan otel işletmelerinden turizm işletme belgeli olanlar incelenmiştir. Söz konusu otellerdeki yönetici pozisyonunda çalışan kişilerle görüşülerek bu otellerin dış kaynak kullanım durumları, temel yetkinlik farkındalığı ve dış kaynak kullanımının otele olan olumlu ve olumsuz etkilerinin otel yöneticileri açısından değerlendirilmesi ve mülakat soruları ile mevcut durumun tespiti doğrultusunda, bölgedeki otel işletmelerine çalışmamız ışığında önerilerde bulunmak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dış kaynak kullanımı; otel işletmeleri, Batı Karadeniz

Dış kaynaklardan yararlanmaOtellerTR 81 Bölgesi+2
Nadide Gizem Gürson Dolar
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsallaşma ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişki: Bartın ilinde bir araştırma

Bu çalışmanın amacı Bartın ilindeki işletme çalışanlarının kurumsallaşma algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi test etmektir. Araştırmanın örneklemesini Bartın ilindeki üç üretim ve bir kamu işletmesinde bulunan çalışanlar oluşturmaktadır. Bu işletmelerde toplam çalışan sayısı 900 olup 315 personel anketimize katılmıştır. Gerekli düzeltmeler ve hatalı anketlerin elenmesiyle analize 270 veriyle devam edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS ile analiz edildi. Ayrıca temel değişkenler ile alt bileşenler arasındaki ilişkiyi test etmek için Pearson Korelasyon yöntemi kullanılmıştır. Kurumsallaşma ve örgütsel bağlılık değişkenleri alt bileşenleri ile beraber güvenilirlik testine tabi tutulmuştur. Kurumsallık algıları ve örgütsel bağlılığın her biri için belirlenen ifadelerin ortalama değerleri hesaplanmıştır. Çalışma sonucunda kurumsallaşma ile örgütsel bağlılık arasında anlamlı bir ilişki olduğu gözlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Kurumsallaşma; Örgütsel Bağlılık; Tutum

BartınBağlılıkKurumsallaşma+1
Kadir Kalafat
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütlerde stres kaynakları, sonuçları ve yönetim teknikleri: Bartın Üniversitesinde bir araştırma

Bu araştırma işletmelerde çalışanlar tarafından algılanan stresin nedenlerini ve sonuçlarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bartın Üniversitesi' nde idari personel olarak görev yapan personellerden 150' sine ulaşılarak anket uygulanmış ve bu çalışanlara stres nedenleri ve olumsuz etkileri hakkındaki görüşlerini incelemek amacıyla toplam 36 soru sorulmuştur. Elde edilen veriler hem tanımlayıcı hem de genelleyici istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Anket verilerine, SPSS analizi uygulanarak sonuçlar değerlendirilmiştir. Yapılan anket çalışması sonucunda elde edilen veriler stresin yaş, cinsiyet ve meslek ayrımı yapılmaksızın, herkesi etkileme gücünün olduğunu kanıtlar niteliktedir. Birey için görev yapısı, yetki yapısı, çalışma koşulları, iş ortamı, iş yerindeki stres, kimlik özelliklerinin çalışan için olumsuz bir stres faktörü olduğu gözlenmiştir.

BartınStresStres faktörleri+5
Abide Uralı
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Sorumlu liderliğin çalışanların iyi olma hali/refahı üzerindeki etkileri

A leader's trait, work experience, management approaches, problem solving skills, vision and mission and interpersonal relations with employees, shareholders and stakeholders are remarkably important for the business/corporation/institution s/he is leading. With the globalization and changing management practices, the world is in an urgent need of a leadership that emphasizes social impact, dedicated to common good, response to stakeholders' and shareholders' need and act responsibly towards environment, employees and business partners. The concept of responsible leadership has been a very popular topic in the last 15 years as it has responded to all of these needs and provided practical solutions for businesses, companies and communities. In addition to all these benefits, responsible leadership plays an important role for employees. Employee well-being is directly associated with leadership approach. Therefore, this study was conducted to investigate the effects of responsible leadership on the well-being of employees. In the theoretical part of this work, leadership approaches, the concept of responsible leadership and employee well-being are mentioned. Employee well-being was explained with its sub-dimensions which are life well-being, workplace well-being and psychological well-being. In the empirical part, the data analyzed and the hypotheses were tested. In the conclusion part, the findings of the research were given. Survey method was preferred as data collection tool in the study. Administrative staff of the Bartin University constituted the universe and the participants of the study were selected by random sampling method. Questionnaires were sent to 220 personals through e-mail and 182 valid responses obtained. The data obtained from the participants, were analyzed via the SPSS program and the hypotheses were tested. In this regard, this study reflects the features of a qualitative study. As a result of the study, it was found that that responsible leadership affects overall employee well-being positively. In addition, study results revealed that there is a positive and meaningful relationship between responsible leadership and employee well-being. When taking the demographics of the participants into account, no relationship between the employees' perception of responsible leadership and well-being was found regarding monthly income, years of service, age and marital status. In terms of the educational level and gender of the participants, a significant relationship was found between the employees' perception of responsible leadership and well-being. Key Words: Responsible Leadership; Leadership; Employee Well-Being; Life Well-Being; Workplace Well-Being; Psychological Well-Being.

LeadershipLeadership modelsPsychological well being+4
Taha Çiftçi
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetim ve Organizasyon Anabilim Dalında yapılan lisansüstü çalışmaların bibliyometrik analiz yöntemiyle incelenmesi

Günümüzde yönetim ve organizasyon kavramı birçok sektörde ve akademik alanlarda önemli rol oynamaktadır. Geçmişten günümüze artan lisansüstü eğitimde birçok farklı alanda bibliyometrik analiz yönteminden faydalanılmaktadır. Nitel ve nicel yöntemler harmanlanmasıyla birçok sorulara cevap aranmaktadır. Bu çalışma ile yönetim ve organizasyon alanında yazılmış Yöktez veri tabanından 1984-2021 yılları arasında yazılmış 375 adet lisansüstü tezler içerik analizleri kullanılarak cevap aranılan sorulara farklı değişkenler ( dil, yayın dili, yayın türü, danışman türü vb.) yardımıyla cevaplanmaya çalışılmıştır. Bu çalışma sonucunda elde edilen bulgular neticesinde yayın dili, sayfa sayısı, yazarların cinsiyetleri gibi temel kriterler baz alınarak ulaşılan sonuçlar sunulmuştur.

BibliyometriBibliyometrik çözümlemeLisansüstü tezler+3
Gülbin Hilal Titiz
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Porter'ın beş güç modeli ile Bartın İli sanayi sektörünün rekabet analizi

Bu çalışma ile, Bartın'da hangi sektörlerde rekabetin daha yoğun olduğu hangi sektörlerde ise daha az yoğun olduğu tespit edilmeye çalışılacaktır. Porter'ın 5 güç modeline göre rekabetin daha az yoğun olduğu sektörler eğer sektöre giriş önünde bir engel yok ise yeni yatırımcılar için cazip bir yatırım alanı olarak dü-şünülebilir. Aksi durumda ise , yatırım yapmak için cazip değildir. Sektörde rekabetin yoğunluğunu belirleyen iki temel görüş ön plana çıkmaktadır. Bunlar; Porter tarafın-dan önerilen Fırsat/Pozisyon yaklaşımı ve Wernerfelt, tarafından ileri sürülen Kaynaklara Dayalı yaklaşım. Özetle fırsat yaklaşımı rekabet avantajının kaynağı olarak dış çere analizini ve dış çevredeki fırsatlardan yararlanmayı öneriyorken, Kaynaklara dayalı yaklaşım ise, firmanın içsel unsurlarına (temel yeteneklerine) vurgu yapmaktadır.

BartınBeş Güç ModeliEndüstri sektörü+3
İlknur Bayburtlu
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Akademisyenlerin iş yükü algısının tükenmişliklerine etkisinde COVİD-19 pandemisinin rolü

Covid-19 pandemi sürecinde eğitim, uzaktan eğitim yoluyla gerçekleştirilmeye başlamış ve bu durumda yüz yüze yapılan ders işleme yöntem ve teknikleri değişmiştir. Bu süreçte bir ders için video, canlı ders anlatımı, doküman hazırlama gibi birden fazla eğitim faaliyetinin olması, akademik çalışma faaliyetlerinin ertelenmesi, çalışma alanlarına uzak kalınması, çalışmalar için yeterli zaman bulunamaması gibi durumlarla karşılaşılmıştır. Akademisyenler hem iş yükleri hem de sürecin tedirginliği ile yoğun stres ve tükenmişlik durumu ile karşı karşıya kalmışlardır. Araştırmanın amacı; akademisyenlerin iş yükü algısının tükenmişliklerine etkisinde Covid-19 pandemisinin rolü tespit etmektir. Bu amaca yönelik akademisyenlerin iş yükü algısı ve tükenmişlik düzeyleri ve iş yükünün tükenmişlik üzerindeki etkisi pandemi öncesi ve süreci olarak ayrı ayrı tespit edilmiş ve karşılaştırılmıştır. Ayrıca pandemi sürecinde akademisyenlerin iş yükü algısı ve tükenmişlik düzeyleri ile demografik değişkenler arasında farklılık oluşturup oluşturmadığı incelenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi ve araştırma modeli olarak genel tarama ve ilişkisel tarama modeli tercih edilmiştir. Veriler araştırmacı tarafından hazırlanan ve kişisel bilgileri içeren bir anket formu ve geçerlilik ve güvenirliğini test edilmiş olan İş Yükü Algısıvi Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği toplanmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda; akademisyenlerin iş yükü algısı ve tükenmişlik duygularında Covid-19 pandemi sürecinde ve öncesine göre artış olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca pandemi sürecinde katılımcıların bazı demografik değişkenleri ile iş yükü algısı ve tükenmişlik düzeyleri arasında farklılıklar bulunmuştur. Bu çalışma Covid-19 pandemisinin akademisyenlerin iş yükü algısı ve tükenmişliğe ilişkin görüşlerindeki rolünü pandemi öncesi ve süreci olarak karşılaştırması bakımından literatüre katkı sağlayacaktır.

AkademisyenlerCOVID 19Pandemiler+4
Ayşenur Açıkel
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Fortune 500 Türkiye şirketlerinin kurumsal sosyal sorumluluğu üzerine bir içerik analizi

Günümüzde küreselleşmeye bağlı olarak meydana gelen hızlı değişimler ve toplumun bilinçlenmesi neticesinde işletmelerin kar sağlamak için mal ve hizmet üretmek dışında sadece hissedarlara değil, tüm paydaşları kapsayan geniş bir gruba karşı sorumlulukları vardır. İşletmeler hızlı değişimlerin olduğu rekabet ortamında başarılı olabilmek ve uzun vadede yaşamlarını sürdürebilmek için toplumsal fayda sağlayacak uygulamalar gerçekleştirmektedirler. Stratejik yönetim sürecinde yapılan iç ve dış çevre analizleri işletmelerin kurumsal sosyal sorumluluk açısından tüm paydaşlarını tanımalarına ve onlara karşı sorumluluklarını anlamalarına imkân vermektedir. Bu çalışmanın amacı, Fortune 500 Türkiye listesine girebilmeyi başaran işletmelerin kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımlarını misyon, vizyon ve kurumsal sosyal sorumluluk başlıkları altında ele almak, bu yaklaşımın ön plana çıkan boyutlarını gösterebilmek ve bugün gelinen noktayı stratejik bakış açısıyla ortaya koymaktır. Araştırmada Fortune 500 Türkiye listesindeki işletmelerin seçilme nedeni, Türkiye'de farklı sektörlerde faaliyet gösteren en yüksek gelire ve dolayısıyla toplumsal fayda sağlayacak kaynaklara sahip olmalarıdır. Çalışma sonucunda kurumsal web sitelerinde misyon ve vizyon açıklamalarına yer vermeyen işletmelerin sayısının oldukça fazla olması, bu açıklamaların stratejik açıdan öneminin birçok işletme tarafından dikkate alınmadığını göstermiştir. İşletmelerin misyon ve vizyon açıklamalarında kurumsal sosyal sorumluluğun boyutlarına ilişkin yapılan analizde hem ekonomik boyutun toplumu ilgilendiren yönünün, hem de sosyal ve çevresel boyutun oldukça düşük seviyelerde olduğu tespit edilmiştir. İşletmelerin kurumsal sosyal sorumluluk açıklamalarına bakıldığında ise açıklama yapmayan işletmelerin sayıca fazla olması sahip oldukları kurumsal sosyal sorumluluk bilincinin ortaya konmasında oldukça pasif kaldıklarını göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Stratejik yönetim, Misyon, Vizyon, Kurumsal Sosyal Sorumluluk, İçerik Analizi

Fortune 500Kurumsal sorumlulukKurumsal sosyal sorumluluk+2
Yeşim Turpcu
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki coğrafi işaretli ürünlerin uluslararası ticaretteki potansiyeli

Coğrafi işaretli (Cİ) ürünlerin uluslararası ticaretinden önemli ölçüde gelir sağlandığı ve bu gelirin her geçen yıl arttığı bilinmektedir. Dolayısıyla Cİ'li ürünler piyasası yerel bazda kalmayarak küresel ölçekte dikkate değer bir büyüme sergilemektedir. Türkiye kadim tarihi ve çok farklı kültürleri tek bir coğrafyada barındırması nedeniyle Cİ'li ürün zenginliği açısından dikkate değer bir konumdadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de dış ticarete konu olmuş ve olabilecek ürün potansiyelinin ne durumda olduğunu ortaya koymaktır. Bu amaçla, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan İz Sürme (Tracer) yöntemi kullanılarak, 25 Cİ'li ürün tescil sahibi, 70 Cİ'li ürün üreticisi, ihracatçı birlikleri ve diğer paydaşlar ile yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre Türkiye'nin Cİ'li ürünlerinden 2019 yılında yaklaşık 1 Milyar 821 milyon dolar ihracat gelirine sahip olduğu tespit edilmiştir. İhracattaki en yüksek paya menşe korumasına sahip Cİ'li ürünlerden Manisa Sultani Çekirdeksiz Üzümü, Malatya Kayısısı ve Giresun Tombul Fındığının sahip olduğu tespit edilmiştir. ABD, Almanya ve Fransa ise en fazla Cİ'li ürün ihraç edilen ülkeler olarak belirlenmiştir. 2010-2020 arası yaklaşık dış ticaret verileri, tescil sahibinin ürünün uluslararası ticareti ile ilişkisi ve ürünün dış ticareti yapılırken karşılanabilecek sorunlar ortaya konulmuştur. Son olarak, bu sorunların nasıl üstesinden gelinebileceğine ve Cİ'li ürünlerin uluslararası ticaretteki potansiyelinin nasıl geliştirilebileceği ile ilgili önerilere yer verilmiştir.

Coğrafi işaretlerTicaretUluslararası ticaret+1
Gökhan Demirarslan
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Üretim ve lojistikte akıllı dönüşüm kapsamında işletmelerin Endüstri 4.0 olgunluk düzeylerinin değerlendirilmesi: TR81 Bölgesinde bir uygulama

Günümüzde işletmelerin rekabetçi konumlarını korumaları ve daha üst seviyelere çıkarabilmeleri için Endüstri 4.0'ın getirdiği yeni teknoloji ve uygulamaları takip etmeleri oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, TR81 Bölgesi'nde bulunan Çaycuma, Ereğli, Alaplı, Karabük ve Bartın Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren imalat işletmelerinin üretimde ve lojistikte akıllı dönüşüm hazırlıklarını tespit edebilmek; Endüstri 4.0'a uyum sürecinde mevcut durumlarını ve Endüstri 4.0 olgunluk düzeylerini ortaya koyabilmek ve Endüstri 4.0'a uyum sağlamaya ne kadar önem verdiklerini belirleyebilmektir. Bu amaç kapsamında çalışma, TR81 Bölgesi OSB'lerinde bulunan 125 imalat işletmesinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, nicel yöntem ve nitel yöntem birlikte kullanılmıştır. Böylece, bütünleşik, karma bir yöntem tercih edilerek daha sağlıklı ve derinlikli veriler toplanması, nicel ve nitel yöntemlerin her ikisinin de avantajlarından yararlanılması, dezavantajlarının ortadan kaldırılması hedeflenmiştir. Veriler anket ve mülakat yoluyla toplanmıştır. Çalışma, TR81 Bölgesi OSB'lerinde çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren imalat işletmelerinin üretimde ve lojistikte akıllı dönüşüm hazırlıklarını tespit edebilmek; Endüstri 4.0'a uyum sürecinde mevcut durumlarını ve Endüstri 4.0 olgunluk düzeylerini ortaya koyabilmek ve Endüstri 4.0'a uyum sağlamaya ne kadar önem verdiklerini belirleyebilmek için yapılmış ilk çalışma olma özelliği taşımaktadır. Çalışma sonucunda, "organizasyon yapısı mevcut durum" ortalamasının yüksek, "kaynaklar genel mevcut durum" ortalamasının yüksek, "bilgi sistemleri genel mevcut durum" ortalamasının yüksek, "kültür mevcut durum" ortalamasının yüksek olduğu belirlenmiştir. Alt boyutlar olan "insan kaynakları mevcut durum" ortalamasının çok yüksek, "fiziksel altyapı mevcut durum" ortalamasının yüksek, "lojistik altyapı mevcut durum" ortalamasının düşük, "veri entegrasyonu mevcut durum" ortalamasının yüksek, "karar alma süreçlerinde veri kullanımı mevcut durum" ortalamasının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, işletmelerin ölçekteki ifadelere verdiğini belirttiği önem düzeyi puan ortalamalarının tüm boyutlar ve alt boyutlar için işletmenin mevcut durum puan ortalamalarından daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, yatırım maliyetinin yüksek olmasının Endüstri 4.0'ın işletmelerde kullanılmasının önündeki en büyük engel olarak değerlendirildiği belirlenmiştir. Sonuç olarak, işletmelerin aslında Endüstri 4.0'a uyum sağlamaya çok önem verdikleri ancak lojistik altyapıda Endüstri 4.0 uyumu, başında insan durmadan çalışabilen otonom makine varlığı, veritabanı yönetim sistemleri varlığı, ERP gibi kurumsal kaynak planlama yazılımları varlığı, Endüstri 4.0'ın misyon ve vizyon ifadelerinde, işletme stratejilerinde yer alması, Ar-Ge faaliyetleri, Endüstri 4.0 alanında çalışan/çalışabilecek mühendis varlığı gibi alanlarda henüz yeterli olgunluk düzeyine ulaşamadıkları ortaya konmuştur.

Akıllı fabrikalarElektronik dönüşümEndüstri 4.0+7
İlknur Asar
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

KOSGEB proje esaslı desteklerin işletmelerin örgütsel ve finansal yapı üzerine etkileri: TR81 bölgesinde bir araştırma

Türkiye ekonomisinin önemli bir bölümünü kapsayan ve ekonominin bel kemiği konumunda olan KOBi'ler, günümüz yaşantısında değişim ve rekabete kolay uyum sağlayabilen yapılar olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Ekonomik büyüklükleri ve yapılarındaki farklılaşmalara rağmen özellikle istihdam ve üretim açısında ülkeler için sundukları olanaklar hem gelişmiş hem gelişmekte olan hem de az gelişmiş ülkeler için büyük önem taşımaktadır. Bu açıdan KOBİ‟ler, ülke ekonomilerinde son derece önemli bir yere sahip olmaları nedeniyle ekonomik canlılığın da önemli bir göstergesi durumundadırlar. Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ'ler), devlet tarafından sunulan mali desteklerin ülke ekonomisine büyük katkılar sağladığı bir gerçek. Bu destekler sayesinde gerçekleşen personel alımları, istihdamı artırarak önemli bir etki yaratmaktadır. Bu olumlu etkiler göz önüne alındığında, devletin KOBİ'leri teşvik etmek ve büyümelerine destek olmak için daha fazla çaba sarf etmesi gerekmektedir. KOBİ'ler, ülke ekonomisinin temel taşlarından biridir ve onların büyümesi, genel ekonominin de gelişmesine büyük katkı sağlayacaktır. KOSGEB, kurulduğu günden bu yana girişimcilikle ilgili önemli projeler ve destekler sunmuştur. Bu destekler, birçok girişimcinin işletme kurmalarını cesaretlendirmiş ve teşvik etmiştir. Zaman içinde, girişimcilerin katma değer yaratma konusundaki farkındalıklarını artırmayı amaçlayan destek programları geliştirmiştir. Bu destek programları sayesinde, ülkemizde girişimcilik kültürünün oluşmasına önemli katkılarda bulunmuştur. Son zamanlarda, yaratıcılık, inovasyon ve girişimcilik terimleri ülkemizde yoğun bir şekilde bir arada kullanılmaya başlamıştır. KOSGEB, bugünden itibaren de değişen ve gelişen dünya ekonomisini göz önünde bulundurarak ülkemizdeki girişimcilik ekosisteminin lideri olma misyonunu sürdürmeye kararlıdır. Örgütsel yapı işletmelerin yapı taşı ve en önemli unsurlarından biridir çünkü örgüt yapısının bilgi yönetimini kolaylaştırma potansiyeli vardır. Örgütsel yapı, insanların eylemlerini nasıl koordine ettiklerini ve örgütsel hedeflere ulaşmak için kaynakları nasıl kullandığını kontrol eden resmi görev ve yetki ilişkileri sistemidir..Bu çalışmanın amacı KOSGEB desteği alan işletmelerin örgütsel değişimini incelemektir. İşletmelerin departman sayısı, örgüt yapısı, çalışan sayısı, kurumsallaşma seviyesi, finansal yapısı ve diğer faktörler baz alınacaktır.KOSGEB desteği alan işletemlerin destek almadan önce ki durumu ve sonra ki durumu detaylı bir şekilde karşılaştırılacaktır.Ve KOSGEB desteklerinden sonra örgütsel yapıda nasıl bir değişim olduğu araştırılacaktır. Bu çalışma iki teorik bir uygulama bölümünden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi Tr-81 bölgesinde ki KOSGEB desteği alan işletmelerdir.Çalışmanın ilk aşamasında KOSGEB proje esaslı destek alan işletmeler için detaylı literatür çalışması yapılacaktır. İkinci aşamada KOSGEB desteği alan işletmelerin ,işletmenin örgütsel ve finansal yapısının değişimi incelenecektir ve detaylı bir şekilde bilgi verilecektir. Üçüncü olan uygulama bölümünde ise t81 bölgesinde ki destek alan firmalarla anket çalışması yapılacaktır ve işletmelerin destek almadan önce ki ve sonra ki örgütsel ve finansal yapısı detaylı bir şekilde analiz edilecektir. Son bölümde ise literatür çalışması ve uygulama verilerine dayanılarak KOSGEB proje esaslı desteklerin işletmelerin örgütsel ve finansal yapısına etkileri üzerine etkileri ve katkıları belirtilecektir.

Dilara Akdağoğlu
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2025
00

Other supervisors