Theses supervised by Prof. Dr. Turgut Yeşiloğlu
13 theses · Çukurova University
Gama ışını uygulanarak elde edilmiş olan Robinson, Nova ve Klemantin mandarin tipleri ile Henderson altıntop tiplerinde meyve verimi, meyve kalitesi ve morfolojik özellikerin belirlenmesi
Bu çalışmada, 1989 yılında Klemantin, Nova ve Robinson mandarinleri ve Henderson altıntopu aşı kalemlerine 6 krd/saat dozunda 60Co kaynağı kullanılarak akut gama (?) ışını uygulaması sonucunda elde edilen tipler, çalışmanın materyallerini oluşturmuştur. 1991 yılında 4x3 m olarak Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Alanına dikilerek oluşturulmuş olan bu parselde M1V3 aşamasında olan 12 adet Klemantin, 10 adet Robinson, 6 adet Nova mandarini ve 26 adet Henderson altıntop genotipi bulunmaktadır. Bu genotiplerin Adana ekolojik koşullarında meyve verimi, kalitesi ve morfolojik özellikleri 2002, 2003 ve 2004 yılları boyunca incelenmiştir. Tartılı derecelendirme metodu uygulanarak bütün özellikler bakımından en olumlu sonuçları veren tipler saptanmıştır.Çalışma sonucu, 2/15, 2/21 ve 2/8 Klemantin mandarin tipleri, 4/4 ve 4/21 Robinson mandarin tipleri ve 7/19 Nova mandarin tipinin en az tohum içerdiği saptanmıştır. 6/21 Henderson altıntop tipinin ise en koyu meyve kabuk rengine sahip olduğu belirlenmiştir. Tartılı derecelendirmeye göre 1/22 ve 2/15 Klemantin tipleri, 4/4 ve 5/1 Robinson mandarin tipleri, 7/5 ve 7/15 Nova mandarin tipleri ve 5/5, 5/11 ve 6/21 Henderson altıntop tipleri en olumlu sonuçları vermiştir.? Anahtar Kelimeler: Klemantin, Nova, Robinson, Henderson, Mutasyon
Turunçgillerde ara anaç uygulamalarının uyuşmazlık ve büyüme gücü üzerine etkilerinin araştırılması
Bu araştırmada, değişik ara anaçlar kullanılarak oluşturulan kombinasyonlarda bodurluk özelliği gösteren anaçların belirlenmesi, anaç kalem ilişkilerinin incelenmesi, uyuşmazlık belirtilerinin ortaya konması amaçlanmıştır. Bu amaçla, Navelina göbekli portakalı (N) ve Kütdiken limon (K) çeşitlerinin Turunç (T) üzerine; ayrıca Turunç üzerine ara anaç olarak Flying Dragon üç yapraklısı (FD), Citrumelo 1452 (C), Star Ruby altıntop (SR), Rubidoux üç yapraklısı (R) kullanılarak oluşturulan kombinasyonlara ait bitkiler kontrollü cam seralarda yetiştirilmiştir. Bitkilerde çap ve sürgün ölçümleri aşılamalardan sonra aylık olarak yapılmıştır. Çalışmada yedi dönemde alınan bitki örneklerinde yaprak sayısı, yaprak alanı, fotosentez hızı, yaş bitki-kök ağırlığı, kuru bitki-kök ağırlığı belirlenmiştir. Bu dönemlerde yapraklarda; anaç, ara anaç altı ve ara anaç üstü kabuklarında karbonhidrat ve bitki besin elementi, tanen analizleri yapılmıştır. Aşı noktalarında boyuna kesitler IKI ile boyanarak nişasta dağılımları görüntülenmiştir.Değişik aşı kombinasyonlarının taçlandırmadan sonra, son dönemde yapılan ölçümlerde Navelina portakalında kontrole göre FD, Kütdiken limonunda kontrole göre R ara anacı en fazla bodurluk etkisi göstermiştir. Fotosentez hızı Yaz döneminde en hızlı bulunmuştur. En yüksek toplam şeker içeriği çeşit kabuklarında saptanmıştır. Bitki besin elementleri bakımından aşı kombinasyonlarının elementlerden yararlanma durumları farklılık göstermiştir. Kombinasyonların kabuk örneklerinde tanen birikimi olmadığı bulunmuştur.
Farklı turunçgil anaçları üzerine aşılı navelina göbekli portakalının demir (Fe) klorozuna toleransının fizyolojik yönden incelenmesi
Bu çalışmada 8 farklı turunçgil anacı üzerine aşılı Navelina göbekli portakalının yüksek pH'lı koşullarda demir stresine karşı gösterdiği fizyolojik tepkiler belirlenmiştir. Deneme iklim kontrollü büyüme odasında 26oC-20oC gündüz-gece sıcaklığı, 16 saat gün uzunluğu ve %60 nem koşulları sağlanarak yürütülmüştür. İklim odasında Tuzcu 31-31 turuncu, Gou Tou turuncu, Volkameriana, Antalya Kleopatra mandarini, Carrizo sitranjı, Troyer sitranjı, C-35 sitranjı ve Yerli üç yapraklı anaçları üzerine aşılı 1 yaşlı Navelina portakalları modifiye edilmiş besin çözeltisiyle 2 ay büyütülmüştür. Daha sonra demir stresi yaratmak için (-)Fe bitkilerine 10 µM FeEDTA+3 mM NaHCO3 ve 2g/l CaCO3 (pH=7.8); kontrol bitkilerine ise besin solüsyonlarına 100 µM FeEDTA (pH=6) eklenerek 5 ay süreyle uygulanmıştır. Deneme sonunda bitki boyu, yaprak sayısı, bitki taze ağırlığı, demir klorozu skalası, yaprak toplam ve aktif demir konsantrasyonları belirlenmiştir. Yaprak klorofil konsantrasyonu SPAD-502 metre; yaprak gaz değişim parametreleri (fotosentez hızı, stomal iletkenlik, yaprak terleme oranı ve yaprak su kullanım etkinliği) LCA-4 fotosentez ölçüm seti ile ve klorofil ışıma etkinliği ise Fluorpen fluorometresi ile saptanmıştır. Navelina portakalı fidanlarında incelenen bitki boyu, yaprak sayısı, bitki taze ağırlığı, toplam ve aktif demir, fotosentetik parametreler, klorofil ışıma verimi ve SPAD parametrelerinin demir stresi bitkilerinde kontrol grubuna göre azalma gösterdiği belirlenmiş ve kullanılan anaçların tolerans düzeyleri birbirinden farklılık göstermiştir.Elde edilen bulgular sonucunda, Fe stresi bakımından Tuzcu 31-31 ve Gou Tou turunçları üzerine aşılı olan Navelina fidanları çok tolerant; Volkameriana ve Antalya Kleopatra mandarini üzerindekiler orta tolerant; Carrizo sitranjına aşılılar az tolerant; Troyer sitranjına aşılılar duyarlı; C-35 sitranjı ve Yerli üç yapraklı anaçları üzerindekiler ise çok duyarlı olarak saptanmıştır.
Kimyasal seyreltme, bilezik alma, budama ve potasyum uygulamalarının star ruby altıntop çeşidinde meyve iriliği üzerine etkileri
Bu çalışmada meyve irilik problemi görülen, turunç üzerine aşılı 20 yaşlı Star Ruby altıntop çeşidinde sentetik oksin, bilezik alma, budama, yapraktan potasyum uygulaması ve bu uygulamaların değişik kombinasyonlarından oluşan toplam 10 uygulamanın meyve verim, irilik, pazarlanabilir meyve miktarı ile meyve kalitesi üzerine etkileri araştırılmıştır. Deneme Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü araştırma ve üretim parselinde, turunç anacı üzerine aşılı 8 x 8 m olacak şekilde dikilmiş Star Ruby altıntop çeşidinde yapılmıştır.Çalışmada ağaç başına düşen meyve miktarı bakımından en yüksek değerlerin Maxim (3,5,6-TPA), Citrimax (2,4-DP) ve ÇB (Çift Bilezik alma) uygulamalarında olduğu saptanmıştır (sırasıyla 605.33 kg, 601.83 kg ve 589 kg). Üretici ve ihracatçıyı doğrudan ilgilendiren en önemli faktör olarak kabul edilen pazarlanabilir meyve miktarı itibariyle öne çıkan uygulamalar ise Elle Budama (221.65 kg), Maxim (205.81 kg) ve Potasyum (190.74 kg) uygulamaları olmuştur. En düşük pazarlanabilir meyve verim miktarı ise 43.31 kg/ağaç ile kontrol örneklerinde bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Star Ruby, 3,5,6-TPA, 2,4-DP, Potasyum, Bilezik Alma
Kütdiken limonu meyvelerinde görülen çöküntü (Rumple) ile bitki besin elementleri arasındaki ilişkilerin araştırılması
Bu çalışmada Kütdiken limonu meyvelerinde görülen ?Çöküntü? (Rumple) ile bitki besin elementleri arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Mersin ilinde bulunan üç adet bahçede çöküntü simptomu gösteren ve göstermeyen ağaçların besin elementleri bakımından durumları belirlenmiştir. Çöküntünün ortaya çıkışında, yapraklarda ve meyve kabuklarında belirlenen makro besin elementlerinin birbirleriyle olan antagonistik ilişkilerinin önemli olduğu tespit edilmiştir. Özellikle K ve Mg arasındaki antagonizm dikkat çekici bulunmuştur. Yine elde edilen veriler ile çöküntü görülen ağaçlarda, çöküntülü meyvelerin %64'ünün güney ve doğu yöneylere ait olduğu saptanmıştır. Çalışmada yapılan pomolojik analizler çerçevesinde, çöküntü görülen ağaçlarda görülmeyenlere göre, meyve kabuk kalınlığının daha ince, tohum sayısı, SÇKM ve titre edilebilir asit miktarının ise daha düşük olduğu saptanmıştır.
Tınlı ve killi toprak koşullarında yetiştirilen kütdiken limon ve Washıngton navel portakal çeşitlerinde karbonhidrat ve bitki besin maddelerinin mevsimsel dağılımı ile karbonhidratların bilançoları
Bu çalışmada, Badras Ziraat İşletmelerine ait, killi ve tınlı toprak koşullarında yetiştirilen, Yerli turunç üzerine aşılı olan Kütdiken limon ve Washington Navel portakal çeşitlerinde bitki besin elementleri ve karbonhidratların mevsimsel dağılımları ile karbonhidrat bilançoları incelenmiştir.Araştırma sonucunda bitki besin elementleri bakımından organlar arasında önemli farklılıklar bulunmuştur. Kütdiken limon çeşidinde her iki toprak koşullarında dönemlerin tamamında çekirdek, yaprak ve kılcal köklerde N; çekirdek, meyve eti ve yapraklarda P ve K; meyve kabuğu, meyve eti ve kılcal köklerde Na; yaprak, kılcal kök ve normal köklerde Fe; kılcal köklerde Zn; yaprak ve kılcal köklerde Ca, Mn ve Cu yüksek değerlerde bulunmuştur. Mayıs döneminde her iki toprak koşulunda da çiçeklerde N, P, K ve Na miktarları yüksek olarak belirlenmiştir.Washington Navel portakal çeşidinde hem killi hem tınlı toprakta dönemlerin tamamında yaprak, kılcal kök ve meyve etinde N; yaprak ve meyve etinde P; yaprak, meyve kabuğu, meyve eti ve kılcal köklerde K; meyve eti, meyve kabuğu, yaprak ve kılcal köklerde Na; kılcal kök, normal kök ve yapraklarda Fe; kılcal köklerde Zn; kılcal kök ve yapraklarda Ca, Mg, Mn ve Cu yüksek değerlerde saptanmıştır. Mayıs döneminde ise iki toprakta da çiçeklerde N, P, K, Mg ve Na değerleri yüksek olarak bulunmuştur. Diğer organlar daha düşük besin elementleri içermişlerdir.Kütdiken limon çeşidinde C / N oranları her iki toprak koşullarında tüm dönemlerde anaç, kalem ve kökboğazında yüksek olarak elde edilmiştir. En düşük değerler yaprak, çiçek ve çekirdeklerde belirlenmiştir.Washington Navel portakal çeşidinde ise C / N oranları killi toprak koşullarında yüksek değerler ekim döneminde anaç, kalem, kökboğazı, dallarda ve ana köklerde; şubat döneminde kalın dal, anaç ve kalemde; mayıs döneminde kalın dal, normal dal, anaç, kalem ve kökboğazında; ağustos döneminde genel olarak dallarda, kalem ve kökboğazında bulunmuştur. Tınlı toprak koşullarında en yüksek değerler ekim döneminde normal dal, anaç ve kökboğazında; şubat döneminde kalın dal, kalem ve kökboğazında; mayıs döneminde kalemde ve kökboğazında; ağustos döneminde normal dallarda belirlenmiştir.Karbonhidrat bilançoları incelendiğinde Washington Navel portakal çeşidinde tüm karbonhidrat miktarları tınlı toprak koşullarında killi toprak koşullarından daha yüksek değerlerde bulunmuştur.Kütdiken limonunda killi toprak koşullarında mayıs ve ağustos aylarında ağacın tüm organlarındaki karbonhidrat toplamının ekim ve şubat aylarına göre daha yüksek olduğu; tınlı toprakta ise 4 ayda da ağaçlardaki karbonhidratların daha düzenli seyrettiği belirlenmiştir.
Washıngton navel portakalında farklı dönemlerde fertigasyon yöntemiyle yapılan azot uygulamalarının meyve verim ve kalitesi üzerine etkileri
Bu çalışmada Washington Navel göbekli portakal çeşidinde İlkbahar veYaz döneminde fertigasyon yöntemiyleN'un farklı zamanlarda ve dozlarda uygulanmasının meyve verim ve kalitesine etkisi araştırılmıştır. Deneme parseline yıllık uygulanacak N'nin 1/2'si ilkbahar döneminde topraktan uygulanmıştır.Geri kalan 1/2'lik N ise parsel-1'e tek seferde, parsel-2'ye üçe bölünerek, parsel-3'e beşe bölünerek ve parsel-4'e ona bölünerek verilmiştir. Çalışmada en geniş çaplı ve en ağır meyveler 77.55mm çap ve 241.36 g meyve ağırlığı ortalamaları ile N'nin Yaz döneminde tek seferde uygulandığı P1'de elde edilmiştir. Yüksek pazarlanabilme özelliğine sahip meyveler % 51.83 oran ile P1'de, pazarlanabilir meyve oranı en az olan meyveler ise %5 ile P4'de tespit edilmiştir. En düşük meyve çapı 71.18 mm ve en düşük meyve ağırlığı 183.47 g ortalamaları ile N uygulamasının ilkbahar-yaz döneminde on parçaya bölünerek uygulandığı P4'de tespit edilmiştir
Kütdiken limonunda ara anaçların bitki besin elementi üzerine etkileri
Çalışmada; Turunç Tuzcu 31-31 anacı üzerine aşılı olan Rubidoux üç yapraklısı, Flying Dragon üç yapraklısı, Sitrumelo 1452, Star Ruby altıntopu ara anaçlarının üzerine aşılanmış Kütdiken limonu ağaçları materyal olarak kullanılmıştır. Araştırmada oluşturulan bu kombinasyonlarla (anaç - ara anaç - çeşit) bitki besin element düzeylerinde meydana gelen değişikliklerin belirlenmesi ve bu anaçların ara anaç olarak kullanılma olanaklarının ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışma sonuçlarına göre kullanılan ara anaçların N, P, Mg ve Mn elementlerinin alımı üzerine istatistiksel olarak önemli bir etkisi bulunmazken K, Ca, Fe ve Zn elementleri üzerindeki etkileri önemli bulunmuştur. K ve Zn elementlerinin alım düzeyleri incelendiğinde en fazla besin elementi alımı kontrol grubunda (Kütdiken-Turunç) gerçekleşmiştir. Bu sonuca göre ara anaçlar K ve Zn alımı bakımından kontrol bitkilerinin gerisinde kalmıştır. Ancak Fe ve Ca değerleri incelendiğinde ara anaç kullanımının bu elementlerin alımı üzerinde olumlu etki yarattığı görülmüştür. Fe elementinin alımında Kütdiken - Rubidoux üç yapraklısı-Turunç kombinasyonu ön plana çıkmış ve olumlu etkide bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Turunçgiller, Bitki besin elementi, Kütdiken Limonu, Anaç, Ara Anaç, Çeşit
"Klemantin mandarini-22D x Red şadok" ve "Klemantin mandarini-22D x Rio Red Altıntopu" melezlemelerinden elde edilmiş turunçgil bitkilerinin morfolojik karakterizasyonu ve ploidi seviyelerinin belirlenmesi
Çalışmada renkli, çekirdeksiz ve farklı dönemde olgunlaşan çeşitler elde etmek için daha önce yapılmış olan Klemantin mandarini-22D x Rio Red altıntopu ve Klemantin mandarini-22D x Red şadok melezlemesiyle elde edilmiş ve araziye dikilmiş olan melez bitkilerin morfolojik karakterizasyonu yapılmış; ayrıca ploidi seviyeleri ve stomal özellikleri belirlenmiştir. Her iki popülasyonda genetik çeşitliliği belirlemek amacıyla ayrı ayrı morfolojik karekterizasyon yapılmıştır. Bunun için her bitkide 15 farklı morfolojik özellik incelenmiştir. Ayrıca, morfolojik karakterizasyon sonucu elde edilen verilerde, melezlerin populasyon içindeki benzerlik katsayısı, temel bileşenler analizi (PCA) ve kümeleme analizi yapılarak morfolojik dendogram oluşturulmuştur. Klemantin mandarini-22D x Rio Red altıntopu melezlerinde PCA analizi sonucunda 5 temel faktörün %72.01'inin tanımladığı saptanmıştır. Klemantin mandarini-22D x Red şadok melezlerinde ise PCA analizi sonucunda 5 temel faktörün popülasyon varyansının %74.11'inin tanımladığı saptanmıştır. Kümeleme analizi sonuçlarına göre, Klemantin mandarini-22D x Rio Red altıntopu melezi 72 birey içerisindeki minimum benzerlik indeksi %34.92, Klemantin mandarini-22D x Red şadok melezi 75 birey içerisindeki minimum benzerlik indeksi ise %36.30 olmuştur.
Fremont mandarin çeşidinde budama, bilezik alma, kimyasal seyreltme, potasyum ve deniz yosunu özü uygulamalarının meyve verimi ve iriliği üzerine etkileri
Bu çalışmada Fremont Mandarin çeşidinde bilezik alma, budama, potasyum uygulamaları, bitki gelişim düzenleyicileri (Dichlorprop-p, Dichlorprop-p + Amino asit, Dichlorprop-p + Potasyum) ve deniz yosunu özü uygulamalarının meyve iriliği ve kalitesi üzerine etkisi araştırılmıştır. Uygulamaların tamamında verim kontrolden yüksek olmuştur. En yüksek meyve verimi deniz yosunu özü (DYÖ) uygulamasında (129.12 kg) saptanmıştır. Bunu Dichlorprop-p (126.00 kg), Dichlorprop-p + K (125.53 kg), Dichlorprop-p + AA (123.25 kg) ve ÇB-1 (117.17 kg) uygulamaları izlemiştir. En düşük meyve veriminin ise 81.58 kg ile kontrol ağaçlarında olduğu tespit edilmiştir. Kontrol ile karşılaştırıldığında, bütün uygulamalarda meyve çap ortalamasının arttığı belirlenmiştir. En yüksek meyve çapı değerleri ÇB-1 ve DYÖ uygulanan ağaçlardan elde edilirken, en düşük çap değerleri Kontrol ağaçlarında saptanmıştır. Verim ve meyve iriliği birlikte değerlendirildiğinde DYÖ ve ÇB-1 uygulamalarının diğer uygulamalardan daha başarılı olduğu görülmektedir.
Meyer limon çeşidinde bazı seyreltici kimyasal, bilezik alma, budama ve potasyum uygulamalarının meyve verim ve iriliğine etkisi
Bu çalışmada, Turunç anacı üzerine aşılı Meyer limon çeşidinde çift bilezik alma, budama, potasyum, Dichlorprop-p, Dichlorprop-p + Amino asit, Dichlorprop-p + Potasyum, deniz yosunu özü ve 3,5,6 TPA uygulamalarının ve bunların kombinasyonlarından oluşan 10 uygulamanın meyve verim ve iriliği üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışmada ağaç başına düşen meyve miktarı bakımından en yüksek değerlerin Maxim (3,5,6 TPA) ve Dichloroprop-p+AA uygulamalarında olduğu saptanmıştır (sırasıyla 262.56 kg ve 246.57 kg). Ağaç başına düşen meyve miktarı bakımından en düşük uygulama ise Kontrol (200.38 kg) ağaçlarında olduğu bulunmuştur. Kontrol ile karşılaştırıldığı zaman bütün uygulamaların meyve çap ortalamasını arttırdığı tespit edilmiştir. En yüksek meyve çapı değerleri 3,5,6 TPA (67.54 mm) ve DP+AA (64.36 mm) uygulamasındaki ağaçlardan elde edilmiştir. En düşük çap ortalaması ise Kontrol (57.13 mm) ağaçlarından elde edilmiştir. Verim ve irilik parametreleri birlikte değerlendirildiğinde Maxim (3,5,6 TPA) ve Dichloroprop-p+AA uygulamalarının diğer uygulamalara göre daha başarılı olduğu görülmüştür.
C-22 anacı üzerine aşılı interdonato limon çeşidinde yaprak dökümünü engellemek amacı ile yapılan bitki besleme uygulamaları
Bu çalışmada C-22 anaç üzerine aşılı İnterdonato limon çeşidi bitkilerine ekim-şubat arasında meydana gelen yaprak dökümünü engellemek veya en aza indirebilmek amacı ile yapraktan farklı bitki besleme ürünleri püskürtülmüştür. Uygulamalar arasında yüksek dozda fosfor içeren " NPK (5-38-15) x 2" ve " NPK (5-38-15)" uygulamalarının yaprak dökümünü azalttığı belirlenmiştir. Ayrıca uygulamaların SPAD, P, K, Ca, Zn üzerinde istatistiksel olarak önemli etki yaptığı belirlenmiştir.
İnterdonato limon çeşidinde oksin ve bazı bitki besleme uygulamalarının yaprak dökümü üzerine etkileri
Bu çalışma, Adana'ya bağlı Salmanbeyli köyünde bulunan üretici bahçesinde 'Tesadüf Parselleri Deneme Deseni'ne göre kurulmuş anaç parselinde yürütülmüştür. Her ağaç bir tekerrür kabul edilerek 10 tekerrürlü 7 uygulama olarak yapılmıştır. C-22 (Bitters) anacı üzerine aşılı "İnterdonato" limon çeşidi bitkileri kullanılmıştır. Uygulamalar yapraklara püskürtme şeklinde gerçekleştirilmiştir. Yapılan uygulamalarda interdonato limon çeşidinde yaprak dökümünü azaltmak amaçlanmıştır. Oksin ve uygulanan bitki besleme uygulamalarının yaprak dökümü, PS II ve çoğu bitki besin elementleri (N, P, K, Ca, Mg, Mn, Fe, Cu) üzerine istatistiksel olarak farklı etki yaptığı belirlenmiştir. Uygulamalardan 2, 4-D +[ Co (%1) + Mo (%1) + N (%3) + K (%1)]'in diğer uygulamalara göre çok az da olsa yaprak dökümünü azalttığı saptanmıştır. Bununla beraber, yapılan uygulamaların yaprak dökümünü önlemek için yeterli olmadığı ve yapılan uygulamaların kapsamı dışında başka faktörlerin interdonato limonundaki yaprak dökümüne neden olduğu öngörülmüştür.