Bakım

58 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Cerrahi hemşirelerinde öz şefkat ve duygusal zekâ ile bakım algısıarasındaki ilişki

Bu araştırma; cerrahi kliniklerde ve ünitelerde çalışan hemşirelerin öz şefkat ve duygusal zekâ düzeyleri ile bakım davranış algıları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapıldı. Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı nitelikte olan araştırmanın örneklemini; cerrahi kliniklerde ve ünitelerde çalışan 209 hemşire oluşturdu. Verilerin toplanmasında; "Hemşire Tanıtıcı Özellikler Formu", "Gözden Geçirilmiş Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği (DZÖ)", "Öz Duyarlılık Ölçeği (ÖDÖ)" ve "Bakım Davranışları Ölçeği-24 (BDÖ-24)" kullanıldı. Yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak toplanan veriler; tanımlayıcı istatistikler, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), t testi, Pearson korelasyon analizi ile ölçeklerin birbiri üzerinde etkisi çoklu lineer regresyon ve anlamlı değişkenlerin etkilerinin belirlenmesi adımsal regresyon analizi kullanılarak değerlendirildi. Cerrahi hemşirelerin yaş ortalaması 34.00±7.840 yıl, %83.7'si kadın ve %78'i lisans mezunu olarak çalışmaktaydı. Hemşirelerin ÖDÖ, DZÖ ve BDÖ-24 ölçek toplam puan ortalamaları sırasıyla 33.33±14.60; 154.33±16.512; 5.25±0.553 olarak saptandı. Hemşirelerin bakım davranış algıları üzerinde çalışma şekli, çalışma biçimi, iş yaşamından ve çalıştığı cerrahi klinikten veya üniteden memnun olma durumunun etkili tanımlayıcı faktörler olduğu belirlendi. Cerrahi hemşirelerinde güven, bağlılık, saygı alt boyutları ile toplam bakım davranışı puanlarının öz sevecenlik, bilinçlilik ve paylaşımların bilincinde olma öz şefkat boyutları ile pozitif ilişkili; öz yargılama ve aşırı özdeşleşme ile negatif yönde ilişkili olduğu saptandı. Hemşirelerin duygusal zekâ puan ortalamaları ile bakım davranış algıları arasında ise pozitif yönlü ilişki olduğu tespit edildi (p<0.05). Cerrahi hemşirelerinin güvenceli, saygılı ve bağlılık çerçevesinde sunduğu bakım davranış algılarında paylaşımların bilincinde olan öz şefkatin ve duyguların değerlendirmesini sağlayan duygusal zekânın olumlu yordayıcılar arasında olduğu saptandı. Hemşirelerde paylaşımların bilincinde olma, bilinçlilik ve duyguların kullanım standart sapmasındaki artışın bilgi ve beceri boyutunda bakım davranış algılarının da pozitif yönde artışa neden olduğu belirlendi (p<0.05). Sonuç olarak cerrahi hemşirelerinin bakım davranış algılarında tanımlayıcı özellikler ile birlikte öz şefkatin ve duygusal zekânın alt boyutlarının etkili faktörler olabileceği saptandı. Bu sonuçlar doğrultusunda, bakım davranışlarını geliştirmede hemşirelerde öz şefkat ve duygusal zekâ gibi içsel güç kaynaklarına yönelik girişimler planlanması ve farklı kültürlerde ve örneklemlerde araştırmaların planlanması önerilir.

BakımDuygusal zekaHemşirelik+1
İsmail Tunç
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Diz protezi uygulanan kırılgan yaşlılarda bakım ve rehabilitasyon algısı ile iyileşme kalitesi arasındaki ilişki

Bu araştırma; diz protez cerrahisi uygulanan kırılgan hastaların ameliyat sonrası bakım ve rehabilitasyon algıları ile iyileşme kaliteleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı nitelikte olan araştırmanın örneklemini; diz protez cerrahisi uygulanan 136 hasta oluşturdu. Verilerin toplanmasında; "Hasta Tanıtıcı Özellikler Formu", Edmonton Kırılganlık Ölçeği (EKÖ); "Hasta Bakım ve Rehabilitasyon Algısı Ölçeği (HBRAÖ)" ve "İyileşme Kalitesi 40 Anketi (İKA-40) kullanıldı. Veriler yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler kullanıldı. Ayrıca ölçekler arası ilişki Pearson korelasyon analizi, ölçeklerin birbiri üzerinde etkisi ise doğrusal regresyon analizi ile değerlendirildi. Çoğunluğu (%93.4) kadın olan hastaların yaş ortalamaları 70.07±4.250 olarak belirlendi. Hafif kırılgan (8.56±1.332) olarak belirlenen hastaların HBRAÖ ve İKA-40 puanları sırasıyla; 65.59±9.573 ve 159.38+16.168 olarak saptandı. Diz protez cerrahisi uygulanan hastaların EKÖ ile HBRAÖ, İKA-40 toplam ve alt boyut puan ortalamaları arasında negatif yönlü; HBRAÖ, İKA-40 toplam ve alt boyut puan ortalamaları arasında ise istatistiksel açıdan pozitif yönlü ilişki olduğu tespit edildi (p<0.05). Hastaların İKA-40 toplam ve alt boyut puan ortalamaları üzerinde EKÖ'nün negatif; HBRAÖ ve tüm alt boyut puan ortalamalarının ise pozitif yordayıcılar arasında olduğu belirlendi. Sonuç olarak diz protez cerrahisi uygulanan yaşlı hastaların iyileşme kalitesi üzerinde kırılganlık ile birlikte hasta bakım ve rehabilitasyon algılarının etkili faktörler olabileceği saptandı (p<0.05). Bu sonuçlar doğrultusunda, hasta merkezli bakımda kırılganlık patofizyolojisine yönelik hemşirelik girişimlerinin planlanması ve kırılgan yaşlıların bakım-rehabilitasyon algılarını iyileştirici uygulamaların, hemşirelik bakım sürecinde göz ardı edilmemesi önerilir. Anahtar kelimeler: Diz protezi, Yaşlı, Kırılganlık, Bakım algısı, Rehabilitasyon, İyileşme kalitesi Tez Danışman: Doç. Dr. Gülden KÜÇÜKAKÇA ÇELİK Sayfa Sayısı:61

BakımDiz proteziKırılganlık+2
Emine Buse Yöndem
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Havaaracı bakım faaliyetlerinin dış kaynaklardan tedarik edilme sürecinde havacılık emniyetine etki eden faktörlerin tespit edilmesine yönelik bir araştırma

Günümüzde havayolu işletmeleri, bir yandan öz yeteneklerine odaklanırken diğer yandan uzmanlık alanları olmayan faaliyetler konusunda dış kaynaklara başvurmaktadırlar. Dış kaynaklardan yararlanma, hem artan bir nitelikte hem de çeşitliliktedir. Havaaracı bakımı faaliyetleri, havayolu işletmelerinin dış kaynaklardan temin ettiği hizmetlerin başında gelmektedir. Yatırım maliyetlerinin yüksek, uzmanlık ve tecrübe gereksiniminin çok fazla olduğu bakım faaliyetlerinin dış kaynaklardan temin edilmesinin en önemli amacı maliyetlerin azaltılmasıdır. Diğer yandan havaaracı bakımı emniyeti etkileyen faaliyet alanlarının başında gelmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'deki havayolu işletmelerinin havaaracı bakım faaliyetlerini dış kaynaklardan sağlamaları (DKK) halinde bu duruma özgü olarak ortaya çıkması muhtemel potansiyel tehlikelerin (hazard) neler olabileceğinin ve sebeplerinin ortaya çıkartılması amaçlanmaktadır. Emniyeti neden ve nasıl etkileyeceklerinin anlaşılması sayesinde ne gibi önlemlerin alınabileceği ortaya çıkacaktır. Bu amaçlara ulaşabilmek için nitel araştırma deseni tercih edilmiş, Türkiye bağlamında yarı yapılandırılmış görüşme, nominal grup görüşmesi (NGG) ve açık uçlu anketler aracılığıyla nitel veriler toplanarak tümevarımsal bir yöntemle analiz edilmişlerdir. Bu bağlamda, araştırmaya destek almak amacıyla Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM)'yle görüşme, Anadolu Üniversitesi'nin Sivil Havacılık Kalite Müdürü ve EYS Koordinatörü'yle ve Sunexpress Havayolu'nun EYS (Safety Management System-SMS) uzmanıyla, yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Söz konusu görüşmelerden elde edilen veriler, 17 Şubat 2014'de yapılan Nominal Grup Görüşme Tekniği (NGGT)'nin tasarımında kullanılmıştır. Veriler Türkiye'de faaliyet gösteren SHY-145 onaylı havayolu işletmeleri ve öz yeteneği havaaracı bakım faaliyetleri olan bakım işletmelerinden toplanmıştır. NGG'lerinin verileri analiz edildiğinde, havaaracı bakım faaliyetlerinin DKK'yla tedarik edilmesi sonucu havacılık emniyetini etkileme potansiyeli taşıyan 13 farklı kategori ortaya çıkmıştır. Bunlar; MRO'nun insan kaynakları, zaman baskısı, kalite/SMS (MRO), MRO örgüt/yönetim, kontrat, tesis; ekipman; çevre; iklim koşulları, iletişim, kontrol, raporlama, dokümantasyon, eğitim, otorite/mevzuat ve dış çevre kategorileridir. NGGT'ye katılamayan fakat DKK sürecini iyi bilen teknisyen ve diğer havacılık uzmanlarının da görüşlerinin alınmasının faydalı olacağı düşünülmüştür. Bu bağlamda, amaçlı örneklem kapsamında belirlenen katılımcılardan açık uçlu anket yöntemi vasıtasıyla nitel veriler elde edilmiştir. Açık uçlu anketlerden elde edilen nitel veriler tümevarımsal olarak analiz edildiğinde 3 farklı tema tespit edilmiştir. Bunlar; Fiyatın MRO işletmeleri arasında temel rekabet aracı olması, DKK'nın maliyetleri azaltma aracı olarak görülmesi ve üretim işlevinin iki işletme arasında paylaştırılması temalarıdır. Ayrıca katılımcıların söz konusu sorunlara yönelik önerdikleri çözüm önerileri, tespit edilen temalar altında gruplandırılmıştır. Her iki veri toplama yöntemi sonucunda yapılan analizlerde dikkat çeken faktörlerin insan kaynakları ve zaman baskısı temalarında yoğunlaştığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Havaaracı Bakım Faaliyetleri, Dış Kaynak Kullanımı, Havacılık Emniyeti, Potansiyel Tehlike, Sivil Havacılık Yönetimi.

BakımBakım onarımDış kaynaklardan yararlanma+4
Hakkı Bağan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum'daki asansörlerin periyodik kontrollerinin sonuçları ve asansörlerde yeni nesil güvenlik önlemleri

Bu tez çalışmasında Çorum'daki elektrikli asansörlerin 2017, 2018 ve 2019 yıllarındaki muayene raporlarının sonuçları incelenerek önemli eksiklikler grafikler halinde listelenmiştir. Periyodik kontrolün ne olduğu, neden ve nasıl yapıldığı üzerinde durulmuş, kontrollerde karşılaşılan sorunlardan bahsedilmiştir. Asansörler muayene raporlarına göre en önemli kusur ve ağır kusurlar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Kusurların neler olduğu açıklanmıştır. Asansörlerde neden bu eksikliklerin olduğu, periyodik kontrollerin neden gerekli olduğu üzerinde durulmuştur. Asansörlerdeki tehlikelerden bahsedilerek asansörlerde gerçekleşen kazalardan örnekler sunulmuştur. Yayınlanan TS EN 81-20 standardında değişen güvenlik tedbirlerinin neler olduğu, eski standarttan farklı olarak ne gibi tedbirler getirildiği hususu üzerinde durulmuştur.

AsansörAsansör sektörüBakım+4
Murat Burak Demir
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Bakım parametrelerine dayalı üretim politikaları optimizasyonu

Bakım parametreleri kullanılarak bütünleşik üretim ve bakım planlaması sonucunda bakım parametrelerinin üretim performansı üzerine etkileri,minumum üretim tamamlanma zamanlarının sağlanması ve bu zamanın sağlanması için üretim ve koruyucu bakım programının belirlenmesi, üretim süresinin azaltılması sonucunda yapılacak üretim maliyet tesarrufları vb. amaçlara yönelik olarak üretim politikaları optimizasyonu yapılmıştır. Optimizasyon çalışmalarında sezgisel yöntemlerden genetik algoritma yöntemi kullanılmıştır.

BakımBakım planlamasıGenetik algoritmalar+5
Ahmet Özdoğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Toplam verimli bakım kapsamında tesiste iyileştirme yapılacak kritik ekipman için bütçe belirleme yöntemi ve bir uygulama

Gelişmiş ülkelerde ekonomik büyüme büyük oranda verimlilik faktörünün iyileştirilmesi ile oluşur. Ülkemizde ise büyük işletmelere kıyasla KOBİ'lerin verimlilik seviyesinin çok düşük olduğu bilinmektedir. KOBİ'lerin üretkenliğini arttırmada bütçe ve maliyet önemli sorunlardır. Bu nedenle KOBİ'ler, üretim verimliliği ve ekipman bakım metodolojilerinin bütçe ve maliyet odaklı olmasını beklemektedir. İşletmelerin üretim tesislerinde makinelerin zamanla eskimesi ve değişen müşteri talepleri, üretimde darboğaza sebep olmaktadır. Bu, tesisin üretkenlik seviyesini zamanla düşürmektedir. Bu nedenle ekipmanların bakım ve iyileştirme faaliyetleri müşteri siparişlerinin daha hızlı üretilmesine uygun şekilde tasarlanmalıdır. Aynı zamanda bütçe ve maliyet odaklı olmalıdır. Bu çalışmada, bakım iyileştirme bütçesini aşmadan üretimde darboğaz oluşumunun önüne geçebilmenin ve bunu kolayca yapabilmenin yolları araştırılmıştır. Çalışma kapsamında, aşağıda belirtilen amaç, kısıt ve koşullar göz önünde bulundurularak bakım ve iyileştirme bütçesini belirlemek için bir teknik önerilmiştir. Amaç siparişlerin daha erken teslim edilmesiyle üretimin artmasını sağlamak, kısıt ise bakım-iyileştirme için ayrılan kaynağın tüm makinelere yetmemesi şeklindedir. Koşul bütçenin kısa vadede geri dönüşünü mümkün kılabilmektir. Önerilen bakım ve iyileştirme bütçesi yönteminin bir KOBİ'de uygulanmasıyla kritik ekipman için gereken optimum bütçe rakamı belirlenmiştir. İşletme, etkinlik artışını ve siparişlerin üretiminde sürelerin kısalmasını sağlamak üzere ayırdığı bu bütçenin geri dönüşünü 1 yıl gibi kısa bir sürede sağlayabilecektir.

BakımBakım onarımBütçe+3
Mehmet Fatih Yaşin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davaları

Günümüzde gittikçe yalnızlaşan insanların maddi ve manevi ihtiyaçları bakımından ölünceye kadar bakma sözleşmesine olan ilgilerinin arttığı şüphesizdir. Bu haliyle artan sözleşme kullanımı, çok çeşitli hukuki sorunlar doğurmaktadır. Tez çalışmamızda ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı olarak farklı hukuksal nedenlerle açılan tapu iptali ve tescil davaları incelenmektedir. Bu kapsamda öncelikle sözleşmenin tanımı, özellikleri, unsurları, diğer sözleşmelerle farkları, tarafları, şekli ve sona erme nedenleri incelenmekle birlikte sözleşme ortaya konulmaktadır. Akabinde bu sözleşme nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davalarının çeşitleri, davanın taraflarının kimler olabileceği ve davanın diğer hususları hakkında doktrin ve yargı kararları çerçevesinde hem teorik hem de pratik bir bakış açısıyla eleştirel bir çalışma yapılmaya çalışılmıştır.

BakımBakım hizmetleriBakım verenler+5
Mustafa Akyüz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Batı müziği üflemeli çalgı icracılarının çalgılarında karşılaştığı bakım-onarım odaklı sorunların tespiti ve çözüm önerileri

Bu tezin amacı, Türkiye'deki Batı Müziği üflemeli çalgı icracılarının çalgılarında karşılaştıkları bakım-onarım odaklı sorunları tespit etmek ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri sunmaktır. Söz konusu sorunların tespitine yönelik olarak çeşitli senfoni orkestraları, Devlet Opera ve Balesi Orkestraları, Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı Askeri Bandolar, eğitim fakülteleri, konservatuvarlar ve kent orkestralarında görev yapan doksan Batı Müziği üflemeli çalgı icracısının yer aldığı bir çalışma grubundan yararlanılmıştır. Veriler, çalışma grubundaki icracılara uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Görüşme formundaki sorular dört başlık altında yapılandırılmıştır: (i) İcracıların çalgı bakım-onarımına yönelik farkındalık ve bilgi düzeyleri (ii) Çalgılarının teknik özellikleri ile ilgili bilgi düzeyleri (iii) Bakım-onarım odaklı sorunları (iv) Bakım aksaklıklarının çalgı, icracı ve icra üzerinde yarattığı sorunlar. Toplanan veriler ağırlıklı olarak nitel yöntemle analiz edilmiş ancak gerekli noktalarda temel düzeyde nicel analizlerde yapılmıştır. Araştırmanın sonuçları, katılımcıların cevaplarının önemli düzeyde örtüşme sergileyerek alanla ilgili belli başlı sorunlar üzerinde yoğunlaştığını göstermektedir. Buna göre, icracıların büyük çoğunluğu çalgılarının bakım-onarımı ile ilgili akademik nitelikli ders almamış ve bakım-onarım konusundaki bilgilerini icra öğretmenlerinden edinmişlerdir. Katılımcıların, çalgı bakımına yönelik hazırlanmış mevcut yazılı veya görsel materyalleri yeterli bulmadıkları saptanmıştır. İcracıların çalgılarını oluşturan parçaların isimlerini tam olarak bilmediği veya farklı şekilde adlandırdığı; çalgılarının üretiminde kullanılan hammadde özellikleri konusunda bilgi eksikliklerinin olduğu tespit edilmiştir. Bunların yanı sıra, yine birçok icracının çalgılarında oluşan arızaları kendilerinin gidermeye çalıştığı; çalgıların bakım-onarımında farklı bakım malzemeleri kullandığı ve farklı rutinlerde çalgılarına bakım yaptığı/yaptırdığı bulgulanmıştır. Katılımcıların tümü düzenli çalgı bakımının icraya olumlu katkı sağladığını belirtmiştir. İcracıların çoğunluğu çalgılarında bakım aksaklıkları sonucunda arızalar oluştuğunu belirtmiştir. Örneğin, kamışlı üflemeli çalgı icracılarının en çok perdelerin takılması, güderilerin yapışması/su toplaması sorunlarını yaşadığı; bakır üflemeli çalgı icracılarının ise en çok piston/ventil/kulis takılması sorunlarını yaşadığı görülmüştür. Ayrıca icracıların tamamının çalgılarını uzun süre kullanmadıkları zamanlarda kutusunda; kısa süreli aralarda ise büyük bölümünün kutusunda veya sehpasında muhafaza ettikleri saptanmıştır. Diğer yandan icracıların yaklaşık üçte birinin çalgı kaynaklı sağlık sorunu yaşadığı tespit edilmiştir. Tespit edilen sorunların giderilmesine yönelik olarak bazı öneriler sunulmuştur. Müzik eğitimi kurumlarında söz konusu çalgıların bakım-onarımına yönelik dersler konulması; çalgı bakım onarım bölümlerinin açılarak istihdam edilecek yeni uzman eğitmenlerle öğrenci yetiştirilmesi; Türkçe yazılı ve görsel kaynakların hazırlanması, atölye çalışmaları ile icracıların bakım-onarım konusundaki bilgilerinin arttırılması gibi önerilerde bulunulmuştur. Ayrıca, Batı Müziği kamışlı ve bakır üflemeli çalgılarının günlük, haftalık, aylık ve yıllık periyotlarda yapılması önerilen bakım-onarım işlemleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

BakımBakım onarımBakım onarım sistemi+5
Levent Buğday
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık turizmi kapsamında antiaging (sağlıklı yaşlanma) uygulamaları ve yaşlı bakımı: Türkiye değerlendirmesi

Son yıllarda üzerinde önemle durulan sağlık turizmi ve beraberinde medikal turizm alanında yapılan uygulamalar ve özellikle Türkiye'de gerçekleştirilen benzer uygulamaların içinde sağlıklı yaşlanma (antiaging) ve yaşlı bakımının yeri ile bu kavramlara verilen önem araştırma kapsamında incelenmiştir.Araştırmada, gerekli bulguları elde etmek için 27 ilde otel, termal tesis ve hastanelerden oluşan toplam 284 işletme yöneticisine anket uygulanmıştır.Araştırma kapsamındaki otellerin %16,5, termal tesislerin %84,6, hastanelerin ise %24,3'ünün sağlık amaçlı yabancı turist aldığı tespit edilmiştir. Sağlık amaçlı yabancı turist almayan işletmelerde ise oteller ve termal tesisler ileriki yıllarda antiaging uygulamaları sunmayı düşünmezlerken, hastanelerin %10,6'sı antiaging konusunda ileriki yıllarda hizmet vermeyi planlamaktadırlar.Sağlık amaçlı yabancı turist alan işletme türlerinden hastanelerin antiaging uygulamalarından modern tıp uygulamalarını yoğun olarak sunduğu, otellerin ve termal tesislerin ise antiaging uygulamalar konusunda alternatif ve bütünleyici tıp ve SPA uygulamalarını hastanelere göre daha fazla sundukları görülmektedir.Araştırmaya katılan işletmelerin yabancı turistlere sağlık hizmetlerini sunarken en fazla iyi düzeyde yabancı dil bilgisine sahip sağlık personeli temin etme zorluğu ile karşılaştıkları tespit edilmiştir.Sağlık amaçlı ülkemize talep gösteren turistlerin daha çok Türklerin yoğun olarak yaşadığı Avrupa ülkelerinden geldikleri görülmektedir.Türkiye'de antiaging uygulamaların bütüncül olarak sunulduğu tesislerin bulunmadığı ortaya konmuştur. Yatırımcıların Dünya sağlık pazarında payının her geçen gün arttığı antiaging ve yaşlı bakımı konusunda bilinçlendirilmeleri gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

BakımRehabilitasyonSPA+10
Dilek Güleç
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Eve bağlı hastalara bakım verenlerin kişilik özellikleri ile sağlık algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı, Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi kayıtlarında bulunan ve evde bakım hizmeti alan hastaların bakım verenlerinin kişilik özellikleri ile genel sağlık algıları arasında bir ilişki olup olmadığının belirlenmesidir. Yöntem: Araştırmaya 2017 yılı Şubat, Mart ayları içerisinde İstanbul ilinde Pendik bölgesinde ve Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi kayıtlarında bulunan 600 evde bakım hastası arasından oranlı küme örnekleme yaklaşımına göre seçilen 86 kişinin katılmıştır. Araştırmada evde bakıma ihtiyacı olan hastaların bakım verenlerinin kendileri ve bakım verdikleri kişiler ile ilgili verileri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ile bağımsız değişkenlere yönelik bilgiler toplanmıştır. Ayrıca TIPI-10 (On Maddeli Kişilik Envanteri) ve Sağlık Algısı Ölçeği (Perception of Health) veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Betimsel ve ilişkisel tarama modelinin analizinde SPSS 23.0 programından yararlanılmıştır. Araştırmada, verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzdelik, aritmetik ortalama, standart sapma, min-max değerler, Pearson Kolerasyon, bağımsız t testi ve varyans analizi (ANOVA testi) kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada bakım verenlerin yaş ortalaması 42,3±11,3 yıl (min:25, max:58) olurken, %74,4'ü kadın ve %25,6'sının erkek olduğu saptandı. Bakım veren kişilerin %51,9'u 36-51 yaş arasında ve %54,7'si ilkokul mezunudur. Bakım verenlerin %79,8'i evli ve %72,6'sı çalışmamaktadır. Hasta ve yaşlılara bakım veren kişilerin, %61,4'nün bir sosyal güvencesi olduğu, %45,7'sinin 801-1500 Tl arasında aylık kazancı olduğu belirlendi. Bakım verenlerin %87,2'si 3 ya da daha fazla kişi ile beraber oturmaktadır. Bakım veren kişilerin %57,0'sinin herhangi bir sağlık problemi olduğu ve bu kişilerin 49 tanesinde bir ve birden çok rahatsızlık saptandı. Ayrıca bu kişilerin %44,2'si sürekli olarak bir ilaç kullandığını belirtti. Bakım veren kişilerin %27,9'u hastanın kızıydı, %69,8'i 6 saat ve üzerinde bakım verdiğini belirtirken, %38,4'ünün bakım vermesine yardımcı bir kişinin olmadığı tespit edildi. Bakım alan kişilerin %72,1'i kadın, %93,6'sı 50 yaş ve üzeri ve %74,4'nün yatağa bağımlılığı olduğu saptandı. OMKÖ ölçeği alt boyutları arasında "Duygusal dengelilik" ortalama puanı 5,96 ile en yüksek kişilik özelliği iken "Dışadönüklük" 4,28 ile en düşük olan ortalama puandır. Sağlık algısı ölçeği alt boyutları arasında "sağlığın önemi" ve "öz farkındalık" en yüksek ortala puan alan kısımlar iken en düşük sağlık algısı ölçeği alt boyutu "kesinlik" olarak saptandı. Kişilik özellikleri alt boyutlarından sorumluluk, yumuşak başlı olma ve duygusal dengelilik arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü bir ilişki saptanmıştır (p<0,05). Sağlık algısı ölçeği alt boyutlarından kontrol merkezi ile kesinlik ve sağlığın önemi arasında zayıf ve pozitif yönlü; öz farkındalık ve sağlığın önemi arasında ise zayıf ve pozitif yönlü istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmıştır (p<0,05). Sonuç: Bakım verme, hem bakım veren hem de hasta için oldukça zor ve sıkıntılı bir süreçtir. Bakım verenlerin sağlık durumlarının, bakım alanların ruhsal ve fiziksel iyi oluşlarına da etkisi olduğu düşünülmektedir. Çalışmamızda bakım verenlerin çoğunun kadın olduğu, bakım verme yükünün çok az paylaşıldığı ve bakım verenlerin kendi kronik hastalıkları olduğu gibi, bakım verme işinden ötürü ruhsal ve fiziksel sağlık sorunları yaşadıkları da görülmüştür. Çalışmamız sonucunda bazı bakım verenlerin psikolojik destek almaya istekli oldukları görülmüştür. Bu nedenle aile bakımının güçlendirilmesini sağlayacak biyolojik ve psikolojik sağlık hizmetlerin oluşturulması çok önemlidir. Anahtar Sözcükler: Eve Bağımlı Hasta, Bakım Verme, Sağlık Algısı, Kişilik

AlgıBakımBakıma muhtaç kişiler+6
Altuğ Koraltan
Doğuş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Video destekli öğretim modeli ile yapılan piyano akordu ve bakımı eğitiminin öğrenmeye etkileri

Bu araştırmada video destekli öğretim modeli ile müzik eğitimcilerine piyano akordu ve bakımı temel bilgilerinin ne yönde kazandırıldığını ortaya koymak ve müzik eğitimcilerine piyano akordu ve bakımının tanıtılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda, eğitimciler için piyano kullanımında piyanoda karşılaşılan akort sorununun çözümüne yönelik ve düzenli piyano bakım bilgisini içeren eğitim materyali hazırlanmıştır. Bu eğitim paketi piyano ile ilgili karşılaşılan sorunları çözmeye yönelik bir kaynak olması bakımından önem taşımaktadır. Piyano akort sorununun çözümüne ve düzenli piyano bakım bilgisinin kazandırılmasına ilişkin video destekli öğretim modeli ile piyano akort ve bakım öğretiminin etkililiğini saptamak amacıyla deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırma, tek grup ön test-son test deneysel desen modeline göre tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini ülkemizde MEB'e bağlı okullarda görev yapan müzik öğretmenleri, örneklemini ise ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile kendilerine ulaşılabilen ve akustik piyanoyu etkin olarak derslerinde kullanan 10 müzik öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın sonucunda uygulanan video destekli eğitim sonrasında öğretmenlerin piyano akordu ve bakımı konusundaki bilgi düzeyinin önemli ölçüde arttığı gözlenmiştir. Video destekli öğretim modeli ile Piyano akordu ve bakımı eğitimi süreçlerinin bu alana ilgi duyan müzik öğretmenlerinin dikkatini çekeceği ve mesleki gelişimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

AkortBakımBakım tekniği+7
Sezer Dinçer
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Otomotiv bakım atölyelerinde uygulamalı etüdü ve islah imkanları üzerinde bir araştırma

OTOMOTİV BAKIM ATEL YELERİNDE UYGULAMALI İŞ ETÜDÜ VE ISLAH İMKANLARI ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA (Yüksek Lisans Tezi) Selamı SA?IRO?LU GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Nisan 1996 OZ Günümüzde oto bakım atelyelerinde periyodik bakım işlemleri için çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. İnsan-makina-çevre arasındaki uyum, çalışanların performansını etkilemektedir. Bu araştırmada, oto bakım servislerinde çalışanların periyodik bakım işlemlerinde kullandıkları metodlar, işlemin mevcut durumdaki standart süresi, servisteki çeşitli dü zensizlikler ergonomik gözlem ve iş etüdü ile incelenmiştir. Otomobilin periyodik bakım için servise girmesi, bakımdan geçmesi, müşteriye teslimine kadar serviste kaldığı standart zaman (100 dakika), işçinin çalışması sıra sında zaruri ihtiyaçları için harcadığı zaman (5 dakika) tespit edilmiş ve yeni periyodik bakım kartı düzenlenmiştir. Regresyon ve korelasyon analizi yapılarak işçinin tecrübeli olmasının standart zamanı kısalttığı bulunmuştur. Oto bakım atelyelerinde standart zamanı uzatan ve işi aksatan problemler i- çin iş düzenlemesi yapılmıştır. İşçinin performansına tesir eden yorgunlukla rın azaltılması, motivasyonun arttırılması ve servisin insancıl açıdan yeni den düzeltilmesiyle işçilerin optimum daha etkili olacakları belirlenmiştir. Bilim kodu : 5000015 Anahtar kelimeler : İş etüdü, ergonomi, motivasyon, atelye Sayfa adedi : 90 Tez yöneticisi : Prof. Dr. Rasih DEMİRCİ - II-

BakımErgonomiMakine eğitimi+2
Selami Sağıroğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
DoctorateOpen AccessTR

Analitik hiyerarşi süreci metodu ile alternatif bakım stratejisi seçimi: İmalat sanayinde bir uygulama

Bakım ile ürün kalitesi arasındaki ilişki göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür. Firmaların günümüz ekonomisinde rekabet üstünlüğü sağlayabilmeleri için kaliteli malı ucuza, istenilen zamanda ve yerde bulundurmaları kritik öneme haizdir. İşletmelerin üretim süreçlerini aksatmadan müşterilerine ürünlerini zamanında teslim edebilecekleri bir bakım yöntemi belirlemek, araştırmanın temel önceliğidir. Bu bağlamda işletmelerin seçmek durumunda olduğu değişik bakım stratejilerinden işletme için en uygun olanını belirlemek üzere AHS metodunun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Öncelikle konuyla ilgili literatür taranmış ve ana kriterler ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışmadaki uygulama için belirlenen ana kriterler; maliyet, güvenlik, uygulanabilirlik ve rekabet avantajıdır. Ana kriterlerin belirlenmesinden sonra bunları daha detaylı inceleyen alt kriterler belirlenmiştir. Daha sonra bu kriterler ışığında işletmede kullanılabilecek alternatifler seçilmiştir. Bu alternatifler; Tamir-Onarım (Düzeltici Bakım), Zaman Esaslı Bakım, Durum Esaslı Bakım, Toplam Verimli Bakım ve Güvenirlik Merkezli Bakımdır. Bu alternatifler uygulama yapılan fabrikadaki ilgili personelin bilgi ve tecrübelerine dayanarak belirlenmiştir. Kriterler ve alternatifler belirlendikten sonra problemin çözümü için hiyerarşi ve ardından karşılaştırma matrisleri oluşturulmuştur. AHS metodu yardımıyla elde edilen değerler Expert Choice paket programı ile incelenmiş ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Tüm bu işlemlere göre bakım stratejileri önem derecesine göre sıralanmıştır. Çalışma sonucunda uygulama yapılan fabrika için en uygun bakım stratejisinin Toplam Verimli Bakım olduğu belirlenmiştir. Ancak fabrikanın kapasitesi, üretim alanı, kullanılan makinelerin cinsi ve diğer birçok faktöre göre en uygun bakım stratejisi değişiklik gösterebileceği de göz ardı edilmemelidir. Anahtar Sözcükler Analitik Hiyerarşi Süreci, Çok Kriterli Karar Verme, Bakım Yönetimi, Bakım Stratejisi Seçimi.

Analitik hiyerarşi süreciBakımBakım yönetimi+2
Hasan Dinç
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yatağa bağımlı olan hastalara bakım veren kişilerin depresyon düzeyi, bakım yükü ve bakım yükünü etkileyen faktörler

Bu çalışmanın amacı, yatağa bağımlı olan hasta yakınlarının depresyon düzeyleri, bakım yükleri ve bakım yüklerini etkileyen faktörlerin kişiler üzerinde nekadar etki ettiğinin araştırılması açısından önem arz etmektedir. Ek olarak, bakım veren kişinin cinsiyeti, bakım yükü ile depresyon düzeyi, bakım veren kişilerin eğitim durumu, medeni hali gibi faktörlerin etkisi araştırılmıştır. Araştırmaya İstanbul Anadolu yakasında yaşamakta olan 100 yatağa bağımlı hasta ile hastaya bakım vereni alınmıştır. Veri toplama araçları olarak Beck Depresyon Ölçeği, Zarit Bakım Verme Yükü Ölçeği, Rivermead Mobilite İndeksi kullanılmıştır. Aynı zamanda hastaların ve yakınlarının sosyo-demografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından Kişisel Bilgi Formu oluşturulmuştur. Araştırmada sosyo-demografik özelliklere göre bakıldığında; kadınların erkeklere oranla, boşanmış/dul bireylerin diğer bireylere oranla, çalışmayan bireylerin diğer bireylere oranla depresyon düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bireylerin bakım yükü ölçeğinden aldıkları puan arttıkça bireylerin depresyon ölçeğinden aldıkları puan da artmaktadır.

BakımBakıma muhtaç kişilerDepresyon+6
Şule Demirlek
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel ve fiziksel engelli çocuğa sahip ebeveynlerde algılanan sosyal destek ile bakım verme yükü arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, zihinsel ve fiziksel engelli çocuğa sahip ebeveynlerin bakım verme yükünü yordamada çok boyutlu algılanan sosyal desteğin rolü incelenmektedir. Betimsel ve ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı çalışmamızda bağımsız değişkenler algılanan çok boyutlu sosyal destek ve sürekli kaygı; bağımlı değişkenler ise zihinsel ve fiziksel engelli çocuğa sahip ebeveynlerin bakım verme yükü ve sosyodemografik değişkenlerden oluşmaktadır. Veriler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Engelliler Müdürlüğü'nde kayıtlı, Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastanelerden alınan engelli heyet raporuna sahip %40 ve üzeri engeli olan fiziksel ya da zihinsel engeli bulunan bireylerin ebeveynleri ile görüşülerek toplanmıştır. Araştırmaya 101 ebeveyn (89 anne ve 12 baba) katılmıştır. Katılımcıların yaş aralığı 26-75 arasında olup yaş ortalamaları 47'dir. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Bakım Verme Yükü Ölçeği, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Sürekli-Durumluk Kaygı Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizi Yapısal Eşitlik Modellemesi, Korelasyon Analizi ve Bağımsız Örneklemler T-Testi kullanılarak yapılmıştır. Zihinsel ve fiziksel engelli çocuğa sahip ebeveynlerin bakım verme yükünün, sadece engelli çocuğu olup sağlıklı çocuğa sahip olmama durumuna ve eğitim düzeyine göre anlamlı bir farklılık gösterirken; cinsiyete, medeni duruma, çocuğun engel türüne, sosyal güvenceye sahip olma durumlarına göre bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Zihinsel ve fiziksel engelli çocuğa sahip ebeveynlerin sürekli kaygısının cinsiyete, çocuğun engel türüne göre anlamlı bir farklılık gösterirken; medeni duruma, sadece engelli çocuk sahibi olma durumuna, sosyal güvenceye sahip olma durumuna, eğitim düzeyine göre bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Zihinsel ve fiziksel engelli çocuğa sahip ebeveynlerin algıladığı çok boyutlu sosyal desteğin, sadece engelli çocuk sahibi olma durumuna, çocuğun engel türüne, eğitim düzeyine göre anlamlı bir farklılık gösterirken; cinsiyete, medeni duruma, sosyal güvenceye sahip olma durumuna göre bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Zihinsel ve fiziksel engelli çocuğa sahip ebeveynlerin algıladıkları çok boyutlu algılanan sosyal desteğin bakım verme yükünü yordayıp yordamadığının araştırıldığı araştırma bulguları neticesinde ise çok boyutlu algılanan sosyal desteğin bakım verme yükünü yordadığı belirlenmiştir.

Algılanan sosyal destekBakımBakım verenler+7
Nalan Gönültaş
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık hizmetlerinin yönetiminde ve hasta bakımında bilgi teknolojilerinin kullanımı

Türkiye'de, bilgi ile iletişim teknolojisinin gelişimi ve bilgi teknolojilerinin ticari anlamda kullanılmaya başlanmasıyla beraber, ticari faaliyetler adına gereken belge ve bilgiler elektronik ortamlara aktarılarak; işlemlerin bu ortam içinde yapılmaya başlandığını söylemek mümkündür. Bilgi teknolojileri, bir bilginin toplanmasını, işlenmesini, bilginin saklanmasını ve gerektiğinde herhangi bir yere iletilmesini ya da herhangi bir yerden bu bilgiye erişilmesini elektronik, optik ve benzeri tekniklerle otomatik olarak sağlayan teknolojiler bütünüdür. Sağlık hizmetlerinde kalite, hizmetlerin bilimsel standart ve normlara ve kişilerin beklentilerine uygun biçimde sunulmasını ifade etmektedir. 1970 yıllarda masa üstü bilgisayarların devreye girmesi ile hastane bilgi sistemlerinde bilgisayarlı uygulamalar daha da yaygınlaşmış, hastane otomasyonu hızla yayılmaya başlamıştır. Hastane bilgi sistemleri, hastanelerin çeşitli düzeylerindeki yöneticilerine yardımcı olmak amacıyla, bilgi toplama ve bilgiyi yayma fonksiyonlarını üstlenen ve değişik kaynaklardan elde edilen verileri bütünleyebilen bir sistemdir. Bilgisayar destekli hastane bilgi sistemlerinin yönetim faaliyetlerini destekleyen bilgi sistemlerinin, finansal ve personel bilgi sistemini ile tanı ve tedavi bilgi sistemleri kapsamında hasta tedavi, hasta bakımı, laboratuar, eczane bilgi sistemi gibi alt sistemleri kapsaması gereklidir. Bununla beraber, tıbbi kayıtların bilgisayar ortamında tutulmasında veri güvenliği yanında tıbbi bilgilerin gizliliğinin de korunması gerekmektedir.

BakımBakım yönetimiBilgi teknolojisi+6
Özaydın Boylubay
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Evde bakım hizmetlerine olan ihtiyacın belirlenmesi konusunda bir araştırma

Bu araştırma evde bakım hizmetlerine olan ihtiyacın saptanarak, hastaların evde bakım gereksinimlerini ve evde primer bakım verenlerin bakım yükünü, yaşadıkları güçlükleri belirlemeye yönelik tanımlayıcı bir çalışmadır.Araştırmanın örneklemini, 1 Nisan 2011 - 31 Aralık 2011 tarihleri arasında başvuran bir kamu hastanesinde evde sağlık birimine kayıtlı nöroloji tanısı konmuş 177 hasta ve 177 primer bakım veren hasta yakını oluşturmuştur. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu ile yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin istatistiksel olarak analizinde; sayı, yüzde, ortalama dağılımları, Student t testi, Varyans analizi, Korelasyon analizi, Man Whitney U ve Kruskall Wallis testleri kullanılmıştır.Araştırma kapsamına alınan hastaların %63,8'i kadın, %59,3'ü 76 ve üstü yaş grubunda, %60,5'i bekâr, %49,2'si okuryazar olmayan, %57,6'sı ev hanımı, %92,1'i SGK olduğu, %63,3'ü 501-1000 TL arasında aylık aldığı ve %58,8'i maddi destek kaynağı olmayan,%74,6'sı kronik hastalığı olan, %72,9'u psiko-sosyal sorunlar yaşayan, %2,8'i tam bağımlı, %91,5'i yarı bağımlı, %5,6'sı bağımsızdır. Bakım verenlerin %83,6'sı kadın, %52,5'i 46 - 64 yaşlar arasında, %79,1'i evli, %47,5'i ilkokul mezunu, %63,3'ü ev hanımı, %81,9'u SGK olduğu ve %43,5'inin aylık geliri olmadığı saptanmıştır. Bakım verenlerin yükü envanteri değerlendirildiğinde en yüksek ortalama zaman bağımlılık yükü ve fiziksel yük değişkenleri de, en düşük ortalama puan ise duygusal yük değişkeninde hesaplanmıştır. BYE ve hastaların GYA'den aldıkları toplam puan ortalamaları hesaplanmış ve sosyo-demografik değişkenler arasındaki ilişki incelenmiştir. Sonucunda hastaların GYA katılma durumları arttıkça, zaman bağımlılık yükü, gelişimsel yük ve fiziksel yük azaldığı bulunmuştur. Hastaların GYA'si toplam puan ortalaması ile bakım verenlerin BYE'den aldıkları toplam puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (r= -0,041; p:0,588, p>0.05). Nedenin hasta kişilerin evdeki bakımının aile bireyleri tarafından karşılanması doğal bir bakım şekli olarak kabul edildiği düşünülmüştür.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, evde bakım hizmetleri çerçevesinde hem hasta hem de bakım verenlerin sorunlarının belirlenmesi, bakıma yönelik eğitimlerin verilmesi ve destek sistemlerinin oluşturulması gerekmektedir.Anahtar kelimeler :Evde bakım hizmetleri, Evde Sağlık, Bakım Yükü

BakımBakıma muhtaç kişilerEvde bakım hizmetleri+8
Pınar Taşdelen
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sağlık sisteminde evde bakım hizmetlerinin yeri ve İstanbul ili Beşiktaş ilçesindeki Alzheimer hastalarına evde bakım hizmetlerine yönelik bir araştırma: Anket uygulaması

Sağlık sistemlerinde, her ülke kendi tarihini, kültürünü, ekonomik kalkınmasını ve ülkesindeki baskın politik ideolojiyi yansıtan bir ulusal sağlık sistemine sahiptir. Türk Sağlık Sistemindeki gelişmeler özellikle liberal politikaların sağlık alanındaki yansımaları ile ?Sağlık Reformu? ve ?Sağlıkta Dönüşüm? programları değişim sürecini başlatmıştır. Özellikle Cumhuriyet sonrası dönemde daha belirgin bir hal almıştır. Sağlık sisteminin disiplin altına alınmasıyla kaynak dağılımını düzenli hale getiren planlamalar yapılmış ve uygulamaya konulmuştur. Bu kapsamda nüfus değişimi de sağlık politikalarının belirleyicisi olmuştur. Dünyadaki demografik değişimler sonucunda yaşlılık, özürlülük ve kronik hastalıkların artmasıyla, yaşam kalitesini iyileştirmeye yönelik talepler belirmiştir. Buna bağlı olarak sağlık hizmetlerinin yeniden yapılandırılmasına gerek duyulmuştur. Bu taleplerden biri olan evde bakım hizmetleri, son yıllarda artan oranda sağlık ve sosyal bakım sistemi içinde yer almaya başlamıştır. Artan yaşlı nüfusla beraber Alzheimer hastalığındaki oranın yükselmesi dikkat çekmiştir. Ülkemizde de Alzheimer hastalığının nüfus yapısına bağlı olarak arttığını söylemek mümkündür. Alzheimer hastalarının bakım gereksinimlerinin belirlenebilmesi ve sorunlarının tanılanabilmesi için İstanbul ili Beşiktaş ilçesindeki Aile Sağlığı Merkezlerinde ve Etiler Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde kalan Alzheimer hastalarına anket uygulaması yapılarak kişilerin bağımlılık düzeyleri belirlenmiştir. Araştırma grubundaki kişilerin kamudan yararlanmadıkları halde hastalığın ilerleyen evrelerinde bağımlılık düzeyinin artmasıyla, evde bakım hizmeti için kamu kurumunu tercih ettikleri belirlenmiştir.

Alzheimer hastalığıBakımBakım yönetim sistemi+3
Ebru Kelleci Kahraman
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Elektro-mekanik aktüatörler için Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) kullanılarak Güvenilirlik Tabanlı Bakım Analizi (RCM) uygulaması

Bu tez kapsamında güvenilirlik tabanlı bakım analizi aşamalarından biri olan Kritiklik Analizi aşamasında mevcutta kullanılan yöntemlerden farklı olarak; her bir hata modu için AHP yöntemi ile kritiklik sınıflandırılması için yeni bir model önerilmiştir. Bu yeni AHP modeli kullanılarak her bir hata modu kendi içerisinde değil, sisteme etkileri açısından (maliyet, güvenilirlik, kullanılabilirlik, kritiklik ve üretim) değerlendirilebilmiştir. Önerilen AHP yöntemi ile daha kullanışlı bir kritiklik sınıflandırılmasının yapılabileceği gösterilmiştir. Tez kapsamında; özellikle savaş uçakları için kritik öneme sahip olan sistemlerden biri olan Elektro-Mekanik Aktüatörler (Electro-Mechanical Actuators- EMA) için yeni önerilen AHP yöntemi kullanılarak kritiklik sınıflandırmasına dayalı bir güvenirlik tabanlı bakım analizi uygulaması sunulmaktadır. Elektro-Mekanik Aktüatörler uçak üzerinde gerçekleştirdiği fonksiyonlar (dahili silah yuvaları kapıları, iniş takımı kapıları, havadan havaya yakıt ikmali kapıları v.s.) gereği kritik öneme sahiptirler. Elektro-mekanik aktüatörlerin sık arıza gösterdikleri motor ve elektrik/elektronik hatalarının kritiklik analizi için yeni bir yöntem olarak AHP önerilmiş ve uygulama sonucunda elektro-mekanik aktüatörler için belirlenen A ve B sınıfı parçalar için planlı bakım öneri sistemi de geliştirilebilmiştir.

Analitik hiyerarşi süreciBakımElektro-mekanik aktüetörler+3
Deniz Can Doğan
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Evde bakım hizmeti alan yaşlıların yaşam kalitesi ve kaygı düzeyinin incelenmesi: Ankara Büyükşehir Belediyesi örneği

Dünyada bakım desteğine ihtiyaç duyan yaşlı bireylerin sayısının her geçen gün artması ile birlikte yaşlılara yönelik bakım hizmetlerine olan ihtiyaç da önemli derece artmaktadır. Bu araştırmada, Ankara Büyükşehir Belediyesi örneğinde evde bakım hizmetleri alan yaşlıların yaşam kalitesinin ve kaygı düzeyinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma deseni ile gerçekleştirilen bu çalışmanın araştırma örneklemini, 1 Mart - 30 Nisan 2021 tarihleri arasında Ankara Büyükşehir Belediyesi Yaşlı Hizmet Merkezinden evde bakım hizmeti alan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 60 yaş üstü 103 yaşlı birey oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Soru Formu, Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Modülü (WHOQOL-OLD) ve Geriatrik Kaygı Ölçeği (GKÖ) kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22 programı ile analiz edilerek yorumlanmıştır. Bu çalışmanın katılımcıları çoğunlukla ilkokul mezunu (%62,1) kadınlardan (%78,6) oluşmaktadır. Katılımcılar çoğunlukla (%38,8) kardiyolojik hastalıklara ve fiziksel hastalıklara (%23,3) sahiptir. Evde bakım hizmetlerinden en çok sağlık hizmetini (%44,7) alan katılımcıların tamamına yakını (%93,1) aldığı evde bakım hizmetlerinden memnundur. Bununla birlikte katılımcılar aldıkları evde bakım hizmetlerinin niteliğinin arttırılmasını, temizlik hizmetlerinin sıklaşmasını ve boş zamanlarını geçirebilecekleri merkezlerin açılmasını talep etmektedir. Katılımcıların yaşam kalitesi ve geriatrik kaygı düzeyi düşüktür. Gelir durumu ve eğitim düzeyi arttıkça bireylerin yaşam kalitesi de artmaktadır. Herhangi bir kronik hastalığa sahip olmayan katılımcıların yaşam kalitesi hastalığı olanlara göre daha yüksektir. Daha yaşlı, kalp hastalığı bulunan ve birileri ile birlikte yaşayan katılımcıların kaygı düzeyleri daha yüksektir. Temizlik hizmeti alan yaşlı bireylerin kaygı düzeyi daha yüksek iken psikolojik destek hizmeti alanların kaygı düzeyi daha düşüktür. Araştırma bulguları, sayısı gittikçe artan evde bakım hizmeti alan yaşlı bireylerin yaşam kalitesinin arttırılmasında ve kaygı düzeylerinin azaltılmasında Ankara Büyükşehir Belediyesi Yaşlı Hizmet Merkezi tarafından verilen evde bakım hizmetlerinin geliştirilmesinin önemini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Yaşlılık, yaşlı birey, evde bakım hizmeti, yaşam kalitesi, geriatrik kaygı.

AnkaraAnkara Büyükşehir BelediyesiBakım+7
Elif Büşra Yüksel
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Makine öğrenmesi teknikleriyle yazılım uyum metriklerinin tahmini

Günümüzde yazılıma olan ihtiyaç arttıkça, oluşturulan yazılımların kalitesini ölçmek de gerekli hale gelmiştir. Yazılım kalitesini ölçmek için literatürde çeşitli metrikler bulunmaktadır. Bu metriklerin bazıları sınıf bazında ölçüm yapmaktadır. Sınıflar nesne yönelimli programlamanın temel birimleridir. Sınıflarda bulunan metotların ve özniteliklerin birbiri ile uyumunu ölçen uyum metriği yazılım kalitesine doğrudan etki etmektedir. Uyumun temel amacı her sınıfın tek bir amaca hizmet etmesi gerektiği kuralını sağlamaktır. Sınıflar gerçekleştirim aşamasında uyuma dikkat edilerek oluşturulduğunda, bakım onarım aşamasında her amaç için tek bir sınıfa bakılacağından zaman ve maliyet açısından fayda sağlanacaktır. Literatürde yazılımın uyumunu ölçen birçok metrik ve araç bulunmaktadır. Her metrik farklı yöntemlerle ve farklı konuları dikkate alarak uyumu hesaplamaktadır. Uyumu hesaplamak için her ne kadar araç kullanımı yaygın olsa da araç kullanmak zaman ve maliyet gerektiren bir durumdur. Ayrıca araçların deneme versiyonları ile istenilen tüm metriklere her durumda erişilemeyebilir. Bildiğimiz kadarıyla şu ana kadar, yazılım uyum metriklerini makine öğrenmesi teknikleri ile tahmin etmeye çalışan herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada Lack of Cohesion in Methods (LCOM2), Tight Class Cohesion (TCC), Loose Class Cohesion (LCC) ve Low Level Design Class Cohesion (LSCC) uyum metrikleri Rastgele Orman (Random Forest), REPTree, K En Yakın Komşu (K Nearest Neighbor – KNN), Doğrusal Regresyon (Linear Regression), Çok Katmanlı Algılayıcı (Multilayer Perceptron – MLP) ve Destek Vektör Makinesi (Support Vector Machine – SVM) yöntemleri kullanılarak tahmin edilmeye çalışılmıştır. Bu sayede uyum metriği daha hızlı ve kolay bir şekilde elde edilebilmektedir. LCOM2 metriği 0 ve 1 arasında normalize edilmediği için LCOM2 metriğine ait veri kümesine normalizasyon işlemi ve aykırı/uç değer analizi yapılmıştır. Bu işlemlerden sonra elde edilen analiz sonuçlarının tamamı verilmiştir. Alınan sonuçlara göre en iyi performanslar, LCOM2 metriği için uç değer analizinden sonra 5,080 hata değeri, normalizasyon işleminden sonra 0,079 hata değeri KNN algoritması kullanılarak, TCC için 0,231 hata değeri KNN algoritması kullanılarak, LCC için 0,259 hata değeri REPTree algoritması kullanılarak ve LSCC için 0,149 hata değeri REPTree algoritması ile elde edilmiştir.

BakımMakine öğrenmesiUyumsuzluk+1
Elif Nur Haner Kırğıl
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde bakım planlaması ve arıza analizi: Bir uygulama

Üretilen ürünlerin sayısının ve kalitesinin artması, verilen hizmetlerin çokluğu ve çeşitliliği, ürün veya hizmet üreten şirketlerde tamir bakım planlamalarını daha önemsenmesi gereken noktalara getirmektedir. Kaynakların özellikle sermayelerin belli düzeyde oluşu, işletmeleri yeni yatırımlar yapılmasından çok, mevcut ekipmanların kullanım kapasitelerinin artırılmasına ve üretim bandındaki sistemlerin verimlerinin arttırılıp kayıpların azaltılmasına doğru yönlendirmektedir. Her cihazdan doğru verim alınırsa kayıpların önüne geçilebilir ve yoğun üretim temposuna ulaşılabilir. Yüksek miktarda üretim yapan şirketlerde bir makinenin bile durması zincirleme reaksiyonlara ve durmalara dolayısıyla emek ve para kaybına neden olabilir. Bu nedenledir ki şirketler, üretimin zamanında ve doğru biçimde yapılması, hizmetin zamanında ve istenen kalitede gerçekleştirilmesi için ve bunları gerçekleştirirken planlanmamış maliyetlerle karşılaşmamak adına planlı bakım stratejileri uygulamalıdırlar.Bu çalışma da amaç; işletmelerdeki bakım planlamasının önemini vurgulamak ve uygulama yapılan işletmedeki sayısal veriler vasıtasıyla bakım planlamasının daha düzgün ve verimli çalışmasını sağlamak amacıyla durum analizi ile işletme performansını izleyip iyileştirmelerin yapılmasını mümkün kılmaktır. Uygulama bölümünde işletmedeki bakım ve arıza verileri son üç yıl bazında incelemek süretiyle analizler yapılmıştır.

Arıza analiziBakımBakım onarım+1
Levent Dönmez
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Altı sigma ve bakım uygulamalarının bütünleştirilmesi: Bir sanayi kuruluşunda uygulanması

Üretim yönetimine odaklanarak şirketlerin karlılığına etki eden iki yöntem olarak Altı Sigma ve Toplam Üretken Bakım felsefeleri, günümüzde bakım yönetiminin etkinliğini arttırarak şirketlerin karlılığına etki edebilmektedir. Altı Sigma, 80'li yıllarda Motorola şirketinde geliştirilmiş olan ve verileri kullanarak daha iyi çözümlere ulaşan bir kavramdır. TPM ise örgütün tüm seviyelerinden çalışanların aktif katılımıyla, verimlilik kayıplarını üretim sisteminin ömrü boyunca ortadan kaldırmayı hedefleyen bir kavramdır. Bakım yönetimi, uzun yıllardır üretim şirketlerinin üzerinde durduğu bir kavramdır. Bakım yönetiminde Altı Sigma ve TPM uygulamalarının birlikte kullanılması literatürde çok karşılaşılan bir durum değildir. Bu felsefelerin birleştirilerek kullanılması soncunda, sanayi şirketlerinin bakım uygulamalarında, daha az maliyetli ve daha az hata ortaya çıkaracak bir bakım sistemini kurmak mümkün olabilecektir. Bu çalışmada, Altı Sigma Bakım (SSM) felsefesinin Türkiye sanayisinde uygulanabilirliği incelenmiştir. Dünyada Altı Sigma Bakım uygulamalarıyla ilgili az sayıda çalışma bulunmaktadır. Türkiye'de ise SSM sisteminin uygulamasına hem literatürde hem de sanayide rastlanmamaktadır. Bu uygulama ile bakım yönetim süreçlerinde TPM uygulamalarının yanında, Altı Sigma felsefesinin de kullanılabileceğini göstermek hedeflenmiş ve gerçekleştirilen uygulama ile sektöre yol göstermek amaçlanmıştır. Ayrıca, geliştirilen modelinin performansını değerlendirmek üzere bir performans ölçüm sistemi oluşturulmuştur. Oluşturulan performans ölçüm sistemi ile uygulanan bütünleşik sistemin, bakım yönetiminin etkinliğini gerçekten arttırıp arttırmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonucunda, bakım yönetimi için geliştirilen model, işletmeninin bakım bölümünde önerildiği şeklide hayata geçirilmiş ve performans ölçümü gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen SSM modeli uygulaması ve bu modelin performans düzeyinin ölçümü neticesinde, işletmedeki bakım uygulamalarının sigma seviyesinin arttığı tespit edilmiştir. Bu artışın ise Alt Sigma ve TPM uygulamalarının ayrı ayrı etkileriyle değil, bu iki felsefenin birlikte yarattığı bütünleşik yapının etkisiyle ortaya çıktığı belirlenmiştir.

Altı sigma yöntemiBakımBakım yönetimi+3
Çağrı Keleş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk ve aile sorunları kapsamında, 13-18 yaş grubu çocukların bakım modellerinin karşılaştırılması

Hızlı kentleşme, göç ve sanayileşme ile yeni yaşam biçimleri ve değerleri oluşmuştur. Tüm bunların bir sonucu olarak oluşan; yoksulluk, işsizlik, ebeveyn hastalıkları, çocuğa yönelik ihmal ve istismar, aile kurumunun dağılması ve parçalanması gibi durumlara bağlı olarak korunmaya muhtaç çocuk sayısı ülkemizde günden güne artmaktadır.Korunmaya muhtaç çocuklar için tüm dünyada da kabul görmüş en eski bakım modeli; ülkemizde SHÇEK tarafından yürütülen kurum bakımıdır. Yapılan pek çok araştırma, kurum bakımının çocuklar üzerinde yarattığı olumsuz etkileri ortaya koymaktadır. Bunun bir sonucu olarak, ülkemizde de son yıllarda politika ve mevzuat değişikliğine gidilerek; aile odaklı çalışmalar ile kurum bakımındaki çocukların öz aileleri yanlarında bakımlarına hız verilmiştir. Bu sayede önemli bir çocuk grubu kurumdan, aileleri yanına kazandırılmıştır.Bu araştırmada, çocuk ve aile sorunları kapsamında 13-18 yaş arasındaki farklı bakım modellerine sahip çocukların/gençlerin; sosyal, duygusal, davranışsal ve psikolojik özellikleri karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Örneklem; farklı bakım modeline sahip üç ayrı grup çocuklardan/gençlerden oluşmaktadır. Örneklemden elde edilen bulguların istatistiksel analizi sonucunda; kurum bakımından aile yanında bakıma doğru çocuklarda olumlu davranışlar artarken, ruhsal sorunlarının azaldığı, kurum bakımındakilerin sunulan hizmetler ile ortamlarından memnun oldukları, diğer çocuklara göre sinirli ve kararsız bir yapıda oldukları, buna karşın gelecek endişelerinin düşük olduğu, sağlıklı aile ortamındaki çocukların diğerlerine göre olumlu davranışlara sahip olduğu belirlenmiştir.Bu bağlamda, çocukların psiko-sosyal gelişimleri için sağlıklı aile ortamlarının gerekliliği, çocukların davranış sorunlarının çözümlenmesi ve önlenmesine yönelik tedbirlerin öncelikle aileden başlayarak alınmasının gerekliliği tespit edilmiştir. Ayrıca ailenin ekonomik ve sosyal problemlerinin çözümlenmesi için gerekli psiko-sosyal desteğin sağlanmasının önemi bu araştırmayla bir kez daha ortaya konulmuştur.Anahtar Sözcükler: Aile, Bakım Modeli, Korunmaya Muhtaçlık, Kurum Bakımı, Davranış Sorunları.

AileAile içi ilişkilerBakım+6
Fahri Kocaoğlu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00

Related subjects