Aile planlaması

Bu konu başlığı altında 56 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kontraseptif yöntem kullanımının bireyin cinsel fonksiyonuna etkisi

Bu araştırma, kontraseptif yöntemlerin bireylerin cinsel fonksiyonuna etkisini belirlemek amacıyla kesitsel olarak gerçekleştirildi. Bu çalışma İstanbul Avrupa Yakasında bir Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Kadın Hastalıkları Polikliniğine başvuran evli kadınlar arasından çalışma kriterlerine uyan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 350 kadın ile aynı hastanenin Göz Polikliniğine başvuran evli erkekler arasından çalışma kriterlerine uyan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 150 erkek olmak üzere toplamda 500 kişi ile gerçekleştirildi. Araştırmanın verileri; Tanıtıcı bilgi formu, Kadın cinsel işlev ölçeği (FSFI), Uluslar arası elektril işlev formu (IIEF) kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde; frekans, yüzde, ortalama, standart sapma gibi tanımlayıcı istatistikler ile Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testleri kullanıldı. Araştırmaya katılan kadınların %45,7' sinin 29-39 yaş arasında, % 75,4'ünün ilk ve orta öğretim mezunu, erkeklerin %56,7'sinin 29-39 yaş grubunda, %68,6'sının ilk ve orta öğretim mezunu olduğu saptandı. Kadın cinsel işlev ölçeği toplam puan ortalaması 18,28 ± 3,87 olup, kadınların %89,7'sinde cinsel işlev bozukluğu olduğu belirlendi. Erkeklerin Uluslar Arası Erektil İşlev Formu puanı ortalaması 61,40  13,38 olup, puan ortalamasına göre erkeklerde erektil disfonksiyon olmadığı belirlendi. Kadınların en az üç ayda çift olarak kullandıkları kontraseptif yöntemin en fazla %29,4 ile geri çekme, erkeklerin ise %38,7'i le kondom olduğu belirlendi. Kadınların %82,3'ü, erkeklerin ise %83,3'ü kullandığı yöntemin cinsel yaşamını olumlu yönde etkilediğini ifade etti. Geri çekme yöntemini kullananlarda kadınların uyarılma durumu, aylık iğneyi kullananlardan yüksek bulundu. Erkeklerde ise kondom ile korunanların cinsel istekleri, geri çekme ve eşleri mini hap kullanan erkeklerden yüksek bulundu. Çalışmada modern yöntemleri kullanan kadınların geleneksel yöntem kullananlara göre cinsel istek, uyarılma, doyumlarının daha iyi, ağrılarının daha az olduğu, geleneksel yöntem ile korunan erkeklerin cinsel isteklerinin modern yöntem ile korunan erkeklerden yüksek olduğu saptandı. Kadınların yaş, eğitim durumu, eş eğitimi, çalışma durumu, aile yapısı, en uzun yaşadığı yer, eş ile iletişimin, cinsel ilişki sıklığının, eşi ile cinselliği konuşabilme durumunun, kullanılan kontraseptif yöntemin ve kontraseptif yöntemden memnuniyet durumunun cinsel xiii fonksiyonlarını etkilediği belirlendi. Erkeklerin eş eğitiminin, eş ile iletişiminin, cinsel ilişki sıklığının, eşi ile cinselliği konuşabilme durumunun, kullanılan kontraseptif yöntemin ve kontraseptif yöntemden memnuniyet durumunun cinsel fonksiyonlarının etkilediği belirlendi. Anahtar Kelimeler: Kadın cinsel fonksiyonu, erkek cinsel fonksiyonu, kontraseptif yöntemler, FSFI, IIEF

Aile planlamasıCinsel birleşmeCinsel işlevler+4
Damla Alkan
Bezmialem Vakıf University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

TCDD 6. Bölge Baş Müdürlüğü personel ve eşlerinin aile planlaması yöntemlerine ilişkin bilgi, görüş ve eğilimleri

ABSTRACT Turkey's population is one of the rapidly growing population in the world and the health conditions is one of the most important problem of social life. For improving the health conditions the population growth must be strictly controlled. With using family planning programs, the growing of the population can be easily controlled. Among these programs the use öf effective and modern contraception is necessary and which is closely related to educational level. As the educational level rises, families have less children and to bring up them under better conditions. Family planning programs should not only aim at increasing the use of modern methods; they should also focus on the correct use of these methods. This study was planned and carried out in order to determine the knowledge, sight and tendency on family planning methods for the personel and personels wife living in TCDD 6 th region, In addition to this, the reasons of not to handle contraceptives, the relations of not to handle contraceptives, the relations of these reasons with demographic factors and the knowledge about the surgical contraception was studied. Type of study was intervention and sample (515) was randomly selected out of personel and personels wife living in TCDD 6 th regron, from Konya to Nusaybin. Data was collected through interviews and questionnaires, in order to realize the aim of study and the results were classified under four groups, which are as fal lows, 1- Personal knowledge, 2-Family planning knowledge before marrige and during marrige, 3-Tendency to family planning methods in future, 4-Knowledge, srght and tendency about family planning services which given in TCDD 6 th Regroval Health Directorate As a result it was shown that an incrase in the use of modern coutraceptive meth ods Is possible by using suitable educational programs and by giving consultution services in heath directorates.

Aile planlamasıNüfusPlanlama
Neşe Kayrın
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1996
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli kadınların aile planlaması yöntemleri hakkında bilgi düzeylerinin ve davranışlarının değerlendirilmesi

Bu araştırma evli kadınların aile planlaması yöntemleri hakkında bilgi düzeyleri ve davranışlarını değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak tasarlanmıştır. Araştırma Irak'ın Dhi Qar Valiliği, Al-Rifai İlçesi'ndeki birinci basamak sağlık merkezlerinde 01.04.2022-01.07.2022 tarihleri arasında 154 evli kadın ile yürütülmüştür. Kullanılacak anket maddelerinin anlaşılabilirliğini test etmek için dâhil edilme kriterlerine uyan 20 evli kadın ile ön uygulama yapılmıştır. Veri toplama işlemi araştırmacı tarafından yüz yüze yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre kadınların %26'sı 30-34 yaş aralığında, %57,1'i lise mezunu, %58,4'ü ev hanımı, %53,2'sinin geliri gidere eşit, %48,1'i ilçede yaşamakta, %64,9'unun 1-5 arası sayıda çocuğa sahip, %48,1'inin 1-5 yıl arası evli oldukları tespit edilmiştir. Kadınların %65,6'sının aile ‎planlaması yöntemi kullandığı ve aralarından %13,6'sının rahim içi araç, %38,3'ünün hap ve %11,7'sinin enjeksiyon ‎yöntemlerini kullandıkları saptanmıştır. Kadınların yaş, eğitim seviyesi, gelir arttıkça aile planlaması bilgi düzeyinin artış gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Ayrıca ev hanımlarının çalışanlara, ilçede yaşayan kadınların şehir merkezinde yaşayanlara ve çocuk sayısı fazla olan kadınların diğerlerine göre aile planlaması hakkında daha az bilgiye sahip oldukları belirlenmiştir. (p<0,05). Bu sonuçlar doğrultusunda, toplumun üreme sağlığı konusundaki bilgi seviyesini yükseltmek için aile planlaması ile ilgili yenilikçi, kapsamlı, eğitici programlar geliştirilmeli, bu programlara mümkün olduğunca çok kadının katılımının sağlanması hedeflenmelidir.

Aile planlamasıBilgiBilgi düzeyi+2
Marwah Husseın Alı Alhameedawı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Jinekoloji polikliniğine başvuran kadınların kullandıkları aile planlaması yöntemleri ile vajinal enfeksiyon sıklığı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma Jinekoloji polikliniğine başvuran kadınların kullandıkları aile planlaması yöntemleri ile vajinal enfeksiyon sıklığı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı olarak yapılan bu araştırma, Ankara ilinin Kızılcahamam Devlet Hastanesi'nde jinekoloji polikliniğine başvuran ve çalışma kriterlerine uyan 204 kadınla yürütülmüştür. Veriler,05.12.2022-31.05.2023 tarihleri arasında "Tanıtıcı Bilgi Formu" ve "Genital Hijyen Davranışları Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans analizi (sayı, yüzde, ortalama), Bbağımsız iki örnek t-testi, Mann Whitney U testi, Kruskall Wallis H testi, Dunn testi, Duncan testi ve Spearman'srho korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Bu araştırmada kadınların yaş ortalaması 35,0 ± 8,10 bulunmuştur. Araştırmada kadınların %37,2 ile büyük bir kısmının lisans ve üzeri eğitim aldıkları ve %42,1'inin ev hanımı oldukları belirlenmiştir. Kadınların %38,7'sinin son bir yıl içinde aile planlaması yöntemi olarak kondom kullandıkları, %67,2'sinin kullandıkları AP yönteminin etkin olduğunu belirttikleri ve %33,3'ünün kullandıkları AP yönteminin güvenilir olduğunu düşündükleri saptanmıştır. Kadınların kadınların %60,8'inin anormal vajinal akıntı yaşamadığı, 50'sinin arada sırada anormal vajinal akıntı yaşadığı ve %87,3'ünün şuan vajinal enfeksiyon geçirmediği saptanmıştır. Araştırmaya katılan kadınların genital hijyen davranışları puan ortalaması 95,7±9,1'dir. Bu çalışmada kadınların eğitim düzeyinin, istemeden gebelik deneyimi yaşanma, daha önce AP yöntemi yöntemini kullanıp bırakma ve şuan vajinal enfeksiyon yaşama durumunun genital hijyen davranışlarını etkilediği belirlenmiştir. Kadınların yaşı arttıkça genel hijyen alışkanlıkları artarken, adet hijyeninde ve anormal bulgu farkındalığında azalma saptanmıştır. Kadın sağlığı alanında hizmet veren sağlık profesyonellerinin, jinekoloji polikliniğine başvuran kadınların vajinal enfeksiyon sıklığını ve genital hijyen davranışlarını değerlendirmesi kadınların yaşam kalitesinin artırılması açısından önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kadın, Aile Planlaması, Vajinal Enfeksiyon, Hemşirelik.

Aile planlamasıBulaşıcı hastalıklarEnfeksiyonlar+5
Özlem Konyalıoğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gaziantep ilinde el beceri kurslarına gelen kadınların aile planlamasına yönelik, bilgi tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi

Ana çocuk sağlığı tüm Dünya'da ve Türkiye'de en önemli sağlık sorunlarından birisidir. Sağlıklı bireylerin yetişmesi için aile planlaması şarttır. Bu tezde, toplumun aile planlamasına ilişkin bilgi, tutum ve davranışlarının incelenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Kasım 2015-Mart 2016 tarihleri arasında Gaziantep Büyükşehir Belediyesine bağlı el beceri kurslarına gelen 1250 kadın oluşturmuştur. Çalışmada Aile planlaması tutum ölçeği, Coopersmith benlik saygısı ölçeği ve kişisel bilgi formu, elde edilen verilerin analizinde SPSS 22,0 istatistik analiz programı, sayı, yüzdelik, ortalama, standart sapma değerleri ve ki-kare testi kullanılmıştır. Katılanların %32,1'i 20-29, %33,2'si 30-39 yaş grubunda ve yaş ortalaması 33,69±10,59 olup, %80,0'ı evli ve ilk evlilik yaşı ortalaması 16,46±7,73, %31,7'si ilkokul mezunu, %54,6'sı ev hanımıdır. Gebelik sayısı ortalaması 2,84±2,36'dır. Katılımcıların canlı doğum sayısı ortalaması 1,87±2,00 olup, %17,8'i 1 düşük yaptığını ifade etmiştir. Katılımcılar AP'ye ilişkin bilgi kaynağının %46,9'u sağlık ocağı ve çalışanları olduğunu, %42,3'ü AP danışmanlığı aldığını, %54,8' si AP danışmanlığı almak istediğini, %61,9'u AP'yi "bakabileceği sayıda çocuk sahibi olmak" olarak tanımlarken %58,0'ı herhangi bir aile planlaması yöntemi kullandığını; yöntem olarak %65,2'si modern, %12,3'ü geleneksel yöntemleri kullandığını ifade etmiştir. Katılanların %65,5'i yüksek benlik saygısına sahip, %51,0'ı aile planlamasını uygulama konusunda yüksek tutuma sahip ve tutum ölçeği puan ortalaması 134,99 ±23,07'dir. AP hizmetleri toplumun genelinde eşit sonuçlar verecek şekilde uygulanmalıdır.

Aile planlamasıEl sanatlarıFertilite+6
Firdevs Altıner
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gebeliğin planlanma durumuna göre gebelikte ve doğum sonu dönemdeki doğum korkusu beklentisi ve algısı

Bu araştırma, gebeliğin planlanma durumuna göre kadınların gebelikte doğum korkusu beklentisini ve doğum sonu, deneyimlenen doğum korkusunu belirlemek; gebelikte doğum korkusu beklentisi ve doğum sonu, deneyimlenen doğum korkusunu karşılaştırmak; travmatik doğum algısı, gebelikte doğum korkusu beklentisi ve doğum sonu, deneyimlenen doğum korkusu arasındaki ilşkiyi belirlemek amacıyla karşılaştırmalı-ilişki arayıcı çalışma olarak yapılmıştır. Çalışma Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi kadın doğum polikliniğinde ve doğum sonu servisinde yürütülmüştür. Araştırmada 26.02.2018\31.12.2018 tarihleri arasında planlanmamış 94, planlı 96 gebe olmak üzere toplam 190 gebeye ulaşılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından yüzyüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Gebeliğin 28-40 haftasında olan gebelere Tanıtıcı Bilgi Formu I, Travmatik Doğum Algısı Ölçeği, Wijma Doğum Beklentisi/ Deneyimi Ölçeği (W-DEQ) A versiyonu uygulanmış, aynı gebelere doğum sonu ilk üç haftada ulaşılarak Tanıtıcı Bilgi Formu II, Wijma Doğum Beklentisi/ Deneyimi Ölçeği (W-DEQ) B versiyonu uygulanmıştır. Elde edilen veriler, tanımlayıcı analizler (frekans, yüzde, ortalama, standart sapma) ve Mann Whitney-U Testi, Kruskall Wallis H testi, Pearson Korelasyon ve Çoklu Regresyon kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu çalışma sonucunda, kadınların gebeliklerini planlama durumuna bakılmaksızın gebelikte doğum korkusu beklentisi ağır düzeyde olduğu, kadınların gebeliklerini planlama durumuna bakılmaksızın doğumda deneyimlenen korkularının klinik düzeyde olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte gebeliği planlama durumuna göre gebelikte doğum korkusu beklentisinin farklılaşmadığı belirlenmiştir (p>0.05). Planlanmamış gebelik yaşayan kadınların doğum korkusunu daha yoğun yaşadıkları (p>0.05) saptanmıştır. Travmatik doğum algısı yüksek olan gebelerde, doğum korkusu beklentisi ve deneyimlenen doğum korkusunun yüksek olduğu (p<0.01) gebelikte doğum korkusu beklentisi yüksek olan gebelerin, doğum sonu, deneyimledikleri doğum korkusunun da yükseldiği (p<0.01) görülmüştür. Ayrıca travmatik doğum algısının kadınların gebelikteki doğum korkusu beklentisini ve doğum sonu, deneyimlenen doğum korkusunun anlamlı bir yordayıcısı olduğu ve gebelikte doğum korkusu beklentisine ilişkin toplam varyansın %22'sinin travmatik doğum algısı ile açıklanabileceği, kadınların doğum sonu, deneyimlenen doğum korkusuna ilişkin toplam varyansın %09'unun travmatik doğum algısı ile açıklanabileceği belirlenmiştir. Kadınların gebelikte doğum korkusu beklentisi, doğum sonu, deneyimlenen doğum korkusun anlamlı bir yordayıcısıdır. Doğum sonu, deneyimlenen doğum korkusunun %27'sinin, gebelikte doğum korkusu beklentisi ile açıklanabileceği belirlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, doğum öncesi bakım programlarında kadınların doğum algıları ve doğum korkusu beklentilerinin belirlenerek korkuyu azaltmaya yönelik hemşirelik uygulamalarının planlanması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Doğum Korkusu, Hemşirelik, Gebeliğin Planlanma Durumu, Travmatik Doğum Algısı, W-DEQ-A ölçeği, W-DEQ-B ölçeği,

Aile planlamasıAlgıDoğum+4
Feyzanur Gülçelik
Yozgat Bozok University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gebe ve lohusaların aile planlaması tutumları

Amaç: Bu çalışma, gebe ve lohusaların aile planlaması tutumları ve etkileyen faktörleri belirlemek amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Araştırma, tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapıldı. Araştırmanın örneklemini, Manisa ilinde araştırmanın yapıldığı hastanelerin gebe polikliniğine başvuran ve doğum yapan 403 kadın oluşturdu. Veriler, araştırmacı tarafından kadınların sosyo-demografik, obstetrik ve aile planlaması özeliklerini belirleyebilecek türden sorular içeren soru formu ve Aile Planlaması Tutum Ölçeği (APTÖ) kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı ve yüzde dağılımı, Bağımsız Gruplarda Kruskal-Wallis, Mann-Whitney U Testi ve ilişki için Spearman Korelasyonu kullanıldı. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan gebe ve lohusaların çoğunluğunun 21-40 yaş aralığında olduğu, büyük bir kısmının lise mezunu olduğu (gebeler: %48,8, lohusalar: %53,6) ve çalışmadığı (gebeler: %68,7, lohusalar: %61,6) belirlendi. Gebe ve lohusaların evlilik süresi ortalamalarının gebelerde 7,09±4,66 (min: 1.0- max: 20.0), lohusalarda 8,23±5,63(min: 1.0- max: 25.0) olduğu saptandı. Araştırmaya katılan gebe ve lohusaların %100'ünün aile planlaması hakkında bilgisi olduğu belirlendi. APTÖ toplam puan ortalaması gebelerde 95,76±9,31 (min:71-max: 113.0), lohusalarda 95,75±9,92 (min:71.0–max:113) olarak bulundu (p>0,05). Çalışan, lise ve üzeri eğitim alan, sosyo ekonomik düzeyi iyi ve orta olan, sosyal güvencesi olan gebe ve lohusaların APTÖ puan ortalamasının yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu (p<0,05). Sonuç: Çalışma sonucuna göre APTÖ puan ortalamalarına göre gebe ve lohusaların aile planlaması tutumları arasında fark yoktur. Gebe ve lohusaların aile planlaması tutumlarını etkileyen faktörlerin; eğitim durumu, çalışma durumu, sosyal güvencesi, sosyo ekonomik düzeyi, evlilik süresi, eşin eğitim durumu olduğu saptandı. Anahtar Kelimeler: Aile planlaması, gebelik, lohusalık, aile planlaması tutumu

Aile planlamasıAile planlamasıDavranışsal tutum+4
Hikmet Gürsan
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

18-24 yaş arası evli kadınlara sağlık inanç modeline göre verilen eğitimin üreme sağlığı koruyucu tutumları ve aile planlamasına yönelik tutumlarına etkisi

Üreme sağlığı bütün insanları ilgilendiren bir kavram olmasına rağmen kadının yaşamında ayrı bir yere ve öneme sahiptir. Çünkü doğurganlık kadın bedeninde oluşan bir olaydır ve kadının bu işlevi yerine getirirken yaşadıkları genel sağlık düzeyini bozabilir. Bu çalışmanın amacı Sağlık İnanç Modeli'ne göre verilen eğitiminin 18-24 yaş arası evli kadınların üreme sağlığını koruyucu tutum üzerine etkisinin değerlendirilmesidir. Nisan 2019- Aralık 2019 tarihler, arasında Hakkâri 1 No'lu Aile Sağlık Merkezinde 175 evli kadın ile üreme sağlığını geliştirmeye yönelik uygulanan sağlık eğitimi etkinliğinin değerlendirilmesi amacıyla ön test- son test kontrol gruplu ve yarı deneysel modelde yapılmıştır. Çalışmada soru formu sosyo-demografik bilgi ile ilgili sorulardan oluşturulmuştur. Üreme sağlığını koruyucu tutum ve davranışlarını belirlemek amacıyla Evli Kadınların Üreme Sağlığını Koruyucu Tutumlarını Belirleme Ölçeği (ÜSBÖ) ve AP tutumunu ölçebilmek amacıyla AP Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda ön test ÜSBÖ toplam puan ortalaması eğitim grubunda 112.57±24.58, kontrol-1 grubunda 119,07±25,93 ve kontrol-2 grubunda 120,15±18,63 olarak bulunmuştur. AP toplam puan ortalaması eğitim grubunda 102,00±22,47, kontrol-1 grubu 101,75 ±23,44 ve kontrol-2 grubu 106,5±24,80 olarak bulunmuştur. Ön test verileri toplandıktan sonra deney grubundaki kişilere üç aylık bir eğitim programı uygulanmıştır. Eğitim bittikten sonra üç ay izlem yapılmış toplamda altı ay sonra ÜSBÖ ve APTÖ uygulanarak son test verileri toplanmıştır. Eğitim grubunda ÜSBÖ ve AP tutum ölçekleri toplam ve alt boyut puan ortalamalarında anlamlı düzeyde artma bulunmuştur (p<0.05). Kadınların üreme sağlığı sorunlarının belirlenmesi ve bu konuda sağlık eğitimlerinin planlanması ve uygulanması son derece önemlidir. Sağlık İnanç Modeli'ne göre verilen eğitimin üreme sağlığını koruyucu tutum üzerine olumlu etkisinin olduğu tespit edilmiştir.

Aile planlamasıEvli kadınlarKadın eğitimi+5
Neşe Ataman Bor
Hasan Kalyoncu University
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadınların aile planlaması tutumları ile doğum kontrol yöntemlerine yönelik engellerinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı kadınların aile planlamasına yönelik tutumlarının ve doğum kontrol yöntemlerine yönelik algıladıkları engellerinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan bu araştırma Bursa'da bir üniversite hastanesinde Ekim 2018-Ekim 2019 yılları arasında 382 kadın ile yürütülmüştür. Aile Planlaması Tutum Ölçeği ve Gebeliği Önleyici Yöntem Kullanımında Engeller Algısı Ölçeği ile veriler toplanmıştır. Bulgular: 33 yaş ve altında olan, evli, lise ve üzeri mezunu olan, çekirdek ailede yaşayan, gelir giderden fazla olan, il merkezinde yaşayan, doğum kontrol yöntemlerini duyan ve kullanan, yöntemler hakkında danışmanlık alan, son gebeliği planlı olan kadınlarda diğer gruplara göre Aile Planlaması Tutum Ölçeği toplam puan ortalaması istatistiksel anlamlı olarak yüksek ve Gebeliği Önleyici Yöntem Kullanımında Engeller Algısı Ölçeği toplam puan ortalaması düşük bulunmuştur. Sonuçlar: Sağlık profesyonellerinin kadınların doğum kontrol yöntemlerine yönelik algıladıkları engellerini belirlemesi ve kadınlarda aile planlamasına yönelik olumlu tutum geliştirmesi için danışmanlık ve eğitim vermesi çok önemlidir. Anahtar kelimeler: aile planlaması, doğum kontrol yöntemleri, aile planlamasına yönelik tutum, doğum kontrolünün önündeki engeller

Aile planlamasıDoğum kontrolüKadınlar+1
Canan Aslıyüksek
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Web tabanlı aile planlaması danışmanlık hizmetinin etkinliğinin değerlendirilmesi

ÖZET Amaç: Bu araştırmanın amacı, web tabanlı aile planlaması danışmanlık hizmetinin etkinliğini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Araştırma tanımlayıcı tipte olup, web tabanlı aile planlaması danışmanlık hizmetini almak isteyen tüm bireylerle yürütülmüştür (N:100). Araştırmanın verileri ilgili literatür doğrultusunda araştırmacılar tarafından hazırlanan "Aile Planlaması Danışmanlık Öncesi Anket Formu" ve "Aile Planlaması Danışmanlık Sonrası Anket Formu" kullanılarak toplanmıştır. Aile planlaması danışmanlık öncesi anket formu bireylerin sosyo-demografik özelliklerini belirlemek için 12 soru, aile planlaması yöntemleri hakkındaki bilgi ve deneyimlerini belirlemek için ise 18 soru olmak üzere toplamda 30 sorudan oluşmaktadır.Verilerin analizinde SPSS 15.00 kullanılarak sayı, yüzde dağılımı, McNemar testi ve Chi-square testi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Web tabanlı danışmanlık hizmeti alanların %52,0'ının 25 yaş altı, %48,0'ının ise 25 yaş üstü olduğu bulunmuştur. Danışmanlık alanların yaş ortalaması 27,48±7,502 olup, minumum (min): 17, maxsimum (max): 49'dur; yaş ortalamalarının ortanca (median) değeri 25,0'dir. Danışmanlık hizmeti alan bireylerin %72,0'ı kadın, %28,0'ı ise erkektir. Danışmanlık hizmeti alan bireylerin %85,0'ı aile planlaması yöntemlerini bildiklerini, %15,0'ının ise yöntemleri bilmediklerini belirtmişlerdir. Sonuçlar: Web tabanlı verilen aile planlaması danışmanlık hizmeti araştırmaya katılan bireylerin beklentilerinin çoğunu karşıladığı görülmüştür. Araştırmaya katılan bireylerin danışmanlık sonrası aile planlaması yöntemlerini bilme durumları artmıştır. Anahtar Sözcükler: Web tabanlı danışmanlık, Aile Planlaması, Web

Aile planlamasıDanışmanlık hizmetleriWeb sayfası+2
Melek Açık
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Gaziantep Binevler Sağlık Ocağı Bölgesinde yaşayan 15-49 yaş evli kadınların aile planlaması yöntemlerini kullanma durumu ve etkileyen etmenler

Bu çalışmanın amacı Gaziantep merkez Binevler Sağlık Ocağı bölgesindeki 15?49 yaş evli kadınların doğurganlık özelliklerinin saptanması, aile planlaması (AP) yöntemlerini kullanma durumları ve etkileyen etkenlerin belirlenmesidirTanımlayıcı-kesitsel tipte olan bu araştırmada, evren 11944 kadındır. Küme örneklem yöntemiyle 1934 kadın belirlenerek, 1926 (%99.6) kadınla görüşüldü. Kadınların sosyo-demografik özellikleri, gebelik-son doğum öyküleri, aile planlaması yöntemlerini duyma-kullanma durumlarına yönelik, 42 sorudan oluşan soru kâğıdı yüz yüze görüşme tekniğiyle 11.11.2006?17.5.2007 tarihleri arasında uygulandı. İstatistiksel veriler SPSS 13.0 paket programı ile analiz edilerek, ki-kare, eğimde ki kare, Fisher'in Kesin testi, varyans analizi, lojistik regresyon analizi ve t testi kullanıldıKadınların %21'ini 25-29, %20.3'ünü 30-34 yaş grubu oluşturmaktadır ve yaş ortalaması 32.5±0.2 yıldır. Kadınların ilk evlenme yaş grubunun %64.5'ini 15-19 yaş grubu oluşturmakla birlikte ilk evlenme yaş ortalaması 19±0.1 yıl, ilk gebelik yaş ortalaması 20.8±0.1 yıl bulunmuştur. Kadınların %90.7'sinin çekirdek aile yapısında, %97.4'ünün resmi nikâhlı, %25.5'inin eşleriyle akraba, %70.4'ünün sosyal güvencesinin olduğu, %68.5'inin ekonomik durumunun orta, %88.6'sının ev hanımı ve %49.8'inin ilkokul mezunu olduğu saptanmıştırKadınların ortalama gebelik sayısı 2.7±0.043, canlı doğum sayısı 2.24±0.034, kendiliğinden düşük sayısı 0.25±0.015, istemli düşük sayısı 0.14±0.011 ve ölü doğum sayısı 0.05±0.006'dır. Son gebeliklerinde %85.7'sinin doğum öncesi bakım aldığı belirlenmiştirKadınların %96.5'inin herhangi bir AP yöntemi, %94.5'inin ise herhangi bir etkin AP yöntemi duyduğu ve bu yöntemlerin oral kontraseptif (%95.1), rahim içi araç (%93.1), kondom (%88.1) ve geri çekme (%81.2) olduğu bulunmuştur. En çok bilgi edinilen kaynaklar komşu-arkadaşlar (%40.8) ve sağlık personelidir (%33.1). Geçmişte herhangi bir AP ve etkin AP yöntemi kullanma oranı sırasıyla %55.6, %50.0'dir. Bu yöntemler oral kontraseptif (%44.1), rahim içi araç (RİA) (%29.3) ve kondom (%12.6)'dır. Geçmişte kullanılan yöntemlerin bırakılma nedenleri sağlık (%60.6), çocuk isteme (%14.9) ve eşinin istememesidir (%7.3). Kadınların halen herhangi bir AP ve etkin AP yöntemi kullanım oranı sırasıyla %75.7, %59.4'dür. Halen herhangi bir yöntem kullanma durumu ile kadınların yaşı, resmi nikahı, ekonomik durumu, gebelik ve canlı doğum sayısı, başka çocuk isteme ve istedikleri çocuk sayısı, öğrenilen yer arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Halen kullanılan yöntemler sırasıyla rahim içi araçlar (%29.5), kondom (%27.3), geri çekme (%20.2), oral kontraseptif (%11.5) ve diğerleri (%12.5)'dır. Kadınların tercih nedenleri güvenilir bulunması (%43.2), sağlık nedeni (%22.7), kullanımının kolay olması (%21.0) ve diğerleri (%13.1)'dir. Herhangi bir etkin AP yönteminin en çok temin yeri sağlık ocağıdır (%41.8Aile Planlaması hizmetlerine daha fazla ağırlık verilerek; etkili yöntem kullanma oranlarının arttırılması için gerekli önlemlerin alınması şarttırAnahtar Kelimeler: 15?49 yaş evli kadın, Doğurganlık durumu, Aile Planlaması.

Aile planlamasıEvli kadınlarGaziantep+2
Devlet Songur
Gaziantep University
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bolu Dörtdivan İlçesi'nde aile planlaması hizmetlerinin değerlendirilmesi

Bu kesitsel çalışmanın amacı Bolu ili Dörtdivan İlçesi'nde aile planlaması hizmetlerinin değerlendirilmesi ve kadınların aile planlaması açısından risk durumlarının uygulanan anket ve 15-49 yaş izlem formalarına göre tutarlı olup olmadığının araştırılmasıdır.Araştırmanın evreni Dörtdivan ilçesindeki 15-49 yaş grubunda olan toplam 1365 kadındır. Sistematik örnekleme yöntemi ile nüfusla orantılı olarak araştırmaya 75 kentsel, 130 kırsal bölgeden 15-49 yaş toplam 205 kadın dahil edildi. Aile planlaması üreme sağlığı hakkında 45 sorudan oluşan anket formu Ağustos-Eylül 2009 tarihleri arasında kadınlara yüz yüze görüşülerek uygulandı.Aile planlaması yöntem kullanma durumu; etkili yöntem kullanan kadın 109(% 53.2), etkisiz yöntem kullanan kadın 39(%19.0) ve yöntem kullanmayan kadın sayısı ise 57(%27.8)şeklindedir. Kullanılan yöntemler 205 kadından 46(%28.2)' sı kondom, 26(%16.0)'sı Ria ve hap şeklindedir. Kadınların yöntem tercih nedenleri; güvenilir olması 72 (%66.1), yan etkisinin az olması 18(% 16.5), 16(%14.7)kolay ulaşılır ve ucuz olması 1(% 0,9) kadındır. Yöntem kullanmaya başlamada kadınların 56(%50.9)'sı sağlık ocağından yardım almıştır. Kadınların 79 (%73.8)'u yöntemi temin etmede sağlık ocağını kullanmaktadır. Aile planlaması açısından riskleri hazırlanan ankette sorulan sorulara verilen cevaplara ve 15-49 Yaş Kadın İzlem fişlerine göre aynı olan kadın sayısı 146 (%86.9)'dır. Fiş ve ankete göre risk değerlendirmesi tutarlıdır(Kappa=0.76, p<0.001).Aile planlaması yöntem kullanma sıklığı 2008 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmasına göre Batı bölgelerden daha düşüktür. Yöntem kullanmaya başlamada kadınların yarıdan fazlasının sağlık ocağında ikna edilmeleri, yöntemi temin etmede sağlık ocağının kullanılması, Dörtdivan Toplum Sağlığı Merkezinde aile planlaması ve üreme sağlığına gereken önemin verildiğini göstermektedir. En sık kullanılan yöntemin kondom olması, sadece kadınların değil, erkeklerin de hizmete katılmış olduğunu ve halkın sağlık çalışanlarına güvendiğini göstermektedir. Fakat bu durumun daha da geliştirilmesi için çalışmalara devam edilmelidir.

Aile planlamasıBolu-DörtdivanKadın sağlığı+2
Fatma Altuntaş
Düzce University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Düzce İli Beyköy aile sağlığı merkezine bağlı pospartum dönem kadınların gebelikten korunma durumları ve etkileyen faktörlerin incelenmesi

Bu kesitsel çalışmanın amacı Düzce ili Merkez ilçesine bağlı Beyköy Aile Sağlığı Merkezine (ASM) başvuran postpartum dönem kadınların gebelikten korunma durum ve faktörlerinin, uygulan ankete göre tutarlı olup olmadığının araştırılmasıdır. Araştırmanın evreni Düzce ili Merkez ilçesinde bulunan Beyköy ASM kayıtlı 01.01.2016 ile 01.01.2018 tarihleri arasında doğum yapan 118 kadındır. Katılımcıların aile planlamasına yönelik tutumlarının ölçülmesi amacıyla hazırlanan 34 maddeden oluşan Aile Planlaması Tutum Ölçeği formu kasım-aralık 2018 tarihleri arasında kadınlara yüz yüze görüşülerek uygulandı. Araştırmaya katılanların aile planlaması bilgi ve seçme durumuna göre, kadınların %71,7'sinin bilgi kaynağı olarak sağlık personeli olduğu, %94,3'ünün aile planlaması hakkında bilgi sahibidir. Kadınların %84'ünün en az bir AP yöntemi kullanmayı düşündüğü, %16'lık hayır diyen grubun sebepleri arasında %5,7'sinin eşinin istemediği,%3,8'inin hazır olmadığı saptandı. Yöntemi seçenlerin arasında %32,1'i kondom, %20,8'i RİA yöntemini seçmek istediğini, yöntemi seçme nedenleri arasında %58,5'inin yan etkisi olmadığı için, %12,3'ünün ise etkili olduğu için tercih ettiği saptandı. Aile Planlaması Tutum Ölçeğine verilen cevaplarda, kadınların sosyo-demografik özellikler ve obstetrik özellikleri ile istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın bulunmadığı, ancak APTÖ puanları göz önüne alındığında sosyo-ekonomik özellikler kapsamında, üniversite mezunlarının, çalışanların, sosyal güvencesi olanların, ekonomik durumu iyi olanların ve obstetrik özellikler kapsamında ise düşük ve kürtaj öyküsü olanlarındaha yüksek ortalamaya sahip olduğu görülmektedir. Sonuç olarak postpartum dönemdeki kadınlarda aile planlaması algısının yüksek olup, bu dönemdeki kadınların, aile planlamasına olumlu destek verdikleri, aile planlaması kapsamında doğum kontrol yöntemlerinden yararlandıkları, postpartum dönemde gebelikten kaçındıkları ve uygulamayı tercih ettikleri yöntemlerin başında modern/etkili doğum kontrol yöntemlerinin geldiği sonucuna ulaşılmaktadır. Tüm bu olumlu sonuçlara rağmen, bu durumun daha da yaygınlaştırılması için çalışmalara devam edilmelidir. Anahtar sözcükler:Postpartum dönem, Aile planlaması, Gebelikten korunma

Aile planlamasıAile sağlığı merkeziDoğum kontrolü+4
Hilal Tülü
Düzce University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de en çok kullanılan dört modern aile planlaması yönteminin kadının cinsel yaşamına etkisi

Araştırma; Türkiye'de en çok kullanılan dört modern aile planlaması yönteminin, kadının cinsel yaşama etkisini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Veriler, Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine başvuran; en az altı aydır aile planlaması yöntemi olarak kondom, rahim içi araç, tüpligasyon ve hap yöntemlerinden birini kullanan araştırmaya katılmayı kabul eden 191 evli kadından toplanmıştır. Veriler, yüz yüze görüşme tekniği ile Veri Toplama Formu ve Kadın Cinsel İşlev Ölçeği (KCİÖ) kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya katılan kadınların yaş ortalaması 35,68±7,161, eşlerinin yaş ortalaması 39,29±8,217'dir. Kadınların %35,1'i orta öğretim, eşlerinin %45,5'i ortaöğretim mezunudur. Kadınların yarısı genel olarak cinsel yaşamlarını iyi (%49,2) olarak değerlendirirken çok küçük bir kısmı kötü (% 6,3) ve çok kötü (%1,6) olarak değerlendirmiştir. Uygulanan ki-kare testi sonucunda aile planlaması yöntemi ile cinsel yaşamın etkileme durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p>0,05). Kadın cinsel işlev ölçeği (KCİÖ) puan ortalaması 23,84 iken istek alt boyutu puan ortalaması 3,85, uyarılma alt boyutu puan ortalaması 4,02, kayganlaşma alt boyutu puan ortalaması 4,64, orgazm alt boyutu puan ortalaması 4,59, doyum alt boyutu puan ortalaması 4,32, ağrı boyutu puan ortalaması ise 2,41'dir. Kullanılan aile planlaması yöntemleri arasında istek, uyarılma ve ağrı puan ortalamalarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmazken (p>0,05), KCİÖ toplam puan, kayganlaşma, orgazm ve doyum puan ortalamalarında anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır (p<0.05). Aile planlaması ve yöntemlerine yönelik eğitim ve danışmanlık hizmeti toplumun sosyo-ekonomik ve kültürel yapısına uygun şekilde, etkin bir iletişim ile verilmesi önerilmektedir. Anahtar sözcükler: Aile Planlaması, Cinsel Yaşam, Kadın, Kadın Cinsel İşlev Ölçeği, Modern Yöntem.

Aile planlamasıCinsel ilişkiCinsel işlevler+4
Rabia Deveci
Düzce University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gazi Üniversitesi öğrencilerinin cinsel davranışları, acil kontrasepsiyona ilişkin bilgi ve görüşleri

Bu çalışma Gazi Üniversitesi öğrencilerinin cinsel davranışları, acil kontrasepsiyona ilişkin bilgi ve görüşlerini saptamak amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Araştırmanın örneklemini, 2007-2008 öğretim yılında Gazi Üniversitesi lisans ve ön lisansa kayıtlı, normal eğitimde okuyan, Ankara ili büyükşehir belediyesi sınırları içinde bulunan bölümlerde öğrenim gören 1029 öğrenci oluşturmuştur. Verilerin değerlendirilmesinde istatistiksel çözümleme yöntemi olarak Ki-Kare ve Fisher's Exact testleri kullanılmış ve yüzde değerlerine göre yorumlanmıştır.Öğrencilerin % 57.4'ü 20-22 yaş grubunda, % 61.9'u kız, % 98.2'si bekardır. Araştırmamızda, öğrencilerin % 19.1'inin cinsel deneyimi bulunmaktadır. Cinsel yönden aktif olan öğrencilerin yarısına yakınının düzenli cinsel yaşantısı olduğu belirlenmiştir. Cinsel olarak aktif olan öğrencilerin % 59.3'ünün gebelikten korunma yöntemi kullandıkları belirlenmiştir. Yöntem kullananların kullandıkları yöntemler; % 69.5'i prezervatif, % 14.4'ü oral kontraseptiflerdir.Öğrencilerin % 28.2'sinin acil kontrasepsiyon kavramını daha önce duyduğu, % 20.7'sinin acil kontrasepsiyon konusunda bilgi sahibi olduğu, % 69'unun acil kontrasepsiyon konusunda bilgi almak istediği saptanmıştır. Öğrencilerin % 62.4'ü her bireyin acil kontrasepsiyon hakkında bilgi sahibi olması gerektiğini belirtmiştir. Öğrencilerin % 47.6'sının ?A.K. kullanımı istenmeyen gebelikleri önleyerek birey ve toplum sağlığını olumlu yönde etkilediğine ifadesine katıldığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Acil kontrasepsiyon, adölesan, üreme sağlığı

Aile planlamasıErgenlerGazi Üniversitesi+2
Filiz Ünal Köksal
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2009
00
DoktoraAçık ErişimTR

Elazığ il merkezi ve merkez ilçeye bağlı birinci basamak sağlık kurumlarında çalışan hemşire ve ebelerin ana çocuk sağlığı aile planlaması konusundaki bilgi düzeyleri

Elazığ ili merkez ve merkez ilçeye bağlı birinci basamak sağlık örgütünde çalışan hemşire ve ebelerin anaçocuk sağlığı ve aile planlaması konularındaki bilgilerini ve eğitimin etkinliğini araştırmak için bu çalışma yapıldı Araştırma gurubunu 16 Sağlık ocağı ve bir AÇSAP Merkezinde çalışan 224 ebe ve hemşireden 180 i (% 80,4 ) oluşturdu. Bu hizmetiçi eğitim programı öncesinde anket test uygulandı. Kişisel bilgileri içeren 11 soruluk bir anket formu ile ana sağlığı, çocuk sağlığı ve aile planlaması ile ilgili bilgi düzeylerini ölçen 54 soruluk bir test uygulandı. Çocuk sağlığı soruları 44 puan, ana sağlığı sorulan 26 puan ve aile planlaması soruları 30 puan verilerek toplam 100 puan üzerinden değerlendirme yapıldı. Aynı gün bu konularda eğitim yapılıp aynı test tekrar uygulandı. Araştırma grubundakilerin % 63,4ü 1-10 yıldır hizmet vermekteydi. Daha önceki yıllarda AÇSAP konularında kurs görenlerin oranı % 45. 0 idi. Hemşire ve ebelerin % 32.2 si bilgi ve becerilerini yeterli bulurken %26.7 si yetersiz olduklarını belirtmişlerdir. Araştırmaya alınan hemşire ve ebelerin AÇSAP bilgi puan ortalaması eğitimden önce 72. 57 ± 10, 94 iken eğitim sonrasında 82.64 ± 10.26 puan bulundu. Ön testte hemşireler 70.43 ±13.63 ebeler ise 73.08 ± 10.18 puan alırlarken son testte hemşireler 78.71 ± 10.76 ebelerde 83.70 ±9.91 puan aldılar. Bu çalışma Elazığ merkez ve merkez ilçesinde birinci basamak sağlık örgütünde çalışan hemşire ve ebelerin AÇSAP konusundaki bilgilerinin ne düzeyde olduğunu gösterdi. Halka hizmet sunan hemşire ve ebelerin görevleri ile ilgili konularda bilgi açıklarının ve hizmete olan ilgisizliklerinin giderilmesi için eğitim ve denetimin yapılması gereklidir.

Aile planlamasıAna-çocuk sağlığıEbeler+2
Edibe Dinç
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
1996
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ankara ve Adana illerinde aile planlaması hizmet veren 10 merkezde depo medroksi progesteron asetat uygulanan kadınların izlenmesi

68 VI. ÖZET Ülkemizde yaklaşık 30 yıldan beri sürdürülmekte olan aile planlaması programının kalite ve başarısını yükseltmek için kontraseptif yöntem çeşitliliğinin artırılmasına çalışılmaktadır. Pek çok ülkede başarılı bir yöntem seçeneği olarak uzun yıllardır uygulanan, uzun etkili hormonal kontraseptiflerden biri olan DMPA, Türkiye'de 1996 yılından beri pilot olarak uygulanmaktadır. Bu araştırma, Mart 1996-Ağustos 1997 tarihleri arasında Ankara ve Adana'da 10 aile planlaması merkezinde DMPA'yı seçen kadınların demografik özelliklerini, kullanıcıların bu yöntemi seçmesine etki eden faktörleri, kullanıcıların karşılaştıkları yan etki ve komplikasyonlarla, yöntemden memnuniyet durumlarını ve yöntem devamlılığını saptamak amacıyla yürütülmüştür. DMPA kullanmaya başlayan kadınların %58.8'i 30 yaşın altında, %32.4'ü ortaokul veya daha yüksek eğitimlidir. Ortalama gebelik sayısı 3, yaşayan çocuk sayısı 2'dir. Ortalama istemli düşük sayısı 1'dir. Kullanıcıların %62.2'si başka çocuk sahibi olmak istememektedir, %80'i başka bir aile planlaması yöntemi kullanırken DMPA'ya başlamıştır. Ancak bunların yarıya yakını geleneksel yöntemlerdir. DMPA'yı seçme nedenlerinin başında diğer yöntemleri kullanmanın zor olması gelmektedir. Yöntemin çok etkin olması ve yan etkilerinin az olduğunun düşünülmesi de DMPA'yı seçmelerinde etkili olmuştur. Kullanıcıların %73.5'i yönteme interval dönemde başlamışlardır. Yöntemden şikayeti olmayanlar programsız izlemelerde %9.5 iken ilk programlı izlemelerde %54.8'dir. İlerleyen izlemelerde şikayeti olmayanların oranı da artış göstermektedir. Kanama düzensizlikleri en önemli şikayet nedenleridir. Programsız izlemelerde kullanıcıların %82'si kanama düzensizliğinden şikayet ederken, ikinci enjeksiyonu yaptıranlarda bu oran %31. 1'dir. Enjeksiyon sayısı arttıkça kanama düzensizliği şikayetlerinde azalma olmaktadır. Kullanıcıların çoğunda adet düzeni değişiklikleri görülmüştür. Programsız izlemelerde adet düzeninin değişmediğini söyleyenler sadece %7.2 iken birinci programlı izlemede % 26. 1'dir Yöntemi 6 ay ve bir yıl kullananların vücut69 ağırlığı, sistolik ve diastolik kan basınçlarında başlangıç düzeyine göre istatistiksel olarak önemli bir fark görülmemiştir. Araştırmanın boyunca izlenen kullanıcıların %57.1'inin 2. enjeksiyona devam ettiği, %23.6'sının dört enjeksiyon yaptırarak bir yıl boyunca DMPA ile korunduğu anlaşılmıştır. Yöntem bırakma formu doldurulan kadınların %76.8'i adet düzeniyle ilgili değişiklikler nedeniyle yöntemi bıraktıklarını bildirmişlerdir. Sağlık kaygısı duyma (%7.5) ve baş ağrısı (%4.5) diğer önemli bırakma nedenleridir. Yöntem bırakanların %58.1'i başka çocuk sahibi olmak istemezken, %30.2'si hiç bir yeni yöntem almamıştır. Sonuç olarak çok etkili bir aile planlaması yöntemi olduğu bildirilen DMPA için yöntem devamsızlığının yüksek olduğu, kullanıcıların daha iyi izlenmesinin ve danışmanlık hizmeti verilmesinin gerektiği anlaşılmaktadır.

Aile planlamasıKadınlarKontraseptif ajanlar+1
Ahmet Bozkurt Afşar
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
1998
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Aile planlaması yöntem kullanma sıklığı ve etkileyen faktörler: Kır – Kent örneği

Giriş ve Amaç: Aile planlaması yöntem kullanımı, anne ve yeni doğan sağlığını iyileştirmek için önemlidir. Bu çalışmada amaç, kırsal ve kentsel yerleşim bölgelerinde 15-49 yaş aralığındaki evli kadınların aile planlaması yöntem kullanım sıklığını saptamak ve etkileyen faktörleri değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmanın tipi tanımlayıcı kesitsel, evreni 447 nüfuslu bir köy ile 500 nüfuslu bir kent yerleşim sitesinde yaşayan 15-49 yaş evli kadınlardır. Çalışmaya kırsal bölgeden 130 ve kentsel bölgeden 120 toplam 250 gönüllü katıldı. Veriler, sosyodemografik özellikler, aile planlaması ve etkileyen faktörlere ilişkin soruları içeren formla toplandı. Analizinde gruplar arası kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında Ki-kare, ikili grupların karşılaştırılmasında Student-t testi kullanıldı. Bulgular: Katılımcıların %52,0'ı kırda, %48,0'ı kentte yaşamaktaydı. Yaş ortalaması kırda 33,3±8,7 kentte 36,2±7,6 (min=18-maks=49) yıldı. Herhangi bir yöntem kullanma oranı kırda %70,5 kentte %83,3; Geleneksel yöntem kullanma kırda %64 kentte %25,6; Karşılanmamış AP ihtiyacı kırda %10,7 kentte %3,7; Karşılanmamış modern AP ihtiyacı kırda %54,1 kentte %25'ti ve aralarındaki fark anlamlıydı. Kırda yaşayanların ve eşlerinin eğitim düzeyi, evlilik ve ilk gebelik yaşı, çalışma, meslek sahibi olma, gelir düzeyi, sağlık sigortasının olması, AP'den haberdar olma ve AP eğitimi alma oranı kenttekilerden düşük bulundu. 35 yaş ve üzeri, çekirdek aile, hanedeki kişi sayısı 5 ve üzeri, yaşayan çocuk sayısı 4 ve üzeri, istenmeyen gebeliği olanların AP kullanma oranı yüksek bulundu. Eğitim durumu lise ve altı olanlar, mesleği olmayanlar, AP'den haberdar olmayanlar ve AP eğitimi almamışlarda karşılanmamış modern AP ihtiyacı yüksek bulundu. Sonuç: Yaşanılan yere göre AP kullanım, karşılanmamış AP ihtiyacı, karşılanmamış modern AP ihtiyacı ve AP kullanımını etkileyen faktörlerde anlamlı fark saptandı.

Aile planlamasıKadınlarKontraseptif ajanlar+2
Hüsna Balkan
Dicle University
2022
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi aile planlaması polikliniğine başvuran 15-49 yaş arası kadınların aile planlaması hakkındaki bilgi düzeyleri ve tutumları

Giriş ve Amaç: Çalışmamızda Diyarbakır ilinde yaşayan 15-49 yaş grubu evli kadınların; sosyo-demografik özellikleri, gebelik öyküleri, aile planlaması hakkındaki bilgi düzeyleri, tercih ettikleri aile planlaması yöntemleri ve bu tercihi etkileyen faktörler arasındaki ilişkinin gösterilmesi ve önceki yıllarda yapılan çalışmalarla sonuçların karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan kadınların yaş ortalaması 31.72±7.42 idi. Kadınların evlilik yaş ortalaması 20.15±3.73 idi. Çalışmamıza katılan kadınların %73.9'unun eşlerinin ise %61.3'ünün eğitim düzeyinin ilkokul ve altında olduğu görüldü. Kadınların %87.4'ü ev hanımı iken ortalama yaşayan çocuk sayısı 3.04±1.58 idi. İlkokul ve altı eğitim düzeyine sahip katılımcılar %74.8 RİA , %7.3 kondom kullanır iken lise ve üstü eğitim düzeyine sahip katılımcılar %55.2 RİA, %20.7 kondom kullanmaktaydı. Çalışmamızda istenmeyen gebelik deneyimi olanların oranı %46.8 idi ve bunların %79.5'i doğum ile sonuçlanmıştı. Araştırmamıza katılan kadınlara aile planlamasının tanımı sorulduğunda katılımcıların %52.3'ü aile planlaması gebeliği önleyici yöntemler olarak tanımlarken %31.8'i gebeliği önleyici yöntemler ve çocuk sahibi olamayan çiftlere danışmanlık verilerek, uygun tıbbi bakıma yönlendirilmeleri cevabını vererek doğru yanıtlamıştır. Sonuç: Araştırmamızdaki sonuçlara göre aile planlaması hakkındaki bilgi eksikliği nedeniyle istenmeyen gebelik oranları yüksektir. Aile planlaması koruyucu bir hizmet olup istenmeyen gebelikler ve sık doğumlara bağlı anne ve bebekte oluşacak sağlık sorunlarının azaltılmasında en temel role sahiptir. Bu nedenle aile planlaması hakkındaki farkındalığın arttırılması ve kullanılacak yöntem seçiminde kullanıcının yaşam şekli, eğitim düzeyi, ekonomik durumu, hastalık durumu göz önünde bulundurularak kişi için en doğru aile planlaması yöntemi için danışmanlık hizmeti verilmesi sağlanmalıdır.

Aile planlamasıDiyarbakırDoğum kontrolü+4
Demet Yavuz
Dicle University
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine başvuran kadınların demografik özellikleri ile kullandıkları aile planlaması yöntemi arasındaki ilişki

Kadınların sosyo-demografik özellikleri ile kullandıkları Aile Planlaması arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla hazırladığımız çalışma ile özellikle sosyo-demografik ve kültürel faktörler hakkında ulaşılacak sonuçlarla aile planlaması hizmetlerine veriler oluşturmak, etkili yöntemlerle gebelikten korunma konusunda demografik yapının etkilerini değerlendirmek amaçlanmıştır. Çalışmanın verilerini oluşturan tanımlayıcı tipteki araştırma Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğinde 18-49 yaş arası kadınların katılıyla gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubundan elde edilen veriler, araştırmaya katılmayı kabul eden 227 kadından sağlanmıştır. Elde edilen veriler SPPS (Statistical package for social sciences) programı kullanılarak yüzde, aritmetik ortalama ve anova testleriyle analiz edilmiştir. Verilerin analizleriyle şu sonuçlara ulaşılmıştır: Kadınlar tarafından en çok bilinen yöntem kondom (%75,3) olup buna nazaran en çok kullandıkları yöntemin RİA (%30,3) olduğu belirlenmiştir. Kadınların Aile Planlaması hakkındaki bilgiye en çok sağlık personeli (%68,7) aracılığıyla ulaştığı tespit edilmiştir. 25-31 yaş aralığında kullanım sıklığının arttığı görülmektedir. Eğitim düzeyi, eşlerin yaşı, evlilik yılları, yapılan doğum sayısı ve yaşayan çocuk sayısı arttıkça aile planlaması yöntem kullanım oranının arttığı görülmektedir (p<0,005). Anahtar Kelimeler : Kadın, Üreme, Aile Planlaması

Aile planlamasıDemografik özelliklerDoğum+6
Mehtap Yazıcı
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aile planlaması ve evrimi

Bu tezde uzun zamandan beri, Türkiye gündeminde olan Aile Planlaması konusu ele alınmıştır. Aile Planlaması konusu, Türkiye'de toplumsal ve ideolojik kamplaşmalara yol açan bir konudur. Konu, teorik bir düzlemde, yer yer, mesleki bilgi birikiminden yararlanılarak araştırıldı. Geçmişi insanlık tarihi kadar eski olan Aile Planlaması, hem gelişmiş hem de gelişmemiş bütün ülkelerde yıllardan beri tartışma konusudur. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi ile Aile Planlaması uygulamalarındaki başarı oranları paralel oranda ilerleme göstermektedir. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, sürekli gelişen Aile Planlaması, Türkiye'nin modernleşme sürecinde apayrı bir yere ve öneme sahiptir. Bu konuda uygulanmış ve uygulanmakta olan mevzuatlar, ihtiyaçlarla uyuşmamakta, yetersiz kalmaktadır. Çünkü toplumsa ihtiyaçlar, mevzuattan daha önde seyretmektedir. Önemli olan Aile Planlaması'na ilişkin politik tercihler kadar, bu konudaki düzenlemelerin, toplumun taleplerine ve realitelerine uygun olmasıdır. Aksi halde, yapılan çalışmalar, istenilen sonuçları vermeyecek ve kaynak israfı sonucunu getirecektir.

Aile planlamasıMevzuatSiyasi tercih
İlknur Çoban
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Trabzon'da iki farklı sosyoekonomik yerleşim yerinde 20 ? 44 yaş arası evli kadınların isteyerek düşük ve aile planlaması yöntemi kullanma durumları

Amaç: Aile planlamasının önemli hedeflerinden biri istenmeyen gebeliklerin önlenmesi olduğundan, isteyerek düşüklerin aile planlaması hizmetleri arasında ayrı bir önemi bulunmaktadır. Bu çalışma ile Trabzon'da kırsal ve kentsel olmak üzere iki farklı yerleşim yerinde yaşayan 20-44 yaş arası evli kadınların doğurganlık ve AP ile ilgili özellikleri ile son 5 yıl içinde meydana gelen isteyerek düşükleri, isteyerek düşük öncesi ve sonrası kullandıkları AP yöntemleri ile ilişkisini ve buna etki eden faktörleri tespit etmek amaçlanmıştır.Yöntem: Kesitsel tipteki araştırmada, kentsel bölge olarak İnönü Aile Sağlığı Merkezi ve kırsal bölge olarak Düzköy ilçesi Çal Aile Sağlığı Merkezine kayıtlı, yaşları ile orantılı olarak seçilen ve araştırmaya katılmayı kabul eden 420 kadına (%93,3) ulaşılmıştır. Kadınlara literatür bilgilerine dayanarak araştırmacı tarafından hazırlanan anket uygulanmış, veriler yüzdelik dağılım, aritmetik ortalama, Logistic Regression, Mc Nemar, t-testi ve ki-kare testleri ile karşılaştırılmıştır.Bulgular: Araştırma bölgeleri arasında kadınların yaş dağılımı, eğitim düzeyleri, çalışma durumları, gelir düzeyleri, gebelik özellikleri yönünden anlamlı fark gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,001). Bölgeler arasında yaşam boyu isteyerek düşük ortalaması (p=0,692) ve isteyerek düşük tekrarı yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmazken (p=0,559) kentsel bölgede isteyerek düşük varlığı anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0,001). Kentsel bölgede yaşayan kadınların %40,3'ünün, kırsal bölgede yaşayan kadınların %32,5'inin son 5 yıl içinde meydana gelmiş istenmeyen ve planlanmamış gebeliği olmuş (p= 0,114) ve bu gebeliklerin kentsel bölgede %33,8, kırsal bölgede %6,1 isteyerek düşükle sonuçlanmıştır (p<0,001). Bölgeler arasında son 5 yıl içinde isteyerek düşüğü olmuş kadınların, eğitim düzeyleri, gelir düzeyleri, aile yapısı yönünden anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Son 5 yıl içinde meydana gelen isteyerek düşük riskini; kentsel bölgede yaşamanın 10,53 kat (p=0,002), 3 ve üzeri yaşayan çocuğa sahip olmanın 3,63 kat (p=0,017) ve gebelik yaşının artmasının 3,04 kat (p=0,028) artırdığı, diğer faktörlerin isteyerek düşüğe bağımsız risk faktörü olarak etkisi olmadığı saptanmıştır. Kentsel bölgede yaşayan kadınlar arasında isteyerek düşük öncesi AP yöntemi kullanmama oranı %28 iken isteyerek düşük sonrası %12'ye düştüğü, kırsal bölgede yaşayan kadınlar arasında isteyerek düşük öncesi AP yöntemi kullanmama oranının %25'den %0'a düştüğü saptanmıştır.Sonuç: İsteyerek düşüğe başvurmuş kadınların çoğu bu gebelikleri öncesinde geleneksel bir yöntem olan koitus interuptus ile korunmakta veya hiçbir yöntem kullanmamaktadır. İsteyerek düşük sonrası dönemde de yöntem kullanma konusunda ki tercihleri yönünden fark olmamaktadır. Kadının statüsü yükseldikçe istemli düşüğü aile planlaması olarak görmekte ve daha fazla tercih etmektedir. İstemli düşük kadınlara aile planlaması konusunda ulaşılabilecek önemli bir durumken bu fırsatın yeterince değerlendirilmediği ve bu açıdan sağlık personelinin daha duyarlı olması gerektiği görülmektedir.Anahtar Kelimeler: İsteyerek düşük, aile planlaması yöntemleri

AbortusAile planlamasıKadınlar+2
Nurdan Geçer
Karadeniz Technical University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aile planlaması

Ana çocuk sağlığı Dünya'da ve Türkiye'de en büyük sorunlardan birisidir. Bilindiği gibi toplumun sağlıklı olabilmesi anne ve çocuğun sağlıklı olmasıyla orantılıdır. Sağlıklı bireylerin yetişmesi ise devlet desteği alınarak yapılan aile planlamasıyla mümkündür. Bu tezde, dünyada aile planlamasının gelişimi ile Türkiye'de aile planlamasının gerekliliği, bu güne gelişi hakkında bilgiler verilerek ve dini açıdan da ele alınarak anlatılmıştır. Halen dünya'da ve Türkiye'de kullanılan aile planlaması yöntemleri hakkında bilgi verilerek yeniliklerin olup olmadığı araştırılmıştır. Elde edilen veriler aile planlamasında anne babaya ve devlete düşen çeşitli sorumlulukların olduğunu gösterir. Bu aile planlaması hizmetini sunan sağlıkçılarında bazı sorumlulukları vardır. Bu sorumluluklar yasalarla güvence altına alındığında daha sağlıklı bireylere ulaşılır.

Aile planlamasıMevzuat
Feride Kaşlı
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi aile hekimliği üreme sağlığı / aile planlaması polikliniğine başvuran hastaların değerlendirilmesi

Bu tez çalışmasının amacı; Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği AD Üreme Sağlığı/Aile Planlaması (ÜS/AP) Polikliniğine başvuran kadınların niteliklerini ve aldıkları sağlık hizmetleri tipini değerlendirmektir. 1 Ocak 2005 ile 31 Aralık 2014 tarihleri arasında Aile Hekimliği AD ÜS/AP Polikliniğine başvuran kadınların listesi kaydedildikleri poliklinik defterinden taranmıştır. Yaşları, öğrenim durumları, aldıkları tanı ya da aile planlaması yöntemleri retrospektif olarak derlenmiştir. Çalışmanın yapıldığı tarihler arasında ÜS/AP polikliniğine toplam 2591 kadın başvurmuştur. Kadınların ortalama yaşı 38±20'dir. Kadınların %52.64'üne bir kontraseptif yöntem verilmiştir. Geri kalan %47.36'sı kontrol ya da bir yakınma ile başvurmuştur. Kadınların %0,38'i 20 yaş altında, %30.30'u 20-29 yaş, %36.90'u 30-39 yaş, %24,98'i 40-49 yaş aralığındadır. 50 yaş üzeri kadınların oranı %7,44'dür. Kontraseptif yöntem talebiyle başvuran kadınların tüm yaş aralıklarında en sık tercih ettikleri yöntem OKs olmuştur (%42,89). Öğrenim durumlarına göre aldıkları kontraseptif yöntemlerin yüzde dağılımı RİA, OKs, kondom, EEHK için sırasıyla yüksekokul/üniversite mezunlarında %34.6, %45.4, %17.7, %2.3, lise mezunlarında %20.2, %38.5, %41.3, %0, ilköğretim 1 ve 2 mezunlarında %30.4, %40.3, %28.4, %0.9 idi. ÜS/AP Polikliniğine kontraseptif yöntem talebi dışında başvuruların en sık nedenleri; ürogenital sistemle ilgili yakınmalar, kontraseptif yöntem sonrası izlem danışmanlığı, menopoza dair yakınmalar ve serviks kanseri taramasıdır. Polikliniğimize başvuran kadınların en çok tercih ettikleri yöntem Türkiye genelinin aksine %42.89 ile OKs'lerdir. Öğrenim durumu kontraseptif yöntem seçimi üzerinde etkilidir. EEHK'ler %0.73 ile en az tercih edilen yöntem olmakta birlikte yüksekokul ve üniversite mezunları tarafından ilkokul ve lise mezunlarına göre daha fazla tercih edilmiştir. Aile Hekimliği Anabilim Dalı'nda ÜS/AP polikliniğinin olması araştırma görevlilerinin Kadın Hastalıkları ve Doğum rotasyonunda öğrendiklerini pekiştirmelerine yardımcı olmuş ve AP hizmetlerinin Aile Hekimliği'nin bir parçası olarak algılanmasını sağlamıştır

Aile hekimliğiAile planlamasıAntalya+5
Aybegüm Yörümez Dursun
Akdeniz University
2014
10

İlgili konular