Burdur

64 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersinin ?gruplar, kurumlar ve sosyal örgütler? öğrenme alanı bağlamında Burdur Halkevi ve faaliyetleri (1935-1945)

Bu çalışma, Cumhuriyetin ilanıyla birlikte art arda gerçekleştirilen sosyal ve kültürel inkılâpların, toplum nezdinde daha geniş kabul görmesi için 19 Şubat 1932'de kurulan halkevlerinin bir şubesi olarak 22 Mayıs 1935 tarihinde açılan Burdur Halkevi'ni konu edinmektedir.Dört ana bölüm üzerine kurgulanan bu çalışmanın birinci bölümünde öncelikle halkevinin bir kavram ve bir yapı olarak ne olduğu üzerinde durulmuştur. Bunun yanı sıra bu tanım ve değerlendirmeler ışığında halkevlerinin açılış sebepleri, idarî ve teşkilât yapısı, gerçekleştirdiği faaliyetler ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde hem bir odak noktası, hem de bir örneklem oluşturması adına Burdur Halkevinin faaliyetleri hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Sosyal Bilgiler dersinin ?Gruplar, Kurumlar ve Sosyal Örgütler? öğrenme alanı incelenmiş ve bu öğrenme alanı bağlamında Burdur Halkevi'nin gerçekleştirdiği faaliyetler değerlendirilmiştir. Çalışmanın dördüncü ve son bölümünü ise Burdur Halkevi ile ilgili olarak çeşitli görsel materyaller (fotoğraf, yazışma örnekleri v.s) oluşturmaktadır.Bu çalışmanın sonucunda Burdur Halkevi faaliyetlerinin Sosyal Bilgiler dersinin; ?gruplar, kurumlar ve sosyal örgütler? öğrenme alanıyla olan ilişkisi irdelenmiş, Halkevlerinin, birçok sosyal faaliyetleri bünyesinde barındırarak halkı birçok yenilikle tanıştırdığı, insanları bireyci toplumdan toplumcu topluma doğru yönelttiği sonucuna ulaşılmıştır.

BurdurDers programlarıEğitim+7
Ramazan Kayacan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafi bilgi sistemlerinin Burdur yerleşim alanına uygulanması

Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), coğrafik verilerin gösterimi, toplanması, depolanması ve bir kaynak oluşturması için bilgisayar destekli bir sistemdir. CBS, software, hardware ve verilerin birlikte kullanımıdır. CBS teknolojisi, kaynak yönetimi, planlama gelişimi ve bilimsel araştırmalarda kullanılabilir. Bazı uygulama alanları, jeoloji, ziraat, arazi kullanımı ve coğrafi konulardır. Uzaktan Algılama (UA) objelerle fiziksel temasta bulunmadan herhangi bir uzaklıktan yapılan ölçümlerle yeryüzü hakkında bilgi edinme bilim ve sanatıdır. UA yöntemleriyle geniş alanların kısa zamanda analizi yapılabilmektedir. Kilometrelerce uzunluğundaki fay zonlan haritalanabilmekte, arazide izlenemeyen çok küçük faylar ya da kırık sistemleri gözlenebilmektedir. CBS ve UA tekniklerinin bir arada kullanımı oldukça yararlı sonuçlar doğurmaktadır. Günümüzde zaman ve iş gücünün önemi düşünülürse bu iki sistemin bir arada kullanımının artan önemini reddetmek mümkün değildir. Bu çalışmada CBS'nin Burdur ili yerleşim alanına uygulanması amaçlanmıştır. Bu amaçla bölgenin 1/5000 ölçekli şehir, mühendislik jeolojisi, hidrojeoloji, eğim ve sıvılaşma haritaları sayısallaştırılmıştır. Ayrıca Uzaktan Algılama teknikleri kullanılarak uydu görüntüsü üzerinden bölgenin jeolojik haritası yapılarak sayısallaştırılmıştır. Aynı şekilde uydu görüntüsü kullanılarak bölgenin kırık sistemleri incelenmiştir. Sayısal veri haline dönüştürülen ve ayrı katmanlar halinde oluşturulan bütün haritalar, Arc View programında üst üste çakıştırılmıştır. Bu haritalar üzerinde amaca yönelik olarak sorgulamalar yapılarak bölgenin yerleşime uygunluk haritası çıkarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Coğrafi Bilgi Sistemleri, Sayısallaştırma, Uzaktan Algılama

BurdurCoğrafi bilgi sistemleriSayısallaştırma+2
Öznur Karaca
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Beşeri ve ekonomik sermayenin geliştirilmesinde bölgesel kalkınma ajanslarının rolü (TR61 düzey 2 bölgesi örneği)

TR61 Düzey 2 Bölgesi toplam 2 684 328 nüfusa sahiptir. Türkiye nüfusunun %3,7'ini ve 36 996 km2'lik alanla yüzölçümünün %4,7'sini oluşturmaktadır. Türkiye'deki bölgeler arası kalkınmışlık farkının ortadan kaldırılması ve ortak yerel sosyo-ekonomik büyüme potansiyeline sahip illerin birlikte kalkınması için benimsenen bölgesel kalkınma politikası neticesinde Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulmuştur. Bu tezin amacı, bu ajansların faaliyetlerinin ekonomik kalkınmanın en önemli göstergelerinden olan beşeri ve ekonomik sermaye üzerindeki etkisini, bu politikanın başarılı olup olmadığını TR61 Düzey 2 Bölgesi Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) örneğinde açıklamaya çalışmaktır. Antalya, Isparta ve Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi verimli toprakları, zengin su kaynakları ve ılıman iklimi ile birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, her çağda cazibe merkezi olmuş bir yerleşim alanıdır. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) aracılığıyla desteklen firmalar ile kurum\kuruluşlar tarafından yürütülmüş proje\faaliyetlerin "Gayeli Örnekleme Yöntemiyle" ile seçilenlerden anket yoluyla birincil veriler toplanarak ikincil verilerle karşılaştırılmıştır. Sonuçta, BAKA aracılığıyla desteklen firmalar/ kurum\kuruluşlar tarafından yürütülmüş proje\faaliyetler sonucunda beşeri ve ekonomik sermayenin geliştiği ve buna bağlı olarak sürdürülebilir bölgesel kalkınmanın sağlanmasında önemli bir paya sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, anket uygulanan firmalar ile kurum\kuruluşların yasal statüleri, bulundukları iller ve faaliyet alanları gibi beşeri ve ekonomik sermaye ile bölgesel kalkınma kriterleri arasında ''ki-kare ( 𝜒2)'' analizi yapılarak arasındaki ilişki belirlenmiştir.

AntalyaBeşeri sermayeBurdur+3
Ahmet Başbaydar
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Döneminde halkevlerinin eğitim ve tarih çalışmaları 1932-1951: Akdeniz bölgesi örneği

Halk Eğitimi ihtiyacı bütün toplumlarda ilkçağdan itibaren sezilmiş ve bu ihtiyacın çeşitli etkinliklerle giderildiği tarih sayfalarına yansımıştır.Türk siyasi ve kültür yaşamında ise Halk Eğitimi ihtiyacı geleneksel yapısı içerisinde devam ederken, devletin oluşturduğu kurumlar aracılığıyla planlı ve kontrollü bir şekilde karşılanmaya da çalışılmıştır. Bu bağlamda özellikle Anadolu Selçuklu ve Osmanlılarda Ahilik, Loncalar, Terbiye ocakları ve Medreseler bu devlet kurumlarına örnek verilebilir. Yakın tarihimizde ise; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulduğu 1923 yılından itibaren Mustafa Kemal Atatürk her fırsatta belirttiği gibi eğitime önem vermiş, ülkenin gelişmesinin ve çağdaşlaşmasının tek yolunun eğitimden geçtiğini belirterek, eğitim alanında önemli adımlar atmıştır. Özellikle de bu alanda Halk Eğitimine ayrı bir önem vermiştir.Örgün eğitim kurumlarında verilen eğitimin belli bir yaş grubuna hitap etmesi ve okul dışında eğitim amaçlı kullanılacak iletişim araçlarının az olması ve benzeri gibi nedenler, halk eğitimi için özel bir yapılanmaya gidilmesini zorunlu kılmıştır.Ülkenin okur-yazarlığı bir seferberlik haline getirmeyi ve %100'lük bir okur-yazarlık seviyesine ulaşmayı amaçlaması da halk eğitiminin yaygınlaştırılması çabalarının başkaca nedenleri olarak sıralanabilir. Bu amaçla, 1928'de yeni harflerin kabulünden sonra Atatürk'ün önderliği ile Millet Mektepleri açılmıştır. Bu halk eğitimi hareketinde bütün öğretmenlerle birlikte birçok aydın da seferber olmuştur. Seferberlik ruhunun verdiği heyecanla ve yeni harflerin sağladığı kolaylıkla kısa bir zamanda, az bir masrafla milyonlarca vatandaşa okuma-yazma öğretilmiştir. Bunun yansıra halk eğitimi kapsamında sayılabilecek birtakım bilgiler de halka verilmiştir.Halkevleri halk eğitimi yapmak, halkı ortak kalkınma çabalarına yöneltmek amacıyla Atatürk tarafından kurulmuş olan kurumlardır. Atatürk ilkelerinin halka anlatılması, halkın imtiyazsız, sınıfsız bir kitle halinde kaynaştırılması, halkevlerine bir görev olarak verilmiştir. Halkevleri, sınıf, yaş ve seviye farkı gözetmeksizin, kadın erkek tüm yurttaşların serbestçe girip yararlanabileceği birer kültür ve eğitim merkezleri halinde gelişmiştir. Ulusu bilinçli, birbirini anlayan, birbirini seven, ulusal ülküye bağlı bir topluluk haline getirmek için teşkilatlanan halkevlerinin Atatürk devrimi değerlerinin halk tarafından korunmasına, yayılmasına, benimsenmesine çalışması amaçları arasındadır.Devrimleri yaymak, kökleştirmek, halkı kültürel açıdan geliştirmek amacıyla 1932'de Halkevleri kurulmuştur. Akdeniz bölgesinde açılan halkevleri de bölgedeki halkın toplumsal ve kültürel açıdan gelişmesini sağlamıştır.Kısa zamanda ülke çapındaki okuma yazma oranında artış ve halkta görülen büyük değişime ve gelişme Halkevlerinin başlatmış olduğu halk eğitimi faaliyetlerinin başarısını ortaya koymuştur. Toplumun gelişmesini sağlayan bu kadar önemli bir kurumun geçmişi üzerine derinliğine, tarafsız bir araştırma ve çalışmanın günümüz eğitimi ve gelecekte yapılacak eğitim çalışmaları için de faydalı olabileceği düşünülmüştür. Şimdiye kadar Halkevleri ve Adana Halkevi konularında çalışmalar yapılmasına rağmen; Akdeniz Bölgesi'ndeki Halkevlerinin Eğitim ve Tarih faaliyetlerini kapsayan bir çalışmaya rastlanmamıştır.Bu çalışmada Halkevlerinin 1932-1951 yılları arasında Eğitim ve Tarih Çalışmaları ile Akdeniz Bölgesi'ndeki Halkevinin Eğitim ve Tarih çalışmaları ele alınmıştır. Ayrıca 1932-1951 yılları arası Halkevlerinin Halk Eğitim Çalışmaları derinlemesine incelenmiş, Türk halkına olan katkıları üzerinde durulmuştur.Önce 14 ilde açılan Halkevleri, 1939 yılında sayı olarak 373'e ulaşmıştır. Halkevi açılmayan küçük yerleşim birimlerinde de halk odaları açılmıştır. 1950'de yurt çapında 63 ilde ve kimi ilçelerde çoğunun binası kendisinin olan 478 Halkevi ve 4.332 halk odası vardı.1945 yılında Halkevleri'nin irili ufaklı 35 yayın organı vardı. Aylık veya on beş günlük yayınlanan bu dergiler Türkiye'nin en önemli imzalarını sayfalarında toplamışlardır. Ankara Halkevi tarafından yayınlanan Ülkü, İstanbul Eminönü Halkevi'nin yayınladığı Yeni Türk, İzmir Halkevi'nce yayınlanan Fikirler Türkiye çapında okuyucuya sahipti. Küçük taşra illerinde ise Halkevi dergileri şehrin tek kültür organıydı.Akdeniz bölgesinde açılan halkevlerinden Antalya Halkevi 24 Haziran 1932 tarihinde, Adana, Mersin ve Isparta Halkevleri 24 Şubat 1933 tarihinde, Maraş Halkevi 20 Şubat 1934 tarihinde, Burdur Halkevi 22 Şubat 1935' de, Hatay Halkevi 25 Temmuz 1939 tarihinde açılmıştır.Akdeniz bölgesinde toplam 48 halkevi 435 halkodası açılmış bu kurumlar önemli çalışmalar gerçekleştirmişlerdir. İl ve ilçe merkezlerinde halkevleri açılmış, köy ve beldelerde halkodaları açılmıştır.İlk kurulan halkevleri arasında yer alan Akdeniz Bölgesi'ndeki halkevleri bölge için kalıcı etkisi olan çalışmalar yürütmüşlerdir.Bu çalışmada 1932-1951 yılları arasındaki Halkevleri'nin halk eğitim çalışmaları incelenmiş olup toplumsal aydınlanmaya ve bilinçlenmeye olan katkıları genel olarak eğitim ve tarih çalışmaları açısından değerlendirilmiştir. Akdeniz Bölgesi Halkevlerinin eğitim ve tarih çalışmaları ise daha ayrıntılı olarak incelenerek raporlaştırılmıştır.Bu nedenle Halkevleri'nin bu kapsamlı etkinlikleri içinde çalışma alanımız ?Halkevlerinin Tarih ve Eğitim Çalışmaları-Akdeniz Bölgesi Örneği? (Adana, Mersin; Antalya, Isparta, Burdur, Hatay, Kahramanmaraş illeri) ile sınırlıdır.Yakın Türk tarihindeki halk eğitim kurumlarını ve bu kurumların çalışmalarının ortaya konulması, tarihin geleceğe ışık tutan özelliğinden dolayı önemli bulunmuştur. Bir tarihi sürecin hangi koşullarda, ne şekilde başlayıp hangi aşamalardan geçerek günümüze ulaştığının bilinmesi, bugünkü ve gelecekte yapılacak çalışmalara rehberlik edecektir. Ayrıca geçmişteki halk eğitimi çalışmalarının bilinmesi, bugünkü Halkevi ve Halk Eğitimi faaliyetlerinin düzenlenmesine yardımcı olacağı düşünülmüştür.Anahtar Kelimeler: Halkevleri, Adana, Burdur, Mersin, Antalya, Isparta, Hatay, Kahramanmaraş, Halk Eğitimi, Tarih, Eğitim.

AdanaAntalyaBurdur+7
Hediye Titiz
Çukurova University
2012
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Akdeniz bölgesi boncuk oyalarından yapılan ürünlerin incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, Akdeniz Bölgesinde yapılmakta olan boncuk oyalarının yapım özellikleri ve kullanım alanlarını belirlemektir Bu genel amaç doğrultusunda, yapılan boncuk oyalarının çeşitleri, boncuk oyalarında kullanılan malzemeler, uygulanan teknikler, kullanılan motiflerin genel özellikleri, boncuk oyalarının yapılış amaçları, kullanım yerleri, boncuk oyası yapan bireyler ve oya yapımında etkili olan faktörler incelenmiştir.Bu çalışmada, Burdur, Antalya, Mersin, Adana ve Kahramanmaraş illerinde yapılan boncuk oyaları, araç, gereç, teknik, renk, desen, kompozisyon özellikleriyle incelenmiştir. Evreni oluşturan 970 adet boncuk oyaları örneğinden kullanılan araç gereç, yapım teknikleri, renk, model özelliğine göre, 110 adet örneklem seçilerek, bunların fotoğraflarıyla birlikte bilgi formları düzenlenmiştir.Araştırmanın alt amaçlara ilişkin verileri toplamak amacıyla 34 adet çoktan seçmeli ve 5 adet açık uçlu olmak üzere, toplam 39 soruluk anket hazırlanmış, hazırlanan anket, örneklem olarak seçilen illerin her birinde boncuk oyası yapan 50 kişiye olmak üzere toplam 250 kişiye uygulanmıştır.Boncuk oyalarına ilişkin hazırlanan anket yoluyla elde edilen verilerin frekans, yüzde dağılım tabloları çıkarılarak yorumlanmıştır. Ayrıca örneklem olarak seçilen ürünlerin yapım özelliklerine ilişkin her verinin frekans ve yüzde tabloları hazırlanarak ürünlerin değerlendirmeleri yapılmıştır.Akdeniz Bölgesinde boncuk oyalarının iki ve üç boyutlu olarak yapıldığı, en çok tülbent kenarlarına dikildiği ve başörtüsü olarak kullanıldığı görülmektedir. Boncukla yapılan oyalarda en çok % 57.6 ile tığ ve % 25.2 ile iğne oyası teknikleri uygulanırken farklı oranlarda mekik, firkete ve şişle yapılan temel tekniklerde kullanılmaktadır. Boncuk oyalarında en çok % 89 işlem görmüş sentetik iplik kullanılırken ipek iplikle yapılan oya tespit edilmemiştir. Yapılmış boncuk oyası örnekleri model alınarak yapılan örneklerde en çok, % 100 geometrik, % 60.9 bitkisel, % 19 sembolik, % 10.9 figürlü, % 2.7 nesneli, bezemelerin farklı oranlarda, yer aldığı görülmektedir. Yapılan örneklerde kişilerin zevklerine göre her renk boncuklarla birlikte, tülbentlerde çoğunlukla % 85.4 ile beyaz iplik, yazmalarda ise renkli iplikler kullanılmıştır.Boncuk oyasını eğitim düzeyleri düşük, evli, genç yaş da kadınlar, çeyiz, kullanım, hediye ve gelir amacıyla yapmaktadır. Ayrıca Akdeniz Bölgesinde yapılan boncuk oyaları özel olarak yapılmış tülbent sandıklarında özenle muhafaza edilmektedir. Çeyiz amacıyla yapılan ve satın alınan boncuk oyaların da yoğun olarak yuvarlak cam renkli kum boncukların kullanıldığı görülmektedir. Boncuk oyalarının yapım teknikleri ve kullanımına ait verilerin değerlendirmeleri çalışmada yer almaktadır.Kullanımından kaynaklanan olumsuzluklar nedeniyle, boncuk oyalarının yapımında ve kullanımında azalma olduğu, renkli ipliklerle yapılan tığ oyalarının süslediği yazmaların tercih edilmeye başlandığı tespit edilmiştir. Oya olarak tülbentlerdeki kullanımı azalırken, yavaş yavaş farklı kullanım alanlarına yönelik tespitlerde bulunulmuştur. Bu sonuçlara bağlı olarak boncuk oyacılığının geliştirilmesi ve farklı alanlarda kullanımına yönelik önerilerde bulunulmuş yeni tasarım ve uygulamalar yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: El Sanatları, oya, boncuk oyası,

AdanaAkdeniz bölgesiAntalya+7
Gülten Kurt
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Halk hekimliği ve Burdur'da halk hekimliği ile ilgili geleneksel tedavi yöntemleri

Bu çalışmada, Burdur ilinde halk hekimliği uygulamalarını ve bu kapsamda kullanılan geleneksel tedavi yöntemlerini incelenmiştir. Araştırma alanı olarak Burdur merkez ve Ağlasun, Altınyayla, Bucak, Çavdır, Çeltikçi, Gölhisar, Karamanlı, Kemer, Tefenni, Yeşilova ilçeleri seçilmiş; toplamda 11 belediye, 193 köy ve 127 mahalle kapsam altına alınmıştır. Tez; giriş ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında çalışmanın amacı, yöntemi, kapsamı ve saha bilgileri verilmiş; ayrıca Burdur'un coğrafi ve sosyoekonomik özelliklerine yer verilmiştir. Birinci bölümde, halk hekimliği kavramı tanımlanarak Türk kültüründeki tarihsel gelişimi aktarılmış, şaman, kam, bakşı, otacı gibi geleneksel tedavi uygulayıcıları ile ateş, su, taş, ağaç gibi doğa unsurlarının sağlıkla ilişkilendirilmesi açıklanmıştır. İkinci bölümde, saha araştırmasına dayalı olarak Burdur yöresinde baş ağrısı, mide sorunları, kas-iskelet ve cilt hastalıkları gibi fiziksel rahatsızlıkların yanı sıra afakan, al basması gibi psikolojik durumlara yönelik uygulamalar ele alınmıştır. Ayrıca kadın, bebek ve çocuk sağlığına ilişkin geleneksel yöntemler de incelenmiştir. Üçüncü bölümde, halk arasında şifa amacıyla ziyaret edilen yatır, türbe, şifalı su ve dilek ağacı gibi kutsal mekânların işlevi ve inanç sistemindeki yeri değerlendirilmiştir. Bu tez, Burdur yöresine ait halk hekimliği bilgisini kayıt altına alarak geleneksel kültürün korunmasına ve bilimsel olarak incelenmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu araştırma, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri birimi tarafından desteklenmiştir (Proje No: 0996-YL-24).

BurdurHalk hekimliği
Fatma Yılmaz
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Burdur'daki Cumhuriyet dönemi eğitim yapılarının mimari açıdan belgelenmesi, irdelenmesi ve korunmasına yönelik öneriler

Bu tez Cumhuriyet'in kurulduğu yıllardan başlayarak 1928 yılından 1980 yılına kadar uzanan dönemdeki, Burdur merkez, ilçe ve köylerinde inşa edilmiş eğitim yapılarının tespit edilerek belgelenmesi, irdelenmesi ve mimari açıdan değerlendirilmesine yönelik kapsamlı bir çalışmayı içermektedir. Cumhuriyet döneminde birçok alanda reformlar yapılmış, bu reformlar toplumun yaşam tarzında değişikliklerin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Eğitim, Cumhuriyet'in ilk kurulduğu andan itibaren en önemli politikalardan biri olmuştur. Eğitime verilen önem ve hassasiyetin ne kadar güçlü olduğu bu değişiklikler ile anlaşılmaktadır. Cumhuriyet'in laik/modern ideolojisini temsil eden eğitim sistemi yeni/modern anlayışta inşa edilecek eğitim yapıları ile mümkündür. Eğitim reformu Cumhuriyet devrimlerinin çekirdeğini oluşturmaktadır. Şehirlerden köylere yurdun her bir köşesinde inşa edilen eğitim yapıları aracılığıyla ülkenin toplumsal ve sosyal standartlarının yükselmesi ve ekonomik gücünün artırılması hedeflenmiştir. Bu konuda da mimarlık amaçların gerçekleştirilmesinde önemli bir araç görevi üstlenmiştir. Her okul, her öğrenci Cumhuriyet'i benimsetmek için bir saha ve fırsat haline dönüşmüştür. Böyle bir ortamda oluşturulan eğitim alanları bizim için aslında bir ışık, bir çıkış noktasıdır. Eğitim yapıları bize öncülük etmekte, toplum ve ülke hakkında bize birçok bilgi vermektedir. Bu amaçla çıkılan yolda incelediğimiz her yapı ayrı bir önem arz etmektedir.

BurdurCumhuriyet DönemiEğitim+5
Meltem Yılmaz Özev
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Burdur eğitim kurumları tarihi (1850-1950)

Bu çalışmanın amacı, Burdur'un eğitim kurumları tarihini belli bir başlık altında, bilimsel metotlar çerçevesinde incelemektir. Burdur'u inceleyen ve anlatan eserler içinde nispeten ele alınan eğitimin, kronolojiden yoksun olduğu ve bir sistematik içinde verilmediği söylenebilir. Ayrıca, bu çalışma ile Burdur eğitim kurumları tarihi ile ilgili eksikliklerin giderilmesi ve bundan sonraki çalışmalara katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Bu çalışmada izlenen yöntem başta arşiv belgeleri olmak üzere birinci elden kaynakların tespit edilerek incelenmesi, diğer kaynak eserlerin taranarak konuların kronolojik sıra içerisinde ele alınmaya çalışılmasıdır. Burdur Eğitim Kurumları Tarihi araştırılırken, konu ile ilgili eksiklerin giderilmesi için; 1850 ile 1950 yılı arasında eğitimde meydana gelen değişimler Türk Eğitim Tarihi ışığında incelenmeye çalışılmıştır. Burdur'da eğitimin özellikle Cumhuriyetten sonra ivme kazandığı görülmüştür. Burdur'da (1850-1950) açılan eğitim kurumları ve türleri, eğitim gören öğrenci sayısı ve eğitim veren öğretmenler tespit edilmiştir.

BurdurEğitim kurumlarıEğitim tarihi+3
Tuncay Sakar
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Burdur ili sınırları içerisinde yetişen kermes meşesinin (quercus coccifera L.) yıl boyunca besin maddesi içeriği ve in vitro sindirilebilirliğindeki değişimin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı Akdeniz bölgesinin birçok yöresinde yaygın olarak bulunan ve keçi sürüleri için ana yem kaynağı olan Kermes meşesinin (Quercus coccifera L.) besin madde içeriğinin, hücre duvarı bileşenlerinin, kondanse ve ekstrakte edilebilir tanen içeriği ile in vitro kuru madde sindirilebilirlik (İVKMS) düzeylerini araştırmaktır. Araştırmada Burdur ili sınırları içerisinde yer alan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, İstiklal Yerleşkesi alanında bulunan Kermes meşesi örneklenmiştir. Örnekleme keçi çobanları tarafından işaret edilen doğrultuda, meşenin keçiler tarafından tüketilen kısımları olan yaprak, genç sürgünler ile bazı dallarını içerecek şekilde yapılmıştır. Örnekleme söz konusu alan içerisindeki 3 farklı istasyondan yapılmıştır. Ocak 2017 ile Aralık 2017 arasında yapılan (12 x 3 = 36 adet) örneklemelerden elde edilen örneklerde ham besin madde miktarları (kuru madde (KM), ham kül (HK), ham protein (HP), ham selüloz (HS), ham yağ(HY)), hücre duvarı bileşenleri (Asit Deterjan Fiber (ADF), Nötral Deterjan Fiber (NDF), Asit Deterjan Lignin (ADL)), toplam çözünebilir tanen ve kondanse tanen içeriği ile iki aşamalı yöntem kullanılarak İVKMS derecesi tespit edilmiştir. Araştırmada Kermes meşesinin Burdur ili iklimi şartlarında HP içeriğinde mevsimler arasında önemli bir farklılığın olmadığı, diğer taraftan ilkbahar ve yaz ayları ortalama HS değerinin kış ayları ortalamasına göre önemli derecede düşük bulunduğu (P<0,05), yıl içerisindeki en yüksek HY değerinin de sonbahar ayları ortalamasında olduğu belirlenmiştir (P<0,05). Kış ayları ortalama İVKMS, yaz ve sonbahar ayları ortalamalarına göre önemli düzeyde düşük çıkmıştır (P<0,05). Toplam çözünebilir tanen içeriği açısından sonbahar ayları ortalaması kış ve ilkbahar ayları ortalamalarından önemli düzeyde düşük bulunmuştur (P<0,05). Bu çalışma sonucunda Burdur ili iklim şartlarında, 2017 yılı boyunca elde edilen veriler göz önüne alındığında Aralık, Ocak ve Şubat aylarında Kermes meşesinin düşük besin maddesi değerlerine ve İVKMS'ye sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Besin maddesi, İn vitro yöntem, Kermes meşesi, Sindirilebilirlik

Besin değeriBurdurKermes meşesi+4
Ali Osman Türel
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Özel markalı süt ürünlerinde tetra pak ürün ambalajının tüketici tutumlarına etkisi: Burdur ili örneği

Son yıllarda, markalar tüketici tercihlerinde daha fazla belirleyici olmuştur. Tüketicilerin istek ve beklentilerine cevap verebilmek ve pazarda güçlü bir yer edinmek isteyen perakendeciler özel markalar ile ürünlerini satışa sunmaya başlamışlardır. Özel marka, perakendecilerin kendi ürettiği ya da üretim için aracı firma kullanılarak piyasaya sunulan ve aracının kendi ismini ya da perakendecinin kendi markasının ismini vererek piyasaya sunduğu markalardır. Özel marka kavramının giderek arttığı günümüz koşullarında tüketicilerin tercih sebeplerini yönlendiren bazı unsurlar bulunmaktadır. Tüketici tercihlerini yönlendiren unsurlardan biri olan ambalaj, tüketici tercih ve tutumlarında etkin rol oynamaktadır. Bu nedenle hem tüketici hem de perakendeciler açısından özel markalar önemli hale gelmiştir. Özel markalı ürünlerde ürün ambalajının tüketici tutumlarına etkisini ortaya koymak araştırmanın temel amacıdır. Araştırmanın ilk bölümünde marka kavramı, marka türleri, tüketici tutumları, özel marka kavramı tanımı ve kapsamı, özel markalı ürünlerde ambalajlama incelenmektedir. İkinci bölümde araştırmanın türü, problemi, önemi, amacı, yöntemi, araştırma evreni, araştırmanın sınırlılıkları ve sayıltıları, örneklemi, araştırma hipotezleri, veri toplama yöntemi ve anket formunun hazırlanmasına dair bilgiler yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise anket yöntemi ile elde edilen verilerin istatistiksel yöntemler aracılığı ile analizleri yer almaktadır. Bu araştırmada özel markalı süt ambalajlarının tüketici tutumlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini Burdur ilindeki tüketiciler oluşturmaktadır. Ambalaj bileşenleri ile tutumlar arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma sonucu olarak; özel marka ambalajları ile tutumlar arasında ilişki bulunmuştur. Daha sonra özel marka süt ambalajı özellikleri ile algı ilişkisi incelenmiştir. Özel markalı sütler, ambalaj bileşeni özelliklerine göre farklı algılanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Özel Marka, Süt Ambalajı, Tüketici Tutumları, Gıda Ambalajı, Ambalaj Bileşeni

Ambalaj sektörüAmbalaj tasarımAmbalajlama+6
Gülsüm Ünsal
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal parti ve liderler açısından dağıtım ve tutundurma çabalarının seçmenlerin oy verme davranışı üzerine etkisi: Burdur ilinde bir uygulama

Önceleri yalnızca üretilen mal ve hizmetlerle ilgilenen pazarlama bilimi zamanla kâr amacı gütmeyen organizasyonları, fikirleri ve kişileri de ilgili taraflarla bir araya getirme misyonunu üstlenmiştir. Temelde bir fikrin ve ideolojinin seçmenlere benimsetilmesini sağlamayı amaçlayan siyasal pazarlama, günümüz dünyasında benzer ve farklı ideolojik çatılar altında birden fazla siyasi yapı ve liderlerin olması sebebi ile önem kazanmıştır. Araştırmanın konusu; dağıtım ve tutundurma çabalarının seçmenlerin siyasal parti ve siyasi lidere karşı duydukları güven üzerine etkisini araştırmaktır. Araştırmanın amacı ise siyasal partilerin ve liderlerin yer aldığı siyasal tutundurma ve dağıtım çabalarının kendilerine dönük duyulan güven düzeyleri üzerinde anlamlı bir ilişkinin var olup olmadığının ortaya konulmasıdır. Burdur ilinde gerçekleştirilen araştırmanın katılımcıları farklı meslek gruplarından, farklı demografik ve sosyoekonomik özelliklere sahip bireylerdir. Çalışmada anket yönteminden faydalanılmıştır. Anket formu Burdur ilinin belli bölgelerinde katılımcılara sunulmuş ve verilerin toplanması sağlanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin incelenmesinde SPSS (bilgisayar) programından yararlanılmıştır. Söz konusu program aracılığı ile korelasyon ve regresyon analizleri gerçekleştirilerek çalışmanın bulguları ortaya konmuştur: Siyasal parti ve liderleri kitle iletişim araçlarını önemsemelilerdir. Bu çalışmanın bulgularına göre kitle iletişim araçları aracılığı ile oluşturulan siyasi gündem bireyler tarafından takip edilmektedir. Kitle iletişim araçları arasında en büyük etkiyi televizyon oluşturmaktadır. Bireylerle direk iletişim sağlayan cep telefonu mesajları, elektronik posta gibi araçlar da seçmenlerin kararları üzerinde etkilidir. Geniş alanlarda binlerce insanın bir araya gelmesini sağlayan mitingler de seçmen tercihleri üzerinde etkili olmaktadır. Özellikle seçim zamanlarında daha çok ortaya çıkan, gelenekselleşmiş kampanya araçlarından biri olan siyasi şarkı ve türkülerin ise seçmen davranışları üzerinde bir etkisi bulunmamıştır. Sonuç olarak seçimlerde başarı elde etmek isteyen siyasi parti ve liderler seçmenlerde güven oluşturmak zorundadırlar. Seçmenlerin gözünde güven kazanmak isteyen siyasi parti ve liderler siyasal tutundurma ve dağıtım çalışmalarını özenle sürdürmelidir. Anahtar Kelimeler: Siyasal Pazarlama, Seçmen Davranışları, Seçmen Davranışlarını Etkileyen Faktörler

BurdurDağıtımDağıtımcı liderlik+7
Berkay Şirin
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversitelerde iç kontrol sisteminin uygulanabilirlik düzeyine yönelik bir çalışma: Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi örneği

Teknolojik ve iktisadi gelişmeler, zaman içerisinde kuruluşları çok sayıda faaliyetin çok sayıda kişi ve karmaşık süreçlerle yürütüldüğü bir yapıya büründürmüştür. Bu durum kamu yönetimini, değişen çevre koşullarına uyum sağlamak ve değişimi yönetmek için yeni yönetsel araçlar geliştirmeye itmektedir. Yani günümüz çağdaş devlet anlayışı, kamu kaynaklarının daha iyi yönetimini ön plana çıkararak kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılmasını esas alır. Bu temeli esas alan kamu yönetiminde yeniden yapılanma çalışmaları son dönemde hız kazanmıştır. Özel sektör uygulamalarının kamuya uyarlanması olarak da tanımlanan Yeni Kamu Yönetimi yaklaşımının yaygınlaşması ile iç kontrol sistemi uygulamaları daha da önem kazanmıştır. Bu yaklaşım ile birlikte iç kontrol sistemi, yöneticilerin yönetim işlevini gerçekleştirmesinde önemli bir araç haline gelmiştir. Anahtar Kelimeler: İç Kontrol, İç Kontrol Bileşenleri, İç Kontrol Modelleri, Yeni Kamu Yönetimi Yaklaşımı, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu Ülkemizde 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile uluslararası standartlara uygun bir iç kontrol sistemi çerçevesi oluşturulmuş, Hazine ve Maliye Bakanlığı bu sistemin kamu kurumlarında oluşturulması ve yerleştirilmesi hususunda yetkili kılınmıştır. Bu tez çalışmasında, kurumlarda oluşturulan iç kontrol sisteminin uygulanma düzeyinin, yönetici özellikleri ile ilişkili olduğu düşüncesinden hareket edilmiştir. Bu nedenle araştırma, kuruluşundan günümüze hızla gelişen ve gerek akademik ve idari yapısı gerekse eğitim-öğretim hizmeti sunan birimlerinin çeşitliliği ile oldukça büyük ve karmaşık bir yapıya bürünen Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi birimlerinin yöneticilerini kapsamaktadır. Araştırmada kullanılan ölçme aracı, bu alanda yapılan diğer çalışmalarda kullanılan ölçeklerin incelenmesiyle elde edilmiştir. Bu ölçme aracı, evreni oluşturan yöneticilere doğrudan uygulanmış ve bulgular analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, kurumda oluşturulan iç kontrol sistemi boyutlarının birbirleri ile ilişkili olduğu, iç kontrol sisteminin uygulanma düzeyinin genel olarak iyi düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca iç kontrol sistemi boyutlarının uygulanma düzeylerinin Üniversitenin birimleri arasında ve bu birimlerin yönetici özelliklerine göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.

BurdurDenetimDenetim sistemleri+4
Mehmet Tepeli
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Burdur ilinde buzağılarda pasif transfer yetmezliği ve neonatal dönem hastalıkları arasındaki ilişkiler

Buzağılar neonatal dönemde enfeksiyonlara karşı açık olup kolayca bakteriyel, viral ve paraziter etkenlerce enfekte edilebilirler. Bu çalışma doğumdan sonra buzağıların yeterli pasif bağışıklığa ulaşıp ulaşmadığını tespit etmek ve neonatal dönem boyunca herhangi bir hastalığa yakalanıp yakalanmadığını belirlemek amacı ile yapıldı Çalışmada Burdur merkez ve köylerinde belirlenen farklı cinsten 50 adet neonetal buzağı kullanıldı. Doğum öncesi 50 inek E-ıslah programından belirlendi. Doğumdan 48 saat sonra buzağılardan kan alındı. Elde edilen serumlar, TP (Total protein), GGT (gammaglutamil transferaz) ve immunglobulin G (IgG) değerleri incelendi. Bu değerler arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı tespit edildi. Buzağılar neonatal dönem boyunca gözlendi ve bu dönemde herhangi bir hastalık geçirip geçirmediği kaydedildi. Sonuç olarak 50 buzağının 18 tanesinde (%36) E. coli, 6 tanesinde (%33.3) Cryptosporidiozis, 1 tanesinde Rota virüs (%5.5) ve 1 tanesinde Corana virüs (%5.5) etkeni tespit edildi. Bu buzağılardan 1 tanesi öldü. Elisa testimizin sonuçlarında tüm buzağılarımızın pasif immun transfere ulaşmış olduğu belirlendi. Anahtar Kelimeler: PTY (Pasif transfer yetmezliği), IgG (immunglobulin G), TP (Total protein), GGT (Gamma Glutamil Transferaz)

BurdurBuzağılarGama glutamil transferaz+6
Gökhan Şimşek
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Denizli ve Burdur yörelerindeki sığırlarda bovine respiratory syncytial virus enfeksiyonunun serolojik olarak araştırılması

Bu çalışma, Denizli ve Burdur yörelerindeki sığırlarda Bovine Respiratory Syncytial Virus (BRSV ) enfeksiyonunun varlığının serolojik olarak saptanması ve bu yörelerdeki yaygınlığı hakkında bilgi edinilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, Ekim 2017- Mart 2018 tarihleri arasında hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı Denizli ilinin Acıpayam, Bozkurt, Çameli, Pamukkale, Serinhisar, Tavas ilçelerinde ve Burdur ilinin Çavdır, Gölhisar, Karamanlı, Tefenni ilçelerinde bulunan küçük aile işletmelerinde yetiştiriciliği yapılan 6 ay yaştan büyük farklı ırk ve cinsiyette toplam 271 adet sığırdan kan serumu örneği alınmıştır. Toplanan serum örneklerinin indirekt ELISA ile analizleri sonucunda BRSV seropozitifliği % 76,38 oranında bulunmuştur. İllere göre de BRSV antikor oranı da Denizli'de %68,38, Burdur'da %84,44 olarak tespit edilmiştir. Numunelerin toplandığı illerde tespit edilen seropozitiflik oranları arasındaki farklılığın istatistiki açıdan karşılaştırıldığında önemli olduğu (P<0.01) belirlenmiştir. Sonuç olarak, Denizli ve Burdur yörelerinde küçük aile işletmelerinde yetiştirilen sığırlarda BRSV enfeksiyonunun yaygın olarak bulunduğu ve bu enfeksiyonun kontrolü/mücadelesi amacıyla ciddi önlemlerin alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.

BurdurDenizliEnzime bağlı immünosorbent testi+3
Arif Karaotcu
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe bölümü öğrencilerinin uygulama eğitiminde yaşadıkları sorunların değerlendirilmesi: Burdur ili örneği

İş dünyasında en çok ihtiyaç duyulan iş gücü alanlarından biride muhasebe mesleği olduğu söylenebilir. Günümüzde bu mesleğin personel ihtiyacının büyük bir bölümünü muhasebe eğitimi almış öğrencilerden karşılanmaktadır. Muhasebe mesleği ise güncel bilgilere ve uygulamaya dayanan bir meslek olarak görülmektedir. Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde üç yıllık bir teorik eğitimin ardından, son sınıfta iki gün okulda teorik eğitim ve üç gün işletmelerde uygulama eğitimi şeklinde devam eden bir süreçtir. Bu araştırmada, muhasebe eğitiminin içeriği ve uygulama eğitiminde yaşanan sorunların değerlendirilmesi için Burdur merkez Bucak ve Çavdır ilçelerinde bulunan Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde uygulama eğitimi yapmakta olan 134 öğrenciye anket çalışması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uygulama Eğitimi, Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri, Muhasebe Eğitimi.

BurdurEğitim sorunlarıMuhasebe+4
Gözde Dincer
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Konut kredisi kullanımında tüketicilerin banka tercihini etkileyen faktörler: Burdur ili örneği

Geçmişten günümüze insanların en temel ihtiyaçlarından biri barınma ihtiyacıdır. Günümüz modern dünyasında insanlar barınma ihtiyaçlarını konut satın alarak veya konut inşa ederek karşılamaktadırlar. Konut talebine bakıldığı zaman barınma ihtiyacının yanında insanlar yatırım yapmak amacı ile de konut talebinde bulunmaktadırlar. Bu çalışmada insanların konut satın almak için bankalardan kredi kullanırken hangi bankayı neden tercih ettiğinin cevabı araştırılmıştır. Anket vasıtası ile tüketicilere ulaşılarak elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Bankalardan kredi kullanan ya da kullanmayı düşünen tüketicilerin anket sorularına verdikleri cevaplar değerlendirilerek tüketicilerin konut kredisi kullanımında banka tercihlerini etkileyen unsurların analizi sonucunda bir takım çıkarımlarda bulunulmuştur. Çalışmanın birinci bölümünde bankaların varlık nedenleri ve temel işlemleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümünde kredi kavramı ve konut kredisi anlatılmıştır. Üçüncü bölümde tüketici davranışları ve tüketici davranışlarını etkileyen faktörler yer almaktadır. Dördüncü ve son bölümde ise Burdur ilinde yapılan anket çalışması ile tüketicilerin bankalardan konut kredisi kullanırken banka tercihlerini etkileyen faktörlerin istatistiki analizi yapılmıştır. Bu istatistiki çalışma neticesinde elde edilen sonuçlar ışığında bankaların kredi politikalarını yönlendirebilecek tavsiyelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kredi, Konut Kredisi, Banka Tercihi, Tüketici Davranışları.

BankalarBurdurKonut kredisi+4
Davut Özcan
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık personelinin çalıştığı birime göre ikincil travmatik stres düzeyinin belirlenmesi

Araştırma sağlık personelinin çalıştığı birime göre ikincil travmatik stres düzeyini belirlemek amacı ile Nisan – Eylül 2018 tarihleri arasında Burdur Devlet Hastanesinde çalışan 212 sağlık personeli ile yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak "Sosyodemografik Özellikler Formu" ve "İkincil Travmatik Stres Ölçeği" kullanılmıştır. Çalıştığı birime göre sağlık personelinin ikincil travmatik stres ölçeği toplam puan ve alt boyut puan ortalamaları karşılaştırıldığında kaçınma ve uyarılma alt boyutu ve toplam puan ortalamaları açısından iki grup arasında anlamlı bir farklılık olduğu (p<0.05), buna karşın istemsiz etkilenme alt boyutunda anlamlı bir farklılık olmadığı bulunmuştur (p>0.05). Toplam puan ve tüm alt boyutlarda dahili birimlerde çalışan personelinin puan ortalamasının cerrahi birimlerde çalışan personellere göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak çalışmamızda sağlık çalışanların ikincil travmatik stres düzeyleri ortalamanın üzerinde bulunmuştur. Çalıştığı birim ne olursa olsun sağlık personelinin ikincil travmatik stres düzeyinin yüksek olduğu ve ikincil travmatik strese bağlı semptomların ortaya çıkmaması için çalışanların yaşadığı stresi azaltacak, dolaylı travma reaksiyonlarını en aza indirgeyecek girişimlere ihtiyaç duyulduğu ve bu girişimleri belirleyecek yeni araştırmalar yapılması önerilmektedir.

BurdurHastaneler-devletSağlık personeli+4
Gamze Öztürk
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Burdur ilindeki bazı süt sığırı işletmelerinde yemlerdeki aflatoksin B1 varlığının süte geçme durumunun araştırılması

Bu çalışmanın amacı, Burdur ilinde faaliyet gösteren 20 süt sığırı işletmesinde üretilen sütteki aflatoksin M1'in hangi yem hammaddelerinden kaynaklandığını, bu yemi tüketen hayvanların sütlerindeki aflatoksin M1 seviyelerinin saptanmasını ve yem ile süt arasındaki aflatoksin ilişkisini ve toksikasyon risklerini incelemektir. Tüm işletmelerin rasyonlarında kullandıkları yem çeşitlerinden ve süt tanklarından numuneler alınmıştır. Yapılan analizlerde yem numunelerinin %68,23'ünde aflatoksine rastlanmıştır. İşletmelerin kullandığı rasyonları oluşturan hammaddelerde tek tek aflatoksin analizi yapılmış, ölçülen aflatoksin B1 değerleri ile günlük yem tüketimleri çarpılarak ve elde edilen değerler toplanarak günlük total aflatoksin B1 alımı hesaplanmıştır. Yemle alınan total aflatoksin B1 miktarı hayvan başına en düşük 0,108 µg/gün, en yüksek 22,6921 µg/gün olarak tespit edilmiştir. İşletmelerden alınan 20 süt numunesinin 13 tanesinde (%65) aflatoksin M1 tespit edilmiştir. Süt örneklerindeki aflatoksin M1 miktarı en düşük 0,0164 ng/l, en yüksek 0,1772 ng/l olarak tespit edilmiştir. Sütlerde ölçülen aflatoksin M1 değerleriyle günlük süt verimleri çarpılarak total aflatoksin M1 atılımı bulunmuştur. Süt örneklerindeki total aflatoksin M1 miktarı en düşük 0,286 ng/gün, en yüksek 3,7212 ng/gün olarak tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda yemlerdeki aflatoksin B1' in en düşük %0,013, en yüksek %0,7 oranlarında sütle atıldığı gözlemlenmiştir. Geçiş miktarını azaltmak için yem hammaddelerinde aflatoksin oluşumunun düşürülmesi ve sütteki aflatoksin M1 miktarının azaltılmasında toksin bağlayıcının kullanılabileceği önerilmiştir.

AflatoksinlerBurdurHayvan yemleri+6
Cem Çetin
Burdur Mehmet Akif Ersoy University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kültürünün ve işletme demografisinin KOSGEB desteklerine etkisi: Burdur ili araştırması

Örgüt kültürü bir örgütün bireyleri arasındaki inançları, beklentileri, aynı zamanda bu bireylerin davranışlarını düzenleyen ilkeler bütünüdür. Örgüt kültürü bireylerin, kitlelerin ve toplumların ihtiyaçlarını karşılamak için kurulan örgütlerin temel yapı taşı, sahip olduğu değerler, kabul ve kurallardır. Çevreleri ile sürekli bir alışveriş içinde olan örgütlerin, dinamizmini kaybetmemesi ve çevreyle entegrasyonunu sağlamak için birçok kamu kurum ve kuruluşu tarafından destekler sağlanmaktadır. Bu kurumların başında da Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) gelmektedir. Bu çalışma ile örgütlerin örgüt kültürünün ve demografik yapılarının, KOSGEB desteklerinden yararlanmaları arasındaki ilişki ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemi, Burdur İlinde faaliyet gösteren ve KOSGEB Proje Tabanlı Desteği alan KOBİ'lerdir. Veri toplama yöntemi olarak anket tekniği seçilmiş olup, veriler ekonometrik bir model olan lojistik regresyon modeli ile yorumlanmıştır. Sonuç olarak, araştırmaya katılan KOBİ'lerin örgüt kültürü ve demografik yapılarının, KOSGEB Proje Tabanlı Desteklerden yararlanmalarında kısmen ilişkili olduğu tespit edilmiştir.

BurdurDemografiDemografik yapı+5
Lütfullah Bakır
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Burdur ili parklarında bulunan oyun alanlarının kedi ve köpek helmint yumurtaları ile kontaminasyonunun araştırılması

Bu çalışma, Burdur ili park ve bahçelerindeki çocuk oyun alanlarından alınan toprak örneklerinin, kedi-köpek helmin yumurtaları ile kontaminasyon durumu ve çocuk parklarının bu etkenler açısından taşıdığı riski belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla 10 parkın 10 farklı yerinden olmak üzere toplam 100 toprak örneği, herhangi bir takvime bağlı olmaksızın helmint yumurtaları yönünden incelenmek üzere alınmıştır. Çalışmada, incelemesi yapılan 10 parktan 4 tanesinin (%40), alınan 100 toprak örneğinden de 27 tanesinin (%27) kedi-köpek helmint yumurtaları ile kontamine olduğu tespit edilmiştir. En yaygın tür %21 ile Toxocara türlerinin yumurtası olurken; bunu Taenia türlerinin yumurtaları (%6) izlemiştir. Taenia türlerinin yumurtalarına 10 parktan sadece 1 tanesinde rastlanılırken, bu parktaki kontaminasyon oranı %60 olarak tespit edilmiştir. Helmint yumurtaları ile kontaminasyon belirlenen 4 parktan 3 tanesinde de sadece Toxocara spp. belirlenirken (park numara sırasına göre %70, %60 ve %80); Toxocara türlerinin kontaminasyon oranları arasında istatistiksel açıdan önemli bir fark bulunmamıştır (P>0,05). Bu çalışmada ilk kez Burdur ilinde parklardaki çocuk oyun alanlarının helmint yumurtaları ile kontaminasyonu belirlenmiştir. Çalışma sonuçlarının ilerleyen yıllarda yapılacak benzer çalışmalara bir veri arşivi oluşturmasının yanında, tespit edilen parazit türlerinin meydana getirdiği hastalıklarla ilgili koruma-kontrol programlarının geliştirilmesine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

BurdurHelmintlerKediler+6
Canan Oğuz Akbaş
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kent imgesi bağlamında Burdur'un kent kimliği

Bu çalışmada, Burdur'un kent kimliği, kent imgeleri bağlamında incelenmiştir. Burdur'un sahip olduğu tarihi, kültürel, doğal ve fiziki değerleri incelenmiş ve kent kimliğinin oluşmasındaki önemi üzerinde durulmuştur. Kent kimliğini oluşturan imgelerin, kent imgesi kuramı bileşenlerine göre sınıflandırılması yapılmış ve bu imgeler incelenmiştir. Bu sınıflandırma Kevin Lynch'in kent imgesi kuramına göre yapılmıştır. Burdur'un kent imgelerini sınıflandırmak için; Burdur'un kent kimliği ve kent kimliğinin tanıtılması üzerinde etkileri olan kişiler belirlenmiştir. Belirlenen paydaşlarla mülakat yöntemi ile görüşme yapılarak görüş ve önerileri alınmıştır. Bu görüşmeler sonucunda kent imgesi kuramına göre sınıflandırma yapılmıştır. Bu sınıflandırma ile kent için; kent kimliğini oluşturan imgelerin belirlenmesi, farkında olunması, halkın ve yerel yönetimlerin bu belirlenen imgelere göre kenti şekillendirmesi gibi faydalar sağlanabilir mi sorusuna cevap aranmıştır. Paydaşlarla yapılan görüşmeler sonucunda ulaşılan kent imgesi kuramına göre sınıflandırmanın, kent kimliğini belirleyen imgelerin farkındalığı ve kentin tanıtımı açısından fayda sağlayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan bu sınıflandırmanın, halkın kenti şekillendirirken kent kimliğini oluşturan bu imgelere göre şekillendirmesi ve bu imgeleri koruması açısından fayda sağlayacağı görüşlerine ulaşılmıştır. Yerel yönetimlerin de şehir planlaması yaparken, kent ile ilgili önemli bir karar alırken, kent için projeler ve faaliyetler gerçekleştirirken sınıflandırılan bu imgelere göre hareket etmesi, kentin kimliği için önemli olan bu imgeleri koruyup tanıtması gibi faydalar sağlayacağı görüşlerine ulaşılmıştır. Bu çalışma ile kentlerin kimliklerinin farkındalığı ve korunması için kent kimliğini belirleyen imgelerin sınıflandırılmasının yapılmasının faydaları üzerinde durulmuş ve Burdur'un kent imgeleri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kent, Kent Kimliği, Kent İmgesi, Burdur.

BurdurKent kimliğiŞehir imajı
Çiğdem Coşkun
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin eğitim inançları ile meslek algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin eğitim inançları ile mesleki algılarını belirlemek ve elde edilen veriler arasında cinsiyet, yaş, görev yeri, vb. değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma olup olmadığını ortaya koymaktır. Bununla birlikte öğretmenlerin eğitim inançları ile meslek algıları arasındaki ilişki de incelenmektedir. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Burdur ili ve ilçelerinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma için gerekli örneklemi belirlemek amacıyla tabakalı örnekleme modeli kullanılmıştır. Örnekleme seçimi sonucunda 345'i kadın 312'si erkek olmak üzere 657 öğretmen araştırmada yer almıştır. Araştırmanın Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapan öğretmenler ile gerçekleştirilmesi araştırmanın önemini ortaya koymaktadır. Araştırmanın verileri Yılmaz, Altınkurt ve Çokluk (2011) tarafından geliştirilen "Eğitim İnançları Ölçeği", TED (2014) araştırmacıları tarafından oluşturulan "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Algı Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" araçlığı ile toplanmıştır. Verilerin analizi bilgisayar programı ile yapılmıştır. Verilerin analizi için frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, normallik testi, Mann Whitney-U, Kruskal-Wallis and Sperman testleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin en çok varoluşçuluk, an az ise esasicilik eğitim inancını benimsediği görülmüştür. Öğretmenlerin eğitim inançları arasında ise cinsiyete, yaşa ve kıdem yılına göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Diğer değişkenler arasında ise anlamlı bir farklılık belirlenmemiştir. Öğretmenleri mesleki algılarında ise, bireysel anlamda kendilerine ve yapmış oldukları mesleğe karşı görüşleri olumlu düzeydedir. Ancak toplumsal anlamda ise öğretmenlik mesleğinin hak ettiği değeri görmediğini düşünmektedirler. Öğretmenlerin mesleki algılarında kıdem yılı, çalışılan kurum türü ve branş değişkenlerine göre yapılan analizlerde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Diğer değişkenler arasında ise anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar incelendiğinde, öğretmenlerin eğitim inançları ve meslek algılarının özellikle yaş ve kıdem yılına göre anlamlı farklılık göstermesinin nedenleri üzerine daha detaylı bir araştırma yapılabileceği belirtilmiştir.

BurdurEğitim inancıMesleki benlik algısı+3
Rıdvan Önden
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin mülteci akranlarının sorunlarına yönelik algıları: Burdur örneği

Bu araştırmada ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin, sınıflarındaki mülteci akranlarının sorunlarına yönelik farkındalık düzeyleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni kapsamında yürütülmüştür. Çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılı Burdur ili merkez ilçede bulunan ikisinin yüksek sosyoekonomik düzeyli, ikisinin düşük sosyoekonomik düzeyli olduğu düşünülen dört farklı ilkokulda okuyan ve sınıfında mülteci akranları bulunan 21'i kız, 29'u erkek toplam 50 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler, üç sorudan oluşan yarı yapılandırılmış anket formları ve öğrencilerin çizdiği resimlerle iki aşamalı olarak toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Anket formları üzerinden yapılan analizler sonucunda ilkokul dördüncü sınıf öğrencileri, sınıflarındaki mülteci akranlarının iletişim, okuma, anlama, konuşma, uyum, dışlanma, zorbalık, önyargı, beslenme, barınma, kıyafet, para, kalabalık aile, öğrenme güçlüğü, eğitim hakkından mahrum kalma, korku, savaş, göç gibi çeşitli sorunları olduğunu belirtmişlerdir. Bu sorunları sınıf öğretmenlerinin, rehber öğretmenlerinin, okul idaresinin, devletin, yardım kuruluşlarının, psikologların, çevirmenlerin, kendilerinin, sınıf arkadaşlarının, mülteci çocuğun kendisinin ve mülteci çocuğun ailesinin çözebileceğini ifade etmişlerdir. Kendilerinin, mülteci akranlarına maddi ve manevi yardımcı olabileceklerini, ayrıca derslerinde ve okuma yazmalarında onlara yardım edebileceklerini ifade etmişlerdir. Öğrencilerin resimleri üzerinden yapılan analizlerin sonucunda ise çoğunlukla savaş ve göç konulu resimler çizildiği görülmüştür. Genellikle mültecilerin sığındıkları ülkelerde refaha kavuştukları bunun yanı sıra uyum problemleri de yaşadıkları resmedilmiştir.

BurdurEğitim sorunlarıGöçmenler+5
Feyza Karataş
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Marka kişiliğinin algılanan kalite, tüketici tatmini ve marka bağlılığı üzerindeki etkisi: Burdur ilinde süt ve süt ürünleri üzerine bir araştırma

Modern pazarlama anlayışının hâkim olduğu günümüz pazar koşullarında teknolojik ilerlemeler, tüketicilerin bilinçlenmesi, her geçen gün pazara giren işletme sayısının fazlalaşmasına bağlı olarak rekabetin artması ve ürün farklılığının giderek azalması pazarlama faaliyetlerini güçleştirmektedir. Dolayısıyla işletmelerin tüketicilerin dikkatlerini çekebilecek, onlara potansiyel değerlerini yansıtabilecek, memnuniyetlerini sağlayabilecek ve neticede tüketicileri kendilerine bağlayabilecek unsurlara yönelmeleri gerekmektedir. Bu noktada pazarlama için temel öneme sahip olan marka ve markayla ilişkili kavramlar adına atılacak adımlar kritik değere sahiptir. Çünkü marka ve markayla ilişkili kavramlar adına atılacak başarılı adımlar, işletmelere zorlu piyasa koşullarında rekabet avantajı kazandırarak, tercih edilme hususunda kolaylıklar sunmaktadır. Kazanılan rekabet avantajının sürdürülebilir kılınması ise tüketici merkezli pazarlama faaliyetlerine önem vermekten geçmektedir. Bu çalışmada; marka kişiliğinin algılanan kalite, tüketici tatmini ve marka bağlılığı üzerindeki etkisi incelenmeye çalışılmış ve örnek marka olarak süt ve süt ürünleri üretip pazarlayan Bur-Süt markası tercih edilmiştir. Çalışmada kolayda örnekleme yöntemi ile Burdur ili merkezinde ikamet eden 500 katılımcıya anket uygulanmıştır. Çalışmada; frekans analizi, güvenilirlik analizi, betimleyici analiz, faktör analizi ve regresyon analizi yapılmıştır. Verilerin güvenilir olduğu tespit edilmiştir. Analiz sonucunda marka kişiliğinin algılanan kalite, tüketici tatmini ve marka bağlılığı üzerinde pozitif bir etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır. Algılanan kalite marka kişiliğinin sert, coşku, samimiyet, yeterlik ve çok yönlülük boyutlarıyla; tüketici tatmini marka kişiliğinin coşku, samimiyet, yeterlik, çok yönlülük boyutlarıyla; marka bağlılığı ise marka kişiliğinin sert, coşku, samimiyet, yeterlik ve çok yönlülük boyutlarıyla açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Marka Kişiliği, Algılanan Kalite, Tüketici Tatmini, Marka Bağlılığı

Algılanan kaliteBurdurKalite+4
Mustafa Yalçın
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects