Online
67 theses under this subject heading
Bilişim teknolojileri öğretmen adayları arasında çevrimiçi sosyal ağların öğretim amaçlı kullanımı
Bu çalışmanın temel amacı, bilişim teknolojileri (BT) öğretmen adaylarının yoğunlukla kullandıkları çevrimiçi sosyal ağların (ÇSA'ların) öğretim amaçlı kullanımını bir yenilik olarak kabul etme süreçlerinin değerlendirilmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda, katılımcıların ÇSA sitelerinin öğretim amaçlı kullanımına ilişkin gereksinimlerinin belirlenmesi; bu gereksinimler paralelinde ÇSA'lar ile harmanlanmış bir öğrenme ortamının hazırlanması; uygulama deneyimlerine ve ilgili alanyazına uygun bir ölçek geliştirilmesi; geliştirilen ölçek yardımıyla bilişim teknolojileri öğretmen adaylarının var olan durumlarının belirlenmesi ve uç değerlere sahip durumların derinlemesine incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmada, karma desenli yöntemler arasından eşzamanlı çoklu desen yaklaşımı kullanılmıştır. Genel amaca yanıt verebilmek için çalışma, dört aşamadan oluşmaktadır. Çalışmanın ilk aşamasında öğrencilerden ayrıntılı bilgi elde edebilmek ve bu bilgiler doğrultusunda ölçek maddeleri geliştirebilmek için Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) Bölümü öğrencilerinden 2011-2012 öğretim yılı bahar döneminde açılan BTÖ426 Proje Geliştirme ve Yönetimi II dersini alan 53 öğretmen adayından veri toplanmıştır. İkinci aşamada öğretmen adaylarının belirttiği gereksinimler doğrultusunda, yüz yüze derslerin ÇSA'lar üzerindeki etkinliklerle desteklendiği harmanlanmış bir öğrenme ortamı sunulmuştur. Harmanlanmış öğrenme ortamında yapılan etkinlikler 2011-2012 öğretim yılı bahar dönemi boyunca (14 hafta) sürdürülmüştür. Çalışmanın üçüncü aşamasında, bir önceki aşamadan elde edilen veriler ışığında "Çevrimiçi Sosyal Ağların Öğretim Amaçlı Kabulü ve Kullanımı" ölçeği geliştirilmiştir. Ölçek geliştirme ve faktör analizi için Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi BÖTE öğrencilerinden veri toplanmıştır. Bir sonraki aşamada ölçek, Türkiye genelinde var olan durumun belirlenmesi amacıyla, seçilen yedi devlet üniversitesinin BÖTE bölümlerinde okuyan birinci ve dördüncü sınıf öğrencilerine gönderilmiştir. Örneklem seçiminde, "2012 Sosyal Bilimler Alanında Üniversitelerin Sıralaması Raporu"nda yer alan sıralamadan her alt kümeyi temsil edecek seçkisiz örneklemler alınması süreci izlenmiştir. Gönderilen ölçek, 567 birinci ve dördüncü sınıf öğrencisi tarafından yanıtlanmış ve %66,36 geri dönüş oranı sağlanmıştır. Bu aşamanın bir uzantısı olarak uç değerlere sahip üniversitelerin öğrencilerinden çok düşük ya da çok yüksek kabul etme ve kullanım düzeyine yol açan etmenler hakkındaki görüşleri alınmıştır. Bu aşamadaki nitel veriler, uç değerlere sahip üniversitelerde seçkisiz olarak belirlenen ikisi birinci sınıf ikisi de dördüncü sınıf olmak üzere toplam dört BÖTE bölümü öğrencisinden toplanmıştır. Çalışmanın nicel verileri anketler ve ölçek yardımıyla, nitel verileri ise gözlem, yarı-yapılandırılmış görüşme, odak grup görüşmesi ve ÇSA etkinlik kayıtları yardımıyla toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 20 yardımıyla betimsel istatistikler, açımlayıcı faktör analizi ve parametrik testler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada istatistiksel anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Ayrıca LISREL 8.0 yardımı ile ölçek verileri üzerinde doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen nitel veriler ise, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Gerek sınıf içi uygulamalardan gerekse ölçekten elde edilen bulgular eşliğinde BT öğretmen adaylarının ÇSA'ları öğretim amaçlı olarak kabul ve kullanım durumlarının performans beklentisi, çaba beklentisi, sosyal etki ve kullanma niyetlerinden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Geliştirilen ölçekte bu faktörlerin varyansın %64,37'sini açıkladığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular eşliğinde, BÖTE öğrencilerinin ÇSA'ları öğretim amaçlı olarak kullanmaya ilişkin olumlu yaklaşım sergiledikleri gözlemlenmiştir. Araştırmaya katılan BOT öğretmen adaylarının ÇSA'ların öğretim amaçlı kabul ve kullanımına ilişkin ortalama puanlarının cinsiyet ve üniversite bağlamında farklılaştığı görülmüştür. Araştırmada irdelenen bir diğer değişken sınıf düzeyidir. Gerçekleştirilen çözümlemeler sonucunda, sınıf düzeyi değişkeninin kabul ve kullanım üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Üniversite ve sınıf düzeyi değişkeninden elde edilen bulgular, var olan BÖTE bölümü öğretim programlarının öğrencilerin benimseme düzeylerini etkileyip etkilemediği sorusunu akla getirmiştir. Farklılığın doğasını belirlemek amacıyla uç değerlere sahip üniversitelerdeki öğrencilerle yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda, var olan BÖTE bölümü programlarının ÇSA'ların öğretim amaçlı kabul ve kullanımı üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, var olan farklılığın, üniversitelerde görev yapmakta olan öğretim elemanlarının kendi derslerinde ÇSA'ları öğretim amaçlı kullanma düzeyleriyle açıklanabildiği görülmüştür.
Online support application for oral communication skills course: A case study
The purpose of this research study is to explore how first year candidate teachers of English made use of online asynchronous speaking and listening activities outside the classroom as an online support to their EFL oral communication courses. In relation with the purpose of the study, a case study research paradigm was conducted. There were three research questions posed for the study. The first research question explored how the participants used the online support. The data for this research question came from the learning logs and researcher's logs. The second research question targeted at revealing the opinions of the participants. The last research question examined the factors that prevented the participants from using the online support. The study lasted for one whole semester and a total of 21 first year candidate teachers of English participated the study. The findings of the study suggest that the online support has potentials as a supplementary independent study tool to support oral communication courses. Those who used the online support found it useful and necessary to support the oral communication skills course. They reported gains in language proficiency, fluency, and confidence to speak in English. Especially, the feedback they received helped them to realize their weaknesses in grammar, vocabulary and pronunciation. They also believed that the activities in the online support helped them to make spontaneous speech and prepared them for unrehearsed speech. Half of the participants thought it helped them to develop their pronunciation, whereas the other half disagreed. Similarly, half thought completing the speaking activities helped them to reduce their anxiety, whereas the other half disagreed. The participants used the activities in the online support mainly to expand the learning that takes place in the classroom and to revise the relevant content. Previewing was another reason to use the activities; however, it was not as common as the other two purposes. However, participants' effective use of the online support depends on availability of internet connectivity and finding suitable study environments. Furthermore, personal factors, such as disinclination, the presence of other required course work and poor time-management, also have a role in participants' effective use of the online support. One last factor that affects participants' decision to use the online support is attitudes towards computer mediated asynchronous communication. Participants who have negative attitudes towards computer mediated asynchronous communication decide not to use the online support from the beginning. Others, who are neutral prior to the implementation, may develop negative feelings towards computer mediated communication in the course of implementation and decide not to use the online support.
Harmanlanmış öğrenme ortamlarında oyunlaştırma bileşenlerinin etkililiği
Bu araştırma kapsamında harmanlanmış öğrenme ortamlarının etkililiğini arttırmak için oyunlaştırma bileşenleri kullanılmış ve bu ortamın etkililiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda 2015 - 2016 öğretim yılı güz döneminde öğrenim gören ve Eğitimde Bilişim Teknolojileri I dersine kayıt yaptıran 63 katılımcıyla uygulama süreci gerçekleştirilmiştir. Araştırma nicel ve nitel verilerin ilişkilendirilerek açıklandığı yakınsayan paralel karma desene göre desenlemiştir. Araştırmanın amacı kapsamında, bu ders iki ayrı grup olarak açılmıştır. Araştırmanın deney grubu, yüz yüze ortamda çarkıfelek etkinliği; çevrimiçi ortamda yönergelerin verilmesi, ilerleme çubuğu, rozet, seviye, deneyim puanı, liderlik sıralaması, ödül, dersin tamamlanma oranı, etkinlik tamamlama, etkinliklerin belirli ölçütlere göre sınırlanması, etkinliklere ilişkin katılımcılara bildirimlerin sunulması, alternatif etkinliklere yer verilmesi sayesinde oyunlaştırma bileşenleriyle zenginleştirilmiştir. Araştırmanın kontrol grubunda bu bileşenlere yer verilmemiştir. Araştırmanın verilerine göre gruplar arasında araştırma topluluğu modeli, akademik başarı, motivasyon, duygu durumu açısından bir farklılık oluşmamıştır. Ancak katılımcılar oyunlaştırma bileşenlerinin ilgi çekici olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca grupların çevrimiçi ortamda harcanan ortalama zamanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılığın oluştuğu görülmüştür. Ayrıca katılımcıların çevrimiçi katılımlarında oyunlaştırma bileşenlerinden ödülün, rekabetin, seviyenin, rozetin ve kısıtlamanın etkili olduğu görülmüştür.
Çevrimiçi ödevlerin önceki başarılar öz-yeterlik sorumluluk motivasyon ve akademik başarı bağlamında değerlendirilmesi
Bu çalışmada Yabancı Diller Yüksekokulu öğrencilerinin çevrimiçi ödev performanslarının önceki başarıları, öz-yeterlik inançları, sorumluluk algıları, motivasyon düzeyleri ve akademik başarıları bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma karma yöntem araştırma modeli ile yürütülmüştür. Araştırmanın nicel boyutunda değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi için yapısal eşitlik modellemesi (YEM) kullanılmıştır, nitel boyutunda ise görüşme yöntemi belirlenmiştir. Nicel veriler SmartPLS programı ile analiz edilmiş ve sonuçlar raporlanmıştır, nitel veriler ise içerik analizi yapılarak incelenmiştir. Araştırma sonucunda, nicel verilerin analiz edilmesiyle öğrencilerin giriş notları ile çevrimiçi ödev performansları, öz-yeterlik inançları ve sorumluluk algısı arasında ve öğrencilerin çevrimiçi ödev performansları ile öz-yeterlik inançları, sorumluluk algısı, akademik başarı ve motivasyon arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığı sonucuna varılmıştır. Öz-yeterlik inançları ile sorumluluk algısı ve akademik başarı arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, öğrencilerin sorumluluk algısı ve motivasyon düzeyleri ile akademik başarıları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığı araştırmanın nicel boyutunda elde edilen sonuçlar arasındadır. Nitel veriler incelendiğinde elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin giriş sınav notları, çevrimiçi ödev performansları, öz-yeterlik inançları ve sorumluluk algısı üzerinde etkilidir. Benzer şekilde, öğrencilerin çevrimiçi ödev performansları öz-yeterlik inançları, sorumluluk algısı, akademik başarı ve motivasyon üzerinde genel olarak olumlu yönde etkilidir. Öz-yeterlik inançlarına dair öğrenci görüşleri incelendiğinde ise genel olarak yüksek öz-yeterlik inançlarına sahip olmak diğer değişkenler üzerinde olumlu yönde etkilidir. Sorumluluk algısı ve motivasyon düzeyi ile ilgili öğrenci görüşleri incelendiğinde sorumluluk algısı ve motivasyon düzeyi yüksek olan öğrencilerin akademik başarılarının daha yüksek olduğu görüşüne sahip oldukları sonucu ortaya çıkmıştır.
Çevrimiçi (online) mağaza atmosferinin tüketicilerin satın alma niyeti üzerindeki etkisi
Çevrimiçi mağaza atmosferi, site tasarımında kullanılan elemanların belirli bir müşteri çıktısı elde etmek için bilinçli olarak bir araya getirilmesidir. Mağaza atmosferi elemanları müşterinin satın alma kararını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca müşteriyi hedonik yönden tatmin ederek siteye yönelik olumlu niyetler oluşturmasını sağlayabilir. E-perakendeci açısından hem rekabet avantajı elde etmesine yarayan hem de müşteriyi sitede tutma ve müşterinin siteye yönelik nihai kararını şekillendirmede rol oynayan mağaza atmosferi önemli bir pazarlama elemanıdır. Bu tezin amacı, düşük görev ilgili çevrimiçi atmosfer elemanlarından ürün dışı resimler, üye ortaklar, site ödülleri ve güvenlik rozetlerinin müşterinin siteye yönelik yakınlaşma niyetinin oluşmasındaki etkisini incelemektir. E-perakende simülasyonu oluşturularak tamamlanan deneysel araştırmadan elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programında çoklu regresyon analizi uygulanarak değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda üye ortaklar ve ürün dışı resimler atmosfer elemanlarının bireyin nihai kararını şekillendirmesinde bir etkisinin olmadığı bulunmuştur. Bununla birlikte site ödülleri ve güvenlik rozetlerinin memnuniyet ve harekete geçmeyi pozitif yönde etkilediği ve yakınlaşma niyetinin memnuniyet ve harekete geçmeden olumlu yönde etkilendiği olduğu bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Çevrimiçi atmosfer, e-perakende, SOR paradigması, Webmosfer
Keşifsel satın alma davranışı eğiliminin çevrimiçi satın alma niyetine etkisi
Geleneksel ticari iletişim ortamlarından önemli şekillerde ayrılan internet aracılığı ile alışveriş benzersiz özelliklere sahiptir. İnternet pazarlama etkinlikleri için temelde farklı bir ortam sunduğu için, geleneksel pazarlama etkinlikleri internet ortamında farklılaşmaktadır.Bireysel olarak tüketici rolündeki kişiyi, kişilik özelliklerini anlamak, tüketici davranışlarının incelenmesinde en önemli konulardan biridir. Tüketicilerin en geniş anlamıyla hedef belirleyici olmaları nedeniyle özellikle pazarlama faaliyetlerinde başarılı olmak isteyen firmalar açısından kişilerin farklı kişilik özelliklerine göre bir mal veya hizmeti satın almak için uyarılma seviyeleri farklılık gösterecektir. Kişilerde oluşan bu uyarılma onların keşifsel bilgi arama ve keşifsel ürün edinimlerine de yansıyacaktır.Bu durumda firmaların (merak uyandırmak, çeşitlilik ve yenilikler sunmak gibi) kişilerin keşif yolu ile satın alma girişiminde bulunmalarını sağlamaları gerekmektedir. Bu çalışmada çevrimiçi alışveriş süreçlerinde tüketicilerin kişilik özelliklerinden hareketle uyarılma seviyelerinde oluşan farklılar neticesinde keşifsel satın alma eğilimlerindeki faktörlerin çevrimiçi satın alma niyetlerini nasıl etkilediğini belirlemek amaçlanmıştır. Bu tez çalışmasının sonucunda; farklı kişilik özelliklerine sahip bireylerin uyarılma seviyelerinde farklılıklar olduğu ve özellikle merak, çeşitlilik, risk alma ve yenilik ile uyarılan kişilerin keşifsel satın alma davranışları eğiliminde bulunduğu ve bu bileşenlerin çevrimiçi satın alma niyeti üzerinde etkileri olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Kişilik özellikleri, optimum uyarılma seviyesi,keşifsel bilgi arama, keşifsel ürün edinim eğilimi, çevrimiçi satın alma niyeti
The 21st century higher education EFL learner profile with e-classroom interactional competence via learning-oriented assessment: A case study
This study aims to shape Electronic Classroom Interactional Competence of higher education EFL learners through the implementation of Learning-oriented Assessment in an assumed classroom context mode created during synchronous online lessons. The study also aims to scrutinize the learning gains and perceptions on the self, peer and feedback evaluations in shaping their own Electronic Classroom Interactional Competence. As the research being designed to be a journey for shaping their own interaction with their peers, the EFL learners are guided to a more productive, motivating, interactive, creative environment to facilitate their own learning as being a 21st century necessity. In this way, it is aimed to dismiss traditional methods aside, promoting more space for higher education EFL learners to be much more creative and critical, acting in a prone way, in line with the multilingualism and interaction brought by the globalization of the 21st century by reconsidering the Common European Framework of Reference as an innovation in shaping interaction among learners. Bearing the aims of the study in mind, the research was designed as a case study in which the objective was to observe the case of higher education EFL learners in shaping their own Electronic Classroom Interactional Competence by being involved in seven assessments throughout one semester (16 weeks). In this vein, a purposive sampling method was adopted and six EFL learners were selected in clusters of two high achievers, two average achievers and two low achievers to observe the differences between classroom modes and interaction among other learners. The participants were provided with the breakout rooms on Microsoft Teams Platform to interact with their peers by performing their own learning and giving each other feedback in reading classes. Accordingly, the learning-oriented assessments were prepared in line with the mediation and interaction strategies and scales suggested by the Common European Framework of Reference. In contrast with the traditional synchronous online language lessons, the flow in the breakout rooms was transferred to learners' own interaction, rather than the teacher; to contribute to an effective and fruitful classroom mode for learners, which is classroom context mode. The interaction in the breakout rooms, in the synchronous online lessons and feedback sessions were audio-recorded. The data obtained from this interaction were analyzed by using Conversation Analysis, Self-Evaluation Teacher Talk, mediation and interaction strategies scale suggested in the Common European Framework of Reference and Cambridge Speaking Assessment Scale B2 in terms of discourse management and interactive communication whereas the feedback sessions were analyzed by Thematic Analysis. In addition to the data set gathered for interaction of the learners, each learner responded to pre and post Common European Framework of Reference Self-assessment Grids, post lesson online questionnaires on self-evaluation, peer evaluation and learning from feedback, post lesson online reflective journals and a focus group interview. While the self-assessment grids on spoken interaction and mediation and post lesson online questionnaires were analyzed descriptively for each participant, data gathered from the post lesson online reflective journals and focus group interview were analyzed based on Thematic Analysis. The major findings revealed that although the learners were involved in mediation and interaction in different modes of contexts and shaped their Electronic Classroom Interactional Competence individually, there was no progress in main sessions of the classes. Significantly, Electronic Classroom Interactional Competence of learners was found to be context, assessment and peer bounded. The findings also confirmed that peer selection was the paramount factor in transforming the mode of the context into classroom context mode. In this vein, the study revealed that peers that has Electronic Classroom Interactional Competence capacity of discourse management, of using mediation and interaction strategies were efficient in shaping other learners' contribution and in changing the context into classroom context mode. Furthermore, the findings related to the perceptions on Learning-oriented Assessment displayed the efficiency of self-assessment, peer assessment and feedback in learning from peers. The perceptions of learners on Electronic Classroom Interactional Competence highlighted the importance of thinking faster, motivation, self-confidence and importance of peer selection, as well. Bearing all these in mind, a medium depending on the pedagogic goals of the moment should be involved in synchronous online lessons to enhance Electronic Classroom Interactional Competence so that learners could both have discourse control of the moment and become responsible for their own learning.
Çevrimiçi ders süreçlerinde çevrimiçi ders süreçlerinde farklı konumlandırılan benzeşimlerin öğrencinin bilişsel yük algısına, akademik başarısına ve kalıcılığına etkisi
Bu araştırmanın amacı, çevrimiçi öğrenme ortamlarında farklı konumlandırılan benzeşimlerin öğrenenlerin bilişsel yük algılarına, akademik başarıları ve öğrendiklerinin kalıcılıklarına etkisini belirlemektir. Araştırmada faktöriyel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Ankara Üniversitesi Elmadağ Meslek Yüksek Okulu Bilgisayar Teknolojileri Bölümü 2011-2012 eğitim-öğretim yılı Bahar dönemi "Ağlarda Veri İletişimi 1" dersini seçen 93 kişiden oluşmuştur. Öğrencilere 4 farklı çevrimiçi öğrenme ortamı sunulmuş, öğrenenler bu ortamlara rastgele seçim yöntemine göre atanmışlardır. Ardından öğrenenler, atanmış oldukları çevrimiçi öğrenme ortamında öğretim elemanı eşliğinde 6 hafta boyunca çalışarak araştırmanın deneysel sürecini tamamlamışlardır. Araştırmanın bağımsız değişkeni olan çevrimiçi öğrenme ortamı dört farklı şekilde düzenlenmiştir. Çevrimiçi öğrenme ortamlarının boyutları arasındaki farklılıklar öğrencilerin çalıştıkları ortamındaki farklı konumlandırılan benzeşimlerin kullanılmasıyla oluşturulmuştur. Birinci deney grubundaki öğrenenlerin çalıştığı çevrimiçi öğrenme ortamında (Ortam 1) kullanılan benzeşimler "Ön Organize Edici"dir. İkinci deney grubundaki öğrenenlerin çalıştığı çevrimiçi öğrenme ortamındaki (Ortam 2) kullanılan benzeşimler "Gömülü Harekete Geçirici"dir. Üçüncü deney grubundaki öğrenenlerin çalıştığı çevrimiçi öğrenme ortamındaki (Ortam 3) kullanılan benzeşimler ise "Son Sentezleyici" dir. Kontrol grubundaki öğrenenlerin çalıştığı çevrimiçi öğrenme ortamında (Ortam 4) benzeşim kullanılmamıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri ise öğrenenlerin bilişsel yük algıları, akademik başarıları ve kalıcılıklarıdır. Öğrenenlerin bilişsel yük algıları Ortam 2 de çalışan öğrencilerin Ortam 1 ve Ortam 4 de çalışan öğrenenlere göre daha fazla olduğu, Ortam 3 de çalışan öğrenenlerin Ortam 1 de çalışan öğrenenlere göre daha fazla bilişsel yüklendikleri bulunmuştur. Ortam 1, Ortam 2 ve Ortam 3 de çalışan öğrenenlerin akademik başarı puanları Ortam 4 de çalışan öğrenenlere göre artış göstermiş ancak kendi aralarında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Ortam 1, Ortam 2 ve Ortam 3 de çalışan öğrenenlerin kalıcılık puanları Ortam 4 de çalışan öğrenenlere göre artış göstermemiştir.
Pandemi dönemindeki çevrim içi Türkçe derslerinin yazma eğitimine yansımaları
İnsanlar arasındaki iletişimi ve etkileşimi sağlayan dil, toplumların gelişmesini ve ilerlemesini sağlayan en önemli araçlardan biridir. Bu bakımdan eğitim-öğretim faaliyetleri içerisinde Türkçe eğitimi ve öğretimi büyük bir önem taşımaktadır. Türkçe öğretimi ise dört temel dil becerisi olan dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin eğitiminden oluşmaktadır. İnsanoğlunun anlatma yetisinin bir ürünü olan yazı ve yazma, Türkçe öğretimi içerisinde önemli bir yer kaplamaktadır. Çoğunlukla okullarda yüz yüze olarak gerçekleştirilen Türkçe öğretimi, COVID-19 pandemisi nedeniyle belli bir süre çevrim içi ortamlar üzerinden gerçekleştirilmiştir. Bu süre zarfında çevrim içi ortamlar üzerinden yapılan Türkçe derslerinin yazma eğitimi üzerindeki yansımalarını belirlemek büyük bir önem taşımaktadır. Bu bakımdan çalışma, çevrim içi ortamlar üzerinden gerçekleştirilen Türkçe derslerinin yazma eğitimine yansımalarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla çalışma, nitel araştırma yöntemlerinin olgubilimsel (fenomenolojik) desende gerçekleştirilmiştir. Araştırmada çalışma grubu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Çalışma grubu; eğitim fakültesi, Türkçe öğretmenliği lisans programı mezunu olan, en az 3 yıllık en çok 10 yıllık mesleki tecrübeye sahip olan, pandemi döneminde aktif olarak öğretmenlik yapan ve pandemi döneminde derslerinin büyük bir çoğunluğunu çevrim içi olarak gerçekleştiren Türkçe öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırma konusu olan olgunun detaylı bir şekilde açıklanması ve olgu hakkındaki bilgilerin ortaya çıkarılması için veri toplama aracı olarak 9 açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme kılavuzu kullanılmıştır. Bu görüşme kılavuzu üzerinden çalışma grubunu oluşturan bireylerle bire bir görüşmeler yapılmış ve bu görüşmeler ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Araştırmanın sağlamlığını ve saydamlığını artırmak için görüşmeler esnasında hatırlatıcı notlar alınmıştır. Ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınan veriler bilgisayar ortamında yazılı hâle getirilerek betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Analizler sonucunda elde edilen veriler sınıflara, kategorilere ayrılmıştır. Çalışmada benzer kategoriler bir araya getirilerek kategorilerin toplam kategoriler içerisindeki frekansları tablolaştırılmış ve bu frekanslar ile kategoriler tabloların altında yorumlanmıştır. Tabloların altında örnek katılımcı görüşlerine de yer verilerek araştırmanın güvenirliği sağlanmaya çalışılmıştır. Nitel araştırmalar sonucunda elde edilen veriler evrene genellenemediği için analitik genelleme yaklaşımı benimsenerek araştırma olgusu ile alakalı detaylı bulgulara ulaşılmıştır. Bu bulgular sonucunda, pandemi döneminde yapılan çevrim içi Türkçe derslerinin yazma becerisine ve yazma eğitimine yansımalarının daha çok olumsuz yönde olduğu söylenebilir. Yazma eğitiminin çevrim içi derslerden olumsuz etkilenmesinin sebepleri şu şekilde sıralanabilir; çevrim içi derslere öğrenci katılımının düşük olması, çevrim içi derslerin süre bakımından yetersiz olması, çevrim içi eğitim sürecinde öğrencilerin yazma çalışmalarını sağlıklı bir şekilde kontrol edip onlara yeterli dönüt ve düzeltme verememek, öğrencilerin yazma çalışmaları için hazır bulunuşluk bakımından yeterli seviyede olmamaları ve çevrim içi ortamlar üzerinden yapılan yazma çalışmaları için isteksiz olmaları, çevrim içi derslerde sürekli bağlantı ve ses gibi teknik aksaklıkların yaşanması ve çevrim içi Türkçe derslerinde de merkezi sınavlara yönelik bir eğitim uygulanması nedeniyle yazma eğitimine gereken önemin verilmemesi.
Çevrimiçi öğrenme ortamlarında uyarlanmış sosyal etkileşim araçlarının öğrencilerin akademik başarılarına ve sosyal bulunuşluk algılarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, çevrimiçi öğrenme ortamlarında uyarlanmış sosyal etkileşim araçlarının öğrencilerin akademik başarıları ve sosyal bulunuşluk algılarına etkisini belirlemektir. Araştırmada 3X2 faktöriyel desen kullanılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü 2010-2011 yılı Güz dönemi Proje Geliştirme ve Yönetimi I dersini seçen 87 kişi oluşturmaktadır. Öğrencilere 4 farklı çevrimiçi öğrenme ortamı sunulmuş, kendi tercihleri doğrultusunda 3 ortama atanmıştır. Ardından öğrenciler, araştırmanın deneysel sürecini, 13 hafta boyunca tercih etmiş oldukları çevrimiçi öğrenme ortamında öğretim elemanı eşliğinde ve grup arkadaşlarıyla çalışarak tamamlamışlardır.Araştırmanın bağımsız değişkeni olan çevrimiçi öğrenme ortamının üç boyutu vardır. Çevrimiçi öğrenme ortamlarının boyutları arasındaki farklılıklar öğrencilerin çalıştıkları sanal sınıf ortamındaki sosyal etkileşim araçlarının farklı birleşimleriyle oluşturulmuştur. Birinci deney grubundaki öğrencilerin çalıştığı çevrimiçi öğrenme ortamında (Ortam I) kullanılan sosyal etkileşim araçları; ?Görüntülü/Sesli Görüşme?, ?Metin Tabanlı Sohbet? ve ?Beyaz Tahta? iken, ikinci deney grubundaki öğrencilerin çalıştığı çevrimiçi öğrenme ortamındaki (Ortam III) sosyal etkileşim araçları ise; ?Görüntülü/Sesli Görüşme? ve ?Beyaz Tahta? araçlarından oluşmuştur. Son deney grubundaki öğrencilerin çalıştığı çevrimiçi öğrenme ortamında (Ortam IV) kullanılan sosyal etkileşim araçları ise ?Metin Tabanlı Sohbet? ve ?Beyaz Tahta? dır.Araştırmanın bağımlı değişkenleri ise öğrencilerin akademik başarıları ile sosyal bulunuşluk algılarıdır. Öğrencilerin akademik başarıları süreç ve sonuç olmak üzere iki şekilde değerlendirilmiştir. Öğrencilerin süreç değerlendirme sonucundaki akademik başarı puanlarında sadece iki farklı çevrimiçi öğrenme ortamına göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu farklılık Ortam IV 'te çalışan ile Ortam I'de çalışan öğrenciler arasında, Ortam IV lehinedir. Öğrencilerin sonuç değerlendirmeye göre akademik başarı puanlarının çalıştıkları çevrimiçi öğrenme ortamına göre değişmediği ortaya çıkmıştır. Çalışma grubundaki tüm öğrencilerin akademik başarıları uygulama süreci sonunda anlamlı düzeylerde artmıştır. Bu nedenle, öğrencilere öğrenme sürecinin başlangıcında kullanmak istedikleri etkileşim araçlarını uyarlama fırsatının verilmesi tüm öğrencilerin öğrenmesi açısından faydalı olmuştur. Her 3 ortamdaki tüm öğrencilerin sosyal bulunuşluk algılarının yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte öğrencilerin sosyal bulunuşluk algılarının çalıştıkları çevrimiçi öğrenme ortamına göre değişmediği sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin çalıştıkları çevrimiçi öğrenme ortamına ilişkin görüşleri sonucunda da memnuniyetlerinin yüksek olduğu sonucuna varılmıştır.
Bilgisayar ağları dersinin çevirimçi ortamda verilmesinin öğrencilerin başarı ve doyumlarına etkisi
Bu araştırmada, Musul Üniversitesi Eğitim Fakültesinin Bilgisayar Bölümü dördüncü Sınıfın Bilgisayar Ağları dersinin çevrimiçi ortamda verilmesinin öğrencilerin başarı ve doyumlarına etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın modeli, ?tam deneysel? modelidir. Çalışmanın denekleri 36 gönüllü öğrenciden oluşturmaktadır. Çalışmada öğrencilere görüşme, gözlem ve sınav uygulanmıştır. Görüşmede çevrimiçi ortamda ders alan öğrencilere sunulan 10 soru içeren forumda öğrencilerden soruların cevabı alınmıştır. Gözlemde doğal gözlem yöntemi uygulanmıştır. Son olarak öğrencilere çoktan seçmeli sınav yapılmıştır. Üç hafta süren uygulamada süresince her öğrenci her hafta iki saat olmak üzere en az altı saat çalışmıştır. Görüşme ve gözlem yöntemlerinden elde edilen veriler ile istenilen bilgilere ulaşılmıştı.Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin çoğunun internet bağlantısının olmadığı ortaya çıkmıştır, bunun nedeni ülkede internetin yaygın olmaması ve internete erişimin kısıtlı olmasıdır. Öte yandan gözlem yapılan çoğu öğrencinin bilgisayarı yoktur.Bilgisayar ağları dersini çevrimiçi ortamda alan öğrencilerin başarı notları ile yüz yüze alan öğrencilerin başarı notları arasında fark olduğu saptanmış. Yapılan sınav sonuçlarına göre yüz yüze alan öğrencilerin daha başarılı olduğu saptanmıştı.Son olarak bilgisayar ağları dersini çevrimiçi ortamda alan öğrencilerin memnuniyet ve uzaktan eğitim alan öğrencilerin kişisel görüşleri alınmıştır. Bu görüşlerde uzaktan eğitim yeni bir yöntem olduğunu, internetin eğitime büyük katkıda bulunduğunu ve bu yöntemin Irak'ta uygulanmasını istemektedirler.Anahtar Kelimeler: Uzaktan Eğitim, web temeli eğitim, başarı, doyum
Uzaktan eğitim içerik geliştirme süreçlerinde çevrimiçi işbirliğine dayalı proje takip ve yönetim aracı kullanımının etkililiği
Bu araştırmada, uzaktan eğitim içerik geliştirme süreçlerinde çevrimiçi işbirliğine dayalı proje takip ve yönetim aracına yönelik ihtiyacın belirlenmesi, bu ihtiyaca yönelik bir aracın geliştirilmesi ve geliştirilen çevrimiçi işbirliğine dayalı proje takip ve yönetim aracı kullanımının uzaktan eğitim içerik geliştirme süreçlerindeki etkililiğinin betimlenmesi amaçlanmıştır.Bir durum çalışması olarak ele alınan bu araştırma, 2010-2011 eğitim öğretim yılı Gazi Üniversitesi Uzaktan Eğitim Meslek Yüksekokulu İçerik Geliştirme Ekibinde yer alan 43 çalışan ve 2 yöneticinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Deneysel işlem öncesinde kurumun bu tür bir araca olan ihtiyacı ortaya konmuş, bu ihtiyaca yönelik açık kaynak kodlu bir araç, kurumun ihtiyaçları doğrultusunda uyarlanmıştır. Aracın süreçte kullanılmasının öncesi ve sonrasında, bu aracın kullanımının içerik geliştirme süreçlerine olan etkisini incelemek amacıyla yöneticilerin ve çalışanların görüşlerinin alındığı öntest ve sontest uygulanmıştır. Deneysel işlem sürecinde tek grup öntest sontest deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkeni geliştirilen çevrimiçi işbirliğine dayalı proje takip ve yönetim aracının kullanımı, bağımlı değişkeni ise çalışan görüşleridir. Kurumda çalışanların ve yöneticilerin görüşlerinden elde edilen verilerin çözümlenmesinde parametrik olmayan istatistiksel bir yöntem olan Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır.Ülkemizde uzaktan eğitim veren kurumların içerik geliştirme süreçlerine yönelik ihtiyaçlarının belirlenmesi amacı ile görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde kurumların proje yönetimini ve içerik geliştirme süreçlerini destekleyecek yenilikçi ve uzaktan eğitim alanına özgü özellikleri bulunan araçlara ihtiyaçları olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonunda, aracın kullanımının yönetsel, iletişim ve araç açısından kazanımları ortaya konmuştur.Bir kurumda, birçok kez tekrarlanan çevrimiçi öğrenme içeriği geliştirme süreçlerinde işbirliğine dayalı proje yönetimi kaçınılmazdır. Ancak, bu tez çalışmasında olduğu gibi, proje yönetimi; işbirliğinin yapılanması; ekibin oluşturulması ve kullanılacak araçların seçimi ya da geliştirilmesi kuruma özgü olmak durumundadır.Ülkemizde uzaktan eğitim hizmeti sunan belli başlı büyük özel sektör kurumlarının dışında kalan üniversiteler ve bakanlıklardaki küçük ölçekli kurumlarda henüz kurum kültürünün oluşmaması, büyük ölçeklilerde ise klişeleşmiş geleneksel yollarla öğretim tasarımına devam edilmesi nedeniyle, çevrimiçi işbirliğine dayalı proje takip ve yönetim araçlarının uzaktan eğitim kurumlarında yeterince yer bulamamasına yol açmaktadır. Uzaktan eğitim veren kurumların daha yolun başında iken, bu tür araçları kurumun işleyişinin bir parçası haline getirmesi, pek çok sorunun ortaya çıkmasına engel olacaktır. Yapılan bu çalışma ile çevrimiçi işbirliğine dayalı proje yönetim araçlarının ülkemizdeki uzaktan eğitim kurumlarının yapısına ve işleyişine uygun olarak içerik geliştirme süreçlerindeki özellikleri ortaya konmuştur. Bu tür araçların, içerik geliştirme süreçlerinde yönetim açısından proje yönetim sürecini desteklediği ve proje takibini kolaylaştırdığı, projenin sonuca ulaşmasında zamandan tasarruf edildiği; ekip iletişimini sağlıklı ve hızlı kıldığı ve son olarak araç açısından bakıldığında aracın kullanımının kolay, işlevsel, güvenli ve güvenilir olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Sonuç olarak, bu araçların uzaktan eğitim alanındaki kullanımının standartlaşmasına katkı sağlaması umulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Uzaktan eğitim, çevrimiçi içerik geliştirme, çevrimiçi proje yönetimi, işbirliğine dayalı araçlar
The effects of online EFL assignments on student success: Mehmet Akif Ersoy University (MAKU) Gölhisar Vocational School (GVS)
Giving homework is a common practice at all levels of education, yet its impact as a pedagogical tool on the learning process is still a matter of debate. The past decade has seen the rapid development of web-based tools created for educational purposes. In parallel with these developments, researchers and educators have begun to show an increased interest in online homework systems in recent years in order to evaluate learning and to overcome the drawbacks of pen-and-paper homework. Many of the problems regarding traditional homework practices are experienced in university vocational schools in Turkey as well. This study aims to investigate the effects of online English as a Foreign Language (EFL) assignments on student success, and to identify students' views on online assignments in a university vocational school context. Participants of this experimental study were 49 first-grade students studying at Burdur Mehmet Akif Ersoy University (MAKU) Gölhisar Vocational School (GVS). Of these students, 28 constituted the experimental group and 21 constituted the control group. The study was conducted in the spring term of the 2016-2017 academic year for a 12-week period. At the beginning of the study, a pre-test was applied to both groups. Next, five weekly assignments were given for the experimental group via Edmodo and for the control group as pen-and-paper homework. During the assignment process, semi-structured interviews were held with the participants in the experimental group about the online assignments they did. In the final week, the same pre-test applied at the beginning of the study was applied to both groups as a post-test. The effect of the assignments on student success was determined by comparing the two groups' pre-test and post-test results using quantitative methods and the attitudes of the students towards online assignments were determined by analysing the interviews held with the participants in the experimental group using qualitative methods. The findings revealed that assignments whether online or pen-and-paper increased students' success significantly. Moreover, the success improvement of the students who did online assignments was about double that of the students who were responsible for doing pen-and-paper assignments. The study also revealed that students usually have positive views on online assignments. The study concluded with suggestions that EFL teachers should give assignments in university vocational schools and that these assignments should be given as online since they are more instructive, motivating and enjoyable to do for students, as well as, more practical in terms of submission, checking, and grading.
Muhasebe meslek mensuplarının tahsilat sorunlarının çözümünde online tahsilat yöntemi: Antalya ili örneği
Küreselleşmenin etkisiyle; ekonomik, sosyal ve teknolojik alanlarda yaşanan gelişmeler, muhasebecilerin ürettiği bilgilerin kapsam ve niteliğini genişletmiştir. Böylece muhasebe mesleği, işletmelerin ödeyeceği vergileri hesaplayan görevli statüsünden çıkıp işletmenin karar alma sürecine etki eden önemli bir meslek haline gelmiştir. Muhasebe meslek mensuplarının faaliyet alanlarının giderek artması birtakım sorunları da beraberinde getirmiştir. Haksız rekabetin önlenememesi, tahsilat sorunu, asgari ücret tarifesi uygulaması, iş yükü ve bürokratik işlemlerin çok olması gibi birçok sorun meslek mensuplarının çalışma şartlarını olumsuz etkilemektedir. Çalışmanın birinci bölümünde muhasebe mesleğine ilişkin genel bilgilere yer verilirken ikinci bölümde tahsilat ve online tahsilat yöntemleri üzerinde durulmuştur. Bu çalışmada, muhasebe meslek mensuplarının mesleki faaliyetlerini sürdürürken karşılaşmış oldukları tahsilat sorunlarını tespiti ve online tahsilat kullanımının tahsilat sorununa etkisinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Yapılan incelemede anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın neticesinde meslek mensuplarının büyük ölçüde tahsilat sorunları yaşamış oldukları belirlenmiş olup online tahsilat kullanımı noktasında olumsuz düşünceye sahip oldukları görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Muhasebecilik Mesleği, Tahsilat, Tahsilat Sorunları, Online Tahsilat
Çevrimiçi uzaktan eğitimde öğretici yeterliliklerinin belirlenmesi
Eğitim ve öğretimde teknoloji kullanımının artması beraberinde uzaktan eğitime olan talebi de arttırmıştır. Günümüzde birçok üniversite bu talebi karşılamak ve yaşam boyu öğrenmeyi gerçekleştirmek için uzaktan eğitim vermektedir. Yüz yüze yapılan eğitimde görev alan öğretmenlerin yeterlilikleri olduğu gibi uzaktan eğitimde ders veren öğreticilerin de birtakım yeterliliklere sahip olması beklenmektedir. Her üniversitenin, uzaktan eğitime olan talep karşısında farklı yapılanmalara gitmesi, yönetimsel anlayışlar, teknik alt yapı ve eleman yetersizliği, öğretim elemanlarının teknolojiyi etkin kullanamamaları gibi sorunlardan dolayı öğretim elemanlarının yeterliliklerinin farklılaştığı görülmektedir. Bu durum ülkemizde uzaktan eğitim veren üniversitelerin öğretim elemanlarının yeterlilikleri sorununu da beraberinde getirmektedir. Uzaktan eğitimde ders veren öğreticilerin sahip oldukları rollerin, becerilerin ve yeterliklerin tam anlamıyla incelenmediği görülmektedir.İlişkisel tarama modelinde gerçekleşen bu çalışmada Türkiye?deki üniversitelerde uzaktan eğitim alanında ders veren öğreticilerin yeterlilikleri, yurt içinde ve yurt dışında alan yazında yapılan çalışmalar irdelenerek beşli Likert tipinde 49 madde ve sekiz alt boyut içeren ?Çevrimiçi Öğretmen Yeterlilikleri Ölçeği? oluşturulmuştur. Ölçek, çevrimiçi ortamda 32 farklı üniversiteden 209 öğreticiye uygulanmıştır. Ölçeğin güvenirlik katsayısı 0.964 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen veriler incelendiğinde öğreticilerin konu alanına yönelik yeterliliklere daha iyi sahip oldukları ve eğitsel yazılım geliştirmeye yönelik yeterliliklere ise yeteri kadar sahip olmadıkları tespit edilmiştir. Öğreticilere eğitsel yazılım geliştirme ve materyal üretmeye yönelik kurslar düzenlenmesi, İnternetin daha çok eğitsel amaçlı kullanılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Eğitim, Çevrimiçi Eğitim, Çevrimiçi Öğretmen Yeterlilikleri, Yeterlilikler
İnternetten market alışverişi: Tüketici beklentileri ve market web sitelerinin yapısı üzerine bir araştırma
Bu çalışma, tüketicilerin online market alışverişi ile ilgili algılarını ve sanal marketlerin web sitelerinde bulunan özelliklere verdikleri önem derecesini belirlemeyi amaçlamıştır. Tüketicilerden elde edilen veriler doğrultusunda, önem verilen özelliklerin marketlerin online alışveriş için hazırladıkları web sitelerinde ne derece yer aldığını belirlemek çalışmanın diğer bir amacını oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini Çağ Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim elemanları ile öğrencileri oluşturmuştur. Hazırlanan anket formunda, katılımcıların demografik özelliklerini, online market alışveriş deneyimlerini ve ürün tercihlerini belirlemeye yönelik sorulara yer verilmiştir. Anket formunun ikinci bölümünde ise, online alışverişin algılanan avantaj/dezavantajları ve sanal market web sitelerinde önem verilen unsurları belirlemeye yönelik önermeler yer almıştır. Anket formları, 370 katılımcı tarafından doldurularak elde edilen veriler analizlerde kullanılmıştır. Araştırma kapsamında, Adana ilinde faaliyet gösteren ve sanal market uygulaması olan Migros ve Groseri marketlerinin web siteleri tasarım, ürün, fiyat, teslimat, güvenlik, satış sonrası hizmetler açısından incelenmiştir. Araştırma, bireylerin profili hakkında bilgi sağlamış ayrıca, tüketicilerin demografik özellikleri ile online market alışverişi deneyimleri ve ürün tercihleri arasındaki ilişki karşılaştırmalı analiz sonuçları ile incelenmiştir. Tüketicilerin online market alışverişine genel yaklaşımının olumlu olduğu belirlenmiştir. Sanal marketlerin tüketicilerin beklentilerini henüz tam olarak karşılamadığı tespit edilmiştir.
Geleneksel ve web online mağazalardan ürün satın alımlarında tüketici tutumları
Teknolojik alandaki ilerlemeler gün be gün insan hayatındaki ihtiyaç ve isteklerin farklılaşmasına neden olmaktadır. Bir birey olarak tüketici artık istediği ürüne çok zahmet çekmeden ulaşabilmektedir. Online mağazalar sayesinde tüketicilerin satın alma süreci daha hızlı ve kolay hale gelmiştir. Fiziksel mağazaların sunduğu birçok hizmete ek olarak ürünleri istediği anda istediği ülkeden istediği zamanda sipariş edebilmektedir. Alışveriş mecrasına yeni kavramlar kazandıran internetin buradaki rolü yadsınamaz. Bu çalışma Çukurova bölgesinde faaliyet gösteren beş üniversitenin toplam 122 öğretim elemanına uygulanmıştır. Bu tez çalışmasında geleneksel mağazalara göre web mağazalarından belirlenen ürün gruplarıyla ilgili olarak satın alım yapan öğretim elemanlarının, satın alım süreçlerine etki eden faktörlere ilişkin görüşlerini ve tutumlarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Tanımlayıcı bir araştırma olarak tasarlanan bu çalışmada verilerin analizi için frekans dağılımı, aritmetik ortalama ve güvenilirlik analizinden yararlanılmıştır.
Online learning self-efficacy perceptions of EFL learners at a university context
This study was set out to research the OLSE competencies of college students during online education. Zimmerman and Kullikowich's (2016) "Online Learning Self-Efficacy Scale" (OLSES) was utilized to explore participants' OLSE competencies in the duration of online education. Also, this research investigated whether there is a relationship between participants' OLSE competencies and their age, English level, gender lastly, departments. In addition, the study also investigated the relationship between subscales of OLSES. The study consisted of 127 participants from the preparatory school of Çağ University. According to the results of the study, students' online self-efficacy levels are high. In addition, there is a significant positive correlation between the subscales of OLSES. However, there is no significant relationship between the OLSE competencies of the learners and their gender, age, English levels and departments. Furthermore, in order to obtain the online self-efficacy perceptions of the learners, a semi-structured interview was conducted among 11 volunteer students. The results of the interviews illustrated that motivation, self-confidence and infrastructural issues are three main themes that affect online self-efficacy levels of the learners.
Specializing online health communities for autism parents in Turkey
This thesis explores the support seeking practices of parents who have children on the autism spectrum ("autism parents") with a transformative agenda. Autism parents face familial, social, psychological and financial challenges more than their peers who have children with typical development. Possible causes of these challenges include insufficient services for the child and the family, financial and career adjustments needed in order to provide care and education to the child, and the society's lacking understanding of autism. These challenges manifest themselves even stronger in countries like Turkey, where parents manage and navigate excessive uncertainty on a daily basis due to the inadequacy of the state-based services and the dominance of the medical discourse around disability. Many parents turn to online support spaces (e.g. social media groups) to cope with these uncertainties, however the effectiveness of such spaces is questionable. The aim of the thesis is, therefore, to investigate the online and offline support seeking practices of autism parents, and to inform the design of online tools that can better accommodate their practices. These issues were explored throughout a mixed-method design ethnographic research, which revealed how autism parents seek and share support offline and online as well as the shortcomings of the online platforms in Turkey in accommodating autism parents' experiences. Findings from the design ethnography generated design implications for online health communities for parents, and these implications were compared with the literature following a systematic literature review on the design of online health communities. The systematic review also consolidated the design knowledge produced by HCI researchers (the field of Human-Computer Interaction) on the exchange of support in online health and caregiver communities. The primary contributions of this work are: (1) a design ethnographic account of autism parenthood in Turkey, (2) a consolidation of design knowledge produced on online health communities, and (3) implications for designing online communities to accommodate the complexity of seeking and sharing informational, emotional and instrumental support for autism parents.
Çevrimiçi alışverişe yönelik müşteri davranışını etkileyen etmenler: Bursa-Nilüfer İlçesi örneği
Bu çalışmada, kimi toplumsal-demografik değişkenler (yaş, cinsiyet, eğitim ve gelir) ile internet kullanıcısı müşterilerin çevrimiçi alışverişe yönelik davranışları arasında ne ölçüde ve nasıl bir ilişki olduğu temel olarak 12 hipotez sınaması aracılığıyla incelenmektedir.?Yaş, cinsiyet, eğitim ve gelir? toplumsal-demografik değişkenleri birer bağımsız değişken olarak ele alınmış ve çevrimiçi alışveriş sistemini kullanmaya yönelik müşteri davranışları birer bağımlı değişken olarak ele alınan üç alanda sınıflandırılmıştır: (1) genel olarak çevrimiçi alışverişe yönelme davranışı alanı, (2) çevrimiçi alışverişe yönelik yararlık/kolaylık algısı alanı ve (3) çevrimiçi alışverişe yönelik risk algısı alanı.Çalışmanın örneklem grubu, Bursa-Nilüfer İlçesi'nde ikamet eden internet kullanıcıları arasından rastgele ve kartopu örneklem tekniği ile seçilen 287 katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcılardan nicel araştırma yönteminin anket tekniği ile elde edilen veriler, SPSS programı ile değerlendirilip çalışmanın konusu, amacı, temel sorunu, kavramsal-kuramsal çerçevesi ve hipotez sınamaları kapsamında anlaşılmaya çalışılmıştır.Elde edilen bulgular, çalışma kapsamında oluşturulan ?Çevrimiçi Alışveriş Davranışlarını Etkileyen Etmenler Modeli? ile ifade edilmiş ve ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir.Bursa-Nilüfer İlçesi'nde örneklem grubunun çevrimiçi alışverişe yönelik davranışlarını etkileyen toplumsal-demografik değişkenlerle ilgili ortaya çıkan sonuçlara göre: (1) eğitim (en önemli etkili değişken), (2) yaş ve cinsiyet (kimi durumlarda etkili bir değişken) ve (3) gelir (büyük ölçüde etkisiz bir değişken).Çalışma kapsamındaki model ve sonuçlar; Bursa-Nilüfer İlçesi'ndeki müşterilerin çevrimiçi alışverişe yönelik davranışlarını etkileyen etmenler konusunda sanal ortam pazarlarındaki şirketlerin ve müşteri ilişkileri yönetimi alanının sınırlı olarak yararlanabileceği kimi sınırlı sonuçlar sunmaktadır. Ayrıca çalışma, çevrimiçi alışveriş sistemi ve davranışları üzerine yapılan bilimsel çalışmalar yazınına katkıda bulunulabileceği gibi, Nilüfer sahasına inmeden ilgili alanda çalışmak isteyen araştırmacılara empirik alan verisi sunabilir.Anahtar Kelimeler: Çevrimiçi Alışveriş Davranışı, Çevrimiçi Alışveriş Algısı (Yararlık/Kolaylık ve Risk), Bursa-Nilüfer İlçesi.
Yüksek ziraat enstitüsü dönemine ait tekstil koleksiyonu'nun çevrim içi sergiye dönüştürülmesi
Türkiye'de geleneksel el sanatları eğitimi üzerine uzmanlaşan akademik kurumların başında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi gelmektedir. İlk adıyla Yüksek Ziraat Enstitüsü (YZE) 1933 yılında kurulmuş, 1946 yılında Ankara Üniversitesi bünyesine dâhil olmuştur. Enstitü; Tabii İlimler, Ziraat, Baytar ve Ziraat Sanatları adlı dört fakülteden oluşmuştur. 1930'larda Ziraat Sanatları Fakültesi'nde yürütülen çalışmalar ile Türkiye'nin çeşitli yörelerinden tekstil ürünleri temin edilmiş, bu ürünler fakültede ders materyali olarak kullanılmış ve ürünlerin hammadde bilgileri, dokuları, içerik ve şekil bilgileri kayıt altına alınarak ilk akademik çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu döneme ait etnografik eserler aynı zamanda kültürel miras unsurlarıdır. Yurtiçinde ve yurtdışında birçok üniversite tekstil koleksiyonuna sahip olup koleksiyonlarında yer alan eserleri tema odaklı, dinamik, sade ve anlaşılır uygulamaları hayata geçirmeye çalışmaktadır. Günümüzde koleksiyon içeriklerine göre nesnelerinin sınıflandırılması, etiket bilgilerinin ve nesne görsellerinin eksiksiz biçimde web tabanlı platformlara aktarılması halkın koleksiyona ulaşılabilirliği açısından önemlidir. Dijitalleşen eserler çeşitli temalar doğrultusunda çevrim içi sergilere dönüştürülmektedir. Bu sergiler kapsamında temalara ilişkin videolar, canlı yayınlar ve sanal geziler hazırlanmakta ve temalar öğretim programlarıyla ilişkilendirilerek eğitim etkinlikleri hazırlanmaktadır. Kısacası web tabanlı platformlar nesnenin ve bilginin korunduğu ortamlar olmaktan ziyade, bilginin çoklu kaynaklarla çoklu ortamlarda paylaşıldığı forumlar haline gelmiştir. Dijital gelişmelerle koleksiyonların tanıtımı teknolojik alt yapının kullanılması yoluyla izleyiciye ulaştırılmaktadır. Tüm bu gelişmeler sonucu Yüksek Ziraat Enstitüsü dönemine ait koleksiyonunda izleyici ile buluşturulması hedeflenmiştir. Çalışmada koleksiyon, sergileme, çevrim içi sergileme, dijital kültürel miras kavramları betimsel tarama yöntemi ile incelenmiştir. Dünya ve Türkiye online tekstil koleksiyonlarına örnekler verilerek, Yüksek Ziraat Enstitüsü dönemine ait etnografik ürün ve dokumalar dijitalleştirilerek web ortamına aktarılmıştır. Tasarlanan web portalında ürünler hakkında detaylı bilgiler, fotoğrafları ve künye bilgilerine yer verilmiştir. Aynı zamanda kültürel mirasa yönelik eğitim paketleri önerilmiştir. Böylelikle Türkiye'de köklü bir geçmişe sahip olan Yüksek Ziraat Enstitüsü'ne ait tekstil, dokuma ve örme ürünlerden oluşan üniversite koleksiyonu öğrenciler dışında birçok hedef kitleye sunulması amaçlanmıştır.
Online marka yönetimi ve bir örnek olay incelemesi
Markalaşma günümüz dünyasında olmazsa olmaz bir kavramı haline gelmiştir. Marka ile ilgili literatürde birden fazla tanım bulunmaktadır. Marka; tüketiciler tarafından diğer ürün çeşitlerinden bazı yönleriyle ayrılan, ürünün ayırıcı özelliklerini sarmalamaya çalışan bir isim, sembol ya da işarettir. 1950'lerden itibaren marka yönetimi şirketlerde önem kazanmaya başlamıştır. Marka yönetimi sadece pazarlama departmanın bir görevi olarak algılanmaktan çıkmış; kurumsal iletişim, halkla ilişkiler, pazarlama, insan kaynakları gibi şirketlerin diğer departmanlarının da bir arada çalışmasıyla yürütülen bir süreç halini almıştır. 2000'li yıllar da ise marka yönetimi, bir markanın itibarının yönetilmesi ve pazarda lider konumunda olması için olmazsa olmaz bir öneme sahip olmaya başlamıştır. Teknolojinin son yıllardaki hızlı ilerleyişi, her şeyi etkilediği gibi marka yönetimini de etkilemiş ve zamanla marka yönetimini online (çevirmiçi) dünyaya taşımıştır. 1994 yılında ilk elektronik ticaretin yapılmasıyla birlikte başlayan bu süreç hız, kazanarak devam etmiş ve ilerlemiştir. Globalleşmenin sonucunda küçülen dünya ve pazar, bu hızlı ve devinimi yüksek internet dünyasıyla birlikte tüm sınırları ortadan kaldırmış ve tek bir ekonomik alan ortaya çıkarmıştır. Web 2.0 'ın ve sosyal ağların gelişmesi ve artmasıyla birlikte markalar itibar yönetimi; iletişim ve halkla ilişkiler faaliyetlerini çevirmiçi dünyaya taşımıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde markalaşma ve marka yönetimi konuları incelenmiş; ikinci bölümde online marka yönetiminin ortaya çıkışı ve gelişimi konuları incelenmiş; üçüncü bölümde ise örnek firma incelenmesine yer verilmiştir.
Factors preventing to engage in cross-border online shopping: An application on consumers
With the entrance of internet to people?s daily lives, individuals began to carry on their commercial activities like searching information about products/services, placing consumer comments, or giving orders with the help of the medium. From this aspect, it brought a new dimension to consumers? way of shopping. Besides affecting the consumers? shopping routine, businesses? marketing practices, understanding they have no chance to ignore the medium, are also affected. As an outcome of the usage of internet in shopping activities of consumers, the issue of using internet in cross-border commercial activities came to stage. Although individuals adopt purchasing goods and services from internet as the time passes, cross-border online shopping is still a concept that most of the consumers hesitate to engage. Thus, this research aims to find out about the factors that prevent the consumers to engage in cross-border online shopping. Understanding the factors that are negatively affecting the consumers to buy online at international web stores is important to help international marketers in terms of designing more effective international web sites that target foreign customers. In the research, the academicians in the Faculties of Economics and Administrative Sciences throughout the Turkey are reached via online questionnaires. The 329 usable questionnaire forms are analyzed in order to find out the factors that are negatively affecting the consumers? attitudes and intention towards cross-border online shopping. Suggestions are developed for the firms that would like to reach Turkish consumers via their internet stores from foreign countries.
Türkçe dersi öğretim programında yer alan kazanımların çevrim içi araçlarla aktarımına ilişkin Türkçe öğretmenlerinin görüşleri
Bilişim teknolojileri özellikle son dönemlerde hızla ilerlemekte ve hayatın her alanına etki etmektedir. Eğitim – öğretim etkinlikleri de bilişim teknolojilerinden kaçınılmaz olarak etkilenmiştir. Dünyada posta yoluyla başlayan uzaktan eğitim önce radyo ve televizyonlarla sonra çevrim içi araçlarla yapılmaya başlanmıştır. Çevrim içi eğitim araçları, eğitime yenilikçi ve modern bir anlayış getiren bilişim teknolojilerinin yansımasıdır. Farklı amaç ve yöntemler doğrultusunda çevrim içi gerçekleştirilen eğitim gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Bu çalışmada 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programının çevrim içi araçlarla aktarımına ilişkin Türkçe öğretmenlerinin görüşleri incelenmiştir. Araştırmada eş zamanlı karma yöntem deseni benimsenmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla görüşmeler yapılmıştır. Nicel boyutunda anket formu kullanılmıştır. Veriler içerik analizi ile elde edilmiş ve nicel verileri elde etme amacıyla SPSS 25 programı kullanılmıştır. Görüşme ile Türkçe öğretmenlerinin çevrim içi eğitime yönelik farklı açılardan görüşleri alınmıştır. Anket aracılığıyla 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programında yer alan kazanımların çevrim içi aktarımına ilişkin Türkçe öğretmenlerinin görüşleri alınmıştır. Türkçe öğretmenlerinin görüşlerine göre çevrim içi aktarıma uygun olmayan kazanımlar belirlenmiştir. Ayrıca ankette beceri alanlarına göre ve katılımcıların demografik özelliklerine değerlendirmeler yapılmıştır.